Acımanın kökünde korku, kibir ve sözde bir alçak gönüllülük duygusu vardır;

images[2]

Sevecenlik, acımadan çok daha büyük ve soylu bir şeydir. Acımanın kökünde korku, kibir ve sözde bir alçak gönüllülük duygusu vardır; hatta bazen “Bu durumda olanın ben olmadığıma memnunum…” türü kendini beğenmiş bir his görülür.

Korkunuz bir başkasına dokunduğunda, acımaya dönüşür… Sevginiz bir başkasına dokunduğunda, sevecenliğe dönüşür… Yani sevecenlik üzerinde çalışmak demek, tüm canlıları aynı olduklarını ve benzer şekilde acı çektiklerini bilmek, acı çeken herkesi onurlandırmak ve kendinizi başkalarından farklı yada üstün olmadığınızı bilmektir…

Acı çeken birini gördüğünüzde, ilk tepkiniz acıma değil derin bir sevecenlik olsun. Bu insana saygı ve şükran duyun; çünkü çektiği acıyla sizdeki sevecenliği uyandırdı! Bu kişi size, aydınlanmaya giden yolda, en çok geliştirmeniz gereken özelliğinizi ortaya çıkarmada, size armağanların en büyüğünü verdi…

SOGYAL RINPOCHE

Tibet’in Yaşam ve Ölüm Kitabından

Kudret Narı: Araştırmalar Bu Bitkinin Kanseri ve Şeker Hastalığını Tedavi Edebileceğini Gösteriyor

Kudret narı, kabakgiller türüne ait tropikal bir bitkidir ve genellikle demlenerek çay olarak tüketilir. Yapılan bazı araştırmalara göre, bu bitki kanseri ve şeker hastalığını iyileştirebilir, ayrıca pek çok sağlık sorununu önlemeye yardımcı olacak özelliklere sahiptir. Bu bitkiden yapılan çay; Afrika, Asya ve Latin Amerika’da oldukça yaygındır ve düzenli olarak içildiğinde şeker hastalarında kan şekeri seviyesini düşürdüğü bilinmektedir. O kadar ki bazı araştırmalar kudret narından “sebze insülin” olarak bahsetmektedir.

kudret-narı2[1]

Kudret Narı Çayı Şeker Hastalığını Nasıl Geçiriyor?

Kudret narı çayı, kan şekerindeki düzensizlikleri önlemek ve tedavi etmek için önerilmektedir. Bu tür düzensizlikler genellikle şeker hastalığıyla bağlantılıdır. Kudret narının içerdiği yüksek miktarda antioksidan kandaki şeker düzeyini düşürür bu da tip-2 şeker hastaları için çok faydalıdır.

Araştırmalara göre, kudret narı glikoz metabolizmasına etki ederek metabolizma problemlerine iyi gelmektedir.

Kudret Narı Kanserle Savaşmaya Nasıl Yardım Ediyor?Kanser

Kudret narının kanser karşıtı özellikleri üzerine yapılan pek çok araştırma sonucunda, bu bitkinin kanser hücrelerinin büyümesini engelleyen kanser karşıtı bir özelliği olduğu ortaya çıkarılmıştır. “Cancer Research” dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, bilim insanları kudret narı özünün içerdiği yüksek miktarda antioksidanın kanser hücrelerinin büyümesini engelleme özelliği olduğunu keşfetmişlerdir. Bunun yanı sıra, bu antioksidan özellik vücudumuzdaki hücreleri kansere karşı korumaya ve serbest radikaller, kötü beslenme, çevresel toksinler ya da sigara dumanı nedeniyle ortaya çıkan hasarları azaltmaya da yardım eder.

Colorado Üniversitesi’nde yapılan bir başka araştırmadaysa, kanserli farelere belirli miktarda kudret narı özü verildiğinde pankreas tümörlerinde %64 oranında azalma olduğu ve hiç bir yan etkiye de rastlanmadığı görülmüştür. Sonuç olarak, kudret narının içerdiği yüksek miktarda antioksidan bağışıklık sisteminin etkinliğini arttırmaktadır.

Kudret Narının Yan Etkilerikudret-narı1

Kudret narı çayı hamileler için önerilmemektedir çünkü içeriğinde bulunan bazı bileşenler düşüğe neden olabilir.

Uzun bir süre boyunca kudret narı çayı tüketmek karaciğer iltihabı riskini yükseltmektedir. Çay karaciğer dokusu için zararlı olmasa da karaciğerde bulunan enzimlerin seviyesini arttırması damar sertliği gibi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Diğer yan etkileri arasında mide bulanması, kusma, ishal ve mide ülseri bulunmaktadır. Bu çay çocuklar için zararlı olabilir ve ancak bir uzman gözetiminde kullanılmalıdır.

Ayrıca, kudret narını sıklıkla içmek kalp atışlarında düzensizliğe, baş ağrısına, doğurganlıkta azalmaya, kas zayıflığına ve idrar tutamamaya neden olabilir.

Kudret Narını Nasıl Hazırlayacağım?

Kudret narı, piyasada toz ya da öz halinde bulunabilir. Çayı hazırlamak için bir litre kaynar suya bir ya da iki yemek kaşığı toz atarak 6-10 dakika arası demleyin. Ayrıca, kudret narını kapsül olarak da bulabilirsiniz.

Kudret Narının Diğer Faydaları

  • Kudret narı, alfa karoten, beta karoten, lütein ve zeaksantin gibi antioksidanlar yönünden çok zengindir. Ayrıca, önemli miktarda A vitamini içerir, içerdiği diğer antioksidanlarla birlikte vücudu serbest radikallerden korumaya, erken yaşlanma ve diğer hastalıkları önlemeye yardımcı olur.
  • Kudret narı çayı içmek, sindirim sisteminin sağlığını korumaya yardımcı olur. Sindirimi ve sağınımı canlandırarak besinlerin vücuttan geçerek atılması işlevini kolaylaştırır. Ayrıca kabızlığa ve hazımsılığa da iyi gelir.
  • Hindistan’da, enfeksiyonlarla ve uçuk gibi cilt hastalıklarıyla savaşmak için kullanılan popüler bir tedavidir.
  • kaynak: sağlığa bir adım

Meridyenler ve ilgili organları

adsc4b1zkkkkkkk[1]

AKCİĞER MERİDYENİ: Havadaki Ch’i enerjisini alıp, vücuda dağıtmasından sorumludur.
Akciğer meridyenindeki dengesizlik; astım, öksürük, göğüste tıkanıklık gibi solunum yolları rahatsızlıkları olarak tezahür eder.

KALIN BAĞIRSAK MERİDYENİ: Bedene giren besin maddelerinin işlendikten sonra atılmasını arındırılmasını sağlar. Bu meridyendeki tıkanıklık mide ağrısı, kabızlık, ishal, gaz, parmak uçlarında soğukluk olarak tezahür edebilir. Kalın bağırsak meridyenindeki tıkanıklık kişiyi psikolojik olarak rahatsız eder ve sık soluk alıp verme motivasyon kaybı gibi durumlar yaşanabilir.

İNCE BAĞIRSAK MERİDYENİ: Dışarıdan bedene giren besin maddelerini alır ve bunları kullanılabilir duruma getirir. Kalp meridyeninin enerjiyi karnın alt bölgesine tutmasına yardım eder. Öfke, şok, keder gibi duygular da karnın alt kısmında toplanır. Bu durumda sırtın alt bölgesinde ağrı baş gösterir ve kadınların ayakları üşür. Bu meridyen yumurtalıkların çalışmasıyla ve ay halinin düzenli olmasıyla ilişkilidir.

MİDE MERİDYENİ: Mide hazımdan sorumludur. Bu meridyendeki tıkanıklık, yorgunluk zayıflık tiroid problemleri, göğüste kist, fıtık, kabızlık, apandisit, pankreas dalak safra kesesi sorunları yumurtalık sorunlarına yol açabilir. Bacak ağrıları varis boyun ve omuzun sertleşmesi, bacakların ağır gelmesi, diz altının üşümesi, çok esnemek ve çabuk yorulma olarak tezahür edebilir.

DALAK-PANKREAS MERİDYENİ: Dalak kanın oluşumu ve düzgün akışından sorumludur. Kullanılmış kırmızı kan hücrelerini yok edip zararlı bakterileri nötralize eden yapılar oluşturur. Bu organdaki dengesizlik, zayıf adaleler, renksiz ve kuru dudaklar, göğüste kist, kol altı lenflerinde şişmesi, mide ağrısı, rahimde kist, aybaşı sorunları, fıtık, bacak ve diz ağrıları gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Dalak meridyeni vücuttaki sıvının dengesinde rol oynadığı için, ödem yani fazla sıvının vücutta birikmesi bu meridyenin tıkanıklığından kaynaklanabilir. Psikolojik olarak kişi çok düşünür ve endişeye kapılabilir ve açlık hissedebilir.

KALP MERİDYENİ: Kalp ve ince bağırsak meridyenleri eş meridyenlerdir. Kalp kanı ve damarları idare eder, kan dolaşımını düzenler. Kalp meridyenindeki dengesizlikler sinirsel gerilim olarak ortaya çıkar. Bu meridyendeki tıkanıklık; kolun iç tarafından ağrı, uyuşma, el küçük parmağında ağrı veya tutukluk, uykusuzluk unutkanlık mantıksız hareketler gibi sorunlara yol açabilir.

MESANE MERİDYENİ: Mesane meridyeni böbrekleri uyarmada ve düzenlemede sorumludur. Mesane meridyenindeki dengesizlikler baş gösterdiğinde büyük sinirsel gerginlik yaşanır ve kişi aşırı tepkiler verebilir. Sırtın altındaki kaslar genellikle sertleşir. Bu meridyendeki tıkanıklık baş ağrısı, omurilikte tutukluk, ense ve bel ağrıları, varis, bacaklarda kramp ve adalelerde kasılma gibi durumlar yaşanabilir.

BÖBREK MERİDYENİ: Böbrekler Ch’i enerjisinin depolandığı yerdir. Bu enerji vücuda hayati faaliyet ve canlılığı sunar. Böbreklerin iyi çalışmaması toksinlerin birikmesine kan dolaşımının iyi yapılmamasına sebep olur. Bu meridyendeki tıkanıklık yüksek tansiyon, akciğerlerde tıkanıklık, mesane sorunları, kasıklarda egzama ve mantar, cinsel sorunlar, kısırlık, varis, şiş ayak bilekleri durumlarına yol açabilir.

KARACİĞER MERİDYENİ: Bu organ Ch’i enerjisini ve kanı her yöne yollar. Bu meridyen sinir sistemini kontrol ettiğinden, enerji meridyenindeki dengesizlik; depresyon kızgınlık gibi psikolojik sorunlara yol açabilir. Hayata gösterilen ilgi ya da ilgisizlik bu meridyenle ilişkilidir. Karaciğer meridyenindeki dengesizlikler sonucunda güç kaybı, aşırı yorgunluk huysuzluk, aşırı duygusallık, baş gösterebilir. Gözler parlaklığını kaybeder. Prostat, testis sorunlarına yol açabilir.

SAFRA KESESİ MERİDYENİ: Bu meridyendeki tıkanıklık şakaklarda ağrı, boyunda ağrı ve tutukluk, omuz ve kasıklarda ağrılar, diz sorunları, kalçadaki artrit ağrısı gibi sorunlar oluşabilir.

HORMON MERİDYENİ: Çinlilere göre bütün organlar bu meridyen tarafından korunduğu gibi, vücut sıcaklığı dengesi bu meridyenin görevlerinden biridir. Bu meridyendeki tıkanıklık, gözün arka kısmında ağrı, kulaklarda sorunlar, omuz ağrısı, kollarda tutukluk ve ağrı gibi rahatsızlıklara yol açabilir.

KAN DOLAŞIMI/ PERİKARD MERİDYENİ: Bu meridyenin görevi, kalbi fazla yorulmaktan korumaktır. Stresin etkileri kalbe gitmeden önce bu zarda kendini belli eder. Bu meridyendeki zayıflık, kol altlarında acı ve şişkinlik, dirseklerde egzama, siğil ve beyaz lekelere neden olabilir.

Bir meridyendeki enerji dengesi bozulduğunda, başka meridyenlerden enerji çekilimi olduğu için, bu diğer meridyenlerin dengesine de etkiler. Kişisel düzeyde fiziksel sağlığımız için, reiki, yoga, meditasyon, dua, zikir çalışmaları yapabiliriz. Kozmik bilim açısından namaz da enerji bedenimiz için gerekli enerji takviyesi yapma amaçlıdır.

Batı Tıbbı, enerji meridyenleri kapsamındaki bilgileri ‘akupunktur’ ve ‘refleksoloji’ tedavilerinde kullanmaktadır.

Kaynaklar:

Ruhsal Gelişim ve Kader, Ender Saraç

Duyguların enerji bedene etkileri

aura-225x300[1]

Coşku kalp ile bağlantılı bir duygudur. Coşku duygusunun tam tersi duygular kalp ve akciğer fonksiyonlarını etkileyebilir. Kalp sorunlarının olası zihinsel nedenleri arasında, çoğunlukla sevgi alış verişinin engellenilmesi, kalbin endişe keder gibi duygularla yorulması gibi etkenler yer alır. Coşku duygusu negatif iken, zihinsel dağınıklık oluşur.

Dehşet duygusu ve beraberinde panik duygusu kalbi etkiler. Hızlı kalp atışı zihinsel telaş ve soğuk ter belirgin özellikleridir. Psikiyatride panik bozukluk ‘panik atak’ olarak tanımlanır.

Endişe duygusu dalak üzerinde etkisini gösterir. Bu problem üzerine aşırı düşünmek sıkıntı hissetmek dalak enerjisini bloke eder. Depresyon huzursuzluk iştah azalması, yorgun kol ve bacaklar, karın şişliği ve bayanlarda adet dönemi bozuklukları olarak ortaya çıkabilir.

Üzüntü ve Yas akciğerlerin enerjisini bozar ve solunum sıkıntıları ortaya çıkabilir. Örneğin bronşit, astım gibi sorunlar sevilen birinin kaybedilmesiyle ilişkilendirilebilir. Ve bireyin kendisini bastırılmış boğulmuş hissetmesi, bireysel bağımsızlığını hissedememesi durumlarında ortaya çıkabilir. Göğüsten gelen derin öksürükler mutsuzluğun göstergesi olabilir çünkü ciğerlerdeki enerji sıkışmıştır.

Korku böbreklerin temsil ettiği bir duygudur ve sırt ağrıları idrar yolları problemlerine yol açabilir ve yalnızlık duygusunu körükler.

Öfke karaciğerin enerjisini bozar. Baş ağrıları, baş dönmesi, sırt ağrıları şeklinde etkisini gösterebilir.

İnanılmaz Doğru Bir Test… 100 Kişiye Yaptım Hepsi Doğru Çıktı… Şeklini Seç Mesajını Oku…

55fc3851116d5aac5a8e1cf2[1]

Şekle Baktığınızda Ne Görüyorsunuz…

A-Elma

B- Kelebek

C- Bıçak

Elma Görenler: Sizler ayağı yere sağlam basan, arada dengeyi kaybetseniz bile kolaylıkla dengeye gelebilen insanlarsınız. Çevrenizdekiler size danışırlar, sizi dinlerler. Daime kendinizi geliştirmeye çalışırsınız, yanlış yapsanız da telafi etme yoluna gidersiniz. Sorunlardan kaçmak yerine onları nasıl çözerime odaklanırsınız.  Gerçekten çok güvenilir insanlarsınız .Kendinizi sürekli kontrol altında tutarsınız ama arada bir eğlenin kendinize akışa bırakın. Olur mu???

Kelebek Görenler: Sizi gidi çocuk ruhlular sizi. Bu dünya bazen size zor geliyor. İçinizdeki, iyilik, sevecenlik o kadar yüksek ki, nefreti, kızgınlığı, öfkeyi anlayamıyorsunuz. Hele ki bu duygular size yönlenirse ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz ve hak etmediğinizi düşünüyorsunuz. Gerçekten de hak etmiyorsunuz. Sizler o kadar naifsiniz ki. Hiç bir canlıyı incitemezsiniz, bilerek isteyerek hiç kimseyi üzemezsiniz, siz üzülürsünüz, kırılırsınız da , başkalarını kırmazsanız. Siz gidin çimlerde yuvarlanın, salıncaklarda sallanın. Aynen böyle kalın emi:)))

Bıçak Görenler: Sizler çok iyi insanlarsınız ama geçmişte çok kırılmışsınız. Zamanında size yapılan tüm haksızlıklar içinize işlemiş ve karnınızda bir bıçak yarası var gibi hissediyorsunuz. Zaman zaman bunları unutuyorsunuz ve ışıltınızla çevrenizi büyülüyorsunuz, dışarı çıkıp eğleniyorsunuz, hayatın tadını çıkarıyorsunuz, zaman zaman da eve kapanıp yaralarınızı sarmaya çalışıyorsunuz. Aman boş verin ne olduysa oldu bitti, siz bu dünyaya lazımsınız. Bu andan itibaren geçmişi affedin ve hayata dört elle sarılın emi…

Anette İnselberg

Bağlanma Korkusu -Artık Hangimizde Yok Ki !!!

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

Geçen gün bir dost meclisinde sevdiğim insanlarla beraberdim. Konu döndü dolaştı ve tabi ki ilişkilere geldi. Arkadaşım fena halde dertliydi, şimdiye kadar bir nişan attığını ve evlenmeyi beceremediğini anlatıyordu. Ben de dayanamadım sordum kalbinle-mantığınla olabilecek ilişkilere mi giriyorsun yoksa olamayacak ilişkilere mi giriyorsun? (Yani artık belli bir yaş ortalamasını tutturunca ortalama üç ayda o ilişkinin nereye gidebileceğini insan hissediyor).

Arkadaşım ‘’Nevin’’ diyelim bana döndü uzun uzun baktı aaa nerden anladın ki Anette? Ben de uzun zamandır bunu sorguluyordum dedi. Nerde o kadar bana uymaz adam onların peşindeyim, ilişkiyi sürdürmek için de uğraşıp duruyorum. Sonra da yıpranmış bir şekilde kendimi nadasa ayırıyorum. İyileşince de yine olur ilişkinin peşinden değil olmazın peşinden gidiyorum.

Eh geçmiş olsun mu diyeyim, kocaman bir kulübe hoş geldin mi diyeyim bilemedim. Sen de bağlanma korkusu var. Ay inanmıyorum dedi bunun adı da mı var. Ayol dedim üstüne kitaplar bile yazıldı. O kadar tipik ve şematik davranıyorsun ki artık 1000 km öteden bunun kokusunu alabiliyorum. Sen şimdi diyeceksin ki bunun sebebi ne: Kötü bir evliliğin içinde büyümek, aldatılmak, yaşadığın tatsız ilişkiler, gözü dışarda ya da yalancı partnerlerle kurulan birliktelikler falan filan. Ama kafayı buna değil çözüme odaklamalısın. Yani diyor?

Yani DEĞİŞMELİSİN…

Peki nasıl???

Öncelikle diyorum hani olmayacak ilişkiler var ya onların peşinden gitmeyi bırakmalısın. Nispeten bu işin kolay tarafı. Peki zor tarafı ne? diye soruyor Nevin’im. ‘’Olabilecek ilişkileri yürütme cesaretini göstermelisin’’ diyorum. Korkmadan, kaçmadan, boğulur gibi olma hissine aldırmadan.

‘’Cık cık’’ dedi bu zor. ‘’Eh’’ dedim ‘’hayat senin seçim senin’’. Ama ne yaptığının farkında ol ve evlenemiyorum diye şikayet etmeyi kes artık. Çünkü sen evlenemiyor falan değilsin sen düpedüz EVLENMEK İSTEMİYORSUN. Başkalarının ve kendinin gözünde temize çıkmak için de bakın uğraşıyorum ama olmuyor diyorsun.

Kalkıp masadaki çayları tazeliyorum, elciklerimle yaptığım vişneli çikolatalı pastadan bir dilim kesip Nevin’e ikram ediyorum. Hadi diyorum çikolata her derde deva ye rahatla. Ama diyorum sana bu konuyla ilgili diyebileceğim birkaç cümlem var. ‘’Nedir’’ diyor bir tanem.

Psikonet yayınlarından çıkmış bir kitap var adı ‘’Hayatını Yeniden Keşfet’’. İçinde birçok test var. Testler senin hayatta hangi döngüleri tekrar ettiğini anlamana yardımcı olacak. Sen de “Bağlanma Korkusu” çıkacağını şimdiden biliyoruz. Bunu aşman için sana olumlamalar ve ödevler veriyor. Hangi erkek tipini görünce kaçmalısın sana bu konuda hatırlatmalar yapıyor ve en önemlisi olabilir bir erkekle tanıştığında ve o kaçma duygun geldiğinde kendini yatıştırman için neler yapabileceğinle ilgili  ödevler veriyor. Bence dene ve ödevlerini yap diyorum.

Arkasından konu kapanıyor ve hafta sonu ne yapacağımızı planlamaya başlıyoruz. Değişik önerilerin arasında kaybolup giderken hepimize korkularımızı yenebildiğimiz bir hayat diliyorum.

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Göz Renginiz Hangi Hastalıklara Yatkın Olduğunuzu Söylüyor… Bu Yazıya Mutlaka Göz Atın…

Eye-color[1]

İridoloji gözlerimizin irisleri üzerine çalışan bilim dalıdır ve göz rengimizden hangi sağlık sorunlarına ve hastalıklara  yatkınlığımız olduğunu saptamak için kullanılabilir.

İridolojistler gözün verdiği tüm sinyaller üzerinde detaylı testler yapan doktorlardır ama göz renginiz çeşitli durumlar hakkındaki şüphelerinizi onaylayabilir veya sizi şaşırtacak şeylerin farkına varmanızı sağalayabilir.

İridolojiye göre, irisinizin rengi doğuştan gelen sağlık durumu yatkınlıklarınızı gösterir ve gelecekte ne şekilde kendinize bakmanız ve neler yemeniz gerektiği konusunda öngörüde bulunabilir. Yani, irisiniz kesin olarak durumu belirtmekten çok, daha sağlıklı olmak için neler yapabileceğiniz konusunda sizi yönlendirir. Bu yüzden eğer bir sağlık sorununuz varsa veya bu emin değilseniz bir iridolojiste danışabilirsiniz.

Bu yazımızda size üç grup altında göz renklerinin genetik karakteristiklerinden bahsedeceğiz.

Mavi ve gri gözler

Mavi veya gri gözü olan kişilerin boğazları, burun ve kulakları zayıf noktalarıdır. Katarakt veya solunum yolu problemleri, sindirim mukoz tabakasının iritasyonu, böbrek ve eklem sorunlarıyla karşılaşabilirler.

Eğer iriste beyaz çizgiler varsa, bu sinir sistemindeki değişikliklerin işareti olabilir ve ilerde sinir veya anksiyete bozuklukları, kas spazmları ve bu ruh hallerinin fiziksel sorunlarla olan karışımları ortaya çıkabilir. Bu durumda kendinize, sık egzersiz yaparak, Bach çiçekleri ve diğer sakinleştirici ve rahatlatıcı şifalı bitkilerle yardımcı olmalısınız.

blue-eye-Jenn-Durfey

Koyu ve kahverengi gözler

Bu gruba açık kahverengiden koyu kahverengiye, hatta siyaha kadar olan göz renkleri dahildir.

Genel olarak, bu kişilerde kan veya metabolizmadaki kalsiyum, demir ve sülfür gibi  minerallere dayalı dengesizlikler görülmektedir. Bu yüzden dolaşım sistemlerine özellikle de karaciğer, kemik iliği ve omurgalarına dikkar etmelidirler.

Zaman içerisinde bu kişilerde obezite, tiroid sorunları, endokrin değişiklikler ortaya çıkabilir. Hem bu durumların önlenebilmesi, hem de tedavi edilebilmesi için karaciğer sağlığı çok önemlidir.

Bu gruptaki kişilerde genelde sağlık sorunları 25-30 yaşından sonra ortaya çıkar ve kan testleri sayesinde yüksek kolesterol, anemi gibi sorunların erken teşhis edilmesi sağlanabilir.

Gözleriniz bu renkse, sağlığınıza dikkat etmeye erken yaşta başlamalısınız çünkü bu gruptaki kişilerde gençken sağlık sorunu görünmese de dengesiz beslenmeye yatkınlardır.

Ayrıca dolaşım sisteminizin dengeli olması için düzenli olarak egzersiz yapmanızı öneriyoruz. Ve belirli destek ürünlerini kullanmak sizin için faydalı olacaktır.

Ela tonu gibi açık renk kahverengi gözlüler ise sindirim ve solunum yolu sorunlarına daha yatkındır. Bu yüzden sağlıklı beslenmeleri ve düzenli aralıklarla bedenlerini toksinlerden arındırmaları çok önemlidir.

brown-eye-starbooze

Yeşil ve karışık renkli gözler

Bu gruba yukarıda bahsettiğimiz renklerin arasında kalan tüm tonlar ve yeşil ve kahverenginin karışımı olan göz renkleri dahildir. Ayrıca tamamen yeşil gözler de bu gruptadır. Neye yatkınlığınız olduğunu öğrenmek için göz renginizin açık mı koyu mu bir ton olduğuna bakmalısınız. Bu sayede yukarıda saydığımız gruplardan hangisine daha yakın olduğunuzu belirleyebilirsiniz.

eye-neuroticcamel1

Kanıt

Bu teşhis koyma yönteminin ne kadar güvenilir olduğunu test etmek için kendinizi sizinle aynı göz rengine sahip aile bireyleri ile karşılaştırabilirsiniz. Yazımızın başında da demiş olduğumuz üzere, çeşitli hastalıkların ortaya çıkıp çıkmaması, kendinize nasıl baktığınıza bağlıdır.

Zaman içerisinde göz renginizin değiştiğini fark edebilirsiniz, genelde yeşil gözlerin rengi koyulaşır. Bunun nedeni zaman içerisinde bedenin “daha kirli” hale gelmesidir.

Her durumda, bu yöntem işinize yarayabilir ve eğer konu hakkında daha detaylı bilgi edinmek isterseniz, irisinizi inceleyerek size daha net açıklamalar yapabilecek bir uzmana danışabilirsiniz.

Resimler neuroticcamel, Jenn Durfey ve starbooze’un izniyle kullanılmıştır.

kaynak: sağlığa bir adım

Tırnak Mantarı İçin Doğal Tedaviler

tirnakmantari[1]

Mantar çoğunlukla ayak tırnaklarınızda olur ancak el tırnaklarınızda da çıkabilir. Tedavi edilmesi, göze hoş görünmemesinin yanısıra, sağlık açısından da önemlidir. Sarımsı, yeşil veya kahverengi tırnaklarınız varsa, mantar için hazırlanan ev yapımı ilaçlara mutlaka bir göz atın.

Tırnak Mantarının Özellikleri

Tıbbi adı onkomikoz olup genelde tırnak mantarı olarak isimlendirilir. Özellikle erkeklerde ve büyük tırnaklarda daha sıktır. Ellerinizde de çıkabilir. Bu durumdan kadınlar daha sık etkilenir.

Bir tırnak mantarla enfekte olur olmaz diğer tırnaklara da kolayca yayılır ama hep hastalık aynı uzuvda olur. Bu demektir ki aynı elin veya ayağın tırnaklarında olabilir veya hatta bir ayaktan diğerine veya bir elden diğerine sıçrayabilir. Ayaktaki mantarın ellerinize yayılması olasılığı pek nadirdir.

Mantar genelde çevreyle ilgili faktörlere bağlı olarak oluşur; örneğin nemlilik, yüksek sıcaklıklar, uzun saatler boyu kapalı ayakkabı giymek, havuzda çok vakit geçirmek gibi. Bulaşık yıkama, ev temizleme gibi işler yaparak sürekli suyla temas halinde olan kişileri ve 60 yaş üstü diyabeti olan, kan dolaşımı bozukluğu olan veya bağışıklığı zayıf kişileri de etkileyebilir.

Mantar tırnağa yerleştiğinde tırnak kalınlaşmaya ve sarı görünmeye başlar. Bazen gri, yeşil, kahverengi renk alabilir veya siyah tonlarına da bürünebilir. Enfeksiyonun nasıl ilerlediğine bağlı olarak tırnağı giderek kaplar, soyulmasına hatta düşmesine neden olabilir. Altındaki deri kırmızı, şiş ve kaşıntılıdır.

Az görülen el tırnağı mantarında ise tırnaklar sarı veya kahverengidir, çatlaklar oluşur, tırnak kırılgan ve zayıf hale gelir. Uzayacak kadar güçlü olmadığından aynı ayak mantarında olabileceği gibi tırnak kendiliğinden düşebilir.

Tırnak Mantarının Yayılmasını Önlemek için Tavsiyeler

Ayak mantarı için önerilerimiz şunlar:

  • Çok dar veya sentetik materyalden yapılmış ayakkabılar giymeyin. Mantar nemli, karanlık ve havalanmayan ortamları sever çünkü üremesi böyle yerlerde gerçekleşir. Kış mevsiminde ayağınızda ıslak veya nemli çoraplarla kalmamaya özen gösterin. Cildinizin nefes almasına izin vermeyen, örneğin plastik gibi materyallerden uzak durun. Deri ayakkabıları öneririz, mümkünse de özellikle tırnak kısmında boş alan olan ayakkabılar ayağınızın nefes almasını sağlayacaktır.
  • Spor salonu duş alanı, soyunma odaları, havuz gibi ortak kullanımlı alanlarda çıplak ayakla dolaşmaktan kaçının. Eğer dolaşırsanız da ayakkabılarınızı giymeden önce ayağınızı yıkayıp iyice kurutun.
  • Güzellik merkezlerinde veya aile arasında başkalarının tırnak makaslarını kullanmayın. Her zaman kendinizinkini yanınızda götürün ve kimseyle paylaşmayın. Eğer ayak tırnaklarınızın birisinde mantar varsa diğer tırnaklarınızı kesmek için aynı aleti kullanmayın. Bu şekilde diğer tırnaklarınıza sıçramaz. Tırnaklarınızı düzenli olarak ve düz şekilde kesin.

.mantar4

  • Ayaklarınızdaki teri emecek 100% pamuk çoraplar kullanın. Örneğin yağmurdan ıslanırlarsa, en kısa sürede çoraplarınızı değiştirin ve ayaklarınıza pudra sürün.

El mantarınız varsa:

  • Bulaşık, çamaşır yıkamak, yer temizlemek için eldiven kullanın. Basitçesi, suyla temas gerektiren her işte eldiven kullanın.
  • Başkalarının tırnak makaslarını kullanmayın. Her zaman kendinizinkini yanınızda götürün ve enfekte tırnağınız için kullandığınız tırnak makasıyla diğer tırnaklarınızı kesmeyin.
  • Havlularınızı ve vücut lifinizi başkalarıyla paylaşmayın ki onlara da bulaşmasın. Ayrıca, tırnaklarınızı yemeyin.

mantar3

Ayak Tırnağı İçin Ev Yapımı İlaçlar

  • Bir çay kaşığı zeytinyağını çayağacı yağı ile karıştırın ve 20 gün boyunca gün aşırı ayak tırnağınıza doğrudan uygulayın.
  • Tırnağınızı limon suyuna batırın veya limonu doğrudan tırnağın üzerine koyun.
  • Bir kap suya bir fincan elma sirkesi koyun. Ayağınızı 20 dakika boyu suda bekletin ve sonra iyice kurulayın. Orta sıcaklıkta kurutma makinesiyle de kurutabilirsiniz, böylece tırnağınızın altında kalabilecek tüm nemi emecektir.
  • Bir çay kaşığı zeytinyağını 3 damla kekik yağı ile karıştırın ve 3 hafta boyunca düzenli olarak hasta tırnağın üzerine uygulayın.
  • Saydam bir tırnak parlatıcı ojeye incecik kıyılmış bir diş sarımsak, 3 damla beyaz tendürdiyot ve 7 damla limon suyu ekleyin. Bir hafta boyunca bekletin ve 2 hafta boyunca hasta olan tırnağın üzerine bir kat sürün. Çıkarmak için aseton ve pamuk kullanın.
  • Yarım bardak kastor yağını 7 damla limon suyu ile karışrın ve ayağınızı karışımın içinde bulunduğu kaba koyun. 6 hafta boyunca aralıksız uygulayın. Ayağınızı iyice yıkayın ve kurulayın.

mantar5

  • Bir fincan suda 5 diş sarımsak kaynatın. Karışımı bir kaba boşaltın ve ılık hale gelince ayak tırnaklarınız suyun içinde kalacak şekilde ayağınızı kaba koyun. En az 15 dakika boyunca bu şekilde bekleyin ve sonra ayağınızı iyice kurulayın. Bu işlemi 4 hafta boyunca uygulayın.
  • Macun kıvamına gelene dek karbonatı suyla karıştırın. Pamuk aracılığıyla tırnağınızın üzerine ve yapabilirseniz tırnak içine gelecek şekilde koyun, bu şekilde derinizle temas edecektir. Birkaç dakika bekleyin ve sonra durulayın ve iyice kurulayın.
  • İki fincan suyu 3 çorba kaşığı kekikotu ile 5 dakika boyunca kaynatın. Ateşi söndürün, üzerini kapatın ve demlenmeye bırakın. İçine batırdığınız pamuğu mantarlı tırnağınızın üzerine yerleştirin.

Resimler; Quinn Dombrowski, Randen Peterson, Rhonda, adiran 8_8, ve Toshiyuki IMAInin izinleriyle kullanılmıştır.

kaynak: sağlığa bir adım

O zaman niye başını kaldırıp, göğe bakmıyorsun?”

39819_103161159740245_3905572_n[1]

Bir gece Şems, Mevlana’yı ararken onu bir havuzun kenarında, derin düşünceler içinde otururken bulmuş. “Ne yapıyorsun?” diye sormuş. Mevlana: “Suyun üzerine yansıyan yıldızları seyrediyorum,” cevabını vermiş. Şems bir an durmuş, sonra da gülerek söyle demiş: “O zaman niye başını kaldırıp, göğe bakmıyorsun?”

Gerçekle yüz yüze geldiğimiz zaman, onu kabul edebilecek kadar cesur, taşıyabilecek kadar güçlü müyüz? Aslında bilgi, beraberinde çok büyük bir sorumluluk getiriyor. Yaşamlarına bilerek bilmeyerek dokunduğumuz her insan bizden bir parça taşıyor. Bu da bencilce değil, bilgece yaşamayı gerektiriyor.

Bilgeler, kaderi boynu bükük bir tevekülle karşılamadıkları gibi, o çocuksu heyecanlarını detaylara takılarak yitirmezler. Onlar, maskelerin gerisindeki gerçek kimlikleri sezinlerken, hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını; ilâhi elin hatasız çizdiği resimdeki paradoksların ne anlama geldiğini bilir, ona göre hareket ederler. Zerafetle, sevinçle ve zevkle…

İşte, Tebriz’in eşsiz Güneşi Sems’in, ‘Ayaksız yürü, kanatsız uç’ vecizesinde gizlenen mana bu. Zira gerçegi zihinle değil, aşk’ın her dokunuşuyla, bir çiçek gibi açılan kalbin aklıyla çözmek mümkün.

İYİ Kİ ben benim..! Ne mutlu ki; MÜKEMMEL değilim.

eglence[1]

KUSURLARIMI SEVİYORUM…!
Hoplaya zıplaya YÜRÜMEYİ..
Olur olmaz yerde KAHKAHALAR atmayı..
Canım sıkıldığında avaz avaz BAĞIRMAYI..
Kıskançlık KRİZLERİMİ..
Yerine ve zamanına göre GİYİNMEMEYİ..
Ara sira laf SOKMAYI
Bazen; herşeyi yüzüme gözüme BULAŞTIRMAYI..
KIZINCA küsmeyi..
TAKINTILARIMI…
SİNİRİMİ sonuna kadar çıkarmayı..
HEYECANLARIMI seviyorum..
NORMAL olmamayı,
DOSTLARIMI seviyorum..
Sadece canımın istediği şeyleri yapmayı..
Tembelliğimi..
Saatlerce PAYLAŞIM yapmayı..
HAYATI seviyorum….!
İYİ Kİ varım..!
İYİ Kİ ben benim..!
Ne mutlu ki;
MÜKEMMEL değilim.