İnsanlığa Hayat Dersi Verircesine Kök Salmış 9 Bilge Ağaç

Beth Moon, bu dünyaya ait en yaşlı canlıların, bilge ağaçların gezegenimizde yüzyıllardır tuttukları nöbeti fotoğraflamış. Her birinin ayrı bir hikayesi olduğuna inanan sanatçı, görkemli ağaçların gizemini objektifine en büyülü halleriyle yansıtmış. Ağaçların, çektiği fotoğraflardan daha uzun süre dünyada kalmasını dileyen sanatçı, torunlarının torunlarının da bu canlıların görkemine bizzat şahit olmasını istiyor. Bu portre fotoğraflar, tarihi ağaçların korunması konusunda başka insanların da dikkatini çekmesi açısından çok değerli.

Beth Moon fotoğrafladığı ağaçların birçoğunun insanların yerleşim bölgelerinden çok uzakta olması sayesinde hayatta kalabildiklerini düşünüyor. Dağ etekleri, özel bölgeler veya koruma altındaki alanlar gibi. Belirli ağaç cinsleri sadece yeryüzünde izole olmuş bölgelerde var olabiliyor.

1. 1863 yılında doğan bu kızıl sedir ağacı, olgun ağaçların etkileyici bir örneği

Great-Western-Red-Cedar-of-Gelli-Aur-copy

2. Yemen’deki ağaç, şişkin gövdesiyle küçük bir baobab ağacına da benziyor. Ona şairane bir şekilde “çöl gülü” ismini kazandıransa tepesindeki çiçekler

Desert-Rose-Wadi-Fa-Lang-copy

3. Yaşının 400’ün üzerinde olduğu düşünülen bu ağacın gövdesi 12 metreden geniş.

Majesty-768x968

4. Dünyada en çok tehlike altında olan ağaçlardan biri Baobab’lar

Avenue-of-the-Baobabs-LGneg-2015-copy

5. İngiltere’de bir kilise avlusundaki mezarlıkta bulunan porsuk ağacı 1.500 yıldan fazla süredir orada. 1820 yılında ağacın oyuğunda İngiltere iç savaşından kalma savaş güllesi kalıntısı bulunmuş

Crowhurst-Yew-copy-768x967

6. Bu büyüklükteki pamuksu kapuk ağaçları genellikle yağmur ormanlarında bulunuyor. Ama bu ağaç Florida’da bir özel mülkte yaşıyor

Kapok-copy

7. Madagaskar’da 1.200 yıldır yaşayan bir “çaydanlık ağacı”

Ifaty-Teapot-copy-768x973

8. Güney Afrika’daki Ouiver Ormanı, dünyanın en sıra dışı ağaçlarına ev sahipliği yapan olağanüstü bir bölge. Aloe ağaçları ise 10 metreye kadar büyüyebiliyor

Quuiver-Tree-on-Hill-Under-Starlight-copy

9. 13. yüzyıldan kalma budist tapınağına köklerini salan ağaç, antik taşların arasından yaşama tutunmuş

Rilkes-Bayon-copy-768x971

kaynak: liste liste

Bedenimizin frekanslarını yükseltmek için neler yapabiliriz?

1. İbadet etmek- Dua etmek.İnanç çok yüksek titreşim kazandırır.
2. Meditasyon yapmak.Enerjileri tekrar dengeye gelmesini sağlamak için bedeni sakinleştirerek doğal bir iyileşme sağlar.
3. “Şükran” modunda kalın
4. Uçucu çiçek esanslarını koklamak
Gül yağı, Ölmez çiçek yağı, günlük ve Lavanta yağlarının frekansları oldukça yüksektir.
Sadece koklama yoluyla titreşiminizi yükseltebilirsiniz.
5. Sağlıklı gıda tüketmek
Alkali gıdalar…Özellikler Superfood dediğimiz alkali dolu gıdalar;
Ispanak, Shitake mantarı, Erik, Portakal, Goji berry, Elma, Avokado, Mango, Üzüm, Soğan
6. Taze gıdaların yanı sıra kimyasallarla kurutulmamış yani doğal yollarla kurutulmuş besinleri de yiyebilirsiniz.
7. Kurutulmuş bitkilerden de şifa olarak yararlanıyoruz. Bitki çayları titreşimleri yükselten öğelerdendir.
8. Topraklanmak; Her gün en azından bir kez yıkanmak, tuzla ovunmak veya ağaca sarılmak sizi yeterince topraklayacaktır.
9. Pozitif düşünmek
10. Bol su için
11. Şarkı söyleyin, dinlenin ve eğlenin
12. Doğada bol bol zaman geçirin
13. Aromaterapi ve renk terapisi alın
14. Gülümseyin…gülüğmseyin…gülümseyin!!!!

Sevgiyle ve ışıkla kalın…..Gaye Döşer-Kozmik Enerji Master

 

 

 

Eeee Bu Bana Hiç Benzememiş…

Türkiye’de keşfedilmeyi bekleyen 9 yer

Doğusundan batısına, kuzeyinden güneyine dört bir yanı ayrı güzel ülkemizde, tarihi, doğası ve kültürüyle öne çıkan o kadar çok yer var ki, bazı güzellikler gözden kaçabiliyor. Sizin için, bu hazine değerindeki yerler arasından mutlaka gitmeniz gereken dokuz tanesini listeledik:

1. Kuyucak Köyü, Isparta

Kuyucak

Görsel bir şölen sunan mor lavanta tarlalarını görmek için ille de Fransa’nın meşhur Provence bölgesine gitmeniz şart değil! Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak köyü de, her yıl Haziran sonundan Ağustos başına kadar, lavanta tarlalarıyla görenlerin yüzünde gülücükler açmasına sebep oluyor. Turizmin henüz hiç uğramadığı bu köyde konaklama tesisi bulunmasa da, köy halkı gelen konuklara lavanta tarlalarını gezdiriyor ve köy kahvesinde mutlaka çay ikram ediyor.

2. Selimiye, Muğla

Selimiye

Marmaris’in saklı cenneti Bozburun Yarımadası’nda yer alan Selimiye, gerçek anlamda tipik bir Ege köyü. Marmaris’ten sonra bol dönemeçli yollardan geçerek ulaşılan köyde, çarşaf gibi bir denizin tadını çıkarabilir, sahildeki lokantalarda lezzetli deniz ürünlerini tadabilir, denk gelirseniz bir köy düğününe katılabilir ya da yakın mesafedeki Bozburun ve Söğüt köylerini gezebilirsiniz.

3. Kars

Kars

Türkiye’nin en doğusunda yer alan Kars’ı herkes bilse de, turizm potansiyelinin farkında olan çok az kişi var. Kars’ın kent merkezinde Kars Kalesi, Kümbet Camii ve Kars Arkeoloji Müzesi’nin yanı sıra, Rus işgalinden kalan etkileyici mimariye sahip çok sayıda tarihi bina yer alıyor. Kars’a gitmek için en iyi zaman olan kış aylarında ise yakın mesafedeki donmuş Çıldır Gölü ile Ermenistan sınırındaki Ani Harabeleri mutlaka ziyaret edilmeli, kayak yapmak için Sarıkamış’a çıkılmalı.

4. Taraklı, Sakarya

Taraklı

Yemyeşil tepelerin arasında bir vadide yer alan Taraklı ilçesi, hem İstanbul hem de Ankara’ya 200 km mesafede yer alıyor. İlçenin en önemli özelliği, kimi üç asırdan daha da eski olan, geleneksel Osmanlı mimarisini yansıtan üç katlı tarihi evleri. Taraklı’nın taş kaplı dar sokaklarında gezindikten sonra Yunus Paşa Camii ve Tarihi Han’a uğramayı, Tarihi Hamam’da yıkanmayı ve yörenin meşhur keşkek ile nohutlu et yemekleriyle kendinize ziyafet çekmeyi ihmal etmeyin.

5. Maçahel Yaylası, Artvin

Artvin’in Borçka ilçesinde yer alan Maçahel Yaylası, hem Türkiye, hem de Gürcistan sınırları boyunca uzanıyor. Türkiye’de kalan kısmına ise Yukarı Maçahel deniyor. Oldukça zorlu yollardan ulaşılan vadiye vardığınızda karşınıza nefes kesecek güzellikte, yeşilin her tonuna sahip, enfes bir manzara çıkıyor. Doğal çeşitliliğiyle görenleri büyüleyen Maçahel’de yerel halk tarafından pansiyon olarak işletilen ahşap evlerde konaklayabilirsiniz. Böylelikle güler yüzleri ve samimiyetleriyle sizi en az bölgesinin doğası kadar etkileyecek olan yerel halkla kaynaşabilirsiniz!

 

6. Karaburun, İzmir

Karaburun

Fotoğraf: Orçun Dalarslan

Ege Denizi boyunca uzanan, virajlı yolları sayesinde bakir kalan ve yakın çevresindeki Çeşme, Urla, Seferihisar ve Foça gibi turistik yerlerin aksine kitle turizminin etkilerinden korunmuş olan İzmir’in Karaburun ilçesi, zeytin ağaçları, turkuaz renkli sakin koyları, taş evlerle bezenmiş tipik Ege köyleri ve sıcakkanlı halkıyla ziyaretçilerine huzurlu ve keyifli bir tatil vaadediyor.

Karaburun, Türkiye’nin en gizli, en güzel 8 saklı plaj ve koyundan iki tanesine evsahipliği yapıyor!

7. Han, Eskişehir

Nüfusu sadece 2040 kişi olan Han ilçesinin ismini, muhtemelen birçok Eskişehirli bile duymamıştır. Halbuki Eskişehir’den başlayarak, seyrine doyum olmayan küçük tepelerle dolu bir yoldan 1 saatlik bir araba yolculuğuyla ulaşılan Han ilçesi, Frig Vadisi’nin tam kalbinde yer alıyor. Han’a varınca önce ilçenin sokaklarında taş evleri aramaya koyulabilir, ardından meydandaki kahvede çay içip yerli halkla keyifli bir sohbet edebilirsiniz. Sonra da tepelerdeki Frig, Roma ve Bizans dönemine ait sayısız kabartma taşı keşfe çıkabilir ve rotayı M.Ö. 600’lerde yapılmış olan 17 metre yüksekliğindeki Midas Anıtı’nı görmek üzere Yazılıkaya Köyü’ne çevirebilirsiniz.

8. Birgi Köyü, İzmir

Birgi

Türkiye’de Osmanlı mimarisinin en iyi korunduğu yerlerden olan İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi Köyü, buna rağmen sadece Türkiye’de değil, bulunduğu bölgede bile çok az kişi tarafından biliniyor. UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alan Birgi Köyü’nün Arnavut kaldırımlı sokaklarında gezinirken, Çakıroğlu Mehmet Bey tarafından 18. yüzyılda yaptırılan ihtişamlı Çakırağa Konağı’na uğramayı sakın unutmayın.

9. Hatay

Hatay da, tıpkı Kars gibi, gezilip görülecek yerler ve tadılacak yerel lezzetler açısından çok zengin olsa da, turizmden hak ettiği payı alamayan şehirlerimizden. Hatay’ın merkezindeki tarihi Kurtuluş Mahallesi’nin dar sokaklarında geçmişe tanıklık eden eski binaların arasında yürüyün, birbirlerine çok yakın olan Sarımiye Camii, Türk Katolik Kilisesi ve Havra’yı görün. Ardından Anadolu’nun ilk camisi olan Habibi Neccar Camii’ni ziyaret ettikten sonra, Uzun Çarşı’da alışveriş yapın ve mutlaka dünyanın en büyük mozaik koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapan Antakya Arkeoloji Müzesi’ni gezin. Eğer yeterli vaktiniz olursa, Samandağ’da yer alan ve Türkiye’nin tek Ermeni köyü olan Vakıflı’ya da mutlaka gidin.

kaynak: skycanners

Aşağıda beş şekil verilmiştir. Diğerlerinden farklı olan şekil sizce hangisi?

Aşağıda beş şekil verilmiştir. Diğerlerinden farklı olan şekil sizce hangisi? Lütfen aşağıdaki cevabı okumadan önce hangi şeklin neden farklı olduğunu düşünün.

“B seçeneğini şeçtiyseniz tebrikler! Dorğu cevabı buldunuz.
Düz kenarı olan tek şekil B seçeneği.

Bazılarınız C seçeneğini seçmiş olabilir.
Çünkü diğerleri arasında asimetrik olan bir tek o.
C de doğru cevap.

Benzer bir durum A seçeneği için de geçerli:
Köşesi olmayan bir tek o var. Bu yüzden A da doğru.

D peki? hem düz bir kenara hem de eğimli bir kenara sahip sadece D seçeneği var. Öyleyse D seçeneği de doğru.

Peki ya E?
Diğerleri arasında öklidçi olmayan bir üçgenin öklid bir alandaki izdüşümü olan şekil E seçeneği.
O da doğru cevap bu durumda.

Bu tür bir alıştırmayı okulda göremezsiniz.
Eğitim sistemimiz insanlara neyin doğru cevap olduğunu öğretmek üzere kurulmuştur.
Bir tek doğru cevap olduğu yaklaşımı, düşüncelerimizin en derinlerine kadar nüfuz etmiştir.
Sorun hayatın büyük bir bölümünün böyle olmadığı gerçeğidir.
Hayatımız belirsizliklerle dolu ve aradığımıza bağlı olarak birden fazla doğru cevap var.
Ancak sadece tek bir dorğu cevap olduğunu düşünürseniz bir tane bulduğunuz anda aramayı bırakırsınız.”

-Roger von Oech (Beyninizi Kamçılayın kitabından)

Biraz Daha Buz?

Hayat seni zorluklarla geri çekiyorsa, seni daha büyük bir şeye…

Şu “Yapmam gerekiyor” endişesini kafamızdan uzaklaştırmalıyız.

Kendimizi yarım hissetmeye çok kaptırdık. Kendimizi sürekli yetersiz hissetmemiz de bu yüzden. İyi bir iş, iyi bir aile kurmak, düzenli bir hayat, hepimizin tam olabilmek için kafamızda kurduğumuz illüzyonel kalıptan öte değil. Çünkü  herkes çalışırken mutlu olamaz, herkes evliyken huzuru bulamaz, heleki düzenli hayat bazılarımızı çileden bile çıkarabilir. Herkes birbirinden farklı olabilir. Farklı deneyimlerle hayata farklı bakış açılarıyla bakıyoruz. Şu “Yapmam gerekiyor” endişesini kafamızdan uzaklaştırmalıyız. Hayatımız boyunca “ne olmamız gerekirdi ne olduk?”mantalitesi ile yaşamamız kadar büyük bir zaman kaybı yoktur. Olan şey o anda her ne ise zaten olmakta. Bunun geçmişe dair kaygısı veya geleceğe dair vesvesesini yanımızda yük gibi taşımak bizleri sadece yaşamdan uzaklaştırır. Şimdi bir kaç öneri:
1-Karar almayı öğrenin
Alacağınız karar her ne olursa olsun başkalarına danışmadan yapın.Başkalarınnı sizin hayatınız hakkında karar vermesi kadar saçma bir şey olamaz.Eğer kendi kararlarınızı kendiniz almazsanız onları sizin adınıza başkalarının alacağına tanık olacaksınız hayatınız hepten sarpa saracak.
2-Mutlu olmak sadece sizin elinizde:
Başkalarından mutluluk beklemeyin. Siz mutlu olmak istemiyorsanız sizi kimse mutlu edemez zaten. İnsan isterse güzel bir sözden de mutlu olur, isterse tonla kahkahanın içinde de kedere boğulur. Başkaları sadece mutlulukları paylaşmak içindir.Kendi duygularınızı başkaları yaratmış gibi davranmayın.
3-Onay Beklemeyin:
Başkalarının kararlarının kendi hayatımızda yeri olmadığı gibi onaylarının da bir değeri yoktur.Bizler kendi dünyalarımızın yaratıcılarıyız.O dünyayı bilmeyen birinden onay beklemek veya onay vermediğinde buna üzülmekten vazgeçmeliyiz.
4-Hata yapmaktan korkmayın:
Unutmayın hatalarımız başarılarımızdan daha değerlidir.Hatalarımız bizleri geliştirir, olgunlaştırır ve hayata bakış açımızı belirler.Hata yapmamak için kendimizi yormayalım.Hatalar keçınılmazdır ve onlarsız bir yere varamayız.
5-Cesaretli olun:
Risk alın. Kendinizi 5. kattan aşağı atmayın ama size deli demelerinden korkmayın. Hayattaki en büyük başarılar her zaman delilerin olmuştur.Kalıplarınızdan çizgilerinizden, monotonluklarınızdan kurtulmanın tek yolucesaretli olmak.Hayatınızı değiştirmekten korkmayın bırakın başkaları sizden korksun.
6-Hayır demekten kaçınmayın:
Şu vicdanımıza sıkı sıkıya sarılmayalım.Başkaları mutlu olacak diye kendimize eziyet etmeyelim.Herkes herşeyi unuturUnutmayınki siz “evet” dediklerinizle yaşamak zorunda kalırsınız.
7-Zayıflıklarınızı paylaşmayın:
insanlar zayıf bölgelere yumruk atmaya bayılırlar ve sizin dertlerinizi ağızlarında salya akarak dinlerler.Zayıf yönlerinizi ailenizle paylaşın ve başkalarına karşı ketum olun

Çevrene pozitif enerji yayan biriysen eğer daha dikkatli olacaksın. …

Vücudumu Bırakıp Astral Seyahata Çıkmıştım…

HAYAT NEDİR?

12920308_920428034736846_6020676525385741955_n[1]

 

HAYAT ; Hisseden bir yürekle yaşamaktır

HAYAT ;Önüne çıkan dersleri alıp yola devam etmektir

HAYAT ; Ne olduysa en iyisi oldu diyebilmektir

HAYAT ; Ruhunun derinliklerine gidebilmektir

HAYAT ; Yaşamında kimse için KURBAN olmadan, kimseyi KURBAN etmeden yaşamaktır

HAYAT; Affetmeyi öğrenebilmektir

HAYAT;Kendine güvenmeyi öğrenmektir

HAYAT;Nefes alabildiğin için şükretmektir.

HAYAT; Bir başkasının ruhunda çiçek açtırabilmektir

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

HAYAT ÜÇ BUÇUKLA DÖRT ARASINDADIR…

 

 

Yaşam üzerine fazla geldiği zaman onu zorlama, biraz duraksa, neler olup
bittiğine anlam verme. Mutlaka yanlış bir şey oldu ve düşüncelerin ile
dileklerin aynı orantıda değildi ve varlığın ile buluşamadı. Sorun yok,
sadece bekle.

Güneş doğacaktır, çimler yeşerecektir, çiçekler açacaktır, rüzgar esecektir
ve yağmur yağacaktır, zorlamaya gerek yoktur, olması gereken kendiliğinden
olur!

İzlemene devam et, şahitlik güzeldir, hem olayın dışındasındır hem de içinde,
o bir dengedir, o anlamlıdır, şahit ol, tanık ol , olan ile bütünleş, güzellik
olanların içinden filizlenecektir; zorlamaya gerek yoktur, olması gereken
kendiliğinden olur!..
Hayat üç buçukla dört arasındadır…
Ya üç buçuk atarsın, ya da dört dörtlük yaşarsın…

  • NEYZEN TEVFİK

Sebzeleri Doğru Pişirme

C_çorba[1]

 

Sağlığınız için sebze yemek kadar bu sebzeleri doğru şekilde pişirmenin de oldukça önemli olduğunu biliyor muydunuz? Kullandığınız tencere, yöntem, yağ ve baharatlarla lezzetli fakat besleyici olmayan veya vitamin, mineral ve lezzet açısından mükemmel bir yemek elde edebilirsiniz.

Bu yazıda, birkaç basit adımla pişirdiğiniz sebzelerden mümkün olan en yüksek oranda faydalanabileceğiniz püf noktalar hakkında bilgi edineceksiniz.

Hangi yağı kullanmalıyım?

İzlemeniz gereken ilk adım, birçok yağ yüksek ısıda besin değerlerini kaybettiği veya toksik hal aldığı için yüksek ısılarda etkin kaliteli bir bitkisel yağ kullanmaktan geçer. Kullanılabilecek en iyi yağ, Hindistan cevizi yağıdır; bunu zeytin yağı takip eder.

Her iki yağ da soğuk pres olmalıdır ve organik yağların tüketimi her zaman tavsiye edilmektedir.

Ayçiçek yağı ve susam yağı gibi yağlar lezzet ve tat katmak için tercih edilebilir. Her ne kadar bu yağlar sağlıklı olsalar da pişirme sırasında kullanımları pek iyi bir sonuç vermemektedir.

Hangi tencereyi kullanmalıyım?

Yapılan bilimsel çalışmalar, zaman içerisinde kullanılan birçok mutfak aletinin toksik bir hal alabildiğini göstermektedir, mutfak aletlerinin içerdikleri kimyasal bileşenlerin açığa çıkmasıyla vücut sistemimizde biriken toksinlerden arınmak oldukça zordur ve ciddi rahatsızlıklara sebep olabilmektedirler.

Size tercihen paslanmaz çelik tencere ve tavalara ilave olarak, dökme demir, cam, seramik veya titanyum mutfak aletlerini kullanmanızı tavsiye ediyoruz. Alüminyumdan kaçınmalı ve muhakkak ama muhakkak birçok çalışmanın gösterdiği üzere uzun vadede içerdiği kanserojen maddeler sebebiyle oldukça zararlı olabilecek teflon kullanımından uzak durmalısınız.

Buharda pişirme

Sebzelerinizi buharda pişirdiğiniz zaman, sebze içerisindeki tüm besleyici özellikler korunmuş olur ve ayrıca sebzenin daha iyi bir dokuya ve renge sahip olmasını sağlarsınız.

Herhangi bir yağ kullanımı olmadığı için daha hafif bir yemek elde etmiş olursunuz.

Wok ile soteleme

Sebzeleri hızlı ve sağlıklı şekilde pişirme yöntemlerinden biri de wok denilen özel tavada çok az yağ kullanarak hafif soteleme yöntemini kullanmaktır. Eğer Çin tipi özel wok tavanız varsa daha çıtır çıtır ve lezzetli sebzeler pişirmiş olursunuz.

Izgarada veya fırında pişirme

Bu iki yöntem de sebzelerin lezzetini ve besleyici özelliklerini korumak adına kullanabileceğiniz oldukça sağlıklı seçeneklerdir. Ayrıca, ilave olarak ızgara veya fırında pişirme ile yemekleriniz kendilerine has bir lezzete sahip olacaklardır.

Terbiyeleme

Bazı sebzeleri çiğ olarak da tüketebilirsiniz, fakat brokoli ve karnabahar gibi sebzelerin sert dokuları sebebiyle çiğ tüketilmesi oldukça zordur. Sağlıklı yağlar, sirke, deniz tuzu, esmer şeker, misket limonu ve baharatlarla hazırlayacağınız bir terbiye ile bu sorunun üstesinden gelmeniz mümkündür. Sebzelerinizi yumuşatmak için yaklaşık olarak iki saat terbiyeleyin ve sebzelerin yenmesini ve sindirilmesini daha kolay hale getirin.

Demleme

Sindirim fonksiyonlarınızı arttırmak için sağlıklı demleme sebzeler de hazırlayabilirsiniz, bunun için havuç ve pancar gibi sebzeleri mineral veya tuzlu (her bir litre su için bir çay kaşığı deniz tuzu kullanılması önerilmektedir) filtre su ile karıştırın. Bu karışımı en az iki hafta ağzı sıkıca kapatılmış hava almayan bir kapta demlemeye bırakın. Kabı açtığınız zaman, arta kalan içeceği buzdolabında saklayabilirsiniz.

Tohumlama

Brokoli ve pırasa gibi bitkilerin tohumlarını ekerek büyümeye bırakabilirsiniz. Bu tohumları salata, çorba, gözleme veya diğer yemeklerinizde süsleme ve tat katma amacıyla kullanabilirsiniz. Tohumları büyütmek oldukça kolaydır, tohumları su yerine kök salabilecekleri nemli ve oda sıcaklığında bir ortama bırakın ve tohumların büyüyerek fide vermesini bekleyin.

Tüm tohumlar vitamin ve mineral açısından zengin besleyici elementleri bünyelerinde barındırırlar. Tüketildikleri zaman ise vücuda sağlıklı bir enerji kaynağı oluşturmuş olurlar. Ek olarak, yemeklerinize de kendine has özgün ve orijinal bir tat katmış olurlar.

C_soğukmeze

Baharatlar

Yemek pişirdiğiniz zaman, her zaman deniz tuzu kullanın ve önemli mineralleri barındırma açısından yetersiz olan rafine tuzlar veya sofra tuzu kullanımından kaçının. Ayrıca, yemeklerinize tat katmak için çeşitli baharatları da kullanabilirsiniz; zencefil, kimyon, kurutulmuş biber, kekik, taze fesleğen, kurutulmuş domates veya biberler sindirime yardımcı olan harika ve leziz seçeneklerdir.

Baklagillerin kullanımı

Eğer sebze yemeklerinizde baklagilleri de kullanacaksanız, size her zaman az miktarda kombu deniz yosunu ve kimyon kullanarak baklagilleri daha yumuşak hale getirmenizi ve sindirimini daha kolay hale getirmenizi tavsiye ediyoruz.

Resimler David Robert Wright, epicure ve daily recipes’den alınmıştır.

Limon ve Zencefil ile Kilo Vermenin 5 Yolu

1-limon-çayı[1]

 

Sabahları bir bardak limonlu sıcak su içmek, vücudun yağları yakmasını sağlayan termojenezi aktif hale getirir. Zencefil kökü diğer bir etkili yağ yakıcıdır ve özellikle göbek çevresindeki yağları yakarak daha düz bir karna sahip olmayı sağlar.

 

Eğer kilo vermeyi düşünüyorsanız, size her şeyden önce günlük alışkanlıklarınızı değiştirmenizi tavsiye ediyoruz: diyetinizi daha iyi hale getirin, daha aktif bir yaşam tarzına sahip olun ve günlük besin alımınızı kilo vermeyi sağlayan gıdalarla destekleyin: çaylar, smoothieler, yağ yakıcı meyveler ve şifalı bitkiler. Bugün size limon ve zencefille kilo vermenin beş yolunu anlatacağız.

Limon ve zencefil ile kilo vermek mümkündür

Muhtemelen limon ve zencefilin hem beraber hem de ayrı ayrı olarak fiziğimizi korumamıza yardımcı olduğunu daha önce birçok kez duymuşsunuzdur. Bu gerçekten doğru mudur, yoksa sadece bir şehir efsanesi midir? Tabii ki, sizin de çok iyi bildiğiniz üzere, mucize diyet diye bir şey yoktur. Tüm diyetler bizim de çaba göstermemizi gerektirir. Örnek vermek gerekirse, limon ve zencefil diyetini haftalarca uygularken aynı zamanda yağ, şeker ve fast food tüketmeye devam edersek, hiçbir şekilde kilo vermemiz mümkün değildir. Bir şekilde denge kurmamız gerekmektedir ve burada bahsedilen limon ve zencefil birbirlerini tamamlayan özellikleri sayesinde doğru kullanılmaları halinde bize yardımcı olacaklardır. Bunu nasıl yapacağınızın cevabı ise buradadır:

Limon ile kilo vermek
•Limon kilo vermemize yardımcı olduğu gibi aynı zamanda genel sağlığımız için de çok faydalıdır. C vitamini ve antioksidanlar açısından zengindir ve içerdiği asidite ile iyi bir sindirim sağlar ve karaciğeri korur. Fakat daha fazlası da var: limon idrar söktürücü özellikleri sayesinde detoks imkanı sunar ve dolayısıyla yağ yakımını da arttırır. Bazı kişiler beş gün boyunca meyve, sebze ve limon suyundan oluşan çok sıkı bir diyet uygularlar. Daha önce bahsettiğimiz üzere, bu diyet oldukça katıdır. Fakat hedeflerimize ulaşmak için bu tür aşırı önlemler almak bir gerekliliktir. Limonu farklı şekillerde tüketmek ve her gün dengeli bir şekilde beslenmek, ulaşmak istediğimiz noktaya varmamıza yardımcı olacaktır.

Zencefil kökü ile kilo vermek
•Zencefil, tedavi sanatında çok uzun zamandır geleneksel olarak kullanılan muhteşem bir şifalı köktür. İltihabı azaltma, sindirimi iyileştirme, kolesterolü azaltma, genel rahatlama ve yağ yakma için idealdir. Bazıları zencefili özellikle karın yağlarını yakmak ve daha düz bir karna sahip olmak için kullanır. Zencefil kolayca her yerde bulunur ve faydalarından yararlanmak için birçok farklı yol vardır. Aşağıda bunu nasıl yapacağınızı açıklayacağız.

Limon ve zencefil ile kilo vermenin 5 yolu

1. Sabahları limonlu ılık su

Sabahları limonlu ılık su içmek sağlığınız için çok faydalıdır. Vücut detoksu, yağ yakma, C vitamini ve antioksidanları alma açısından idealdir. Bu içeceği ılık olarak tüketmek vücut ısısını geçici olarak yükseltir ve yağ yakma işlemi için doğru termojenezi aktif hale getirir.

Bu tonik aynı zamanda iltihabı azaltır, karın ağrısına iyi gelir ve kabızlığı önler – oldukça sağlıklı ve kullanışlıdır.

2. Limon suyu, arnavut biberi ve akçaağaç şurubu ile arınma

Daha önce bu kolay ve etkili yağ yakma yöntemini duymuş muydunuz? Gerçekten mükemmeldir. Hafif baharatlı bir içeceği kullanarak metabolizmamızı hızlandıran ve yağ yakımını arttıran arındırıcı bir diyettir. En iyi sonucu almak için bu arındırıcı diyeti yaklaşık on gün boyunca uygulamalısınız. Günde bu içecekten üç bardak tüketmelisiniz: kahvaltıda, öğle yemeğinden önce ve akşam yemeğinden önce birer bardak tüketin. İlk olarak bir limonun suyunu sıktıktan sonra kaynatın, kaynamaya başlayınca bir tutam öğütülmüş arnavut biberi ekleyin ve için bir yemek kaşığı akçaağacı şurubu ekleyin. Son olarak, karışımı üç bardak suya ekleyin ve karıştırın. Günde üç kez tüketmeniz gereken içecek budur. Bu içecek size kendinizi çok daha iyi hissettirecektir ve ayrıca kilo verme üzerinde oldukça etkilidir.

3. Limon, nane ve greyfurt çayı

Bu çay çok etkilidir ve yapımı da oldukça kolaydır. Bu çayı günde iki kez içebilirsiniz. İhtiyacınız olan tek şey yarım limonun suyu ve bir greyfurtun suyudur. Bu iki meyvenin suyunu bir bardak suyla karıştırın ve çaydanlığa koyun. İçine iki yaprak taze nane ve limon kabuğu rendesi ekleyin ve kaynatın. Kaynamaya başlayınca altını kısarak demlemeye bırakın. İçerken damak zevkinize göre içine bir yemek kaşığı bal ekleyebilirsiniz – afiyet olsun.

4. Zencefilli limonata

Eminiz ki bu klasik diyet içeceğini daha önce duymuşsunuzdur. Yağ yakmada, sindirimi iyileştirmede, sıvı birikimi ve iltihap oluşumunu önlemede bize oldukça fazla şekilde yardımcı olan bir içecektir. Bu içecek tariflerinden biri şöyledir; iki limonun suyunu sıkın, içine doğradığınız taze zencefil kökü ile kaynatın. Kaynamaya başlayınca altını kısın ve içine bir litre su ile beraber iki parça limon kabuğu ekleyin. Eğer bu karışımı bir su şişesinde muhafaza ederseniz, gün boyunca yemeklerden önce içebilirsiniz. Kilo vermek için birebirdir fakat sağlıklı bir diyete sahip olmanız gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.

5. Zencefilli yeşil çay

Bu antioksidan açısından zengin içecek öğleden sonra tüketmek için birebirdir. Yeşil çayın kilo vermeyi nasıl arttırdığını zaten biliyoruz. Yeşil çay “1001 özellikli çay” olarak bilinir ve yağları hedef alarak yağ birikimini önler, ayrıca kolesterolü düşürür ve sindirimi iyileştirir. Zencefil kökü ile kombine edilerek sağlığımız için çok faydalı ve fiziğimizi korumaya yardımcı bir içecek halini alır. Afiyet olsun.

10 ADIMDA BOLLUK BEREKET EGZERSİZİ

ceyrek-altin-kac-lira-20-mayis-ceyrek-altin-fiyatlari-75554-20052015173720[1]

LİSTE YAPIN Sizin için önemli olan şeylerin listesini yapın, hayatınızın nasıl olmasını istediğinizi anlatan bir yazı yazın.

HAYATINIZA İYİCE BAKIN … Yaydığınız enerjiye, etkileşim içinde olduğunuz insanlara, oturduğunuz yerin, yediklerinizin, duygularınızın durumuna, sürdürdüğünüz yaşamın sizin değerlerinize uyup uymadığına bakın. Eğer uymuyorsa, istediğinizi yapmaktan sizi alıkoyan ne, bunu düşünün.

OLUMLAMALAR Eğer kendinizi, huzursuz hissediyorsanız ve istediğiniz hayatı yaşayamıyorsanız, düşüncelerinizi, inançlarınızı, duygularınızı ve bilincinizi ifade etme tarzınızı değiştirin. Kendinizi ve kimseyi yargılamadan olumlu cümlelerle isteklerinizi dile getirin.

POZİTİFİ VURGULAYIN Yaptığınız seçimlerden pozitif ya da negatif bir sonuç bekleyebilirsiniz. Negatif bir sonuç bekliyorsanız, pozitif bir gelecekten çok negatif bir geleceğiniz olur. Siz yardımınızı esirgemedikçe hayatın da yardım ettiğine ve huzurlu, doyurucu bir yaşam sürebileceğinize inanın. Pozitif bir açıdan bakmayı öğrenirseniz, şükran duymayı öğrenirsiniz. Bir şeylere yeterince sahip olmadığınızı düşünecek yerde sahip olduklarınızı takdir etmeye başlarsınız.

KENDİNİZE SEVDİĞİNİZ BİRİ GİBİ DAVRANIN Size, mevcut halinizle mükemmel olmadığınızı söyleyerek eleştirileri kafanızdan atın. Kendinize sevgi dolu bir şefkatle davranın ve günde en az bir kez “Seni, olduğun gibi seviyorum ve kabul ediyorum” demeyi unutmayın. Sevdiklerinize yapmadığınız şeyleri kendinize de yapmayın.

İLİŞKİLER KURUN Hayatınızı başkalarıyla paylaşmanız size kendinizi iyi hissettirir ve bolluğu hissetmenize katkıda bulunur. Onları takdir ettiğinizi göstermek için zamanınızı ya da kaynaklarınızı özgürce verin. Eğer yoksunluk hissediyorsanız, daha çok insanla daha anlamlı ilişkiler kurmak için çaba gösterin. Toplantılara, ilginizi çeken çağrılara, spiritüel toplantılara..vb katılın.

GEÇMİŞİ BIRAKIN Bağışlamak ve geçmişin acılarını bırakmak zaman alır ama pozitif enerjinin hayatınıza gireceği kapıyı açar. Geçmişi bırakma sürecine, artık işinize yaramayan ya da hayatınızdaki huzursuzluk zamanlarını size hatırlatan şeyleri temizleyerek başlayabilirsiniz.

KENDİNİZE ZAMAN AYIRIN Kim olduğunuzu öğrenmek için bir süre yalnız kalın. Meditasyon yapın, hoşlandığınız şeyleri yapmak için zaman ayırın. Doğayla mümkün olduğu kadar çok bağlantı kurun. Bir ot yığınının üzerinde oturup altınızdaki toprağı hissetmenizin bile size yardımı olur. Kuşların, ağaçların ve çiçeklerin farkına varın. Çıplak ayakla toprakta yürüyün. Yalnız olduğunuz zamanlar düşüncelerinize dikkat edin. Şayet düşünceleriniz negatifse, yerlerine pozitif düşünceler koyun. İsteğinizi sanki olmuş gibi zihninizde canlandırın.

HAYATINIZIN SORUMLULUĞUNU ALIN Bugüne kadar yaşadıklarınız için başkalarını suçladıkça ya da kurban rolünüzü sürdürdükçe istediğinizi yaratma gücünüzü harekete geçiremezsiniz. Başarılı insanlar, gösterdikleri tepkilerin hayatlarının seyrini belirlediğini anlatırlar. Bugün sahip oldukları şeylerde kendi oynadıkları rolün önemini vurgularlar. Kendilerine değer verirler. Buradaki fikir, hayatı kendinize rağmen değil, kendinizle beraber oluşturmaktır.

HER GÜN SİZİ AMAÇLARINIZA YAKLAŞTIRAN YENİ BİR ŞEY YAPIN Hayatınızı bilinçli değiştirin. Bu çaba ve girişim ister. Başarıyı, görünmez bir güç getirmez. Düşüncelerinizi gözden geçirin. Para, sağlıklı beslenme, geçmişte kaşlarımızı çatıp baktığınız birine gülümseme ya da armağan verme gibi konularda neler hissettiğinize bakın. Her gün küçük bir adım atın, değişim sürecinin farkına vararak tadını çıkartın.
alıntı