Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı’ndan Hayat Üzerine Seçmece 16 Alıntı

1.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
” “Daha çok anlat” dedim.
“Hoşuna gidiyor mu?”
“Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.”
“Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?”
“Gider gibi yaparız.” ”

2.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Hepimiz büyüktük. Küçük küçük parçalarla, aynı üzüntüden payını alan büyük ve hüzünlü kişiler.”

3.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
“Masalın nerede bittiğini, hayatın nerede başladığını fark edemiyorum. Bazen suratıma garip bakıyorlar, o zaman uyanır gibi oluyorum.”

4.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum.”

5.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
“Şimdi acının ne olduğunu gerçekten biliyordum. Ayağını bir cam parçasıyla kesmek ve eczanede dikiş attırmak değildi bu. Acı, insanın birlikte ölmesi gereken şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbür yana çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.”

6.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Onu yüreğimde öldüreceğim, artık sevmeyerek.”

7.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
“Bir şey daha var; küçük şeker portakalı fidanını hemen kesmeyecekler, kesildiğinde de sen çok uzaklarda olacaksın, fark etmeyeceksin bile.”
Hıçkırarak bacaklarına sarıldım .
“Bu artık bir şeye yaramaz, baba; hiçbir şeye yaramaz…”
Benimkiler gibi yaşlarla dolan gözlerine bakarak bir ölü gibi mırıldandım: 
“Onu kestiler bile, baba; benim küçük şeker portakalı fidanım kesileli bir haftadan çok oluyor.”

8.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Sessizlik içindeydi her yer, ölümün kadifeden ayakları gezinir gibi. Ve ben, yaşamaya hükümlüydüm; yaşamaya!”

9.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
+ Nen var Zeze?
– Hiç. Şarkı söylüyordum.
+ Şarkı mı söylüyordun?
– Evet.
+ Öyleyse ben sağır olmalıyım.
“İnsanın içinden de şarkı söyleyebildiğini bilmiyor muydu yoksa? Bir şey demedim. Bilmiyorsa bunu ona öğretmeyecektim.”

10.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı

;gt;

“Uyuyalım. İnsan uyudu mu her şeyi unutur.”

11.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
” – Totoca, çocuklar emekli midirler?
  + Ne?
  – Edmundo dayı hiçbir iş yapmıyor ama para alıyor. Yani çalışmıyor ama belediye ona her ay para ödüyor.
 + Bunda şaşılacak ne var?
 – Çocuklar da bir şey yapmıyorlar; yemek yiyorlar, uyuyorlar, sonra da analarıyla babalarından para alıyorlar.”

12.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Destedeki bütün kartları öğrenmiştim. Ama valeleri pek sevmiyordum. Nedendir bilmem, kralın uşağı gibi bir görünüşleri vardı!”

13.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Adamcağız kollarını açtı, beni göğsünde sevgiyle sıktı. ‘Ağlama yavrum!’ dedi. ‘Hep böyle duygulu bir çocuk olarak kalacaksın, pek çok ağlama fırsatı bulacaksın hayatta.’ ”

14.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
“İnsan yüreğinin, bütün sevdiklerini içine alabilmesi için çok büyük olması gerektiğini bilmelisin.”

15.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
”Hayata uzaktan bakarak ilgisizliğimde yitip gitmiş gibiydim.”

16.

Hayranı Olduğumuz Şeker Portakalı'ndan Hayat Üzerine Seçmece  16 Alıntı
 ”- Xururuca!
+ Ne var?
– Ağlamak kötü bir şey mi?
+ Ağlamak hiçbir zaman kötü değildir, budala. Neden sordun?
– Bilmiyorum, bir türlü alışamadım. Sanki yüreğim boş bir kafes…”

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Kültür, bir milleti millet yapan değerler bütünüdür. Kültürün en önemli unsurları ise içinde binlerce yıllık bir geçmişi barındıran gelenek ve göreneklerdir. Yeryüzünde yaşayan en eski kavimlerden olan Türklerin, tarihi derinliklerinden gelen zengin kültürel değerleri, gelenek ve görenekleri vardır. Nevruz şenlikleri, Türklerin tarihin bilinen devirlerinden itibaren kutladıkları milli bayramlarından birisidir.

Bahar bayramlarını, dünyanın muhtelif bölgelerinde, çeşitli toplumlarda ve milletlerde görmek mümkündür. Galerimizde Nevruz’u, Türk kültüründeki yeri ve önemi açısından ele alacağız.

Türk Kültüründe Nevruz’un Kökeni Ergenekon Destanı ile İlişkilendirilir

Türk Kültüründe Nevruz'un Kökeni Ergenekon Destanı ile İlişkilendirilir
Türkler’de Nevruz’la ilgili görülen en önemli rivayet bu günün Ergenekon günü oluşudur. Bununla ilgili olarak Çay’ın, Ebulgazi Bahadır Han’ın Şecere-i Türk adlı eserinden aktardığı Ergenekon Destanı şöyledir:
Bir gün bütün kavimler Kök-Türkler’e karşı birleşerek onları hile ile yendiler. Kök-Türkler’in çadırlarını, mallarını, yurtlarını yağmaladılar. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler. Küçükleri kendilerine köle yaptılar. Bu yağmadan kurtulan Kıyan/Kayan ve Negüş/Tukuz bir gece kadınlarıyla birlikte atlanıp kaçtılar. Yurda geldiler. Düşmandan kaçıp gelen dört maldan (deve, at, öküz, koyun) çok buldular.

Dağların içinde insan yolu düşmez bir yer izleyip oturalım deyip dağa doğru sürülerini sürüp gittiler. Vardıkları yerde akarsular, çeşmeler, türlü otlar, meyveli ağaçlar, türlü türlü avlar vardı. O yeri görünce Tanrı’ya şükürler kıldılar ve buraya Ergenekon adını koydular. Dört yüz yıl sonra Ergenekon’da kendileri ve sürüleri o kadar çoğaldılar ki sığmadılar. Bu sebepten buradan çıkış yolları aramaya koyuldular. O zaman bir demircinin önerisiyle dağın geniş yerine bir kat odun, bir kat kömür dizdiler ve ateşlediler. Tanrı’nın gücüyle ateş kızdıktan sonra demir dağ eriyip akıverdi. Yüklü deve çıkacak kadar yol oldu. O günü, o ayı, o saati belleyip dışarı çıktılar. O günden beri yeni yılın başladığı gece Kök-Türkler’de adettir. O günü bayram sayarlar. Bir parça demiri ateşe salıp kızdırırlar. Önce Kağan bunu kıskaçla tutup örse koyar, çekiçle döver. Ondan sonra beyler de öyle yapar. Bugünü mukaddes bilirler, böylece Tanrı’ya şükretmiş olurlardı.

Türkler Nevruz’u Ne Zamandan Beri Kutlamaktadır?

Türkler Nevruz’u Ne Zamandan Beri Kutlamaktadır?
Çinli Prof. Dr. Ch’in-Chung-Main’in eski Çin Takvimleri konusunda yaptığı araştırmalarda göre M.Ö. VIII. yüzyıllarda yaşayan eski Türk kavmi “Ti”ler; Nung-li adlı hem ay hem güneşe göre düzenlenen ve mart ayını yılbaşı sayan bir takvimi kullanıyorlardı. Chou Sülalesinin tarihinin “Göktürk Tezkeresi” bölümünde ise “Göktürkler, bitkilerin yeşerdiği zamanı yılbaşı olarak kutlamaktadır.” denilmektedir.

Nevruz Kelimesinin Menşei

Nevruz Kelimesinin Menşei
Türk Dünyası’nın büyük bir coşkuyla kutladığı, Türk soylu halkların ortak bayramı olan Nevruz, tabiatın canlanmasını, yeniden dirilişi ifade eder. Farsça bir terkip olup “Nev” yeni, “rûz” gün “Nevruz” yeni gün gelir.
Nevruz gece ile gündüzün eşit olduğu, gün dönümü olarak da adlandırılan, ilkbaharın geldiği 21 Mart gününe tekabül eder. Güneşin koç burcuna girdiği gündür. Rumi takvimde Mart’ın 9’una rastladığı için halk arasında Mart 9‘u diye anılır. Nevruz ile tabiat yeniden doğar ve yeni bir hayat başlar. Nevruz günü, aynı zamanda iyilik ve bereketi temsil eden baharla, kötülük ve sıkıntıyı temsil eden kışın mücadelesini sembolize eder.

Türk Dünyasındaki Nevruz Kutlamalarının 7 Aşaması:

Hazırlık:

Nevruza hazırlık genel temizlikle başlar. Evlerin etrafı temizlenir, içi ve dışı badanalanır, halılar ve kilimler yıkanır. Aile üyelerine yeni elbise, alınır. Akrabalara hediye alınır. Bayrama birkaç gün kala tatlıların yapımına başlanır. Nevruz ateşi için gerekli ot, çalı ve odun hazırlanır.

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Mezarlık Ziyareti:

Nevruz kutlamalarında önemli bir yeri olan bu gelenek, eski Türklerdeki yuğ törenlerinin izlerini taşımaktadır ve bunların devamı niteliğindedir. Azerbaycan, Türkistan ve diğer yörelerde hâlâ nevruzda yapılan bu gelenek, ölmüşlerin mezarını ziyaret etmek, mezar üzerine şeker ve tatlı bırakmak, yasin okumak, ağıt söyleyip ağlamak, mezarların etrafını temizlemek, bazı yörelerde de mezarlıkta kahve içmek ve yemek yemek gibi etkinliklerle devam etmektedir. Orta Anadolu’da Nevruz “Mart Dokuzu” adıyla bilinir. Diğer yörelerde de benzer adetler vardır. Mezarlar ziyaret edilir.

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Kır Gezileri:

Toplu şekilde kırlara çıkılarak eğlenceler, şölen ve yarışmalar düzenlenir. Bu gelenek Hun Türklerinde de mevcuttur. Türk dünyasının bazı yörelerinde bu etkinlik Nevruzda gerçekleşmeye devam etse de, diğer yörelerde Hıdrelleze kaymıştır.

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Ateşle İlgili Pratikler:

Geniş Türk coğrafyasında kutlanan Nevruz törenlerinin hepsinde ateşle ilgili pratikler bulunmaktadır. Bunlardan en yaygın olanı büyük ateşler yakarak üzerinden atlama ve bu sırada “Ağırlığım, uğurluğum sende kalsın”, “Kırmızılığın bana, sarılığım sana” gibi büyüsel duaların edilmesidir.

İnanışa göre nevruz ateşinden atlayanlar hastalıklardan arınır ve yıl boyunca hastalanmaz. Bir diğer pratik, hayvanları ateş üzerinden atlatmak veya iki ateş
arasından geçirmektir. Nevruz törenlerinde ateşin kullanılması, onun temizleyici, arındırıcı, hastalıkları, kötülükleri ve büyüyü yok edici özelliğinden kaynaklanmaktadır.

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Su ile İlgili Pratikler:

Sabah erkenden tüm su kaplarındaki suları yenileme, taze su içme ve ev hayvanlarına içirme, eski eşyaları suya atma, birbirinin üzerine su serpme ve su falına bakma şeklinde su ile ilgili pratikler uygulanır. Su kültü, eski Türk inanç sisteminde önemli bir yere sahiptir ve tüm pınarların, dere, ırmak, göl ve denizlerin kendi iyi ruhlarının olduğuna inanılmaktadır. Suyun şifa verici, arındırıcı gücüne inanç, Türk mit, efsane ve destanlarına da yansımıştır.

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Eğlenceler:

Nevruz kutlamalarında çeşitli yarışlar, gösteriler, seyirlik oyunlar ve müzik yer almaktadır.

Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı

Yardımlaşma:

Nevruz kutlamalarının en önemli özelliği yardımlaşma, sevgi ve şefkat bayramı olmasıdır. Bayramdan önce fakir, hasta ve zor durumda olan kişilere para, giyecek yardımı yapılır ve bayram günü yapılan bayram aşından pay verilir. Yardımlar sırasında insanları kırmamaya dikkat edilir.

Örneklerle Türk Dünyası’nda Nevruz

Örneklerle Türk Dünyası’nda Nevruz
  • Azerbaycan’da Nevruz: Azerbaycan’da halk, Nevruz’a birkaç hafta kala her Çarşamba akşam şenlikleri düzenler. Ateşler yakılır, evler temizlenir ve insanlar tepeden tırnağa yeni elbiselerini giyerler. Mumlar yakılır, Nevruz şekerleri hazırlanır, gelen misafirlere gül suyu dökülür. Gecelerde ateş oyunları oynanır. İnsanlar ateş üzerinden atlayarak, kışın tüm belalarından korunduklarına inanırlar
  • Kazakistan’da Nevruz: Kazakistan Türkleri, Nevruz Bayramı’nı SSCB tarafından yasaklandığı 1930 yılına kadar Ulusun Ulu Künü, yani Ulusun Ulu Günü, deyimi ile adlandırmışlardır. Kazaklar, 1929 yılına kadar 21 Mart’ı yılbaşı olarak kutlamışlardır. Kazak Türkleri, Kazakistan Cumhuriyeti’nin bağımsızlığına kavuşmasından sonra 1991 yılından itibaren tekrar bu güne Ulusun Ulu Günü ifadesiyle milli bayram ilan etmişlerdir.
Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı
  • Özbekistan’da Nevruz: Özbekistan’da Nevruz, özel mesire yerleri ve vadilerde kutlanır. Zurnalar çalan davetçiler insanları bayrama davet eder. Nevruz günü âşıklar Özbek Türklerinin güzel destanlarını söylerler. Bir taraftan halk oyunları oynanırken, bir taraftan da pehlivanlar güreş tutuşur. Büyük kazanlarda özenle hazırlanan yemekler davetlilere sunulur. Tüm halkın katılımıyla 21 Mart’ta başlayan törenler bir hafta kadar devam eder. Özbekistan’ın 1991’de bağımsızlığını kazanmasından sonra Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un hazırlattığı özel kararname ile 21 Mart, Nevruz Bayramı olarak belirlendi.
  • Kırgızistan’da Nevruz: Kırgız Türkleri yeni yıla Nevruz Şenlikleri ile başlar. 22 Mart günü yeni yılın Başay denilen ilk ayının birinci günüdür. Nevruz’da Kırgızlar yedi gün önceden bayram temizliklerine başlar, insanlar da yıkanıp, Nevruz’da en güzel bayramlık elbiselerini giyerler. Nevruz akşamı avlu yakınında ateş yakılır ve bütün insanlar yaşlı-genç demeden ateşten atlarlar. Ateşten atlama; insanların ruhlarını, niyetlerini temizleyerek yeni yıla arınmış olarak girme düşüncesini ifade eder.
Geçmişten Günümüze Türk Kültüründe 21 Mart Nevruz Bayramı
Türkmenistan’da Nevruz: Türkmenistan’da Nevruz Bayramı, halk arasında Oğuz Bayramı olarak geçmektedir. Nevruz gecesi, Oğuz gecesi olarak adlandırılır, milli oyunlarla meşgul olan Türkmen kızları da bu gecede türküler söyler. Türkmenistan’da Nevruz için oldukça geniĢ bir sofra hazırlanır. Nevruz için, Türkmen çöreği, Türkmen petiri, külce, yağlı börek, şekşeke ve Türkmen pilavı hazırlanır. Nevruz’un en özel yemeği ise Semeni’dir. Birkaç aile birleşip büyük bir kazanda buğday özüne un, su ve şeker ekleyerek Semeni yaparlar

Selçuklu ve Osmanlı’da Nevruz Kutlamaları

Selçuklu ve Osmanlı’da Nevruz Kutlamaları
Selçuklularda Nevruz bayramının eğlencelerle kutlandığı, şenlikler yapıldığı, özel yemekler pişirildiği, özel hediyeler alınıp verildiği bilinmektedir. Selçuklularda yılbaşı, güneşin Koç burcuna girdiği gün olan Nevruz günü olarak kabul edilmiştir.
Osmanlı devrinde de Nevruz, çok canlı biçimde kutlanılmıştır. Çeşitli kaynaklarda Osmanlı padişahlarının Nevruz tebriklerini kabul ettiklerini, halkın arasına katılarak Nevruz coşkusuna ortak olduklarını kaydetmekte ve padişahın katıldığı bu törenlere Nevruz-ı Sultânî isminin verildiği belirtilmektedir.

Osmanlı ailesini çıkarmış olan Kayı Boyu’na mensup Karakeçililerin 21 Mart tarihinde Ertuğrul Gazi’nin türbesi etrafında toplanarak burada bayram yaptıklarını biliyoruz. Bu bayramın bir diğer adı da “Yörük Bayramı”dır. Yine günümüzde de devam eden Manisa Mesir Şenlikleri’nin de yukarıda kısaca belirttiğimiz gibi “nevruziye” denen çeşitli baharatlardan yapılmış macunların sarayla birlikte, halka ikram etme geleneği şekline dönüştüğü ve Nevruz’la ilgili olduğu bilinmektedir.

Nevruz’la İlişkilendirilen Bazı Renklerin Türk kültüründeki Anlamları

Nevruz'la İlişkilendirilen Bazı Renklerin Türk kültüründeki Anlamları
  • Sarı:  Sarı rengin kutsallığı Şamanizm’den kaynaklanmaktadır. Sarı renk, dünyanın merkezinin sembolüdür. Tanrılar tanrısı Ülgen’in altın kaplı sarayı ve altın renkli tahtı dünyanın merkezini oluşturur.
  • Yeşil: Türk mitolojisine göre, Tanrı Ülgen’nin yedi oğlundan birisinin adı Yeşil Kaan’dır. Görevi bitkilerin büyümesini ve yeşillenmesini sağlamaktır.
  • Kırmızı: Al ve kızıl renkler, tarihimizin başlangıcından beri Türk ruhu ve inancını yansıtmaktadır. Türklerin Al bayrak kullanmaları ateş kültü ile açıklanır. Çin kaynaklarına göre Kırgız hanlarının otağında kırmızı bayraklar bulunmaktadır. XI. Yüzyıldan sonra al, bir renk adı olduğu kadar, bayrak adı da olmuştur.

Son Söz

Son Söz
Türk kültüründe Nevruz; doğuş, diriliş anlamına gelir. Aynı zamanda baharın başlangıcı sayılır ve bir takvim değişikliğini anlatır. Türk kültüründe Nevruz’un bir adı da Ergenekon’dur. En eski Türk kaynaklarından itibaren böyle bir kültüre sahip olduğumuz anlaşılmaktadır. Türk tarihinin her döneminde Nevruz varlığını devam ettirmiştir. Cumhuriyetle birlikte yerleştirilmeye çalışılan ulus bilincine bağlı olarak özellikle Atatürk tarafından Nevruz’un daha geniş katılımlı kutlanması teşvik edilmiştir.
Ancak Nevruz son 50-60 yıl içerisinde çeşitli sebeplerden dolayı, Türk halk kültürü araştırmacıları hariç, Türkiye’de ve Türk Dünyasında pek gündeme taşınmamış; ihmal edilmiştir. Gündeme gelmemesi ve ihmal edilmesi sebebiyle aydınlar ilgisiz kalmış, devlet töreni olarak kutlanmamıştır.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra bağımsızlığına kavuşan Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Türkmenistan Cumhuriyetleri’nde 21 Mart 1991’den itibaren Nevruz resmi bayram ilan edilmiş ve bayram kutlamaları devlet töreni durumuna getirilmiştir.

kaynak: onedio

Fakat, kesin olan tek bir şey var: Fırtınadan çıktığında, girerken ki senle aynı kişi olmayacaksın. İşte fırtınanın tüm anlamı budur.”

images[10]

 

“Fırtına bir kere durulduğunda, üstesinden nasıl geldiğini ve nasıl olup da hayatta kalmayı başardığını hatırlamayacaksın. Hatta, fırtınanın gerçekten sona erip ermediğinden emin bile olamayacaksın. Fakat, kesin olan tek bir şey var: Fırtınadan çıktığında, girerken ki senle aynı kişi olmayacaksın. İşte fırtınanın tüm anlamı budur.”
Haruki Murakami

Kuvvetli Duygular, Kuvvetli Tepkilere Yol Açar… O Zaman Bunun Bilincinde Olup Sakinleşene Kadar Hareketsiz Kalmalı…

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

 

Kuvvetli Duygular, Kuvvetli Tepkilere Yol Açar… O Zaman Bunun Bilincinde Olup Sakinleşene Kadar Hareketsiz Kalmalı…

Anette İnselberg

MUTLAKA OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM !

11026197_1421367811507168_6841644881246951089_n[1]
İnsan vücudu, mucizelerle dolu bir makinedir. Şimdi okuyacağınız vücudunuzla ilgili gerçekler sizi neden bu şekilde yaratıldığımız konusunda merakta bırakacak.
-Bilim adamlarına göre IQ’nuz ne kadar yüksekse o kadar çok rüya görürsünüz.
-İnsan vücudundaki en büyük hücre yumurta hücresi, en küçük hücre ise sperm hücresidir.
-Bir adım atmak için 200 kasınızı kullanırsınız.
-Ortalama bir kadın ortalama bir adamdan 5 inc (12,5 cm) daha kısadır.
-Ayak başparmağınızda iki kemik olmasına karşılık diğer dört parmağınızda üçer kemik bulunur.
-Bir çift ayakta 250,000 terbezi vardır.
-Tam dolu bir idrar kesesi aşağı yukarı bir beyzbol topu ebadındadır.
-Mide asidiniz bir jileti eritebilecek güçtedir.
-İnsan beyin hücresi 5 takım Encyclopedia Britannica””daki bilgileri alabilecek kapasitededir.
-Yiyeceğin ağzınızdan midenize ulaşması yedi saniye sürer ..
-Ortalama bir rüya 2-3 saniye sürer.
-Göğüsleri kılsız erkekler, kıllı erkeklerden daha fazla karaciğer sirozuna yakalanırlar.
-Döllenme anında, yaklaşık yarım saat tek bir hücre olarak yaşarsınız.
-Her bir ayağınızda yaklaşık bir trilyon bakteri vardır.
-Vücudunuzun 30 dakikada saldığı ısı ile iki litre suyu kaynatabilirsiniz.
-Diş minesi vücudunuzdaki en sert şeydir..
-Dişleriniz doğumunuzdan 6 ay önce (dişetlerinizin içinde) oluşmaya başlar.
-Sevdiğiniz birine bakarken gözbebekleriniz genişler, nefret ettiğiniz birine bakarken de.
-Sarışınlar, esmerlerden daha fazla saç teline sahiptir.
-Burnunuzla başparmağınız aynı boydadır.
Tam şu anda, eminim ki son maddeyi deniyorsun. .. Şimdi parmağını burnundan çek de bunu parmaklarıyla burunlarını ölçmek isteyebilecek başka arkadaşlarına gönder bakalım smile ifade simgesi

Diyabetten Koruyan 7 Besin

11070241_429724050527546_5526052784710648334_n[1]

Tip 2 diyabet, son yıllarda hızla artarak daha da yaygı hale geldi. Daha da kötüsü, son on yılda bu hastalığın ortaya çıkma yaşı yetmişten ortalama olarak kırka düştü. Bu sebeple, hangi yiyeceklerin bu hastalığı önlemeye yardımcı olabileceğini bilmek oldukça önemli.

Birincisi ve en önemlisi; aşağıda bahsedeceğimiz yiyeceklerin, günlük beslenme programınızda bulunması gereken diğer sağlıklı yiyeceklerle eşlik edilmediğinde, istenilen etkiyi yaratmayacağını aklınızda tutmanız gerekiyor. Sık sık yapılan uygun egzersizlerle sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmenin yanı sıra, sağlıklı bir kiloda sabit kalmanız da oldukça faydalıdır.

Köri
Tip 2 diyabeti etkili bir şekilde önlemeye yardımcı olduğu henüz açıkça gösterilmiş olmasa da, bu durumla ilgili oldukça olumlu sonuçlara varan birkaç araştırma yapılmıştır. Göze çarpan bir araştırmada, 240 hastadan oluşan bir grupla ilgili bilgiler toplanmıştır. Bu hastalar, yüksek oranda diyabete yakalanma riski taşıyordu; kan şekeri seviyeleri çok yüksek olmasa da, biraz yüksekti. Hastalar iki gruba ayrıldı. Bu gruplardan birine, kurkumin olarak bilinen ve diyabeti önleme yeteneğine sahip olan bir bileşik içeren zerdeçal özü verildi. Diğer hasta grubu ise sadece plasebo aldı.

Çalışmanın sonunda araştırmacılar; zerdeçal ile tedavi edilen hastaların diyabete yakalanmazken, diğer hastaların çoğunun diyabete yakalandığını kanıtladı.

Tarçın
Cinnamon
Tarçın, kan şekeri seviyesini dengelemede oldukça etkilidir. Aşağıda belirtilen yiyeceklere, içeceklere ve atıştırmalıklara eklenerek tüketilmesi tavsiye edilir. Ayrıca tarçın bu besinlere hoş bir tat da katacaktır. Fırınlanmış elmaya tarçın ekleyerek mükemmel bir tatlı hazırlanabilir. Çikolataya, kahveye ve diğer tüm atıştırmalıklara tarçın eklemek daha lezzetli ve sağlıklı olmasını sağlayacaktır. Deneyin.

Kahve
Kahve yalnızca lezzetli bir içecek değildir, aynı zamanda rahatlamamızı ve uyanık kalmamızı da sağlar. Kahve, tip 2 diyabeti önlemeye yardımcı olabilen çok faydalı bir içecek olabilir. Los Angeles, Kaliforniya Üniversitesi tarafından yürütülen bazı araştırmalara göre (kontrollü) kahve tüketimi kandaki SHGB protein seviyesini yükseltiyor, bu da diyabet riskinin ortadan kaldırılmasını sağlayabiliyor.

Yabanmersini ve Elma
Apple

Diyabeti önleyebilen antosiyanin maddelerinden bol miktarda içerdiklerinden, hafta boyunca bu meyvelerden birkaç porsiyon tüketmek, diyabet riskini ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir.

Bitter çikolata
Yapılan son araştırmalar, sık sık ve düzenli olarak bitter çikolata yiyenlerin tip 2 diyabete yakalanma riskinin çok daha az olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu kişiler, kardiyovasküler hastalıkların birçoğuna karşı korunmaktadırlar.

Kabuklu Yemişler
Nuts

Düzenli bir şekilde kabuklu yemiş ve kuru meyve çeşitlerinden tüketmek, vücudu diyabet gibi hastalıklardan ve kardiyovasküler sorunlardan korumak için oldukça önemlidir. Faydasını görmek için günde en az bir avuç kabuklu yemiş yemelisiniz

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Ginseng, özellikle Uzak Doğu ülkeleri tarafından, baştacı edilmiş, mucize bir bitkidir.

ginseng_28[1]

Ginseng, özellikle Uzak Doğu ülkeleri tarafından, baştacı edilmiş, mucize bir bitkidir. Geleneksel Uzak Doğu tedavilerinde de sıklıkla kullanılan ginsengin çeşitli türleri de bulunaktadır. Örneğin, kırmızı ginseng, özellikle cinsel gücü artımak için kullanılır.

Türkiye’de varlığından çok daha fazla haberi olunmayan Sibirya Ginsengi’nin atletlerde performansı artırma ve vücudun direncini artırıcı özelliklerini saptamışlar.İlk olarak Sovyet birliği zamanında keşfedilen bu şifalı otun 20.yy dan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.

Bir de Sibirya Ginsengi olarak anılan bir tür vardır.Sibirya Ginsengi, pek çok derde deva bir bitkidir.

Sibirya Ginseninin Kısaca faydalarından bahsedecek olursak;

Hafızayı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır.

Zihinsel olarak, yoğun çalışan kişilerin kullanması, uygun görülmüştür.

Stres durumunda da yararlıdır.

Rusya da yapılan çalışmalar, Sibirya ginsenginin vücudun dayanıklılığını ve enerjisini artırdığını ortaya çıkarmıştır.

Çernobil faciasından sonra radyasyonun etkisini azaltmak için çevre halkına Sibirya ginsengi verilmiştir.

Kırmızı Ginseng Faydaları

SİNİR SİSTEMİ ÜZERİNDEKİ FAYDALARI

– Merkezi sinir sistemini etkileyerek beyin aktivesini arttırır
– Hafıza zayıflığını, dalgınlığı, düşünce ve konsantrasyon güçl&…

SİNİR SİSTEMİ ÜZERİNDEKİ FAYDALARI

– Merkezi sinir sistemini etkileyerek beyin aktivesini arttırır
– Hafıza zayıflığını, dalgınlığı, düşünce ve konsantrasyon güçlüklerini önler
– Bitkinlik, yorgunluk, uykusuzluk ve huzursuzluk hallerini düzenler
– Vücudu canlandırıp zindelik verir
– Zihni ve akli fonksiyonları geliştirir, sinir bozuklukları ve depresyonlara karşı korur
– Organizmanın doğal savunma mekanizmasını ve dayanıklılığını arttırır
– Genel fiziksel ve zihinsel iktidar ve kabiliyetleri arttırır
– İstemlerimiz dışında çalışan sinir sisteminin salgılarını düzenleyip dengeli bir şekilde işlenmesini sağlar
– Alkol ve diğer uyuşturucalara karşı merkezi sinir sistemini korur
– Özellikle yaşlı kişilerde sık rastlanan ruhsal ve psikolojik çöküntüleri giderir
– Modern şehir hayatının her yaştaki insana verdiği stres ve sinir gerilimlerinde dayanıklılığı arttırır
– Yaşlanmayla ortaya çıkan halsizlik, kuvvetsizlik ve güçsüzlüğü önler
– Gençlik ve zindeliği koruyarak, sağlıklı, uzun bir hayat sürmeyi sağlar
– Yaşlanmayla birlikte gelen beyin hücrelerinin yitimini en aza indirir ve buna bağlı olarak hatırlama ve öğrenme yeteneğini arttırır
– Sinirsel bulantı ve öğürmeleri önler

KARDIO VASKÜLER ( KALP-DAMAR ) SİSTEM ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

– Kalp ve damar sistemi üzerinde regülatör ( düzenleyici ) görev yapar
– Kalp kasının kasılabilme kuvvet ve yeteneğini arttırır- Kalp damarlarını kuvvetlendirir, kalp atım hızını ve volümünü ayarlar
– Arterioscleros ( Damar sertliği ) ve kan basıncı düzensizliklerini  önler ( Hiper ve hipo tansiyonu düzenler )
– Kişisel özelliklere bağlı olarak yüksek kan basıncını (Hipertansiyon) düşürür
– Düşük olan kan basıncı (Hipotansiyon) güçlendirici tonik ve kan yapıcı özellikleriyle regüle ederek yükseltir
– Düzenli bir si dolaşım sağlayarak anevrizma (atardamar duvarlarında şişkinlik), varis (toplardamarlarda kan birikmesi), hemeroid (basur) ve diğer dolaşım sistemi hastalıklarını önlemede yardımcı olur

ENDOKRİN SİSTEM ÜZERİNDE ETKİLERİ ( İÇ SALGI BEZLERİ )

– İç salgı bezlerinin fonksiyonlarını düzeltip bunlara bağlı hastalıkların tedavisinde yardımcı olur
– Kendiside insülin gibi görev yaparak diabetli (kan şekeri yüksek) hastaların kanında glikoz düzeyini normal sınırlarda tutar
– Diabete bağlı komplikasyonların oluşmamasına ve oluşanlarında giderilmesinde yardımcı olur
– Karaciğer üzerine etki ederek karbonhidrat metabolizmasını düzenler
– Dalak ve diğer kan yapıcı organlar üzerine etki ederek kırmızı kan hücrelerinin yapılmasına yardımcı olur
– Anemi (kansızlık) ve buna bağlı şikayetlerine şifa verir
– Organizmada protein sentezini uyarır
– Karaciğer fonksiyonlarını düzelterek, karaciğer yetmezliklerine şifa verir
– Ter, idrar, süt ve diğer salgıların atılımını arttırır
– Böbrek yetmezliklerinde iyileştirici etkisi vardır
– Diüretik (İdrar fazlalalaştırıcı) etkisi ile böbreklerde fazla su atılımını sağlar ve idrardaki asit miktarını normale düşürür
– Adrenal kordeksine (böbrek üstü bezi) etki ederek kortizo ve epinefrin benzeri bir salgı ile organizmanın savunma mekanizmasını kuvvetlendirir
– Kandaki kolesterol (iç yağ) oranını düşürür, dolaşım sistemini düzenler
– Organizmada hormon salgılanımını düzenler
– Erkek ve kadında cinsel soğukluğu önler, doğurganlığı arttırır, gençlik ve zindelik verir
– Kan tablosundaki bozuklukları düzeltici etkisi vardır. İç ve dış kanamaların durdurulmasına yardımcı olur

DİĞER SİSTEMLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

– Gastro-İntestinal sistem (mide-barsak sistemi) üzerinde de regülatör görevleri (düzenleyici) vardır
– Mide salgılarını düzenleyip, hazımsızlığı giderir, iştah açar
– İshal, kabızlık, mide ve barsak iltihapları gibi sindirim sistemi hastalıklarına şifa verir
– Zehirlenme ve iltihaplanmada toksinleri etkisiz kılar
– Dermatozlarda (deri iltihaplanmaları) ve diğer deri hastalıklarında başarılı sonuçlar verir- Sivilce ve çıbanları geçme ve çıkmamasına yardımcı olur
– Özellikle yaşlılarda geç iyileşen yara ve iltihapların çabuk iyileşmesini sağlar
– Doğum sonrası kadınların bakımında ve hastalıkların iyileşme dönemlerindeki halsizliklerin çabuk geçmesini sağlar
– Ağır fiziki çalışmalar (sporcular, ağır işçiler vb.) ve uzun süreli zihinsel çalışmalar sonucu görülen zayıflık, takaatsizlik ve isteksizliği giderir
– Humma hastalığına karşı vücudun direncini arttırır
– Bronşit, astım ve alerjide başarılı sonuçlar verir, organizmayı zararlı dış etkilerden korur
– Tüberkülozun tedavisi sırasında ve sonrasında güçlendirici olarak yardımı dokunur- Geçmişte cüzzam ve çiçek hastalığının tedavisinde bile yaygın bir şekilde kullanıldığı bildirilmektedir
– Uzay çalışmaları sırasında astronotlara, protein gereksinimlerini karşılamaları, dirençlerinin kırılmaması ve radyasyona karşı korunabilmeleri için bol miktarda Kırmızı Ginseng ürünleri verilmektedir- Sporcuların fiziksel etkinliklerini gerektiği yer ve zamanda kullanabilmeleri için müsabakalardan önce ve sonra Kırmızı Ginseng kürü yapmaları tavsiye edilmektedir
– Gelişim bozukluğu gösteren çocuklara ve ameliyat sonrası hastalara, hücre ve doku yenileyici özelliği nedeniyle verilmesi yararlıdır
– Gut ve Romatizma hastalıklarında şifa verir, dolaşım yetersizliğinin neden olduğu el ve ayak şişmelerinin, sinirsel bulantı, arthritis, çiçek hastalığı, ülser, doğum sonrası zayıflıklarında şifa verici etkisi vardır

Amerikan Ginseng Yararları
Amerikan Ginseng (Panax Quinquefolium) Yararları ;
Adaptojen olarak stresi azaltmada etkisi vardır.
Nörotransmiter sentezinde görev alır ve sinir sisteminin düzgün çalışmasında yardımcıdır..

Amerikan Ginseng (Panax Quinquefolium) Yararları ;

Adaptojen olarak stresi azaltmada etkisi vardır.
Nörotransmiter sentezinde görev alır ve sinir sisteminin düzgün çalışmasında yardımcıdır.
Algılamanın artırılması ve hafıza için destek olarak kullanılır.
Enerji metabolizmasının daha hızlı çalışmasını sağlar.
Yağ dokusunun erimesini tetikler.
Erkekte cinsel fonksiyonların güçlendirilmesinde yardımcıdır.
Kadınlarda cinsel arzunun artırılmasında yardımcı olabilir.
Bağışıklık sistemini düzenleyici etkisi vardır.
Çalışmalarda, interferon salınımını artırabildiği gösterilmiştir.
Soğuk algınlığının tedavisinde destekleyicidir.
Solunum sistemi sorunlarının giderilmesinde yardımcıdır.
Kadınlarda, post-menopozal dönemde östrojen seviyelerini artırarak menopozun etkilerinin azaltılmasındafaydalıdır.
Yaşlanmanın etkilerinin azaltılmasında yardımcıdır.
Tümör gelişiminden korunmada destek olarak kullanılabilir.

kaynak: kore ginsengi

Her Sabah Kalktığınızda Çocuğunuz Ve Siz Mutlaka Yapmalısınız… Üçlü Canlandırma Vuruşu…

10341964_10153172267969313_8212594764925656618_n[1]

1509945_10153172268009313_1982695311891974213_n[1]

18799_10153172268174313_8527534176651906412_n[1]

Üçlü Canlandırma Vuruşu

1. B-27 vuruşu: Köprücük kemiğinin hemen altında, çukurumsu iki noktadır. Bu noktalara canımızı yakmadan, ama hissettirerek, iki elimizle beraber vuruşlar yapıp; nefes alıyoruz ve verirken “aaaa”, “eeeee” seslerini çıkartıyoruz (her nefes verişte tek ses çıkartıyoruz ve o nefes bitene kadar aynı seste kalıyoruz. Sonra bir nefes daha alıp, diğer harfe geçebiliriz..)

2. Timus vuruşu: Timus bezinin üzerine, canımızı yakmadan, ama hissettirerek, tek elimizle beraber vuruşlar yapıp; nefes alıyoruz ve verirken “aaaa”, “eeeee” seslerini çıkartıyoruz. (her nefes verişte tek ses çıkartıyoruz ve o nefes bitene kadar aynı seste kalıyoruz. Sonra bir nefes daha alıp, diğer harfe geçebiliriz..)

3. Dalak vuruşu: Göğsün iki yan tarafına, canımızı yakmadan, ama hissettirerek, iki elimizle beraber vuruşlar yapıp, nefes alıyoruz ve verirken “aaaa”, “eeeee” seslerini çıkartıyoruz. (her nefes verişte tek ses çıkartıyoruz ve o nefes bitene kadar aynı seste kalıyoruz. Sonra bir nefes daha alıp, diğer harfe geçebiliriz..)

Bu egzersizde nefes alış verişlerimizi sakin ve yavaş yapıyoruz. Güne başlarken yaparsak daha faydalı olur. Gün içerisinde de enerjimiz düştüğünde, aşırı heyecan hissettiğimizde ya da kaygımız arttığında yapmaya çalışalım..

Her egzersizi en az 20 kez yapıp sonra diğerine geçiyoruz…

Sizlere en yüksek faydayı sağlaması ümidiyle..

alıntı

Buraya Çok Erkek Takılıyor…

10431667_991675944191088_4903657542818936612_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Telefonun Neden Kapalı…

10300149_10153158475997486_5586768189575793738_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

İnsan en iyi kendine bakmalı, ne de olsa eninde sonunda hepimiz kendimize kalacağız…

1621874_523814164398237_1388271705_n[1]

 

İnsan en iyi kendine bakmalı, ne de olsa eninde sonunda hepimiz kendimize kalacağız…

A.I.

Ev yapımı 11 detoks içeceği…

Herkesin bildiği gibi gün içinde bol su içmenin sağlığımıza oldukça faydası vardır. Eğer sürekli su içmekten sıkıldıysanız, bu detoks tarifleri tam size göre!

fft20_mf5199923[1]

Nane ve limon detoksu

Sürahinin içine suyu doldurup içine nane yaprakları atın ve limonları da dilimler halinde sürahinin içine ekleyin. Buzdolabında birkaç saat beklettikten sonra içebilirsiniz.

Karpuz detoksu

Su dolu sürahinin içine karpuz dilimleyin ve içerisine hem nane yaprakları hem de buz ekleyin. İşte içeceğiniz hazır!

Salatalık detoksu

Salatalık suyu güne başlamak için iyi bir tercih olabilir. Suyla doldurduğunuz sürahinin içine limon ve salatalık dilimleyin. Nane yaprakları ve buz koymayı unutmayın.

Çilek detoksu

Endişelenmeyin kalorisi oldukça düşük! Çilekleri dilimleyip, su ve buz ekleyin. İsterseniz nane yaprakları da ekleyebilirsiniz.

Zencefil detoksu

Yarım zencefilin üzerine limon sıkın ve su ekleyin. İşte bu kadar basit!

Greyfurt detoksu

Vitamin C açısından oldukça zengindir. Greyfurtları elma dilimleri halinde kesin, nane yaprakları ve buz ekleyin.

Yeşil limon detoksu

Limonun suyunu sıkın ve salatalıkları rendeleyin. Özellikle yazın sizi çok rahatlatacak.

Tarçın ve elma detoksu

Elmaları dilimleyin ve içine çubuk tarçın atın. Yemeklerden önce tüketirseniz daha faydalı olur.

Böğürtlen detoksu

Böğürtlenleri buz dolu suyun içine koyup gün içinde kolayca tüketebilirsiniz.

Portakal detoksu

Sabahları portakal sıkmaya üşeniyorsanız, bu tarif tam size göre! Öyleyse, portakalları dilimleyin ve suyun içerisine atın.

Kokteyl detoks

Bu tarifte istediğiniz tüm meyveleri kullanabilirsiniz, muz hariç.

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

KALBİMİ KIRANLARA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ Acı çekerek olgunlaşmamı sebep olduğunuz için.

images[7]

 

BANA YALAN SÖYLEYEN HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM. __ Bana gerçeklerin gücünü öğrettiniz..
BANA İNANÇSIZ BAKANLARA DA TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ Sonsuz kudretimi size borçluyum.
BENİ, BOŞ VERENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ Cesaret verdiğiniz için.
BENİ TERK EDENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ Yenilere yer açtığınız için.
BANA İHANET EDENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ dikkatli olmamı sağladığınız için.
KALBİMİ KIRANLARA ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ Acı çekerek olgunlaşmamı sebep olduğunuz için.
HUZURUMU BOZANLARA TEŞEKKÜR EDİYORUM. ___ Sükuneti öğrettiğiniz için.
AMA EN ÇOK DA BENİ OLDUĞUM GİBİ SEVENLERE TEŞEKKÜR EDİYORUM

Ev yapımı 5 oda kokusu

ev-yapimi-5-oda-kokusu-5396456[1]

Birazdan sayacağımız malzemeleri orta boy tencerede bir taşım kaynatıp bir kasenin içerisinde evinizin bir köşesinde bekleterek kendi oda kokunuzu yapabilirsiniz.

Portakallı tarçınlı oda kokusu

Tarçın çubukları
Elma kabukları
Portakal kabuğu
Karanfil taneleri

Limonlu karanfilli oda kokusu

1 limon kabuğu
1 portakal kabuğu
2 defne yaprağı
3 tarçın çubuğu
2 yemek kaşığı karanfil tanesi

Biberiyeli oda kokusu

1 limon kabuğu
2 çubuk tarçın
Taze biberiye
Karanfil

Vanilyalı oda kokusu

1 çay kaşığı vanilya
6 tane karanfil
1 çubuk tarçın

Lavantalı oda kokusu

1 bardak kurutulmuş lavanta
1 çay kaşığı anason
1 yemek kaşığı muskat
1 yemek kaşığı karanfil
1 çubuk tarçın

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Kansızlığa Karşı Doğal Meyve Suları

10930110_429098140590137_5867958060389890543_n[1]

Kansızlık, vücutta demir eksikliğinden kaynaklanan bir sorundur. Kadınların en çok karşılaştıkları problemlerden biri olan kansızlık, yoğun adet döneminde veya kötü beslenme gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Bu yazımızda, kansızlığı önleyici ve tedavi edici doğal içecek tarifleri vereceğiz.

Demir, vücutta hemoglobin ve kırmızı kan hücrelerini sentezlemeye yarayan, çok önemli bir mineraldir. Hemoglobin ve alyuvar da denilen kırmızı kan hücreleri, ciğerlerden kana oksijen taşımak gibi yaşamsal bir fonksiyonu gerçekleştirmekle görevlidirler. Kansızlık yaşayan bir bünyede, hücreler yukarıda bahsedilen görevleri düzgün şekilde yerine getirilmediği için; yorgunluk, saç tellerinde zayıflama, tırnaklada güçsüzlük, deri renginde solgunluk ve çarpıntı gibi şikayetler baş gösterebilir. Bunları yaşamamak için, kansızlığı tedavi etmeye ve önlemeye yardımcı sağlıklı ve doğal meyve suyu tarifleri vereceğiz.

Kansızlığı giderici meyve suları
Pancar ve Havuç Suyu
beet tr

Pancar, içerdiği yoğun miktarda demirle, kansızlığı önlemeye ve tedavi etmeye yardımcı olur. Pancarı havuçla birlikte tüketmek, vücutta demir emilimini arttırır. Bunlara eşlik edecek bira mayası da, demir eksikliğini gidermekte yardımcı olan besinlerden biridir.

Malzemeler

Bir adet pancar
Bir havuç
2 yemek kaşığı bira mayası
1 bardak su
Hazırlanışı

Pancar ve havucu yıkayıp küçük parçalara ayırın.
Parçaları 1 bardak suyla birlikte bledırdan geçirin.
İyice karıştıklarında bira mayasını ekleyin.
Bu karışımı sabah kahvaltıdan önce tüketirseniz, en etkili sonuca ulaşabilirsiniz.
Maydonoz Suyu
Green-juice-parsley-infusion tr

Maydonoz suyunun tadı bazılarınız için biraz acı olabilir. Fakat maydonoz suyu, kansızlığı tedavi etmekteki en etkili yollardan biridir. Çünkü maydonoz, çok yüksek miktarda demir içerir. Limon suyu ile birlikte tüketildiğinde, içindeki demirin vücutta emilimi kolaylaşır. Maydonoz suyunu ana yemeklerden önce içebilirsiniz.
Malzemeler

Bir avuç maydonoz
Bir adet limon
Bir bardak su
Hazırlanışı
Malzemelerinizi iyice yıkamaya özen gösterin.
Maydonozu küçük parçalara ayırın ve bir bardak suyu ilave ederek blendırdan geçirin.
Limonu sıkarak karışıma ekleyin.
Tadı biraz acı olsa da , kansızlığı tedavi etmeye çok yardımcı olan bu karışımı içmeyi ihmal etmeyin. Maydonozun içindeki demirin bağırsaklarda emilmesi için, limonla beraber tüketilmesinin faydalı olduğunu unutmayın.

Ispanak, Pancar ve Kırmızı Meyvelerin Suyu

Bu besleyici meyve suyu, çok fazla oranda demir içerir. İçinde, bu mineralin bolca bulunduğu ıspanak ve pancar vardır. Çilek, kiraz, böğürtlen gibi kırmızı meyveler de hem lezzetli, hem de demir oranı yüksek meyvelerdir. Bu lezzetli karışımı, akşam yemeklerinden önce içebilirsiniz. Günlük besin ihtiyacınızı karşılamaya yardımcı olacak bu karışım, kansızlıktan kurtulmanızı da sağlayacaktır.

Malzemeler
5 avuç dolusu kırmızı meyve (çilek, kiraz, böğürtlen, frambuaz, dut, yaban mersini gibi küçük kırmızı meyveleri kullanabilirsiniz)
3 adet küçük turp
1 adet pancar
2 avuç dolusu ıspanak
1 bardak su
Yarım çorba kaşığı bira mayası
Hazırlanışı

Tüm malzemeleri güzelce yıkayın.
Kırmızı meyveleri, turp, ıspanak ve pancarı küçük parçalar halinde blendıra atın.
Bir bardak suyu da ekleyin ve yoğun kıvamlı bir içecek haline gelene kadar blendırda karıştırın.
Bu karışım pancarın pembe rengini alacaktır.
Karışıma bira mayasını ekleyin. Bira mayası, içecekteki demir oranını büyük miktarda çoğaltacaktır.
Yavaş yavaş tüketin.
Bu tür içecekleri taze tüketmeye özen gösterin. Özellikle de kansızlığı gidermek amacıyla içiyorsanız, hazırladıktan sonra hiç bekletmeden içmelisiniz.