Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.

Evim der ki; “Beni bırakma; çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.”

Yolum der ki; “Gel ve beni izle, çünkü ben senin geleceğinim.”

Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,

“Benim ne geçmişim, ne de geleceğim var. Eğer kalırsam, kalışımda bir ayrılış vardır; gidersem, ayrılışımda bir kalış.” Halil Cibran

Kürk Mantolu Madonna’dan 17 Derin Söz

1.“Seni seviyorum… Deli gibi değil gayet aklı başında olarak seviyorum.”

2.“Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık, adeta bütün insanlara dağılmıştı. Çünkü o, benim için bütün insanlığın timsaliydi.”

3.“Bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?”

4.“Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz.”

5.“Kaybedilen en kıymetli eşyanın, servetin, her türlü dünya saadetinin acısı zamanla unutuluyor. Yalnız kaçırılan fırsatlar asla akıldan çıkmıyor ve her hatırlayışta insanın içini sızlatıyor. Bunun sebebi herhalde, ‘Bu öyle olmayabilirdi!’ düşüncesi.”

6.“Seninle şöyle bir oturup konuşamadık.”

7.“Bu akşam anladım ki, bir insan diğer bir insana bazen hayata bağlandığından çok daha kuvvetli bağlarla sarılabilirmiş.”

8.“Bir şey noksandı, fakat bu neydi? Evden çıktıktan sonra bir şey unuttuğunu fark ederek duraklayan, fakat unuttuğunun ne olduğunu bir türlü bulamayarak hafızasını ve ceplerini araştıran, nihayet, ümidini kesince, aklı geride, ileri gitmek istemeyen adımlarla yoluna devam eden bir insan gibi üzüntülüydüm.”

9.“İlk defa gördüğümüz bir peynirin evsafı hakkında söz söylemekten kaçtığımız halde, ilk rast geldiğimiz insan hakkında son kararımızı verip gönül rahatıyla öteye geçiveriyoruz.”

10.“Bitmiyor, sadece bazen belki güneşli bir günde veya kalabalık bir gecede geçtiğini sanıyorsun ama geçmiyor esasında. Alışıyorsun zamanla. Asla bitmiyor…”

11.“Birçok şeylere ihtiyacımızı ancak onları görüp tanıdıktan sonra keşfetmez miyiz?”

12.Aşk öyle bir histir ki, nereden geldiğini bilemediğimiz gibi, günün birinde nereye kaçıp gittiğini de bilemeyiz.”

13.“İnsan tahammül edemeyeceğini zannettiği şeylere pek çabuk alışıyor ve katlanıyor.”

14.“Ne kadar çok insanı seversek, asıl sevdiğimiz bir tek kişiyi de o kadar çok ve kuvvetli severiz. Aşk dağıldıkça azalan bir şey değildir.”

15.“Başkasına merhamet etmek, ondan daha kuvvetli olduğumuzu zannetmektir ki, ne kendimiz bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur.”

16.“Hayatta hiçbir zaman kafamızdaki kadar harikulade şeyler olmayacağını henüz idrak etmemiştim.”

17.“Bilhassa tahammül edemediğim bir şey, kadının erkek karşısında her zaman pasif kalmaya mecbur oluşu… Neden? Niçin daima biz kaçacağız ve siz kovalayacaksınız? Niçin daima biz teslim olacağız ve siz teslim alacaksınız? Niçin sizin yalvarışlarınızda bile bir tahakküm, bizim reddedişlerimizde bile bir aciz bulunacak? Çocukluğumdan beri buna daima isyan ettim, bunu asla kabul edemedim.”

– Maria Puder

kaynak: liste liste

HEP KÖTÜ OLACAK DEĞİL YA !28 NİSAN-22 MAYIS MERKÜR RETROSU

RETRO MERKÜR

 

Birçok astroloji sitesinde, blogda ve medyada Merkür gerilemesinin yaratacağı kargaşadan, iletişim problemlerinden, anlaşma ve sözleşmelerdeki gecikme ve aksamalardan bahsedilir okumuşsunuzdur mutlaka. Konuşma,dinleme, öğrenme, anlama, araştırma,ulaşım, alış veriş ve pazarlık gibi her türlü iletişimimizden Merkür sorumludur. Ve bu gezegen yılda 3 bazen de 4 defa, yaklaşık bir ay kadar retro dediğimiz geri harekette bulunur.

Merkür gerilemesi tüm gezegen etkileri içerisinde toplumun ve astrolojiden az çok anlayanlar dahil herkesin ilgisini çeken bir fenomen haline geldiğini düşünüyorum.”Aman dikkat ! Merkür retrosu başlıyoorr” uyarıları ile karşılanan bu dönemin fenomen haline gelmesini anlamak basit aslında: Hangi burçtan olursak olalım herkes bu dönemden nasibini az çok alıyor, etkileri belirgin olarak hissediliyor.Son zamanlarda astrolojiye olan ilginin fazlalaşması ve bu konuda düşünen,yazan ve yorum yapan pesimist kişilerin bu dönemi felaketler zincirine yol açacak bir göksel etki olarak sunması da bunda pay sahibi elbet.

Bugünkü yazının konusu aslında Merkür gerilemesinin yaratacağı problemleri sıralayıp bunlarla ilgili bir dizi önlem reçeteleri sunmak değil.Bunları zaten farklı kaynaklardan da rahatlıkla bulabilirsiniz.Bugün size Merkür’ün retro etkisinin olumlu taraflarını anlatmak istiyorum. Merkür’ü  doğuştan retro, üstelik Merkür gerilemesi dönemlerinde iki defa anne olmuş biri olarak bu dönemin hiç de korkulası bir dönem olmadığını, aksine günlük hayatın dinamik yapısı içerisinde bir dizi faydası bile olabileceğine inanlardanım:)

Gelelim Merkür gerilemesinin olumlu  sonuçlara yol açabilecek etkilerine :

Merkür’ün gerileme dönemleri planlarımızı yeniden gözden geçirmemiz, eksik ve yanlış olabilecek noktalarını değerlendirebilmemiz ve düzeltebilmemiz için özel fırsat dönemleridir.Çoğu zaman hayatın dinamik akışı içerisinde kendimizi,davranışlarımızı hatta ağzımızdan çıkan lafları hiç gözlemlemeyiz. Eylemlerimizi hiç düşünmeden ortaya koyar, bunlardan elde ettiğimiz sonuçları da hiç sorgulamayız çoğu zaman. İşte retro dönemleri bizi bazı noktalarda durduracak,hatalar yapmamıza neden olabilecek ve belki de o hatalar neticesinde yüzleşmeler yaşayıp hatalarımızı düzeltme fırsatı verecektir bize.Durduğumuz noktada neler olup bitiyor bakmamız,dinlenmemiz ve enerjimizi daha verimli kullanmamız açısından önemli elbet.

Retro Merkür dönemlerinde bir bakmışsınız telefonunuz çalar, uzun zamandır haber almadığınız bir dostunuz ya da tanıdığınız sizi aramış. Merkür gerileme dönemlerinde bu oldukça sık yaşanan bir durumdur:) Eski bir dostun sesini duymak, ondan haber almak her zaman güzel ve yüzümüze tebbesümün ışıltısını getiren bir durumdur.(elbette arayan kişinin sizde ve gönlünüzde taşıdığı anlama göre de değişir bu:) )

Uzun bir dönem boyunca bir proje, bir görüşme, bir ilişki yürüttünüz diyelim.Bunu belli bir olgunluk noktasına kadar getirdiniz ama sonuç hiç de sizin istediğiniz gibi olmadı ve rafa kalktı.İşte retro Merkür döneminde bir anda bu olayı gündeminize tekrar getirip,yeniden ele alabilir o an elde edemediğiniz sonucu bir bakmışsınız ki kolaylıkla halletmişsiniz.Önceden görüştüğünüz bir firma sizi arayıp yeniden bir teklif vermenizi isteyebilir,yeniden karşılıklı görüşme talebi alabilirsiniz mesela.Ama burada püf nokta şu : gündeminize yeniden gelen  bu olay retrodan önce başlamış olmalıdır.

Merkür retrosu durumlara daha yakından bakma, derinlemesine inceleme yapma zamanlarıdır.Mesela yeni bir bilgisayar almak istiyorsunuz. ( ki bu dönem bunu yapmanız asla tavsiye edilmez ) Bu dönemi fiyat ve model araştırmaları için değerlendirirseniz retro dönemi sonunda bu konuda bir uzman kadar bilgi sahibi olabilir,ihtiyacı olan eşe dosta bile fikir verebilirsiniz. Retro bitiminde en uygun modeli, bütçenize en uygun fiyata alabileceğinizi garanti ediyorum : )

“Eyvah! En sevdiğim kazağımı bulamıyorum !” “Anneannemden kalan o yüzük nerede acaba ?” ” Arabanın yedek anahtarı nereye gitti acep ?”Bu dönem bu ve bunun gibi sorularınızın muhatabı olan eşyalarınız mucizevi bir şekilde ortaya çıkıverir mesela:) Belki de hiç kaybetmediğiniz ,sağda solda unuttuğunuz, göremediğiniz bu eşyalarınızı Merkür retrosu dönemlerinde bulabilirsiniz.

Merkür gerilemesi sırasında bir toplantınız, görüşmeniz ertelenebilir mesela. Bu toplantı ya da görüşme için ekstra bilgi sahibi olabilmeniz ve  daha iyi hazırlanabilmeniz için bir zaman diliminiz oldu işte ne güzel değil mi ?

Merkür gerilemesi dönemlerinde yapılabilecek en verimli işlerden birisi de evde  ve ofiste dolaplarınızı, çekmecelerinizi, dosyalarınızı temizlemek ve düzenlemek olacaktır. fazlalıkların elden çıkartılması hem sizin hafif hissetmenize yol açacak, bunların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması da daha huzurlu hissetmenize yardımcı olacaktır.

Özetle Merkür’ün gerileme dönemleri her zaman kötü şeyler olacağı anlamına gelmez.Yarım kalan işlerin tamamlanması için, içimize dönerek davranışlarımızın fikirlerimizin nedenleri ve sonuçlarını değerlendirmek, kendimizi daha iyi tanımak için harika zamanlardır.

Son bir not olarak bu yıl içerisinde yaşayacağımız Merkür’ün retro dönemlerini paylaşmak istiyorum ki bir kez de yukarıdaki bilgiler ışığında bu dönemi değerlendirmeye çalışın, kim bilir belki daha önceden fark etmediğiniz bazı şeyleri fark etmeye başlayabilirsiniz.

28 Nisan 2016- 22 Mayıs 2016 Merkür Boğa Burcunda Retro

30 Ağustos 2016- 21 Eylül 2016 Merkür Başak Burcunda Retro

19 Aralık 2016 – 8 Ocak 2017 Merkür Oğlak Burcunda Retro

Hepimize  Retro Merkür’e rağmen sağlıklı iletişim kurduğumuz, iyi okuyup, iyi anladığımız , etkili konuşmalar ve yazışmalar yaptığımız, bilgi karmaşasına kapılmadan en etkili kaynaklardan en verimli bilgilere ulaşabileceğimiz şahane bir  Merkür retro dönemi diliyorum.

Sevgi,mutluluk ve ışıkla…Gökyüzü rehberimiz olsun…

Hülya Değer dip.ASA 2016-astrorehber.wordpress.com

DEMLİKTE KALAN ÇAYI ATMAYIN… NEDEN Mİ?


Aklınızın ucundan geçmeyecek kadar fazla işe yarıyor…Denemekle bir şey kaybedilmez en azından herhangi bir maliyeti yok …Okuyun, görün…

Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık
ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor.

Ayağınız mı kokuyor?
Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam
yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye
bir şey kalmayacaktır.

Boğaz ağrılarında
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara
olarak kullanılır.

Cildiniz çok mu yağlı?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi
ovuşturun,balsam vazifesi görün.

Derinizdeki yaraların temizlenmesi
Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki
göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.

Eliniz balık, soğan mı kokuyor?
Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor.
Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay.
Elinizi demliçayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?

Gözünüz çapak mı yapıyor?
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde
başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve
etrafına tatbik edin .

Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın,
diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.

Buzdolabınız koku mu yapıyor?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının
orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.

Dostum, güneşe bak, toprağa bak,suya bak,buluta bak; fakat, arkana bakma….

 

Haritayı saklayabileceğin en güvenilir yerin yüreğindir.’
Dostum, güneşe bak, toprağa bak,suya bak,buluta bak; fakat, arkana bakma….
Kimin geldiği önemli değil,kimin gelmediği de…
Unutma, yolcu değişir, yol değişir, ama menzil değişmez.
Yolcuya bakıp, yolunu tanıma.
Yola bak, yolcuyu tanı, yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver.
Vahim olan, yolun yolcusuz olması değil; Asıl vahim olan yolcunun yolsuz olmasıdır;
Yolsuz, hedefsiz, amaçsız, şaşkın, hercai ve seyyal…..
‘ En doğru yol:En dikensiz yoldur’ diyenler seni aldatıyorlar.
Onlar, karanlık evlerinde kaybettiklerini sokak lambasının altında arayan şaşkınlardır.
Aldırma….
Ayağına batan dikenler, aradığın gülün habercisidir.
Dikenine katlanmaktan söz edenler, aşıkmış gibi davrananlardı r.
Gerçek aşık olanlarsa, dikenini de seveler.
Dostum, yollar yürümek içindir.
Fakat,şu gerçeği de hiç unutma:
Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir.
Yol boyunca; Yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları, yoldan metafizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel
örgülerle çevirdiği yolu kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı gidip, 50.metrede yola yatanları, yürüyüşün uzun
ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zor atanları, yürümeyi bırakıp, yol-yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek
bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara
kızıp yolu satanları göreceksin.
Aldırma, yürü. Göğsüne yüreğinden başka muska takma.
Vahiy haritan,
Nebi kılavuzun,
Akıl pusulan,
İman sermayen,
Amel azığın,
Sevgi yakıtın,
Ahlâk karakterin,
Edep aksesuarın,
Merhamet sıfatın,
Şeref ve izzet adın olsun.
Doğru yol:
İnsanların çoğunun gittiği yol değildir,düşünen öz akıl sahiplerinin yoludur.
Yolda vereceğin her molayı öz eleştiri durağında vermelisin.
Unutma, tevbe özeleştiridir.
Her molada yolda olup olmadığını, yürümen gereken menzil istikametinde yürüyüp yürümediğini kontrol etmen, pişman olmaman için elzemdir.
Yön tayini sık sık gerekli olabilir.
‘Haritayı saklayabileceğ in en güvenilir yerin yüreğindir.’

HALİL CİBRAN

SEVGİYLE KALIN.

Hepimizin kalpleri o kadar saf ki…

Az önce Çin’den bir kardeşimle yazışıyordum. Benim hem arkadaşım hem öğrencim sayılır. Kendisine gerçek gücün, qi’nin nefesten değil kalpten geldiğini ve kendisinin saf bir kalbi olduğunu söyledim.

“Saf mı? Hala açgözlülükle, öfkeyle, egoyla boğuşuyorum,” dedi.

Ben de, “Elbette saf,” dedim. “Öyle olmasaydı bunlarla boğuşmazdın.”

O kadar çok değerli insan bunun farkında değil ki…

Cem Şen