Sizi Mucizelerle Tanıştıracak 30 Tavsiye… Kaçırmayın.

 

1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevgili Olmak İstemeyen Ama Görüşmeye Devam Etmek İsteyen Erkeklerin 23 Bahanesi

Sanırım hepimizin özel hayatında aşık olmadığı halde hayatında olsun istediği, kimi zaman oyaladığı, kimi zaman yedekte tuttuğu kişiler olmuştur ya da bu kişi kendimiz olmuşuzdur. Bir taraf ilişkiye başlamak ister, diğer tarafsa ilişki istemez, kaba tabiriyle “takılma” arzusuyla yanıp tutuşur. Ve çoğunluğa bakacak olursak, bu durumdan yakınan taraf genelde kadınlardır. Erkeklerin onlarca bahanesi arasında sıkışıp kalırlar.

1. Ben sana layık değilim. Sen çok daha iyilerini hak ediyorsun…

Ben sana layık değilim. Sen çok daha iyilerini hak ediyorsun...
Evet en büyük klişe ile başlayalım. Yalandan ölen yok değil mi?

2. Yanlış anlamanı istemem, ama her şey çok hızlı gelişti. Biraz ağırdan alsak, birbirimizi tanısak.

Yanlış anlamanı istemem, ama her şey çok hızlı gelişti. Biraz ağırdan alsak, birbirimizi tanısak.
Özgeçmişimi göndereyim?

3. Benim derdim başımdan aşkın…

Benim derdim başımdan aşkın...
Dert sende, derman ben de canımcım.

4. İlişkiye hazır değilim.

İlişkiye hazır değilim.
Hazırlık öğretmeniyim ben, haberin yok mu?

5. Evlilikten korkuyorum!

Evlilikten korkuyorum!
Evlenelim demedik, sevgili olacağız.

6. Uzun bir ilişkiye zamanım yok.

Uzun bir ilişkiye zamanım yok.
Kısasını yaşarız belki?

7. Ben sebze çorbası değil, meyve salatası seviyorum.

Ben sebze çorbası değil, meyve salatası seviyorum.

ben ikisini de yapabiliyorum

8. Aşık olmak bana göre değil.

Aşık olmak bana göre değil.
Bi’ denesen diyorum.

9. Ben ilişki işlerini beceremiyorum, bana göre değil.

Meslekten men edelim seni.

10. Sorumluluk almaya hazır değilim.Ben ilişki işlerini beceremiyorum, bana göre değil.

Sorumluluk almaya hazır değilim.
Ergen geldin, ergen gideceksin…

11. İlişkiye inanmıyorum

İlişkiye inanmıyorum
Canım, sen Erkin Koray’ı çok dinlemişsin. Geçer…

12. Ben seni üzerim…

Ben seni üzerim...
Olsun, mazoşistim ben zaten.

13. Ben bir kişiyi sevdim, o da olmadı. Bundan sonra başkasını seveceğimi düşünmüyorum

Ben bir kişiyi sevdim, o da olmadı. Bundan sonra başkasını seveceğimi düşünmüyorum
Canıııııım… Ne kadar da madursun. Gel bir sarılayım(!).

14. Şu an başkasına karşı duygular besliyorum, ama arkadaş kalabiliriz…

Şu an başkasına karşı duygular besliyorum, ama arkadaş kalabiliriz...
Günde kaç kez besliyorsun?

15. Birbirimize toplumun dayattığı sıfatları yüklemeyelim. Böyle güzel işte, ikimiz de mutluyuz…

Birbirimize toplumun dayattığı sıfatları yüklemeyelim. Böyle güzel işte, ikimiz de mutluyuz...
Toplum yerine ben dayatayım diyorsun yani?

16. Hayatta tek kadını sevdim, o da annem.

Hayatta tek kadını sevdim, o da annem.
Gay olduğunu neden baştan söylemedin?

17. İlişkiye başlarsak emin ol benden soğursun.

İlişkiye başlarsak emin ol benden soğursun.
Kürk giyerim tatlım, ne olacak.

18. Yurt dışından eski sevgilim geliyor, arkadaş kalalım?

Yurt dışından eski sevgilim geliyor, arkadaş kalalım?
Tabi canım, üçümüz birlikte takılırız. Hatta nikah şahidin de olmamı ister misin?

19. Bağlanma problemi yaşıyorum.

Bağlanma problemi yaşıyorum.
Modemi açıp kaparsan düzelir bence.

20. Beni çok üzdüler, çok bağlandım, artık birine kolay kolay güvenebiliceğimi düsünmüyorum…

Beni çok üzdüler, çok bağlandım, artık birine kolay kolay güvenebiliceğimi düsünmüyorum...

Zoru severim tatlım.

21. Benim için değerlisin, seni kaybetmek istemem.

Benim için değerlisin, seni kaybetmek istemem.

Kaç karat?

22. Sevgililer gününü atlattığım bir ilişkim hiç olmadı, bizi riske atmak istemiyorum.

Sevgililer gününü atlattığım bir ilişkim hiç olmadı, bizi riske atmak istemiyorum.

Sevgililer Günü’ne daha çok var, gel sen.

23. Şu anın keyfini çıkarmak yerine neden isimlere takılı kalıyorsun

Şu anın keyfini çıkarmak yerine neden isimlere takılı kalıyorsun

Sıfatlara takılayım o zaman.
kaynak: listelist
Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Olric, birini nasıl seviyorduk?

 

Olric, birini nasıl seviyorduk?
Nerden başlıyorduk?
İlk önce seviyor muyduk?
Yoksa ilk önce güveniyor muyduk?
Neyse çayı nasıl demliyorduk ? grin ifade simgesi
__________Oğuz Atay – Tutunamayanlar

Yaşamınızı kökten değiştirebilecek 3 temel budist düşünce…

Budist düşüncelerden yararlanmak için yoga yapmanıza, çeşitli diyetler uygulamanıza veya inzivalara çekilmenize gerek yoktur (ama elbette yaparsanız yararını da görürsünüz). Budist düşüncenin üç temel ilkesi vardır, bunlara “Soylu Gerçekler” adını vermişler. Bunları yaşamınıza uygulayarak hareket ettiğinizde yararlı etkilerini görebilirsiniz.

 

1. Dukkha: Yaşamak acı içerir ve acı çekmemize sebep olur.

Pek çoğu, bu yüzden budizme karamsar veya olumsuz (bizim tabirimizle arabesk de) diye yargılayabilir. Bu, Soylu Gerçekler’den ilkinin “yaşam acı çekmektir” şeklinde çevrilmesinden kaynaklanır. Ama bu ifadede okuduğunuzdan fazlası yatıyor. Bu bize sadece “yaşam acımasız, onunla başa çıkmasını öğren” demiyor.

Aslında yaşamlarımızda zorluklu duygulardan kaçınarak veya bastırarak daha çok acı yaratıyoruz. Evet, yaşamlarımız hoş olmayan çeşitli duygularla işaretleniyor: kayıplar, sıkıntı, endişe gibi duygular aralıklarla tekrarlanıyor.

Ama çeşitli beklentilere, objelere ve hallere tutunmamız, yapışmamız, güçlü bir hüsran, hayal kırıklığı ve benzeri acılara sebep olmakta. Bu yüzden acıdan korkmak veya meseleye mutlak çözümü aramakla (ve tabii böyle bir çözümün bulunamamasından da hüsran duymak) yerine esasında acı çektiğiminizi fark edebiliriz.

Bu bilgiyi gündelik yaşamda nasıl kullanabiliriz? Kırıldığınız düşüncesine kendinizi kaptırmayın. Ölüm, yaşlanma, hastalık, acı çekme ve kaybın yaşamın bir parçası olduğunu kabul edin. Mücadelenin içinde kabullenme becerinizi geliştirin. Yaşamın fiziksel ve duygusal açıdan kolay ve rahat geçeceği düşüncesine tutunmayı bırakın. Bu, popüler kültürün moda, reklamlar ve benzeri araçlarla bize dayattığı bir yalan. Hastalık, kalp kırıklığı, kayıp, hayal kırıklığı ve hüsran, “bağlılık oluşturmama” çalışarak yatıştırılabilir. Kusurluluğu kabullenin, yaşamın, bedeninizin veya olguların tek bir ideal şekilde olması düşüncesini terk edin. Kalbinizi belirsizliğe açın.

2. Anitya: Yaşam sürekli bir akış halidir.

Anitya ya da “geçicilik” bildiğimiz yaşamın sürekli bir akış halini tanımlar. Henüz akıp giden ana tutunamayız ve onu tekrar yaşamamız da mümkün değildir. Geçen her gün hücrelerimizin değişmesine yol açar, düşüncelerimizin evrilmesine, çevremizdeki ısının ve hava kalitesinin değişmesine yol açar. Çevremizdeki her şey, her an değişir. Sürekli.

Özellikle rahat değilsek, geçicilik kavramı  kendisiyle çelişircesine rahatlamızı sağlar. Diğer bir deyişle: hiçbir şey sabit değilse acımızın da sabit olmadığını ve geçeceğini biliriz. Ama neşe ve coşku deneyimliyorsak geçicilik korku verici şiddette olabilir.

Geçicilik düşüncesini ilk elden deneyimlediğimizde bu, muhteşem şekilde özgürleştirici olabilir. Buddha, bu fikrini açıkladıktan 100 yıl kadar sonra batıda yunan filozof Heraclitus çok benzer bir ifadeyle “Aynı nehirde iki defa yıkanamazsınız” ifadesiyle bunu dile getirdi. Sahip olduğumuz tek gerçeklik, şimdiki andır.

Bu bilgiyi gündelik yaşamda nasıl kullanabiliriz? Değişim fikrini neşeyle karşılayın. Herşeyin sürekli değişim ve dönüşüm olduğunu kabul edin. Düşündüğünüzde hayran bırakacak kadar güzeldir bu fikir. Her ne kadar geçicilik kavramı biraz ürkütücü gibi gözükse de, şimdiki zamanda her yaşadığımız deneyimi takdir etmeye yardımcı olur: ilişkilerimizi, bedenimizi, duygusal halimizi, sağlığımızı, hava koşullarını, sevdiğimiz ayakkabamızı, işimizi, gençliğimizi, zihnimizi. Keyif aldığımız anların tadını çıkaralım, üzen anların da geçip gideceğini bilerek hareket edelim.

3. Anatma: Ben olgusu sürekli değişim halindedir.

Çeşitli ruhsal terapilere giden insanlarda sık rastlanan bir düşüncedir “Kendimi bulmak istiyorum” düşüncesi. Tüm kültürümüz, toplum bizi kalbimizle zihnimiz arasında sıkışmış sabit ve değişmez bir “ben” algısına yönlendirdi. Belki de beynimizin içinde bir yerde gizlidir?

Budizm ise sabir, değişmez bir “ben” olduğunu varsaymaz. Anitya (geçicilik) ile paralel olarak tüm kişiliğimizi oluşturan hücrelerimiz, belleğimiz, düşüncelerimiz ve ben algımız zamanla değişim geçirir. Elbette her birimiz farklı kişiliklere sahibiz (bu bile zamanla değişir). İsimlerimiz, mesleklerimiz ve bizi tanımlayan sıfatlarımız bizi “ben” algısını pekiştirmek için tanımlar.

Ama sabit bir ben algısı da kültürümüzün bize anlattığı bir masaldır: hikayemizi kendimiz değiştiririz ve haliyle kendimizin her an, her yerde değişebildiği düşüncesini de kabul edebiliriz. Thich Nhat Hanh’ın söylediği gibi: “Geçicilik sayesinde herşey mümkün”.

Bu bilgiyi gündelik yaşamda nasıl kullanabiliriz? “Kendimizi bulmak / keşfetmek” üzerine yoğunlaşmak yerine her an, olmak istediğimiz kişiyi yaşayarak. Değişim söz konusu olduğu için kendimizi biraz rahatsız, daha doğrusu düne ve daha önceki günlere göre farklı hissedebiliriz. Bugün üzgün olmamız, sonsuza kadar üzgün olmamıza sebep olmaz. Diğer insanları affedebiliriz. Kendimizi affedebiliriz.

Sabit bir “ben” algısına bağlılığımızı bırakabildiğimizde yaşamımızda sürekli olan değişimleri rahat karşılayabiliriz. Her yeni bir anda kendimiz de yepyeni var oluyoruz.

Orjinal metin: MindBodyGreen

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Keten Tohumu ile Kolonlarınızı Temizleyin

Son yıllarda keten tohumu çok popüler oldu çünkü içeriğindeki besleyici ögeler ve omega-3 yağ asitleri sayesinde sağlığa çok faydalı olduğu kanıtlandı. Bu tohumların %40’ı besleyici lif, bunun üçte biri çözülebilir lif ve gerisi çözülemeyen liften oluşur. Çözülebilir lif toksinleri atar ve çözülemeyen lif de vücutta tutulan atık maddelerin temizlenme işlevini uyarmakla görevlidir.

Keten tohumu ile kolonlarınızı temizleyip bağırsak işlevinizi yeniden düzenleyebilirsiniz. İçeriğindeki lif, çoklu doymamış yağ, lignan gibi fitokimyasallar bu yiyeceği kolon sağlığı için harika bir yoldaş haline getiriyor. Toksinleri temizlemenin yanı sıra sağlıklı olmanız için düzenli işlemelerini de sağlıyor.

Kolonları Doğal Yollarla Keten Tohumu Kullanarak Temizlemenin Yolları

keten tohumu2

  • Keten tohumu yemek sindirim sistemini rahatça gevşetir ve temizleme sürecinde atıkların kolayca çıkmasına yardımcı olur.
  • Keten tohumunun özellikleri bağırsak hareketlerini hızlandırır, yavaş işleyen bağırsakları ve kronik kabızlığı geçirir. Kabızlık deneyimleyen insanlar bir çok sağlık sorunuyla karşılaşabilirler, çünkü düzenli bağırsak hareketleri olmadığında toksin ve atıkları vücutlarında biriktirirler. Bu ciddi hastalıklara yol açabilir. Bu açıdan, keten tohumunun düzenli tüketimi yumuşatıcı, gevşetici etkiler yaratıp katılaşmış dışkıyı nemlendirir ve bağırsaktan çıkmasını kolaylaştırır.
  • Keten tohumu yemek vücutta detoks etkisi yaratır, bu da toksik maddelerin, birikmiş atıkların ve aşırı asidik maddelerin atılımı ve bağırsak gazının çıkarılması için iyidir.
  • İçeriğindeki yüksek orada lif, asidik yağ ve temizleme özellikleriyle keten tohumu normalde bizi olumsuz etkileyen sindirim sistemi problemlerini tedavi etmek için çok iyidir. Gastritin etkilerini azaltır, basur şişkinliğini alır, bağırsak florasını yeniden canlandırır, divertikülü ortadan kaldırır ve bağırsak hareketlerini arttırır.
  • Keten tohumunun özellikleri ayrıca huzursuz bağırsak sendromu yaşayan kişilere de iyi gelir. Çünkü semptomlarını azaltır ve gündelik aktivitelerinizi yaparken oluşan rahatsızlığı önler.

Keten Tohumu ile Doğal Yollarla Kolonları Temizlemenin Yolları

  • Keten tohumunun yararlarından faydalanmak için, aklınızda bulundurmanız gereken en önemli ayrıntı keten tohumu alırken kabuklu olmasına dikkat etmektir. Çünkü kabuklu tohumlar içeriğinde daha fazla çözülebilir ve çözülemeyen lif içerir, bu da kolonları temizlemek için çok büyük fayda sağlar.
  • Keten tohumunu kolayca yemek ve tüm avantajlarından faydalanmak için, kabuğuyla çiğneyin. Ayrıca pudra veya un haline dönüştürebilirsiniz veya doğrudan un haline getirilmiş şekilde de bulup satın alabilirsiniz. Bu da sorunsuz yenebilir. Tohumları bütün olarak tüketmekten kaçının çünkü sindirimi uzun ve zor olabilir.
  • Keten tohumu ununuz hazır olunca, günde iki kaşık yiyin; bunu doğrudan çiğneyebilirsiniz ya da yarım bardak suda veya meyve suyunda çözdürebilirsiniz. Tüketimini harekete geçirmek için, ayrıca keten tohumu ununu içmeden önce akşam iki saat boyunca suda bekletebilirsiniz.
  • Bir diğer iyi seçenek ise keten tohumlarını suda ıslatıp, su ile mikserden geçirmektir.

Keten Tohumu ile Kolon Temizleme Tedavisini Ne Zaman Sonlandırabilirsiniz?

kolon

Keten tohumu ile kolon temizleme tedavisinin süresi belli değildir ve kişiden kişiye değişiklik gösterir. İlk olarak aklınızda tutmanız gereken kolonların emflamasyonu ve orada birikmiş toksinlerin seviyesidir. En iyisi keten tohumunu kabızlıkla savaşmak için sık sık tüketmektir. Ayrıca normal bağırsak hareketlerinize ulaşmak için günde iki veya üç kez tüketebilirsiniz. Sonuçları fark ettiğinizde, keten tohumu tiketmeyi bırakın. Ama her gün de düzenli olarak yemeye devam ederseniz de bu bir problem oluşturmaz.

Akılda Tutulması Gereken Noktalar

  • Unutmayın ki bu doğal tedavi yöntemi sadece uygulamasında istikrarlı olduğunuz sürece iyi sonuçlar verebilir.
  • Aynı zamanda içeriğinde fazla lif olan gıdaları tüketmeyi de arttırın. Bunlar tam tahıllar, meyveler ve sebzeler olabilir. Ayrıca diyetinizi düzenleyin ve vücudunuza zararlı olabilecek tüm yiyecekleri yemeyi bırakın.
  • Sağlıklı bir yaşam tarzı edinin. İyi uyuyun, yavaş yemek yiyin, günde yeterince su için ve genel olarak sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinin.
  • kaynak: sağlığa bir adım
Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnanılmaz Doğru Sakın Kaçırma… Nasıl Bir Erkek Seni Mutlu Eder…

Yukarıdaki resimde kuş, ağaç ve kadın figürü var. Birini seç ve nasıl bir adamla mutlu olacağını öğren.

Kuş Görenler: Hareketli ve gezgin bir hayat yaşamayı seviyorsun ve bağımsızlığına düşkünsün. Seni anlayacak ve zaman zaman da kendini gerçekleştirmek için özgür bırakacak bir ruh eşiyle  müthiş bir ilişki yaşarsın.Arka arkaya bir sürü iyi haber gelmek üzere.

Kadın Görenler: Senin naif ve kırılgan bir yapın.Ayrıca çok çekicisin.Senin ruhuna uygun seni el üstünde tutacak, yumuşak başlı ve şefkatli biriyle çok mutlu olabilirsin. Şans kapını çalmak üzere bu sefer kalbini açmayı becer.

Ağacı Görenler: Doğayı çok seviyorsun. Açık havada yapılan her şey seni büyülüyor. Yıldızların altında şarkı söylemek, kendi bahçeni ekip biçmek çok büyük mutluluk verir.Sana maceracı, becerikli, hayvan ve doğa dostu bir ruh gerekiyor.

Sağlıcakla,

Anette

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz..!

 

Alışma bana, ne yapacağım belli olmaz..!
Bugün varım yarın birden yok olurum.
Dokunma bana, kapanmamış yaralarla doluyum.
Canımı acıtma, bir yarada sen açma..!
Sevme beni yoğun duygularımda kaybolursun tutuşursun.
İsteme beni, yasaklarla boğuşursun, engellerle doluyum.
Çözmeye çalışma sakın, seninle karışır iyice kördüğüm olurum..
Anlama beni, ben kendimi bilirim, ben böyle mutluyum..
Aşkı yaşatmamı isteme asla, ben aşka yıllardır inanmıyorum..
Güveniyorsan kendine, inandır aşkın varlığına..
Sonucunda öyle bir aşk yaşatırım ki..!
Vazgeçemezsin tutkun olurum.
Yıkabilirsen duvarlarımı, sakın bırakma beni.
Tüm tutkularım ve gücümün arkasında;
Hala minik bir çocuğum.
Büyütemezsen ; Kaybolurum…!

Rabindranath TAGORE

Eve Gelince Telefonu Neden Sessize Alıyorsun?

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Çocuklarınıza Aktarmanız Gereken 4 Değer

  • Hayatta her şeyin çaba gerektirdiğini çocukların öğrenmiş olması çok önemlidir ve hayatta mutluluğa giden yollardan biri ise, küçük şeylerden memnun olabilmektir.

    Eğitim, bir insanı yetiştirebilmek açısından en önemli faktörlerden biridir. Eğer; bir baba, anne, büyükanne veya öğretmenseniz, çevrenizdeki çocuklara vermeniz gereken eğitim nedir sorusunu kendinize mutlaka sormalısınız. Bugünün yazısında, bu konu ile ilgili en önemli dört değerden bahsedeceğiz.

    1. Empati

    2-çocuk

    Kendinizi, karşınızdaki kişinin durumuna koyarak durumu değerlendirebilmekten daha önemli ne olabilir? Bu sayede, kendiniz ve diğer insanlar hakkında daha iyi bir anlayış kazanabilmeniz, hayatınızı karşılıklı saygı, mutluluk ve uyum üzerine kurabilmeniz mümkün olabilir. Sizin eylemleriniz, bir başkası için zarar getirebilir.Bunu anlamak ve çevrenizdekilere zarar vermekten kaçınabilmek, olağanüstü bir erdemdir.

    Empati insanların gerçek arkadaşlıklar kurabilmesine, partnerlerine saygı duyabilmelerine ve gelecekte yaşamlarında diğer insanlarla birlikte mutlu olabilmelerine olanak tanır. Diğer insanların da korku, sevinç, kaygı ve utanma gibi duyguları yaşıyor olduklarını bilmek, toplumumuzu geliştirmeye yardımcıdır. Ayrıca, yaptığımız davranışların başka insanları incitebileceğini bilmek, başka insanların duygularına daha saygılı olabilmemizi sağlar. Bu sebeplerden dolayı, empati çevremizdekilere aşılamamız gereken önemli bir değerdir.

    2. Alçakgönüllülük

    3-çocuk-çim

    Çocukların, başka insanlardan daha iyi olmadıklarının bilincinde olmaları önemlidir. Çocuklar, sahip oldukları şey her ne olursa olsun, diğerlerine karşı övünmemelidirler. Alçakgönüllülük, kendimizle daha mutlu olabilmemize olanak sağlar; çünkü bu sayede yaşamdaki basit şeylerden, ki aslında en önemli şeyler bunlardır, minnettarlık duyabilmeyi öğreniriz.

    Alçakgönüllü bir tutumla yaşıyor olmak, çevrenizdeki olaylara ve insanlara karşı daha gerçekçi bir bakış açısına sahip olabilmeyi sağlar. Bunu başarabilmek için; çevrenizi maddesel mutluluklarla veya nesnelerle çevirmemelisiniz. Çocuklarınıza, yaşamdaki her şeyin çaba gerektirdiğini ve daha küçük ve soyut şeylerin çok daha önemli olduğunu öğretmeniz en önemlisidir. Çocuklarımızı yetiştirirken alçakgönüllülüğü aşılamak çok önemlidir; ancak her zaman hatırlamayız. Bu sebeple, şimdiden itibaren denemek ister misiniz?

    3. Sorumluluk

    4-çocuk-gece

    Sorumluluk, çocukların zaman içinde geliştirecekleri bir olgudur; ancak daha küçük yaşlarda bu konuda eğitilebilirler. Böylece, büyüdükçe yaptıkları davranışlardansorumlu olmayı öğrenerek, daha olgun hale geleceklerdir. Kendilerini bir şeylere adamaları; daha iyi insan, daha iyi öğrenci, daha iyi aile üyesi, daha iyi arkadaş olmalarını sağlar. Güçlü bağlar ve değerler bu yolla aşılanabilir. Onlara, hayatta savaşmaya değer bazı şeylerin varolduğunu ve yaptıklarından sorumlu olmalarının ve kendilerini geliştirmenin ne kadar önemli olduğunu öğretin. Konuşulan her söz bir anlam içermektedir, hem duyulan kısmı hem de işaret ettiği anlam açısından. Çocuklarımızın bunu öğrenmeye ihtiyaçları var.

    4. Özsaygı

    5-dans

    Özsaygı, çocuğunuzun yaşamını ilk günden ilerletecek, hayati öneme sahip bir değerdir. Ona destek ve övgü verin, iyi yaptıkları şeyler konusunda onları güçlendirin ve hatalarından ders çıkarmaları konusunda onlara kılavuzluk edin. Onlardan ne yapmalarını istediğinizi örneklerle açıklayın ve bu konuda onları yüreklendirin, karşılarına çıkan şansları güvenle kabul edebilmeleri konusunda onları teşvik edin ve başarısızlığın kötü bir şey olmadığını, çaba sarfederek her şeyi başarabilecek olduklarını onlara öğretin. Özsaygısı yüksek kişiler güçlülerdir ve diğerlerine zarar vermezler; çünkü kendileri ile mutlulardır. Çocuklar bu duyguyu yaşamayı hakediyorlar ve sizler onlara bu duyguyu yetiştirmek konusunda yardımcı olabilirsiniz.

    Bu ana değerleri çocuğunuza aşılarken iyi örnek olması gereken kişi sizsiniz, bunu hatırlayın. Çocuğunuza büyük bir sevgi gösterirken; tutarlı, kesin ve coşkulu olmayı da önemseyin.

 kaynak: sağlığa bir adım

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım, katılacağım…

 

Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım,
Katılacağım…

İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,
Yardımcı olacağım…

İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Anlayışlı olacağım…

Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,
Çalışacağım…

Ögretmekten daha fazlasını yapacağım,
İlham vereceğim…

Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Kazandıracağım…

Vermekten daha fazlasını yapacağım,
Hizmet edeceğim…

Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım,
Büyüyeceğim…

Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım,
Dost olacağım…

Denemekten daha fazlasını yapacağım,
Başaracağım!

DR. CHARLES C. LEVER

Boşver be yaşı!

Boşver be yaşı!
Gönlün ne kadar genç, ondan haber ver?
Şöyle atıp koyu grileri-siyahları sabahtan,
Sarı bir kaşkol atabiliyor musun boynuna, ondan haber ver?
Koyma bir kenara yüreğini, aç kapılarını,
Gelene geçene yol verme girsin içeri diye,
Ama gömme başını toprağa bir çift güzel göz uğruna.
Bilirim, yine yeşerecek bir çiçek bulursun bir dalda,
Ama aklını kaybedecek kadar bir aşk varsa avuçlarında,
Bırak aksın yollarına.
Yağ geç, yık geç!
Kimse inanmazsa inanmasın,
Sen inan yüreğine.
Hem ona geçmezse, kime geçer sözün?
Büyü büyü!
Bak ellerin ayakların kocaman,
Aklında maşallah yerinde.
E ne diye tutarsın yüreğini uçmasın diye?
Akıllı ol, yüreğin gelir peşinden…
Boşver yaşı başı!
Aşk var mı aşk, ondan haber ver?
Takılmışın yüzündeki, gözündeki çizgilere.
O çizgilerin yüreğine neler kazıdığını düşün.
Atmak mı istiyorsun kendini dereye soğuk bir kış günü?
Öl gitsin…
Parayı pulu savurup bir balıkçı köyünde,
Balık mı tutmak istediğin?
Savrul gitsin…
Boşver be yaşı başı!
Kim tutar seni kim,
Kendi yüreğinden başka?
Aklını al da öyle git…
İster bir duvara, ister bir odaya,
Kıra, bayıra vur da git.
Dert etme ellerini,
Onlarda gelir seninle birlikte, bırakmadıkça birine.
O biride gelir, gerçekten istediğin oysa,
Seveceksen ve öleceksen uğruna…
Yaşa be!
Yaşa da öyle git, gireceksen toprağa…
Yaş 70’e gelse bile, hayat daha bitmemiş.
Sen mi biteceksin?
Çekeceksen bile bayrağı,
Yaşadım ulan dibine kadar diyemeyecek misin?
CAN YÜCEL

YANLIŞ HAYATIN PEŞİNDE KOŞMAYACAKSIN !

 

Ne oLmasını bekliyorsun?
Hayatın sana ne sunmasını bekLiyorsun?
Dün akşam hayaLini kurduğun şeyLerin, sabah olunca gerçekLeşeceğini mi umuyorsun?

YANLIŞ HAYATIN PEŞİNDE KOŞMAYACAKSIN !!

Sistem böyLe çalışmıyor!
Düşünce gücü, metafizik, parapsikoloji, din, matrix, secret, yoga, meditasyon, aklına her ne geliyorsa, neye inanıyor ve
peşinden gidiyorsan, hepsi …bir yerde tıkanıp kalacaktır!

UMMAKLA, DİLEMEKLE OLMUYOR AYAĞA KALKACAKSIN !!

Her şeyden önce farkına varacaksın!
Hangi öğretiye inanırsan inan, üstün körü anlamayacaksın.
Bir bilgiyi gerçekten hayatında uygulayamıyorsan, o
bilgiye sahip olduğun yanılgısına kapılmışsın demektir.
Kendini kandırmayacaksın!

GERÇEKLERİ ANLAYACAK; SONU HER NE OLURSA OLSUN KABUL EDECEKSİN !!

Bazen bildiklerin, öğrendiklerinin acı verir.
Onu da yaşayacaksın.
Önce kendinin, ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün,
yeteneklerinin, bu hayata neden geldiğinin farkına varacaksın..

HAYATINI GEREKSİZ ŞEYLER UĞRUNA HARCAMAYACAKSIN !!

Kalbinde yaşadığın her duyguyu AŞK sanıp, peşinden çöllere
düşmeyeceksin!!
Aşkın adını ağzına aLmadan önce, uzun uzun düşüneceksin!!
Yüreğinle yüzleşeceksin. Sevgiyi, tutkuyu, şehveti,
alışkanlığı, çekimi, AŞKI birbirinden ayırt edeceksin.

HİÇKİMSENİN VE HİÇBİR ŞEYİN SENDEN DAHA ÖNEMLİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMEYECEKSİN !!

Bedenine, ruhuna, aklına sahip çıkacaksın. Hak etmeyenin ardından yas tutup, bunu da aşka bağlayıp, aşkın şanını kirletmeyeceksin.
Kendini tanıyacaksın, hem de çok iyi tanıyacaksın!
Kimleri, neden ve niçin seçtiğini bileceksin.
İnsanız hepimiz, elbette zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız var ancak kendi huylarını, eksiklerini iyi tahlil edeceksin.

ARDINDAN GÖZYAŞI DÖKTÜĞÜNÜN ADINI DOĞRU KOYACAKSIN !!

Yıllar süren yaslar yaşayıp, unutamadığını iddia edeceğine, neden hayatına başlayamadığını çözeceksin. Korkularınla yüzleşeceksin !!

YATTIĞIN YERDE,KURDUĞUN HAYALE UYGUN BEYAZ ATLI PRENS BEKLEMEYECEKSİN !!

Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak, kimseye boyun eğmeden yaşamanın lezzetini bileceksin.
İster kocan olsun, ister oğlun, ister anan, ister baban, kimsenin sevgisiyle hükmünü birbirine karıştırmayacaksın.
Ezilen, zavallı, akılsız olmak kazandırır gibi dursa da, sonunda mutlak kaybettirir; bunu UNUTMAYACAKSIN !!

BAŞKALARINA DEĞİL KENDİ GÜCÜNE İNANACAKSIN!!

Birinin boynuna asılarak durursan, karşındakini yormakla kalmazsın, birgün kendi kolların bile çekemez ağırlığını düşersin; kimseye dayanmayacaksın!
Dünya da sensin, evren de!!

KENDİNİ GELİŞTİRECEKSİN !!

Büyüyeceksin, olgunlaşacaksın. Ruhunu da, aklını da bedenin gibi besleyeceksin.
Önce sen büyük olacaksın, farkında olacaksın, sonra dünyanın zevklerinin, aşkın, hayatın tadını çıkaracaksın.
Emanet hayatlara tutunup, ömrünü harcamayacaksın.

NE OLMASINI BEKLİYORSAN SEN ÖYLE OTURDUKÇA OLMAYACAK..
BOŞUNA HAYAL KURMAYACAKSIN !!

* Candan ÜNAL

Bu Yaz Seni Neler Bekliyor? Gördüğün İlk Üç Kelime Senindir…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 6 Comments »

Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz ‘an’ dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin


Önce evlendiğimizde hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Evlendikten sonra, bir çocuğumuz doğduktan hatta ardından bir tane daha olduktan sonra hayatın daha iyi olacağına inandırırız kendimizi. Sonra çocuklar yeterince büyük olmadıklari için kızar, onlar büyüyünce daha mutlu olacağımıza inanırız. Bundan sonra, ergenlik dönemlerinde çocuklarla uğraşmamız gerektiği için öfkeleniriz. Kendimize, çocuklarımız bu dönemden çıkınca daha mutlu olacagımızı, yeni bir araba alınca, güzel bir tatile çıkınca, emekli olunca, yaşantımızın dört dörtlük olacağını söyleriz.
Gerçek ise şu andan daha iyi bir zaman olmadığıdır!
eğer şimdi değil ise ne zaman?… hayatınız her zaman mücadelelerle dolu olacaktır. en iyisi bunu kabul edip her ne olursa olsun mutlu olmaya karar vermektir.
En sevdiğim sözlerden biri alfred d. souza’ ya aittir. Der ki;
“uzun zamandan beridir hayatın -gerçek hayatın- başlamak üzere olduğu izlenimine kapılmıştım. Fakat her zaman yolumun üzerinde bir engel, öncelikle erişilmesi gereken birşey, bitmemiş bir iş, hizmet edilecek zaman, ödenecek bir borç oldu. Sonra hayat başlayacaktı. sonunda anladım ki bu engeller benim hayatımdı.”
Bu görüş açısı, mutluluğa giden bir yol olmadığını gösterdi.
Mutluluk yoldur, öyleyse sahip olduğunuz her anın kıymetini bilin ve mutluluğu vaktinizi harcayacak kadar özel biriyle paylaştıgınız için, ona daha fazla değer verin. Unutmayın zaman hiç kimse için beklemez.
Öyleyse;
Okulu bitirene kadar, 100 milyar kazanana kadar, çocuklarınız olana kadar, çocuklarınız evden ayrılana kadar, işe başlayana kadar, evlenene kadar, cuma gecesine kadar, pazar sabahına kadar, yeni bir araba, ya da ev alana kadar, borçlari ödeyene kadar, ilkbahara kadar, yaza kadar, sonbahara kadar, kışa kadar, maaş gününe kadar, şarkınız söylenene kadar, emekli olana kadar, ölene kadar…..
Mutlu olmak için içinde bulunduğunuz ‘an’ dan daha iyi bir zaman olduğuna karar vermek için beklemekten vazgeçin. Mutluluk bir varış değil, bir yolculuktur. “pek çokları mutluluğu insandan daha yüksekte ararlar, bazıları da daha alçakta. Oysa mutluluk insanın boyu hizasındadır.”
Unutmayın “yarın kimseye vaad edilmemiştir”
MURATHAN MUNGAN

ÇİMENLER YAYILMADAN

İyi düşünün…
Bu yılınızı iyi geçirdiniz mi?
Sağlıklı olduğunuz için, hiç sevindiniz mi?
Bu yıl, hiç gün ışığı ile uyandınız mı?
Kaç kez, güneşin doğuşunu izlediniz?
Bir neden yokken, kaç kişiye hediye aldınız?
Kaç sabah, yolda bir kediyi okşadınız?
Bu yıl, yeni doğmuş bir bebek, parmağınızı sıkıca tuttu mu hiç?
Ve siz onu hiç kokladınız mı?
Yaz gecelerinde ne çok yıldız olduğuna, hiç şaşırdınız mı?
Kendinize bu yıl kaç oyuncak aldınız?
Kaç kez gözlerinizden yaş gelene kadar güldünüz?
Yaşlı bir ağaca sarıldınız mı bu yıl?
Çimlere uzandığınız oldu mu?
Çocukluğunuzdan kalan bir şarkıyı söylediniz mi hiç?
Hiç taş kaydırdınız mı bu yıl?
Kaç kez kuşlara yem attınız?
Bir çiçeği dalındayken kokladınız mı?
Bu yıl kaç kez gökkuşağı gördünüz?
Ya da hediye alan bir çocuğun gözlerindeki ışığı?
Kaç kez mektup aldınız bu yıl?
Eski bir dostunuzu aradınız mı hiç?
Kimseyle barıştınız mı bu yıl?
Aslında mutlu olduğunuzu kaç kez fark ettiniz bu yıl?
İyi bir yılın, bunlar gibi birçok ‘‘küçük şey’’ e bağlı olduğunu,
Hiç düşündünüz mü bu yıl?

Yayılın çimenlerin üzerine…
Acele edin!
Er ya da geç, çimenler yayılacak üzerinize…

JACQUES PREVERT