Kendinize Bayram Hediyesi Olarak ”21 Günlük Değişim Programına Katılım” Hediye Edin…

Slide111924960_979962195399233_2262772948252417140_n[1]

Karşımda sağlıklı, fit, içten, sıcak, insanlara yardım etmeyi hayatının amacı haline getirmiş bir insan yani ‘’Şevval Nüket Saraç’’ duruyor. Gözlerindeki ışıltıyı takip etmekten ilk başta anlattıklarına odaklanamıyorum , 39 yaşına kadar sağlıksız beslenme kaynaklı bir çok problemle boğuşmuş sonra bir gün (15 sene evvel oluyor o gün :)) artık bu böyle devam etmez demiş, ve önce kendi değişim programını uygulamaya başlamış.

11904700_981004791961640_7452140271210177442_n[1]  4
Sağlıklı beslenmeye, su içmeye, yürümeye ve Herbalife ürünlerine kullanmaya başlamış. Arkasından sonuç inanılmaz olmuş, enerjisi yükselmiş, güzelleşmiş, forma girmiş, dostluklar kurmaya başlamış ve ben bunu insanlarla büyütmeyelim demiş. Sağlıklı yaşam koçu olmuş, her gün danışanlarıyla birebir çalışmaya başlamış, beraber yürümüş, cesaret vermiş, yaşam enerjisi aşılamış, her telefonlarına cevap vermiş, Herbalife shakelerini beraber hazırlayıp içmiş, onlara nefes koçluğu yapmış. Anlayacağınız dokunduğu her hayatta mucizeler yaratmış…

10897119_858969454165175_4116552114565905897_n[2]  3
Ve sonbaharın gelmesiyle 21 günlük değişim programını başlatmaya karar vermiş. Aman kaçırmayın. Beylerbeyindeki kulübüne katılın, kendisini arayın, gülün, eğlenin, shakelerinizi için, doğru nefes alın ve yaşamınızı yenileyin derim…
Kendisinin Facebook Sayfası: Aroma Sağlıklı Yaşam Kulübü (Sayfa harika bilgilerle donatılmış mutlaka göz atın)
İnstagram Adresi: Herbalifeaktifkoc

8 6
Bir iki paragrafta da Nüket Hanım size kendisini ve programı anlatacak… Buyrun…
Yaşam bize hediye. Nasıl yaşıyacağımızı biz belirliyoruz. Gün, çabuk geçsin de diyebiliriz. Gün, ne çabuk bitti de diyebiliriz. İkisiniz arasındaki tek fark amacımızın olması ve onun için ne yaptığımız. Benim amacım her gün bir gün öncesinden daha iyi bir insan olabilmek, ruhumu beslemek, insanlara ve hayvanlara yardım edebilmek. Ben seçimimi 15.5 yıl önce yaptım. Daha sağlıklı, daha fit, daha aktif, daha özgür yaşamayı, daha çok insana yardım etmeyi seçtim. Sizin seçimleriniz ne?
Benim koçluğum ve Herbalife ile 21 günlük değişim programına var mısınız?

11986953_982622408466545_4531530661357052393_n[1] 11880680_975731419155644_2713761104787217348_n[2]
-Sağlıklı beslenerek, aç kalmadan kilolarınızı kolayca kontrol edin -Günlük takip ve ücretsiz koçluk
-Beslenme alışkanlığınızı değiştirin -Yağlara meydan okuyoruz 🍏
-Kilolarımı aşağı ya da yukarı kontrol etmek istiyorum, -Kas dokumu artırmak istiyorum,
-Daha fazla enerjiye sahip olmak istiyorum, -Daha sağlıklı beslenmek, daha fit ve aktif olmak istiyorum,
-Sporcu beslenmesine ihtiyacım var Diyorsan… Çözümümüz var Bu senin yaşamının değerini artıracak lezzetli bir çözüm.

2 7

Sizi hedeflerinize ulaştırmak için müthiş bir programımız var.
Şevval Nüket Saraç Sağlıklı Yaşam Koçu (Whatsapp 0533 620 50 07)

Herbalife Bağımsız Distribütörü

Hayatın İçinden İnsanı İyi Hissettiren 24 Küçük Mutluluk

Küçük mutluluklar iyidir.

1. Kışın ortasında dışarıda kar yağarken elinde kahveyle sıcacık odandan dışarıyı seyretmek.

Kışın ortasında dışarıda kar yağarken elinde kahveyle sıcacık odandan dışarıyı seyretmek.

2. Sessiz bir sahil kıyısında dalga sesleriyle birlikte sevgilinle başbaşa kalmak.

3. “Akşama en sevdiğin yemeği yaptım.” cümlesini duymak.

4. Gece buzdolabının kapağını umutsuzca açmışken çikolatalı pasta bulmak.

5. Dünyayı bir anlığına bile olsa daha yaşanası hale getiren anlık mucizelere tanık olmak.

6. Test sınavında tamamen salladığın sorunun cevabının doğru olduğunu öğrenmek.

7. Tanımadığın birilerine bir faydanın dokunduğunu görmek.

8. TV’de zap yaparken en sevdiğin filme/programa denk gelmek.

9. Bir dükkandan aldıklarınızın ödemesini yaparken paranız çıkışmadığında “bu da benden olsun” cümlesini duymak.

10. O günün pazar olduğunu zannediyorken aslında cumartesi olduğunu fark etmek.

11. El ele tutuşan birbirine aşık yaşlı bir çift görmek.

12. İşlek bir yerde oturup gelip geçen insanların farklılıklarına bakmak.

13. Yeni aldığın kitabın ilk sayfasına adını-soyadını-aldığın tarihi ve yeri yazmak.

14. Yarın bir işinizin olmadığını öğrenip tüm gecenin keyfini çıkartabileceğinizi bilmek.

15. Yolda giderken tanımadığınız yaşlı bir amcanın size selam vermesi.

16. En fazla 45 beklediğin sınavdan 60 almak.

17. Küçük bir çocuğun sorularını tek tek ve gülümseyerek cevaplamak (cevaplayabilmek).

18. Cuma günü yorgun bir şekilde eve gelip güzel bir duş aldıktan sonra televizyon başına geçmek.

19. Güzel bir rüya ile uyanıp hemen ardından sevdiklerine heyecanla anlatmak.

20. Yaz akşamlarında balkona çıktığınızda çay tıngırtılarının, çekirdek çitleyen insanların sesini duymak.

21. mp3 çaların rastgele çalma modundayken en sevdiğin şarkının çalmaya başlaması.

22. Telefonda konuştuğun annenin sesinin iyi gelmesi.

23. Su birikintisinde yıkanan serçeleri izlemek.

24. Sokakta yürüyorken bir kez sevdin diye peşine bir köpek yavrusunun takılması.

Her İnsanın Kendine Sorması Gereken 10 Mühim Soru

İşte dünyayı daha yaşanabilir bir yer kılmak için kendimize sormamız ve “dürüstçe” cevaplamamız gereken 10 soru:

1. Bir insanı gerçekten güçlü yapan nedir?

Güçlü bir konumda olmak, bir insana yapmak istediği pek çok şeyi yapmak ya da başka bir insanı maşa olarak kullanıp yaptırmak konusunda serbestlik tanır. Bu yüzden bir insana bu serbestliği tanıyarak onun gerçekte kim olduğunu öğrenirsiniz. Peki sen, gücü elinde bulunduruyor olsaydın bunu iyi için mi, yoksa kötü için mi kullanırdın? Eğer kötü için kullanmayı tercih ediyorsan, bu seni gerçekten güçlü yapar mı? Yoksa bu, zayıf ve kendiyle barışamamış bir insan olduğunu mu gösterir?

2. Sahip olduğum şeylerin değeri, kişisel değerimi etkiler mi?

Oturduğun ev ya da su içtiğin bardak; dünyadaki insanların %90’ının tüm hayatları boyunca çalışmasına rağmen elde edemeyeceği bir değerdeyse, bu senin diğer insanlardan üstün olduğunu gösterir mi? Onlara değersiz köleler gibi muamele etmenizi meşru kılar mı?

3. Korkularımla yüzleşebiliyor muyum?

İstisnasız herkesin bir takım korkularının olduğu sır değil. Peki siz, onlarla baş edebilmek için sizi korkutan insanlarla ya da durumlarla savaşmayı ve onları yok ederek korkularınızdan arınmayı mı tercih ediyorsunuz? Yoksa korkunun sadece sizin içinizde olduğunun bilincinde olup kendinizle yüzleşmeyi mi yeğliyorsunuz?

4. İyiye mi, yoksa kötüye mi hizmet ediyorum?

 İyi ve kötü her ne kadar belirsiz konseptler de olsa, davranışlarınız ve söylemlerinizle başkalarına somut anlamda ne kadar zarar verdiğiniz tartışmaya açık bir konu değildir. Kendi egonuzu beslemek adına etrafınızdakileri ne kadar harcıyorsunuz?

5. İnandığım şeyler, bana diğer canlıların kaderini belirleme hakkı tanır mı?

Körü körüne bağlı olunan şeyler, sizin dünyaya bakış açınızı göstermekten başka hiçbir anlam ifade etmez. Başkalarının da sizden farklı bir şey olmadığını, yalnızca onların da dünyaya farklı bakış açılarıyla yaklaştığını; tıpkı sizin gibi birinin oğlu, kızı, kardeşi, annesi olduğunu unutmak dünyadaki tüm yıkımın kaynağı değil midir?

6. Dünya üzerindeki eşitsizlikten ben ne kadar sorumluyum?

Kimi zaman internette fotoğraflarına rastladığımız, dünyanın çeşitli yerlerinde bizden çok daha kötü şartlar altında yaşamını sürdürmeye çalışan insanları gördüğümüz zaman, kendimizi dünyadaki adaletsizlik sebebiyle ne kadar suçlu ve sorumlu hissediyoruz? Yalnızca anlık olarak üzülüp unutuyor muyuz? Çoğumuz için evet. Çünkü bunun esas sorumlusunun dünya üzerindeki güçlü ve zengin insanlar olduğunu, bizim bu konu hakkında hiçbir şey yapamayacağımızı düşünüyoruz; fakat gerçeği gözden kaçırıyoruz. Tıpkı sizin gibi, diğer tüm insanlar da bu durumun sorumluluğunu üstüne almaktan kaçıyor. Dünyayı ben mi değiştireceğim diye düşünüyor. Peki tüm bunların gerçek sorumlusu kim o zaman?

7. Geçmişte yaşananlardan ne kadar ders alıyorum?

Savaş, yıkım, kaos, kıskançlık, bencillik, hırs gibi durumlar dünyada bugün ortaya çıkmış şeyler değil. İnsan tarih boyunca gezegeni başka insanlarla ya da gruplarla paylaşamamanın mücadelesini veriyor. Peki paylaşamadığımız bu gezegen üzerinde tüm canlıların huzurlu bir biçimde yaşaması nasıl mümkün olabilir? Daha çok savaşmakla, daha çok insan öldürmekle, daha fazla insanı aç ve susuz bırakmakla mı? Karşıtlık karşıtlığı, kötülük kötülüğü güçlendirmeye devam etmiyor mu?

8. Hayatımı nefret ve öfke mi, yoksa iyilik ve huzur mu yönetiyor?

Nefret ve öfke, yönelttiğiniz kişiyi değil yalnızca ve yalnızca kendinizi yok eder. Diğer insanların inançlarına, davranışlarına, fiziksel görünüşlerine ya da cinsel kimliklerine tahammül edememek, aslında kendinizle barışamadığınız, hatta kendinizden nefret ettiğiniz anlamına gelir.

9. Diğer canlıların yaşama hakkına saygı duyuyor muyum?

Diğer canlıların yaşama hakkına saygı duyuyor muyum?

Doğadaki tüm canlılar, en az sizin kadar yaşama hakkına sahiptirler. Onların farklı bir bilinç seviyesinde olmaları, sizden daha güçsüz olmaları, ya da sizin gözünüzde bir yarar sağlamıyor olmaları; onların köleleştirebileceğiniz robotlar ya da kendi yararınız için kullanabileceğiniz nesneler olduğunu göstermez. Aslında onlar gezegenimize sizin sağladığınız yarardan çok daha fazlasını sağlarlar ve acıyı da en az sizin hissettiğiniz kadar hissedebilirler.

10. Kötülüğe ne kadar seyirci kalıyorum?

Bugün dünyamızı yöneten duygular, kin, nefret, düşmanlık, bencillik, cahillik, öfke iken ve bir şeylerin iyiye gideceğine dair en ufak bir işaret bile yokken bu duruma karşı üç maymunu mu oynuyorsunuz? Yoksa artık birilerinin bu sorumluluğu almasının gerektiğini düşünenlerden misiniz? Dünyanın pek çok yerinde yaş, cinsiyet dinlemeden insanların yaşama hakkı ellerinden alınırken geceleri uyuyabiliyor musunuz?

Kendi Kendinizin En Büyük Düşmanı Siz Olabilirsiniz: 15 Maddede Öz Eleştiri

iyi-bir-hayat-surme-ihtimali-en-yuksek-ulke-6739184_x_5115_o[1]

 

 

Farkında olmadan kendi kendine zarar veriyor olabilir misiniz? Sizin için son derece normal olan, hatta karakterinizin bir parçası haline gelen bazı davranışlarınız bu durumun en büyük sebebi olabilir mi? En büyük düşmanınız kendiniz olabilir misiniz gerçekten? Biraz öz eleştiri zamanı…

1. Kendinizi bir bütün olarak değil, iyi ve kötü yanlara ayırarak yargılıyorsanız;

Herkesin iyi ve kötü olan huyları, özellikleri var. Ama insanları veya kendinizi, sanki bir peri masalındaymış gibi iyi ve kötü olarak ayırmak doğru değil. Bir bütün olarak değerlendirmelisiniz.

2. Bu hayattaki en güvendiğiniz kişi kendiniz değilseniz;

Eğer önce kendinize güveniniz olmazsa ve hayatınızdaki diğer insanlara, örneğin sevgilinize, daha fazla güvenirseniz, hayal kırıklığına uğradığınız zamanlar çok olacak ve böyle zamanlarda dünya başınıza yıkılmış gibi hissedeceksiniz. Önce kendiniz, sonra diğerleri.

3. Olası eleştirilerden kaçınmak için sürekli olarak beğenmediğiniz yönleriniz veya fiziksel özellikleriniz hakkında konuşuyorsanız;

Kimse mükemmel değil, elbette. Ama siz her tanıştığınız, her konuştuğunuz insana direk kötü yönlerinizden bahsetmeye başlarsanız, insanlara sizinle ilgili bir seçim şansı vermek yerine, sizi yargılamalarına sebep olursunuz.

4. Başınıza gelen kötü durumlar için kendinizi saf dışı bırakıp başka bir günah keçisi arıyorsanız;

Kötü bir şey yaşadığınızda suçu başkasına yüklemek en kolayıdır. Asıl zor olan ise “Ben nerede yanlış yapmış olabilirim” diye düşünmektir.

5. Yanınızdaki insanların rahatı ve mutluluğu sizinkinden daha önemliyse;

Elbette ki topluca gidilen bir mekanda kimse huzursuz olsun istemeyiz. Herkes eğlensin, mutlu olsun isteriz. Ama siz oranın komedyeni veya çocuk bakıcısı değilsiniz. Kendi rahatınız ve mutluluğunuz da en az herkesinki kadar önemli.

6. Kendinizi duygularınızla tanımlıyorsanız;

Hepimizin üzgün, sinirli ve stresli zamanları oluyor. Ama böyle zamanlarda yaşadığınız şeyi içinizde büyütürseniz, tüm gününüzü etkilersiniz. Örneğin işe giderken trafikte kavga ettiniz diyelim. “Bütün günüm mahvoldu işte sabah sabah” diye düşünmeniz sizin için hiç de iyi olmaz. Bırakın o kavgayı orada kalsın, siz hayatınıza devam edin.

7. Sürekli başarısız olduğunuz fikrine kapıldıysanız;

“Ama öyle” demeyin. Eğer sürekli başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız, büyük ihtimalle kendinize fazla yükleniyorsunuz demektir. Belirlediğiniz hedefleri iyi seçin, imkansız şeyler isteyip de olmadığı zaman başarısızlığı kabul etmeyin.

8. Herkesin sizi sevmesi için aşırı bir çaba içerisindeyseniz;

Tabii ki insanlar sizi sevmeli; ama bunun için aşırı bir çaba göstermenize gerek yok. Bu sizi yıpratır ve karşınızdaki insana olduğunuzdan farklı bir imaj çizersiniz. Bu dünyadaki tüm varlıklar sizi sevecek diye bir şey yok. Hepimiz insanız. Siz kendiniz olun, sizi seven yine sevecektir.

9. Hareket geçmek için bir şeyler olmasını bekliyorsanız;

Hayatınızda sizi mutsuz eden herhangi biri veya durum var ise, bunu durdurabilecek tek kişi sizsiniz. Eğer sürekli bir konuda şikayet ediyor; ama onunla ilgili hiçbir şey yapmıyorsanız, şikayet etmeyi bırakın. Çünkü gerçekten de rahatsız olmadığınız anlamına gelir.

10. Sizin için önemli olan kim olduğunuz değil de, diğerlerinin sizin hakkınızda ne düşündüğüyse;

Şu elalem mantığından kurtulmanız lazım. Siz kendinizden eminseniz, ne yaptığınızı biliyorsanız, sorun yok. Zaten kötü bir şey düşünen de olmaz. Eğer varsa dahi, onların niyetleri kötüdür. Bunun da sizinle bir alakası yok. Kimsenin düşüncelerini kontrol edemezsiniz, öyle değil mi?

11. Farkında olmadan başkalarının fikirleriyle yaşıyorsanız;

Bilmediğiniz veya çok üstüne düşmediğiniz bir konu olabilir. Hatta tam tersi olarak çok iyi bildiğiniz bir konuda da olabilir; başkalarının fikirlerini körü körüne kabul etmeyin. Her zaman savunacağınız bir fikriniz olsun.

12. Değiştirmek istediğiniz huylarınız için hayatınıza birinin girmesini bekliyorsanız;

Eğer gerçek çocuk olmak için Mavi Peri’yi bekleyen Pinokyo değilseniz, yanlış kişiyi bekliyorsunuz. Kimse için değişmeyin, kendiniz istediğiniz, kendiniz için değişin.

13. Huzursuz olduğunuz konularda çözüm aramak yerine huzursuzluğu kabul ediyorsanız;

Ne olursa olsun, bir sıkıntınız varsa, ki bu herhangi bir şeyle ilgili olabilir, bunu çözmeye çalışın. Kötü olan hiçbir şeyi savaşmadan kabullenmeyin.

14. Yeni olan her şey sizi korkutuyorsa;

Yeni ne kadar çekici olursa olsun, çoğu zaman alıştığımız şeylerden vazgeçmek kolay olmadığı gibi yeni olanın bilinmezliği de bizi korkutur. Ancak hayatınızı bu şekilde sürdürmek istediğinizden emin misiniz? Hayat kısa ve şimdiye kadar yaşamaya alışan yok. Siz farkında olmasanız da zaten her gün yeni bir şeyler oluyor. Ya da her gün yepyeni bir güne uyanıyorsunuz. Hayatınızı kısırlaştırmayın.

15. Öncelikleriniz söz konusu olduğunda ilk sırada kendiniz yer almıyorsanız;

Bu sizin hayatınız, başkalarının değil. Bu hayat bir kere geleceksiniz, kendi kıymetinizi bilin. Siz değerlisiniz!

KAYNAK: LİSTE LİSTE