3 ADIMDA İLİŞKİLERİNİZİ İYİLEŞTİRİN

444101-3-4-15bb3[1]

Herhangi bir ilişkiyi iyileştirmek adına geliştirdiğim bir yöntemi paylaşmak istiyorum. Bu üç aşamalık sürecin en iyi yanı kendi kendinize yapıyor olmanız. Başka bir insanın aktif bir şekilde olaya dahil olması gerekmiyor. Yani olay tamamen sizde.

Bir ilişkiyi iyileştirmek için en önemli şey, ilişkilerin ardında yatan dinamikleri anlamaktır. İlişkilerdeki kopukluklar, iki kişinin farklı olması veya anlaşamaması gibi sorunlar yüzünden oluşmaz. İnsanların anlaşabilmesi için, sürekli olarak aynı fikirde olmaları veya benzer olmaları gerekmez. Sorunlar bir tarafın yada iki tarafın da yargılaması sonucu oluşur. İlişkilerin sorunlarının esas sebebi “yargılamaktır”. Yargı olmadan, ilişkiler gelişir ve büyür. Yargılamayı bıraktığınızda ise ilişkiler iyileşir.

Yargılamak ilişkilere neden zarar verir? Yargılandığımızı hissetmek, bizde bir reddedilme duygusu uyandırır. Bu yüzden ya kendimizi kaparız yada kendimizi korumak adına karşımızdakini geri yargılarız. Ama bu iki reaksiyon da araya mesafe ve uyuşmazlık sokar.

Yargılayan taraf biz olduğumuzda ise, diğer tarafı sırf kendi yargımızı haklı çıkarmak adına uzaklaştırırız. Yargınızda haklı olmanız veya gerçekten daha iyisini bilmeniz, aslında hiç önemli değil. Yargılamak bir arkadaşı, sevgiliyi, partnerinizi, ailenizi, çalışanınızı veya çocuğunuzu “yabancılaştırmanın” en iyi yoludur.

Yargılamamızı sevgi adına veya birini önemseme adına bile yapıyor olsak, bu hala yargılamaktır, ve her zaman niyetlendiğimizin zıddını bize verecektir. Eğer birini kaybetmek istiyorsanız, onları yargılayın.

Birini hem sevip, hemde yargılayamazsınız.

Birilerini yargılamayı bırakmanız ilişkinin iyileşmesine katkı sağlayacaktır, ama tüm hikaye bu değil. Bu iyileştirme sürecinde ufak birşey daha var. Eğer aşşağıdaki üç adımı takip ederseniz, herhangi bir ilişkiyi iyileştirecek güce erişebilirsiniz.

Birinci adım. Kendini -yargılama için bir tedavi

Bütün dünya senin bilincinin ve bilinçaltı inanışlarının bir yansıması, Bu sebepten, biri seni yargılıyorsa, onun bu yargısı, senin aslında kendi kendine yaptığın bir yargılamanın yansımasıdır. Kendi kendini yargılarken, bir başkasından seni yargılamayı bırakmasını isteyemezsin. Buradaki esas nokta, karşı tarafın seni nasıl yargıladığını tespit etmen, ve kendi içine dönüp kendini nasıl bir benzerlikle yargıladığını bulman olacaktır. Karşılığı direk olarak aynısı olmayabilir, ama bağlantıya odaklanmaya çalışın. Doğru tespiti yaptığınız anda, kendi kendini yargılama döngüsünden bilinçli bir şekilde çıkarsınız.

Bunu kimseyle paylaşmanıza gerek yok, tamamen iç dünyanızda yaptığınız bir hesaplaşma. Kendi kendizini yargılamayı bıraktığınız an farkı anlayacaksınız, çünkü karşı taraf da sizi daha fazla kabullenerek sizi yansıtacaktır. Eğer karşı taraf, yine sizi yargılamaya devam ediyorsa, tekrar içinize dönün ve kalan yargı parçacıklarını da temizleyin.

İkinci adım. Karşı taraf hakkındaki yargılarınızı iyileştirin.

Arkadaşınızı, eşinizi, ailenizi veya çocuğunuzu nasıl yargılıyorsunuz? Şunu unutmayın, yargılamayı birini önemsemeyle karıştırmayın. Umursamak yargılamak değildir. Karşı tarafın hayatında ne oluyorsa olsun, yargılamaya hakkınız yok. Bu kişiyi nelerle yargıladığınız hakkında tek tek maddelerden oluşan bir liste yapabilirsiniz, ve yargılarınızdan vazgeçebilirsiniz. Aynı şekilde, kendinizi nasıl yargıladığınıza da bir bakın, ve o yargıları da bırakın.

İşin aslı, ne kadar bilge olursanız olun, veya karşınızdaki kişiyi ne kadar iyi tanırsanız tanıyın, onun için neyin daha iyi olduğunu bilemezsiniz.

Eğer birini umursuyorsanız ve yardım etmek istiyorsanız, yapacağınız en iyi şey onu desteklemek olacaktır, gerçekten dinlemek, kendisine doğru soruları sormasını sağlamak olacaktır. Bu şekilde daha güçlü kararlar verecektir. Eğer algısı güçlü biriyseniz, onun kendi yolunu açacak soruları ona önerebilirsiniz.

Size sorulmadıysa, tavsiye vermeyin hatta sorulduysa bile, cevabınızda yargı unsurları olmaması konusunda çok dikkatli olun. Eğer yargılarsanız, kendinizi yabancılaştırırısınız, ve yabancılaştığınızda fark yaratma şansınızı kaybedersiniz.

Eğer pozitif bir etkiniz olsun istiyorsanız, büyük bir örnek oluştun. Kendi inançlarınızla bir bütün oluşturun ve bu hareketinizle bir model olun ama vaaz çekmeyin veya başkalarının işine karışmayın. Çünkü diğer taraf bunu yargı olarak deneyimleyecektir ve mesajınız hedeflediğiniz etkiye uğrama yolunda başarısız olacaktır.

Bu yazı ilişkiler ve iyileşmek üzerine, ufak çocuklar bile yargıya negatif, cesaretlendirmeye ise pozitif bir yanıt verecektir.

Yargısız daha güçlü bir aile olabilirsiniz, çocuğunuzu aktif bir şekilde yönlendirebilirsiniz.

Üçüncü adım: Karşı tarafı Kusursuz ve bütün olarak görün

Onun hakkında sevdiğiniz şeylerin listesini yapın. Gün içinde sadece bunlara odaklanın. Dikkatinizi sevmediğiniz yanlarına yada sorunlara vermeyin. Sadece sevdiğiniz şeylere odaklanın. Bu biraz zor olabilir, özellikle de aranızda sorunlar varken, ama devamlı bir şekilde pozitife odaklanıp, negatifi bıraktığınız sürece, bir şeyler değişmeye başlayacaktır- tamamen size kalmış.

Karşı taraf değişecektir çünkü onu görme şekliniz değişecektir. İşin güzel yanı ona hiçbirşey söylemek zorunda olmamanız. Tek yapmanız gereken sessiz sakin pozitife odaklanmak. Siz karşınızdakinin ve ilişkinin değişiminin farkında olurken, onun için herşey çok net olacaktır. Zihinsel ve duygusal açıdan partnerinizin, ailenizin, arkadaşınızın veya çocuğunuzun pozitif yanlarına uyumlanırken, aslında bu kişinin ve bu ilişkinin daha iyi bir versiyonunu çağırıyorsunuz.

Yargıları, mantık değerlendirmelerini ve haklı çıkarma çabalarını bir yana bırakabilirseniz, ilişkinizin bütün sorumluluğunu ve karşı taraf üzerindeki etkinizi üzerinize alabilirsiniz. Böylece, sadece ilişkiyi iyileştircek güce sahip olmazsınız, ilişkinizi hayal edebildiğiniz en iyi haline getirebilirsiniz.

Birini değiştirmek istiyorsanız, onlarda görmek istediğiniz değişim olmalısınız.

Yargılamak çok yanıltıcı olabilir, çünkü çoğu zaman bunu nasıl yaptığımızı bilmeyiz, ama bize yapıldığı her anda hissederiz. Eğer biri size negatif bir tepki veriyorsa, durun ve kendinize bakın, nerede yargılıyor olabilirsiniz? Fiile dökemiyorsanız bile, enerjiniz her zaman düşüncelerinizi ve hislerinizi yansıtacaktır.

İyileşme Süreci Zaman ve Sabır Gerektirir

Şunu unutmayın, yargının sizden (içinizden) çıkmasıyla, dış dünyada bir yansıma olarak gerçekleşmesi arasında her zaman bir vakit aralığı vardır. Yani süreçte sabırlı olmak iyi bir fikir olabilir.

Bu da karşı tarafın hala daha size karşı eleştirel ve uyumsuz olduğu anlamına gelebilir- ona deneyiminde izin verin, ve akışınıza devam edin. Ne kadar vakte mi ihtiyacınız var? Ne kadar gerekiyorsa. Buna bir sınır koymaya çalışmak, sadece işleri uzatır veya sizi hedefinizden alıkoyar. Eğer kendinizi ve karşı tarafı sevdiğiniz akışta kalmaya kararlıysanız, er yada geç büyük bir değişim gerçekleşecektir.

İlk başlarda aranızda daha az gerginlik ve daha önce ortada olmayan bir saydamlık hissedeceksiniz.

Başarınızın ilk adımlarına direk atlamayın, sevmeye, sorumlu kalmaya ve onu cesaretlendirmeye devam edin. Bazen yolda iniş çıkışlar olacaktır, bu sebeple işler tam gelişirken ufak sorunlar çıktığında tepki vermeyin, sadece bu üç adıma odaklanın, ve herşeyin yeniden kusursuzlaşmasını sağlayın.

Eğer akışta kalırsanız, başarı kaçınılmazdır, ama eğer yargılamanızın eski yönlerine dönerseniz, ilişki yine bozulacak, ve başladığınız yere döneceksiniz. Eğer bu olmaya başlarsa yeniden başlayın.

İyileşme adına bu üç adım, sınır koymayacağınız anlamına gelmez. Eğer biri sizi yargılıyorsa, saygılı bir şekilde ona ” pardon ama beni yargılama hakkına sahip değilsin” diyebilirsiniz ve eğer yargılamaya devam ederse ” beni yargıladığını duyabiliyorum” da diyebilirsiniz. Bu sizin tarafınıza bir sınır koyacaktır ve karşı taraf size nasıl davranacağıyla ilgili bir bilgi almış olacaktır. Hareketlerinizin, isteklerinizle uyum içinde olmasına özen gösterin.

İlişkilerdeki bu iyileşme süreci, büyük bir spirituel olgunluk gerektirir. Bunun çalışması için, kendinizi “gurur” dan cehaletten ve kendini üstün görmekten kurtarmanız gerekli. Dış dünyayı suçlamayı bırakıp, her ilişkiniz için gereken sorumluluğu almanız gerekli. Diğerlerinin uyanmasına, sorumluluk almasına, özür dilemesine veya birşeyleri farklı yapmasına gerek yok. Sadece senin bu geçişe ihtiyacın var. Sevdiklerinde görmek istediğin değişim sen olmalısın.

Dünya üzerindeki herhangi iki kişi, yargılamayı bir yana bırakıp, saf şükran duygusuyla bile birbirlerine sarılsalar muhteşem bir ilişkileri olur.

Kaynak: Wakeup-World

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

%d bloggers like this: