Archive | 01 Ocak 2016

Yeni Yıla Girerken Nar Kırmak Dışında Uğur Getireceğine İnanılan 9 Davranış

Yeni yıl; yeni umutlar, yeni hayaller, gerçekleşmeyi bekleyen planlar ve içine girmeyi bekleyen bikinilerle doludur. Bir laf vardır ya hani “Yeni yıla nasıl girersek öyle geçer” çok doğru aslında.

Bununla ilgili gördüğümüz duyduğumuz birçok ritüel var aslında. Aralarında en bilineni ise gece tam 12’de evin kapısında nar kırmaktır. Masada da kesinlikle bulunması gerekir ve de.

Bunların haricinde belki ilk defa duyacağınız, belki yıllardır yaptığınız bazı uğur getirildiğine inanılan şeyler var.

En bilinenle başlayalım: Kapıda nar patlatma

nar

Yılbaşı gecesi saatler tam 12’yi gösterdiğinde bir poşetin içinde kapının eşiğinde nar patlatılır. Sonra o nar masada yerini alır. Bereketi temsil eden narın, yıl boyunca masaların bereketini artıracağına inanılır.

Yemek masalarının bereketi onlara emanet: Ceviz ve badem

healthfitnessrevolution - ceviz

Masanızda bulunduracağınız ceviz ve bademin (tüm kuru yemişler arasında en önemlisi bu ikisiymiş) evinizde bolluk ve bereket sağlayacağı düşünüşüyor.

Biraz tılsımlı: Defne yaprağı

bitkiblog

Yılbaşı sofranızı süslemek için kullanacağınız defne yaprakları, kötü enerjileri uzak tutmaya yarayacakmış. Aynı zamanda defne yaprağı, insan sağlığına iyi geldiği ve bağışıklık sistemlerini güçlendirdiği için tüketilir bunun da bir sene boyunca sağlık getireceğini düşünüyorlar.

Nutella mesela: Sabah uyanınca tatlı bir şeyler yeme

Üç Malzemeli Nutellalı Kurabiye

Yeni yılın ilk sabahına uyandığınızda ilk yiyeceğiniz şeyin bir tatlı olması, tüm senenin tatlı ve güzel geçmesine yardımcı olacağına inanılıyor.

Sadece yeni yılda değil ama: Omzundan geriye tuz serpme

limon-tuzu

Yeni bir ev alındığında ve yeni bir seneye girerken iyi dileklerle birlikte omzunuzdan geriye doğru bir tutam tuz atmanın da uğur getireceğine inanılıyor.

Sadece nar değil: Meyvelere kulak vermek lazım

nar portakal greyfurt

Köşe yazarı Burak Kılıç bir yazısında “Yeni yılda mandalina ve portakallar elden ele geçirilirmiş. Mandalina şansı, portakal zenginliği temsil edermiş. Üzüm zenginlik, refah; nar, bereket ve bolluk getirirmiş.” diye belirtmiş.

Baklagilleri de unutmamak lazım: Mercimek mesela

yeşil mercimek

“Yılbaşında yenen börülce şans, mercimek taneleri paraya benzediği için uğurlu sayılırmış. Bu yüzden de dünyanın birçok ülkesinde yeni yıl yemeği olarak pirinç ve mercimek kullanarak yemekler yapılırmış. Baklagiller, pişirilince büyüdükleri için parayı sembolize ederlermiş.”

Yıl boyunca şans yakalamak için: Tatlı mı tatlı yiyecekler var

 

Devrini tamamladığı için, yuvarlak şekilli tatlılar uğur getirdiği kabul edilmektedir. Donutlar, Meksikalıların rosca de reyes’u, İtalyanların chiacchiere, Hollanda’nın Ollie bollen’inin ve keklerin içerisine katılan bir altın parçasını bulana şans getireceğine inanılmaktadır. Bazı kültürlerde badem de koyulur ve bulana yıl boyu şans getireceğine inanılırmış.”

Geri sayım yaparken: 12 üzüm tanesini hazır edin

daveskitchen - elma üzüm meyve suyu

Burak Bey yazısına şu şekilde devam ediyor: “Saatler gece yarısını göstermeden önce herkes 12 üzüm tanesini hazırlar ve gece tam 24.00’te üzümlerini yerler. İspanyollar ve Brezilyalılar şarapla yıkanarak yenen üzüm tanelerinin, gelecek yılda mutlu geçecek 12 ayı simgelediğine inanırlarmış.

kaynak: yemek.com

YÜKSEK TANSİYONUN DOĞAL İLACI

598545_761121010699370_3740526783027581898_n[1]
(Boston Tufts Üniversitesi uzmanları önerdi)

Yüksek tansiyondan şikayet edenlerin imdadına ebegümeci yetişiyor. Boston Tufts Üniversitesi uzmanları, ebegümeci ile yapılacak çayın tarifini verdi:

Malzemeler;

4 bardak su,
1 tarçın çubuğu,
1 portakalın suyu
1 çorba kaşığı şeker,
4-5 yemek kaşığı taze ebegümeci veya
3 çorba kaşığı kurutulmuş ebegümeci,

Tüm malzemeler çaydanlığa konulup 20 dakika kaynatılır. Sıcak veya soğuk olarak içilebilen bu çaydan günde en fazla 3 fincan tüketilmesi öneriliyor. kaynak: sağlık haberleri

Bu Besinler Akciğeri Temizliyor… İşte Rahat Nefes Aldıran 6 Besin…

535337_761946247283513_7620325041163161741_n[1]

Akciğerlerimiz sayesinde nefes alıyor ve kanın tüm vücudumuza temiz oksijen dağıtmasını sağlıyoruz. Bu kadar hayati organ olan akciğerlerimizi sigara, toz ve kirli hava ile zehirliyoruz. Yaşamın devam etmesi ve sağlımız için bu kadar değerli organımıza sağlık veren ve temizleyen gıdalarda vardır. İşte, akciğerleri temizleyen gıdalar ;

► Zencefil:

Çok kuvetli bir antioksidan olan zencefil, akciğerleri temizlemektedir. Çeşitli toksinleri, mukusu ve istenmeyen parçacıkları akciğerlerden atmaya yardımcıdır. Bu nedenle zencefil çayı veya zencefili direk olarak yiyebilirsiniz.

► Sarımsak:

Sarımsak kuvetli bir antioksidan olmasının yanı sıra, içinde bol miktarda bulunana alisin kimyasalı ile akciğerleri temizler.

► Okaliptüs:

Okaliptüs doğal bir antibiyotik olmasının yanı sıra içinde yağlar barındırır. Bu uçucu yağlar, akciğer enfeksiyonlarına iyi gelir, kan basıncını arttırarak kanın çoğalmasını sağlar. Öksürük şuruplarında, boğaz pastillerinde bu kimyasal yağ kullanılır. Taze okaliptüs çayı bronşit ve sinüzite iyi gelir. Buharını solumak öksürük ve bronşite iyi gelir.

► Ekinezya:

Soğuk algınlığı ve öksürük tedavisinde kullanılır. Bitkinin kökleri çeşitli akciğer enfeksiyonlarında yardımcıdır.

► Keçiboynuzu:

Özellikle sigara içenler için keçiboynuzu çok faydalıdır. 5 adet keçiboynuzu 1 litre suda kaynatılır ve aç karna içilirse sigaranın verdiği zararı düzeltmeye yardımcı olur.

► Ebegümeci:

Kaynar suda 1 miktar ebegümeci kaynatılır ve 5-6 saat sonra aç karına 1 bardak içilir. Bu uygulama ile, akciğerlerde ki sigara etkileri yavaşlatılır. Ebegümeci, ayrıca balgam attırır, akciğer kanserini engeller

kaynak: sğlık haberleri

B12 AZALINCA PİLİMİZ BİTİYOR ❤

1002878_762036120607859_7042473132815464066_n[1]
[ Prof. Dr. Osman Müftüoğlu ]

Yorgunluk ya da halsizlikten yakınıyorsanız, kafanızı bir türlü toparlayamıyor, konsantrasyon zorlukları yaşıyorsanız, uyumanıza rağmen dinlenemiyor, sabahları bitkin uyanıyorsanız, kulak çınlaması, dengesizlik, baş dönmesi gibi sorunlarınız varsa, -daha bitmedi-, depresyon tedavisi görecek kadar hayattan koptuysanız bu tür sorunların B 12 vitamini azlığından kaynaklanabileceği aklınızda olsun.

B12 vitamini kan yapımında da beyin-sinir sistemi fonksiyonlarında da bedene destek takımının adeta “golcüsü”, “iş bitiricisi”, kısacası maçın kaderini tayin edicisidir. Eğer yeteri kadar B12’niz yoksa kan hücrelerinizin oksijen taşıma kapasitesi azalır. Oksijensizlik enerji üretimini azaltacağından yorgun, bitkin düşmek kaçınılmazdır.

B12’niz eksikse beyniniz yeteri kadar asetil kolin üretemez. Dolayısıyla öğrendiklerine odaklanma, öğrenme ve bellek gücünden yeterice yararlanma şansınız azalır.
B12’niz eksikse beyin hücreleriniz uyarı üretme fonksiyonlarını yerine getiremez. Beyninizden çıkan uyarılar kaslarınıza, kaslarınızdan alınan duygular beyninize rahatça iletilemez. Sonuçta dengeniz bozulur, başınız döner, olur olmaz zamanlarda düşmeye başlarsınız. Kas gücünüz ciddi biçimde azalır. Kendinizi adeta pili bitmiş bir oyuncak gibi hareketsiz, isteksiz, beceriksiz bulursunuz.

NE YAPMALI?

B12 eksikliği kolay oluşmaz. Kolay oluşmaz, çünkü karaciğerinizdeki B12 dokusu en az iki yıl size yetebilir. İşte bu nedenle, B12 eksikliği çaktırmadan, sessiz ve derinden gelişir.
B12 noksanlığına bağlı unutkanlık/hafıza bozukluğu ya da megolablastik anemi (ya da kansızlık) belirtilerinin başlıcaları, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik, el ayak uyuşmaları, karıncalanmaları, kas güçsüzlükleri, denge bozuklukları, baş dönmeleri, odaklanma zorlukları, kafa karmaşası, uyku sorunlarıdır.

SORUN NE?

B12 noksanlığı son yıllarda daha sık görülen bir sorundur. Çünkü hem B12 zengini yiyecekleri daha az yiyoruz (et, tavuk, balık, süt ürünleri) hem de B12 emilimini bozacak ilaçları gereksiz ve sık kullanıyoruz. (antiasitler, reflü ilaçları, antibiyotikler, metformin gibi) Ya da yanlış yere vejetaryenlik peşinde koşuyoruz.
Eğer pilinizin yavaş yavaş zayıflamaya başladığını düşünüyorsanız bir laboratuvara uğrayıp B12 vitamini seviyenizin ölçülmesini isteyin. Laboratuvar raporundaki rakam 500’ün hele hele 300’ün altındaysa pilinizi yeniden şarj etmenizin tek çaresinin B12 takviyesi olduğunu unutmayın.

B12 VİTAMİNİ NELERDE BULUNUR?

B12 vitamini karaciğer, böbrek, sığır eti, yumurta, süt, peynir ve balıkta bulunur. Mayalı soya ürünleri ve deniz yosununda da b12 vitamini bulunur ancak daha azdır.

Bitkisel besinlerde pek bulunmadığından vejetaryenlerde eksikliği sıklıkla görülür. Bununla birlikte oto immün gastrit denilen mide çeperinin incelmesi rahatsızlığında da mideden asidin salgılanma problemi oluşması nedeniyle ince bağırsaklarda emilemez bu durumda da B12 vitamin eksikliği görülür. Bununla birlikte eğer vücutta emilememe gibi bir durum varsa, hap olarak alınamaz, adaleden enjeksiyon yoluyla verilir.

ET, TAVUK VE BALIK YİYEMEYENLER İÇİN B12 İÇEREN BİTKİ KÜRÜ.. Prof.Dr.İbrahim Prof.Saraçoğlu Önerisidir

B12 eksikliği gideren bitkisel kür:

Kür için gerekli olan malzemeler: Beyaz lahana , kimyon yada kimyon tohumu, tuz.

Kürün hazırlanması: Lahanayı kesiyoruz. Kullanılan kaplar çok temiz olmalı. Lahananın yapraklarındaki bakteriler harekete geçirilecek. Lahanayı doğruyoruz. Kaba koyuyoruz. Üzerine tuz ilave ediyoruz. Bir çay kaşığı tuz ilave ediyoruz. Üzerine kimyon koyuyoruz. Kimyon ile iyice karıştırıyoruz. Yarım dakika kadar bu karışımı yoğuruyoruz. Sonra bu karışımı kavanozun içine koyuyoruz. Kavanoza koyulan karışımı iyice kavanozun içine sıkıştırıyoruz. İyice sıkışması için kavanoz içerisine taş yada ağır bir şey koyulabilir. Kavanozun ağzını kağıtla yada başka bir şey ile kapatıyoruz. Ağzını lastikle sıkıcı kapatıyoruz.

Karanlık bir yere koyacağız. 4 -5 gün orada kalması gerekiyor. Güneş ışığı görmemesi lazım. Eğer lahana suyu lahananın üzerine çıkarsa zamanla küf oluşumu olabilir. Onu kaşıkla almak gerekiyor. Temiz çalışılması lazım. 5 .gün den sonra ekşidiğini göreceğiz.

Kürün uygulanması: Hazırlanan bu lahanalar 5.günden sonra tüketilecek. Bu gerek olduğu kadar kür hazırlanıp kullanılabilir.      i‬

kaynak: sağlık haberleri

YENİ YILDA KENDİNE MEKTUP YAZ :)

Çok değil, bir gün sonra bir seneyi geride bırakıyoruz. Yeni bir başlangıca kapılarımızı açıyoruz. O kapıdan nelerin, kimlerin, hangi duyguların girmesini isteriz. Hayallerimiz mi var? Korkularımız mı? Bir türlü sahip olamayacağımızı düşündüğümüz isteklerimiz mi? ….

                     
Çocukluğumdan bu yana yeni bir defterin kapağını açtığımda çok heyecanlanırım. Mis gibi gelir o kağıdın kokusu…Gözlerimi kapatıp, o sayfalara neler yazacağımı hayal eder dururum. Bir gün defter biter elbette. Bitmiş defterin sayfalarını karıştırdığımda bazı sayfalarda karalamalarla, bazı sayfalarda inci tanesi gibi yazılmış cümlelerle, bazılarında çala kalem çizilmiş resimlerle karşılaşırım….
Yeni yılı da yazarak karşılamak istedim bu sene…  Benim için bir ilk olacak… Heyecanlıyım. Sizinle de paylaşmak istedim.
“YENİ YILDA KENDİNE MEKTUP YAZMA” yı sevgili Yeşim Cimcoz‘dan öğrendim. Yazı Evi Atölyesi’ne adımımı attığım ilk günden bugüne kadar orada öğrendiklerim saymakla bitmez ama beni en heyecanladıran şeylerden biri bu oldu…
İnsan kendine nasıl mektup yazar demeyin hemen…. Alın elinize kağıt kalemi bakın neler çıkacak…
Sevgili ………. (Buraya kendi adınızı yazın) diye başlayabilirsiniz… Belki de kendiniz için seçtiğiniz bir lakabınız vardır; isterseniz ona hitap ederek başlayın.
Sonra tek tek anlatmaya başlayın…. 2016 senesi boyunca neler oldu, neler yaşadınız, ne zorlukları aşarak hangi hayallerinize kavuştunuz. Evet, yanlış okumadınız 2016’da neler olduğunu yazın diyorum. Gelecekte sene yaşanmış ve bitmiş gibi…
 
Sevgili Özlem,
 
O bitmez dediğin romanım var ya, 2016 uğurlu geldi ve bitti biliyor musun? Gerçi bilirsin tabii. Günlerce kitapçıların raflarında kaldı. Hikayenin filme çekilmesi için görüşmeler bile başladı. 
Güllü’yü biliyorsun; benim can arkadaşım. Bir türlü çocuğu olmuyordu. Ben dahil herkes ümidini kesmek üzereydi ki,senenin sonuna doğru mutlu haber geldi; Güllü hamile!!!! Tamam azıcık zor oldu ama oldu işte…. Yaşasın. ….
Bu mektup istenildiği kadar uzatılabilir…. Ben örnek olsun diye bir kaç satır karaladım sadece.
Mektubunuzu bitirdikten sonra bir zarfın içine koyun ve saklayın. Bir sene sonra (2016’nın bitmesine yakın) postaya verin ve kendinize gönderin. Bunu yapmak zorunda mısınız? Hayır ama kulağa daha eğlenceli ve heyecanlı geliyor bence 🙂
Bakın bakalım, bir sene gerçekten nasıl geçmiş… Mektubunuzda yazdıklarınızla hayatınızda olup bitenler arasında nasıl bir benzerlik var…
Belki birebir aynı şeyler olmayacaktır ama öyle şeyler yaşarsınız ki; yaşadıklarınızın duygusu yazdıklarınız ile aynı olur. Belki arkadaşınız hamile kalmamıştır ama evlat edinmiştir. Olay farklı olsa da duygu aynı… Veya dizi filmde oyuncu olduğunuzu yazmışsınızdır; oyuncu olmamışsınızdır da bir kurumda koskoca bir anfide ders vermeye başlamışsınızdır. Bir nevi sahnedesinizdir yani.
Ben mektubu yazdım, zarfa koydum… 2016’nın sonunda neler olup bittiğini paylaşırım sizinle… Siz de isterseniz bana yazarsınız….
Öpüyorum herkesi… İyi yıllaaarrrrrrrrrrrrrrrrr!!!!

Özlem Çetinkaya

Enerji Terapisti-Yazar
hayalhanesi.com

Sizin de Aralarında Olmanız Muhtemel Kimselere Zararı Olmayacak 16 İnsan Modeli

Bazıları incelikte abartılı olsa da bu insanlardan zarar gelmesi pek mümkün değil.☺

1. Yolda yürürken elindeki çöpü atmak için çöp tenekesi bulamayınca çöpü elinde taşıyan insan.

Yolda yürürken elindeki çöpü atmak için çöp tenekesi bulamayınca çöpü elinde taşıyan insan.

Yolunun üstünde uzun süre bir çöp tenekesi denk gelmediğinde cebine ya da çantasına koyacaktır.

2. Odadan çıkarken odadaki kişiye kapı açık mı kapalı mı kalsın diye soran insan.

Odadan çıkarken odadaki kişiye kapı açık mı kapalı mı kalsın diye soran insan.

Bu insan aynı zamanda ışık açık mı kapalı mı kalsın diye de sorar.

3. Belediye otobüslerinde kartı boş olan kişi için onun rica etmesini beklemeden kartını uzatan, sonra da parasını istemeyen insan.

Belediye otobüslerinde kartı boş olan kişi için onun rica etmesini beklemeden kartını uzatan, sonra da parasını istemeyen insan.

4. Tabaktaki son lokmaya dokunmayıp diğer kişinin yemesi için bekleyen insan.

Tabaktaki son lokmaya dokunmayıp diğer kişinin yemesi için bekleyen insan.

5. Başka bir bakkaldan alışveriş yaptığı poşetler elinde olduğu için her zaman alışveriş yaptığı bakkalın önünden geçmeyen insan.

Başka bir bakkaldan alışveriş yaptığı poşetler elinde olduğu için her zaman alışveriş yaptığı bakkalın önünden geçmeyen insan.

O bakkala ihanet edermiş gibi.

6. Tezgahını orta yerde bırakıp isteyen alıp parasını bırakabilir diyen insan.

Tezgahını orta yerde bırakıp isteyen alıp parasını bırakabilir diyen insan.

7. Esprisi hiç komik olmayan birine zor durumda kalmasın diye gülebilen insan.

Esprisi hiç komik olmayan birine zor durumda kalmasın diye gülebilen insan.

8. Yanlış durakta dura bastığını anlayınca ayıp olmasın diye inen insan.

Yanlış durakta dura bastığını anlayınca ayıp olmasın diye inen insan.

Otobüs sadece senin için duruyor ve insanları zamanından edip şoföre seslenmek yerine spor olur hem deyip inmeye karar vermek.

9. Tanımamasına ve uzakta olmasına rağmen arkasından gelen kişi için kapıyı tutan insan.

Tanımamasına ve uzakta olmasına rağmen arkasından gelen kişi için kapıyı tutan insan.

10. Yanlış anlamasın diye kendisine borcu olan kişinin olduğu yerden geçmemeye özen gösteren insan.

Yanlış anlamasın diye kendisine borcu olan kişinin olduğu yerden geçmemeye özen gösteren insan.

11. Otobüste yanındaki koltukta uyuyakalıp başı omzuna düşen kişiyi uyandırmaya kıyamayan insan.

Otobüste yanındaki koltukta uyuyakalıp başı omzuna düşen kişiyi uyandırmaya kıyamayan insan.

12. Mağazada kendisiyle ilgilenen tezgahtara ayıp olmasın diye fazla beğenmediği giysiyi satın alan insan.

Mağazada kendisiyle ilgilenen tezgahtara ayıp olmasın diye fazla beğenmediği giysiyi satın alan insan.

13. Bir turist adres sorunca tarifine rağmen bulamayacaklarını düşünüp gitmeyecek olsa bile ben de oraya gidiyordum deyip onları adresine ulaştıran insan.

Bir turist adres sorunca tarifine rağmen bulamayacaklarını düşünüp gitmeyecek olsa bile ben de oraya gidiyordum deyip onları adresine ulaştıran insan.

14. Yağışlı bir havada şemsiyesi olmayan birini şemsiyesi altına almayı teklif edebilen insan.

Yağışlı bir havada şemsiyesi olmayan birini şemsiyesi altına almayı teklif edebilen insan.

15. Sokakta başını okşadığı için bir yavru köpeğin peşine takılmasının ardından gitmesini istediği için hüzünlenebilen insan.

Sokakta başını okşadığı için bir yavru köpeğin peşine takılmasının ardından gitmesini istediği için hüzünlenebilen insan.

16. Gece tenha bir sokakta bir kadının arkasından yürürken takip edildiğini sanıp endişe etmesin diye adımlarını hızlandırıp yanından geçip giden insan.

Daha Sağlıklı Bir Yaşam İçin Her Gün Uygulayabileceğiniz Basit ve Etkili 21 Yöntem

1. Keyfinizi arttıracak en doğal şeyi deneyin ve portakal kabuğu koklayın.

Keyfinizi arttıracak en doğal şeyi deneyin ve portakal kabuğu koklayın.

Çalışmalar portakal özünün ruh haline iyi geldiğini, dikkati arttırdığını ve hatta stresi azaltabileceğini gösteriyor.  Portakal yağıyla bileklerinize ve şakaklarınıza yapacağınız bir masaj da aynı etkiye gösterecektir.

2. Yemek yerken sizi oyalayacak dış etkenlerden uzak durup yalnızca yemeğinizle meşgul olmaya çalışın.

Yemek yerken sizi oyalayacak dış etkenlerden uzak durup yalnızca yemeğinizle meşgul olmaya çalışın.

Yemeğinize ve iştahınıza odaklanmak, televizyon ya da bilgisayar ekranı karşısına değil masaya oturup yemeğinizi yavaşça çiğneyerek yemek anlamına geliyor. Böylelikle gerektiğinden daha az veya daha fazla yeme ihtimaliniz de azalır.

3. Uyumadan önce birkaç damla lavanta yağı damlattığınız bir mendili yastık kılıfınızın içine koyun.

Uyumadan önce birkaç damla lavanta yağı damlattığınız bir mendili yastık kılıfınızın içine koyun.

Daha derin ve huzurlu bir uyku için evde kolayca uygulayabileceğiniz aromaterapi seansı olabilir bu.

4. Dişçilerin sözünü dinleyin ve diş ipi kullanmaya gayret edin.

Dişçilerin sözünü dinleyin ve diş ipi kullanmaya gayret edin.

Diş ipi kullanımı diş eti sağlığı için önemlidir ve ağzınızın daha da temiz olmasını sağlar. Yeni yapılan bir çalışmaya göre diş ipi kullanmak kalp hastalıklarının önlenmesinde bile rol oynayabiliyor.

5. 20/20/20 kuralıyla gözlerinize daha iyi bakın.

20/20/20 kuralıyla gözlerinize daha iyi bakın.

Akıllı telefon ya da bilgisayar ekranları gibi arkadan aydınlatılan cihazlar gözlerinizi bir hayli zorlar. 20/20/20 kuralı ise bunu azaltmanızda size yardımcı olacaktır. Tek yapmanız gereken her 20 dakikada, 20 saniye boyunca, 20 ft yani 6 metreden daha uzaktaki bir şeye bakmak.

6. Meditasyona vakit ayırın, 10 dakika bile olsa.

Meditasyona vakit ayırın, 10 dakika bile olsa.

Oturup rahatlamaya, nefes alıp vermeye biraz olsun zaman ayırmak tüm gün içinde sizin için büyük bir fark yaratabilir. Meditasyona yeni başlayacaksınız telefonunuzda kullanabileceğiniz uygulamalar size yardımcı olabilir.

7. Esneme yapın.

Esneme yapın.

Kaslarınızı esnetmek için usta bir yogi olmak zorunda değilsiniz.

8. Metro ya da otobüsle işe gidiyorsanız bir durak önce inip yürümeyi deneyin.

Metro ya da otobüsle işe gidiyorsanız bir durak önce inip yürümeyi deneyin.

Hem gün içinde atacağınız adım sayısını arttırıp hem de ofise girmeden önce temiz hava alıp zihninizi boşaltabilirsiniz.

9. Bitki çayı içmeyi alışkanlık hale getirin.

Her derdinize deva olacak bir bitki çayı bulunuyor. Yeşil çay enerjinizi arttırmak için kahveye bir alternatif olabilir. Papatya çayı daha rahat uyumanızı sağlar, rezene ve nane çayı ise sindirime yardımcı olur.

10. Çalışma saatleri dışında çok fazla teknoloji kullanmamaya özen gösterin.

Çalışma saatleri dışında çok fazla teknoloji kullanmamaya özen gösterin.

Tabi ki çıkarken telefonunuzu ofiste bırakacak değilsiniz fakat uykuya dalana kadar ekrana yapışıp kalmadığınızdan emin olun.

11. Yatağa her zamankinden bir saat daha erken gitmeyi deneyin.

Stres kaynaklı birçok sorunun kaynağı uykusuzluk. Bu yüzden biraz daha fazla uyumayı denedikten sonra nasıl hissettiğinizi gözlemleyebilirsiniz.

12. Banyo yaparken deniz tuzu ve zeytin yağı kullanarak evde hazırlayabileceğiniz vücut peelingiyle kendinizi şımartın.

Banyo yaparken deniz tuzu ve zeytin yağı kullanarak evde hazırlayabileceğiniz vücut peelingiyle kendinizi şımartın.

Ölü derilerden arınmak herkese iyi gelir.

13. Özellikle masa başında çalışıyorsanız vücudunuzun duruşuna dikkat edin.

Özellikle masa başında çalışıyorsanız vücudunuzun duruşuna dikkat edin.

Omuzlarınıza ve boynunuza ayrıca özen göstermeyi unutmayın.

14. Asansör yerine merdivenleri kullanın.

Asansör yerine merdivenleri kullanın.

Asansöre binmek yerine merdiven çıkmak gün içinde yaptığınız fiziksel aktiviteyi arttırmanın en basit ve etkili yoludur.

15. Tatil günlerinde daha sonrasında yiyebileceğiniz yemekler ve atıştırmalıklar hazırlamak için vakit ayırın.

Ne yiyeceğim derdinden kurtulmak, daha sağlıklı beslenmek ve zamandan tasarruf etmek için yemeklerinizi önceden, boş vakitlerinizde hazırlayabilirsiniz.

16. Öğle yemeğini iş yerindeki masanızda yemek yerine dışarıya çıkın.

Öğle yemeğini iş yerindeki masanızda yemek yerine dışarıya çıkın.

20 dakika bile olsa öğle yemeğinde dışarıya çıkıp temiz hava almak ve ortam değiştirmek ruh halinizi ve yaratıcılığınızı olumlu yönde etkileyebilir.

17. Hafta sonları mutlaka fazla kaçırıyorsanız hafta içi içkiden uzak durarak dengeyi sağlayın.

Hafta sonları mutlaka fazla kaçırıyorsanız hafta içi içkiden uzak durarak dengeyi sağlayın.

Denge önemli.

18. Çayı kahveyi şekerli ya da tatlandırıcılı içiyorsanız azaltmayı hatta tamamen bırakmayı deneyin.

Çayı kahveyi şekerli ya da tatlandırıcılı içiyorsanız azaltmayı hatta tamamen bırakmayı deneyin.

Şeker kullanımınızı azaltmak için izlenecek en kolay yollardan biridir.

19. Sebze içecekleri alın ya da evde kendiniz hazırlayın.

Sebze içecekleri alın ya da evde kendiniz hazırlayın.

Sebze tüketiminizin yetersiz olduğunu düşünüyorsanız yeşil sebze içecekleri tam size göre.

20. Evde daha sık yemek yemeye çaba gösterin.

Evde daha sık yemek yemeye çaba gösterin.

Hem daha sağlıklı hem de daha ekonomik.

21. Yanınızda büyük bir su şişesi taşıyın.

Yanınızda büyük bir su şişesi taşıyın.

Gün boyunca yeterince su içmek için en iyi yöntem yanınızda su taşımaktır. Plastik yerine cam ya da çelik şişeler kullanmaya dikkat edin.

Kulaklarınızı Temizlemenin Doğru Yolu

Ear-cleaning[1]

Eğer kulaklarınızda hiçbir sağlık sorununuz yoksa, kulaklarınız kendi kendilerini doğal olarak temizlerler. Ancak kulak kiri kulağınızı tıkayıp, uğultu sesi gibi rahatsızlıklara neden olup, düzgün işitmenizi engelleyebilirler.

Bu yüzden ara sıra kulaklarınızı temizleyip içeride biriken kulak kirini çıkartmalısınız. Eğer aşağıdaki belirtileri gösteriyorsanız kulaklarınız, kulak kiri yüzünden tıkanmış olabilir:

  • Ağrı veya işitme kaybı
  • Kulak çınlaması
  • Kulağın kaşınması veya kötü kokan akıntı olması

Evde kulaklarınızı nasıl temizleyebilirsiniz?

Ear-pain

Evde kulağınızı tıkayan kiri çıkartabileceğiniz pek çok doğal yöntem bulunmaktadır. Bunlardan en sık tercih edilenleri:

– Biriken kiri masaj yaparak çıkartın

İşitme kanalınızı tıkayan kulak kirini çıkartmak için, kulağınızın arkasındaki bölgeye masaj yapmanız ve bir yandan ağzınızı açık kapatırken kulağınızı çeşitli yönlere doğru çekmeniz gereklidir.

– Hidrojen peroksit

Hidrojen peroksit veya oksijenli su hem kulağı tıkayan kiri çıkartmak hem de kulak ağrılarını tedavi etmek için önerilir.

Yapılışı:

Yarım bardak oksijenli su ve yarım bardak ılık suyu karıştırıp bir damlalığa doldurun. Yatay pozisyona geçin ve sorunlu kulağın içine bu sıvıdan damlatın. 3 ila 5 dakika bekleyin. Ardından kafanızı eğerek kulağın içindeki suyu boşaltın ve sadece ılık su kullanarak aynı şekilde kulağınızı durulayın.  Oksijenli su yerine bebek yağı veya maden suyu da kullanabilirsiniz.

– Zeytin yağı

Yukarıda tarifini verdiğimiz yöntemi kullanmanızı öneriyoruz ancak bu sefer ılık zeytin yağı ile. Kulağın içine işlemesi için 15 dakika bekleyin ve bu tedaviyi günde 3 kere, 3 veya 4 gün boyunca tekrarlayın.

– Sıcak su şişesi

Bu evde uygulayabileceğiniz basit ama etkili bir yöntemdir.  Tek yapmanız gereken şey, bir şişe alıp içerisine sıcak su doldurmak.  Ilınmaya başlamış su şişesini alıp sorunlu kulağa dayayın ve yaklaşık 15 ila 30 dakika bekleyin. Kulak kirinin yumuşadığını ve daha rahat temizlendiğini göreceksiniz.

-Yıkama

Eczanelerde kulak yıkamak için özel tüpler satılmaktadır. Vücut ısısında, ılık su kullanmalısınız. Kulağınızı yıkadıktan sonra iyicene kurulamayı unutmayın.

– Demlenmiş papatya ile kulak banyosu

Karışımı hazırlamak için iki yemek kaşığı papatya çiçeği ve bir bardak su kullanın. Demleyip ılınana kadar bekleyin ardından çok iyi süzün.

Bu karışımı kullanmadan önce kulağınıza 3 damla zeytin yağı damlatın ve 5 dakika bekleyin. Ardından kulağınızı damlalık veya yıkama tüpü yardımıyla, demlediğiniz karışım ile durulayın.

Eğer sorununuz geçmezse, kulağınızı daha etkili bir şekilde yıkaması için bir uzmana danışın.

Kulaklarınızı temizlerken dikkat etmeniz gereken şeyler

Wax

  • Kulağınızda bir rahatsızlık hissettiğinizde, asla kulağınıza yabancı bir cisim sokarak temizlemeye çalışmayın. Pamuklu çubuklar veya pamuk topları bu durumda kesinlikle önerilmez çünkü kiri daha derine iterek durumu kötüleştirebilirler.
  • Eğer kulak zarınızda delik varsa, asla kulağınızı oksijenli su damlatarak veya evde temizlemeye çalışmayın. Bu kulağınıza çok ciddi zarar verebilir.
  • Kulağınızı temizlerken asla basınçlı su kullanmayın aksi taktirde kulak zarınızı delebilirsiniz. Ayrıca enfeksiyona neden olmamak için kulaklarınızı çok sık temizlememelisiniz.
  • Bahsettiğimiz yöntemlerin hiç biri 12 yaşın altındaki çocuklar için uygun değildir. Çocukların kulakları çok daha hassas olduğu için çok ciddi sorunlara neden olabilirsiniz. Eğer çocuğunuzun kulak tıkanıklığı olduğundan şüpheleniyorsanız, lütfen bir uzmana danışın.

Unutmayın…

Kulak kiri aslında kulaklarımızı tozdan, mikroorganizmalardan ve işitme kanalına girip zarar verebilecek diğer şeylerden korur. Bu yüzden kulaklarınızı gerçekten temizlemeye ihtiyacınız olduğunda veya kirden dolayı tıkandıklarında temizlemelisiniz.

Eğer kulaklarınız çok sık tıkanıyorsa, bir kulak uzmanına görünmeniz gerekebilir. Sorununuzun ne olduğunu bulup, size en uygun tedaviyi önereceklerdir

kaynak: sağlığa bir adım

Mutlu Olmak İçin Ayna Kanununu Keşfedin

ayna-etkisi[1]

Ayna Kanunu, başka insanlarda gördüklerimizin aslında içimizde olanların bir yansıması olduğunu belirtir. Bu nedenle eğer mutlu olmak istiyorsak, mutluluğumuzun başkalarına değil, kendimize bağlı olduğunu söyler.

Diğer insanlarla (aile üyeleri, arkadaşlar, iş arkadaşları, vs.) sorunlarınızı kendi kendinize gerçekleştirebileceğiniz egzersizler sayesinde çözebileceğinizi belirten Ayna Kanununa biraz daha yakından bakalım.

Sizi Rahatsız Eden Şeyler

Her zaman sizi rahatsız eden bir şeyler olacaktır; örneğin bir aile üyesinin aile yemeklerinde aynı şeyleri tekrarlaması, anne babanızın hayatınızı sürekli kontrol etmeye çalışması, çocuklarınızın sizinle samimi olmaması, iş yerinde değerinizin bilinmemesi, kardeşlerinizin bencilce davranması, arkadaşlarınızın sizi sizin istediğiniz gibi desteklememesi… Herkesin farklı sorunları olmasına rağmen çoğu insan diğer insanların belirli bir şekilde davranmasını bekler ve bu gerçekleşmediğinde hayal kırıklığı hissederler. Aynı şekilde biz de mutlaka başkalarını hayal kırıklığına uğratıyor olabiliriz ve çoğu zaman bunun farkında dahi değilizdir.

Biz birinci egzersiz olarak çevrenizdeki insanların sizi rahatsız eden tüm yönleri hakkına bir liste oluşturmanızı öneriyoruz.

liste

Sizinle ilgili diğer insanları rahatsız eden şeyler

Şimdi olaya bir de diğer yönünden bakacağız ve sizinle ilgili diğer insanları rahatsız edebilen veya belirli bir noktada rahatsız etmiş olan her şeyi listeleyeceğiz. Bunu yapabilmek için samimi olmanız ve öz eleştiri yapabilmeniz gerekli. Mükemmel değilsiniz, siz de insansınız ve pek çok kez hata yaptığınızı biliyorsunuz. Bu nedenle empatiye sahip olmak önemlidir. Yani kendinizi başkasının yerine koyabilmeniz gerekir.

Ayna Kanunu ne der?

Ayna Kanunu eğer bir kişiye karşı gerçekten olumsuz düşünceler besliyorsanız, bunun nedeninin aslında diğer insanda değil, sizin kalbinizde yattığını belirtir. Örneğin, birisinin size söylediği bir şeye alındıysanız, bu sizin de bir başkasına hakaret etmenizden kaynaklanır. Bu size hakaret edenle aynı kişi olmak zorunda değildir. Bunların farkına varmaya başladığınızda ve özellikle de bunu önlemeyi öğrendiğinizde siz de başkalarının alınmasına neden olmazsınız. Ancak herkes aynı duruma aynı şekilde bir reaksiyon göstermez, çünkü her insanın kalbi farklıdır.

Pratik bir Egzersiz

Katlanamadığınız, sizi inciten, sinirlendiren veya alınmanıza neden olan bir özelliğe sahip olan iki insan seçeceğiz ve ardından bu kişilerin sevdiğiniz ve bu yönleri nedeniyle onlara teşekkür etmek istediğiniz özelliklerini listeleyeceğiz. Bu egzersiz bazen sizi şaşırtabilir ve rahatsız da edebilir, bu nedenle bu egzersizi gerçekleştirirken ciddi bir çaba serf etmeniz gerekebilir. İnanın ki bu buna değer. Şüphesiz bu insanlar onlara teşekkür etmeye değer bir şey yapmıştır veya takdir ettiğiniz bir özelliğe sahiptir. Bu gibi özellikleri listelemek için ne kadar zaman gerekirse buna adamanızı öneririz.

Bunun ardından biraz daha zor bir şey yapacaksınız. Onlara bağışlanmak istediğiniz şeyler için bir liste oluşturacaksınız. Bunların illa çok önemli şeyler olması gerekmiyor. Onlara bir kez ters bakmış olabilirsiniz veya onları arkalarından eleştirmiş olabilirsiniz. Onlara saygısızlık etmiş, onlara kötü bir şey söylemiş veya bir şey için teşekkür etmeyi unutmuş olabilirsiniz. Bu tam anlamıyla tevazu gerektiren bir egzersizdir ve üçüncü ve sonuncu adımlar gerçekten cesaret ister.

Söz konusu kişiyle iletişime geçin (yüz yüze, telefonla veya mektup yazarak). Onlara listelediğiniz her şey için teşekkür edin ve ikinci listedeki her şey için onlardan özür dileyin.

arama

Sonuçlar

Bir önceki egzersiz oldukça garip gelebilir, çünkü çoğu kişi bunu gerçekleştiremeyecek kadar fazla gururludur veya işin tam tersi gerçekleşmesinin gerektiğini düşünürler. Özür dilemesi veya teşekkür etmesi gerekenin kendileri değil, diğer tarafın olduğunu düşünürler. Ama bu yöntem gerçekten şaşırtıcı bazı sonuçlara sahiptir ve bu tür bir iletişimi asla beklemeyen bu kişiler genel olarak çok olumlu tepki verirler ve bu onları heyecanlandırır.

Nerede, nasıl ve kiminle?

Bu egzersiz istediğiniz zaman ve istediğiniz kişiyle gerçekleştirilebilir. Bu neredeyse her zaman olumlu sonuç doğuran pratik bir egzersizdir. Bu bir bakıma çok basittir, ama bir diğer yandan da oldukça zordur. Bu, özellikle de en çok sevdiğiniz ve değer verdiğiniz insanlarla veya size zarar veren ve üstesinden gelmek istediğiniz durumlarda denemeye değerdir.

Resimler kiwanja ve M Car izinleriyle kullanılmıştır. kaynak: sağlığa bir adım

6 Basit Yöntemle Öfkenizi Kontrol Altına Alın

öfke1[1]

Öfke sadece psikolojik değil biyolojik değişimlerle de ilişkilendirilebilir; çünkü öfkelendiğiniz anlarda kan basıncı, bazı hormonların üretimi ve nefes alış-veriş hızınız artar. Öfkenizi nasıl kontrol edebileceğinizi bilmeniz gerçekten önemlidir.

Herkesin zaman zaman öfkelendiği doğrudur, fakat bu çok sık olduğu zaman problemler oluşmaya başlar. Eğer son dönemlerde kendinizi çok “huysuz” hissediyorsanız, anlatacağımız stratejileri ve tavsiyeleri sinirinizi doğal yollarla kontrol altında tutmak için göz önünde bulundurmanızda fayda var.

Hiddet ve öfke sadece etrafımızdakileri değil aynı zamanda kendi vücudumuzu da kasıp kavurur. Birçok araştırma, öfkenin özellikle erkeklerde, bazı kalp rahatsızlıkları riskini arttırdığını göstermektedir. Diğer sebep olduğu problemler ise: stres, sindirim zorluğu, uykusuzluk, baş ağrısı, gastrit ve benzerleridir. Yani, öfkemizin arttığı ve yüzümüzün kızarmaya başladığı anları kontrol etmeyi öğrenmek çok önemlidir.

Öfke Nedir?

Öfke sebep olan duruma, kişiye ve neyin tetiklediğine bağlı olarak yoğunluğunda değişim gösteren bir duygudur. Daha ılıman hali şiddetli memnuniyetsizlik olarak kendini gösterir, fakat en yoğun hali ise hiddet ve köpürmektir. Öfke psikolojik ve biyolojik değişimlerle ilişkilendirilebilir, çünkü kan basıncını, bazı hormonların (mesela adrenalin ve kortizon) üretimini ve nefes alış-veriş hızını arttırır.

Genellikle öfkemizin doğal ve içgüdüsel olarak açığa vurumu agresifliktir; bağırarak, etrafımızdaki cisimleri bir yerlere veya birine fırlatarak bunu yaparız. Amerikan Psikoloji Birliği’nin tanımına göre öfke dış tehditlere karşı oluşan bir tepkidir, bu dış tehditler de büyük düşmandan kendimizi savunmak için savaşmak zorunda kaldığımız durumlardır. Bir parça öfkenin kendimizi kurtarmak için önemli olduğunu, fakat çok büyük boyuttaki öfkenin her zaman zararlı olduğunu aklımızdan çıkarmamak gerekir.

öfkeli çocuk

Öfkenizi Kontrol Etmenin Yolları

Rahatlayın

Rahatlama teknikleri veya metodlarının öfkeyi ve siniri azaltmakta insanı hayrete düşüren bir etkisi vardır. Düşüncelerinizi ve hislerinizi de bu yönde şekillendirmeniz daha da işinize yarayacaktır. Nasıl rahatlarız? Meditasyon yaparak. Yoga veya tai chi deneyebilirsiniz. Gözlerinizi kapatın, burnunuzdan derin bir nefes alın ve hiçbir şey düşünmemeyi deneyin. Çok mu zor olduğunu düşünüyorsunuz? Endişelenmeyin, en azından bir kez deneyin ve nasıl rahatlamaya başlayacağınızı görün.

Arındırıcı Fiziksel Aktiviteler Yapın

Fiziksel egzersizler öfkeyi yok etmenin doğal bir yöntemidir. Fakat dikkat edin, bütün sporlar veya egzersizler yardımcı olmayacaktır. Eğer atletik bir yapıya sahip değilseniz endişelenmeyin, her zaman sizi rahatlatan ve aynı zamanda eğlenceli olan bir fiziksel aktivite bulabilirsiniz! Örneğin, boks yapmayı veya dövüş sporlarını mesela judo, tekvando veya kickboksu deneyebilirsiniz ya da bisiklet sürmeye veya yürüyüşe çıkabilirsiniz.

Eğer öfkenizin artmaya başladığını hissediyorsanız, yürüyüşe çıkın ve biraz temiz hava alın. Spor salonunda iseniz, enerjinizi sizi öfkelendiren şeylere yöneltin (patronunuz, anneniz veya arabanıza çarpan adam hakkında düşünebilirsiniz).

paten

Problemi Bilin

Öfkeyi vücudumuzdan atmanın iyi bir yolu onunla baş edebilmektir. Bu ise, öfkemize sebep olan şeylere, neden o tepkileri verdiğimize benliğimizde derin olarak bakmak demektir. Sizi neyin rahatsız ettiğini fark etmemiş olabilirsiniz ve bir terapistle veya bu öfkeye sebep olan kişiyle konuşmak size yardımcı olacaktır. Odaklanıp, her şeyin bir çözümü olduğunu bilmelisiniz.

Eğer durum kontrolünüzden çıktıysa, dert etmeye değmez bile. Fakat durumda değiştirilebilecek ya da iyileştirilebilecek şeyler var ise, ayağa kalkın ve harekete geçin! Eğer öfkenizle kendiniz başa çıkamayacağınızı düşünüyorsanız, bir psikologdan randevu alın. Bir psikolog öfke sorununa nasıl yardım edeceğini birçok teknik yöntemiyle bilir, hatta basitçe sizi bu konu hakkında dinlemesi bile öfkenizi azaltmanıza yardım edecektir (çünkü anlatmak her zaman rahatlamak için mükemmel bir yöntemdir).

Durum Hakkında Mantıklı Düşünün

Öfke bizi ele geçirmeye başladığında, genellikle mantıklı düşünemeyiz. Bu da diğer problemler gibi çözümü olan bir sorundur. Öncelikle, 2 kelimeyi kullanmaktan uzak durmalısınız: “hiç” ve “hep”, çünkü bu esnada sadece öfkenizi sebeplendiriyor olacaksınız ve çözüm odaklı davranmayacaksınız. “Geç kaldığımda hep sinirli oluyorum” ya da “trafikte sakin kalmanın hiç bir yolu yok” gibi cümleler kullanmak yerine “Bir dahaki sefer geç kaldığımda veya trafiğin en yoğun olduğu saatte sakin kalmak için elimden gelenin en iyisini yapacağım” gibi cümleleri kullanmayı tercih edin.

pozitif

İletişiminizi Güçlendirin

Bazen de hayal kırıklıklarımızdan dolayı öfkeleniriz. Eğer birisiyle birden fazla durumda konuşmuşsak ve işler istediğimiz gibi gitmediyse, bu her zaman karşımızdaki insanın hatası değildir. Belki de ne istediğimizi açıkça ve güzelce belirtmediğimiz için bizim hatamızdır. Ne söylediğinizi çok iyi dinleyin, karşınızdaki insana sizin sözlerinizden ne anladığını sorun ve sorularını her şey aydınlığa kavuşana kadar cevaplayın. Bu birçok problemi önleyecektir.

Tatile Çıkın

Eğer bunu yapamıyorsanız, en azından bir hafta sonunu evinizde değil, alışkın olmadığınız başka bir yerde geçirin. Rutininizden biraz sıyrılıp, parkta veya sahilde bir yürüyüşe çıkın. Problemleriniz hakkında düşünmeyi bırakıp, ne istediğiniz ve ruhunuzu nasıl rahatlatacağınız hakkında düşünmeye zaman ayırın. Sizi rahatsız eden şeylerden uzak durmaya çalışın (örneğin trafik ya da çok fazla çalışmak). Her zaman pozitif düşünün, doğanın güzelliklerinden faydalanın, derin nefes alın, çiçeklerin kokusundan zevk alın ve daha fazla gülün!

kaynak: sağlığa bir adım

Anemi için 9 Kolay Çözüm

anemi-nedenleri[1]

Anemi kan hemoglobini konsantrasyonunda bir azalmadır. Aneminin başlıca nedeni demir eksikliğidir (buna demir eksikliği anemisi denir), ancak bu aynı zamanda çeşitli diğer hastalıkların bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir.

Demir yetersizliği anemisinden muzdarip olan insanlar için bu makalede bolca demir içeren bazı besinleri öneriyoruz. Ayrıca bu durumla başa çıkabilmenizi sağlamak için günlük rutininizi nasıl düzenleyebileceğinizi de açıklıyoruz.

Deneyimleyeceğim belirtiler nelerdir?

  • Solgunluk
  • Yorgunluk veya uyuşukluk
  • Nefes almada zorluk
  • Kas yorgunluğu
  • Çarpıntı
  • Baş ağrısı
  • Görmede sorun
  • Uykusuzluk
  • Konsantrasyon sorunları
  • Adet döngüsünde değişiklikler
  • Şişkinlik ve sıvı birikimi

Ne yapmalıyım?

Yukarıdaki belirtilerin bazılarını deneyimlemeye başlarsanız ve bunun anemi olduğundan şüphelenirseniz, ilk olarak doğru bir teşhis yapılması ve tedavinin önerilmesi için bir uzmana danışmanız önerilir.

Çoğu durumda bir uzman sadece demir takviyeleri önerecektir. Ancak bu takviyeler oldukça oksidatif olduğu için ve lezyonlara, gastrite ve mide ağrılarına neden olabileceği için bunların tüketiminde dikkatli olmanız gerekir. Eğer doktorunuz bu takviyeleri önerdiyse, bunların yanında C vitamini tüketiminizi de arttırmanızı öneririz. Ayrıca vücudunuzun demiri en doğal şekilde absorbe etmesini sağlamak için aşağıdaki kurallara uymayı ihmal etmeyin.

9 basit öneri

  • Limon suyu: Limon mükemmel bir C vitamini kaynağıdır ve bu vitamin bizim besinlerdeki demiri daha iyi absorbe etmemize yardımcı olur. Bunu diyetimize katmanın en kolay yolu hazırladığımız yemeklere, özelikle de et, balık ve salata gibi demir açısından zengin yemeklere bir miktar limon suyu katmaktır.
  • Çam fıstığı: Çam fıstığı oldukça yüksek miktarda demir içerir. Bunları hafifçe tavada pişirebilirsiniz veya yemeğinizle karıştırmak için öğütebilirsiniz. Çam fıstığı özellikle anemiden muzdarip çocuklar için faydalıdır.
  • Yer fıstığı: Yer fıstığının besinsel değerleri çam fıstığınınkilere benzerdir, ancak bu daha fazla protein ve daha az yağ içerir. Yer fıstığı bolca demir içerir ve ayrıca demiri daha iyi absorbe etmemizi sağlayan C vitamini de içerir. Yer fıstığı özelikle bolca egzersiz yapan insanlar için önerilir.

yerfıstığı-yeşil-fasulye

  • Yonca filizleri: Filizlenmiş yonca sadece demir değil, pek çok mineral açısından da zengin bir besindir. Bu aynı zamanda size canlılık kazandırır. Bu nedenle yemeklerinizin yanında bir miktar yonca filizi tüketmenizi de öneririz. Bunlar filizlenmiş olarak satın alınabilir veya tohumları satın alınarak evde filizlenmeleri sağlanabilir. Ayrıca bu amaçla kullanılabilen özel kaplar da satılır.
  • Karışık yeşillikler: Taze, çiğ ve çeşitlilik içeren bir salata demir açısından mükemmel bir kaynaktır. Burada sırf lahana ve domatesten söz etmiyoruz – salatanıza kuru meyveler, çiğ ıspanak, roka, su teresi, biber, havuç, elma, ayçiçeği ve kabak çekirdeği gibi pek çok farklı malzeme ekleyebilirsiniz. Buna sos olarak da bir miktar soğuk sıkım zeytinyağı ve limon suyu ekleyebilirsiniz.
  • Kabuklu buğday ve darı içecekleri: Bitki bazlı içecekler inek sütü için mükemmel birer alternatiftir. Bu durumda özellikle sağlıklı ve demir açısından zengin olan iki bitkiyi öneriyoruz: kabuklu buğday ve darı.
  • Mercimek: Mercimek her zaman anemi için önerilmiş olan bir besindir. Kışın ve daha soğuk havalarda bunları güveç şeklinde tüketebiliriz. En popüler hazırlama yöntemi budur. Ancak bunları yazın tüketmeyi de unutmamak gerekir, çünkü daha sıcak havalarda anemi şiddetlenebilir. Mercimek aynı zamanda soğuk salatalarda veya yukarıda yonca için tarif edildiği gibi filizlenmiş olarak tüketim için de idealdir.

lentils + escarole

  • Güneşlenme: Günlük olarak güneşlenme vücudumuzun tükettiği mineral seviyelerini korumamıza yardımcı olabilir. Bunu sabah erken saatlerde, gün doğumundan kısa bir süre sonra gerçekleştirmekte yarar var. Ayrıca güneşlenmeler arasında soğuk duş almak da işe yarayacaktır.
  • Ağır veya sık adet görme: Kadınlar için ağır veya sık adetlerin aneminin başlıca nedenlerinden biri olabileceği unutulmamalıdır. Eğer bu durum söz konusuysa, o zaman demir ağırlıklı besinler tüketmektense adetlerinizi düzene sokmaya odaklanmalısınız. Bunun için farklı çaylardan veya ısırgan otu, kantaron veya atkuyruğu özlerinden faydalanabilirsiniz.

Not

Bazı durumlarda anemi bir otoimmün hastalığını veya durumunu işaret edebilir. Bu durum söz konusuysa veya sizi bu duruma karşı daha hassas kılan bazı genetik unsurların bilincindeyseniz süt ve süt ürünleri tüketiminizi kesmenizi veya mümkün olduğunca azaltmanızı öneririz. Kısa bir sürede bir iyileşme fark edersiniz.

Resimler sweetbeetandgreenbean ve joannova izinleriyle kullanılmıştır.

kaynak: sağlığa bir adım

Boğaz Enfeksiyonları: Doğal Tedaviler

sarımsak-limon-1[1]

Tuzlu suyla veya karbonatla hazırlanmış bir solüsyonla yaptığınız gargaranın boğaz şişkinliğini azaltmada etkili bir yol olduğunu biliyor muydunuz? Her iki yöntem de iltihabın azalmasına yardımcı olarak mikropları ve bakterileri öldürür.

Boğazında enfeksiyon hiç oluşmamış bir insan acaba var mıdır? Bu durum hayatınızı günden güne keyifsiz hale getiren ağrılı bir süreçtir. Konuşmak, nefes almak canınızı yakar… Peki biraz rahatlamanın bir yolu yok mu? Tabii ki var. Bir daha boğaz enfeksiyonu yaşadığınızda bu makaledeki basit tedavileri uygulayın.

Boğaz Enfeksiyonları için Tedaviler

Boğaz ağrısı 2

Bazen mevsim değişimlerinin yaşandığı dönemler, bazen de havayı kurutan klimanın boğaz ağrısını şiddetlendirmesi, ya da soğuk havaların gelmesi bu hastalığa neden olabilir. Fakat, sebep her ne olursa olsun bu hastalığı hafife almayın. Yoksa ciddi bir sıkıntı ve stresle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Boğaz enfeksiyonu bir virüsten, bakteriden veya yaralanmadan kaynaklanabilir. Bazı insanlar diğerlerine kıyasla daha dayanıksız olabilir ve bu durumlarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Diğer durumlarda birkaç gün dinlenmek size rahatlamak için yeterli olacaktır.

Bağışıklık sisteminizin zaman zaman zayıflayarak sizi belli başlı hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı savunmada yetersiz kalabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Bu nedenle genel sağlık durumunuza katkı sağlayacak bir beslenme alışkanlığınızın olduğuna emin olun. Ayrıca, boğaz enfeksiyonlarıyla mücadele etmek için aşağıdaki çözüm yollarını uygulamanızı tavsiye ederiz.

1. Kekik, bal ve limon çayı

çay 3

Bu üç içeriğin birlikte kullanılması kadar kolay ve etkili başka bir yöntem yoktur. Örneğin, kekik bakterilerle mücadele eden güçlü bir antiseptiktir. Ayrıca bal iyileşmeyi hızlandırır, iltihabı azaltır, tüm boğazın rahatlamasını sağlar.

  • Bunları limon suyuyla karıştırarak gün boyunca içebileceğiniz mükemmel bir şifalı karışım elde edebilirsiniz. Fakat bunu nasıl yapmalısınız?
  • İki yemek kaşığı taze kekiği bir litre kaynayan suya ekleyin.
  • Bir limonun suyunu ve rendelenmiş kabuğunu da ekleyin.
  • Bu malzemeleri 10 dakika boyunca kaynatın.
  • Daha sonra ateşten alın ve suyunu süzmeden önce 10 dakika bekleyin.
  • Bu karışımı iki yemek kaşığı balla birlikte tüm gün boyunca içebilirsiniz. Sonunda iyileştiğinizi fark edeceksiniz.

2. Tuzlu suyla gargara

gargara 4

  • Bir yemek kaşığı tuzu 250 ml suda eritin.
  • Her saat başı bu karışımla gargara yapın ve yutmamaya dikkat edin. Suyu ağzınızdan atmadan önce boğazınızın arka tarafına doğru bir iki saniye ulaştığını hissedin ve ardından bunu tekrarlayın.
  • Tuz yerine isterseniz bir çay kaşığı elma sirkesi ya da karbonat da kullanabilirsiniz. Bu her üç madde de iltihabı azaltacak, var olan bakteri ve virüsleri öldürecek ve boğaz ağrınızı etkili bir şekilde tedavi edecektir.

En iyi doğal antibiyotik: Sarımsak

sarımsak 5

Sarımsağın var olan en güçlü doğal antibiyotik olduğu herkes tarafından bilinir ve her yerde kolayca bulunabilir. Etkilidir, sağlıklıdır ve hiçbir yan etkisi yoktur. O yüzden, boğaz enfeksiyonu yaşadığınızda neden denemeyesiniz ki? İşte nasıl yapıldığı:

  • Bir diş sarımsağı ezip yarım bardak suyun içine karıştırın ve için.
  • Bunu günde iki kere tekrarlayabilirsiniz. Sarımsak kokusu nefesinize yapışacaktır. Ancak artılarından dolayı bunu yapmaya değer. Denedikten sonra çok daha hızlı iyileştiğinizi fark edeceksiniz.

Papatya çayı kompresi

boğaz ağrısı 6

Bu tedavi ağrıyan boğaza ıslak bir bezle kompres uygulanarak yapılır. Bu şekilde iltihabı biraz azaltacak ve rahatlamanızı sağlayacaktır. Uygulamak için şu adımları izlemelisiniz.

  • Papatyanızı hazırlamak için bu bitkiden üç yemek kaşığı alıp bir bardak suya koyun.
  • Papatyalar iyice ıslanıp demini salınca suyunu bir kaba süzün. Ardından bir bez parçasını bu suyla ıslatıp ağrıyan boğazınıza uygulayın.
  • Kompres sıcaklığını her yitirdiğinde bunu tekrarlayın. En ideali 20 dakikalık setler halinde uygulamaktır.

Zerdeçal ve yeşil çay

çay 7

  • Bu kolay ve çok etkili bir yöntemdir. Yeşil çayı zerdeçalla karıştırmak iltihabı azaltmaya yardımcı olacak ve enfeksiyondan kurtulmanızı hızlandıracaktır.
  • Yeşil çayınızı her zaman olduğu gibi hazırlayın. Suyu kaynamaya başladığında yarım çay kaşığı öğütülmüş zerdeçal ekleyin.
  • Hazırladığınız karışım çayınız 5 dakika demlendikten sonra bir miktar balla tatlandırıp için. Kesinlikle daha iyi hissedeceksiniz.

Bolca dinlenin

dinlenmek 8

Vücudunuz bir enfeksiyonla savaşıyor. Bu savaşta enfeksiyona karşı yapabileceğiniz en iyi şey bol bol dinlenerek doğal savunmayı devam ettirmek olacaktır. Bu nedenle bol bol uyumaya çalışın. Yapacağınız fazladan uyuma hiçbir şeye zarar vermez. Daha hızlı bir şekilde iyileşirsiniz!

Hasta olduğunuzda günde yaklaşık 10 – 11 saat uyumanız gerekir. Bu nedenle, iyileşmek için gündüzleri şekerleme yaptığınızdan ve akşamları da güzelce uyuduğunuzdan emin olun. Yavaş yavaş eski halinize döndüğünüzü göreceksiniz.