Evet, kısaca Toltec Bilgeliği, aşağıdaki gibi özetlenmiştir.

10406769_1537964183085776_1995842602590897578_n[1]

 

Yaşamınızdaki Canlılık, Üretkenlik, Sevecenlik Tanrının Size ”Hey Seni Seviyorum” Demesidir.

Evet, kısaca Toltec Bilgeliği, aşağıdaki gibi özetlenmiştir.

Siz bu dünyaya mutlu olmak için geldiniz. Sevmek için haz almak için sevginizi paylaşmak için geldiniz. Bunlar sizin yaşam hakkınız.

Şu anda yaşıyorsunuz. Bu hakkınızı kullanın ve yaşamdan zevk alın.

İçinizden akıp geçen yaşama tepki duymayın. Çünkü içinizden akıp giden yaşam Tanrıdır.

Sizin varlığınız Tanrının varlığının kanıtıdır. Sizin varlığınız yaşamın ve enerjinin kanıtıdır.

Tanrı için kanıt aramayın. Sadece olun risk alın ve yaşamınızdan haz alın. Önemli olan budur.

Hayır demek istediğinizde hayır deyin. Evet demek istediğinizde evet deyin. Sizin kendiniz olmaya hakkınız var.

Ancak yapabileceğinizin en iyisini yaptığınızda kendiniz olursunuz.

En iyisini yapmadığınızda kendiniz olma hakkını elinizden alıyorsunuz.

Bu zihninizde besleyip büyütmeniz gereken bir tohumdur. Bunun için büyük bilgilere ya da büyük felsefi kavramlara ihtiyacınız yok. Başkalarının sizi onaylamasına ihtiyacınız yok. Kendi yüceliğinizi canlı olarak kendinizi ve başkalarını severek ifade ediyorsunuz. “

Yaşamınızdaki canlılık, üretkenlik, sevecenlik Tanrının size ”Hey seni seviyorum” demesidir.

Sevginiz Şifanız OLsun… AŞK’La… ۞ B@ki

“Seyit Ali Çabuk “ : 26 yaşında genç bir er olarak Çanakkale savaşlarına katıldı

74930_390771067682219_1761228855_n[1]

“ Norman Douglas Holbrook “ : 26 yaşında genç bir teğmen olarak Çanakkale savaşlarına katıldı . Kumanda ettiği B11 denizaltısı ile Mesudiye zırhlısına saldırdı . Tek torpille gemimizi batıran Holbrook 10 subay ve 25 erden oluşan mürettebatımızı gemi ile birlikte sulara gömdü. Savaşın ardından imparatorluğun en yüksek madalyası olan “viktorya nişanı” ile ödüllendirildi. Avusturalya’nın Germinton kasabasının ismi değiştirilip Holbrook yapıldı . Deniz yarbayı rütbesi ile ordudan emekli oldu . Fakirlik çekmedi. 88 Yaşında yaşlılığa bağlı sebeplerle öldü .

“Seyit Ali Çabuk “ : 26 yaşında genç bir er olarak Çanakkale savaşlarına katıldı . Rumeli Mecidiye Tabyası’nda görevliydi. Düşman gemilerinin yoğun atışları sebebiyle tabyada bulunan topun mermi kaldıran vinci parçalandı. Bunun üzerine Seyit Ali 215 kilogram ağırlığındaki top mermilerini sırtlayarak top kundağına yerleştirdi .Üçüncü atışında Fransız zırhlısı Bouvet’e ağır yara verdi. Atılan mermi geminin su kesiminin biraz altına isabet ederek geminin anında yan yatmasına neden oldu, daha sonra Nusret mayın gemisi’nin döktüğü mayınlardan birine çarptı. Bouvet de bu yaradan kısa bir süre sonra alabora olarak battı. Bu olay savaşın akışını değiştiren sebeplerden biri oldu. Bu yüzden komutan ona onbaşılık görevini verdi. Savaştan sonra evine 13 günde yürüyerek döndü. 9 yıldır evinden ayrıydı . 8 yaşında hiç görmediği bir kızı vardı . Atatürk ‘ün Havran ziyaretinde “büyük kahramanlığın var ne arzu edersin ? Hemen maaş bağlayalım “ sözlerine “ maaş istemem bunun için yapmadım “ cevabı verdi. Ömrünün sonuna dek kaz dağlarında kaçak odun kömürü imal ederek büyük fakirlik içinde yaşadı . 50 yaşında veremden öldü.

Maalesef 100 yılda bu toplumda çok şey değişti ama insana ver-eme-diğimiz değer değişmedi. Bir ulus suçluyu hep dışarıda aradığı , bakış açısını yenilemediği ve kendi iç dinamiklerini ısrarla değiştirmediği sürece bizim gibi sorunlarını bir türlü çözemeyen bir toplum haline geliyor .

Son dönemin popüler deyimi ile gerçekten “kefenlerini alıp giden ” ve orada şehit olan 101.279 atamıza , dedemize , evladımıza selam olsun . Allah hepsinden razı olsun .

ÇAKRALARIN OLUMLANMASI

1526898_657361680968628_333575191_n[1]

1. Çakra: (Kök Çakra) ”Enerjimi en değerli şekillerde harcıyorum; dünya üzerinde güven, bolluk ve özgürlük içindeyim. Endişelenmek yerine elimden geleni yapıp sonra hayata güveniyorum. Korku sadece bir kandırmaca. Dünya geçici…”

2. Çakra: (Sakral) ”İnsanlarla olmayı ve konuşmayı seviyorum. Herkesin içinde dostça bir kalp var. Hayattaki güzelliklerin tadını çıkarıyorum ve her şeyden ders almış olduğumu bilerek her şey için kendimi affediyor ve pişmanlık duygusundan arınıyorum.”

3. Çakra: (Solar Plexsus) ”İnsanları yönetmeye değil, onlarla bir hissetmeye çalışıyorum. Gerçek güç içte gizlidir. Bir tartışmayı kazanmak benim için anlamlı değil; çünkü ben hiçbir şey yapmasam da değerli ve özelim. Geçmiş bir rüya gibi arkada kaldı ve ben kendimi her şey için takdir ediyor ve utanç duymuyorum.”
4. Çakra: (Kalp çakrası) ”Keder benim için artık yok. Mutluluk ve sevgi daima yerinde. Sahiplenmiyorum, kıskanmıyorum; çünkü güveniyorum ve takdir ediyorum. Her acının bana kazandırdığı derinliği görüyor ve onlardan arınıyorum.”

5. Çakra: (Boğaz Çkrası)”Bu dünya hayallerle ve kendini ifade etme ile geliştirilmek için var olan bir sahne. İçimde ne varsa olduğu gibi dışa vurabiliyorum. Çılgın gibi görünmek hiç önemli değil. İçimdekileri ifade etme konusunda çok rahatım. Özgürüm ve sınırsızca yaratabilirim.”

6. Çakra: (Alın Çakrası – 3. Göz) ”Birbirinden ayrı da görünse herkes ve her şey aynı his ile, sevgi ile birler. Bunu unutmayarak herkesi ve her şeyi anlayabiliyorum. Gözlerim açık ve gizli olanı görüyorum. Dünya geçici ve ben rolümden çok daha fazlasıyım.”

7. Çakra: (Taç Çakra) ”Bu dünyadan giderken yanıma almak istediğim sevgi dışında hiçbir şeyim yok ve o zaten benimle gelecek. Maddenin geçiciliğini ve anlamsızlığını bilerek onu gereğinden fazla arzulamıyorum. Dünyanın ötesi ve ben sonsuzuz .

IsikIscileriBizBiriz@groups.facebook.com

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »