Bu Mesaj gerçekten sana!

”Bu Mesaj Sana” Hiç arkanı dönüp etrafına bakma .
Bu Mesaj gerçekten sana!

Eğer başka bir gelirin yoksa zaten,
Elindeki paranın sana yetmeyeceğini düşünmek anını zehir etmek sana hiç bir şey kazandırmaz.
Kıtlık zihinde başlar ve hayatta karşına çıkar.

Her zaman farklı bir yol daha vardır.
Sana uyan o farklı yolu araştır.

Önce düşüncelerini düzelt ve temizle.
Bu yeni düşünce tarzına göre hayatını yeniden şekillendir.
Artık sana uymayan ve yapmaya zorlandığın o şeyleri hayatından çıkart.

”Sigara içmek hem sana, hem etrafındakilere, hem de bütçene zararlı.

Spor yapmak için ille de spor merkezine gidip para ödemek zorunda değilsin.

Bunu yapmaya gerçekten karar verdiğinde farklı yollar aklına gelecek.
Onları uygula.

Yapmak istediğin her şeyi yapa bileceğini hatırla.
İstemediklerini de zaten yapmak zorunda değilsin!

Hatta mümkünse yapmaktan zevk aldığın işi yap.
Sana mutluluk getiren o iş ilk başlarda düşük bir gelir getiriyormuş gibi görünse de

niyetini temiz tutuğun ve hayat amacında ilerlediğin sürece eskisinden daha mutlu yaşadığını fark edeceksin.

Ve bu farkındalıkla birlikte bazılarının mucize dediği,
belki de hep hayal gibi gözüken o güzelliklerin sana aktığına şahit olacaksın.

Ve unutma!

Niyetini temiz tutmaya devam et ki
o güzellikler katlanarak sana gelmeye devam etsin.

Söylemesi kolay ama uygulaması zor!
Deme hiç
Her şey senin kabulüne ve reddine bağlı.

Bu günden itibaren dene.
Düştüğünde yapamadım deyip bırakma.

Bunu denediğin için kendini kutla ve tekrar dene ki
bir daha kendini kutlaya bilesin.

Bir daha ki seferde başara bileceğine inan!
Sen gerçekten güçlüsün.

Seni yaratan Allah neden diğerlerinden farklı yaratsın?
Sende herkes gibisin.

Şu anki farkını kendin yarattın!

Ne olduysa oldu, başkalarını suçlamayı bırak ve artık anını yaşa.
Geçmişi hatırlayıp hayıflanma.
Ya da geleceği düşünüp korkma.

Bu günün güzel olursa geleceğinde güzel olur.
Sana Sevgiler Gönderiyorum Güzel Arkadaşım.

Evet sana!
Arkadan bakmayı bırak artık..
sevgiyle

* Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DUYGUSAL UNUTMA” AFFETMENİN DİĞER ADIDIR…

 

Başkalarını affettiğimizde biz özgürleşiriz

Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların güzel yanlarını görmemizi engeller Hiç kimse saf iyi ya da saf kötü değildir Salt kötülükleri görmek bir süre sonra şüphe, depresyon ve umutsuzluk denizinde boğar insanı

Nefret dolu bir yaşam, mutsuz bir yaşamdır Affetmek insanı derinleştirir

Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir Çünkü affetmek bir seçimdir

Kimsenin zorlamasıyla affetmek mümkün değildir Affetmek bir süreçtir

Birdenbire affedişler bile bir sürecin ürünüdür

Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır Yani koşullu affetme yoktur Diğer insanın da sizi affetmesini, değişmesini veya sizin istediğiniz gibi olmasını beklemeyin

Affetmek bir seçimdir Amacı sizin rahatlamanızdır, sizin özgürleşmenizdir Nefret duyduğunuz kişinin yaşıyor ya da ölmüş olması sizin affetme sürecinde duyduğunuz acıların yoğunluğunda bir farklılık yaratmayacaktır O acılar sizin acılarınız

Affetmek kolay değildir Fakat özgürleşmek için gereklidir Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır

Oysa affetmek, geçmişteki anıların boyunduruğundan kurtulmak, yaşamımızı kontrol altında tutmasına son vermek demektir

Affetmek, o kişiyi sevmek değil

Affetmek, o kişiyle konuşmak zorunda olmak değil

Affetmek, o kişiyle ilişkiyi sürdürmek değil

Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil

Affetmek, o kişiyi kucaklamak değil

Affetmek, o kişiyi suçsuz bulmak değil

Affetmek, o kişiyi haklı bulmak değil

Affetmek, o kişinin verdiği zararları telafi etmek için çaba göstermemek değil

Affetmek kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin hapishanesinden özgürlüğe kavuşmaktır

Affetmek artık acıyı hissetmemektir Yapılanları zihinsel olarak unutmak zaten mümkün değildir.

“Duygusal unutma” affetmenin diğer adıdır.

* Alıntı

____________

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

En Sevdiğin Meyveyi Seç Kim Olduğunu Bul…

 

Eğer en sevdiğiniz meyve PORTAKAL ise…
Sonsuz sabır ve iradeye sahip bir karaktere sahipsiniz. İşlerinizi yavaş ancak derinlemesine inceleyerek yapıyorsunuz; sıkı çalışmaktan da asla yılmıyorsunuz. Çekingen olma ihtimaliniz çok yüksek; ancak güvenilir ve sözünün eri bir arkadaşsınız. Partnerinizi ince eleyip sık dokuyarak seçiyor; ve onu tüm kalbinizle seviyorsunuz. Anlaşmazlıkları ne pahasına olursa olsun engelliyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve ELMA ise…
Savurgan, fevri ve lafını sakınmayan bir insansınız; sert ve öfkeli bir yapınız var. Çok iyi bir organizatör olmasanız da, bu iyi bir lider olmayacağınız anlamına gelmiyor. Hızlı karar verme ve ileriye dönük adımlar atmada çok iyisiniz. Seyahat etmekten hoşlanıyorsunuz. Partnerinizle beraberken gözleriniz ışıldıyor. İçinizdeki yaşama sevincini hiç söndürmüyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve MUZ ise…
Doğuştan sempatik, hoşgörülü ve şefkatli bir yapınız var. Utangaç bir insansınız ve sık sık özgüven eksikliğinizin kurbanı oluyorsunuz. İnsanlar sizin yumuşak yüzlü oluşunuzdan yararlanıyor. Partnerinizin sizi hem ruhsal hem fiziksel olarak çekmesi gerekiyor; ve karşısındakini tanıdıkça seven bir yapıya sahipsiniz. Tabiatınız gereği, ilişkileriniz de uyumlu oluyor.

Eğer en sevdiğiniz meyve KİRAZ ise…
Hayat sizin için çok da insaflı değil. İnişli çıkışlı bir yaşamınız var, özellikle de profesyonel anlamda… Henüz kendiniz için yeterli birikime sahip olmadığınızı, hala küçük meblağlarla uğraştığınızı düşünüyorsunuz. Müthiş bir hayal gücünüz var, yaratıcı çalışmalarda bulunmaktan hoşlanıyorsunuz. İçten ve sadık bir partnersiniz; ancak duygularınızı ifade etmekte zorlanıyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve ÜZÜM ise…
Genel olarak nazik bir insansınız; ancak sık sık ani parlamalarınız da oluyor; fakat çabuk yatışıyorsunuz. Güzel olan herşeyi seviyorsunuz. Sıcak ve sosyal bir insan olmanız sebebiyle çevrenizde popülersiniz. Yaptığınız herşeyden zevk alıyor; aynı coşku ve enerjiyi partnerinizin de paylaşmasını istiyorsunuz. İnsanlar sizinle beraberken sıkılmıyor; çünkü onlara önerecek çok şeyiniz var.

Eğer en sevdiğiniz meyve ŞEFTALİ ise…
Oldukça neşeli bir yapıya sahipsiniz. Yaşamayı seviyorsunuz. Dostluklar hayatınızın vazgeçilmez bir parçası… Olayları büyütmüyor ve çabuk bağışlıyorsunuz. Açıksözlü ve dobra bir insansınız. Bağımsız ve hevesli karakteriniz sizi tuttuğunu koparan bir insan yapıyor. İdeal bir partner ve tutkulu bir aşıksınız; ancak sevginizi diğer insanların gözü önünde göstermekten hoşlanmıyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve AYVA ise…
Mütevazı ve muhafazakar bir kişiliğiniz var. Derinlemesine düşünen ve dikkatli bir yapıya sahip olmanız nedeniyle, hiçbir işi aceleye getirmiyorsunuz. Hırslı bir insansınız; detay ve sayılarla çalışma gerektiren işlerde gayet başarılısınız. İnsanların yanlışlarını anında görebiliyorsunuz. Partnerinizi seçerken, görünüşünden çok zekasına değer veriyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve ARMUT ise…
Aklınıza bir şey koydunuz mu muhakkak başarıyorsunuz; fakat genel olarak değişken ve başladığı işi bitirmekte zorlanan bir yapınız var. Çünkü emeğinizin sonucunu hemen elde etmek veya baştan sonucun ne olacağını bilmek istiyorsunuz. Zihinsel uyarılmalara açıksınız ve fikir bazında tartışmalardan hoşlanıyorsunuz. Çok çabuk arkaşadaşlık kurabilseniz de, ilişkileri devam ettirmekte sorun yaşıyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve İNCİR ise…
Ciddi, düşünceli ve duyarlı bir yapıya sahipsiniz. Sosyalleşmekten hoşlansanız da, belli bir mesafeyi korumaya özen gösteriyorsunuz; kendinize sakladığınız bir alan her zaman olmalı… Açıkgöz, çabuk kavrayan ve cin gibi bir insan olmanız sebebiyle, özellikle iş yaşamında tepeye oynuyorsunuz. İnatçı bir insansınız. Partnerinizde tutkulardan önce beyine bakıyorsunuz.

Eğer en sevdiğiniz meyve KAVUN ise…
Korkusuz bir insansınız; olup biteni, başınıza gelenleri doğal karşılıyor, üstünde durmuyorsunuz. Eğlenceli kişiliğiniz ve cömert yapınız nedeniyle insanlar size çekiliyor. İş yaşamında tuttuğunu koparan bir insansınız; doğru zamanda doğru yerde olmakta ustasınız. Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanıyorsunuz. Karşı cins üzerindeki en etkili silahınız; mizah anlayışınız

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Türk Burçlarına Göre …

Türk Astrolojisi” adlı kitaba göre bu 36 burç ve bazı genel özellikleri ise şöyle:
* Toruk (21-31 Mart): İdare sahibi, gururlu, lider, işini hayatı gibi sever, yönetici.
* Hımmıy (1-10 Nisan): İyimser, idealist, romantik, yaratıcı, hayallerinin gerçekleşmesi için ömür boyu çalışır.
* Huttus (11-20 Nisan): Hassas, mantıklı, dürüst, şerefli, adaletli, yönetici, kıskanç, önde olmayı seven.
* Hunta (21-30 Nisan): İnatçı, duygusal, kırgın, yaratıcı. İyimserlik ve karamsarlık aynı anda gözlenir.
* Çolpancı (1-10 Mayıs): Duygu tutsağı, önsezi yeteneği olan, dayanıklı, çocuk ruhlu, sadık, temiz kalpli.
* Kölköl (11-21 Mayıs): Enerji dolu, devamlı bilgi isteyen, aşkta şahane, önder, kahraman.
* Çamay (22-31 Mayıs): Fantezisi zengin, temiz ahlaklı, idealist, söz, yazı ve fikirde önder, çok taraflı, yetenekli.
* Küylü (1-10 Haziran): Düzeni sever, gururlu, kaderci, planlı, ağzı sıkı, yalanı ve ihaneti kabul etmez.
* Kuşmuş (11-21 Haziran): mantıklı, parlak, iyimser, gösterişçi, eleştirel, kaderci, mistik konulara meraklı, sanat ve edebiyata ilgi duyar.
* Sezgek (22-30 Haziran): Mızmız, tatlı dilli, içine kapanık, inatçı, intikamcı, yetenekli, önsezisi kuvvetli, yaratıcı.
* Kuşdüger (1-11 Temmuz): Duygularını mantıktan önde tutan, çocuk ruhlu, dengesiz, tembel, kararsız, karamsar, yetenekli.
* Gondaray (12-22 Temmuz): Hayalci, hafızası kuvvetli, geçmişe özlem duyan, his dünyası zengin, dürüst, müziği ve siyaseti seven.
* Ötgür (23-31 Temmuz): Gururlu, zeki, maddi problemleri büyüten, çekici.
* Küsümmü (1-12 Ağustos): İyi arkadaş, dedikoducu, önder, bir numara olmayı seven, maceracı.
* Künlü (13-23 Ağustos): Duygusal, hassas, gururlu, maceracı.
* Sınçıma (24 Ağustos-1 Eylül): Ekonomi, sanat ve edebiyata yetenekli, dürüst, insancıl, yaratıcı, otoriter.
* Atçak (2-13 Eylül): Fiziği düzgün, iyimser, depresyona yatkın, iradeli, şanslı, gururlu, hassas, gelenekçi.
* Kıllı (14-23 Eylül): Otoriter, gururlu, sabit fikirli, sert, zeki, duygusal, aşk hayatında utangaç, çekingen, yazarlığa yatkın.
* Canakkı (24 Eylül-3 Ekim): Nazik, hassas, sorumluluk ve vicdan sahibi, dürüst, kompleksli, gösterişçi, hayalci, dekoratörlüğe ve dikişe meraklı.
* Ban (4-12 Ekim): Duygusal, düzenli, enerji, kaderci, hümanist.
* Cemiş (13-23 Ekim): İyimser, dürüst, ahlaklı, mantıklı, eleştirel, altıncı hissi kuvvetli, şanslı, önder, filozof.
* Batık (24 Ekim-1 Kasım): Özgürlüğüne düşkün, diktatör, muammalı ruhlu, iki kutuplu, cesur, gaddar, mükemmel arkadaş, çekici, önder.
* Hırtlı (2-12 Kasım): Kararlı, gururlu, savaşçı, spora ve sanata düşkün.
* Tutamış (13-22 Kasım): Muhafazakar, fedakar, idealist, çapkın, çift karakterli, pragmatik.
* Uslu (23 Kasım-2 Aralık): Objektif, ilime meraklı, dengeli, hoşgörülü.
* Kutas (3-12 Aralık): Yetenekli, dengesiz, mistik, düşüncesiz, kararlı, anlaşılmaz, nazik, hassas, gururlu, kıskanç.
* Tusanak (13-21 Aralık): Güçlü karakterli, endişeli, şüpheli, şanslı, emir vermeyi seven, hareketli, tutumlu, gaddar.
* Tutar (22 Aralık-1 Ocak): İradeli, çalışkan, kahraman. Arkadaşı az olur, zaman zaman yersiz küser, hayatının son kısmında rahat eder.
* Beçel (2-12 Ocak): Kırgın, kızgın, ısrarlı, öfkeli, intikamcı, karamsar.
* Pırsıuay (13-20 Ocak): Mantıklı, eleştirel, tartışmayı seven, duygusal, sadık, özgür düşünceli, gururlu. Uzun yaşar.
* Balauz (21 Ocak-1 Şubat): Gaddar, deha, önder, müzik ve dansa yetenekli.
* Cantay (2-10 Şubat): Titiz, realist, estetiğe meraklı, astronomiye ilgili, yenilikleri sever, kimi zaman hareketli, kimi zaman rahatına düşkündür.
* Ergür (11-18 Şubat): Duygusal, hayalci, önder, ufku açık, mistik konulara meraklı, karamsar, yaratıcı.
* Sönegey (18-28 (29) Şubat): Şair, sanatçı, dengesiz, çekici, kararsız, aşk hayatı hareketli, kurnaz, nazik, duygusal.
* Cannan (1-9 Mart): İyi yürekli, baskıcı, tatlı dilli, zarif, idealist, otoriter, hüzünlü, hayalci.
* Şatık (10-20 Mart): Huzursuz, gururlu, sanatçı, özgür, depresyona ve sinir hastalıklarına yatkın.
Kaynak: Gazetesiz

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

NE OLDUYSA EN İYİSİ OLDU…

12959507_481827515344371_95087188_o[1]

NE OLDUYSA EN İYİSİ OLDU

BUNU DAİMA HATIRLA

ELİNDEKİLERE ODAKLAN

VE  DAİMA ŞÜKRET

ANETTE İNSELBERG

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kinoa Mucizesi Nedir ve Faydaları Nelerdir?

kinoa-pismis[1]

2013 yılı Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü tarafından “Uluslararası Kinoa Yılı” ilan edildi. Güney Amerika başta olmak üzere ABD ve Avrupa ülkelerinde yaygın olarak tüketilen ancak ülkemizde henüz çok kişi tarafından bilinmeyen kinoa vücut için gerekli tüm amino asitleri içermektedir.

“Kinoa nedir” sorusuna verilecek en kısa yanıt “bir tahıl türüdür” olacaktır. Dünya çapında gün geçtikçe popülerleşmesinin ana nedeni ise “besin değerinin” oldukça yüksek olmasıdır. Pirinç veya arpa gibi pişirilebilir.

Kinoa Faydaları

Tam Protein: Kinoa tohumları tam protein kategorisindedir. Yani vücudun ihtiyaç duyduğu tüm amino asitleri içerir. Tam protein içeren bitkiler oldukça nadirdir ve bu özelliği ile vejetaryenler arasında oldukça popülerdir.

Kinoa, kolesterolü yüksek ve yağ içeren hayvansal protein kaynaklarına göre daha sağlıklı bir protein kaynağı olarak görülebilir.

Kinoa glüten içermez. Bu nedenle Çölyak hastaları ve glütensiz diyet uygulayanlar için önerilir. Kinoa ile glütensiz ekmekler, çörekler hazırlayabilirsiniz.

Kinoa gevrekleri yulaf gevreğine alternatif olarak tüketilebilir.

Kinoa kalorisi çok düşük bir tahıl değildir ancak yine de son yıllarda düzenlenen diyet listelerinin pek çoğunda adının geçtiğini görebilirsiniz. Bunun başlıca nedeni kinoanın protein bakımından zengin olması ve yüksek oranda besin lifi içermesidir. Protein sizi uzun süre tok tutarken besin lifi kan şekeri dalgalanmalarını önleyerek öğünler arasında yaşanabilecek mide kazıntısına engel olur. Ancak fazla kinoa yemek yüksek kalorisi nedeniyle kilo kaybetmenizi zorlaştırabileceği için kontrollü tüketmelisiniz.

Kinoa diğer tahıllardan yaklaşık 2 kat daha fazla besin lifi içerir. Beslenme uzmanları besin lifi bakımından yetersiz beslenmenin yarattığı en büyük sorun olan kabızlığa karşı kinoa öneriyor. Besin lifi aynı zamanda diyabet hastalarında kan şekerinin kontrolüne yardımcı oluyor. Kabızlığın tetiklediği bir diğer sorun olan hemoroide karşı daha fazla kiona tüketerek önlem alabilirsiniz.

Demir minerali bakımından zengin olan kinoa, demir eksikliği anemisi için uygulanan beslenme programlarına eklenebilir. Hücrelere taşınan oksijen miktarında önemli bir rolü olan demir minerali aynı zamanda beyin sağlığı ve zihin açıklığı içinde kritik role sahiptir. Vücut sıcaklığının korunması ve vücudun enerji üretimi demirin metabolizmada kullanıldığı diğer alanlar arasında yer almaktadır. Riboflavin: B2 (Ribofilavin) içeren kinoa beyin ve kas hücrelerinde enerji metabolizmasına katkıda bulunarak vücudun enerji üretimini destekler ve halsizliğe iyi gelir.

Kinoa’da yüksek miktarda bulunan magnezyum mineralinin damarları rahatlatan etkisi vardır ve bu özelliği ile kronik migrene karşı önerilen yiyecekler arasındadır. Magnezyum minerali aynı zamanda tip 2 diyabet hastalarında etkili bir kan şekeri kontrolü sağlar.

Bir antioksidan olan manganez vücudun enerji üretimi sırasında oluşan hücre hasarına karşı koruma sağlar.

Kinoa antioksidan etkisiyle, başta kırmızı kan hücreleri olmak üzere tüm hücreleri serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı korumaya yardımcı olur.

Yapılan araştırmalar düzenli olarak kinoa yemenin total kolesterolü düşürürken HDL (iyi kolesterol) oranını koruduğunu ortaya koymaktadır. Ayrıca kinoada bulunan bazı bileşenler damarları iltihaplı hastalıklara karşı korumaktadır.

Bağırsak Florasını İyileştiren Besinler

 

bağırsak-florası[1]

 

Genellikle, bağırsak sağlığımız çok fazla dikkatimizi çekmez, fakat düzgün ve dengeli çalışamayan bağırsaklar vücut için toksin kaynağı haline gelir ve aldığınız gıdaların besin değerlerini özümseyememeye başlar.

Bu yazımızda, bazı önemli probiyotik besinleri kullanarak bağırsak fonksiyonunu nasıl düzenleyeceğinizi ve florayı doğal yoldan nasıl iyileştireceğinizi anlatacağız.

Probiyotikler

Probiyotikler besinlerin içinde bulunan yaşayan bakterilerdir, doğal bir fermantasyon sürecinden geçerler, ve bu yazımızda bunları açıklayacağız.

Bu mikroorganizmalar bağışıklık sisteminizi güçlendirmeye yardım eder ve bağırsak floranızı iyileştirir, bunların kötü olma hali zayıf ve dengesiz beslenmeden, antibiyotikten ve bağırsak problemlerinden oluşur.

Her gün probiyotik yemek aşağıda listelenenler gibi bazı sağlık problemlerini iyileştirmeye yardımcı olur:
•Kabızlık
•Midede gaz birikmesi
•Yedikten sonra genişleme, damarlanma
•Crohn hastalığı
•Hassas bağırsak sendromu

Yoğurt

Eğer laktoz intoleransınız varsa yoğurt sizin için çok faydalı olabilir ama bunu çok fazla yiyecekle kombine etmekten kaçınmalısınız. Eğer evde yapıyorsanız çok doğal ve sağlıklı bir yiyecektir. Piyasada satılan boyalı, aromalı ve şekerli yoğurtları satın almamalısınız.

Evde yoğurt yapmak düşündüğünüzden daha kolay bir iştir. Bir çok dükkanda yoğurt yapan makineleri bulabilirsiniz, fakat aslında hiç makineniz olmadan da kolaylıkla yoğurt yapabilirsiniz.

Evde yoğurt yaparak kaliteli süt kullanmak ve tasarruf etmek gibi diğer faydalarını da görebilirsiniz. Sağlıklı ve ayrıca aroması da çok lezzetlidir.

Kefir

Kefir yoğurttan daha sağlıklı ve sindirici bir besindir, bunun sebebi ise içinde yaşayan zengin mayalar ve az laktozdur. Biraz asidik bir tadı vardır fakat az miktarda bal veya agav şurubu ekleyerek kefiri tatlandırabilirsiniz.

Kefir; süt (inek, keçi, kuzu sütü vs.) ile beraber bir kapta saklamanız gereken yaşayan bir mantardır. 24 ve 48 saat arasında süzün, sonra da için veya buzdolabında yine sütle beraber fermente olabilecek şekilde saklayın.

Şunu unutmamak da önemlidir, laktozu düzgün sindiremeyen fakat fermente edilmiş laktoz ürünlerini çok iyi sindirebilen insanlar vardır.

Lahana Turşusu veya Fermente Edilmiş Lahana

Lahana turşusu Almanya ve Polonya gibi Avrupa ülkelerinde tipik bir besindir, et ve balığa üzerine süs gibi eklenerek sindirimi çalıştırır.

Lahana yapraklarının su ve tuza yatırılıp fermente edilmesiyle yapılır.

Lahana turşusu bağırsağın bakteri florasını doğal yoldan iyileştirir, genellikle tuz ile fermente edilir; ayrıca sirke ve alkolle fermente edilen tipleri de vardır, fakat bunları çoğu dükkanda bulamazsınız.

Bu yüzden lahana turşusunu kendiniz yapmanızı öneriyoruz. Bu şekilde değişik tiplerdeki lahanaları ve diğer sebzeleri de içine koyabilirsiniz.

Fermente Edilmiş Ananas

Bu lezzetli tarif genellikle Orta ve Güney Amerika’da yapılır ve yapılması da çok kolaydır, boş mideye de her gün tüketebilirsiniz.

Ananasın kabuğunun fermente edilmesiyle ortaya çıkan içecek, hem çok ucuzdur hem de çok kolaydır.

Aşağıda anlattığımız şekilde yapabilirsiniz:
•Bir adet olgun, büyük ve dışı sağlıklı görünen ananasa (veya 2 adet orta boy) ihtiyacınız olacak.
•Yıkayın ve soyun.
•Dışını küçük parçalara bölün ve bunu hava geçirmez cam bir kaba veya bir saklama kabına koyun.
•Bu kaba 2 litre su ve 500 damla esmer veya şeker kamışı şekeri koyun.
•Ağzını iyice kapatın ve ılık bir yerde 48 saat bekletin.
•2 gün dolduğunda, hiç bir kalıntı kalmadığından emin olmak için süzün, yeni 1 litre su koyun ve 12 saat daha beklemeye bırakın.
•Zaman dolduğunda, 750 ml su ekleyin, ve işte içeceğiniz hazır!
•Servis etmeden önce, buzdolabında bir süre bekletmenizi öneriyoruz.
•Soğuk bir şekilde saklayın.

Fermantasyon süreci sırasında, bu içecek probiyotik mikroorganizmalar üretir ve eğer daha fazla bekletirseniz alkollü bir içeceğe dönüşür, hatta biraz daha bekletirseniz sirkeye dönüşür.

Kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben, Her Şeyin En İyisini Hak Ediyorum…

12968619_481810835346039_626601621_n[1]

Diz Ağrısı için En İyi ve En Kötü Egzersizler

Evden çıkmadan dizlerinizi güçlendirmek istiyorsanız, daha fazla esneklik kazanmanızı sağlayacak birtakım basit ve hafif egzersizler vardır. Ancak hareketsiz bir yaşam tarzından kaçınmak için bu egzersizleri düzenli olarak uygulamak çok önemlidir.

diz-ağrısı[1]

Yaşınızın 30, 40 veya 60 olması önemli değil. Birçok kişi yaralandıktan veya yalnızca standart yıpranmadan sonra diz ağrısı veya problemlerinden şikayet eder. Diz basit bir eklem gibi görünse de, eklem uzmanlarına göre en karmaşıklarından biridir.

Dizleriniz ayaktayken tüm vücut ağırlığınızı destekler ve aynı zamanda bacaklarınızın eğilip bükülmesini de sağlarlar.

Dizler kemik, bağ doku, kas, kıkırdak ve disklerden meydana gelen karmaşık bir yapıdır. Herhangi bir darbe, iltihap veya aşırı kullanma gibi en ufak bir problem dahi günlük aktivitelerinizi yerine getirmenizi kısıtlayacak ani bir ağrıya yol açabilir.

Peki ne yapabilirsiniz? Tıbbi yardım almanın yanı sıra, dizlerinizin esnekliğini ve gücünü arttıracak egzersizler var mıdır?

Bisiklete binebilir misiniz? Sevdiğiniz aktiviteleri yapmadan önce bir ağrı kesici almadan da dans edebilir misiniz? İşte bugünkü yazımızda bu soruları sizler için yanıtlandıracağız.

Dizleri ağrıyanlar için fiziksel aktiviteler

Fizyoterapi uzmanları diz sorunlarının genelde ister eklem yangısı ister osteoporoz olsun sürdürdüğünüz yaşam tarzı, fiziksel aktivite seviyesi ve hatta cinsiyetinizle ilişkili olduğunu buldular.

Örneğin, kadınların zamanla kemik yoğunluklarını kaybetme olasılığı daha yüksektir ve dizleri ve diğer eklemleri erkeklere göre daha çok olumsuz etkilenir.

Dizleriniz zamanın geçişine maruz kalan hassas makinelerdir. Dizlerinize her gün doğru şekilde bakmalısınız. Nasıl mı? Sağlıklı beslenerek ve onları çok zorlamadan orta düzeyde fiziksel egzersiz yaparak.
Diz ağrısından şikayetçi insanlara en uygun aktiviteler nelerdir?

yüzme-1[1]
•Yüzmek, özellikle sırtüstü.
•Eliptik bisiklet (ancak dikkat edin, asla abartmayın. Kondisyon bisikleti eliptiğin en iyi alternatifi olmayabilir, ancak spor tıbbı uzmanları koltuğunuz dizlerinizin üzerindeki baskıyı alacak kadar yüksek olduğu müddetçe bir sorun olmadığını söylüyor).
•Diziniz ağrırken jogging veya yürüyüşe çıkabilir misiniz? Bu gibi durumlarda, uzmanlar “Formda olmak için koşmanız gerekmez. Yapabileceğiniz en iyi şey, koşu yapmadan veya uzun bir yürüyüşe çıkmadan önce formda olduğunuzda emin olmak.” diyorlar.
•Dizleriniz zaten ağrıyorsa, en iyisi onları yormayın ve daha fazla ağrıtmayın ya da yaralamayın.
•Her gün yürüyüş ya da jogging yapmaya alışkınsanız, tüm enerjiniz bitene kadar yürümeyin. Hızınızı biraz yavaşlatın.
•Aktiviteleriniz için her zaman düz ve yumuşak bir zemin tercih etmelisiniz. Bu sayede dizleriniz ve kalçanız arasındaki hiza bozulmaz.
•Kaldırımların veya yürüyüş alanlarının olmadığı parklarda yürümekten kaçının. Dizlerinizi ağrıtan zeminlerde yürümeyin. Ne kadar heyecansız da olsa en iyisi düşük hızda koşu bandı kullanmaktır.

Dizlerinizi güçlendirmek için evde yapabileceğiniz bazı basit egzersizler

 

Dizleriniz vücudun “şok”ları olarak düşünmeye başlamalısınız. Dizlerinizi ani darbe olmadan, yumuşak ve hassas hareketlerle en iyi fonksiyon gösteren eklemler olarak görmelisiniz.

Ağrı şoklar zayıfladığında görülür. Dizlerinizi güçlendirmek için, onları hareket ettirecek bazı basit ev egzersizleri yapmalısınız. Bunların neler olduğunu öğrenmeye hazır mısınız? Not almaya başlayın!

1. Duvar squatları (çömelme)

duvar-çömelme[1]
•Sırt çukurunuza bir egzersiz topu yerleştirerek sırtınızı duvara dayayın.
•Ellerinizi başınızın arkasına koyun.
•Dizleriniz 90 derece açıyı bulana kadar çömelin. Dinlenip beş defa daha tekrarlayın.
•Aynı pozisyonda ayak parmaklarınıza değmek üzere öne de eğilmelisiniz. Başlangıç pozisyonuna geri dönün ve beş defa tekrarlayın. Çok basit!

2. Yumuşak lunge (öne adım)

ileri-adım-2[1]
•İşte kolay bir tane daha. Ayağa kalkın ve bir bacağı diğerinin önüne uzatın. Dizinizi bükün, ancak kalçanız hep dizinizle hizada olsun; böylece bu hareket bir ağrıya sebep olmaz.
•Dizleri değiştirin ve egzersizi beş defa daha tekrarlayın.

3. Bilek kaldırma

•Spor malzemeleri mağazalarında, bileğinize bağlayabileceğiniz farklı ağırlıklar bulabilirsiniz. Bunlar ne için mi? Diz eklemlerinizi sıkılaştırmak ve daha da esnetmek için.
•Bu egzersiz için, sandalyeye oturun ve ağırlığı bir dizinizin üzerine yerleştirin. Ayağınızı yavaşça kaldırın. Diğer dize geçmeden önce bunu beş dakika boyunca yapın.

Evde yapılması son derece kolay olan bu güçlendirme egzersizlere 40 dakika ile bir saat kadar zaman ayırmalısınız.

Ancak, yapılacak en önemli şey hareketsiz yaşam tarzından kaçınmak, çünkü bu yaşam tarzı dizlerinizin esnekliğini kaybetmesine ve eklemlerin daha da zayıflamasına yol açacaktır.

Bugünden başlamaya hazır mısınız?

kaynak: sağlığa bir adım

Kişiliğinizi Bu 6 Evden Birini Seçerek Anlayın…

6-ev[1]

İdeal eviniz siz ve hisleriniz hakkında çok şey söyleyebilir. Kişi hala genç olsa bile kişiliği hakkında değişik özellikleri keşfedebilir.

6 ev testi: Herkesin hayallerinde yaşattığı, özel bir tasarımı olan sıcak bir ev hayali vardır.

Hayallerinizde canlandırdığınız ev türü ve temel detayları (kapılar, pencereler, çerçeveler, büyüklüğü vs.) sadece gelecek beklentilerinizi değil, hayatınızla ve kişiliğinizle ilgili önemli detayları da yansıtıyor olabilir.

Birçok psikolog ve uzmanlara göre, insanın istediği ev tipi doğrudan aile, duygular ve nasıl düşündükleriyle bağlantılıdır.

Bu ilişki çocukken çizdiğiniz ilk evde görülebilir, ve orta yaşa kadar devam eden ev hayallerinizle bağlantılıdır.

Kafanızdaki ideal evin kişiliğiniz hakkında neleri yansıttığını öğrenmek istiyorsanız, üstteki 6 görselden birini seçmeyi deneyin ve aşağıdaki yazımızda tercihinizin anlattıklarını okuyun.

1. Ev

Bu evi seçen insanların çoğu soylu, coşkulu, komiktir ve içlerinde macera için bir tutku yatmaktadır.

Bu tipteki insanlar hayatın dünyevi rutininden kaçmanın yolunu ararlar ve genelde gezi, spor ve kendilerine keyif veren aktivitelere çok düşkündürler.

Birazcık fevri ve atılgan olabilirler, bu da onların hayır demesini zorlaştırır ve sorumsuz davranışlara sebebiyet verebilir.

Büyük maceralar ve iyi zaman geçirebilecekleri etkinlikler planlarlar, fakat günlük yaşantılarına eğlencenin müdahale etmesine izin vermemelidirler. Bu evi seçen insanlar sadece gelecekte yaşamayıp, günlük yaşantının her anının tadını çıkarmayı öğrenmelidirler.

2. Ev

2. ev ise, konu zorunluluklarına geldiği zaman sorumlu ve tutkulu olan insanları temsil ediyor. Her şeyden öte, bu insanlar her zaman etrafındaki insanlara karşı nazik ve dürüsttürler.

Bu insanların en önemli baskın karakter özelliklerinden birisi empatidir, ve hatta bazen başka insanların problemlerini kendi problemleri gibi algılarlar; bu da zararlı bir hale gelebilmektedir.

Gelecekleri hakkında endişe duyarlar ve bu da anksiyeteye yol açabilir. Bu tip insanlar için en iyi öneriler; kendilerini hayatın akışına bırakmaları ve anda yaşamayı öğrenmektir.


Şu yazımızı da okumanızı tavsiye ediyoruz: Rahatlatıp Anksiyeteyi Azaltan 9 Bitki

3. Ev

Bu tip ev kendine güveni olan insanları temsil eder, yüzleşebilecekleri her şeyin ilerisindedirler ve bütün amaçlarına ulaşabilmek için çok sıkı ve etkili çalışırlar.

Bu insanlar kendilerine koydukları hedefe ulaşmak için ellerindeki bütün gücü kullanan rekabetçi insanlardır. Yine de, bu insanlar için duygularını kontrol etmeyi öğrenmeleri çok önemlidir çünkü hayatlarında her şey istedikleri gibi gitmeyebilir ve başaramadıkları şeylerde baş etmeyi de öğrenmeleri gerekir.

Eğer bu 3. evi seçen bir kişiyseniz, bıkana ve yorulana kadar çalışmanın her zaman en iyi seçenek olmadığını kendinize hatırlatın. En iyisi zorluklarla sakin bir şekilde uğraşmak, iyi bir iş çıkarmak ve sağlığınızı negatif yönde etkileyebilecek stresli durumlardan uzak durmaktır.

Zamanınızı daha iyi organize etmeyi öğrenmek ve kendinize belirlediğiniz takvime uymak da önemlidir, ve aynı zamanda aileniz ve arkadaşlarınıza da zaman ayırmayı unutmayın.

4. Ev

Bu 4. ev hoşgörülü, dürüst insanları ve etrafındaki her şeyle ve herkesle bir uyum halinde yaşayan insanları temsil eder. Genellikle sorun ve tatsızlık yaratabilecek durumlardan kaçınırlar. Bu insanlar yakın arkadaşları tarafından çevrelenmeyi seven, sessiz, sakin insanlardır.

Sakin bir hayat yaşamak onların en güzel erdemlerinden biridir fakat bu insanların aynı zamanda kendilerini daha ileriye taşıyacak tecrübeleri de yaşamayı öğrenmeleri gerekmektedir. Kötü durumları kendilerine çevirecek bir şekilde çözmeyi denemeleri genellikle sağlıksız sonuçlanır ve bu da daha fazla probleme yol açabilir.


Bunu da okumanızı öneriyoruz: Kaygı için 12 Doğal Tedavi

5. Ev

5. evin insanları hayatı tecrübelerinin sonucu olarak hissettikleri duygular aracılığıyla yorumlarlar, bu da bu insanların kendilerinin veya başkalarının hissettiği acı, üzüntü ya da coşku anlarında çok duygusal olmalarına sebep olur.

Çok duygusal olduklarından dolayı, en büyük zorlukları, durumları ve duyguları birbirlerinden ayırt etmeyi öğrenmektir, hissettiği şeylerin dışarıdaki faktörlerle alakalı olmayabileceğini öğrenmeleri gerekmektedir.

Bu insanlar için en iyisi, diyalog kurmaya daha fazla zaman ayırmak ve doğrudan sonuçlara odaklanmamaktır.

6. Ev

 

Bu son ev genellikle eli açık, etkili, yetenekli ve çeşitli konularda ve aktivitelerde başarılı olan insanlar tarafından tercih edilmektedir.

Bu insanların temel zayıflıkları, sabır konusunda eksik olmalarıdır ve ayrıca diğer insanlar onlarla aynı şekilde düşünmediği veya hareket etmediği zaman umutsuzluğa kapılabilirler.

Bu tipteki insanlar için yapılması gereken, yeteneklerini diğerlerine yardım etmekte, sabır ve hoşgörülerini geliştirmekte kullanmaktır. Bu şekilde, kişiler arası ilişkilerini geliştirerek, daha dolu ve keyifli bir hayat yaşayacaklardır.

kaynak: sağlığa bir adım

Karın Yağları ve Su Tutulumuyla Savaşmak

tarcın[1]

 

Mide vücutta en çok yağ tutulan ve su tutulumunun en belirgin olduğu bölgelerden biridir. Yaşam tarzı, diyet, fiziksel aktivite eksikliği ve diğer faktörler yağların ve sıvıların midede birikmesine, şişkin görünmesine ve vücudun şeklini etkilemesine sebep olabilir. Karın yağlarıyla ve su tutulumuyla savaşmak için doğal yolları bu makaleden öğrenebilirsiniz.

Bir çoğumuz daha iyi bir figür için yağlarımızı yakmak isteriz ve hepimizin bildiği gibi karın bu konuda çalışmak için en zor bölgedir. Düz, şişkin olmayan veya yağsız bir karnın sizin için inanılmaz zor olmaması için, aşağıda karın yağlarını eritmek ve su tutulumunu azaltmak için verdiğimiz önerileri değerlendirin. Bildiğiniz gibi bu, düz bir karna ulaşmak için en iyi yoldur.

Karın yağlarını ve su birikimini azaltmak için 6 hayati öneri

•Aşırı sodyumdan kaçının: Tuzu azaltmanız veya yemekleriniz için başka bir alternatif seçmeniz önemli, bunu aklınızda tutmaya çalışın. Aşırı tuz tüketimi su tutulumunun ana nedenlerinden biridir ve neredeyse herkes günümüzde oldukça fazla tuz tüketmekte. Ayrıca potasyum zengini yiyecekleri daha fazla tüketin, çünkü bu sodyum seviyelerine karşı koyar ve vücudun pH derecesinin dengelenmesine yardımcı olur.
•Daha çok egzersiz yapın: Karın yağlarını azaltmanın ve düz bir karına sahip olmanın en iyi yolu egzersizdir. Aerobik aktiviteler ve karın kaslarını geliştiren egzersizleri yapmak en idealidir. Bu şekilde karnı düzleştirebilir yeniden şekillendirebilirsiniz.
•Daha çok su için: Boş mideye bir bardak su içmek su tutulumunu azaltmanın en iyi yollarındandır. Buna ek olarak, suyun metabolizmayı düzenlediği ve böylece vücudu yağ yakmak için uyardığı ortaya konmuştur.
•İdrar söktürücü yiyecekler tüketin: İdrar söktürücü yiyecekler sıvıların ve kilo aldıran toksinlerin vücuttan atılımına yardımcı olur. İdeal olarak idrar söktürücü olan ananas, enginar, kavun, karpuz, domates, kuşkonmaz ve benzeri yiyecekleri tüketmelisiniz.
•Yeterince uyku alın: Düzenli uyku basit ve gerekli bir alışkanlık olmalıdır. Çünkü karın yağlarını eritmek ve genel olarak kilo vermek için faydalıdır. 6 saatten az uyumak, vücutta yağ tutulumuna sebep olan kortizol üretimine sebep olur.
•Sağlıklı beslenin: Yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz ve diyetinizden yağ tutulumuna sebep olan yiyecekleri çıkarmanız çok önemlidir. Bunların yerine meyve, sebze ve tam tahıl tüketmelisiniz. Ayrıca öğünlerinizi günde 5-6 kereye bölmek, yediklerinizi iyice çiğnemek ve kahvaltıyı aksatmamak da çok önemlidir.

Karın yağlarını ve su tutulumunu azaltmak için ev yapımı tarifler

Su ve yağ tutulumu düz bir karın için engel olduğundan, sizlerle bunları azaltmak için yararlanabileceğiniz çok güzel tarifler sunmak istiyoruz. Bunlar vücuttan yağları, fazla sıvıları ve zararlı toksinleri atmanıza yardımcı olacak.

Malzemeler

•1 çay kaşığı öğütülmüş veya kurutulmuş kara hindiba
•1 parça zencefil
•bir kaç kakule tohumu
•1 dal tarçın
•5 nane yaprağı
•1 kap su
•Bal (isteğe göre)

Hazırlanışı

Tüm malzemeleri bir tencereye koyun – ama balı eklemeyin. Tencereyi ateşe koyun ve 5-10 dakika kaynatın. Daha sonra çayı süzün, isterseniz bal ekleyin ve günde 2-4 bardak için.

Önemli! Kara hindiba çayı safra kesesi sorunları yaşayan kişiler için uygun değildir. Bu sorunu yaşayan kişiler doktorlarına danışmadan kara hindiba çayı içmemelidirler.

Unutmayın!

Bu tarif karın yağlarını eritmenize ve midede şişkinliğe sebep olan sıvı tutulumu ile savaşmaya yardımcı olur. Bunlar diğer önerilerimizle beraber başarılı olabilir. Unutmayın, karın yağlarını eritmek için mucizevi bir çözüm yoktu, ama disiplin, istikrar ve bazı ipuçları istediğiniz vücuda sahip olmanıza yardımcı olacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bedenimizin titreşim frekansının normal ve sağlıklıyken 62-78 Mhz arasında olduğunu biliyor musunuz?

8345_479060818946377_4765198138766443371_n[1]

 

Frekans etrafımızdaki her şeyde bulunur. Her şey titreşir. Frekans, özünde bir enerji ifadesidir.
Frekansımız arttıkça daha hafif ve daha az yoğun hale geliriz.
Frekanslar sizi iyileştirebilir veya hasta edebilirler.Sağlıklı kalmak istiyorsak, bu bilgileri hayatımıza geçirmemiz gerekir.

Bedenimizin titreşim frekansının normal ve sağlıklıyken
62-78 Mhz arasında olduğunu biliyor musunuz?
Titreşiminiz 60 Mhz ‘den yukarıda olduğu zaman kolay kolay hastalanmıyoruz.

Bazı hastalıkların frekansları;
Grip veya üşütmek; 57-60 Mhz
Kanser; 45 Mhz
Ölüm anı; 25 Mhz

Peki titreşimimizi düşürecek şeyler nelerdir?
İsterseniz bir göz atalım mı?….
1. Tv, bilgisayar, Cep telefonları, Ev telsiz telefonları, Elektronik cihazlar
2. Yapay ışıklar…Floresan veya ampüller…
3. Fast food ve abur cubur’lar…
4. Et – sentetik hormonsal gıdalar alan hayvanların etleri
5. Açlık ve susuzluk —Bedeni besinsiz ve susuz bırakmak
6. Reçeteli ilaçlar-ilaçlar iyileştiriyorlar ama yan etkileri zaman içerisinde hasta ediyor…
7- Alkol, sigara…
8. İçerisinde Sodyum florit bulunan diş macunları
………………………
Yarın da kalan kısmına devam edelim mi?

Peki yükseltmek için neler yapabiliriz ? :)))

Sevgiler
Gaye Döşer-Kozmik Enerji Master

Günün Tavsiyesi: Eğer uzun zamandır beklediğiniz para gecikiyorsa, beklediğiniz işler olmuyorsa…

para[1]

 

Günün Tavsiyesi: Eğer uzun zamandır beklediğiniz para gecikiyorsa, arka arkaya beklediğiniz ihaleler işler erteleniyor ya da iptal oluyorsa, kendinizi bir anda kötü mutsuz veya gergin hissediyorsanız, paranın bolluk ve bereketin önünde bir tıkanıklık oluşmuş demektir.

Para ve bereket kendine, çoğalacağı ve dolup taşacağı yer arar. Enerjisel olarak kirli mekana gelmekten kaçınır. Bu sebeple akışın tıkandığını hissettiğiniz zamanlarda evinizde, ofisinizde enerjisel mekan temizliği yapmanız gerekir.

Adaçayı yakmak ve sonra ortamı havalandırmak, temizlik malzemesinin içine üzüm sirkesi ilave edip yerleri temizlemek,

Himalaya tuzlu su kasesi kullanmak,

Ametist, kristal kuartz kristalleri kullanmak

Himalaya tuzu lambası kullanmak,

Mum yakmak mekan temizliğine yardımcı olur.

Kişisel arınma da önemlidir; Sirkeli su ile yıkanmak,

Himalaya tuzu ile yıkanmak,

Ayakları aksam 10 dk tuzlu suda tutmak,

Akik, ametist veya kuartz taşı kullanmak enerjisel blokajları çözmede yardımcı olur.

Mekanınızı ve kendinizi temizleyin. Hakkettiğiniz güzellikleri, aşkı sevgiyi, parayı, sağlığı bolluk ve bereketi kendinize çağırın.

Günün Olumlaması: “Ben para mıknatısıyım. Para bana her türlü kaynaktan ve helal yoldan kolaylıkla ve çabuklukla, attarak gelir. Buna hazırım ve kabuldeyim. ” Sevgiyle

Serkan Sorguç ŞifaChi

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İnsanlığa Hayat Dersi Verircesine Kök Salmış 9 Bilge Ağaç

Beth Moon, bu dünyaya ait en yaşlı canlıların, bilge ağaçların gezegenimizde yüzyıllardır tuttukları nöbeti fotoğraflamış. Her birinin ayrı bir hikayesi olduğuna inanan sanatçı, görkemli ağaçların gizemini objektifine en büyülü halleriyle yansıtmış. Ağaçların, çektiği fotoğraflardan daha uzun süre dünyada kalmasını dileyen sanatçı, torunlarının torunlarının da bu canlıların görkemine bizzat şahit olmasını istiyor. Bu portre fotoğraflar, tarihi ağaçların korunması konusunda başka insanların da dikkatini çekmesi açısından çok değerli.

Beth Moon fotoğrafladığı ağaçların birçoğunun insanların yerleşim bölgelerinden çok uzakta olması sayesinde hayatta kalabildiklerini düşünüyor. Dağ etekleri, özel bölgeler veya koruma altındaki alanlar gibi. Belirli ağaç cinsleri sadece yeryüzünde izole olmuş bölgelerde var olabiliyor.

1. 1863 yılında doğan bu kızıl sedir ağacı, olgun ağaçların etkileyici bir örneği

Great-Western-Red-Cedar-of-Gelli-Aur-copy

2. Yemen’deki ağaç, şişkin gövdesiyle küçük bir baobab ağacına da benziyor. Ona şairane bir şekilde “çöl gülü” ismini kazandıransa tepesindeki çiçekler

Desert-Rose-Wadi-Fa-Lang-copy

3. Yaşının 400’ün üzerinde olduğu düşünülen bu ağacın gövdesi 12 metreden geniş.

Majesty-768x968

4. Dünyada en çok tehlike altında olan ağaçlardan biri Baobab’lar

Avenue-of-the-Baobabs-LGneg-2015-copy

5. İngiltere’de bir kilise avlusundaki mezarlıkta bulunan porsuk ağacı 1.500 yıldan fazla süredir orada. 1820 yılında ağacın oyuğunda İngiltere iç savaşından kalma savaş güllesi kalıntısı bulunmuş

Crowhurst-Yew-copy-768x967

6. Bu büyüklükteki pamuksu kapuk ağaçları genellikle yağmur ormanlarında bulunuyor. Ama bu ağaç Florida’da bir özel mülkte yaşıyor

Kapok-copy

7. Madagaskar’da 1.200 yıldır yaşayan bir “çaydanlık ağacı”

Ifaty-Teapot-copy-768x973

8. Güney Afrika’daki Ouiver Ormanı, dünyanın en sıra dışı ağaçlarına ev sahipliği yapan olağanüstü bir bölge. Aloe ağaçları ise 10 metreye kadar büyüyebiliyor

Quuiver-Tree-on-Hill-Under-Starlight-copy

9. 13. yüzyıldan kalma budist tapınağına köklerini salan ağaç, antik taşların arasından yaşama tutunmuş

Rilkes-Bayon-copy-768x971

kaynak: liste liste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bedenimizin frekanslarını yükseltmek için neler yapabiliriz?

1. İbadet etmek- Dua etmek.İnanç çok yüksek titreşim kazandırır.
2. Meditasyon yapmak.Enerjileri tekrar dengeye gelmesini sağlamak için bedeni sakinleştirerek doğal bir iyileşme sağlar.
3. “Şükran” modunda kalın
4. Uçucu çiçek esanslarını koklamak
Gül yağı, Ölmez çiçek yağı, günlük ve Lavanta yağlarının frekansları oldukça yüksektir.
Sadece koklama yoluyla titreşiminizi yükseltebilirsiniz.
5. Sağlıklı gıda tüketmek
Alkali gıdalar…Özellikler Superfood dediğimiz alkali dolu gıdalar;
Ispanak, Shitake mantarı, Erik, Portakal, Goji berry, Elma, Avokado, Mango, Üzüm, Soğan
6. Taze gıdaların yanı sıra kimyasallarla kurutulmamış yani doğal yollarla kurutulmuş besinleri de yiyebilirsiniz.
7. Kurutulmuş bitkilerden de şifa olarak yararlanıyoruz. Bitki çayları titreşimleri yükselten öğelerdendir.
8. Topraklanmak; Her gün en azından bir kez yıkanmak, tuzla ovunmak veya ağaca sarılmak sizi yeterince topraklayacaktır.
9. Pozitif düşünmek
10. Bol su için
11. Şarkı söyleyin, dinlenin ve eğlenin
12. Doğada bol bol zaman geçirin
13. Aromaterapi ve renk terapisi alın
14. Gülümseyin…gülüğmseyin…gülümseyin!!!!

Sevgiyle ve ışıkla kalın…..Gaye Döşer-Kozmik Enerji Master

 

 

 

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »