KAN ŞEKERİNİ ZIPLATAN BESİNLER

11377260_10155641830945557_597734849758287864_n[1]

Bir besinin kan şekerinizi zıplatması’ için ağzınızda şeker tadı bırakması gerekmiyor. Basit karbonhidrat içeren beyaz ekmek ve undan yapılmış gıdalarla içecekler, vücutta parçalanarak şekere dönüşür ve kan şekerini zıplatır’. Diyabetli olmasanız bile insülini uyarmamak ve kan şekerinizi zıplatmamak’ için aşağıdaki besinlerden uzak durmanızı öneririm.

Beyaz pirinç

Özellikle Tip 2 diyabetliyseniz, beyaz pirinci mönünüzden çıkarmanızı, onun yerine kepekli pirinç ya da bulgur kullanmanızı tavsiye ederim. Amerika’da yapılan bir çalışmada haftada beş veya daha fazla porsiyon beyaz pirinç tüketen bireylerde Tip 2 diyabet gelişme riskinin arttığı görüldü. Haftada tükettikleri pirincin en az üç porsiyonunu beyaz yerine kepekli olarak tercih edenlerdeyse diyabet riskinin yüzde 16 oranında azaldığı ortaya çıktı. Kepekli pirinç veya bulgur, beyaz pirince oranla daha fazla lif içerir, tok tutar ve kan şekerini dengeler.

Beyaz ekmek

Her gün tüketilen beyaz ekmeğin diyabet riskini artırdığını biliyor musunuz? Bunun nedeni, rafine undan elde edilen beyaz ekmeğin çabuk sindirilmesi ve bunun, kan şekerini yükseltmesi. Ekmekte yapılan yeni düzenlemelerle kepek oranı artırıldı ve lif alımı yükseltildi. Ancak tam buğday ve çavdar ekmeği daha iyi seçenekler arasında. Çeşitli araştırmalarda, rafine ürünler yerine tam tahıl ürünlerini tercih edenlerin vücutlarında daha az yağ olduğu, kalp hastalıklarına ve diyabete daha az yakalandıkları görüldü.

Şekerli-gazlı içecekler

Sadece katı yiyecekler kan şekerini yükseltmez, sıvı karbonhidratlar olan içeceklerde aynı etkiyi gösterebilir. Araştırmacılar, günde 1-2 bardak şekerli-gazlı içecek tüketen bireylerin, ayda iki veya daha az bardak tüketenlere göre, yüzde 26 oranında daha fazla diyabet riski olduğunu ortaya koydu. Şekerli-gazlı içecekler yerine su, maden suyu, yeşil çay, ayran ve kefir gibi sıvıları tüketin.

Kırmızı et

Kırmızı eti kesmeniz gerekmiyor ancak çalışmalar, fazla miktarda kırmızı et ve şarküteri tüketimimin yüksek yağ içerikleriyle diyabet gelişimine dolaylı olarak neden olabildiğini gösteriyor. Geniş çaplı bir araştırmaya göre; sosis, salam, sucuk, jambon gibi şarküteri ürünlerini her gün tüketen bireylerde diyabet riski iki katına çıkıyor. Bunun yerine dengeli şekilde kırmızı etle diğer protein kaynakları tavuk, balık, hindi, düşük yağlı süt ürünlerini ve fındık gibi yağlı tohumlar tercih edilmeli.

Fast food

Aceleniz varsa ve çok açsanız fast food yiyecekler oldukça cezbedicidir. Ancak birçoğu yüksek yağ, kalori ve tuz içerdiği için diyabet riskini artırıp, kan şekerini yükseltir. Kanada’da yapılan bir çalışmada, yüksek yağlı fast food yiyeceklerin tüketimi, diyabetli olmayan sağlıklı bireylerde kan şekeri seviyesini yüzde 32 oranında zıplatıyor. Bununla birlikte, tuzlu fast food yiyecekler de kan basıncını artırarak diyabetli bireyler için risk yaratıyor çünkü bu gruptakiler, 2-3 kat daha fazla kalp hastalıkları riski taşır.

Paketlenmiş gıdalar

Diyabetli bireyler, paketlenmiş ve işlenmiş gıdalar tüketirken dikkatli olmalı. Pek çok birey kolay olması sebebiyle bu besinleri tercih eder ve genelde etiketlerine çok dikkat etmez. Oysa etikete baktığınızda bir porsiyondaki kalori ve yağ oranının çoğu zaman pek de masum olmadığını göreceksiniz. Özellikle bu besinler, kek ve kurabiye gibi yiyeceklerse büyük ihtimalle yüksek oranda trans yağ asitleri içerir. Böylece kandaki kötü kolesterolü yükseltip, iyi kolesterol oranını düşürür. Bunun için sağlıklı seçimler yapmaya özen göstererek tam tahıllı ürünler, meyveler veya yağlı tohumlar tercih edilmeli.

Tam yağlı süt

Doymuş yağ dendiğinde ilk akla gelen kırmızı et ve katı yağlar olsa da tam yağlı süt ve süt ürünleri de doymuş yağ içerir. Birçok çalışma, diyetin yüksek oranda doymuş yağ içermesinin, insülin direnciyle ilişkili olduğunu gösterir. Tam yağlılar yerine yarım yağlı veya yüzde 1 yağlı seçenekleri tercih etmekle hem kalsiyum alımınız artar hem de kilo kaybı hızlanır.

Uzman Diyetisyen Gamze Şanlı Ak

Hiçbir şeyi kişisel algılamayın. Çünkü kişisel algıladığınızda hiçbir şey uğruna kendinizi acı çekmeye mahrum edersiniz.

*11011092_836377213076961_4363543156961457651_n[1]

************************”Hiçbir şeyi kişisel algılamayın. Çünkü kişisel algıladığınızda hiçbir şey uğruna kendinizi acı çekmeye mahrum edersiniz.
İnsanlar farklı boyutlarda ve farklı açılarda acıların tiryakisi olur. Ve biz bu bağımlılıkları sürdürebilmek için birbirimize destek veririz. İnsanlar birbirlerinin acı çekmelerine destek vermek konusunda anlaşma içinde davranıyor.

Eğer kullanılma, sömürülme veya aşağılanmaya ihtiyaç duyuyorsanız, başkaları sizi kullanarak, sömürerek veya aşağılayarak size ihtiyacınızı karşılamanız için yardım etmekte gönüllü olacaktır. Sizi taciz edecek insanları bulmanız çok kolaydır. Eğer acı çekmeye ihtiyaç duyan bir insanla birlikteyseniz, içinizdeki bir şey, o kişiye acı verici davranışlarda bulunmanızı sağlayacaktır. Bu insanların sırtlarında adeta şöyle bir not asılıdır: “Lütfen beni tekmele.” Bu, insanların istediği acı çekme ihtiyaçlarını karşılayabilmek için, çektikleri acıya haklı gerekçeler bulmaktır. Siz de davranışlarınızla o insanlara gereken haklı nedeni vermiş olursunuz.

Acı çekme bağımlılığı, uygulamalı bir anlaşmadan başka bir şey değildir.

Her yerde size yalan söyleyen insanlarla karşılaşırsınız. Farkındalığınız arttıkça, sizin kendinize de yalan söylediğinizi görmeye başlarsınız. İnsanların size doğruyu söyleyeceklerini beklemeyin çünkü onlar kendilerine de yalan söylüyor.
Siz kendinize güven duymayı öğrendiğinizde başkalarının size söylediği şeylere inanıp inanmamayı seçme özgürlüğünü de kazanırsınız.

İnsanları kişisel algılamadan gerçekte oldukları gibi görebilmeyi başardığımızda, asla onların söylediği ya da yaptığı şeylerden incinmeyiz. Size yalan da söyleseler bundan incinmezsiniz.
Çünkü onların korktukları için yalan söylediklerini bilirsiniz.
İnsanlar kendilerinin mükemmel olmadığının sizin tarafınızdan keşfedilmesinden korkuyor. Sosyal maskeden sıyrılmak acı vericidir. Birisinin söylediği ve yaptığı şey arasında fark varsa ve siz davranışa değil, söylenene kulak vermeyi seçerseniz, kendinize yalan söylemiş olursunuz.

Kendinize doğruları söyleyebilmek, sizin boş yere duygusal acı çekmenizi engeller. Kendinize gerçeği itiraf edebilmek size acı verebilir ama bu acıyla özdeşleşmeye ihtiyaç duymazsınız.
Gerçeği kabul etmek iyileşmenin başlangıcıdır ve bir süre içinde her şey daha iyiye doğru düzelecektir.

Birisi size sevgi ve saygıyla davranmıyorsa, o kişinin sizden uzaklaşması sizin için bir armağandır. Eğer sizden uzaklaşmıyorsa onunla birlikte uzun yıllar acı çekmeniz, acıya katlanmanız kaçınılmaz olur. Böyle bir kişi tarafından terk edilmek bile, size bir süre acı verebilir ama bir süre sonra yüreğiniz iyileşecektir.
İşte o zaman gerçekten istediğiniz şeyi seçebilirsiniz. İşte o zaman doğru seçimler yapabilmek için başkalarına değil, kendinize güvenmenin öneminin bilincine varabilirsiniz.

Hiçbir şeyi kişisel algılamamayı bir alışkanlık haline getirdiğinizde yaşamınızda birçok acıdan kaçınmanız da mümkün olur. Kızgınlığınız, kıskançlığınız, fesat duygularınız yok olur. Kişisel algılamadığınızda üzüntüleriniz bile kaybolur.

Bu ikinci anlaşmayı bir alışkanlığa dönüştürebilirseniz hiçbir şeyin sizi cehenneme geri döndürmeyeceğini de görürsünüz.

Kara büyücülere karşı bağışıklık kazanırsınız. Ne kadar güçlü olursa olsun hiçbir büyü üzerinizde etki yapamaz. Tüm dünya hakkınızda dedikodu yapsa bile, kişisel algılamadığınız zaman bundan etkilenmezsiniz. Size gönderilen duygusal zehirleri solumazsınız. Sizin tarafınızdan kabul görmeyen zehir göndericisi üzerinde çok daha büyük bir etki yaratır.

Bu anlaşmayı bir kağıda yazın ve sürekli hatırlamak için buzdolabının kapısına asın: Hiçbir şeyi kişisel algılama!
Kişisel algılamamayı alışkanlık haline getirdiğinizde sorumlu seçimler yapabilmek için sadece kendinize güvenmeyi de öğrenirsiniz. Asla başkalarının davranışlarından sorumlu değilsiniz. Sadece kendi davranışlarınızdan sorumlusunuz. Bunu gerçekten anladığınızda, başkalarının özensizce ve bilinçsizce söylediği sözler ya da davranışlar sizi incitemez.

Bu anlaşmaya uyduğunuzda yüreğinizi tümüyle açarak dünyayı dolaşsanız bile kimse size zarar veremez. O zaman alay edilme ya da reddedilme korkusu olmadan istediğiniz kişiye “Seni seviyorum” diyebilirsiniz. O zaman ihtiyacınız olan şeyi rahatlıkla isteyebilirsiniz. Suçluluk duygusu ya da öz-yargılama olmaksızın “evet” ya da “hayır” diyebilirsiniz. Daima yüreğinizin götürdüğü yere doğru gitmeyi seçebilirsiniz.

O zaman cehennemin ortasında bile içsel huzur ve mutluluğu hissedebilirsiniz. Böyle bir boyutta cehennem ateşi sizi yakamaz.”

~ Dört Anlaşma – Toltek Bilgelik Kitabı, Don Miguel Ruiz

Yüzdeki aknelerin bulunduğu alanlar ne tür bir rahatsızlığınız olduğunu anlamada önemli sinyallerdir.

12-620x346[1]

Yüzdeki aknelerin bulunduğu alanlar ne tür bir rahatsızlığınız olduğunu anlamada önemli sinyallerdir.

Her zaman yüzün belirli alanlarında çıkan ve rahatsız edici boyutlara ulaşan aknelerin neye işaret ettiğini ve neden çıktığını hiç düşündünüz mü? Yüzünüzü vücudunuzu yansıtan bir harita olarak düşünün.  Vücuttaki rahatsızlıklar bu şekilde sinyal veriyor.

Bölge 1 ve 2: Sindirim sistemi sorunları

Yağ düzeyinizin yüksek olduğuna işaret eder. Bu nedenle Fast- food ve diğer yağlı yiyeceklerden kaçının. Sebze ve taze meyveye dayalı bir diyet uygulayın, bol su içmeyi ihmal etmeyin

Bölge 3: Karaciğer

Bu alandaki akneler bir alerji belirtisi olabilir. Bu sebeple yiyeceklere dikkat edin. Alkollü içecekler ve ağır yemeklerden kaçının.

Bölge 4 ve 5: Dehidrasyon sinyalleri

Aşırı sıvı kaybına işarettir. Bol su için ve sulu gıdalar tüketin.

Bölge 6: Kalp

Düzenli kan basıncını kontrol edin. Baharatlı yiyeceklerden kaçının.

Bölge 7 ve 8: Böbrekler

Bol bol sıvı tüketin. Alkollü içecekler ve kahve içmekten kaçının.

Bölge 9 ve 10: Solunum sistemi

Alerji eğilimi olan kişilerde genellikle bu bölgede akne problemi baş gösterir. Bu durumda ağırlıklı olarak taze meyve ve sebze tüketin, şeker, kafein ve alkolden uzak durun.

Bölge 11 ve 12: Hormonlar

Bu alan stres ve hormonal değişikliklere işaret eder. Steresinizi azaltmaya çalışın ve her zaman cildinizi temiz tutmaya özen gösterin.

Bölge 13: Mide

Bitkisel çaylar için ve daha yüksek lifli yiyecekler tüketin

Bölge 14: Bakteriler ve virüsler

Bu bölgedeki akne görünümlü belirtiler bir bakteri veya virüs ile mücadelenin sinyalidir. Yeterli uyku olmak ve rahatlatıcı bir takım aktivitelerde bulunmak faydalı olacaktır.

BİBERİYE’NEN 5 ETKİSİ, 25 KESKİN KILICI VAR..

imagesCAN6QBIE

Biberiye (Rosemary) Altın madalyayı hak eden bir bitkidir.

Biberiye…

Bu Mısırlılar tarafından hem mutfaklarından eksik etmedikleri, Konsantrasyon ve beyin aktivitesini arttırmakta kullanılırdı. Ayrıca evde “tütsü” Amacıyla sürekli faydalanılırdı. Geleneksel Türk, Çin, İslam tıbbında da binlerce yıl biberiye beyin için bir içecek olarak kullanılırdı.

Ayrıca biberiye mükemmel doğal idrar söktürücü, ödem attırıcı, vücudun toksinlerden arındırıcı olarak kullanıldı.

Biberiye, düşük kan basıncı normale, kalbi uyarıcı dolaşımı artırıcı uzun ömürlü bir bitkidir.

Soğuk algınlığı, grip, kronik bronşit olduğunda kullanılırdı. Aynı zamanda baş ağrısı, anksiyete ve zihinsel yorgunluk, romatizmal sorunlar ve kas ağrısında yardımcı kas iltihabı içinde kullanılırdı.

Biberiye, birçok dünya ülkesinde aynı zamanda cilt için harika bir tonik, kepek önleyici özelliği, hızlı saç büyümesi, yağlı saç ve saç dökülmesi sorunlarına kullanılıyor. (Türkiye için önermiyoruz. Bitkilerden faydalanmak için doktora Müracaat ediniz. Ilgili kanunlara göre Türkiye’de bitkilere faydalı ve Şifalı demek ancak doktorların tavsiyesi ile olmaktadır.)

Biberiye çay olarak kullanıldığı zaman, gaz atıcı, ve mide-bağırsak düzenlemesi, mide sindirimi v.s. için birçok dünya ülkesinde kullanılıyor.

BİBERİYE’Nİn 5 Etkisi ve Evinizde Biberiye Tentürü Yapımı Tarifi…

1)
Hızlı kalp atışları düzenleme ve normalleşme güçlendirilmesi için ev Yapımı Biberiyetentürü.

Malzemeler
● 3 limon
● 250 gram esmer şeker
● 50 gram biberiye Yaprağı
● 1 litre su

Yapılışı,
Bir Kabın içine 1 litre su koyunuz, su kaynamaya devam ederken içine şekeri koyunuz eritiniz, kabuklarını rendelediğin limonu, biberiye yapraklarını koyunuz. Su kaynayarak yarısına inene kadar bekleyiniz. (Yarim litre kalana kadar), sonra süzünüz. Soğumasını bekleyiniz. Günlük sabah aç karnına 50 ml. Kadar içiniz…

2)
Kan-damarları temizlemek ve üriner sistem için…

Malzemeler:
● 1 litre içilebilir üzüm sirkesi
● 50 gram hakiki bal
● 1 orta boy Çubuk tarçın
● 3 yaprak biberiye
● malzemelerin sığacağı büyüklükte cam şişe

Yapılışı:
Önce sirke, peşinden bal, biberiye, tarçını bir cam şişenin (kavanozun) içine koy. Ağzını hava almayacak şekilde kapat. 10 (on) gün karanlık bir yerde beklet. Yemeklerden Yarım saat önce, sabah aç karnına, 50 ml. Günde 3 (üç) defa tüketiniz.

3)
Anemi (kansızlık) Biberiye iksiri

Malzemeler:
● 8 limon
● 16 yemek kaşığı esmer şeker
● 3 dal biberiye (30 gr.)
● 1 Çorba kaşığı Polen
● 1 Çorba kaşığı propolis

Hazırlanışı:
Sığacak kadar bir tencereye 2 (iki) litre su koy, su kaynarken şekeri eriterek, rendelenmiş limon kabukları ve suyunu, biberiyeyi koyunuz. Su yarısına inene kadar kaynatınız. Ilımaya başladığı süzünüz, süzdüğünüz suyun içine propolis ve Balı koyunuz. Her sabah aç karnına 50 ml. içiniz.

4)
Romatizma için Biberiye limonatası..

Malzemeler:
● 12 biberiye Yaprağı
● 2 Limon
● 50 gram bal
● 50 gram propolis

Hazırlanışı:
1 litre kaynamış suyun içine doğranmış biberiye yapraklarını atınız, kapalı tencere içinde 1 saate yakın bekletiniz. Sonra süzünüz ve içine limon, bal, propolis karıştırarak her sabah ve her gece 100 ml. İçiniz..

5)
Baş ağrısı için Biberiye çayı

Malzemeler:
● Bir bardak sıcak su
● iki yaprak biberiye
● 1 Kaşık esmer şeker

Yapılışı:
Kaynamış suyun içine şekeri eritiniz sonra biberiye yapraklarını koyunuz, 10 dakika kadar bekletiniz. Günde 3 bardak (sabah, öğle, akşam) içiniz.

Özet Çeviri: Ahmet MARANKİ ve KOBİK Ekip
: DERS ÇALIŞAN ÇOCUĞUNUZUN ODASINA BIBERIYE KOYUNUZ!…
Uyarı: Uyarı: Hekiminizin önerdiği ilaçlar varsa, mutlaka kullanınız. Bu bitkiye karşı alerjiniz olup olmadığını öğreniniz. Burada ki tüm bitkisel kürler ancak ve ancak yetişkinler içindir. Burada okuduğunuz bilgilerin, yardımcı ve destekleyici olduğunu gözardı etmeyiniz. Hekiminize danışmadan buradaki bilgilerle kendi kendinize kesinlikle teşhis koymayınız ve uygulamayınız. Unutmayınız ki hastalık yoktur, hasta vardır. Her hastalığın seyri insandan insana değişir. Teşhisi koyacak olan ancak, bir hekimdir.

Et Nasıl Marine Edilir

Marine edilen et çok yumuşak ve lezzetli olur. Lokum gibi yumuşacık ve lezzetli et tüketmek istiyorsak, eti marine etmeliyiz. Marine edilen etin kendine has bir aroması oluşur. Bu da ete farklı ve hoş bir lezzet katar. Et nasıl yumuşatılır sorusunun cevabını bu yazımızda tam olarak bulacaksınız.

Et Nasıl Marine Edilir

Eti marine ederken kullanmamız gereken malzemeler:

Süt: Asitli olduğu için eti çürütür.

Zeytinyağı: Etin hava almasını önler. Oksijenle temasını keser. Etleri zeytin yağına gömülü olarak bekletirsek et hem dinlenir         hem de yumuşar.

  • Eti marine etmek için yoğurtta kullanılabilir.
  • Eti marine ederken kesinlikle soda, kola, limon kullanmamalıyız, çünkü bunların içinde asit değil gaz vardır.
  • Eti marine ederken süt, soğan, soğan suyu, yoğurt kullanabiliriz. Bunlar asitli olduğundan etin içindeki sinirleri çürütür ve ete lezzet katar.
  • Eti marine ederken dana etinde baharat olarak karabiber, biberiye kullanmamız ete lezzet katar. Kuzu etinde ise kekik, karabiber, pul biber, kimyon kullanabiliriz.
  • Eti marine etmeden önce etin dinlenmiş olması gerekmektedir. Evde eti uzun süre dinlendirme şansımız olmayacağı için kasaptan dinlenmiş et almalıyız.
Et Nasıl Marine Edilir
Sponsorlu Bağlantılar
 

Kuşbaşı doğanmış dana eti nasıl marine edilir?

250 gr sert dana etinin içine, 1 adet rendelediğimiz soğanın sadece suyu, yarım su bardağı süt, 1 dal biberiye ilave edilir ve ete masaj yaparak karıştırılır.
Sonra üzeri streç ile kapatılır. Buzdolabının en alt kısmında sıfır derecede, en az 8 saat ve en fazla 2 gün bekletilir. Böylece dana etimiz sertse yumuşar ve çok çabuk pişer.

Izgarada pişecek kuzu şişlik eti marine etmek için;

Kuzu eti önce tuzlanır, etin üzerine çıkacak kadar sıvı yağı ilave edilir ve buzdolabında 2 gün dinlendirilir.

2 gün sonra temiz bir kaba alınır ve içine dövülmüş sarımsak, 1 yemek kaşığı domates salçası, 1 yemek kaşığı biber salçası, 1 yemek kaşığı pul biber, 1 adet küçük soğanın rendesi, 1-2 damla limon suyu ve çok az dilimlenmiş limon (aroma vermesi için) ve 2 çorba kaşığı yoğurt ilave edilip karıştırılır ve buzdolabında 30 dakika veya 1 saat dinlendirilir.

Izgarada pişecek dana etini marine etmek için;

Dana etinin içine karabiber, tuz, zeytin yağı ilave etmemiz yeterlidir.

Izgarada pişecek kuzu etini marine etmek için;

Kuzu etinin içine tuz, zeytin yağı, karabiber, kekik, yoğurt, salça, 1-2 damla limon ilave edilmeli (yukarıda limon kullanmıyoruz dedik, fakat kuzu etine aroma katması için çok az kullanıyoruz)

Bu şekilde etleri marine ederek pişirmek, yumuşacık ve lezzetli et tüketmenizi sağlayacaktır. Et nasıl yumuşatılır sorusunu bu yazımızla birlikte artık çok daha iyi biliyoruz. Afiyet olsun.

kaynak: yemek tarifleri sitesi

Soğanın çok özel 11 faydası!

nocanvas_sogan-gr9hr[1]

Yemeklerimizin vazgeçilmez parçalarından olan soğan, şifalı ve yararlı bitkilerin en başında geliyor.A, B, C vitaminleri içeriyor ve ayrıca potasyum,kalsiyum, magnezyum, sodyum, iyot, fosfor, kükürt mineralleri bakımından da oldukça zengin bir besin olma özelliği taşıyor.

Soğan, şifalı ve yararlı bitkilerin en başında geliyor.A, B, C vitaminleri içeriyor ve ayrıca potasyum,kalsiyum, magnezyum, sodyum, iyot, fosfor, kükürt mineralleri bakımından da oldukça zengin bir besin olma özelliği taşıyor.

Yemeklerde kullanıldığı gibi çiğ olarak ta tüketilen soğanın ağrı kesici etkisi olduğu da ispat edilmiştir.

Soğanın en önemli faydalarını sizler için sıralıyoruz;
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Vücuttaki mikropları öldürür.
Bağırsakları temizler idrar sökücüdür.
Grip, astım ve bronşit gibi hastalıklara faydalıdır.
Kansere karşı koruyucudur.
Sıkıntı ve bunalıma iyi gelir.
Şeker hastalarına iyi gelir.
Damar tıkanıklığını önler ve kalbi güçlendirir.
Uyku düzensizliğine iyi gelir ve hafızayı güçlendirir.
Cilt hastalıklarına karşı faydalıdır özellikle egzama ve dolama.
Ağız içinde oluşan bakterilerin yok olmasın yardımcı olur.

kaynak:şifalı bitkim

KİNTSUKUROİ … Altınla Onarmak

14094268-kırık-porselen-vazo-beyaz-arka-plan-yatarken[1]

Japonlar, kırılıp onarılan nesnelerin eskisinden daha değerli olduğuna inandıkları için, kırık yerleri altınla doldururlarmış…
Hayatın bize sunduğu bilgelikler de, kırıkların yerini dolduran altın gibi değil mi?
O ZAMAN;
Kusursuz görünmeye değil… emektar ve anlayışlı olmaya bakalım…

Seni Çok Kıskanıyorum Gülten…

11401296_1016128355073257_5384607942438181357_n[1]