Evren gözlerimizi kamaştırmaya devam ediyor

.bes-gezegen2-471x261[1]

Beş hafta boyunca güneş doğmadan gökyüzüne bakın çünkü…

Bugünden itibaren 5 gezegen aynı hizada olacak ve dünyadan rahatlıkla görülebilecek.

Bugünden itibaren 5 hafta boyunca, 5 gezegen aynı hizada olacak ve dünyadan rahatlıkla görülebilecek. Satürn ile Mars arasında yer alan Antares ile Mars ve Jüpiter arasında yer alan Spica isimli yıldızlar da gözlenebilecek.

Merkür, Venüs, Satürn, Mars ve Jüpiter gezegenlerinin aynı hizada sıralanarak bu geceden itibaren Dünya’dan çıplak gözle görülebileceği açıklandı. Önemli kozmik olayları ziyaretçileriyle paylaşan EarthSky.org’da yer alan habere göre en son 10 yıl önce gerçekleşen bu sıralanma 20 Ocak’tan itibaren 5 hafta boyunca her gün güneş doğmadan önce gözlemlenebilecek. Satürn ile Mars arasında yer alan Antares ile Mars ve Jüpiter arasında yer alan Spica isimli yıldızların da gözlenebileceği belirtildi.

Merkür, Venüs, Satürn, Mars ve Jüpiter gezegenlerinin aynı hizada sıralanarak bu geceden itibaren Dünya’dan çıplak gözle görülebileceği açıklandı

Avustralya’nın Swinburne Üniversitesi’nden gökbilimci Dr. Alan Duffy, farklı yıllık döngülere sahip gezegenlerin sıralanmasını “görülmeye değer bir olay” olarak niteledi. 24 Ocak gecesi Merkür, doğu ufkunda Dünya’ya en yakın konumunda olacak. Aynı gece Jüpiter ise batıda olacak.

Satürn ile Mars arasında yer alan Antares ile Mars ve Jüpiter arasında yer alan Spica isimli yıldızların da gözlenebileceği belirtildi.

Benzer bir olay son kez 15 Aralık 2004 ile 15 Ocak 2005 tarihleri arasında yaşanmıştı.
Bir sonraki sıralanma ise daha yakın. 13 ile 19 Ağustos tarihleri arasında gezegenler tekrar sıralanacak. Fakat bu sefer Merkür ve Venüs kuzey yarımküreden rahatlıkla görülemeyecek. kynak: sözcü

Benzer bir olay son kez 15 Aralık 2004 ile 15 Ocak 2005 tarihleri arasında yaşanmıştı.  Bir sonraki sıralanma ise daha yakın. 13 ile 19 Ağustos tarihleri arasında gezegenler tekrar sıralanacak.

Kan Döküldü . Hayat Doğdu… Haftasonu Gidilecek Size Yorumum Yazılacak… Öpüyorum Kocaman…

A7bcd0[1]

Güçlü Bir Anneye Sahip Olan Kişilerde Gözlemlenen 15 Önemli Özellik

Mother Helping Daughter with Her Homework

Güçlü bir anneye sahip olduğunuzu, erken yaşlarda anlayamazsınız. Annenizin gücünü, büyüyüp de size kattığı şeyleri fark etmeye başladığınızda keşfedersiniz. Güçlü bir annenin size verebileceği, vermeye çalıştığı pek çok güç, özellik, karakter vardır, peki siz ne kadarını alabildiniz?

1. Kendi işlerini,sorunlarını, problemlerini kendi başlarına halletme, çözme eğilimindedirler.
Odanızdan kardeşinize “bana su getirsene” diye bağırdığınızı hayal edin, annenizin tepkisi %99 “senin ayağın yok mu?” olacaktır. Veya Sofrada tuzu istediniz, “senin elin yok mu?” dediğini anımsıyor musunuz? Mesaj gayet nettir, dünya senin etrafında dönmüyor ve insanlar senin hizmetçin değil. Kendi işini kendin gör.

2. Hatalarını itiraf etmeyi bir ego meselesi haline getirmezler.
Bu vazoyu sen mi kırdın? Halıya sen mi boya döktün?, vb. sorularla hepimiz karşılaştık ve hepimiz ilk seferinde büyük olasılıkla yalan söyledik, suçu küçük kardeşimizin üzerine attık. Ancak güçlü bir anne, size hatalarınızı cesurca itiraf etme, yaptığınız şeylerin sorumluluğunu üstlenme gücü verecektir. Güçlü bir annenin yetiştirdiği birini hatalarını çekinmeden kabul etmesinden kolayca tanıyabilirsiniz.

 

3. Güçlü annelerin çocukları kendilerini özel hissederler.
Çünkü güçlü anneler sevgisini göstermeyi, çocuklarına özel olduklarını hissettirmeyi çok iyi bilirler. Onlara hayallerinin peşinden koşmayı aşılarlar.

4. Hepsinin hayata dair bir amacı, bir hedefi vardır.
Güçlü anneler sadece çocuklarının kendilerini özel hissetmesini, ayrıcalıklarının farkına varmasını, güçlü yönlerini keşfetmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda bunları bir hayat felsefesi, bir amaç, bir hedef haline getirmesinde de yardımcı olur. Bunu gözünüze4 soka soka yapmaz ama hayata dair bir hedefiniz, bir amacınız varsa bunu aklınıza sokanın anneniz olabileceğini unutmayın.

 

5. Hayır demesini bilirler.
Hemen hemen hepimiz insanları mutlu etmeye, kendimizi sevdirmeye çalışan bireyleriz. Hayır diyememek belki de günümüzün en büyük sorunlarından biri. Bir adres sorulduğunda dahi bilmediğimizi itiraf etmeye çekiniyoruz. Ancak güçlü bir annenin tezgahından geçmiş biri “hayır” demenin bir sorun teşkil etmediğinin bilincindedir. Biri kolayca, çekinmeden hayır diyebiliyorsa bilin ki güçlü bir annesi vardır.

 

6. Kendine değer veren, kendini seven insanlar olurlar.
Sizi koşulsuz, şartsız seven ilk ve belki de tek insan annenizdir. Size ne kadar çok sevildiğinizi ve sevilmeye layık biri olduğunuzu hissettiren de kesinlikle o’dur. Güçlü bir anne, insanın kendisini sevmesinin, kendiyle barışık olmasının önemini bilir ve bunu çocuğuna aşılar. Kendini seven, kendiyle barışık insanlar güçlü annelerin eseridir.

 

7. Öncelik sıralamasında kendini ilk sıraya koymanın bencillik olmadığının farkındadırlar.

Öncelik sıralamasında kendini ilk sıraya koymanın bencillik olmadığının farkındadırlar.
Başka insanlara iyilik yapmak, onlara cömertçe vermek önemli bir meziyettir. Ancak hiçbir şey almadan, kendini düşünmeden bunu yapmak zamanla sizi tüketecektir. Güçlü bir annenin çocukları bunu yaparken kendilerini tüketmemeyi de becerebilen kimselerdir. Önce kendilerini düşünen, ama bencil olmayan kimseler.

 

8. Dış güzellikten ibaret olmadıklarını, vücutlarından çok daha fazlası olduklarını bilirler.
Güzellik sürekli pazarlanan, olması gerekenmiş gibi gösterilen bir olgu. Ama güçlü anne elinden çıkmış kişiler sevmeleri gereken asıl şeyin kişilikleri, karakterleri olduğunu bilir. Onlar yüzlerindeki kırışıklığa, kalçalarındaki yağa, göbeğe takılmazlar. Çünkü bu öğretilmiştir onlara.

 

9. Bazen bırakıp gitmenin erdem olduğunun farkındadırlar.
Kendine zarar veren bir ilişkiyi yürütmeye çalışmak, sevmediği bir işte debelenmek, zehirli bir arkadaşlığı devam ettirmek, vs. güçlü anne çocuklarının yapacağı şeyler değildir. Onlar zamanı geldiğinde yürüyüp gitmek gerektiğini çok iyi bilirler.

 

10. Asla kendilerini ezdirmezler.
Uzmanların dediği gibi “insanları, size nasıl davranacakları konusunda eğitebilirsiniz”, güçlü annenin çocukları bunun ilk eğitimini annelerinden almışlardır zaten. Kendilerine saygısızlık yapılmasına asla izin vermezler.

 

11. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz…
Birinin gerçekte kim olduğunu öğrenmek istiyorsan söylediklerine değil, hareketlerine bakmalısın. Çocuk yaşta, zor yollardan öğretilen bu gerçek büyüdüğünüzde sizin en büyük yardımcınız olacaktır. Annenize bir kere daha teşekkür edin.

 

12. Söz veriyorlarsa tutarlar.
Belki de güçlü bir annenin çocuğuna öğretebileceği en güzel şeydir bu. Çocukken ne olursa olsun verdiği sözlerin arkasında duran, en kötü halinde bile sözünü tutan bir annenin size hediyesidir bu.

 

13. Dinlemesini bilirler.

 

Çünkü güçlü anneler her zaman çocuklarının ne dediğini dinlerler. Dünyanın en saçma şeyini anlatıyor olsalar bile onlara kulak verir, onlara söylediklerinin önemli olduğunu hissettirirler. Bu şekilde yetişen bir çocuk insanların söylediklerine her zaman kulak verir.

 

14. Ailelerine önem verirler.
Çünkü kendilerinin anneleri için ne kadar önemli olduğunu görerek, bilerek yetişmişlerdir. Güçlü bir anneden gördükleri bu davranış, onlara da aynısını yapma gücü aşılar.

 

15. Anneleri, anneleridir.
Güçlü bir anne şunu diyecek veya hissettirecektir: Beni sevip sevmemen umurumda değil, senin arkadaşın olmak benim vazifem değil, ben senin annenim. Bu güçlü ve kararlı duruş, eğitiminizin önemli bir parçasıdır. Çünkü bir çocuğun bir sürü arkadaşı olabilir ama annesi bir tanedir. Bu sorumluluğunun bilincinde olan bir anne, çocuğunun eğitiminde de son derece kararlı bir duruş sergileyecek, onu geleceğe hazırlayacaktır.

kaynak: listeliste

Hayatını, gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın.

hayal[1]

HAYALLER EMEK İSTER..

Ummakla, dilemekle olmuyor, ayağa kalkacaksın! Her şeyden önce farkına varacaksın!
Hangi öğretiye inanırsan inan, üstün körü anlamayacaksın.
Bir bilgiyi gerçekten hayatında uygulayamıyorsan, o bilgiye sahip olduğun yanılgısına kapılmışsın demektir.
Kendini kandırmayacaksın! Gerçekleri anlayacak, sonu her ne olursa olsun kabul edeceksin.
Bazen bildiklerin, öğrendiklerin acı verir. Onu da yaşayacaksın.
Önce kendinin, ne olduğunun, nelere sahip olduğunun, gücünün, yeteneklerinin, bu hayata neden geldiğinin farkına varacaksın.
Hayatını, gereksiz şeyler uğruna harcamayacaksın.
Kalbinde yaşadığın her duyguyu aşk sanıp, peşinden çöllere düşmeyeceksin.
Aşkın adını ağzına almadan önce, uzun uzun düşüneceksin. Yüreğinle yüzleşeceksin.
Sevgiyi, tutkuyu, şehveti, alışkanlığı, çekimi, aşkı birbirinden ayırt edeceksin.
Hiç kimsenin ve hiçbir şeyin senden daha önemli olduğunu düşünmeyeceksin.
Bedenine, ruhuna, aklına sahip çıkacaksın.
Hak etmeyenin ardından yas tutup, bunu da aşka bağlayıp, aşkın şanını kirletmeyeceksin.
Kendini tanıyacaksın, hem de çok iyi tanıyacaksın!
Kimleri, neden ve niçin seçtiğini bileceksin.
İnsanız hepimiz, elbette zayıflıklarımız, düşkünlüklerimiz, saflıklarımız var Ancak kendi huylarını, eksiklerini iyi tahlil edeceksin. Ardından gözyaşı döktüğünün adını doğru koyacaksın!
Yıllar süren yaslar yaşayıp, unutamadığını iddia edeceğine,
Neden hayatına başlayamadığını çözeceksin. Korkularınla yüzleşeceksin.
Yattığın yerden, kurduğun hayale uygun bir beyaz sevgilli beklemeyeceksin.
Aklın çalışacak, elin ekmek tutacak,
Kimseye boyun eğmeden yaşamanın lezzetini bileceksin.
Kimsenin sevgisiyle hükmünü birbirine karıştırmayacaksın.
Ezilen, zavallı, akılsız olmak kazandırır gibi dursa da,
Sonunda mutlak kaybettirir; bunu unutmayacaksın!
Başkalarına değil, kendi gücüne inanacaksın.
Birinin boynuna asılarak durursan, karşındakini yormakla kalmazsın,
Bir gün kendi kolların bile çekemez ağırlığını düşersin;
Kimseye dayanmayacaksın!
Dünya da sensin, evren de! Kendini geliştireceksin.
Büyüyeceksin, olgunlaşacaksın. Ruhunu da, aklını da bedenin gibi besleyeceksin.
Önce sen büyük olacaksın, farkında olacaksın, Sonra dünyanın zevklerinin, aşkın, hayatın tadını çıkaracaksın.
Emanet hayatlara tutunup, ömrünü harcamayacaksın.
Ne olmasını bekliyorsan, sen öyle oturdukça, olmayacak.
Boşuna hayal kurmayacaksın!

alıntı

İnsanlar verdikçe insanlaşır…

İnsanların-Yardımseverliği-ile-Kurtarılan-20-Hayvan-15[1]

 

Beklemeyin.
Yerde çöp görürseniz çöpe atın.
Park yeri dubaları rüzgardan düşmüş ve kimse de kaldırmıyorsa gidin kaldırın.
Soğuktan titreyen bir hayvan görürseniz apartmanınızın içerisine alın.
Alışveriş merkezlerinde yediğiniz yemeği önünüzden alıp masanızı temizleyenlere teşekkür edin.
Selpak, örgü, atkı, eldiven gibi şeyler satan insanlardan alışveriş yapın. Bu insanlar için verdiğiniz 10-20 tl sizi sarsmaz ama onları mutlu edebilir.
Sizinle anket yapmak isteyen öğrencilere vakit ayırın. O 15 dakika size bir şey kaybettirmez fakat onların harçlıklarına bir katkı olur.
Hatalıysanız özür dileyin ve bunu telafi etmek için harekete geçin. Unutmayın ki gurur, insanın pisliğidir.
Kavga eden insanları sakinleştirin. (Tabii kendinizi de koruyarak)
Yetimhanelere, huzurevlerine, aşevlerine gidin.
Haftada ya da iki haftada bir gönüllü olarak sosyal projelerde çalışın. Bu size kaybetmiş olduğunuz yaşamın anlamını geri kazandıracaktır.
Sevdiklerinizi arayın ve onları sevdiğinizi söyleyin. Kaba ve kırıcı olduğunuz zamanlar için özür dileyin.

Ve son olarak unutmayın ki, insan verdikçe insanlaşır.
Bunları alışkanlık haline getirin.

Mustafa Cihat Gündüz

Günde Beş Basit Şey Hayatını Değiştirir…

gaziantep-cicek-firmalari[1]
Günde beş basit şey…
1. Her gün insanlarla iletişim halinde olun
Güçlü aile ve arkadaşlık bağları duygusal destek ve mental uyarılma sağlar.
2. Her gün mutlaka bir fiziksel aktivite yapın
Fiziksel aktivite fit olmanızı sağlayarak genel sağlığınıza ve mutluluğunuza katkıda bulunur.
3. Kendinizi ifade etmenin yollarını bulun
Örneğin bahçeyle uğraşmak etrafınızdaki dünyayla iletişime girmeye yardımcı olur. Ya da şiir okumak duygularınızın farkına varmanıza yardımcı olur.
4. Her gün yeni bir şey öğrenmeye çalışın
Örneğin yeni bir dil veya yemek pişirmeyi öğrenmek için zaman ayırın. Hayat boyunca devam eden öğrenme hem zekanızı keskin tutmaya yarar hem de eğlencelidir.
5. Başkalarına yardım edin
Yardım kuruluşlarına arkadaşlarınıza ailenize veya yabancılara yardım edin. Vermenin kendi başına bir ödül olduğunu göreceksiniz.
(Alıntıdır)
Kaynak: Özlem Çetinkaya – Enerji Terapisti
Hayalhanesi.com sitesinden alınmıştır

Nasıl farkında yemek yenir?

416865720100[1]

Ne yiyor olursanız olun, önce farkında olun derim ben…
Çünkü yediğinize odaklanmak, yerken başka hiçbir şeyle ilgilenmemek ve böylelikle açlık sinyal seviyenizi takip edebilmek kilonuzu olumlu yönde etkileyebilir. Çok mu basit? Deneyin…

Neler yaparken yemek yiyoruz ki?
Televizyon seyrederken, İnternette gezinirken, Masamızda çalışırken, Ayakta dururken, Yolda yürürken, Araba kullanırken, Birşeyler okurken, ve hatta Arkadaşlarımızla ya da Ailemizle sohbet ederken, yani her türlü durumda yiyebiliyoruz.

Yemeğe odaklanmadığımız için doyduğumuzun farkına varmıyoruz, doysak bile yemeye devam ediyoruz, yediğimiz ne olursa olsun…

Nasıl farkında yemek yenir?
“Sadece” yiyerek ve “Sadece” yediğimiz şeyin tadına, çiğnerken verdiği değişik hislere, bedenimizin verdiği tepkilere dikkat ederek..!

Tabii ki dostlarımızla yemeğe çıkmayalım demiyoruz, sadece ikisini bir arada yapmayalım. Ya sohbete devam edelim ya da yiyelim.
İkisini birden yapmamaya, iki ayrı durumu birbirinden ayırma farkındalığını geliştirmeye gayret edelim.

Yapılan iş ne olursa olsun, “An’ın Farkındalığı” karşıma çıktığında, bir ilkokul öğretmenimin söyledikleri aklıma gelir.
“Sadece bir tek şey yapın. İki şey bir arada yapılmaz” derdi. Bende iki şeyi bir arada yapma denemeleriyle bu teoriyi yıkmaya çalışırdım. Sonra Yogaya başladığımda öğretmenimi çok andım. Ne değerli bir bilgi veriyormuş meğer…

Yılların alışkanlıklarıyla bu kolay olmayacaktır. Çocuklarımız bile televizyonsuz ya da oyunsuz yemek yiyemiyor durumda maalesef. O kadar çok şeye yetişmek, bitirmek, halletmek durumundayız ki…

Bu durumu değiştirmek yine bizim elimizde. Sürekliliği olan, içsel bir disiplin ve samimiyetle gösterdiğimiz çabalarımız sonuçsuz kalmaz…

Bu basit ama çok etkili farkındalığı günlük hayatınıza sokmak hiçbir şey kaybettirmeyecek, çok güzel ve sağlıklı kazanımlar elde edeceksiniz.

Yediğiniz ne olursa olsun tadı bile farklı olacak, bedeninizin doyma sinyallerini algılamaya başlayacaksınız ve daha az yiyeceksiniz…

Farkındalık herşeydir… :))

Kaynak: Sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Dostum,

12565555_1024795684225710_6146857894698981801_n[1]

Evin varsa bir sıfır koymalısın varlıklar hanene,

İşin varsa bir sıfır daha koymalısın,

İş seninse üç sıfır daha koymalısın,

İşin iyi gidiyorsa üç sıfır daha

Araban varsa bir sıfır daha

Yazlığın varsa bir sıfır daha

Daha sıralanabilir sıfırlar hanesi

Ancak SAĞLIĞIN varsa, Bir koyarsın başına

Bütün sıfırlar anlamlı bir değere ulaşır.

Yoksa sonuç sıfırdır, hiç uğraşmayasın boş yere

Kendini Doğru Şekilde İfade Etmeyi Başaramayan İnsanların 16 Ortak Özelliği

Gerek alçakgönüllülükten, gerek utangaçlıktan gerekse de gereksiz gördüğünden kendini tam ifade edemeyen insanlarla bir arada yaşıyoruz. Çoğu zaman göz ardı edilen, küçümsenen, görmezden gelinen bu insanlar aslında hiçbirimizin sandığı gibi insanlar değil.

Ah bir anlatabilseler…

1. Bir kere çok iyi dinleyicidirler, her ne kadar kendilerini anlatamasalar da anlatılanlara karşı son derece ilgilidirler.

Bir kere çok iyi dinleyicidirler, her ne kadar kendilerini anlatamasalar da anlatılanlara karşı son derece ilgilidirler.

2. Kelimelerden çok, eylemlere önem verirler; kendilerini yaptıklarıyla göstermek onlar için daha önemlidir.

Kelimelerden çok, eylemlere önem verirler; kendilerini yaptıklarıyla göstermek onlar için daha önemlidir.

3. Haliyle karşılarındaki insanların insafına kalırlar, çoğu zaman fark edilmemelerinin, anlaşılamamalarının sebebi yaptıklarının görülmemesidir.

Haliyle karşılarındaki insanların insafına kalırlar, çoğu zaman fark edilmemelerinin, anlaşılamamalarının sebebi yaptıklarının görülmemesidir.

4. İçine atmak, içine kapanmak, içinde biriktirmek bu insanların genel sıkıntısıdır, haliyle anlatamadıkları içinde birikir.

İçine atmak, içine kapanmak, içinde biriktirmek bu insanların genel sıkıntısıdır, haliyle anlatamadıkları içinde birikir.

5. Bazen olur da duygularından bahsetmek isterse, bu durum kendilerine bile garip ve tuhaf gelir, konuşanın kendileri olmadığı hissine kapılırlar.

Bazen olur da duygularından bahsetmek isterse, bu durum kendilerine bile garip ve tuhaf gelir, konuşanın kendileri olmadığı hissine kapılırlar.

6. Çok arkadaşı, az dostu vardır, dostları onun bu halini bilen, onu anlayan kişilerdir.

Çok arkadaşı, az dostu vardır, dostları onun bu halini bilen, onu anlayan kişilerdir.

7. Az konuşmayı tercih etmesinden dolayıdır ki onu yeni tanıyan kimseler “soğuk” olarak nitelendirirler.

Az konuşmayı tercih etmesinden dolayıdır ki onu yeni tanıyan kimseler “soğuk” olarak nitelendirirler.

8. Zekaları, farklı düşünceleri, orijinal fikirleri çoğu zaman görülmez, duyulmaz, küçümsenir.

Zekaları, farklı düşünceleri, orijinal fikirleri çoğu zaman görülmez, duyulmaz, küçümsenir.

 9. Doğru kelimeleri bulamamak bu insanların genel sorunudur, düşündüklerini tam olarak anlatamamaktansa susmayı yelerler.
Doğru kelimeleri bulamamak bu insanların genel sorunudur, düşündüklerini tam olarak anlatamamaktansa susmayı yelerler.
10. Kalabalık arkadaş toplantılarından, grup aktivitelerinden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışırlar.

Kalabalık arkadaş toplantılarından, grup aktivitelerinden mümkün olduğunca uzak durmaya çalışırlar.

11. Kısa, ayaküstü yapılan konuşmalardan hoşlanmazlar ve bu tür sohbetlerden kaçınırlar çünkü kendilerini ifade etmeleri için uzun zaman gereklidir.

Kısa, ayaküstü yapılan konuşmalardan hoşlanmazlar ve bu tür sohbetlerden kaçınırlar çünkü kendilerini ifade etmeleri için uzun zaman gereklidir.

12. Bu kişilerle telefonda konuşurken sık sık “orada mısın?” demek zorunda kalırsınız, çünkü orada mı değil mi anlamak çoğu zaman zordur.

Bu kişilerle telefonda konuşurken sık sık “orada mısın?” demek zorunda kalırsınız, çünkü orada mı değil mi anlamak çoğu zaman zordur.

13. Sesizliklerine aldanmayın, çevreleriyle çok ilgilidirler sürekli gözlemler ve analiz ederler.

Sesizliklerine aldanmayın, çevreleriyle çok ilgilidirler sürekli gözlemler ve analiz ederler.

14. Yalnız başına vakit geçirmek bu kişilerin en büyük tutkusudur, kendilerini en iyi tanıyan kişiyle baş başa olmaya bayılırlar.

Yalnız başına vakit geçirmek bu kişilerin en büyük tutkusudur, kendilerini en iyi tanıyan kişiyle baş başa olmaya bayılırlar.

15. Konuşma konusunda ne kadar sıkıntılıysalar da yazma konusunda da o kadar iyidirler, yazarak kendilerini ifade etmeyi çok daha iyi becerirler.

Konuşma konusunda ne kadar sıkıntılıysalar da yazma konusunda da o kadar iyidirler, yazarak kendilerini ifade etmeyi çok daha iyi becerirler.

16. İnsanlar hakkındaki yargıları, gözlemleri son derece doğrudur, çünkü bunu yapacak oldukça zamanları vardır.

İnsanlar hakkındaki yargıları, gözlemleri son derece doğrudur, çünkü bunu yapacak oldukça zamanları vardır.

Bonus – Tabiri caiz ise “gizemli” kelimesinin ekmeğini bu arkadaşlar yer.

Bonus - Tabiri caiz ise “gizemli” kelimesinin ekmeğini bu arkadaşlar yer.

Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev!

12509808_1187355337949100_7873828260090772862_n[1]

Küçük kız, babası ile ormanda yürüyüş yaparken, ayağı takılıp yere düşüyor. Can acısıyla “Ahhh” diye bağırınca, ilerideki dağın tepesinden “Ahhh” diye bir ses duyuyor ve küçük kız, dağın tepesinde başka birinin olduğunu sanıp bu kez de “Sen kimsin?” diye bağırıyor. Aldığı yanıt “Sen kimsin?” oluyor…

Küçük kız bu yanıta iyice sinirlenip “Sen bir korkaksın! Neden saklanıyorsun?” diye haykırıyor. Dağdan gelen ses “Sen bir korkaksın!” diye cevap veriyor…

Sonunda babasına soruyor “Baba ne oluyor böyle?”
“Dinle ve öğren…” diyor adam, bu kez kendisi dağa doğru “Sana hayranım!” diye bağırıyor. Gelen cevap “Sana hayranım!” oluyor. Baba tekrar bağırıyor, “Sen muhteşemsin!” ve gelen cevap “Sen muhteşemsin!” oluyor. Küçük kız çok şaşırıyor ama halen ne olduğunu anlayamıyor…

Adam, küçük kızına hayatın sırrını anlatmaya başlıyor…

Buna “Yankı” denir. Ama aslında bu “Yaşam”dır. Yaşam daima sana, senin verdiklerini geri verir. Yaşam, yaptığımız davranışların aynasıdır…

Daha fazla sevgi istediğin zaman daha çok sev!
Daha fazla şefkat istediğinde, daha şefkatli ol!
Saygı istiyorsan, insanlara daha çok saygı duy!

İnsanların sabırlı olmasını istiyorsan, sen de daha sabırlı olmayı öğren.Çünkü yaşam bir tesadüf değil, yaptıklarımızın aynadan bir yansımasıdır…

Hayat sana ancak, senin ona verdiklerini geri verir…
Bunu unutma!

Yazarı Bilinmiyor

Kaynak: Charlotte Gabayın Facebook Sayfasından Alınmıştır

Her Durumda Çözüme ODAKLANMAK…

buddhist-monks-large-569x315[1]
Tibet dağlarının ücra köşelerindeki bir manastırda Üstadın başdanışmanı vefat etmişti. Üstad kendisi için bir başdanışman seçmeliydi. Başdanışmanlık görevini yürütebilecek düzeydeki talebelerini topladı ve durumu açıkladı:
 
– Bana yardımcı olacak bir başdanışman lazım. Birazdan vereceğim problemi çözen kişi benim başdanışmanım olacak.
 
Bunu söyledikten sonra sehpanın üzerine, zarif bir gülün bulunduğu antika bir vazo koydu. Üstad “İşte problem bu”, dedi ve öğrencilerine başka hiçbir şey söylemeden gözlerini yumdu. Herkes vazonun ve gülün güzelliğine hayran oldu. Ortada bir problemin olduğunu ve onun çözümünün bulunması gerektiğini bilen talebeler kafa yormaya başladılar.
 
Ansızın talebelerin birisi yerinden kalktı ve elinin tersiyle sehpadaki vazoyu yere savurdu. Üstad gözlerini açtı ve “Artık benim başdanışmanımsın”, dedi. Talebeler olan biteni anlayamadı. Üstad ise sözlerine şöyle devam etti:
 
– Sizler problemin içindeki cazibeye kapılarak onu çözmekten aciz kaldınız. Bu kardeşiniz ise problemin problem teşkil ettiğinin bilincinde olarak onu ortadak kaldırdı. Hayatımızda cazibesine kapıldığımız bir sürü problem olur, kalbi okşayan ama sorun yaratmaktan başka işe yaramayan ve vazgeçmek istemediğimiz ilişkiler, alışkanlıklar ve istekler gibi.
 
Önemli olan çözüme odaklanmaktır, bizi çözümden uzaklaştıran problemin içindeki güzelliğe değil.
 
* PAULO COELHO

Yetişkin Bir İnsanın Vücudundaki Su Oranı Nedir?

anatomi-tarihi[1]

 

Kalbimizin % 73 ü sudur.

Kanımızın % 92 si sudur

Derimizin % 64 ü sudur

Kaslarımızın % 79 u sudur

Böbreklerimizin % 79 u sudur

Akciğerlerimizin % 83 ü sudur

Kemiklerimizin % 31 sudur

Beynimizin % 73 ü sudur

 

Böbrekleriniz için Soğan Çorbası

soğan-güveci[1]

Soğan en şifalı gıdalardan biridir. Yüksek kan temizleyici, idrar söktürücü ve mikrop önleyici özellikleriyle idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları, sıvı birikimi ve böbrekle ilişkili benzeri herhangi bir sorunla mücadele etmek için mükemmel bir tedavi sağlar.

Bu makalede size böbreklerinize daha iyi bakmanızı sağlamak için soğan çorbası tüketerek gerçekleştirebileceğiniz 9 günlük bir böbrek temizleme yöntemini açıklayacağız. Sonuçları hemen görmeye başlayacaksınız ve böbrekleriniz size teşekkür edecektir.

Soğanın Özellikleri

Soğan kalsiyum, magnezyum, klor, bakır, demir, fosfor, iyot, silikon, kükürt, vs. gibi mineraller açısından zengindir. Ayrıca A, B, C ve E vitaminlerini içerir. Bu değerler sonucunda aşağıdaki faydaları sağlar:

  • İdrar söktürücüdür ve bu nedenle sıvı birikimi, şişik göz kapakları, ödem, vs. gibi durumlarda yardımcı olur.
  • İltihaplanmayla mücadele eder.
  • Çok önemli bir antioksidandır.
  • Antiseptik, mikro öldürücü ve mantar önleyici özellikleri vardır: bakterilerin, mikropların ve mantarın neden olduğu iltihaplanmalarla mücadele etmeye yardımcı olur.
  • Solunumu iyileştirir.
  • Kalp-damar hastalıklarına karşı korur.

 

soğan-6

Soğan Çorbasının Hazırlanışı

Soğan çorbasını hazırlamak için bir litre su başına bir soğan kaynatın. İsteğe bağlı olarak soğanla birlikte maydanoz da kaynatabilirsiniz. Bu da böbreklerinizin derinden temizlenmesine yardımcı olur.

İki litre su ve iki soğandan oluşan bu çorbayı her gün için. Fazladan hazırlayıp en fazla iki veya üç gün buzdolabında saklayabilirsiniz.

çorba-2

Nasıl Tüketmeli?

Gün boyunca, ana öğünlerin dışında, mümkünse oda sıcaklığında olmak üzere ufak yudumlar halinde tüketin. Arzu etmeniz durumunda içine az bir miktar limon suyu da ekleyebilirsiniz.

Bu çorbayı kahvaltıdan en az yarım saat önce aç karna, en az iki bardak miktarında tüketmeniz önerilir.

Geceleyin tuvalete gitme ihtiyacıyla karşılaşmamak için çorbayı gün içerisinde tüketmeniz önerilir.

9 Günlük Tedavi

Bizim tavsiye ettiğimiz idrar söktürücü böbrek tedavisi dokuz gün sürmekte. Çorbayı içmeye ilaveten aşağıdaki önerilerimizi de dikkate alınız:

  • Tuz veya tuzlu gıdaları tüketmekten kaçının. Yemeğinize tuz yerine bir miktar tuzlu su ekleyebilirsiniz (doğal ürünler satan dükkanlarda ve bazı süpermarketlerde bulunabilir).
  • Hayvan proteini tüketiminizi azaltın (özellikle et, süt ve süt ürünleri) ve sebze proteinine öncelik verin. Böbrekleriniz için mükemmel baklagillerden biri, şans eseri böbrek şeklinde olan adzuki fasulyesidir. Baklagillerin dışında sebze proteini için diğer kaynaklar kurutulmuş meyveler ve mantardır. Hayvan proteini içerseler de yumurta ve az bir miktar balık yiyebilirsiniz.
  • Rafine şeker ve şekerli ürünleri tüketmekten kaçının. Tatlandırma için bal ve şeker otu kullanın.
  • Üşüdüğünüzde; böbrekler, karaciğerle birlikte böbrek hastalıklarının kötüleşmesine, enerji eksikliği ve yorgunluğa, bel bölgesinde ağırlara, vs. neden olan başlıca organlardır. Bunu önlemek için sırtınızın orta ve alt kısmını her zaman soğuktan koruyun. Geceleyin bir süreliğine sıcak su torbası veya elektrikli ısıtıcı kullanabilirsiniz.
  • Eğer fiziksel aktivite yapıyorsanız ve terliyorsanız, bu böbreklerinizi gevşetmeye yardımcı olacaktır. Onları aşırı çalıştırmak da vücudunuzdan sıvıları elimine etmek için bir diğer yoldur.

Sağlıklı bir Günlük Öğün Planına bir Örnek

Aşağıda sizin için hazırladığımız sağlıklı bir öğün planını bulabilirsiniz:

  1. Aç karna:  iki veya üç bardak çorba
  2. Kahvaltı: tam tahıl tost ve omlet
  3. Sabahleyin: birkaç bardak çorba
  4. Sabah ortası: kurutulmuş meyveler
  5. Öğle yemeği: mercimek çorbası, bütün pirinç, karışık salata ve balla tatlandırılmış elma reçeli
  6. Öğle ortası: birkaç bardak çorba
  7. Atıştırma: muz ve kızılcık içeceği
  8. Akşam yemeği: sarımsakla kızartılmış patatesli lahana ve balık fileto

Bir Uyarı

Bazı insanlar soğanı pek iyi sindiremezler. Ancak eğer yeterince iyi pişirilirse bu sorunla karşılaşılmaz. Yukarıdaki önerilerimizi temkinli bir şekilde uygulamanızı öneririz. Eğer sindirimle ilgili sorun yaşarsanız, tedaviyi bırakmanızı öneririz.

kaynak: sağlığa bir adım

Kalp Krizi Esnasında Ne Yapmalısınız?

Aspirin, kan akışını arttırmaya yardımcı bir antikoagülandır.

Kalp krizini herhangi bir anda yaşayabilecek olduğunuz gerçeği korkutucudur, çünkü sonuçları ölümcül olabilir. Ancak bu noktada korkmanız gereken şey, böyle bir ihtimale hazırlıksız olmanızdır, özellikle de bu esnada yalnızsanız.

Kalp krizinin semptomlarına nasıl tepki vereceğinizi bilmek, hayatınızı kurtarabilir. Eğer kriz esnasında yalnızsanız, genellikle gerektiği gibi davranmayı başarabilmek oldukça zordur ancak burada size vereceğimiz tavsiyeler sayesinde, hayatta kalma ihtimalinizi arttırabilmek ve zamanında tıbbi yardım alabilmek için nasıl hareket etmeniz gerektiğini öğreneceksiniz.

 

Kalp Krizi ile Kalp Durması Aynı Durum mudur?

Kalp krizi esnasında, bilhassa yalnızsanız, hayatta kalmak için size yardımcı olabilecek tavsiyelere geçmeden önce, kalp krizi ile kalp durması arasındaki farkı belirtmeyi istiyoruz. İnsanlar, genellikle bu iki durumun aynı olduğu gibi bir yanılgıya düşerler ancak durum böyle değildir. Kalp krizi ve kalp durması durumlarının her ikisinin de sebebi kan dolaşımının yetersizliği ve kalbe yeterli kanın iletilememesi olsa da, semptomlar açısından farklılaşırlar.

2-kalp-durması

Kalp durması, vücuttaki kan dolaşımı zayıfladığında ortaya çıkan, kalp kasılmasının düzensiz veya zayıf olmasına yol açan durumdur. Bunun sonucu olarak, vücut artık yeteri kadar oksijen alamamaya başlar ve durum beyni etkilemeye başladığında, kişi bilincini yitirir.

Kalp krizi yani tıp dilindeki adı ile miyokard enfarktüsü, kalbin belirli bir bölümüne olan kan akışının azalması sonucu oluşur ve genellikle bu duruma tıkanık bir atardamar sebep olur. Bu durumun sonucu olarak, kalbin bu bölümündeki dokular ölmeye başlar ve eğer bu durum tedavi edilmezse, kan ve oksijen arzındaki bu değişiklik kalp kaslarında oldukça ciddi zarara yol açabilir. Kalp krizini erken evrede farkedebilmek için uyarı anlamı da taşıyan, yaygın olarak görülen belirtiler; göğüs ağrısı, nefes darlığı, kalp çarpıntısı, aşırı terleme, bulantı, yorgunluk, baş dönmesi ve daha fazlasıdır.

Artık, kalp krizi ve kalp durması arasındaki farkı öğrendiğimize göre, kalp krizi esnasında, özellikle de yalnızsanız, hayatta kalma şansınızı arttırabilecek hangi adımları izlemelisiniz, bunları açıklayalım. Kalp krizine karşı kesin olarak hayat kurtarıcı bir yöntem olmasa da, bahsedeceğimiz tavsiyeleri uygulamak, yine de hayatınızı kurtarabilir. Bu önemli konuyu atlamayın.

Kalp Krizi Geçiriyorken Ne Yapmalısınız?

3-kalp1

  • Eğer göğsünüzün kalbinizi bulunduran bölgesinde, şüphe uyandıran bir ağrı ve rahatsızlık hissediyorsanız; öncelikle ve acilen, 112’yi aramalısınız. Eğer, size daha öncesinde herhangi bir kalp hastalığı teşhisi kondu ise, acilen doktorunuzun ofisi ile irtibata geçmelisiniz. Eğer bu belirtileri araç kullanırken hissetmekteyseniz, aracınızı kenara çekmeli ve en kısa sürede 112’yi aramalısınız.
  • Acil servise veya herhangi bir kliniğe ne kadar yakın olursanız olun, böyle bir durum esnasında, kendi kendinize araç kullanmaktan kesinlikle kaçınmalısınız. Çünkü, aracı kullanırken bilincinizi kaybedebilir ve bir kazaya sebep olabilirsiniz. Böyle bir durumda, hem kendinize hem de diğer insanlara zarar verebilirsiniz.
  • Eğer, kalp hastalığınızı kontrol altında tutabilmek için halihazırda kullandığınız ilaç veya ilaçlar varsa, elinizde bir beta-bloker bulunuyor olma ihtimali de yüksektir. Yardım beklerkenki süreçte bu ilaçtan bir adet alın. Eğer bu sizin ilk kalp krizinizse, mümkün olan en kısa sürede bir aspirini çiğneyerek yutmalısınız. Aspirin, kandaki pıhtı oluşumunu engeller ve atardamar duvarlarını rahatlatarak kan akışını güçlendirir. Bu şekilde, bekledikçe problemin daha da kötüleşmesinin önüne geçebilirsiniz.
  • Mümkün olan her anda, kalp kaslarına baskı uygulamaktan kaçınmak için sabit kalmaya dikkat etmelisiniz.
  • Eğer yapabiliyorsanız, göğsünüze, kalbinizin üzerine, kendini pompalamak için gireceği çabayı azaltmak için, yumruk atın. Bu, kendi kendinize kolayca başarabileceğiniz bir hareket değildir ve eğer bunu sizin için başka biri yapabiliyorsa, çok daha etkili olacaktır.

Şimdi artık, yalnız başınıza iken kalp krizi geçiriyorsanız, hangi adımları izlemeniz gerektiğini biliyorsunuz. Ayrıca, kalp krizi ile kalp durması arasındaki farkı neden ısrarla açıklamak istediğimizi merak ediyor olabilirsiniz. Bugüne dek internette veya derslerde kalp masajı ile ilgili belki bazı bilgiler edindiniz. Kalp masajı, kalp krizi esnasında yapılması uygun bir ilkyardım yöntemidir.

Bu yöntem sayesinde, birçok yaşam kurtulmuş olsa dahi, kalp durması esnasında uygulanması uygun değildir. Bu tarz makaleler, genellikle, bu iki durum arasındaki farkı net bir şekilde ifade etmemektedirler, dolayısıyla insanlar hangi durumda nasıl hareket etmeleri gerektiği konusunda kararsızlık yaşamaktadırlar. Umuyoruz ki bu yazı, konu ile ilgili size daha fazla ışık tutabilecektir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bunların Girmediği Eve Doktor Girer! İşte Sizi Hastalıklardan Koruyacak 14 Sıcacık İçecek

Yazı özleyenlerin hepsi buradaysa onlara kötü bir haberim var daha mis gibi yaz günlerinin gelmesine çok ama çok var.   Ne giysem, ne içsem derdinin büyük olduğu bu günlerde bir de hasta olmamaya çalışıyoruz. Neyse ki bu durum için size enfes sıcak içecekler derledim.

Herkesin sağlıklı bir kış geçirmesi dileğiyle…

1. Ekinezya çayı

Ekinezya çayı

Ekinezya bitkisi son birkaç yıldır hayatımıza girdi. Tadı biraz kötü olsa da soğuk algınlığı ve birebir olan çayı demleyip günde 1-2 bardak kadar içmeniz hastalıklardan koruyacaktır.

*İçerisine bal ve tarçın da ilave edebilirsiniz.

2. Adaçayı

Adaçayı

 

Normalde tadı ve kokusu ile birçok yemeğe can veren adaçayı bizi hastalıklardan koruyan otlardan bir diğeri. Yalnız yapacağı yan etkilerden dolayı günde en fazla 2 bardak içmeniz öneriliyor. Ada çayını demlerken içerisine bir iki dilim limon atmanız aroma ve vitamin açısından etkili olacaktır.
3. Hibiskus çayı!
Hibiskus çayı!

Hibiskus bitkisi de son yıllarda aramıza katılanlardan. Üstelik ekşi severler için tadı da bir harika. Kaynatırken içerisine bir çubuk tarçın ve portakal kabuğu eklerseniz harika oluyor.

4. Nane çayı

Nane çayı

Sık sık mide bulantısına iyi gelen nane çayı bol bal ile içildiğinde öksürüğün azalmasında da büyük rol oynuyor. Ancak bu da sağlık açısından günde en fazla 2 bardak tüketilmeli.5

5. En sevilen kış çayı Ihlamur!

En sevilen kış çayı Ihlamur!

Çocukluğumuzdan beri her kış bıkmadan usanmadan içtiğimiz üstüne tadını da sevdiğimiz yegane bitki hiç şüphesiz ıhlamur! Eh durum böyle olunca ıhlamursuz bir içerik düşünülemezdi. Ihlamur, karanfil, tarçın, zencefil bir dilim elma ve portakalı koyup bir güzel kaynatın. Ardından içine dilediğiniz kadar bal ilave edip için.

6. Zencefil çayı

Zencefil çayı

olmuyor. Ayrıca öksürüğü ve soğuk algınlığını şıp diye kesen bitkilerden kendisi. Birkaç dilim taze zencefili ve limonu kaynatın. Sonrasında içerisine bal ekleyerek için.

7. Meyan kökü çayı.

Meyan kökü çayı.

Bir başka öksürük düşmanı da meyan kökü çayı. 2 dal demlenmiş çaya bir miktar bal eklemeniz gece rahat uyumanızı da sağlıyor.

8. Kekik çayı

Kekik çayı
Kekik Bir çok derde deva olan bitkilerden. Eğer kendinizi biraz halsiz hissediyorsanız televizyonun karşısında bir bardak kekik çayı içmelisiniz. Üstelik içine aroma ve vitamin katması için bir dilim limon eklerseniz kendinize hemen gelebilirsiniz.
9. Kuşburnu çayı
Kuşburnu çayı

Kışın en güzel rengi kuşburnunun her hali güzeldir. Ama içindeki bol C vitamini oranıyla kendisi hastalıklara karşı olan en lezzetli çaylar arasındadır.

10. Karabiber çayı

Karabiber çayı

Evet yanlış okumadınız.  Karabiber çayı da hastalıklara birebir olanlardan. Özellikle öksürüğü hızla kesen karabiber çayını da tüketmeyi çok abartmamak gerek.

11. Portakal-elma çayı

Portakal-elma çayı

Meyvelerin getirdiği vitamini içinizi ısıtacak çaya dönüştüren şey işte burada. Bir iki dilim elma dilediğiniz kadar portakal, bal, tarçın, zencefili bir tencerede ısıtın. Kaynama noktasına gelmeden ateşten alın ve ılıkken için.

12. Zerdeçallı ılık süt!

Zerdeçallı ılık süt!
Zencefili ve hatta tarçınlısı da işe yarayabilir ancak zerdaçallı ve ballı ılık süt gibi hiçbir şey soğuk algınlığına düşman olamaz!
13. Portakal + badem
Portakal + badem

Ne alaka diyeceksiniz ancak ezilmiş ya da çekilmiş bademin öksürüğü kesmek gibi bir özelliği var. Ilık ya da normal sıcaklıktaki portakal suyuna karıştırıp içtiğinizde size iyi gelecektir.

14. Üzüm suyu

Üzüm suyu

Üzüm suyunu içerisine karanfil, tarçın ve portakal dilimleri koyarak kaynatın. Ilıkken için.