HANGİ GIDALAR ALKALİDİR ? HANGİ GIDALAR ASİDİKTİR ?

 

Alkali Beslenme

Son dönemde alkali beslenme,alkali su,alkali gıdalar kelimelerini daha çok duyar olduk.Modern yaşam hayatımıza bir çok olumluluklar getirirken bazı noktalarda zararları da oldu. Örneğin doğal beslenmeyi kaybetmeye başladık. Bu nedenle bazı hastalıklar arttı. Öncelikle asit ve alkalinin ne demek olduğunu anlamak için lise yıllarına geri dönerek biraz hafızamızı tazeleyelim. Normalde insanın ph’sı yaklaşık 7.4’dür, yani hafif alkalidir. Bunun biraz altı ve üstü de normaldir ancak 7.35 in altı asidik, 7.45 üstü de alkalikdir. Ancak son yıllarda fast-food gıdalar, asitli meşrubatlar–içecekler, kızartmalar, rafine beyaz şeker ve un, gibi hazır gıdalar ve hatta stres dahi beden ph’sını daha asite doğru kaydırdı.

HANGİ GIDALAR ASİDİKTİR ?

Kümes hayvanları, tüm süt ürünleri, yumurta, rafine edilmiş undan yapılan gıdalar, özellikle beyaz un ve beyaz şeker, sentetik tatlandırıcılar, kimyasal katkı maddeleri, ketçap, mayonez, hardal, gazlı içecekler (maden suyu hariç),fazla miktarda kahve ve siyah çay, alkol, kızartmalar, cips, rafine tuz, fruktoz, mısır şurubu, margarin, jöle, ağır yağlı şarküterilerin yanı sıra sigara, tütün mamülleri, uyuşturucular, radyasyona maruz kalmak da aiditeyi arttırmaktadır. Ayrıca uykusuzluk ve hareketsizlik de olumsuz etkili etmektedir. Şimdi şaşıracaksınız ama nefret, öfke, korku, kıskançlık, yoğun stres gibi olumsuz duygular da bedende yüksek asit oluştururlar.

HANGİ GIDALAR ALKALİDİR ?

Salatalık, buğday çimi, zencefil, zerdeçal, hindibağ, ıspanak, brokoli, kırmızı ve kara turp, soya filizi, pazı, klorella ve spirunella gibi tatlı su yosunları,ısırganotu,kuşkonmaz,karpuz,çörekotu,kavun,zeytinyağı,hurma,nane,kekik,karbonat,soya lesitin ve işlenmemiş doğal tuz alkali gıdaların başlarında geliyor.İlginç bir bilgi de şifalı olduğuna inanılan Zemzem suyunun yüksek derecede alkali olmasıdır. Asidik gıdaları şekersiz komposto yaparak asidik etkilerini azaltabilirsiniz.

ASİT GIDALARIN ZARARI NELERDİR ?

Önce uyuşukluk ve yorgunluk başlar.Durum ilerlerse baş ağrıları, mide bulantıları, sinirlilik, depresyona eğilim, vücut ağrılarında artış, mide de yanma ve asit artışı, kronik yorgunluk hatta pek çok ciddi hastalığın da başlangıcına yol açabilir ve daha kolay hastalanmanın önü açılabilir.Bağışıklık sistemi bu durumdan olumsuz etkilenebilir.Hatta bazı görüşlere göre daha şişman olmanın önünü bile açabilir. Pilavlar, makarnalar,börekler,beyazekmekler,patates kızartmaları, kekler, pastalar, çörekler gibi hızlı karbohidratların aşırı tüketildiği durumlarda yağ asidi üretimi artar ve bel, kalça, karın bölgelerinde depolanır. Şeker,damar hastalıkları gib kronik hastalıkların oluşması kolaylaşabilir.

ALKALİ SU NEDİR NEDEN İÇİLMELİ ?

Ben de alkali beslenmenin ve alkali içmenin çok önemli olduğuna inandığım için uzun süredir alkali su içiyorum. Ayurveda sağlıklı yaşam sistemi genelde asit gıdaları geri plana atarken alkali gıdaları ön plana çıkartır.Beden ph’sını alkali yapmanın en kolay bir yolu da alkalı su içmektir.Alkali suyu almanın en iyi yollarından biri evinize suyu alkalide yapan sisteme sahip filtre taktırmaktır.Herkesin bütçesi evine alkali su filtre sistemi kurmaya uygun olmayabilir, o zaman da üzülmeyin çünkü iyi bir suyla da evinizde kendinize alkali su yapabilirsiniz.

Evde ucuza alkali su nasıl yapılır ?

2 litre suya yaklaşık 1 yemek kaşığına yakın karbonat koyun ve karıştırın. Bu kadar basit ve ucuz. Gün boyu bu suyu için. Hatta sıcak veya soğuk içeceklerinizde bile bu suyu kullanabilirsiniz.

Eğer çok kızartma, ağır yağlı, asitli içecek, beyaz un ve şekerli gıdaları çok tüketen biriyseniz, alkali su içmenizin sağlığınıza olumlu etkileri olabilir.Bu arada şaşırtıcı bir şekilde limon asidik olmasına rağmen uzun vadede az tüketildiğinde bedende alkali etki gösterir.

Bedende kaslarda aşırı asidik etki olduğu zaman ılık susam yağıyla yapılan bir rahatlatıcı masaj stres ve yorgunluğa bağlı asit etkisini azaltır.

ALKALİ YEMEKLERE ,İÇECEKLERE ÖRNEKLER :

Zeytinyağlı ıspanak-pazı, kayısı kompostosu, rezene çayı, baklalı enginar, soya filizli-haşlanmış buğdaylı-zeytinyağlı turplu-salatalıklı salata, taze nane yapraklı maden suyu,alkali suyla yapılan yasemin, ıhlamur,nanepapatya çayları,zeytinyağlı kabak,zerdeçallı sebze çorbası.

AŞIRI ASİDİK BESLENMEYE ÖRNEKLER :

Hamburger yanında patates kızartması, asitli meşrubat ve bol tuz mayonez ketçap, sosis kızartma,beyaz ekmekten tuzlu peynir ve salam-sosisli tost, tavuk kızartma-yağlı pilav, çok şekerli koyu çay-kahve,kızartma börek,yağlı kek-kremalı pasta,kızartma hamur tatlıları.

Size son zamanların en çok konuşulan ve önerilen beslenme şekillerinden olan alkali beslenmeyi ve alkali suyu anlatmaya çalıştım. Uygulayıp yarar gördüğünü söyleyen pek çok kişi var. Bu akımı savunan doktorlar aşırı protein ağırlıklı beslenen kişilerin bol alkali su içmesinin de bedeni asidozdan korumaya yardımcı olabileceğini vurguluyorlar. Bazı doktorlar ise fazla alkalinin sindirim sistemini tembelleştirebileceğini, bu beslenme şeklinin hiçbir bilimsel temelinin bulunmadığını, aşırı karbonatlı su içmenin mide yaralarını tekrardan oluşturabileceğini, karbonatlı su içmenin gerekli olmadığını sadece doğru beslenmenin asit-baz dengesinde yeterli olduğunu savunuyorlar. Alkali beslenmeyle ilgili görüşleri size aktarmaya çalıştım. Sorularınızı http://www.endersarac.com.tr/iletisim/ ’e sorabilirsiniz.

Tüm okurlara iyi günler…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN VE YAŞLANMAYI YAVAŞLATAN İKSİR

10264955_479373545497740_2439444156100769435_n[1]

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN VE YAŞLANMAYI YAVAŞLATAN İKSİR
Malzemeler:
-1 su bardağı arpa
-1 su bardağı kefir
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Arpayı haşlayıp blenderden geçirin. Daha sonra bunu kefirle karıştırın ve buzdolabında saklayın. Soğuk olarak günde bir çorba kâsesi yiyin.
Haftada bir kez tekrarlanmasında fayda vardır.
Faydaları:
-Arpa çocukların kemiklerini güçlendirir, ishal kesicidir. Mide ve bağırsak hastalıklarına iyi gelir.
—Kefir bağışıklık sistemini kuvvetlendirir, hazmı kolaylaştırır, yaşlanmayı yavaşlatır, depresyonu engeller, kabızlığa iyi gelir.

YAŞLANMAYI ENGELLEYİCİ VE GECİKTİRİCİ İKSİR
Malzemeler:
-1 kg. siyah üzüm
-100 gr. çam fıstığı
-4 adet çubuk tarçın
-10 adet karanfil
-Arzu edilen bir meyve suyu
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Üzümleri yıkayıp blenderden geçirin.Çam fıstıklarını teflon tavada kavurun.Blenderden geçirdiğiniz üzümlerin içine çubuk tarçınları ve karanfilleri ilave edin.Herhangi bir meyve suyunu karıştırarak, beş gün boyunca, günde üç defa birer bardak için.
Bu iksir istenildiği zaman tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Çam fıstığı bronşite ve kalp hastalıklarına iyi gelir.Ruhsal çöküntüyü giderir.
-Siyah üzüm muhteşem bir kanser savaşçısıdır.Yaşlanmayı engelleyici ve geciktirici özelliği vardır.Mineral bakımından zengindir ve kan yapar.
-Tarçın boğaz ağrılarına ve adet dönemi sancılarına iyi gelir.
-Karanfil ağrı kesici ve gaz söktürücüdür. Boğaz iltihabına iyi gelir, ishali keser.

TOKSİN ATICI İKSİR
Malzemeler:
-1 kg. şeftali
-1 demet maydanoz
-1 tutam yeşil çay
-5 limon
1 tutam taze nane
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
-Şeftalileri soyup rendeleyin. Maydanozları üç dakika haşlayıp süzün ve yeşil çay gibi demleyin.İçine limon suyu ve taze nane yaprakları ilave edip buzdolabında bekletin.Dört gün boyunca, günde üç bardak için.
Bu iksir, ayda üç kez, dörder günlük kürler halinde tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Şeftali gözleri kuvvetlendirir. A,B ve C vitamini içerir, hazmı kolaylaştırır, idrar yollarını temizler.
—Maydanoz ödem atar.
—Yeşil çayın antioksidan özelliği vardır.

DİNÇLİK VEREN İKSİR
Malzemeler:
-1 elma
-2 havuç
-1 limon
-1 kırmızı greyfurt
-Yeteri kadar bal
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Elmayı kabukları ile; havuç, limon ve greyfurdu ise kabuklarını soyarak blenderden geçirin.İçine bal ekleyip buzdolabında iki gün bekletin.Sabah kahvaltıdan önce ve günü diğer saatlerinde soğuk olarak için.
Zinde kalmak için haftanın belirli günlerinde tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Elma kalp ve dolaşım sorunlarını giderir, kolesterolü düşürür, kabızlığı giderir, romatizma ve gut hastalığına iyi gelir.
—Havuç, greyfurt ve limon C vitamini bakımından zengindir, kolesterolü düşürür, kansere karşı koruyucudur.

ZİHİN YORGUNLUĞUNU GİDEREN VE UYKU DÜZENLEYEN İKSİR
Malzemeler:
-1 bardak aşurelik buğday
-1/2 kg. semizotu
-1 bardak yoğurt
-1 bardak su
-2 diş sarımsak
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Bir tencerede aşurelik buğdayı haşlayıp süzün. Diğer tarafta semizotunu bol su ile yıkayıp ayıklayın. Daha sonra bir bardak yoğurdu, bir bardak su ile sulandırıp ve içine iki diş sarımsak atın.Ayıklamış olduğunuz semizotunu yoğurtla karıştırın.Bu karışımı ve haşlayıp süzdüğünüz aşurelik buğdayı blenderden geçirin.Bir kavanoza koyup buzdolabında bekletin.
Bu iksir soğuk olarak içilmeli ve bir gün içinde tüketilmelidir. İhtiyaç duyulduğu zaman tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Semizotu demir bakımından zengindir. Ayrıca idrar yolları iltihabı rahatsızlığını giderir.
—Buğday beyni ve gözü kuvvetlendirir, mideye faydalıdır, zihin yorgunluğunu giderir, sinirleri yatıştırır.
—Yoğurt kalsiyum içerir ve uykuyu düzenler.

SİNİR SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN VE FERAHLIK VEREN İKSİR
Malzemeler:
-1 demet maydanoz
-1/2 demet nane
-1/2 demet fesleğen
-10 tan sıkılmış limon
-2 diş sarımsak
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Tüm malzemeleri ayıklayıp yıkayın. Bıçak değdirmeden elle kopararak parçalayın.Üzerine limon suyu ekleyip bir gece sabaha kadar buzdolabında bekletin.Her gün yemeklerden önce bir yemek kaşığı için ve üç gün içinde tüketin.
Bu iksirin ayda bir kez yapılması faydalıdır.
Faydaları:
-Maydanoz ödem atar.
—Nane sakinleştirir ve ferahlık verir.
—Fesleğen sinir sistemini kuvvetlendirir, yatıştırır.
—Sarımsak yüksek tansiyonu düşürür, baş dönmesini engeller.

VÜCUT DİRENCİNİ ARTTIRICI İKSİR
Malzemeler:
-1 tutam buğday çimi
-1 tutam maydanoz
-1 tutam nane
-1 limon
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Buğday çimi maydanoz ve naneyi bol suda yıkayıp blenderden geçirin.Limon suyu ile karıştırıp bir saat buzdolabında bekletin.Soğuk olarak istediğiniz kadar için ve iki gün içinde tüketin.
Bu iksir istenildiği zaman tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Buğday çimi 100’e yakın mineral içerir. Vücudun direncini arttırır. Tırnakları ve saçları güçlendirir.
Öneri: Evinizin bir köşesinde uzunca bir saksıya buğday çimi ekerseniz, bunu evde yapacağınız salatalara ilave edebilirsiniz.

YAŞLANMAYI GECİKTİRİCİ VE KAN YAPICI İKSİR
Malzemeler:
-4 adet kırmızı dolmalık biber
-2 adet havuç
-1 tutam nane
-1 tatlı kaşığı keten tohumu
-1 çay kaşığı sızma zeytinyağı
-1çay kaşığı elma sirkesi
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Dolmalık biber, havuç ve naneyi blenderden geçirin.Keten tohumu, zeytinyağı ve elma sirkesi ile karıştırıp buzdolabında bekletin.Aynı gün içinde tok karnına iki defa birer bardak tüketin.
Bu iksir istenildiği zaman tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Kırmızı dolmalık biber kan yapar.
—Keten tohumu antioksidandır.
—Bağırsakları çalıştırır, akciğer hastalıklarına ve böbrek ağrısına iyi gelir.

KANI TEMİZLEYEN VE SİNİR SİSTEMİNİ GÜÇLENDİREN İKSİRMalzemeler:
-1 kg. muz
-1 avuç ceviz
-1 çay kaşığı zencefil
-1 çay kaşığı tarçın
-250 gr. bal
-500 gr. süt
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Muzları blenderden geçirin.Ceviz, zencefil, tarçın, bal ve sütle karıştırın.Buzdolabında 1 saat bekletin.Günün belirli saatlerinde için ve iki gün içinde tüketin.
Bu iksir ihtiyaç duyulduğu zaman tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Muz folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından zengindir. İçindeki potasyum ve folik asit sinir sistemini güçlendirir.
-Ceviz B1, B2, C, E, A ve K vitamini içerir.Kanı temizler.Kansızlığa, verem ve şeker hastalığına iyi gelir.Afrodizyak etkisi vardır.
—Zencefil bağırsak gazını söktürür, ishali keser, zihni güçlendirir ve afrodizyak etkisi vardır.
—Tarçın boğaz ağrılarına ve adet dönemi sancılarına iyi gelir.

BAĞIRSAKLARI YUMUŞATICI VE İDRAR SÖKTÜRÜCÜ İKSİR
Malzemeler:
-1 su bardağı nohut
-1 su bardağı aşurelik buğday
-1 avuç ceviz
-1 avuç tuzsuz badem
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Aşurelik buğdayla nohudu akşamdan ıslatın. Ertesi gün haşlayarak, tel süzgeçten geçirin.Ayrı bir yerde ceviz ile bademi dövüp haşladığınız karışıma ilave edin.Yemeklerden önce veya sonra günde iki kez, birer bardak soğuk olarak için ve iki gün içinde tüketin.
Faydaları:
-Nohut idrar söktürücüdür. Bağırsakları yumuşatır, soğuk algınlığına ve romatizma ağrılarına iyi gelir.
—Ayrıca nohut ve aşurelik buğdayın suyu ile yüzünüzü sildiğinizde, gözenekleri sıkıştırıcı etkisi sebebiyle, cildinizi güzelleştirir.

SPAZM GİDERİCİ İKSİR
Malzemeler:
-1 tutam yeşil çay
-1 demet maydanoz
-1 demet dereotu
-1/2 demet nane
-8 bardak su
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Maydanoz, dereotu ve naneyi bol suda yıkayın. Bir tencerede hafifçe kaynatıp suyunu süzün. Diğer yanda yeşil çayı demleyin.Bu iki karışımı şişeye koyup buzdolabında iki gün beklettikten sonra, üç gün boyunca günde üç defa birer bardak için.
Bu iksir ihtiyaç duyulduğu zaman tekrarlanabilir.
Faydaları:
-Yeşil çayın antioksidan özelliği vardır.
—Dereotu spazm çözer.
Nane mide ağrılarına iyi gelir.

HAFIZA GÜÇLENDİREN VE ÜLSERE FAYDALI İKSİRMalzemeler:
1 demet maydanoz
-1/2 demet nane
-2 havuç
-3 kivi
-5 limon
Yapılışı Ve Kullanım Şekli:
Limon haricindeki tüm malzemeleri blenderden geçirin.Bunun içine, sıktığınız beş adet limonun suyunu karıştırın.Buzdolabında bir gün bekletin.Bir hafta boyunca her gün tok karnına iki su bardağı için.
Bu iksir birer haftalık kürler halinde uygulanır. İksirin taze olarak içilmesine dikkat edilmelidir.
Faydaları:
-Havuç çocuklarda bağırsak solucanlarını düşürür. Yetişkinlerde ülsere iyi gelir.
-Kivi C vitamini içerir, potasyum yönünden zengindir. Hafıza güçlendirir. Prostat ve meme kanserine iyi gelir

alinti

Kızdığınız Kişiyle Zihninizi Meşgul Ederseniz Ne Olur?

Kadınlar Ne İster?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bizi Mi Yiyo Lan Bu Karı!..

11012587_991609880864361_768892316121049780_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Ben Galiba Tetristeki Uzun Çocuktan Hoşlanıyorum…

11059326_991610070864342_4352978458905425006_n[1]

Çalışmadan Hiç Bir Şey Olmaz… Günün Fotosu… 20/03/2015

14628_1586282108295697_3054175406710876356_n[1]

Tam Güneş Tutulması, bugün yaşanacak ve Türkiye’den parçalı gözlenebilecek. Uzmanlardan ise selfie uyarısı geldi…

gunes-tutulmasi-icin-geri-sayim-basladi-cuma-gunu-saat-11-51-e-dikkat-5429261[1]

Bugün Güneş tutulmasını kaçırmayın

Bugün İstanbul‘da saat 11.57, Ankara‘da saat 12.03, İzmir‘de saat 11.51, Antalya‘da saat 11.56’da tutulma ortası gerçekleşecek. 2015 yılının ilk ve en önemli gök olayı, bugün gerçekleşecek. Tutulma, Kuzey Avrupa‘da tam olarak yaşanacak. Türkiye’de ise Ay, Güneş’in yaklaşık yüzde 40’ını kapatacak. Güneş tutulması nedeniyle birçok ilde üniversitelerin astronomi ve uzay bilimleri bölümleri gözlem etkinliği gerçekleştirecek. Türkiye’de parçalı gerçekleşecek tutulmada Ay’ın Güneş yüzeyini en çok kapattığı an için il il saatler de belirlendi. Bilim adamları tarafından belirlenen takvime göre tutulma başlangıcı, tutulma ortası ve tutulma bitişleriyle birlikte toplam süreler illere göre açıklandı.

İŞTE İL İL SAATLER

Tutulma başlangıcının ilk başlayacağı il İzmir. Saat 10.48’de İzmir’de başlayacak tutulma sırasıyla Bodrum, Marmaris, İstanbul, Eskişehir, Antalya, Ankara, Kayseri, Diyarbakır, Erzurum şeklinde doğuya ilerledikçe dakika dakika artacak. Tutulmanın en heyecan verici anı tutulma ortası ise İzmir’de saat 11.51’de gerçekleşecek. Tutulma ortası İstanbul’da saat 11.57, Bursa‘da saat 11.56, Denizli‘de saat 11.54, Eskişehir’de saat 11.59, Antalya’da saat 11.56, Ankara’da saat 12.03, Konya‘da saat 11.02, Mersin‘de saat 12.03, Kayseri’de saat 12.07, Samsun‘da saat 12.11, Adana‘da saat 12.05, Gaziantep‘te saat 12.09, Malatya‘da saat 12.12, Diyarbakır’da saat 12.15 ve Erzurum’da saat 12.18’de yaşanacak.

UZMANLARDAN UYARI: SELFİE ÇEKİNMEYİN

 

Güneş tutulması sırasında akıllı telefonlardan çekilen selfie’lerin körlük riski yaratabileceği uyarısında bulunuldu.

İngiltere Göz Doktorları Koleji’nden yapılan açıklamada, güneş tutulması sırasında güneşe doğrudan bakılmaması gerektiği sadece fotoğraf çekme sırasında bakılmasının gözün gerisinde çok ciddi zararlara yol açabileceği belirtildi.

 

Uzmanlar güneşe doğrudan bakmak yerine güneş gözlüğü ve isli cam ile bakılması gerektiği tavsiyesinde bulundular.

Klinik Danışmanı Dr. Susan Blakeney, çıplak gözle güneşe asla doğrudan bakılmaması gerektiğini belirterek güneşten gelebilecek çok güçlü radyasyon ışınlarının retinada yanıklara yol açabileceğini söyledi.

 

Güneş tutulması, Ay’ın yörünge hareketi sırasında dünya ile güneş arasına girmesiyle gerçekleşiyor.

 

NASIL BAKMAK LAZIM?

 

TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) Müdürü Prof. Dr. Halil Kırbıyık ise Güneş’e doğrudan çıplak gözle bakılmaması uyarısında bulundu. Prof. Dr. Kırbıyık, “Ya güneş gözlüğü, ya da isli cam veya özel gözlüklerle bakılsın ki ultraviyole ışın bakımından gözler zarar görmesin. Astronomlar için de halkımız için de heyecan verici bir olay. Tam tutulmalarda Güneş’in dış bölgelerini inceleme fırsatımız da olur. Fiziğini anlamaya çalışırız” dedi.

kaynak: milliyet

– ”Bunu yapan hangi inek, bilmek istiyorum’ der

11051831_1446472618978280_7848151092841260807_n[1]

 

18 yaşındaki kız, annesine iki aydır adet görmediğini söyler. Annesi, çok tedirğin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider. Sonuçlar kızın hamile olduğunu gösterir. Anne çıldırmıştır, bağırır çağırır ve;
– ”Bunu yapan hangi inek, bilmek istiyorum’ der.
Kız telefon açar ve yarım saat içinde bir Ferrari evin önünde durur. İçinden hafif kırlaşmış saçları ve çok pahalı bir elbisenin içinde manyak yakışıklı bi adam iner ve kapıdan içeri girer.
Anne baba ve kızla beraber otururlar. Herif;
– ”kızınız durumu anlattı” der, ”Kişisel durumumdan dolayı kızınızla evlenemem, ancak tüm sorumluluğu üzerime alıyorum eğer bir kız çocuğu doğarsa annesine bir ev, bir yazlık villa ve 1 milyon dolarlık bir banka hesabı, eğer bir erkek çocuk olursa birkaç fabrika ve bir milyon dolarlık bir hesap, eğer ikiz doğarsa her ikisine de 500 bin dolarlık hesap ve bir fabrika vereceğim”, der.
– ”Ancak düşük olursa”…. O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini dostça adamın omuzuna koyar;
– ”o zaman bi daha yaparsın evladım” der.

Gülümse Ve Deki: Allah Kerim…

10433941_791508287622764_2237352994301774961_n[1]

Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek

14228_10152848178531799_365910529331597628_n[1]

Franz Kafka rutin yürüyüşlerini yaptığı parkta küçük bir kıza rastlamış.
Kız ağlıyormuş. Oyuncak bebeğini kaybetmiş ve bu onu oldukça üzmüş.
Kafka bebeği onun yerine aramayı önermiş, ertesi gün aynı noktada buluşmak üzere sözleşmişler. Bebeği bulamaması üzerine Kafka küçük kıza bebeğin ağzından bir mektup yazmış, buluştuklarında kendisine okumuş:
“Lütfen benim için kederlenme, dünyayı görmek için uzun bir yolculuğa çıktım. Sana başımdan geçenleri anlatacağım.” Bu bir çok mektubun ilkiymiş. Kafka küçük kızla her buluştuğunda sevgili oyuncak bebeğin hayali maceralarını özenle yazdığı mektuplardan ona okurmuş. Küçük kız da bu şekilde avunurmuş…
Derken, görüşmelerin artık sonu gelmiş. Kafka son görüşmede küçük kıza bir oyuncak bebek getirmiş. Küçük kız, aslından oldukça farklı olan oyuncak bebeğe şaşkınlıkla bakakalmış. Bebeğe iliştirilmiş bir not küçük kızın şaşkınlığını gidermiş: “yolculuğum beni çok değiştirdi…”
Uzun yıllar sonra, artık bir yetişkin olmuş olan küçük kızımız, gözü gibi baktığı bebeğinin, gözünden kaçırdığı bir çatlağının içine sıkıştırılmış bir mektup bulur. Kısaca şöyle yazmaktadır: “Sevdiğin her şeyi er ya da geç kaybedeceksin, ama sonunda sevgi başka bir surette geri dönecek.”

sevgi her surette geri dönecek…/ ne güzel bir söz bu
sevgisiz kalmayın / sevgisiz bırakmayın____

miryam şulam

‘Yüzyılın Aşkları’ belgeselinde Bedri Rahmi var.

11018322_832794806755913_1207342574950793225_n[1]

1949’da bir gün İstanbul Büyük Kulüp’teki bir toplantıda, davetliler Bedri Rahmi Eyüboğlu’ndan bir şiir okumasını istediler. Eyüboğlu ayağa kalktı ve Karadut’u okumaya başladı:

Karadutum, çatal karam, çingenem
Daha nem olacaktın bir tanem
Gülen ayvam, ağlayan narımsın
Kadınım, kısrağım, karımsın

Bedri Rahmi, şiiri okurken aniden gözlerinden yaşlar süzüldü. Salondaki herkes niye ağladığını anlamıştı;

Tabii herkesten çok, hemen yanı başındaki karısı Eren Eyüboğlu. Çünkü şiirde “kadınım, kısrağım, karımsın” dediği kadın, karısı değildi.

Bu şiiri 3 yıl önce, bir başka kadın için yazmıştı: Mari Gerekmezyan…

“Kara saplı bıçak gibi”

Mari, Bedri Rahmi’nin asistanlık yaptığı Güzel Sanatlar Akademisi’nin heykel bölümüne misafir öğrenci olarak gelmişti. O dönem askerliğini yapmakta olan şair – ressamın sinesine, “kara saplı bir bıçak gibi” saplanmıştı.

Mari, Bedri Rahmi’nin bir büstünü yapmıştı. Bedri Rahmi bu büstü, Mari’nin çeşit çeşit portresiyle ve ona yazılmış şiirlerle yanıtlamıştı. Artık aşklarından bütün İstanbul haberdardı.

Bedri Rahmi, sanatında tam bir patlama yaşıyor, Eren Eyüboğlu ise sabırla eşinin kendisine dönmesini bekliyordu.

Yorgun yürek “Karadut”, 1946’da menenjit tüberküloz kaptı. İyileşebilmesi için antibiyotik lazımdı. Savaş yeni bitmişti ve ilaç ateş pahasıydı. Bedri Rahmi, genç sevgilisine ilaç alabilmek için tablolarını elden çıkarmaya başladı. Ancak bu çabalar da sonuç vermedi ve o yıl İstanbul Alman Hastanesi’nden Mari Gerekmezyan’ın ölüm haberi geldi. Bedri Rahmi yıkılmıştı.

Aşağıdaki şiir, o dönemin ürünüdür:
Türküler bitti
Halaylar durdu
Horonlar durdu (..)
Hüzün geldi baş köşeye kuruldu
Yoruldu yüreğim, yoruldu.

Eren Eyüboğlu, eşinin bu zor dönemi atlatmasına yardımcı oldu. Onu yeniden sanatıyla buluşturmak için çabaladı. Başardığını sanıyordu. Ta ki Büyük Kulüp’teki o geceye kadar…

“Karadut”u okurken, Bedri Rahmi’nin yanaklarından süzülen gözyaşları, sevda yarasının hâlâ kapanmadığının kanıtıydı. Bunun üzerine Eren, bir süre Paris’te yaşamaya karar verdi. Oradan eşine yazdığı bir mektupta “o gece”yi hatırlattı:

4 Ocak 1950 – Paris

“Canuşkam,

Kulüpte bir gece, şiir okumuştun, hani! Hatırladın mı? Gözlerinden, birden yaşlar döküldüğünü görünce içimin karardığını hissetmiştim.

Sesin, nasıl titremişti.

Hey! Bütün bunları hatırlıyor musun? Sanki böğrüme, kızgın bir ütü yapmışmış gibi olmuştum. O gece… Senin seneler sonra bile olsa yanıp tutuştuğunu anlamıştım! Bedri’nin ruhuna, insan üstü bir gücün acıyıp, ona güç vermesi için dua etmiştim.

Ruhunun çektiği acıları Allah dindirsin.

Eren.

‘Buna katlandımsa.’

Bu dualar işe yaradı.
Bedri Rahmi, 11 yaşındaki oğluyla eşine döndü.
1974’teki ölümüne kadar geçen çeyrek asrı, aynı evde çalışıp üreterek, diz dize birlikte tükettiler.

Öldüğü gün, eşi Eren cenazeden dönüşte, 35 yaşına gelmiş oğlunu karşısına oturttu.

“Babanı uğurladık” dedi, “Ama şunu bilmeni istiyorum ki, ona çok kırıldım. Yaşadığı ilişkiyi unutmadım. Hiçbir kadın aşağılanmayı kabul etmez. Buna katlandımsa, bil ki, sadece senin hayatın kararmasın diyedir.”

Can Dündar, ‘Karadut’ Gerçeği.

Peki, titreşimimizi nasıl yükseltebiliriz ?

323[1]

3 temel yol var:

1) ENERJİ ÇALIŞMALARINA KATILIN

Titreşiminizi düşüren enerji blokajlarını, ailenizden miras kalan karmik damgalarınızı kaldırmak,
ruhunuzdan ve ruh düzeyinden daha yüksek frekans çekmeniz
ve tutmanızı sağlayacak uykudaki DNA’yı aktive etmek için
enerji çalışmalarına katılın
Bu çalışmalar aura temizliği, karma çalışmaları ile birlikte başlayabilir
Ve DNA aktivasyonları kendi üzerinizde nasıl çalışacağınızla ilgili genişlemiş bir bilgiyle birlikte devam edebilir

2) ZİHİN BEDENİ KONTROL EDEN EGZERSİZLER

Sadece koşulsuz sevgi, neşe, mutluluk, minnettarlık gibi güç veren
duygusal yüksek frekanslı düşünceler içinde olarak;
zihin bedeninizi kontrolünüz altına alın
Korku, anksiyete, umutsuzluk ve depresyon gibi durumlardan uzak durun
Bu durumların tümü düşük frekans taşıdığından, size düşük frekanstaki insan ve durumları çekerler

3) MEDİTASYON / YOGA YAPIN

Mümkün olduğunca meditasyon, yoga ya da diğer teknikler yoluyla,
teta, delta dalgaları gibi derin zihin hallerine girin
Bu gibi derin haller, sizin Tanrı kimliğinize ve kuantum fiziğinde
“gözlemci” denen duruma en yakın olduğunuz,
düşünce tezahüründe, enerji dalgalarının uzay/zaman atom-altı parçacıklarının içinde çöktüğü anlardır

Umarım bu yazıyla rezonansa girmiş ve
titreşimin yaşamımızın her halinde nasıl etkili olduğunu fark etmişsinizdir

* Alıntıdır…

YÜRÜMEYEN İLİŞKİLERİN NEDENİ! – TİTREŞİM FREKANSLARIMIZ.

titresimler-su[1]

Yürümeyen İlişkilerin Nedeni

Herkes bir frekansa, yani titreşime sahiptir
Yani DNA’nın salınım oranına
Bu titreşim 50 ile 150 Ghz arasında gezinir
Rezonans yüzünden, frekans son derece önemlidir
Bir titreşime (frekans) sahipsiniz ve yakın titreşimdeki diğer insanlarla, yerlerle, zamanla, olaylarla rezonansa girersiniz
Bu durum sizin diğerleriyle olan ilişkilerinizi nasıl etkiler?
İki insan, aynı ya da birbirine yakın frekansta iseler ancak
ortak bir şeylere sahip olur ya da yan yana gelebilirler
Bunu kavramak o kadar önemli ki, son cümleyi tekrar okuyup üzerinde düşünmenizi isterim
Bunun dış görünüş, kültürel geçmiş, eğitim, deri rengi,
mali durum, ülke, ilgi vs ile en ufak bir ilgisi yoktur
İki insan ancak aynı frekansa sahipse, yan yana gelir ve birlikte olurlar
Örneğin, bir restorana girdiğinizde, belli bir masada insanların birlikte oturduğunu görürseniz,
onların hepsinin yakın frekanslarda olduklarını fark edersiniz
Bu yüzden arkadaşlar yan yana gelirler
Yine bu yüzden arkadaşlar ve eşler birbirlerinden ayrılırlar
Aralarından birinin frekansı yükselir; diğeri aynı kalırsa, ikinci kişi diğerinin hologramından düşer
Ne kadar uğraşırlarsa uğraşsınlar, diğerinin frekans aralığının dışına düştüğünden bağlantı kuramazlar
Hiç düşündünüz mü, okuldan bazı arkadaşlarınız artık arkadaşınız değildir ve onlarla hiç bir bağlantınız yoktur?
Çünkü frekansınız değişmiştir ve literal anlamda onları “göremiyorsunuzdur” artık
Bizler gerçeği, şimdiki kitlesel bilincimizin odaklandığı bir alt boyutta var olan frekans bantlarının titreşimlerinin
alt frekanslarının içinde olan kolektif kitlelerin düşünce formları şekliyle algılayabiliyoruz
Yani örneğin DNA sarmallarınızın 5 tanesi aktive olmuşsa ve bilinçliliğiniz beşinci boyuttaysa
düşünce formlarının 4 Boyuttaki gibi yoğun (katı) olduğunu görürsünüz
Bu yüzden farklı insanlar, yaşamı bütünüyle birbirlerinden farklı algılarlar
Bilinç ve DNA aktivasyon düzeyi farklılıkları yüzünden…

Düşünün bakalım dışarıdaki gerçekten tuhaf kombinasyon oluşturan çiftleri,
asla yan yana gelmelerini hayal bile edemeyeceğiniz insanlar birliktedirler
Birliktedirler çünkü aynı frekanstadırlar
Konuya frekans açısından bakarsanız;
kendinizin de neden artık bir takım insanlarla birlikte olmadığınızı görürsünüz
ve ilişki “yürümüyorsa” kendinizi kötü hissetmek zorunda kalmazsınız
Eğer frekansları uyumlu değilse 2 kişi yan yana duramaz

Aynı şekilde eğer rezone olmadığınız bir çevrede çalışıyorsanız, orada fazla kalamazsınız
Gerçekten de o çevre ve oradaki insanlarla aynı titreşimde salınmadığınızı hissedersiniz
ve sonunda sizin oradan ayrılmanızı gerektirecek bir olay vuku bulur

Eğer titreşim yasalarından haberdar değilseniz, bu hoş olmayan ve sıkıcı bir durum gibi gözükebilir
Çoğu kişinin birlikte rezonansa giremediği kardeşleri ya da aile üyeleri vardır
Ve olan şey, bu durumun frekansla ilgili olduğundan haberdar olmayan
anne-baba, büyükbaba-büyükanne gibi diğer aile fertlerinin
“aileyi bir arada tutabilmek için” herkesi “geçinmeye” zorlamasıdır
Bu yüzden bir çok dram vardır ailelerde; frekans ve bilinçlilik hallerindeki düzey farklılığı yüzünden
Belirli bir ailede enkarne oldunuz diye,
otomatik olarak tüm aile fertleriyle aynı titreşim seviyesinde olmanıza olanak yoktur
Zaten genellikle, eski yaşamlarımızdaki azılı düşmanlarımız bu hayatta aynı ailede doğmayı seçerek,
bizim annemiz, babamız ya da kardeşimiz olurlar
Bu son derece sık rastlanan bir durumdur
Bunu yapmalarının sebebi, nefreti iyileştirmek
ve kişinin kendi bilgeliğini kazanarak ruhsal anlamda tekamülü içindir

alıntı

Seninki Yarışı Kazanmıştır Şimdi…

10432493_991599957532020_4741002311420152951_n[1]