Bronşlarınızı Doğal Yollarla Temizleyin

Bronşlarınızı Doğal Yollarla Temizleyin

Bronşlarınızı temizlemeye ne zaman ihtiyaç duyarsınız? Ne zaman bronşlarınız ile ilgili bir problem yaşarsanız, örneğin iltihap veya aşırı mukus oluşumu gibi, bu durum sizi normal olarak nefes alıp vermekten alıkoyar.

Bildiğiniz üzere bu tür rahatsızlıklar özel ilaç tedavileri ve ilgi gerektirirler. Yaşınız kaç olursa olsun, hem çocuklar hem de yetişkinler, bronşları ile ilgili rahatsızlıklar yaşayabilirler. Bu makalede, bu tarz problemleri daha başından engelleyebilmenize yardımcı olacak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız.

Bronşlarınızı Temizleyici Tedaviler

1. Okaliptüs Çayı

Okaliptüs

Okaliptüs, harika bir dekonjestandır ve bronşlarınızla ilgili problemleri iyileştirmede olduğu kadar, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde de oldukça etkilidir. Eğer bu muhteşem bitkiden faydalanmak istiyorsanız, takip eden kullanım şekillerini uygulamalısınız:

  • Bir litre suyu ısıtın ve kaynamaya başladığında içerisine 5 gram okaliptüs yaprağı ekleyin.
  • Yeniden kaynamaya başladığında altını kapatın ve beklemeye bırakın.
  • Bu çaydan küçük porsiyonlar halinde, gün boyunca tüketebilirsiniz. İçerken, çayın oda sıcaklığında olduğundan emin olmalısınız, soğuk olarak tüketmemelisiniz.

Eğer bronş sağlığınızı iyileştirmek istiyorsanız, okaliptüs buharını soluyarak da tedavi uygulayabilirsiniz.

  • Bunun için, iki litre suyu kaynatın ve içine 100 gram okaliptüs yaprağı ekleyin. Başınızın üzerine bir havlu örtün ve bu basit, demlenmiş sıvıdan gün boyunca iki defa solumak sureti ile faydalanın. Sağlığınızla ilgili harikalar yaratacağını göreceksiniz.

2. Ballı Havuç Suyu

Havuç-püresi

Şaşırdınız değil mi? Havuç suyuna bal karıştırmak, şişmiş bronşlarınızı iyileştirme ve mukusu yok etme konularında, inanılmaz etkilidir. Bu tedavi, burun ve boğaz tıkanıklığından kurtulmanıza ve daha kolay nefes alabilmenize yardımcıdır.

  • Havuç suyu, yüksek miktarda beta karoten ve A vitamini içermektedir.
  • Bal ile karıştırıldığında, vitamin açısından zengin ve doğal bir antibiyotik elde etmiş olursunuz ki bu da iltihabı yok edici ve şişmeyi azaltıcı etki eder.
  • Peki; bu tedaviyi nasıl hazırlayabilirsiniz? Çok basittir. Öncelikle; birkaç havuç ve yarım bardak suyu karıştırıcıya ekleyin. Karıştırdıktan sonra içerisine iki yemek kaşığı bal ekleyin.
  • Bu içeceği oda sıcaklığında tüketin. İdeal olanı, bir sabah ve bir de akşam yemeğinden önce olmak üzere, günde iki defa tüketmenizdir. Lezzetli olmasından dolayı, çocuklar için de harika bir içecektir.

3. Zencefilli Kızılcık Suyu

Kızılcık-çayı

Kızılcık hakkında bilgi edinmenin vakti geldi! Kızılcık, tıbbi bir meyvedir ve bronş tıkanıklıklarını iyileştirme konusunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu meyveyi her zaman elimizin altında bulundurabilmemiz biraz zor olabilir, biliyoruz, ancak bu meyveden daha iyi faydalanabilmek için en doğal hali ile tüketmeliyiz.

Ancak eğer süpermarkette gezinirken, karışınıza kızılcık çıkarsa, bilmelisiniz ki bu meyve bronşlarınızdaki tıkanıklığı gidermede, onları temizlemede ve sağlıklı olmalarında oldukça etkilidir. Eğer bu tedaviden sonuç almak istiyorsanız, takip eden adımları uygulamalısınız.

  • 200 gram kızılcığı, on dakika kadar kaynatın.
  • Sonrasında kızılcıkları, yarım bardak su ile birlikte karıştırıcıya ekleyin.
  • Posasını ayırmak için, sıvıyı süzün.
  • Sonrasında içerisine bir yemek kaşığı zencefil ekleyin. Bu içeceği gün boyunca tüketebilirsiniz. Bronşlarınız üzerinde pozitif etkileri olacağından emin olabilirsiniz.

4. Bronşlarınızın Sağlığı İçin Sandal Ağacı Buharı

Esanslar

Bugüne dek sandal ağacı yağının faydaları hakkında bir şeyler duydunuz mu? Bu yağı, doğal ürünler satan dükkanlardan kolaylıkla bulabilirsiniz. Bronş sağlığı için en etkili ürünlerden biri olarak bilinmektedir. Mukusu temizleyici, şişliği azaltıcı ve bronşları arındırıcıdır. İlaveten, bu yağ hiç de pahalı değildir. Dolayısı ile her daim elinizin altında bulundurmanız oldukça kolay ve faydalı olacaktır. Bu doğal ürün, bronşlarınız için harikalar yaratacaktır.

  • İki litre suyu kaynatın.
  • İçerisine 6-10 damla kadar sandal ağacı yağı ekleyin ve suyun bir miktar daha kaynamasına izin verin. Sonrasında, oluşan buharı solumak için kendinizi hazırlayın.
  • Rahatlayın ve kendinizi yakmadığınızdan emin olun. En az on dakika süre ile, oluşan buharı soluyun.
  • Sandal ağacı buharı bronşlardaki şişliği azaltacak ve yaşadığınız diğer semptomların ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Bu tedaviyi günde üç defa uygulamayı unutmayın.

5. Misket Limonu Yaprağı ve Çam İğnesi Çayı

Lime-yaprağı-çayı

Eğer misket limonu yaprağı bulabilmeniz mümkünse, bunlardan harika ve ucuz bir tedavi elde etmeniz çok kolaydır. Hatta birçok aktarda, hazır çay halinde bulabilirsiniz, çünkü bu yapraklar bronşlarla ilgili pek çok rahatsızlığın iyileştirilmesinde oldukça etkilidirler.

  • Misket limonu yaprağı ve çam iğnesi çayı, bronşitin doğal yollarla tedavisinde kullanılır ve oldukça etkili bir yöntemdir. Her iki bitki de müthiş anti-enflamatuar etkileri olan bitkilerdir. Ateşi düşürücüdürler, mukustan kurtulmayı kolaylaştırıcıdırlar, öksürüğü azaltıcı ve göğüs kaslarını rahatlatıcıdırlar.
  • Bu çayı günde iki defa tüketmelisiniz. Hazırlamak için yapmanız gereken tek şey, bir fincan sıcak suya beş adet misket limonu yaprağı ve beş gram çam iğnesi eklemektir. Su kaynadıktan sonra altını kapatın ve on dakika kadar bekletin.
  • Sonuç olarak, sıvıyı süzün ve bir miktar bal ekleyin. Bu karışım, hem semptomlardan kurtulmanızı sağlar hem de tadı nefistir.

Bronşlarınızı doğal yollarla temizleme yöntemleri hakkında olan bu yazımızı umuyoruz ki beğenerek okudunuz!

kaynak: sağlığa bir adım

SEVDİKLERİNİZE VEREBİLECEĞİNİZ 8 ÖZEL ARMAĞAN

aile[1]

1) Dinleyin… Ama gerçekten dinleyin. Kesmeden, hayal kurmadan, vereceğiniz cevabı düşünmeden… Can kulağıyla dinleyin.

2) Sevin… Kucaklamalar, öpücükler, sırt sıvazlamalar ve el tutmalar konusunda cömert olun. Bu ufak hareketler, aileniz ve dostlarınıza olan sevginizi daha açık göstermenizi sağlayabilir.

3) Kahkaha atın… Fıkra anlatın, neşeli hikâyeleri paylaşın. Bu armağanınız “seninle birlikte gülmeyi seviyorum” anlamına gelir.

4) Yazılı bir not ver... Basit bir “Yardımın için teşekkürler” notu, ya da belki bir şiir… Kısa, elle yazılmış bir not bazen ömür boyu hatırlanır.

5) İltifat et... Basit, içtenlikle söylenen bir söz (“Bu renk sana ne çok yakışmış”, “Harika bir is çıkardın”, “Yemek nefis olmuş” gibi) karşınızdakinin içini aydınlatır.

6) İyilik yap… Her gün, rutininizi kırıp birisine hoş, nazik bir şey yapın.

7) Yalnız kalma izni verin… Bazen tek istediğimiz yalnız kalmaktır. Bu anlara duyarlı olun ve ihtiyacı olana yalnız kalma armağanını verin.

8) Neşeli olun… Birine tatlı bir söz söylemek gibisi yoktur. Selâm vermek veya teşekkür etmek o kadar zor mu?

kaynak: sonsuz şifa

Mutluluk için her gün yapılması gerekenler;

kelebek-resimleri5[1]
Kendini sevilebilecek bir insan haline getirmeyi ve ondan sonra da kendini sevip kendine sarılmayı unutma!…
Gözlerinin içi gülsün gülerken, bakışların pırıl pırıl olsun ve her zaman nemli kalsın göz pınarların bunu sakın unutma!…
Zamana güven ve onun senin en büyük dostlarından biri olduğuna inan. Acılarının ve felaketlerinin ancak onun koynunda uyuyabileceğini unutma!…
Başına gelenlerin günün birinde kişisel tarihin ayrıntılarından biri olmaya mahkum olacağını unutma. Her çiçek sevgilin olsun, her sevgilin ise bir çiçek.
Açık tut gönlünü tüm güzelliklere. Aydedenin sihrini gönderdiği gecelerde, uyuyarak çalma hayatından saatlerini. Gecenin içinde yolculuğa çıkmayı unutma!…
İçinde hiç ölmeyecek bir gençlik virüsü yarat ve kaç yaşında olursan ol, her zaman yirmibeş yaşında kalman gerektiğini unutma. Seni sen yapan yanlarından asla taviz verme. Onunla bir yaşam sürebilmen için, şartlar ne olursa olsun direnmeyi sakın unutma!…
İçindeki seni katletmeye kalkma sakın.
Kendine vuracağın her darbenin seni senden biraz daha uzaklaştıracağını unutma.
Korkma mahallenin delisi olmaktan. Doğrucular ne kadar çoğalırsa, hayat mutlaka daha iyiye gidecektir, unutma!…
Hatanın affedilmeyecek olanından kaç, ama hata yapmayayım diye de ziyan etme yıllarını. Unutma ki, hiç hata yapmayan bir insan, hayatta yapabileceklerinin en iyisini yapamamış demektir. Korkma insanca korkularından ve korkunun kendisinden çok, onun beklentisinin daha korkutucu olduğunu unutma!…
Bir anlamı olsun kendinle yaptığın kavgaların. Ve hep ileriye taşısın seni. Kendin ile kavgalara attığın adımlardan korkma!…
Açık bırak pencereni ve sabah güneşinin rüzgarı önüne katarak perdelerle yapacağı raksa dönük olsun bakışların.
Küçücük mutlulukların görkemine inandır kendini ve gülümse…
Umutların bitmesin asla izin verme!…
Ve şairin şu sözlerine kulak ver;
“Senden bir tane daha yok bu dünyada.
Gülümsemeyi unutma!…”

* Alıntı

BOŞUNA KURTARICI BEKLEMEYİN… HAYATLARINIZIN KURTARICILARI SİZLERSİNİZ !!!

0002

Arkadaşlar sıze kısa ve net bir bilgi vereyim ister misiniz?..

Hayatlarınızın Kurtarıcıları Sizlersiniz… Mutsuzluğunuzdan, yalnızlığınızdan, huzursuzluğunuzdan, işsizliğinizden, sağlığınız bozuk oluşundan sizi kurtaracak sizden başka kimse yok. Hiç boşuna kurtarıcı falan beklemeyin. Kurtarıcı falan yok…

Nerden mi biliyorum. Kendimden biliyorum tabi ki. O kadar çok damdan düştüm ki… Her düşüşümde de çevreye bakındım, hatta bir süre yerde bekledim gelip beni birisi kurtarsın diye. Kimse gelmedi. Yavaş yavaş oflaya puflaya kalkmaya çalışıp beceremeyip tekrar düşüp, tekrar kalkıp, tekrar düşüp, tekrar kalkmak zorunda kaldım…

Size hemen örnekleyeyim çok çok uzun yıllar finans dünyasında çalıştım, ilk yıllar hayatımdan memnundum, ödüller kazandım, terfi ettim ama sonra sonra bu iş bana ruhani olarak uymamaya başladı. Odağımın sadece para ve para ve para olmasından bıktım, insanların sadece bundan bahsetmesinden bıktım ve giderek performansım düşmeye başladı. Yani çark aşağı çevrildi ve ben bunu geri döndürecek hiçbir şey yapmadım. Çünkü bu işi artık istemiyordum ama ne oradan gidebiliyordum ne de kendime alternatif yaratıyordum. Sürekli boynum tutuluyordu hastanelerden çıkmıyordum ama ne alternatif bakıyordum ne de performansımı düzeltiyordum. Sadece bir mucize bekliyordum. O mucize olmadı arkadaşlar. Ben öğlenleri mutsuzluktan ağlaya ağlaya dolaşırken de bir mucize olmadı. Çünkü hiçbir kapıyı çalmıyordum. Hiçbir alternatif düşünmüyordum.

Sonunda o işten ayrıldım ve ruhum o kadar çok yara almıştı ki dört beş sene sadece gezdim ve yazdım gezdim ve yazdım. Çiftlikte yaşadım, gezdim ve yazdım ve tai-chi’yle yani kişisel gelişimle tanıştım. Ama o kadar boşluktayım ki anlatamam bir şeylere tutunabilmek için doktoraya yazıldım. Doktora yaparken hala arayıştayım, hala mutsuzum.

Farkındaysanız ortada hala bir iş yok, okul var ama o da yetmiyor. Böylece kişisel gelişimde kendimi bir seminerden diğer seminere atmaya başladım. Hatta mutlu olmak için sevgili bile yaptım. Tabi ki sevgilime de beni kurtarma görevi verdim. Çünkü kendimi kurtarmak istemiyordum. Herhangi bir çaba göstermek istemiyordum. Gittiğim kurslar da da tavrım şu ya biri beni kurtarsın. Canım ne verilen dersleri yapmak istiyor, ne nefes çalışmak istiyor, ne yürümek istiyor. Sadece bir sihirli değnek ve hayatım süper olsun.

Ve olmadı arkadaşlar… ”Sevgilim ben senin kurtarıcın değilim ”dedi beni bıraktı.” Ben daha kendimi kurtaramamışım seni nasıl kurtarayım” dedi. Böylelikle problemlerime bir de sevgiliden ayrılma eklendi.

Bunları abarttığımı falan düşünüyorsunuz değil mi, ama hepsi doğru. Hatta inanın bir sürü şeyi atlayarak anlatıyorum… O kadar uzun süre nehirde aktım ki anlatamam…

Sonra bir gün nasıl oldu bilmiyorum kurtarıcı beklemekten vazgeçtim. Ve Allah’tan yardım istedim. Bana kapılar açsın, kendi yolumu bulayım diye… ‘’Hangi eğitim, hangi iş, hangi insanlar ne olur artık çıkar karşıma dedim. Ben bu hayatı yönetemedim ne olur yönetmeme yardım et dedim. Bu sefer söz dinleyeceğim. İşaretleri takip edeceğim. Başkası ne der diye kendi yolumdan vazgeçmeyeceğim. Ne olur bana güç ver, cesaret ver dedim. Bana kendimi sevme, affetme, kendimi değerli görmem konusunda yardım et ‘’dedim. Ve bu konuşma İlahi düzene kendimi bırakmamın ilk günü oldu…

Ve arkasından yavaş yavaş bende kıpırtalar başladı. Düşünce yapımı değiştirmeye başladım, çözüme odaklanmaya başladım, kurtarıcı değil destek olarak bakmaya başladım eğitimlere ve hayatıma soktuğum insanlara…

Yazdığım yazılardan, okuduklarımdan, öğrenme açlığımdan, değişme arzumdan yavaş yavaş bir blog doğdu.

O kadar eğitimin üstüne,bakış açımdaki değişikliğin üstüne seminer verme fikri kafamda belirmeye başladı. Aslında eğitim ver fikrinin bana fısıldandığına bile yemin edebilirim… Ve baktım ki evren beni destekliyor yola çıktım seminerler vermeye başladım ve şimdi mutluyum arkadaşlar. Uzun sürdü, çok düştüm ama mutluyum. Ne zaman ki kendimi kurtarmaya karar verdim ve ilahi düzene kendimi teslim ettim yol açıldı…

O bizi bizim mutlu olacağımız yere götürmek için o kadar işaret yolluyor ki. Çok kolay anlayabilirsiniz, yolunuzda sürekli engel varsa o sizin hayrınıza değil. Bu Allah’ın sizinle konuşma yolu. Ama bir şey rüzgar gibi oluyorsa herşey sizi destekliyorsa bilin ki o sizin için doğru yoldur. Gözünüzü açın bunu anlayın ve potansiyelinizi o yöne kanalize edin…

Son soz: Kurtarıcı beklemeyin. Kurtarıcı sizsiniz…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg