Sebze Yedire Yedire Delirtmişler Çocuğu…

12038143_10153621571754909_4950589335261749303_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Depresyonu Doğal Yollarla Yenin (İlaç Kullanmadan)

Depresion-simple-500x334[1]

Ruh haliniz sürekli kötü mü? Depresif misiniz? Ya da içinizden hiçbir şey yapmak gelmiyor mu? Basit bir depresyon geçiriyor olabilirsiniz ve muhtemelen atlatmak için ilaca ihtiyacınız yok. Çok daha iyi hissetmenize yardımcı olacak doğal ilaçları keşfetmek için okumaya devam edin.

Sarı Kantaron ve Mabet Ağacı

Sarı kantaron olarak bilinen Hypericum perforatum, hafif depresyonların tedavisine ve anksiyeteyi kontrol etmeye yardımcı olmada demlenerek kullanılır. Etki mekanizmasının nasıl meydana geldiği bilinmese de, sarı kantaron kullanan kişilerde görülen neşe gibi olumlu etkiler sebebiyle, bilimsel çalışmalar bu bitkinin doğal bir antidepresan olarak kullanılabileceğini destekliyor.

Depresyonu doğal yollarla yenmek için mabet ağacı kullanılabileceğine dair de bilimsel kanıtlar mevcuttur. Antidepresan ilaç tedavisine yanıt vermeyen bir grup hastayla 1993 yılında bir çalışma yapılmış ve bu hastalara günde üç kez 80 mg mabet ağacı özü verildiğinde iyi sonuçlar alınmıştır. Görünüşe göre bu öz, beyindeki serotonin seviyesinin artmasına yardımcı olmuş ve iyi hissetmeyi sağlamıştır.

Depresyonla Savaşan Besinler

Kötü hissettiğinde buzdolabına saldırmaya karar verenlerden misiniz? Bazı yiyecekler neşelenmenize yardımcı olabilir. Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Muz – Genellikle kan şekeri düşünce insanın ruh hali kötüleşir ve olumsuz düşüncelere kapılır. Muz bol miktarda şeker ve triptofan içerir. Triptofan, “mutluluk hormonlarından” biri olan serotoninin bir ön-maddesidir.
  • Çikolata –  Çikolatanın içindeki şeker ve kakao yağı, triptofanın vücut tarafından daha kolay emilmesine yardımcı olup serotonin üretimini arttırır. Ayrıca, sinir sistemi üzerinde uyarıcı etkiye sahip feniletilaminler içerir. Yüksek miktarda kalori içerdiği için, ölçülü olarak tüketilmesi tavsiye edilir.
  • Sert kabuklu yemişler ve badem – Bu kuruyemişler omega-6, omega-3 yağ asitleri ve polifenoller içerir. Bu maddelerin sinir sistemi üzerinde oldukça olumlu etkileri vardır. günün herhangi bir saatinde, yemeklerden ayrı olarak veya salatalarla birlikte tüketebilirsiniz.

Daha İyi Hissetmek için Yaşam Tarzınızı Değiştirin

Olumsuz düşüncelerden kurtulmak ve depresyona karşı savaşmak için yapabileceğiniz daha birçok şey vardır. Daha iyi hissetmenizi sağlayabilecek bu basit ipuçlarına odaklanın:

  • Biraz hareket edin.  Egzersiz yapın, dans edin, yürüyüşe çıkın veya parkta koşu yapın. Tüm bunlar depresyon için mükemmel doğal ilaçlardır. Fiziksel aktivite, muhteşem hissetmenizi sağlamak için beyinde çalışan bir madde olan endorfinin salgılanmasını sağlar.
  • Açık hava aktiviteleri. Güneş ışığı ile doğrudan temas etmenin, vücuttaki serotonin seviyelerini arttırdığı kanıtlanmıştır. Güneşten faydalanmak için, sabah erkenden veya akşamüstüne doğru açık hava aktiviteleri yapın. UV ışınlarının zararlı etkilerine karşı daima tedbir almayı da ihmal etmeyin.
  • Mümkün olduğunca çok gülün. Gülmek de bol miktarda endorfin salgılanmasını sağlar, rahatlatır ve stresi yok eder. Eğlenceli filmler izleyin, arkadaşlarınızla dışarı çıkın ve gülebildiğiniz kadar çok gülün. Bu çok daha iyi hissetmenizi sağlayacaktır.

Hayatta hepimiz bazen kötü dönemlerden geçebiliriz. Zihinsel durumunuzu düzeltmek için bu basit ipuçlarını uygulayın. Ancak semptomlar geçmezse ve uzun bir süre boyunca üzgün hissederseniz, kronik depresyon geçiriyor olabilirsiniz. Böyle bir durumda derhal doktorunuza danışmalısınız.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Limon ve Maydanozla Böbreklerinizi Arındırın…

 1-kidney-lemon[1]
Maydanoz kadar arındırıcı bitki az bulunur. Pek çok yemeğe lezzet vermesi için eklediğimiz maydanoz çok şifalı bir bitkidir ve çeşitli rahatsızlıklara çok iyi gelir. Maydanozu limon suyu ile birleştirdiğinizde, böbreklerinizi arındırmak için harika bir çözüm elde etmiş olursunuz. Bu yazımızda size bundan bahsedeceğiz.

Neden böbreklerimizi arındırmamız gerekiyor?

2-böbrek-ağrısı

Böbreklerimizi temizlemek arada bir yaptığımız bir şey olmamalı, genel sağlığımızı korumak için bunu bir alışkanlık olarak günlük hayatımıza dahil etmeliyiz. Unutmayın, böbreklerimiz kanımızı arındırıp, atıkların vücudumuzdan atılmasını sağlar. Peki böbreklerimiz düzgün çalışmadığında ve çok fazla protein veya toksik maddeler biriktiğinde ne olur? Bu toksik maddeler kanımızda birikip bizi hasta eder, kolik ağrısına, böbrek taşlarına ve başka hastalıklara neden olurlar. Bunların başınıza gelmesini önlemek için sizlerle bir kaç önemli öneri paylaşacağız:

  • Bol miktarda sıvı için ve süt ürünü tüketiminizi azaltın.
  • İşlenmiş gıda tüketiminizi azaltın.
  • Hayvansal protein yerine bitkisel protein tüketin.
  • Tuzu öğünlerinizden çıkartın, şeker tüketmeyin ve alkolden uzak durun.

Bunları yapmak kulağa biraz zor geliyor olabilir ama yapmayı başardığınızda kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz…

Böbreklerinizi arındırma vaktinin geldiğini nasıl anlarsınız?

3-böbrek-doktoru

Sağlığınız için bunlara dikkat edin:

  • İdrarınız nasıl görünüyor, ne renk? Kahverengi mi yoksa kola gibi bir rengi mi var? İdrar renginiz böbreklerinizde bir sorun varsa anlamanıza yardımcı olur.
  • Gerginlik.
  • Sırt ağrısı, özellikle de bel bölgesinden yayılan ağrılar.
  • Aşırı susama.
  • Sık sık idrara çıkma ihtiyacı ancak idrar gelmemesi.
  • Şişmiş ayak bilekleri veya göz etrafında şişme.
  • Nedensiz bitkinlik.
  • Unutmayın, bu belirtilere başka hastalıklar veya rahatsızlıklar neden olabilir, ancak eğer bu belirtilerden iki veya daha fazlasını gösteriyorsanız doktora gitme vaktiniz gelmiş olabilir.

Maydanoz ve limon ile böbreklerinizi nasıl arındırabilirsiniz?

4-içecek

1. Maydanoz

  • Maydanoz güçlü bir antioksidandır: hücrelerin yenilenmesine ve böbreklerin çalışmasına yardımcı olur.
  • Böbreklerin güçlenmesine yardımcı olan, toksin ve yağların bu önemli organlardan atılmasını sağlayan mineraller açısından zengindir.
  • Beta karoten, klorofil ve C vitamini açısından zengindir: enfeksiyonlar ve tümörlerle savaşmak ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için idealdir.
  • Maydanoz bir idrar söktürücüdür: vücudun doğal yollarla sıvı atmasını sağlar.
  • Yüksek tansiyonu düşürür, böbrek sağlığına iyi gelir.

2. Limon

Limon suyu B vitamini ve C vitamini açısından zengindir. Bu vitaminler böbreklerdeki kan damarlarının güçlenmesine yardımcı olur, yüksek tansiyonla savaşır ve arındırıcıdır. Limonun pek çok harika özelliği vardır.

Limon yüksek oranda potasyum ve düşük oranda sodyum içerir, bu yüzden böbrekler için idealdir. Pek çok doktor tuz yerine limon suyu kullanılmasını önerir.

Maydanoz ve limondan nasıl yararlanabilirsiniz?

5-maydonoz

Sizinle, maydanoz ve limon suyu ile hazırlayabileceğiniz çok kolay bir tarif paylaşacağız. Bu tarifi haftada en az iki kere hazırlamanızı öneriyoruz.

Yapılışı

Bu tarif için beş dal maydanoza ihtiyacınız olacak. Maydanozları iyice yıkayın ve bir litre suyu kaynatın. Kaynayan suyun içerisine, arındırıcı özelliklerinden yararlanmak için maydanozları koyun.

Bu büyük ihtimalle daha önce duyduğunuz klasik bir tarif olabilir. Doğal ilaçların çoğu kullanılan bitkilerin şifalı özellikleri sayesinde bize iyi gelir. Maydanozlar kaynayan suyun içerisinde bir süre bekledikten sonra bir limonun suyunu ekleyin. Ve karışımınız hazır!

Peki bunu ne zaman mı içmelisiniz? Bu tarif 4 bardaklık; yani ilk bardağınızı sabah aç karınla, ardından öğle yemeğinden sonra bir bardak, ikindi arasında bir bardak ve son olarak akşam yemeğinden sonra bir bardak içebilirsiniz. Bu karışım hem sindirime yardımcı olacak hem de böbreklerinizi arındıracaktır.

Bu tarifi haftada iki kere uygulayabilirsiniz. Tadı size biraz keskin gelebilir veya çok hoşunuza gitmeyebilir ancak bu karışımın içerisinde pek çok vitamin var ve size enerji verecek bir karışım. Ayrıca anemiye karşı da etkili olduğunu unutmayın. Hemen denemenizi öneriyoruz. Böbrekleriniz buna çok memnun olacak.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sedat, Biraz Yerime Bakabilir Misin?

12027613_10153623107464909_7099803614073480952_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bana Söylemek İstediğin Bişi Var Mı Cevat?

En-komik-aldatma-karikaturleri-_1397681029[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Akciğeri Korur, Mideyi Korur, Hücreleri Onarır ,Alerjiye Astıma İyi Gelir Ve Dahası… Hemen Keçiboynuzu Yemeye Başlayın…

Garroves[1]

Keçiboynuzu, özellikle Akdeniz ülkelerinde yetiştirilen sıra dışı enerji dolu bir bitkidir. Taze tüketildiğinde çok tatlı bir tadı vardır. Keçiboynuzunun içerisinde şeker tadı veren bir sıvı vardır. Görüntüsünden dolayı keçiboynuzu adı verilmiştir ve Kıbrıs’ta çok iyi yetişmektedir. Yetiştiği ağaçların uzunluğu 4-6 metreye kadar çıkar. Keçiboynuzu, kurutularak da tüketilebilir.

Keçiboynuzu, karbonhidrat, yağlar ve sodyum açısından zengindir. Aynı zamanda A ve C vitamini açısından da zengin sayılır. Selenyum, potasyum, magnezyum başta olmak üzere birçok mineral ve element içerir. İçerdiği element ve vitaminler yardımıyla sağlığa katkı sağlar.
Keçiboynuzunun Sağlığa Faydaları

Keçiboynuzu farklı şekillerde ve genelde kış aylarında tüketilmektedir. Bunun sebebi özellikle kış aylarında artan astım atakları ve bronşit hastalıklarına iyi geldiğine dair oluşan düşüncedir. Keçiboynuzu aynı zamanda gribal enfeksiyonlara ve üşütmeden kaynaklanan hastalıklara karşı da etkili bir besin kaynağıdır. Özellikle önemli bir antioksidan olması çok geniş bir yelpazede metabolizmaya hastalıklarla mücadelede yardımcı olur.

Keçiboynuzu Kolesterole İyi Gelir: Keçiboynuzunun kolesterole iyi geldiği bilimsel olarak ispatlanmamıştır. Keçiboynuzunun içerdiği liflerin ve zengin gıda içeriğinin LDL seviyesini (kötü kolesterol) azaltıcı ve HDL kolesterol seviyesini sağlıklı seviyede tutucu özelliğinin olduğu belirlenmiştir. Bunun yanında yapılan bazı bilimsel çalışmalar sonucunda keçiboynuzunun hiper kolesterol için ayrıca tedavi amaçlı olarak kullanılabileceği belirlenmiştir.

Keçiboynuzu Sindirim Sistemine Yardımcı Olur: 2002 yılında yapılan bir araştırma sonucu keçiboynuzunun içerdiği beta-karoten maddesinin güçlü bir serbest radikal düşmanı olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca içerdiği lifler sayesinde midenin kuvvetlenmesine yardımcı olur. Midenin sağlıklı ve düzenli bir şekilde görevini yerine getirmeye yardımcı olduğu gibi hastalıklara yakalanma riskini de azaltır. Bunun dışında antioksidan özelliği sayesinde bağırsak enfeksiyonlarından koruyucu özelliği vardır. Dolaylı olarak bağırsakların kansere yakalanma riskiniz azaltır.

Keçiboynuzu İshale Karşı Etkilidir: Genel anlamda sindirim sitemi dostu olan keçiboynuzu, aynı zamanda sindirim sitemi ile ilgili bazı sorunlarında gidermede etkilidir. Bunlardan başlıcası ishaldir. İshale karşı keçiboynuzunun anlık etki gösterdiğini belirten uzmanlar, ishal şikayeti olanların keçiboynuzunu tüketmelerini önermektedir. İshal tedavisi için yetişkin ve çocuk ayrımı yapılmamıştır.

Keçiboynuzu Akciğer Kanserinden Korur: Keçiboynuzunun en önemli faydalarından bir tanesi de akciğer kanserine karşı vücudu koruyucu etkisinin olmasıdır. Antioksidan özelliği ile keçiboynuzu kanser hastalığına neden olan nedenleri minimuma indirir. Akciğerleri temizleyici özelliği vardır. Sigara ve diğer zararlı maddelerin verdiği zararları gidermeye çalışır ve bunun yanında akciğeri hastalıklara karşı korur.

Hasarlı Hücreleri Onarır: Çok nadir özelliklerden bir tanesini taşıyan keçiboynuzu, hasarlı hücrelerin onarılmasında da etkili rol oynar. Hasarlı hücrelerin onarılarak tekrar görevlerini yerine getirme özelliklerini kazanmaları bünye açısından çok önemlidir. Keçiboynuzu, sürekli ölen hücreler yüzünden zayıf düşen savunma sitemine hasarlı hücreleri iyileştirerek katkıda bulunur. Ve hastalık esnasında tedavi özelliği sağlarken hastalık öncesinde vücudun hastalıkla mücadele gücünü arttırır.

Alerjik Hastalıklara Karşı Keçiboynuzu: Keçiboynuzunun antialerjik ve antibakteriyel özelliği vardır. Çok etkili bir antioksidan olması bu özelliğinin en önemli sebebidir. Özellikle solunum yollarında oluşan zararlı bakterileri ve kış aylarında meydana gelen salgın hastalıklara karşı çok etkilidir. Nezle grip gibi yayılması mümkün olan salgın hastalıklar yanında alerjik astıma karşı da etkili bir şifa kaynağıdır.

Astım ve Bronşit Hastalıklarına Karşı Etkilidir: Keçiboynuzunun astım ataklarını sakinleştirici rolünün yanında bronşit hastalığına da iyi geldiği söylenmektedir. Bazı bilimsel araştırma sonuçları da bu yönde bilgiler verir. Antioksidan özelliği alerjik astıma karşı çok etkili olmasını sağlar ve genel anlamda solunum yollarında meydana gelen tıkanıklıkların giderilmesinde önemli bir rol oynayabilir. Çocuklarda etkisini daha çabuk göstermektedir.

Grip Hastalığına İyi Gelir: Keçiboynuzunun antioksidan özelliği, ona doğal bir antibiyotik özelliği katmaktadır. Kış aylarında çok sık görülen ve bulaşıcı olma özelliği olan grip hastalığına karşı etkilidir. Grip hastalığına neden olan virüsleri ortadan kaldırırken vücudu grip ve benzeri hastalıklara karşı korur.

Öksürüğe İyi Gelir: Keçiboynuzu şiddetli öksürüklere karşı dahi çok etkilidir. Antioksidan özelliği ile öksürüğe neden olan serbest radikalleri ve enfeksiyonları ortadan kaldırır, hissedilir derecede bir rahatlama sağlar ve öksürüğü giderir.

Kalp ve Damar Hastalıklarından Koruyucu Özelliği Vardır: Çok önemli bir antioksidan olan keçiboynuzu kalp damar hastalıklarından korunmak için bulunmaz bir şifa kaynağıdır. Kanı temizleme özelliğinden dolayı damarların sıkışmasına ve kalp hastalıklarına neden olabilecek unsurları ortadan kaldırır. Keçiboynuzunun bu özelliği birçok bakımdan genel anlamda bünye için önemlidir.

Mideye Faydalıdır: İçerdiği liflerin yardımıyla genel anlamda sindirim sitemini koruyucu özelliği vardır. Lif içeren bütün besinler mide için faydalıdır ve midenin güçlenmesini sağlar. Keçiboynuzunun midedeki asit seviyesini dengeleyici özelliği vardır. Bunun yanında şişkinlikleri giderir ve şişkinlik hissini ortadan kaldırır.

Kemik Erimesine Karşı Koruyucudur: Keçiboynuzunun diğer bir özelliği de kemik erimesi gibi ciddi hastalıklara karşı etkili olmasıdır. Keçiboynuzu bu tür hastalıkları tedavi ettiği söylenemez ama içerdiği yüksek derecedeki kalsiyum sayesinde çocuklar başta olmak üzere yetişkinlerde de kemik sağlığı için önemlidir. Çocukların sağlıklı bir iskelete sahip olmalarını sağlarken, yetişkinlerin kemik hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

Cinsel İstek Gücünü Arttırır: Keçiboynuzu genel anlamda inanılmaz bir enerji deposudur. Cinsel gücü ve isteği arttırıcı özelliği vardır. Bunun yanında iktidarsızlığa karşı etkili olduğunu söyleyen ve sürekli tüketilmesini öneren uzmanlar vardır. Sperm azlığına karşı çok etkili olduğu söylenmektedir.

Sinir Sistemini Korur, Çocuklarda Zeka Geliştirici Özelliği Vardır: Antioksidan etkisi ve hücreleri yenileme özelliği keçiboynuzunu sinir sitemleri içinde vazgeçilmez bir besin kaynağı kılmaktadır. Beyin hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olur. Tüketimi sinir sitemlerine etki ettiği için çağın hastalığı strese kaşı direnci arttırır.

Keçiboynuzu pekmezinın faydaları

Keçiboynuzu Pekmezinin Faydaları:

Keçiboynuzu pekmezi daha çok cinsel veya sperm sorunu yaşayan kişilerin çözüm için sık sık başvurduğu bir şifa kaynağıdır. Fakat bunların dışında birçok hastalığa da faydalıdır. İçerdiği zengin vitamin ve besin kaynakları özellikle solunum yolu hastalıklarına çok iyi gelmektedir.
•Kalsiyum açısından zengindir, kemik sağlığına çok faydalıdır.
•E vitamini içerdiği için astım, bronşiti grip, nezle gibi hastalıklara faydalıdır.
•Öksürüğü giderir ve rahatlama sağlar.
•Balgam söktürücü özelliği vardır.
•Sindirim sistemi sorunlarını çözer, şişkinliği giderir, bağırsakları temizler.
•Yüksek derecede sodyum ve potasyum içerdiği için karaciğer için çok faydalıdır.
•Kansere yakalanma oranını %90 oranında düşürdüğü söylenebilir.
•Kalp sağlığı için önemlidir, kalp çarpıntısını önler.
•Doğal bir enerji kaynağıdır.
•Kanı temizleme ve damar tıkanıklıklarını giderme özelliği vardır.
•Çeşitli alerjik hastalıklara karşı engelleyici ve tedavi edici özelliği vardır.

Keçiboynuzunun Zararları: Keçiboynuzunun önemli bir antioksidan olması birçok açıdan bünye için faydalı olduğunu söyleyebiliriz. İnanılmaz bir enerji sağlamasının yanında birçok hastalığa karşı bünyeyi bir kalkan gibi korumaktadır. Fakat çok nadir de olsa yanlış kullanılması ve çok fazla tüketilmesi durumunda bazı yan etkileri vardır.
•Şeker içerdiği için şeker hastalarının tüketmeden önce doktorlarına danışmaları önerilir.
•Fazla tüketildiğine baş dönmesi ve mide bulantısına neden olabilir.
•Kan inceltici ilaç kullananların doktorlarına danışarak tüketmeleri önerilir.

Kaynak: Canan Ulay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

İşte Cennet Ve Cehennem Birarada…

12036918_10153796106993641_5016649294514391662_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bugünlerde bazı ilişkileriniz sonlanıyorsa şaşırmayın.

flying_rainbow_by_ia7mad[1]

Bugünlerde bazı ilişkileriniz sonlanıyorsa şaşırmayın. Nefes alın sadece. En güvendiğiniz insanlar sizi çok şaşırtabilir, hayal kırıklığına uğratabilir, yalan söyleyebilir ve tüm dünya başınıza yıkılmış gibi hissedebilirsiniz. Unutmayın, bu yaz Venüs retrosu ile kapandı ve şimdi de 9 Ekim’e dek Merkür gerilemesindeyiz.

Tam tekmilli temizlik var, rahat olun. Her şey hayra doğru akıyor. Her şey olabileceğin en iyisine doğru evriliyor. Size hizmet etmeyen, sizin hizmet etmediğiniz her ilişki yıkılmaya mahkum ve bu iyi. Derin nefes alın ve bu dönüşümün parçası olduğunuz için şükredin. Jung’un ifadesiyle… “Neye direnç gösterirseniz, varlığını sürdürür.” Kalplerimizin açılması ve samimiyetin artması dileğiyle…

Kaynak: Didem Çivici

Önemli Olan Kişinin Kendini Nasıl Geliştireceğini Göstermektir…

12038311_1115561761795125_5481990424996373144_n[2]

Bir gün ormandaki hayvanlar bir araya gelerek okul açmaya karar verirler. Bir tavşan, bir Kuş, bir Sincap, bir Balık ve bir Yılanbalığı yönetim kurulunu oluşturdu. Tavşan, müfredatta koşmanın bulunmasını istedi. Kuş, uçmanın dahil olmasını. Balık, yüzmenin dahil olmasını ve Sincap, ağaca tırmanmanın mutlaka zorunlu dersler arasında olması gerektiğini söyledi…

Bütün bunları bir araya getirip, bir müfredat programı yaptılar. Ve bütün hayvanların bu dersleri görmesini istediler. Tavşan, koşu dersinde A alıyor olmasına rağmen, ağaca tırmanmak onun için çok ciddi bir sorundu. Sürekli kafa üstü düşüyordu. Bir süre sonra beyni hasar gördü ve artık eskisi gibi koşamadı. Artık koşuda A almak yerine, C alıyordu. Ve tabii, ağaç tırmanmada ise her zaman zayıf alıyordu. Kuş, uçmada çok başarılıydı, ama sıra toprak kazmaya geldiğinde, o kadar başarılı değildi. Sürekli gagasını ve kanatlarını kırıyordu. Bir süre sonra, toprak kazma notu hala F olmasına rağmen, uçma notu C’ye düşmüştü. O da ağaca tırmanmakta çok zorlanıyordu. Sonuçta, sınıf birincisi olan hayvan her şeyi yarım yapabilen, geri zekalı yılanbalığı oldu…

Ancak eğitimciler çok mutluydu çünkü herkes bütün dersleri görüyordu. Ve buna “Geniş Tabanlı Eğitim Sistemi” dediler…

LEO BUSCAGLIA

kaynak: Charlotte Gabay Facebook Sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana, sade bir kurdeleyle süslenmiş…

400_F_28324770_8R0MwE1e0mOQLp1as5gOtN1oiw91G4xE[1]

Bir kutu dolusu yaşam gönderiyorum sana, sade bir kurdeleyle süslenmiş…
Çöz kurdeleyi ve yavasça kaldır kutunun kapağını.
Kocaman bir fırça ve bin renk koydum kutuya, bir mutluluk resmi yapıp içine gir diye…
Düşler serpiştirdim gizlice, düş kurmayı unutma diye…
Bir tane de elma şekeri yerleştirdim, içindeki çocuğu sürekli tadasın diye…

Güneşin batışını,
Duru suyun sesini,
Bir gülümsemenin sıcaklığını da sığdırdım,
Ruhlarımız aç kalmasın diye…

Kutuya biraz da sevecenlik koydum, güçlü kalasın diye çünkü acımasız olan güçsüzdür…
Beyaz bir güvercin uçup kendi kondu kutuya, barışı ve özgürlüğü sunmak için…

Bir buket sevgi,
Bir yudum aşk,
Ve yarım bir elma da koymadan edemedim, paylaşmayı unutmayalım diye…

Sevdiklerimize, onları sevdiğimizi söylemek için yarını beklemeyelim, hemen şimdi yapalım diye…
İçtenliği, neşeyi, umudu, bağışlayıcılığı, özgüveni ve açıkyürekliliği unutmadım,
“Ben”in dışına çıkıp “Biz”e ulaşabilelim diye…

Son olarak da… bir kart iliştirdim kutuya. Bak bu kartta neler yazıyor?

“Bu kutunun kapağını her kaldırışında yaşamla ilgili yepyeni şeyler keşfedeceksin.
Yaşamak için yarını bekleme,
Al yaşamı kollarının arasına sımsıkı sarıl,
Ve yaşamdan almak yerine birşeyler ver…
Kısacası, tümüyle insan ol!

Unutma! Yasam; dokuması henüz tamamlanmamış, olağanüstü güzellikte bir duvar halısıdır ve sana ait olan boşluğu ancak SEN doldurabilirsin!

Kimseyi kırmamak ve üzmemek koşuluyla istediğin her şeyi dene…
Bir gün sonsuzluğun bulutlarına oturduğunda,
Ne aklın kalsın, ne kırık bir yürek…”

MANFRED WOLFMAN

Kaynak: Chorlatte Gabay Facebook Sayfası

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Titreşimlerin Sırrını Çözen Kainatın Sırrını Çözer…

titresim-nedir[1]

Bundan yirmi yıl önce size evrenin aslında kocaman bir titreşim olduğu söylenseydi, küçük evren insanın da etrafındaki her şeyle birlikte her an titreşmekte olduğunu ve hayatın sırrının titreşimlerde saklı olduğu söylenseydi ne düşünürdünüz?

Nikola Tesla titreşimlerin sırrını kısmen de olsa çözmüştü…

Muhtemelen bu söylenilenlere çok fazla anlam veremez ve üzerinde de fazla durmazdınız. Çünkü o zamanlar titreşimlerin bu derece önemli olduğu insanlık tarafından bilinmiyordu. Gerçi hala da tam olarak bilindiği söylenemez… Hâlbuki bundan 100 yıl önce Nikola Tesla kendi icadı olan deprem makinesini anlatırken şu sözleri söylemişti: “Birkaç saniyede binanın titremeye başladığını hissettim. On dakika daha devam etseydim binayı ve sokağı yıkabilirdi. Aynı cihazla Brooklyn Köprüsünü 1 saatten kısa bir süre içinde East River’a indirebilirdim.” Tesla frekansların yani titreşimlerin sırrını kısmen de olsa çözmüştü. Tesla’ya göre evren kocaman bir titreşimdi ve hepimiz bu titreşimin küçük birer yansımasıydık. Ya da başka bir deyişle evren bir gitar, bizler de onun telleriyiz ve diğer tüm tellerle birlikte her an titreşiyoruz. Bilim adamları yüzyıllardır bu şarkıyı anlamlandırmaya çalışıyorlar ve sonunda notaları keşfettiler. Şimdi de gitarın tellerini koparmadan melodiyi çözmeye çalışıyorlar… Bu yazıda melodiye ait birkaç sol anahtarı vermeye çalışacağız.

Saniyede 10 bin kez hızla titreşen canlıları göremiyoruz…

Her şeyin özü enerjidir. Kütle, enerjinin yoğunlaşmış halidir. Düşünce enerjidir. Enerji sürekli titreşerek bir salınım oluşturur. Bizler de insanoğlu olarak sürekli titreşen enerjileriz. Titreşim seviyemiz düşük olduğu için yeryüzünde çökeltilmiş şekilde yani kütle-beden olarak hayatlarımızı devam ettiriyoruz. Bizim titreşimimize uygun şekilde titreşen enerjileri de kendi titreşim dünyamızda kütle olarak görebiliyoruz (diğer insanlar, hayvanlar, masa, sandalye vs.) İnsan bedeninin doğal titreşim düzeyi saniyede ortalama 300 titreşimdir. Dünya işleriyle fazlaca ilgili olan insanlar bu titreşimin altındadırlar. Frekans yani titreşim düzeyi arttıkça kişilerin doğaüstü güçleri de artmaktadır. Şifa verme gücüne sahip olan kişilerin titreşim düzeyleri saniyede ortalama 500 titreşimdir. 800 titreşim seviyesine gelindiğindeyse medyumik güçler ortaya çıkar. 1000 titreşimin üzerinde telepati kanalı gayet akıcı şekilde açıktır. Saniyede 10 bin titreşim seviyesindeki insan astral seyahat yapabilir konuma gelir. Bu tıpkı bir gitarın tellerinin titreşmesi gibidir. Gitarın telini oynattığınızda önce hızla titreşir, teli göremezsiniz. Sonra titreşim azalmaya başlar ve tel görünür hale gelir. Bizler de şu anda saniyede 300 titreşimle birbirimizi görebiliyoruz ama saniyede 10 bin kez hızla titreşen canlıları göremiyoruz. Onları boyut üstü varlıklar olarak adlandırıyoruz. İçimizden pek azımız yani medyum diye tabir ettiğimiz kişiler onlarla temasa geçebiliyor. Bazen kanal olarak da onlardan gelen bilgileri aldıklarını iddia edebiliyorlar. Bu kişilerin bir kısmı şizofren hastası, bir kısmı dolandırıcı olabilir ama titreşim seviyesini saniyede 10 binin çok üzerine çıkartıp zaman mekân mefhumunu aşan insanların da var olduğu biliniyor. Çok büyük kâhinler bu frekans seviyesinde oldukları için söyledikleri pek çok şey doğru çıkmaktadır. Duru görü yapan medyumlar kaybolan eşyaları bu şekilde bulabilmektedir. Şifacılar tek bir dokunuşla hastanın hasarlı olan organına en uygun frekansı vererek onu iyileştirebilmektedir. Şifacı ya da bioenerji uzmanı olarak tabir ettiğimiz kişilerin yaptıkları şey özünde kendileri vasıtalarıyla hastaya doğru frekansları vermektir.

Frekanslarla (titreşimlerle) hastalıkları iyileştirmek mümkün!..

Her organın kendine özgü titreşimi vardır. Bedenin titreşiminin dışında organlar da kendi aralarında farklı hızlarda titreşirler. Örneğin kalbin titreşim hızıyla böbreğinki aynı değildir. Böbrek arıza yaptığında bu aynı zamanda onun titreşiminde bir sorun olduğu anlamına gelir. Bir insanı kalbine iyi gelmeyecek titreşimlere maruz bırakırsanız o kişi kalp krizi geçirip ölebilir. Bu şekilde uzaktan suikastların yapılması bile teoride mümkündür. Doğru titreşim hayat kurtardığı gibi yanlış titreşim de can alır. Dozer kullanıcıları, asfalt delici vibrasyon cihazlarını kullanan kişilerin kalp krizi geçirip ölmeleri ya da uzun vadede çeşitli hastalıklara yakalanmaları olasıdır. Çünkü bu cihazlar çok güçlü titreşimlere sahip oldukları için vücudun titreşimini bozmaktadır. Frekanslarla (titreşimlerle) hastalıkları da iyileştirmek mümkündür.

Her titreşimin ölçüsü bir frekans değeriyle hesaplanır. Farklı titreşimlerin farklı frekansları vardır. Bir titreşimin ne tür bir titreşim olduğunu frekans değerleriyle ölçeriz. Frekans teknolojisi günümüzde kısmen de olsa tıpta kullanılıyor ancak gün gelecek pek çok hastalığın tedavisi frekanslarla yapılabilecek. Her hastalığa uygun frekans bulunacak ve hasta kişi o frekans ortamına sokularak tedavi edilecek. O gün geldiğinde modern tıp ile alternatif tıp birleşmiş olacak. Aslında bu bilinen bir şey ama hala hastalıkların çaresini ilaçlarda arayıp duruyoruz ve bu durum ilaç sektörünün çok işine yarıyor. Plasebo etkisi bile aslında frekansların değişmesiyle alakalı. İnanmak denilen şey, hastanın hastalığa karşı tutumu değişince frekansının da değişmesi ve hastalığın artık o frekansta kendine yer bulamamasından başka bir şey değil. Birinin elini tuttuğunuzda bedeniniz otomatik olarak onun frekansına ayarlanıyor. O halde kimin elinden tuttuğunuza dikkat edin çünkü eğer onun manyetik alanı sizinkinden daha kuvvetliyse sizi kendi frekansına çekebilir ve o frekans gerçekte size yaramayan bir frekans olabilir.
İlişkilerde de asıl mesele doğru frekansı bulabilmekte…

Frekans teknolojisi hızla gelişmeye devam ediyor. İleride öyle günler gelecek ki, kişiler eş seçimini yaparken sadece kan uyuşmazlığına değil frekans uyuşmazlığına da bakacaklar. Bu şekilde kimin kiminle anlaşamayacağı net bir şekilde bilinebilecek. İyi başlayıp kötü giden ilişkilerin de sebebi frekansların değişmesi aslında. On yıldır birlikte olduğunuz kişiyle artık anlaşamıyorsunuz çünkü ikiniz de on yıl önceki frekanslarınızda değilsiniz artık ve bugün apayrı iki frekansta yaşıyorsunuz hayatı. Kısmet dediğimiz şey de frekanslarla son derece ilintilidir. Dünyanın iki ayrı ucunda da olsa en doğru frekanslar her zaman birbirlerini buluyor. Tıpkı göçmen kuşların yollarını bulması gibi dünyanın manyetik haritasında hepimizin ayarlı olduğu bir frekans var ve kendimize en uygun frekansı bir göçmen kuş edasıyla buluyoruz. Bazen de bulamıyoruz. İşte o zaman hayatımızda problemler ortaya çıkıyor. Bizimkinden daha güçlü bir frekansın etkisine girdiğimizde kendi manyetik alanımızdan kopuyoruz ve kendimizi kötü giden bir evliliğin içinde ya da istemediğimiz bir işi yaparken bulabiliyoruz. İşte bütün bunların sebebi yanlış frekanslar…

İlişkilerde de asıl mesele doğru frekansı bulabilmekte…

Herkesin kendisine en uygun titreşimi bulma potansiyeli vardır. Kendimizi dinlemek diye ifade ettiğimiz kişinin bir karar vermeden önce içe dönme hadisesi de budur aslında. Kendimizi dinlediğimizde titreşimlerimizi de fark ediyoruz ve titreşimler iç ses olarak bizim için neyin iyi ve doğru olacağını bize söylüyor. Bir miktar derin düşünme ve yalnız kalmak kendimizi yani titreşimlerimizi anlamak için yeterlidir. Yeter ki kendimize bu fırsatı verelim…

Yazar: Cem Özüak

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Yeneklerinizi Mutlaka Yavaş Çiğneyip Yavaş Tüketin…

12039174_1050278838345634_2458514523470386269_o[1]

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HAYATIN DAİMA DÜŞÜNCELERİNİN SONUCUDUR…

11222681_10207571396028211_6032111590154785102_n[1]
Düşünce yaratıcıdır.
Korku, benzer enerjiyi çeker.
Sevgi her şeydir.

-Hayatının rayına oturması için önce düşüncelerinde netleş.
Ne olmak, yapmak ve sahip olmak istediğini düşün.İyice netleştiğinde başka bir şey düşünme.Başka olasılıkları hayal etme.
Zihinsel yapıdan olumsuz düşünceleri temizle.Karamsar olmayı bırak.Şüphelere yer verme.Korkularını yen.Yaratıcı düşünceni zihninde tutmak için disiplin geliştir.
Düşüncelerin netleştikçe ve süreklilik kazandıkça, onları gerçeğin olarak ifade et.Yükses sesle söyle.Yaratıcı gücü yönlendir, emir ver.”Ben” sözü en güçlü yaratıcı söylemdir.”Ben” dedikten sonra eklediğiniz herşeyi evren size getirir.Bu deneyimleri size getirecek hareketi başlatır.

-Düşüncelerinizi kontrol etmenin birinci basamağı:
Ne düşündüğün üzerinde düşün.
Kendini olumsuz düşünürken yakaladığında, yeniden düşün.
Kendinin zor durumda olduğunu düşündüğünde, bunun hiçbir işe yaramadığını düşündüğünde, yeniden düşün.
Dünyanın olumsuzluklarla dolu kötü bir yer olduğunu düşünüyorsan, yeniden düşün.
Hayatının kördüğüm olduğunu, asla düzene girmeyeceğini düşünüyorsan, yeniden düşün.
Bunu yapmak için kendini eğitebilirsin.

-Tanrı’ya yüreğinin yoluyla ulaşabilirsin, zihinsel yolculukla değil.

-Gerçek usta, en çok öğrencileri olan değil,
en çok usta yaratandır.
Gerçek lider, en çok takipçisi olan değil,
en çok lider yaratandır.
Gerçek kral, en çok tebaası olan değil,
en çok kişiye kraliyet yolunu açandır.
Gerçek öğretmen, en çok bilgiye sahip olan değil,
başkalarını da en çok bilgilendirendir.
Gerçek tanrı, en çok kulları olan değil,
en çok kişiye tanrısal olmaları için hizmet edendir.
Bu Tanrı’nın amacı ve yüceliğidir.
Tanrı’nın kulları yoktur.
O ulaşılamaz değildir ama kaçınılmaz olandır.

Neale Donald Walsh..
Tanrı İle Sohbet..

Koruyucu Meleklerimiz Artık Rengarenk… Yaşasın…

IMG_7649

Işıl İpekçi’nin Ellerine Sağlık Sipariş İçin 0536 508 19 73’ü arayabilirsiniz…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gözünüz Sağlıklı Mı Anlamak İçin Bu Testi Yapın…

11145134_819405571491227_1020254640334999577_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 10 Comments »