Hey Dikkatliyim Diyenler 30 Saniyede 5’i Bulun Bakalım…

229873_396814427055808_453395841_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Sizin hastalığınız neye işaret! ENSEDE SERTLİK İNATÇILIĞA, AYAKLARDAKİ SERTLİK DİRENÇLERE, BOYUNDAKİ İSE KATILIĞA

cicek_0010[1]

ENSEDE SERTLİK İNATÇILIĞA,
AYAKLARDAKİ SERTLİK DİRENÇLERE,
BOYUNDAKİ İSE KATILIĞA

Sizin hastalığınız neye işaret!

Omurganız, sizin ( size has ) düz ve dik durmanızı ve de bu pozisyonda hareketli olabilmenizi sağlayan ( temel bir ) organınızdır.

Bel kemiği olarak da adlandırdığınız bu organ çift S biçimindedir ( Evrensel Helezonik Boyutsal İşleyiş ve Yükselişi sembolize edecek şekilde ) ve de tamamen amortisör prensibine göre çalışır. ( sonra bizler biyolojik taşıyıcılarınız için Robot deyince bizlere kızıyorsunuz.)

Sabit omurlar ile hareketli ( yumuşak ) omurlar arasındaki disklerdeki karşıtlık, omurganıza hareketlilik ve esneklik kazandırmaktadır.

Ve de omurganızın duruşu sizin içsel halinizin de ( içsel duruşunuzun da ) aynasıdır.

Bir insanın dış duruşu ile iç duruşu arasında uyum varsa, bu o kişinin bilinçli ve samimi olduğuna işaret eder. Uyumsuzluk ise kişinin yadsıdığı bir karanlık alana işaret eder.

Örneğin sık rastlanan kamburluk, kişinin bilincinde olmadığı ve kör kaldığı bir BOYUN EĞMEYE işaret eder. Omurga kamburlaşarak, kişiye kendinin aleyhine olan bir boyun eğmeyi göstermeye çalışmaktadır.

Aynı zamanda kamburluk, kişi de öz değersizlik ve öz güvensizlik ve bunlara bağlı güçsüzlük ile de ilgili olabilir.

Sizlerde en çok rastlanan bir diğer rahatsızlık ifadesi olan fıtık ve siyatik de ise, omurların arasında yer alan diskler zorlanım nedeniyle özellikle de bel bölgesinde yerlerinden oynayarak, yuvasından çıkar ve sinirler üzerinde basınca ve ağrıya yol açarlar. Burada asıl dinamik AŞIRI YÜKLENMEDİR. Sırtına kendince ve kendiyle uyumsuz çok yük alan kişi, bunun da farkında olmadığı oranda, bunun yarattığı baskıyı bedende, disklerde bir zorlanma ve ağrı olarak yaşar. Ve bu zorlanma ve ağrı, kişiyi hareketsizliğe zorlar çünkü her hareket ağrıyı arttırmaktadır. Bu durumda çoğu kişi olağan yaşantısını sürdürebilmek için ağrı kesicilere sığınır. Oysa kişi bir fırsatla karşı karşıyadır. Kendisine aşırı yüklendiğinin farkındalığı fırsatı ile. Hangi alanda, hangi şekilde ve neden kendisine aşırı yüklendiğinin farkındalığı kişiyi kendiliğine daha da yakınlaştıracakken, yapay yollarla bedenin çağrısı bastırılmaya çalışılır. Kendine aşırı yüklenmek çoğunlukla kendine güvensizlik ve değersizlikle ilgilidir. Kişi aşırı çalışarak ya da aşırı yük yüklenerek hem kendisine hem de dışına ne denli güçlü ve değerli olduğunu göstermeye ve kanıtlamaya çalışmaktadır. Oysa bunun farkına varan kişi ve sadece OLuşunu yaşayan insan, bir şey başarmak ve ispatlamak gereği duymaz. Sadece OL ur… Bu durumda bir zorlanma ve ağrı da söz konusu değildir.

Ve de bu mekanizmada en önemli olgu kişinin sevgi ihtiyacı ve arayışıdır. Aşırı çalışmanın ya da yük yüklenmenin en önemli dinamiklerinden birisi hatta birincisi SEVİLME İSTEĞİ VE SEVGİ ARAYIŞIDIR. Ancak, sevilmek için aşırı çalışmak ya da aşırı yük yüklenmek hep karşılıksız kalacaktır. Çünkü SEVGİ, bir şeyle, bir eylemle, bir hizmetle, bir işle ilgili değildir. SEVGİ KENDİLİĞİNDENDİR. SEVGİ ŞARTSIZ VE NEDENSİZDİR. Hele hele PAZARLIK ya da ALIM SATIMLA hiç ilgisi yoktur. Bu durumda olan kişi, BİR AN DURUP SAKİNLEŞEREK KALBİNİ İŞİTEBİLSE, ilk adımı atmış olacaktır.

Kendine değer vermeyen ve güvensiz bir kişi, kendisinin olduğu haliyle SEVİLMEYE VE KABULLENİLMEYE değer biri olmadığına inandığından, DAHA akıllı, başarılı, zengin, çekici, çapkın, …… Olmaya çalışır ki, sevilsin ve kabul edilsin. Ancak bu bir kısır döngüdür. Daha akıllı, başarılı, zengin, çekici, çapkın ….. Olamazsa iyice çöker kişi. Olduğu kadarıyla ise çıtayı hem içte hem dışta hep yükseltmek zorundadır. Bunun sonu SİNİRSEL İFLASA kadar gidebilir. Ki ne yazık ki bugün inanılmayacak sayılarda kişiler, bu durumdadırlar.

Bu nedenle tek çare, kişinin kendisiyle yüzleşmesi ve değersizlik ve güvensizlik duygularını kabul etmesidir. Sırf bu kabul bile, kişinin kendisini inanılmaz değerli bulmasını ve kendisine güvenmesini sağlayarak büyük bir dönüşüm için gerekli rahatlamayı sağlayacaktır.

Bu rahatsızlık ifadesi, yani disklerin omurlar arasında ezilmesi kişinin boyunun kısalmasına neden olur. Ağrılar ise kambur duruşa. Bedeniniz daima size SİZİ gösterir.

Disklerin görevi hareketliliği ve esnekliği sağlamaktır. Diskler içi içe geçen omurlar arasında sıkıştırıldıkları zaman duruş sertleşir ve hareketlilik zorlaşır. Ruhsal düzlemde de işleyiş aynıdır. Sıkışan insan esnekliğini ve hareketliliğini yitirir. Sertleşir, donuklaşır. Nasıl ki bedensel durumda, masaj ya da fizik tedavi ile omurlar güçlü ve ani hareketle çekilerek ya da itilerek disklerin konumu doğal haline getirilmeye çalışılırsa, ruhsal düzlemde de güçlü ve ani bir hareketle, tutum değişikliği ile ruhsal alan esnek ve akışkan kılınır.

Aslına bakarsanız kendinizle yüzleşmemek için gösterdiğiniz çaba, harcadığınız güç ve de cesaretin çok azı ile kendiliğinizle uyum içinde HARİKALAR yaşayabilirsiniz.

Eklemleriniz ise, hareketle ilgilidirler. Eklem sorunları, hareket sorunlarına yol açar ki, bu daima ruhsal alandaki tıkanma ve hareketsizliğe işaret eder.

Eklemin kasılması örneğin, kişinin belli bir konuda sertlik ve katılık içinde olduğuna, inatçı ve dirençli olduğuna işaret eder. Sertleşen eklemin işlevsizleşmesi gibi, inatçılık ve direnç de kişiyi o alanda işlevsiz kılar.

Ensedeki sertlik, inatçılığa işarettir.

Ayaklardaki sertlik dirençlere…

Boyundaki sertlik ise katılığa…

Ve de bir organınızın yerinden çıkması, oynaması eklem yerindeki pozisyon değişikliği anlamına gelir. Ve de organın tekrar yerine oturtulması ile eklem de yeni ve farklı bir pozisyona oturmuştur.

Ki bu ruhsal düzlemde yaşananla aynıdır. Çoğu kişi, değişmekten, yaşamının değişmesinden korkar. Bu nedenle alıştığına, bildiğine (!) yapışır, kalır. İnsanların hemen tamamı, orta yolcu ve tutucudur bu nedenle. Ve de değişime dirençlidirler. Oysa farklılıkları deneyimleyerek ve bilerek, savrularak gelinen denge düzlemi kişiyi kendi kılacak ve tüm potansiyellerini ifade ve eylemesine olanak sağlayacaktır. İşte eklemlerde ortaya çıkan sorunlar, nerelerde hareketsiz olunduğunun, nerelerde dirençle sıkışıp kalındığının ama bazen de nerelerde aşırıya gidildiğinin ve dengeye kavuşulamadığının işaretçisidirler.

Bu düzlemde belirtelim ki, tıbbın olanakları ile hastalık ifadelerinin tedavisi için kullanılan yapay araç ve gereçler konusunda dikkatli olunmalıdır. Çünkü beden ile ruh dengesinin ve uyumunun bozulması, telafisi güç ya da olanaksız sonuçlara yol açabilir. Özellikle zorunlu olanlar dışında hele de sırf estetik nedenlerle plastik cerrahi müdahalelerle dışsal yapay araç ve gereç kullanımı, sonunda insanının yüzleşmek zorunda kaldığında kaldıramayacağı ve yıkıcı olacak beden – ruh uyumsuzluklarına yol açabilir ya da olanları besleyebilir. Bu nedenle en uygunu, bilinç ( ruhla ) beden arasındaki uyum ve dengeyi bozmamaktır.

İşte romatizmal rahatsızlık ifadeleriniz de, özellikle eklemlerde ve kaslarda ortaya çıkmaktadırlar. Ve de romatizma, hep iltihaplanma ile ilgilidir. Yani ÇATIŞMA… ( iltihaplarla ilgili aktarımımızı hatırlatırız.) Romatizma, dokularda geçici ya da kalıcı şişlere, eklemlerde ise şekil bozukluğu ile sertleşmeye yol açar. Hareket yeteneği sakatlığa varacak denli azabilir. Ağrılardan dolayı.

Bu hastalık ifadesinin temelinde, hasta kişinin geçmişindeki aşırı etkinlikler ve hareketlilik yatmaktadır. Zamanında kendilerini zorlayacak ve kendilerini geride bırakacak (!) denli aşırı hareketlilik ve etkinlik içinde olan ve böylelikle ruhlarından kopanlar, şimdi bedensel zorunlulukla durmaya ve kendilerini dinlemeye ( ruhları ile buluşmaya ) zorlanmaktadırlar. Bu tür rahatsızlık ifadesinde, en etkili çözüm hızı ve etkinliği azaltmak, esnemek, dinginleşmek ve bilince kulak vermektir.

Çünkü aslında bu çok hareketli ve aktif insanlar, katı ve hareketsiz kişilerdir. Bilinç düzeyinde katı, sert ve hareketsiz olan bu kişiler, kendilerini ve diğerlerini kandırabilmek adına bedensel olarak aşırı hareket etmişlerdir. Ancak artık telafisi olmayacak denli ruh ( bilinç ) ile beden arasında kopma oluştuğunda, bedensel olarak da hareketsizlik ve sertlik kaçınılmaz olmaktadır… Önemli olan aşırı hareket ya da hareketsizlik değildir. Önemli olan kişinin ruhsal değerleri ve gerçeği ile uyumlu ve dengeli bir bedensel ifade içinde olmasıdır. Romatizma buna bir çağrıdır, eğer geç kalınmadıysa.

Ve de aslında romatizmal rahatsızlık ifadelerinin de kökeninde SALDIRGANLIK ve CİNSELLİK vardır. Bu kişilerin bir bölümü, saldırganlıklarını kabullenerek bunu yapıcı biçimlerde ifade edeceklerine hareketsel düzlemde bunu engelleyen, enerjilerini kaslarda biriktiren kişilerdir. Ve de cinsel istek ve beklentilerini uygun biçimlerde yaşayarak ifade edeceklerine, kundaliniyi bastırarak bu enerjiyi de kaslarda biriktirerek ve kilitleyerek kendileri için yıkıcı kılmış kişilerdir.

Uygun şekillerde ifade edilemeyen bu enerjiler, eklem ve kas bölgelerinde birikerek, iltihaba yol açarlar. Bu da ağrıya. Ve de unutulmaya ağrı, uygun şekillerde ifade edilmeyen ya da reddedilen saldırganlığın kişinin kendine dönmüş halidir, bumerang misali. Her ağrıda, gerçekte kime, neye, nasıl bir saldırganlığın engellendiği ve reddedildiği düşünülmeli ve bu bulunarak, uygun yollarla ifadesi sağlanmalıdır.

Bazı romatizmal rahatsızlık ifadelerinde, kişinin eli yumruk şeklini alır ve o halde kalır. Bu açıktır ki, engellenmiş saldırganlığa ve hiç değilse masaya bir kez olsun vurmak isteyen ama vuramamış ele işaret etmektedir. Açık el barışa, sıkılı el ise savaşa işarettir, her zaman.

Bu tür kişilerin duydukları ama reddettikleri saldırganlık dürtüleri, onlarda bilinç dışı olarak suçluluk duyguları yarattıklarından, bu kişilerde bir yardımseverlik (!) ve fedakârlık açığa çıkar. Ve de özellikle de işte bu olanaklardan mahrum kalındığında yani bir nedenle başkalarına yardım etme ve fedakârlık ifadesi engellendiğinde romatizmal hastalık ifadesi ortaya çıkar. Uygun şekilde ödünlenemeyen saldırganlık, kendisini uygunsuz şekilde ifade edeceği korkusuyla hastalık ifadesine dönüşür.

Nitekim romatizmal hastalık ifadelerine çoğunlukla eşlik eden, mide ve bağırsak şikâyetleri, kalp rahatsızlıkları, cinsel soğukluk ve iktidarsızlık, korku ve depresyon da, engellenmiş saldırganlık ve cinsellikle ilgili ve ilişkili ifadelerdir.

Her ne kadar tıp biliminiz, romatizmal rahatsızlık ifadelerini toksin birikimine bağlarsa da, toksinler zaten çözülmeyen, reddedilen sorunların, sindirilmemiş, yüzleşilmemiş ve bilinç dışına atılmış ve biriktirilmiş olguların tezahürüdür. Orucun bir işlevi ve muradı da budur. Bir süre olabildiğince az besin alınarak, biriken toksinlerin boşaltılması, azaltılması.

Romatizmal hastalık ifadesi yaşayan kişi, kendisi ile yüzleşmekten, saldırganlığı, cinsel istekleri ve eğilimleri, hükmetme isteği, uyumsuzluğu, kibri ile tanışmaktan öylesine korkar ki, bunları gölgelemek üzere bedensel sertlik ve hareketsizlik ile uğraşır. Hem de böylece bunları ifade olanağı ya da tehlikesini de bertaraf ederek, mağdurun postunu giyinir. Hem de bu yolla, sağlığında (!) yapmak zorunda kaldığı yardımlar ve fedakârlıklardan da kurtulur.

Ne denli hainiz değil mi? Zavallı (!) hastalara ve içinde çırpındıklara hastalıklara karşı ne denli zalim, anlayışsız ve acımasızız?

Yo, öyle demeyin, aktarıcı dostumuza gelen 10 kadar geri dönüşte, bize bunları söyleyen dostlarımız oldu.

Onlara ve sizlere diyeceğiz ki, dost acı söyler.Ve de hastalıkların nelik ve dinamikleri hakkında verdiğimiz aktarımları hep göz önünde bulundurarak işitin bu seslenişlerimizi ve de CESUR VE ZEKİ olarak…..

Hepinizi ŞİFA olan DOĞANIZA sarılarak sevgiyle kucaklarız…

Şifayla kalın. Bütünün doğası ve esası olan dengeyle ve güçle.

Bilgelikle Kalın. Evrensel Zekânın Her Oluşta ve Oluşumda Kendisini İfade Eden Bilgeliğinin Farkındalığı ve Hayranlığıyla.
Aşkla Kalın. Hayata ve onun tüm ifadelerine aşkla.

Alıntı Cavit çağ

Kaynak: Sağlıkla Kal Facebook Sayfası

Fatoş Pabuççu Tuncay

Bamya suyu yüksek şekeri düşürüyor..!

okra[1]

Sofralarımızda sıkça yer almayan fakat çok farklı yararları olan bamyanın faydalarını sizin için araştırdık. İşte bamyanın bilinmeyen 8 yararı…

KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR:

Kilo vermek isteyenler bamyayı tercih edebilir. Bamya, içeriğindeki yüksek lif oranı sayesinde tokluk hissi yaratır, idrar söktürücüdür ve kabızlığı gidermekte faydalıdır.

KALP HASTALIĞI RİSKİNİ AZALTIR:

Çözünür ve çözünmez lifler içerir. Çözünebilir lif metabolik toksinleri yok eder. Böylece kalp hastalığı riskini azaltır ve sindirim sistemi ile vücuttan dışarı zararlı toksinlerin atılmasını sağlar

ÜLSERİ ÖNLER:

Ülseri önlemede önemli bir etkisi olan bamya, sindirim sistemindeki asidi nötralize eder.

KATARAKTI ÖNLER:

Retinayı korur ve kataraktını önlemede büyük destek olur.

SİNİR SİSTEMİNİ KORUR:

Stres ve depresyonu azaltırken, mide ve bağırsakların düzenli çalışmasını sağlayarak sinir sistemini korumaya da yardımcı olur.

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR..!

İçerisinde bulunan C vitamini, güçlü bir bağışıklık sistemi oluşturmak için önemlidir.

KEMİKLERİ GÜÇLENDİRİR:

K vitamini güçlü kemikler inşa etmek ve kemik yapısını korumak için gereklidir. Kan pıhtılaşma proteinlerinin üretimi için önemli bir etkendir.

Demir, kalsiyum, manganez ve magnezyum gibi mineraller ihtiva eder.

KİLO VERMEYE YARDIMCI OLUR:

Kilo vermek isteyenler bamyayı tercih edebilir. Bamya, içeriğindeki yüksek lif oranı sayesinde tokluk hissi yaratır, idrar söktürücüdür ve kabızlığı gidermekte faydalıdır.

YÜKSEK ŞEKERİ DÜŞÜRÜR:

Bamya diyabet tedavisi için yararlıdır. Bamya suyu kan şekeri düzeylerini azaltmaya yardımcı olur. Yani, diyabet kontrolü için düzenli olarak bamya suyu tüketmek gerek.

İŞTE DİYABETİN DOĞAL TEDAVİSİ..!

Dilimler halinde doğradığınız 2-3 adet bamyayı bir bardak suyun içine koyun. Bardağın ağzını kapatın ve oda sıcaklığında gece boyunca bekletin..

Kahvaltıdan önce dilimlenmiş bamyaları çıkararak suyunu için.

İki hafta boyunca tekrarlayacağınız bu işlem sonucu şeker seviyenizin düştüğünü göreceksiniz…”

BAMYA SUYUNUN 10 FAYDASI..!

1- Anemi

Bamya suyu vücut anemi tedavisinde kullanılır. Kan hücresi üretimine yardımcı olur. Ayrıca pek çok vitamin ve mineral içerir. İçeriğinde kan hücresi üretimine yardımcı olan, vb Vitamin-A,-C vitamini, magnezyum bulunuyor.

2- Boğaz ağrısı ve öksürük

Bamya suyu aynı zamanda boğaz ağrısı ve şiddetli öksürük tedavisinde kullanılır. Boğaz ağrısı ve öksürükten muzdarip bir kişi bir bamya suyu tüketebilir. Onun antibakteriyel ve antiseptik özellikleri boğaz ağrısına sihir gibi dokunur.

3- Diyabet

Diyabet tedavisi için yararlıdır. Bamya suyu kan şekeri düzeylerini azaltmaya yardımcı olur. Yani, diyabet kontrolü için düzenli olarak bamya suyu tüketmek gerek.

4. İshale iyi gelir

İshal; büyük miktarda su ve mineraller kaybına neden olur. Bamya suyu ishal tedavisinde kullanılır.

5- Kolesterol düzeyini düşürür

Bitki vücut kolesterol seviyesini düşürmek için yardımcı olur. Bamya suyunun düzenli tüketimi kandaki kolesterol seviyesini azaltır ve kalbi korumaya yardımcı olur.

6- Kabızlığa iyi gelir

Kandaki kolesterol düzeylerini kontrol etmeye için yardımcıdır, aynı zamanda kabızlıkta rahatlamaya yardımcı olur. Doğal bir müshil de diyebiliriz.

7- Bağışıklık Sistemini Geliştirir

Bağışıklık sistemi, soğuk algınlığı ve grip gibi çeşitli hastalıklara karşı vücudun direncini artırır. Bamya suyu Vitamin-C ve antioksidanlardan yüksek miktarda içerir.

8- Cildi güzelleştiren sebze

Düzenli bamya suyu tüketimi cilt sağlığını iyileştirmeye yardımcı olur. Antioksidanları arındırır, akne ve kandaki yabancı maddelerin neden olduğu diğer cilt hastalıklarını azaltmaya yardımcı olur. Daha net bir şekilde söylersek; cildinizi güzelleştirir.

9- Astım atağını azaltır

Bamya suyu da astım atağı şansını azaltır ve astım hastası, bir kişi için büyük fayda sağlar.

10. Doğal bir folik asit

Bamya suyu bir nevi folik asit görevi görür. Kemikleri güçlendirmeye yardımcı olur. Bu özellikle hamile anneler ve çocuk için için daha güçlü ve sağlıklı kemiklerin oluşması ile çalışır; kemik yoğunluğunu arttırır

kaynak: sağlık haberleri

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şişmanlığa Yol Açan Geni Buldum…

12042927_10153220823128590_1779342852316627688_n[2]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ulan Ne Huysuz At Bu Böyle!!!

12006075_10153791428618641_6571364834383860923_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BU DOLUNAY, EVRENİN EN GÜÇLÜ SEVGİ ENERJİLERİYLE YIKANIYORUZ!

12039403_962156060507157_8454341540304190900_n[2]
Yarın saat 05:52’de tam ay tutulması ile desteklenen çok güçlü bir dolunay enerjisine giriyoruz! 28 Eylül, aynı zamanda evrenin en güçlü sevgi enerjilerinin aktığı gün. Evren şöyle diyor bize: “Sevgi olmayan ne varsa dönüştürmek, tüm korkularından, endişelerinden kurtulmak, seni sen yapan ne varsa kucaklamak ve kanatlanıp uçmak için ne bekliyorsun? Özünü kucakla, olduğun sevgi ol, kendini ve tüm içindeki karanlığı, seni aşağıya çeken duygularını, içerlemelerini fark et, kabul et, sev ve salıver. Şimdi!”

Bu gece sabaha karşı tam dolunay saatinde, veya bu saate niyet ederek herhangi bir saatte alın elinize kalemi ve hepsini bir kağıda yazın. Kurtulmak istediğiniz her şeyi… İçinizdeki göz kamaştırıcı ışığı engelleyen tüm alışkanlıklarınızı, kalıplarınızı, ilişkilerinizde sizi aşağıya çeken konuları ve buna izin veren yönlerinizi, gölgelerinizi… Tüm korku ve endişeleri, şüpheleri, tereddütleri, ertelemeleri… Sonra da tüm bunları yakın, alevlerin dönüştürücü gücüyle hepsi, büyük farkındalıklara, eşsiz hediyelere dönüşsünler!

“Yüce Allah’ım izninle, sevgili Başmelek Mikail, Haniel, Ceremayel, değişime, ışık dolu bir güne ve çağa, bembeyaz bir sayfaya adım atmamı sağlayın. Benimle yürüyün lütfen ve tüm bana hizmet etmeyen kalıplardan, ortamlardan tereyağından kıl çeker gibi ÖZGÜRLEŞTİĞİM bir hayata adım atmamı sağlayın! Yaşamak üzere geldiğim o hayatı kucaklamamı sağlayın! Teşekkür ederim.”
Büyük ışık olsun; ve öyle de oldu.
Beki

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

8 Haziran 1972’de, Kuzey Vietnam’da saklandıkları tapınağa bir Amerikan uçağından dört napalm bombası atıldı…

kim-phuc-and-thomas-1995-0[1]

8 Haziran 1972’de, Kuzey Vietnam’da saklandıkları tapınağa bir Amerikan uçağından dört napalm bombası atıldı…

Sağ kalan çocuklar, elbiseleri, saçları, vücutları yanık içinde, çığlıklar atarak kaçışırken, foto muhabiri Nick Ut kendisine Pulitzer ödülünü getirecek olan kareyi çekti. Ortada, çığlık çığlığa koşan çıplak kız, Vietnam Savaşı’nın bütün dehşetinin isimsiz simgesi haline geldi.

Amerika’yı dünya kamuoyunun önünde mahkum eden bir simge…

1982’de bir Alman gazeteci “Resimdeki Kızın” peşine düştü. Kızın adının Kim Phuc olduğu ortaya çıktı. Bütün vücudu yandığı için Saigon’da 14 ay hastanede yatmış, yanık derisi ayıklanırken her seferinde acıdan bayılmıştı.

İleri bir yaşta, kocasıyla gittiği Moskova dönüşü siyasi mülteci olarak Kanada’ya sığınmıştı Kim. O günlerde 34 yaşındaydı. Evliydi, 3 yaşında bir oğlu vardı. Astım ve şeker hastasıydı, sık sık migren krizi geçiriyordu. Vücudunda, her vesileyle azan, silinmek bilmez yaralar taşıyordu, cildi nefes alma yeteneğini kaybetmişti, ama “Ama ne talihliymişim ki yüzümde en küçük bir leke bile yok!” diye avunuyordu.

1995 senesinde Washington’da Vietnam Savaşı’nı anmak için bir tören yapıldı. Kim Phuc da oradaydı…

Kürsüde konuşurken, “O bombaları atan pilotla karşılaşsam, ona “Geçmişi değiştiremeyiz…” derdim,”Ama bugün ve yarın, barışa hizmet etmek için elimizden geleni yapabiliriz!”

Salondan sessizce ayrılıyordu ki, eline bir kağıt sıkıştırdılar, göndereni işaret ettiler. Kim Phuc önce dönüp adama baktı. Adam orada öylece durmuş, eli ayağı titreyerek Kim Phuc’a bakıyordu. Sonra elindeki notu okudu Kim Phuc… “Kim, o adam benim!” yazıyordu.

8 Haziran 1972 günü, Vietnam’daki o mabede napalm atan uçağın pilotu John Plummer’di orada duran… Savaştan sonra yıllarca kendine gelememiş, ne yapacağını bilememiş, din adamı olmuş, “O küçük kızın” resmini gazeteden kesip her an cüzdanında taşımıştı.

Kim bir an adama baktı, sonra kollarını açarak ona doğru koştu…

Hangisinin yarası daha derindi dersiniz?

Yazarı Bilinmiyor

kaynak: charlot gabay facebook sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Vücut Tipiniz Neden Kilo Aldığınızı Söylüyor?? Sen Hangisisin?

kiloooo-620x329[1]

Neden kilo alıyorsunuz? Kilo alma nedeninizi biliyor musunuz? Bunu hiç düşündünüz mü?  Belki de düşündünüz ama cevap bulamadınız. İşte size neden kilo aldığınızın nedeni…

Kimi ne kadar zayıflarsa zayıflasın göbeğinden kurtulamazken kimi de aynı sorunu basenlerinde yaşıyor. İşte hangi bölgeden şişmanladığınıza göre analizler. Bu analizler sayesinde kilolarınıza karşı daha bilinçli olacaksınız.

Kilo alma nedeninizi biliyor musunuz?

Uzmanlara göre resimde görüldüğü üzere

numaradaki gibi vücudunuzun üst kısmından kilo alıyorsanız bunun sebebi fazla yemeniz. Sağlıklı beslenmeye çalışarak kilo verebilirsiniz.
2 numaralı resimdeki gibi sadece göbeğiniz varsa kilo almanızın nedeni tamamen sinirsel. Stres sebebiyle şişkinlik ve hazımsızlık çektiğiniz için göbeğiniz daha şişkin de görünebilir.

3 numaralı resimdeki basen bölgesinden kilo alanların sorunu fazla gluten tüketimi olabilir. Glutensiz gıdalar tercih edebilirsiniz.

Metabolizma hızlandırma yolları

4 numaralı resimdeki gibi ön karın bölgesinden şişmanla sorunu ise genellikle genetik yatkınlıkla ilgili. Ailenizde bu bölümden kilo alanlar var ise spor yaparak ve karın kaslarınızı sıkılaştırarak karnınızı kontrol altında tutabilirsiniz.

5 numaradaki gibi alt kalça ve bacak bölgesindeki kilo almanın sebebi olarak kan dolaşımı problemleri gösterilebilir. Doktora başvurarak bu soruna çözüm bulabilirsiniz.

6 numaralı resimdeki gibi vücudun orta kısmındaki kilolar hareketsizliğe bağlıdır. uzun süre oturduğunuz bir işte çalışıyor olabilirsiniz.Hareket etmeye ve spor yapmaya özen gösterin.

Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu

Kilo vermek ve formda kalmak mı istiyorsunuz? Metabolizmayı hızlandıran, Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu ile bunu yapmanız mümkün.

Meyve ve sebze suları vücuttaki fazla yağları atmaya yarayan mükemmel bir çözümdür. Sebze suyu kilo kaybettirirken metabolik performansı da artırır. Uzmanlara göre günde tüketilecek bir bardak sebze suyu hızlı bir şekilde kilolarınızdan kurtulmanıza yardımcı olur. Bakın sadece yardımcı olur diyoruz. Sakın egzersiz yapmayı unutmayın. Hiç vaktiniz yoksa yürüyüş yapın. Bir yerlere arabayla değil de yürüyerek gidin.

İşte Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu…

Pancar Suyu

Pancar suyu zayıflama diyetinizde mutlaka bulunması gereken içeceklerden. Hiçbir yağ veya kolesterol içermez ve besleyici içeriği çok yüksektir. Pancar suyu daha fazla kalori yakmak için için gücünüzü artırır. Pancar suyu lifli bir besin olup vücudun kolesterol seviyesini düşürür. Kilo vermek için mükemmel bir etkiye sahiptir ve sizi gün boyu enerjik tutar. Pancar suyu bağırsaktaki yağlanmaları da çözerek boşaltım sistemine de yardımcıdır.

Kereviz Suyu 

Kereviz suyu vücutta biriken kiloları-yağları eritmek için çok yararlıdır. Kalori alımınızı azaltarak zayıflamanızı sağlar. Kereviz suyu idrar sökücü görevindedir selülit ve şişlikleri azaltır. Ayrıca, kabızlığı engeller ve vücutta oluşabilecek kireçlenme riskini azaltır.

 Salatalık Suyu 

Salatalık suyu susuzluk giderici, ferahlatıcı ve serin tutucu bir içecektir. Vücuttaki birikmiş toksinleri ve yağ hücrelerini eriterek doğal bir idrar söktürücü görevi görür. Aynı zamanda vücudun metabolizmasını hızlandırarak kilo kaybına yardımcı olur. Salatalık suyu fazla kilolarınızdan kurtulmanın yanında parlak ve prüzsüz bir cilde sahip olmanızı sağlar. Taze salatalık suyu mide ekşimesi, asitlik, ve mide ülseri gibi rahatsızlıkları giderir. Salatalık suyunun tadı hoşunuza gitmiyorsa havuç ile birlikte hazırlayabilirsiniz. Her yemek öğününden önce iştah kapatıcı olarak bir bardak salatalık suyu içebilirsiniz.

Havuç Suyu 

Taze havuç suyu olağan üstü bir lif kaynağıdır. Havuç suyundaki bu lifler vücudun yağ oranını azaltan testesteronu salgılamak için çok etkili kaynaklardır. Düzenli havuç suyu tüketimi daha hızlı bir oranda kilo vermeye yardımcı olur, aynı zamanda vücudun savunma mekanizmasını güçlendirir.

Lahana Suyu 

Lahana oldukça düşük kalorili bir sebzedir. Lahana suyu zengin lif içeriğiyle uzun süre tok tutabilir. Kilo kaybı için çok özel bir sebze suyudur. Lahana suyunda yüksek konsantrasyonlarda C vitamini ve antosidan bulunur ve diyabet riskini azaltır. Sağlıklı bir atıştırmalık olarak veya bir yemek yerine, yemeklerden önce veya sonra lahana suyu içiniz. Atıştırmalık olarak, yemek öncesi, yemek sonrası hatta yemek öğünü olarak bile tüketebilirsiniz. Ayrıca lahana cildiniz için en iyi 9 besin arasında.
Doğal yolla zayıflatan 5 sebze suyu vücut tarafından kolayca sindirilerek sindirim sistemi üzerinde yatıştırıcı ve iyileştirici etkisi ile bilinir. Sebze suyu içeriğindeki fitokimyasallar, vitaminler, mineraller ve antioksidanlar ile bağışıklık sistemini güçlendiriyor bu yönü ile hastalık ve kirliliğin etkilerinden vücudu korurlar. Ayrıca sebze suyu vücuttaki enerji düzeylerini artırarak vücuttaki pH seviyesini dengeler. Eğer tiroid, böbrek veya safra kesesi sorunlarınız varsa doktorunuza danışmayı unutmayın. Sebze suları için sadece çiğ, taze ve organik sebzeler kullanın.

Kaynak: kadinkahvesi.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göbeğim Var Ve Kurtulamıyorum Mu Diyorsunuz??? İşte Çözümü Bu Mucizevi Karışım…

gobek-620x346[1]

Yağsız yoğurdun göbek yağlarının %81 inin tek başına erittiği ABD Tennesse Üniversitesinde yapılan araştırmalar da ortaya kondu. Ayrıca zencefil’in yağ yakıcı özelliği aşikar.

Yine zerdeçalın hazmı kolaylaştırdığı ve ödem attırdığı bilinmekte. Tarçınıda zayıflamaya yardımcı olduğu bilimsel kanıtlanmıştır.

Yoğurt Kürü İçin Gerekli Malzemeler:

1 kase yağsız yoğurt
1 çay kaşığı zeytin yağı
1 çay kaşığı zencefil
1 çay kaşığı zerdeçal
1 çay kaşığı tarçın
1 kase yağsız yoğurdun (4-5 yemek kaşığı) içine 1 çay kaşığı zencefil, 1 çay kaşığı zerdeçal ve 1 çay kaşığı toz tarçın, 1 çay kaşığı zeytin yağı ilave edip karıştırıyoruz. Bunu sabah, öğlen ve akşam aç karnına ve yemeklerden 1-2 saat önce olmak üzere 3 kez yapıyoruz ve tüketiyoruz. Tadı da muhteşem. Aynı zamanda yoğurdun tok tutma özelliğinden dolayı acıkmıyoruz. Özellikle göbek eritme, kan şekeri çabuk düştüğü için kilo verme sorunu olanların çok işine yarayacak. Ayrıca yoğurdun ileri yaşlarda oluşabilecek kemik erimesi, diş kaybı, bağırsak kanseri gibi rahatsızlıkların da önüne geçtiğini, bağırsak florasına yardımcı olup sindirimi kolaylaştırdığını unutmamak gereklidir.

Dengeli beslenmeye, gün içinde spor yapamıyor olsanız dahi en azından asansör kullanmak yerine merdivenleri kullanmaya, en az 2,5lt su içmeye, kısa mesafelere yürüyerek ulaşmaya, taze sebze meyve tüketmeye ve gülümsemeye gayret edin.

kaynak: ne örüyorsun

Balkonda Sigara İçerken Marazlandım Diyorum Hala Ne Diyo Ya!!!

tumblr_mw5rhsRCcl1rrdtd5o1_1280[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alo Hayatım Toplantıdayım…

15355_58419_30092014160052_6[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Damarlarınızı Temizleyecek On Besin

atardamarlari-temizleyin[1]

Kırmızı taneli meyvelerin hepsi, antioksidan açısından zengindir. Bu anlamda en yoğun içeriğe nar sahiptir. Atardamar ve toplardamarlarınızı temizleyerek, damar sertliği probleminden korunabilmek mümkündür.

Araştırmalara göre, damar sertliği, her geçen yıl dünyada daha fazla ölüme sebep olmaktadır. Bu çok ciddi bir hastalıktır; çünkü bu hastalığa sahip kişilerin enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemleri zayıf olur. Tıkanmış atardamar ve toplardamarlar, damar sertliğine ilaveten, hipertansiyon ve kalp hastalıkları riskini de yüksek miktarda arttırırlar.

Yukarıda bahsettiğimiz tüm bu ciddi hastalıklardan korunmak için, yapabileceğiniz en önemli şey, beslenme diyetinize dikkat etmenizdir. Takip eden makalede, atardamar ve toplardamarlarınızı temizlemek için tüketebileceğiniz on besinden bahsedeceğiz.

Sarımsak

sarimsak-suyunun-faydalari

Damarların temizlenmesi dendiğinde, bir numaralı besin sarımsaktır. İçerdiği güçlü antioksidanlar sayesinde vücudunuzdaki serbest radikallerle savaşabilir ve kötü kolesterol seviyesini düşürürken, iyi kolesterol seviyesini yükseltir. Bu mucizevi fayda, kan dolaşımını hızlandırarak, hipertansiyon ile savaşmanıza yardımcı olur.

Yulaf Ezmesi

Bu yiyeceği özellikle kahvaltınızın bir parçası olarak tüketmenizi tavsiye ediyoruz, çünkü sindirime yardımcı olur ve günün kalan kısmında size enerji verir. Yulaf ezmesinin harika faydalarından bir diğeri de; kolesterolün atardamarların duvarlarına yapışma kabiliyetini düşürmesi ile damar sertliği ve kalp hastalıkları riskini düşürmesidir.

Elma

elma-ile-kilo-verin

Kaliforniya Üniversitesi’nde Doktor ve Beslenme Uzmanı olan Liz Applegate’e göre; elmanın içeriğinde bulunan pektin isimli maddenin kolesterol ile birleşme özelliği vardır. Ayrıca elma içeriğinde bulunan flavonoid, kalp hastalıklarına yakalanma riskini %50 azaltır.

Balık

Yağlı balıklar, “iyi yağlar” olarak da bilinen omega-3 yağ asidi açısından zengindir. Bu yağlar, damarların tıkanmasını engellemeye yardımcıdır. Bu amaca ulaşmak için tüketmeniz gereken balıklar şu şekilde sıralanabilir: Somon, orkinos, ton balığı, alabalık, ringa balığı ve sardalya.

Zerdeçal

zerdecal

Zerdeçalda bulunan ana element kurkumindir, bu da kalbinizi korur. Araştırmalara göre, zerdeçal bu element sayesinde genellikle tıkanıklıkla oluşan damardaki zararı engelleyebilici özelliktedir.

Ispanak

Bu yeşil yapraklı sebze, A ve C vitamini açısından zengindir. Bu vitaminler de, araştırmaların gösterdiğine göre; kolesterolün oksitlenmesini ve damar sertliği problemini engelleyicidir.

Kuruyemişler

kuruyemis

İçerdikleri mono-doymamış yağ ve kalp sağlığı için çok önemli olan omega-3 yağ asidi sayesinde kuruyemişler; damarlarınızdaki tıkanıklıkları engelleyici özelliğinin yanısıra, ayrıca damarların temizlenmesinde de etkilidirler. En faydalı kuruyemişler şu şekilde sıralanabilir: Fındık, badem, ceviz ve fıstık.

Zeytinyağı

Sızma zeytinyağı, sağlığınız için çok faydalıdır ve kalp hastalıklarını engelleyici özelliklere sahiptir. Bu yağ, mono-doymamış bir yağdır ve bu, kolesterolün damar duvarlarına yapışmasını engelleyici özelliktedir.

Domates

domates

Domates, likopen kaynağıdır. Likopen, bir tür antioksidandır ve kötü kolesterolün damar duvarlarına yapışmasını engelleyicidir. Araştırmalara göre, günlük domates tüketimi, atardamarlarda meydana gelen plak oluşumu riskini ciddi oranda düşürmektedir.

Nar Suyu

Nar suyunun, böğürtlen suyu, yaban mersini suyu ve portakal suyu gibi diğer tüm meyve sularından daha yüksek oranda antioksidan içerdiği bilimsel çalışmalarla kanıtlanmıştır. Bu mucizevi içeriği sayesinde, fareler üzerinde yapılan bir çalışmaya göre, nar suyu, damar sertliği olarak bilinen atardamarlarda oluşan hasarı iyileştirmede oldukça etkilidir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Karaciğer Yağlanmasını Kontrol Altına Almaya Yardımcı Meyveler

İçerdikleri yüksek miktarda antioksidan sayesinde narenciye meyveler, karaciğere detoks yapmak için yardımcıdırlar. Ayrıca, limonlu sıcak su içmek, vücuda olumlu etki eden ve bağışıklık sistemini güçlendiren bir alışkanlıktır.

Karaciğer yağlanması, günümüz toplumlarında oldukça yaygın görülen bir problemdir ve kronik hale gelebilir. Bu hastalıktan nasıl korunabilir ve hastalığı nasıl tedavi edebilirsiniz? Sağlıklı beslenme, bu konuda size oldukça fazla yarar sağlar; bu yüzden bugün size bu anlamda en faydalı meyveler hangileridir, bunlardan bahsedeceğiz. Haydi başlayalım!

Karaciğer Yağlanması ile Savaşta Yardımcı Meyveler

2-karaciger

Yakın zamanda karaciğer yağlanması ile mi teşhis edildiniz? Muhtemelen bir başka aile üyenizde de böyle bir rahatsızlık var, değil mi? Eğer böyleyse; sahip olduğunuz karaciğer yetmezliği seviyesine göre doktorunuzun tavsiye ettiği yolları takip etmelisiniz. Ancak; genel anlamda bu rahatsızlık, karaciğer hücrelerinde biriken fazla yağdan dolayı oluşmaktadır.

İltihap, yorgunluk ve genel anlamda bir keyifsizlik hissediyor olabilirsiniz; ancak özünde bu hastalık sizin için, hayat tarzınızı değiştirmek adına bir çağrı anlamına geliyor olabilir. Aksi halde bu durum uzun vadede karaciğer yetmezliği veya siroz gibi hastalıkların habercisi olabilir. Dolayısı ile, ciddiye alınması gereken bir durum, değil mi? Elbette öyle! Takip eden bölümde, bu konuda size yardımcı olabilecek sağlıklı yiyeceklerden söz edeceğiz. İçlerinde özellikle bazı meyveler var ki, anahtar niteliğinde. Haydi öğrenelim:

1. Sağlıklı Elmalar

3-elma

Gün içinde kaç adet elma yiyorsunuz? Bunu soruyoruz çünkü: Sabah kahvaltılarınıza bir adet yeşil elma eklemenizi istiyoruz. Bu elmalar, tüm meyveler içinde en iyileridir. Doktorlara göre; kandaki şeker seviyesini düşürürler ve daha birçok faydaları vardır. Elmalar, antioksidanlar açısından oldukça zengindirler; bu sayede, karaciğer detoksu için harikadırlar. Ayrıca; kandaki şeker seviyesini düşürerek, serbest radikallerle de savaşırlar.

Dahası, elmalar malik asit (elma asidi) içerirler. Bu asit ise; böbrek taşı oluşumunu engeller ve bu organı koruyucu özelliktedir. Artık, elmayı kabuğu ile yemeniz gerektiğini söylememize herhalde gerek yok! Kabuğunda çok daha fazla mineral bulunduran elma, karaciğerde biriken yağları ve ağır metalleri yok etmeye yardımcıdır. Sonuç olarak: Günde bir elma, sizi doktordan uzak tutar!

2. Limon Suyu

4-limon-suyu

Artık limonun faydalarından haberdarsınız ve güne bir bardak sıcak limonlu su ile başlamanın sizin için neler yapabileceğini çok iyi biliyorsunuz. Bu alışkanlığı halihazırda edinmediyseniz, bir an önce beslenme diyetinize bu alışkanlığı da eklemenizi tavsiye ediyoruz. Bu sayede bir anda iyi hissetmeye başlayacaksınız ve karaciğeriniz size teşekkür edecek. Narenciye meyveler, içerdikleri antioksidanlar sayesinde, karaciğer detoksu için her zaman çok idealdirler.

Limon, C vitamini açısından zengin bir meyvedir ve bağışıklık sistemini de güçlendiricidir. Eğer limon suyu tüketmekten çok hoşlanmıyorsanız, bir bardak su ile sulandırarak da tüketebilirsiniz.

3. Greyfurt, Her Zaman İyileştirir

5-greyfurt

Greyfurt hakkında bilmeniz gereken bir şey: Araştırmalara göre, yemeklerden önce yarım greyfurt tüketirseniz bu kilo vermenize yardımcı olur. Tıpkı limon gibi, greyfurt da karaciğeriniz için oldukça faydalı bir meyvedir. Artısı: Greyfurt içinde, karaciğerdeki yağ ve toksinleri yok eden mekanizmayı teşvik edici enzimler içermektedir. Bu sebeple, mucizevi bir meyvedir.

Greyfurt ayrıca, yüksek miktarlarda malik asit ve karotenoid içermektedir. Bu içerikler ise, bu önemli organı temizleyici ve güçlendiricidirler. İlaveten, greyfurtun yüksek oranda naringenin içerdiğini unutmayın. Bu madde vücuda karaciğerde biriken yağ asitlerini kırması için yardımcı olur.

4. Avokado

6-avokado

Avokadoları herkes çok sever. Avokadonun sahip olduğu müthiş özelliklerin henüz bilinmediği zamanlar da vardı muhtemelen. Şu an dahi, bu meyveyi ölçülü tüketmekte fayda var: Örneğin günde bir taneden fazla tüketmeyin. İçerdiği oleik asit (sağlıklı tipte, mono-doymamış yağ asidi) vücudunuza, kolesterol seviyesini kontrol altında tutabilmesi için yardımcı olur.

Ayrıca unutmayın ki; bu meyve lif de içermektedir; bu da tokluk hissi oluşturur ve ayrıca bu meyve kandaki şeker seviyesini de düşürücüdür. Bu meyveyi tüketerek, günlük besin ihtiyacınızın bir kısmını karşılamış, aynı zamanda da vücutta biriken zararlı yağ asitlerini yok ederek, karaciğer yağlanması problemi ile savaşmış olursunuz. Bugünden başlayarak, neden günlük beslenme diyetinize, örneğin salatanıza, bir miktar avokado eklemeyesiniz?

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kirli Suyu 1 Dakika İçinde Temizleyerek İçilecek Hale Getiren Müthiş Buluş: LifeStraw

lifestraw-m[1]

Bu teknoloji Danimarka kökenli Vestergaard Frandsen Group şirketi tarafından geliştirilen bir sosyal sorumluluk projesidir.

Taşınabilir su arıtma filtresi olarak tanımlanabilir. Büyükçe bir pipeti andırıyor. Kullanım ömrü ortalama 1 yılla sınırlıdır. Bu süre hesaplanırken yetişkin bir birey için günlük su ihtiyacı 2 litre olarak belirlenmiş. Buluş, içme sularından kaynaklanan salgın hastalıkları (çocuk felci, dizanteri, kolera, koli basili, streptokok, tifo, tifüs vb.) ortadan kaldırmak üzere tasarlanmış.

İçme suyu sıkıntısı çekilen coğrafyalarda, kirli su kaynaklarından (yağmur suyu, nehir suyu vb.) temiz su ihtiyacını karşılamak üzere bu buluştan yararlanılmaktadır. Afrika kıtası ya da coğrafi anlamda su sorunları olan ülkelerdeki insanları susuzluktan kurtarma adına olumlu bir gelişme olarak kabul ediliyor.

Küresel ısınma sonucu ortaya çıkabilecek su kıtlığına karşı iyi bir önlem aracı olarak kabul ediliyor. Proje Time Dergisi tarafından en iyi ve en yararlı buluşlar arasında gösteriliyor. Her ne kadar Afrika halkı için bir sosyal sorumluluk projesi olsa da, sıradan vatandaşların da satın alması hedeflenmiş. Bu sayede elde edilen gelirlerin bir kısmı yoksul ülkelerdeki vatandaşlara gönderiliyor.

Kaynak : onedio

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Aldatıldınız Mı ? Olabilir… Bundan Sonra Hayata Daha Emin Adımlarla Basacağınızın 11 Kanıtı…

Evet aldatılmak kesinlikle kabul edilemez bir şey. Neden böyle bir şeyin başınıza geldiğini, diğer kişiden ne eksiğiniz olduğunu sorgular durursunuz. Ancak böylesine kötü bir deneyimin bile iyi bir yanı olabilir desek?

Aldatılan kadınlar yaşadıkları bu kötü olaydan sonra daha güçlü kadınlar olarak yeniden doğuyor!

1. Kendinizi dinlemeye başlarsınız.

Kendinizi dinlemeye başlarsınız.

Artık hayattaki birinci önceliğiniz kendinizsiniz. Daha öncesinde de böyle olmalıydı; ama kendinize ayıracak pek vakit bulamıyordunuz. Şimdi kendinizi analiz edip, daha yakından tanıma zamanı. Farkında olmadığınız bir sürü şey keşfedebilirsiniz!

2. İlişkinizdeki önceliğiniz aşk değil, güven duygusu olur.

İlişkinizdeki önceliğiniz aşk değil, güven duygusu olur.

Bir ilişkide en önemli şeyin aşk değil, güven duygusu olduğunu anlarsınız. Güvenmediğiniz hiç kimseyle beraber olmazsınız.

3. Kimseye kolay kolay kendinizi kaptırmazsınız.

Kimseye kolay kolay kendinizi kaptırmazsınız.

“Gözü kapalı” veya “kör kütük aşık olmak” tanımları artık sizin için bir şey ifade etmez. İlişkilerinizde daha temkinli davranırsınız.

4. İnsanların korkunç şeyler yapabileceğinin bilincinde, böyle durumlara karşı hazırlıklısınızdır.

İnsanların korkunç şeyler yapabileceğinin bilincinde, böyle durumlara karşı hazırlıklısınızdır.

Çok sevdiğiniz insan bile sizi aldatıyorsa, “Neden?” diye sormayı bıraktığınız an, böyle bir durumda bir daha karşılaşmamak için elinizden geleni yaparsınız.

5. Ayaklarınız yere eskisinden daha sağlam basar.

Ayaklarınız yere eskisinden daha sağlam basar.

İlişki ve kendiniz hakkında geliştirdiğiniz yeni bakış açınız sayesinde, kendinizden daha emin hareket etmeye başlarsınız.

6. Yoğurdu üfleyerek yemeniz, hiç yoğurt yemeyeceğiniz anlamına gelmez.

Yoğurdu üfleyerek yemeniz, hiç yoğurt yemeyeceğiniz anlamına gelmez.

Sadece bu davranışınız sayesinde, bu tarz insanlarla karşılaştığınızda, tekrar tekrar aynı hataya düşmenizi engellemiş olursunuz.

7. Her mutlu ilişkinin, mutlu sonla bitmeyeceği gerçeğini kabul edersiniz.

Her mutlu ilişkinin, mutlu sonla bitmeyeceği gerçeğini kabul edersiniz.

Böylece fazla hayal kurmaz, daha gerçekçi olursunuz.

8. Bir ilişkiden gerçekte ne istediğinizi daha net anlarsınız.

Bir ilişkiden gerçekte ne istediğinizi daha net anlarsınız.

9. Bir daha kolay kolay kandırılmazsınız.

Bir daha kolay kolay kandırılmazsınız.

Yaşayarak öğrenmek, çoğunlukla kötü bir tecrübe edinme şekli; ama karşınıza çıkan herkes böyle olacak diye bir kaide de yok.

10. Kafanızı dağıtmak için yaptığınız her aktiviteyle, aslında kendinize yeni bir özellik kazandırırsınız.

Kafanızı dağıtmak için yaptığınız her aktiviteyle, aslında kendinize yeni bir özellik kazandırırsınız.

Bir anda düştüğünüz boşlukta, sırf kafa dağıtmak için katıldığınız kurslar sayesinde daha önce aklınızda olmayan birçok şeyi deneyebilir ve yeni beceriler kazanabilirsiniz.

11. Son olarak, Nietzsche’nin o meşhur cümlesi bu durumda da geçerli: “Sizi öldürmeyen şey güçlendirir.”

Son olarak, Nietzsche'nin o meşhur cümlesi bu durumda da geçerli:

Bütün kadınlar güçlüdür! 💪

kaynak: onedio

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »