Yulaf ve Yeşil Elmanın Sağlığa Yararları

yeşil-elma-yulaf[1]

Yeşil elma ve yulaflı smoothie… Hiç denediniz mi? Çoğu diyetisyen ve doktor bu basit içeceği, sağlığınıza ve kilo vermenize yardımcı olduğu ve için şiddetle tavsiye ediyor. Yeşil elma ve yulafın sayısız faydaları olduğundan, bugün yazımızda bu muhteşem faydalarından bahsedeceğiz.

Yeşil elma ve yulafı karıştırmak vücut ağırlığınızı düzenlemenin yanı sıra bütün aileniz için de harika ve lezzetli bir kahvaltı seçeneğidir! Bunu kaçırmak istemezsiniz, değil mi?

Yulafın ve Yeşil Elmanın Faydaları

yulaf

1. Metabolizmayı düzenler

Yulaf harika bir yiyecektir ve her gün düzenli olarak tüketirseniz sağlığınıza ne kadar iyi geldiğini göreceksiniz. Bunu yeşil elma ile kombine etmek, yararlarını daha fazla görmenizi sağlayacak. Peki bu leziz smoothienin en önemli özelliğini bilmek ister misiniz? İçeriği metabolizmanızı düzenlemek için çok uygun!

  • Yulaftaki lifleri, yeşil elmadaki pektin ile birleştirmek metabolizmanızı yeniden canlandırarak, vücudunuzu arındırmanıza ve yağ yakmanıza yardımcı olacak.
  • Metabolizmaya olan bu faydasından dolayı diyetisyenler bu smoothieden her sabah 1 adet içmemizi öneriyor. Hem sizi tok tutacak hem de sağlıklı ve yeterli dozda lif ihtiyacınızı gidererek metabolizmanızı hızlandırmanıza yardımcı olacak.

2. Yüksek kolesterole sahip olanlar için ideal

Sakın 2 kez düşünmeyin – sadece kafanıza dikin! Eğer doktorunuz yüksek seviyede kötü kolesterole sahip olduğunuzu söylediyse, beslenme programınızdan yulaf ve yeşil elmayı eksik etmeyin. Bildiğiniz gibi, yediğiniz içtiğinize dikkat etmek çoğu zaman ilaca bile başvurmadan zararlı kolesterol seviyesini düşürebilir, bu yüzden aşağıdaki önerilerimizi aklınızda tutmanızda fayda var:

  • Yulafta bulunan lif vücudun toksinlerden ve kandaki kötü kolesterolden arınmasına yardımcı olur.
  • Yeşil elma da aynı fonksiyonlara sahiptir. Elmanın polifenol ve pektin içeriğinden dolayı, kötü kolesterolünüz azalır ve kanınızdaki iyi kolesterol dengelenir. Bu bir çok kalp rahatsızlığı için göz ardı edilemeyecek bir önlemdir.
  • Bu karışım aynı zamanda düşük sodyum ve yüksek potasyum içeriğinden ötürü, kan basıncınızı düzenlemeye yardımcı olur.

3. Kilo vermek için harika bir karışım

Yulafın kilo vermek için çok faydalı olduğunu söylemekten dilimizde tüy bitti. Bugün artık size yulafın başka bir kullanım yolunu önermek istiyoruz… yeşil elma ile birleştirin! Bu basit ve leziz smoothieden görebileceğiniz yararlara bir göz atın:

  • Kan şekeri seviyenizi kontrol eder. Bu karışım diyabet hastaları için çok idealdir ve daha önce de bahsettiğimiz gibi metabolizmayı düzenler.
  • Bu smoothie midenizin kazınmasını giderir, sizi tok tutar, bu yüzden de kahvaltı için idealdir. Ayrıca kahvaltı ile öğle yemeği arasında atıştırmanızı da engeller!
  • Yulaf ve yeşil elma karaciğer tarafından salgılanan lesitin adı verilen enzimin üretilmesini de tetikler. Vücudun detoksuna yardımcı olmanın yanı sıra, yağı ve atar damarlarınızı temizler. İnanılmaz değil mi?
  • Tüm sindirim sisteminize faydalıdır. Bu smoothie, vücudun karbonhidratı yavaş işlemesinden dolayı tok hissetmenizi sağlamanın yanı sıra, yiyeceklerin emilimine yardımcı olan mide asitlerinin üretimine de faydalıdır. Ayrıca kabızlıkla da savaşabiliyor! Her geçen gün vücudunuzun kendi kendini düzenlemesinin daha iyi bir hal aldığını göreceksiniz, sıvı birikiminiz azalacak ve yağlarınız yanmaya başlayacak.

4. Zengin bir vitamin kaynağı

Yeşil elma ve yulaftan yapılan bu smoothie güne bir “vitamin kokteyli” ile başlamak için harika bir yol. Sağlığınıza iyi gelmesinin yanı sıra, ailenizdeki herkesin de yaşlı veya genç fark etmeksizin seveceği bir içecektir. Daha fazlasını öğrenmek ister misiniz?

  • Niyasin, tiazin ve riboflavin gibi B vitaminlerini yüksek dozda alacaksınız. Bu da kas dokularınızı yenilemeye ve oluşturmaya yardımcı olacak. Ayrıca şekeri enerjiye dönüştürüp metabolizmanızı hızlandırarak, proteinleri sentezleyecek.
  • Şunu da unutmayın; bu smoothie, magnezyum, demir, fosfor, sodyum ve kalsiyum gibi bir çok minerali içermenin yanı sıra temel aminoasitleri de içeriyor. Bunların hepsi vücudunuzun sağlığı için vazgeçilmez!

Yeşil Elma ve Yulaftan Oluşan Bu Smoothie’yi Nasıl Yapacağız?

smoothie

İhtiyacımız olan malzemeler

  • 1 bardak su (200 ml)
  • 3 yemek kaşığı yulaf (60 gram)
  • 1 adet yeşil elma
  • Bir kaç damla limon suyu
  • 2 adet buz küpü

Hazırlanışı ve ne zaman içilmesi gerektiği

  • Bu smoothie sabah kahvaltı ile birlikte tüketilmelidir. Harika tadının yanı sıra, sayısız faydasından da yukarıda yeterince bahsettik.
  • Hazırlamaya geceden yulafı bir bardak suda ıslatarak başlayın. Bu şekilde sabah yulaflar bu smoothie için kullanıma hazır hale gelecek. Uyandığınızda, yeşil elmayı 4 büyük parçaya bölün. Kabuğunu da soymayın çünkü elmanın kabuğu hem lif içerir hem de besin değeri bakımından çok yüksektir.
  • Elma dilimlerini, yulafı ve yulafı ıslatmak için kullandığınız suyu blendera ekleyin. Ardından bir kaç damla limon sıkın, eğer seviyorsanız bir tutam tarçın da ekleyebilirsiniz. Son olarak buz küplerini de ekleyerek, yumuşak ve hafif akışkan bir kıvam elde edene kadar blenderdan geçirin. Siz ve bütün ailenizin bu smoothie’yi çok seveceğine eminiz! Afiyet olsun!
  • kaynak: sağlığa bir adım
  • yeşil-elma-yulaf[1]

Kulak Masajı Yaparak Stresi Hafifletin

timthumb[1]

Stres ve gerginliği rahatlatmak amaçlı kulağınıza uygulayacağınız masajın, başka iyileştirici etkileri de bulunmaktadır.

Stres bugünlerde, insanların en çok yakındıkları konulardan biridir. Yaşam tarzınız, gürültü, sorumluluklar ve diğer durumlar yoğun fiziksel ve duygusal gerginliğe yol açabilir ve yaşam kalitenizi ciddi oranda düşürebilir.

Stresli yaşayan insanlar, hayatlarını daha ileri derecelerde etkileyecek daha farklı sağlık problemleri de yaşarlar. Örneğin stres; yoğun baş ağrısı, kaygı, titreme, terleme, kas ağrısı, sindirim problemleri, baş dönmesi, sık idrara çıkma ihtiyacı ve benzeri sorunlara yol açar.

Stresin, günlük yaşantımızın bir parçası haline gelmesinden kaçınmak için elimizden gelen her şeyi yapmamız gerekse de; her birimiz stresi, hayatlarımızın herhangi bir döneminde, herhangi bir seviyede yaşadık veya yaşayacağız. Eğer kendinizi sık sık stresli hissetmeye başlarsanız, daha ciddi durumların oluşmasının önüne geçebilmek için, doktorunuzla görüşmelisiniz.

Stres ve kaygıyı kontrol etmek amaçlı birçok tedavi yöntemi mevcuttur. Pek çok insan bu tekniği bilmese de, kulağınızdaki belirli bir bölgeye uygulayacağınız masaj, anlık olarak stresi rahatlatıcıdır. Bu tekniğin çok bilinmediğini bildiğimiz için, bir sonraki stres atağında kendinizi koruyabilin diye, bu konuda sizlere bilgi vermek istiyoruz.

Stresten Kurtulma Amacıyla Kulağa Nasıl Masaj Yapılır?

Stresinizi rahatlatmak amaçlı kulak masajına başlamadan önce, uygulamanız gereken çok önemli bir ilk adım vardır. Bu bağlamda öncelikle, gününüzü olumsuz etkileyen ve sergilemiş olduğunuz davranışlardan kaynaklanan negatif duygulardan uzaklaşmalısınız. Duygularınızı bastırmayın, onları sadece bir kenarda bırakmayı deneyin. Böylece; hayal kırıklığına uğramış, sinirli veya huysuz olmanıza sebep olan gerginlik ve stresten uzaklaşmayı deneyebilirsiniz.

ruh-hali

Sizi, kendiniz gibi hissetmekten alıkoyan negatif enerjiden arındıktan sonra, bir sonraki adım olarak, fiziksel anlamda stresi bu akupresür teknik ile uzaklaştırabilirsiniz. Rahatlamanıza yardımcı olmasına ilaveten, bu teknik, vücudunuzda gerginlik kaynaklı oluşan şişkinlik ve ağrıdan kurtulmanıza da yardımcı olur.

Eminiz ki, birçoğunuz, basit bir kulak masajının üzerinizde bırakacağı etkiyi gördüğünüzde şaşıracaksınız. Vücudun, bu çoğu zaman görmezden geldiğimiz kısmı, masajın uygulanışına bağlı olarak, birçok iyileştirici etkiye sahip olabilmektedir. Bu masaj, nöro-vericiler aracılığı ile, organizmanın iyileşme mekanizmasını kullanır, böylelikle çok geniş bir iyileştirme etki alanına sahiptir. Eğer bu masajı bir başkasının yapmasına izin verirseniz, ayrıca duygusal anlamda da heyecanlı hissedersiniz. Bu olur çünkü kulak bölgesinde birçok sinir bulunur. Bu ayrıca, masaj uygulandığında rahatlamamızın da temel sebebidir.

Stresten-korunabilirsiniz

Kulağınızda masajı uygulayacağınız noktanın adı Çin kültüründe ”Göksel Kapısı” anlamına gelen Shen Men ismi ile bilinmektedir. Bu nokta, gerginlikle savaşmamıza, enerji akışımızın hızlanmasına ve genel anlamda iyi hissetmemize yardımcı olur.

Shen Men noktası, kulağınızın üst üçüncü merkezinde bulunur ve size ağrı ve stresten kurtulmakta yardımcı olabilir

Masaj Nasıl Uygulanır?

Uzmanlar bu konuda birçok harika tavsiyede bulunmaktadırlar. Böylelikle insanlar bu akupresür teknikten faydalanarak, kendilerini daha rahatlamış ve az stresli hissetmeye başlarlar. Haydi birlikte göz atalım:

  • Bu bölgeye, pamuklu kulak çubuğu ile nazikçe masaj uygulayabilirsiniz. Belirtilen noktaya hafifçe bastırın ve ince hareketlerle masaj uygulayın.
  • Derin nefes alın ve vücudunuzun söylemesi gereken şeyleri dinleyin.
  • Bu nefes egzersizine; nefes alırken solunuza, verirken de sağınıza bakarak, devam edin.
  • Bu terapiyi birkaç dakika uyguladıktan sonra, vücudunuzda ve zihninizde bir rahatlama hissi yaşayacaksınız. Bu tedavideki en önemli nokta konsantre olmak ve negatif enerjiden kurtulmak için elinizden gelenin en iyisini yapmaktır.

İlave İpuçları

  • Kulağınızdaki bu bölgeye masaj uygulamak için, dilerseniz parmaklarınızı da kullanabilirsiniz. Bu numarayı, ne zaman stres veya gerginlik kaynaklı ağrı hissederseniz, kullanabilirsiniz.
  • Eğer mümkünse, bu egzersizi her gece, yatmadan önce uygulamayı denemelisiniz.

timthumb[1]

Karaciğer, Pankreas ve Böbreklere 5 Öneri…

limon-suyu[1]

Düzensiz ve zayıf bir beslenme şekli, aşırı stres ve susuz kalmak rahatsız hissetmenize yol açabilir. Gazlı içecekler ve hazır ambalajlı yiyecekler sağlığınız için kötüdür.

Karaciğerinizi, pankreası ve böbrekleri neden canlandırmalısınız? Bu organların sadece sindirim için değil aynı zamanda vücudun doğal detoksu ve hormonal fonksiyonları için de vazgeçilmez olduğunu biliyorsunuzdur.

Tabii ki de bu daha önce başınıza gelmiştir. Yorgunsunuz, şişkinlik hissediyorsunuz ve sindirim sisteminiz dengesiz hissettiriyor ve günlük aktivitelerinizi yapmakta bile zorlanıyorsunuz. Buna ne sebep olur? Bazen farkında bile olmadan kötü şeyleri yapıyor olabilirsiniz. Zayıf ve sağlıksız bir beslenme şekline sahip olmak, yüksek dozda strese maruz kalmak ve çok az su içmek rahatsızlığınızda büyük rol oynar.

Bugünkü yazımızda sizi karaciğerinizi, pankreasınızı ve böbreklerinizi küçük bilgilerle nasıl canlandırabileceğinizi öğrenmeye davet ediyoruz! Kesinlikle yaşam kaliteniz artacak, bu yüzden gözünüzü dört açın!

1. En iyi meyveleri seçin

karpuz

Günde kaç tane meyve yiyorsunuz? İnsanların çok sık yaptığı bir hata, meyve suyunu içmenin günlük almanız gereken vitamin ve minerali karşılayacağını düşünmektir. Ama bu doğru değildir. Eğer sadece dışarıda satılan meyve sularını içerseniz, aşağıdaki durumlar meydana gelir:

  • Fazla miktarda şeker tüketirsiniz.
  • Bu meyve suları vücudunuza kimyasal maddelerin ve koruyucuların girmesine sebep olur ve karaciğeriniz bu toksinlerden arınmak için daha çok çalışmak zorunda kalır.
  • Doğal meyve suyu katkısı çok azdır, ve üzerine şeker de eklendiğinde doğal katkıyı da en aza indirir.

Peki ya çözüm? Meyveleri doğal, taze ve olduğu gibi tüketin. Koruyuculardan, pişmiş veya fırınlanmış meyvelerden uzak durun.En iyi seçenekler şunlardır:

  • Limon
  • Portakal
  • Greyfurt
  • Nektarin
  • Mandalina
  • Kavun
  • Papaya
  • Çilek
  • Erik

Karaciğer, pankreas ve böbreklerinizi canlandırmak için, lezzetli meyve salataları hazırlayıp kahvaltı ve öğle yemeğinde tüketmek harika bir fikirdir. Örneğe mi ihtiyacınız var? Bir kase yulafınıza kavun, erik ve çilek ekleyin. Enfes! Veya öğle yemeği için, ıspanak salatasının içine biraz ananas ekleyin.

2. En iyi sebzeler

pancar

Meyveler hakkında yeterince konuştuk. Şimdi de organlarınızı canlandıran ve sağlığınıza iyi gelecek olan vazgeçilmez sebzelerden biraz bahsetmek istiyoruz:

  • Enginar: Bildiğiniz gibi çok lezzetliler, ve bir miktar zeytinyağı ve sirke ile yapıldığında harika bir akşam yemeği seçeneği oluyorlar. Enginarı pişirdiğinizde, pişirdiğiniz suyun da iyileştirici özelliği olduğunu unutmayın: bu suyun üzerine biraz limon sıkın ve bunu tüketerek karaciğer ve böbreklerinizin güçlendiğini görün. Sakın atmayın!
  • Havuç: Havucu yemenin en iyi yolu önce soymak ardından da rendelemek. Salatalara muhteşem bir tamamlayıcı olurlar; özellikle de biraz limon suyu eklerseniz. Havucun faydalarından maksimum seviyede yararlanmak için çiğ olarak yemeniz gerektiğini unutmayın.
  • Pancar: Pancarı kim sevmez ki? Pancarın kızıl rengi, içinde barındırdığı antioksidanların ve vitaminlerin mesajcısıdır. Salatalarınıza pancar ekleyin, veya onlardan zengin içerikli smoothieler yapın. Bayılacaksınız!
  • Soğan: Soğanın iyileştirici içeriğe sahip olduğunu muhtemelen biliyorsunuzdur. Soğan doğal antibiyotik gibi davranır, detoksa yardımcı olur, bağışıklık sistemini güçlendirir, sindirimi  ve kan dolaşımını kolaylaştırır. Her gün 1 adet çiğ soğan yemeye değer. Bıçak ile doğrayıp salatalarınıza ekleyin. Böylelikle hem lezzetinden hem de sağlıklı içeriğinden faydalanacaksınız.

3. Güne 1 bardak limon suyu ve karbonat ile başlayın

limon

Bu doğal tedavi vücudunuzun pH dengesini güçlendirerek daha sağlıklı karaciğer, pankreas ve böbreklere sahip olmamızı sağlayacak. Aç karna bu karışımı içme alışkanlığı ihtiyacınız olan şeyleri sağlayacak. Böbreklerin fonksiyonunu düzenler, vücudunuzun kendi kendini arındırmasına yardımcı olur ve karaciğerde yağ birikimi gibi problemleri önler. Aynı zamanda sindirime de iyi gelir.

Malzemeler:

  • Yarım limonun suyu
  • 1 bardak su (200 ml)
  • 1 yemek kaşığı karbonat (20 gram)

Nasıl tüketmelisiniz?

Karbonatı 1 bardak suda çözdürün ve ardından limon suyunu ekleyin. Güzelce karıştırıp, yavaş ve yudum yudum tüketin. Bunu 4 gün arka arkaya içebilirsiniz, daha sonra tekrar etmeden önce 1 hafta ara verin.

En iyi çaylar

çay

Aşağıdaki çaylar karaciğerinizin fonksiyonunu güçlendirmede, sindirime yardım etmede ve böbreklere yardımcı olmada harika işler çıkarırlar. Hangileri olduğunu bilmek ister misiniz?

5. Yasaklı yiyecekler!

pizza

  • Tuzu dolaptan çıkarmayın. Bugünden itibaren tuzu hayatınızdan çıkarın ve sağlığınızın nasıl iyi yönde değiştiğini görün.
  • İşlenmiş şeker ve rengi açılmış unu daha az tüketin.
  • Önceden pişirilmiş veya dondurulmuş çorbalara dikkat edin.
  • Alkol alımını azaltın, tütün ürünlerini bırakın.
  • Karbonatlı içecekleri, şekerli tatlıları bırakın.
  • Kırmızı ete ve yağ bakımından yüksek yiyeceklere dikkat edin. Vücut bu gıdaları iyi sindiremez; bu da karaciğer, pankreas ve böbreklerinizin yorulmasına sebebiyet verir.

Kendinizi iyi hissetmeye bugün başlamaya ne dersiniz

kaynak: sağlığa bir adım

 

The Hatefull Eight

the-hateful-eight-2015-turkce-altyazili-546[1]

Tam bir Tarantino hayranı olduğumdan film açılır açılmaz koştum gitti ee oynayanlar da boru değil tabi…

Film tam bir söz düellosu, zekayla örülmüş sohbetler lezzetli, arada ki iğrençlikler zaten Tarantino imzası taşıyor . Ama iki saat aynı hafif karanlık mekanı seyretmek bazen canımı sıktı doğrusu. Sonlara  doğru da Agatha Critsie’nin romanlarından birinde miyim diye düşündürttü bana-  Katil kim diye arandım durdum-…

Yani bu film bir Pulp Ficion değil, bir Kill Bill değil ama kötü de değil. Ortalamanın biraz üstü öyle diyeyim.

Beni en çok etkileyen ise adın karakterin ışıldamasıydı…

Yani notum 7 ona göre karar verin gariiii

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

 

 

Tarzın Çok İlginç…

12509023_951929048224706_790971808407291268_n[1]

Ellerin De Terliyo Mu Bebişim…

12548982_10153848053604346_5246996552380967137_n[1]

Ağaçlara bakın ve size ilk hangisi en cazip geliyorsa onu seçin.

1509195_601694876552775_76694078_n[2]

 

Ağaçlara bakın ve size ilk hangisi en cazip geliyorsa onu seçin. Uzunca düşünmenize gerek yok, sadece seçin ve seçimin kişiliğiniz ile alakalı neler anlattığını keşfedin. Seçiminizi yorumlarda belirtin. Sonuçlar!
1- Cömert ve prensip sahibisin. Daima kendini geliştirmeye çabalarsın. Hırslısın ve standartların oldukça yüksek. İnsanlar seninle iletişim kurmanın zor olduğunu düşünebilirler ama sana göre kendin olmak kolay bir iş değil. Çalışırken çok çaba sarfedersin ama bencil değilsin. Dünyayı geliştirmek için çabalarsın. İnsanlar seni incitinceye dek onları sevme kapasitesine sahipsin. Seni incitseler bile…sen onları sevmeye devam edersin. Çok az sayıda insan seni hakettiğin ölçüde takdir eder.
2. Oldukça eğlenceli ve dürüst birisin. Sorumluluk sahibisin ve diğerlerinin sorumluluklarını da üstlenirsin. Çaba sarfetmeyi seversin ve işle alakalı sorumlulukları üstlenirsin. Oldukça güzel bir kişiliğin var ve insanlar sana kolayca güvenir. Parlak fikirlere sahipsin, zekisin ve hızlı düşünürsün. Her daim anlatabileceğin ilginç bir hikayen vardır. 3. Zeki ve düşünceli bir insansın. Büyük bir düşünürsün. Fikirlerin ve düşüncelerin en önemli şeylerdir. Teorilerin ve görüşlerin hakkında yalnız başına kafa yormayı seversin. İçine kapanıksın. Dinleyip öğrenmeyi sevenlerle iyi geçinirsin. Ahlak ile alakalı uzunca düşünerek çok vakit geçirirsin. Toplumun büyük bir kısmı seninle aynı fikirde değilse bile doğru olanı yaparsın.
4. Çabuk kavrama kapasitesine sahipsin ve aynı zamanda felsefi bir insansın. Eşsiz birisin, türünün tek örneğisin. Çevrende sana en ufak şekilde benzeyen biri bile yok. Sezgisel ve biraz da kurnazsın. Çoğunlukla yanlış anlaşılırsın ve bu da seni incitir. Kişisel alana ihtiyaç duyarsın. Yaratıcılığını geliştirmek gerekir ve bu da diğerlerinin saygınlığını kazanmanı gerektirir. Hayatın iyi ve kötü tarafını açıkça görebilen bir insansın. Çok duygusalsın.
5. Kendine güvenin tam ve sorumlulukların var. Oldukça bağımsız birisin. Hayatta seni yönlendiren şey “”Bunu kendi bildiğim gibi yapacağım.””dır. Kendine oldukça güvenirsin ve kendin ve etrafındaki insanlar için nasıl güçlü olabileceğini bilirsin. Ne istediğinin farkındasın ve hayallerinin peşinden koşmaktan çekinmezsin. İnsanlardan beklediğin tek şey sana karşı dürüst olmalarıdır. Doğruları kabul edecek kadar güçlüsündür.
6. Kibar ve hassassın. İnsanlar sana çabuk alışır. Birçok arkadaşa sahipsin ve onlara yardım etmeye seversin. İnsanlar çevrendeyken onları mutlu eden, etrafına ısı ve ışık saçan bir enerjin var. Her gün, kendini nasıl geliştirebileceğinle alakalı kafa yorarsın. İlgi çekici, bilgili ve eşsiz olmak istersin. Dünyadaki herkesten çok sevmeye ihtiyacın vardır. Karşılığında seni sevmeyenleri bile sevmeye hazırsındır.
7. Mutlu ve soğukkanlısındır. Oldukça hassas ve anlayışlı bir insansındır. Önyargılara bağlı kalmayan iyi bir dinleyicisindir. Sana göre herkesin bu hayatta bir amacı vardır. Yeni insanlara ve etkinliklere açıksındır. Stres seni etkilemez ve nadiren endişelenirsin. Normalde, oldukça rahatsındır. Daima iyi vakit geçirmeyi becerir ve yolunda ilerlersin.
8. Çekici ve enerjiksindir. İnsanları nasıl güldürebileceğini bilen neşeli birisin. Evrenle uyum içerisinde yaşarsın. Doğal davranırsın ve coşkulusun. Maceralara hayır demezsin. Çoğu zaman insanlara sürpriz yapar ve hatta onları şoka uğratırsın. Ama bu da sensin… Kendine karşı her zaman dürüstsündür. Birçok alana karşı ilgi duyarsın ve eğer bir şey ilgini çekerse, o şey ile ilgili uzmanlaşmadan rahat edemezsin.
9. İyimser ve şanslısın. Hayatın bir lütuf olduğunu ve bu lütfu elinden geldiğince çok şeyi başararak en iyi şekilde değerlendirmek gerektiğine inanırsın. Başarımlarınla oldukça gurur duyarsın. Değer verdiğin insanlara iyi günde ve kötü günde arka çıkmaya hazırsındır. Hayata karşı yaklaşımın oldukça pozitiftir. Sana göre bardağın yarısı (en kötü) doludur. Affetmek, öğrenmek ve serpilmek için her fırsatı kullanırsın çünkü hayat, aksini yapamayacak kadar kısa.

Meyveleri Mide Boşken Tüketin…

12509203_1575856099336483_2004298763016503769_n[1]

Normal olarak meyveler midede değil, ince bağırsakta sindirilir. Şayet yemekte etli ve nişastalı besinler alınmışsa, meyveler tuzağa düşerler ve hemen mayalamaya başlarlar. Hele hele akşam yemeğinden sonra yenmişse, gecenin geri kalan kısmını midenizde bir ağırlık ve ağzınızda bir tatsızlıkla geçirirsiniz.

Meyveler, kanın koyulaşmasına ve damarların tıkanmasını önleyen p vitamini içerir. Aynı zamanda iç kanamalara ve kalp krizlerine sebep olan kılcal damarları da güçlendirirler…

Kaynak: Lokmn Hekim Mucizeleri

İŞTE YOĞURT SUYUNUN 10 HARİKA FAYDASI..!

936591_966233223443679_649866505008563748_n[1]

Yoğurt suyunun faydalarını biliyor muyuz? Yoğurt suyunun faydaları hakkında sizleri bilgilendirmeye geçmeden önce yoğurdun yararlarını saymak istiyoruz. Çünkü yoğurt suyu, yoğurdun içerisinde bulunan tüm vitamin, mineral ve proteinleri ve aminoasitleri bünyesinde barındırır. Faydalarını öğrendikten sonra belki her gün kullanmadan döktüğünüz yoğurt suyu nasıl değerlendirilir daha iyi anlamış olacaksınız. Yoğurttaki B vitamini suyunda gizlidir.Süzme olarak tükettiğinizde B vitamini kalmaz.

1- Yoğurt suyu; kemik, diş ve saç gelişimi için çok önemli olduğundan çocuklarımız için mucizevi bir besindir.Günün her saatinde kullanılabilir.Ayrıca yaşlılarda kemik erimesini önlemede çok önemli rolü vardır.

2- Araştırmalara göre yoğurt suyunun içerisinde bulunan bakteriler antikanserojen etkisi nedeniyle kanser hastalıkları daha başlamadan önlenmekte ve vücutta kötü huylu tümörlerin gelişimi yoğurt suyunda bulunan probiyotikler sayesinde önlenebilmektedir.

3- Yoğurt suyu böbrek taşı düşürmek için de kullanılabilen bir içecektir. Böbrek kumları ve böbreklerde taş şikayeti olanların ufak çaptaki kum ve taşları düşürebilmeleri için yoğurt suyu içmeleri önerilmektedir. Yoğurdun sarı suyunun faydaları arasında böbrekleri temizleyici yararı da bulunmaktadır.

4- Zayıflamak için diyet yapanların vücutlarında vitamin ve minerallerde kayıplar olur. Diyet yapanların mutlaka vitamin ve mineral deposu olan yoğurt suyunun kullanmaları önemle tavsiye edilmektedir.

5- Yoğurt suyu tiroit bezlerinin çalışmasına ve guatr hastalığının da önlenmesine yardımcı olur. Kısacası yoğurt suyu guatıra ve tiroide iyi gelen besinler, içecekler arasında en ön sıralardadır.

6- Hazımsızlığa ve mide rahatsızlıklarına da iyi geldiği söylenmektedir.

7- Kolesterolü dengelemede yardımcı olan yoğurt suyu vücutta zararlı toksinlerin atılmasında da önemli rol oynar.

8- Bedenimizin metabolizma hızını yavaşlatmadan koruyabilmek için yoğurt suyundan mümkün olduğunca fazla faydalanmak ve yoğurt suyu içmek te yarar vardır.

9- Yoğurt suyunun diyabet hastalarında şekeri düşürücü özelliğini gözardı etmemek lazım.

10- Vücut sağlığı ve gelişimi açısından bu denli önemli olan yoğurt suyu, cilt güzelliği ve beslenmesi için de faydalıdır. Cilt kırışıklıkları, lekeler ve sivilcelere karşı doğal bir tedavi yöntemi olarak uygulanır, cildi gençleştirir ve güzelleştirir. Ciltte sonradan oluşan lekeler için bir ay kullanıldığında lekelerde ciddi açılma olur.

Yoğurt Suyunu Çöpe Dökmeyin (Dr. Nurten Budak)

Çoğu zaman çöpe dökülen yoğurt suyu, sağlık açısından son derece önemli olan B2 vitamini bakımından oldukça zengin.

Türkiye’de eksikliği en fazla görülen vitaminlerden biri olan B2 vitamini, vücudun protein, karbonhidrat ve yağlardan daha fazla faydalanmasını sağlıyor. Genellikle yoğurdun kalitesini azaltacağı ve lezzetini bozacağı düşüncesiyle yoğurdun suyu dökülüyor. Halbuki B2 vitamininden faydalanılması için yoğurt suyunun dökülmemesi veya başka alanlarda kullanılması gerekli.

Protein, karbonhidrat ve yağların faydasını artırıyor B2 vitamini eksikliği göz ve ağız kenarlarında çatlamalar ve yaralara neden olur. Yoğurdun suyuna sarı ve yeşilimsi rengi veren Riboflavin (B2) vitaminidir. B2 vitamini protein, karbonhidrat ve yağlar ile etkileşim içine girerek onlardan daha fazla faydalanılmasını sağlar. Bu vitamin yoğurt suyunun yanı sıra tarhana gibi yiyeceklerde de bol miktarda bulunmaktadır.

B2 vitamininin azalmaması için bu yiyeceklerin güneş ışığından uzak tutulması gerekir. Bazı bölgelerde tarhananın güneş ışığında kurutulması alışkanlığı bu nedenle yanlıştır. Aynı şekilde güneş ışığında kurutulan tüm süt mamullerinde de vitamin kaybı olmaktadır

ZERDEÇAL KULLANIMI NEDEN EN İYİ ANTİ-AGİNG TEDAVİ YÖNTEMİDİR?

12439341_10156398888445557_1527861966378058536_n[1]
Yaşlanmak, istediğiniz herhangi bir yerinde durduramayacağınız, sürekli olarak ilerleyen bir süreçtir. İlerleyen yaşımızla beraber cildimizde kuruluk ve donukluk gibi sayısız sorunla karşılaşmaya başlarız. Tüm bunlara rağmen, yaş bazılarımız için sadece rakamlardan ibarettir. Böyle düşünenlerin cildindeki canlılık ve parlaklık sanki hiç eksilmiyor gibidir. Peki bunu nasıl başardıklarını hiç düşündünüz mü?

Evet, cildin yaşlanmasını durduracak bir yöntem var ve evet, bu yöntem tamamen organik!

Şimdi sizler için sır perdesini katman katman aralıyoruz:

Bahsettiğimiz bu büyülü madde, hakkında daha ayrıntılı bilgiler vereceğimiz mucizevi bir bitki. Bir anti-aging uzmanı olarak çalışmasının yanı sıra zerdeçal (bir Hint baharatı) akciğer kanseri, hepatit, astım, eklem iltihabı vb. gibi bir çok hastalığın tedavisinde etkilidir. Tüm bunların yanında zerdeçal genel geçer hastalıkların tedavi sürecinde de vazgeçilmez bir bitkidir.

Zerdeçal Tüketimi Nasıl En İyi Anti-Aging Tedavisi Olmaktadır?

Zerdeçal market raflarında kolaylıkla bulunabilir ve özellikle Hindistan’da her mutfağın vaçgeçilmezidir. Zerdeçalı genellikle gündelik yaşamımızda hazırladığımız yemeklerde renklendirici olarak kullanırız. Bu malzeme diğer tüm tedaviler ve ilaçlar gibi tüm faydalarına, hatta birçoğundan daha ucuz ve kolay bulunur olmasına rağmen sürekli olarak ihmal edilmiştir.

Soğuk algınlığı ve öksürük krizlerinde en iyi bitkisel çözümlerden biri olarak rol alsa da halen kıymeti bilinmemektedir. Örneğin cilt için bulunmaz bir nimettir. Her geçen gün yaşınız ilerledikçe zerdeçal son derece doğal bir biçimde cildinizi tazeler.

Yaşlanma Belirtilerini Azaltmak İçin Zerdeçal:

Başlangıç olarak bir çay kaşığı zerdeçalı (olduğu gibi veya sebzelerin içine ekleyerek) her gün tüketebilirsiniz. Aynı zamanda daha hızlı şözüm almak için aynı miktar zerdeçalı yüz maskesi içine koyabilirsiniz. Zerdeçal cilt yağının üretimini düzenlediği için fazla yağ salgılanmasını azaltmaya yardımcı olacaktır. Yağ azaldıkça cildiniz temiz ve berrak olacak, kirleriniz arınacak ve lekelerin oluşmasından kurtulacaksınız.

Zerdeçal, antibakteriyel ve antiseptik özellikleri sayesinde akneleri kolaylıkla tedavi eder. Eğer cildiniz yağlı ise, etkili bir yüz maskesi için sandalağacı ve portakal suyu ile beraber bir karışım hazırlayın. Cildiniz kuru ise zeytinyağı, limon ve gülsuyuna zerdeçal eklerseniz nemli bir cilt elde edebilirsiniz.

Bunlar sadece başlangıç! Bir çoğumuz yaşımız ilerledikçe beliren kırışıklıklar ile ilgili endişelenmeye başlarız. Bir miktar zerdeçal tozu, pirinç tozu ve domates suyundan hazırladığımız karışımı yüzümüzde otuz dakikalığına dinlendirdiğimizde ince çizgiler ve kırışıklıklar gözle görülür bir biçimde azalır. Ayrıca nohut unu ve zerdeçal tozunu suya karıştırarak hazırladığımız macun yaşlanmanın gözle görülen etkilerini ciddi oranda azaltacaktır.

Sonuç olarak zerdeçal, yaşamlarımızda karşılaştığımız bir çok cilt probleminin çözümüdür. Bu yüzden zerdeçalı raflarımızda mutlaka bulundurmalı, düzenli olarak tüketerek veya yüz maskesi olarak kullanarak her zaman genç kalmalı ve görünmeliyiz.

Sağlığınız bizim için önemli…

Kaynak: Sağlıkla Kal

Fatoş Pabuccu Tuncay

GEVŞEME TEKNİKLERİ

images[2]

GENEL BİLGİLER

Şehir hayatı içinde olan herkesin temel sorunu stres… Bu nedenle, çağımızın en büyük sorunlarından biri olan gevşeyebilme...

Örneğin hepimiz istediğimiz an tüm bedenimizi istediğimiz şekilde gerebiliriz, istediğimiz kasımızı kasabiliriz ama örneğin akşam uyuyalım dediğimizde istediğimiz an uyuyamayız – hele hele çok yorgunsak, hemen uyumamız gerekirken aksine uyumamız gittikçe zorlaşır. Ya da ofisten çıktığımız zaman işteki gerginliğimizi üstümüzden atamayız ve ofisteki gerginliği taşımaya devam ederiz.

İşte bu tip şikayetleri olanlarımız, gevşeme teknikleri ile yeniden istediği zaman gevşemeyebilmeyi öğrenmelidir. Bundan sonraki mesajlarımda size 3 temel gevşeme tekniğini vereceğim. Bu teknikler, sVYASA tarafından günlük yoga programı içinde Yoga Duruşları (Yogasanas) içinde yaptırılmaktadır. Ancak bu teknikleri öğrenen kişi, bedensel gerginlik ve rahatlama arasındaki hali tespit edebildiği için, günlük hayatında da kişiye stres yönetimi ve rahatlama konusunda yardımcı olabilmektedir.

Bu gevşeme tekniklerini Merkezimizde yaptığımız yoga çalışmalarında da kullanmaktayız.

Ani Gevşeme TekniğiAdım 1 : Açıklama

Önce tüm bedeni şavasanada dinlendirelim.

Şimdi kademesel olarak bedeni aşağıdan yukarıya doğru önce gerip daha sonra tamamen geveşeteceğiz Böylece tam gerfinlik ve tam gevşeme arasındaki farkı anlayacağız ve bedene olan hakimiyetimizi fark edeceğiz.

Adım 2 : Germe

Duruş: Ayaklarını birleştir ve kollarını bedenine yaklaştır. Avuç içleri bacaklarına değsin.

Ayak parmaklarını ger

Ayaklarını ger

Ayak bileklerini ger

Baldırlarını kas

Dizlerini kas

Uyluklarını kas

Kasık bölgeni kas

Kaba etlerini kas

Kollarını bedenine iyice yapıştır ve öyle tut

Nefes ver.

Derin bir nefes al ve göğsünü kas.

Sırt kaslarını kas

Boynunu ve yüzünü kas

Tüm bedenini kas – kas – kas !

Adım 3: Gevşeme

Şimdi tamamen bedenini bırak. Tamamen gevşe..

Şavasanaya dön ve rahatla.

Tam gerginlik ve tam gevşeme arasındaki farkı gözlemle.

Hızlı Gevşeme TekniğiDuruş: Şavasasa

Adım 1: Açıklama

Bu tekniği 3 adımda uygulayacağız. Birinci adımda göbeğimize ve karın kaslarımıza konsantre olarak tamamen fizik beden farkındalığı sağlayacağız. Daha sonra bu farkındalığı bozmadan genişleteceğiz ve hem göbeğimizi hem de nefesimizi hissedeceğiz. Daha sonra da hissederek nefes alıp vereceğiz.

Adım 2: Fiziksel beden farkındalığı

Rahat ve derin nefesler alıp veriyoruz. Nefesimizi manipule etmiyoruz, yani normal nefes alış veriş devam ediyor özellikle nefesimizi kontrol etmiyoruz.

Şimdi bu şekilde rahat nefes alıp verirken, dikkatimizi göbeğimize yönlendirelim ve karın kaslarımıza konsantre olalım. Her nefes alışta göbeğimiz genişliyor, karın kasları geriliyor ve karın bölgesi yukarı doğru kalkıyor. Her nefes verişte yine göbeğimiz normal durumuna dönüyor, karın kaslarımız rahatlıyor. Her nefes alış ve verişte bu farkındalığı koruyalım. Nefes al ve ver ve sadece göbeğine konsatre ol. Öyle ki sadece göbeğini hisset, sanki sadece karın bölgesi var ve bedeninin diğer yerleri yokmuş gibi olsun.

Adım 3: Nefes ile beden farkındalığını birleştirme

Şimdi bu tek noktaya odaklı farkındalığı genişletmeye başlıyoruz… Nefesimizi de hissetmeye başlıyoruz. Burun deliklerinden temiz havanın girişini, bu havanın nefes borusundan geçip, ciğerlere ulaşmasını ve daha sonra göbeğini ve karın kaslarını germesini, daha sonra her nefes verişinde aynı şekilde havanın ters yönlü olarak bedenini terk edişini hisset.

Tüm bunları yaparken, nefesini kontrol etme. Normal nefes alış ve veriş devam ediyor, sadece fark ederek nefes alıyoruz.

Adım 4: Hissederek nefes

Şimdi yavaş yavaş nefes alış ve veriş sırasında sadece havayı değil, evrensel yaşam enerjisi Pranayı da çektiğini hisset… Her nefes alışta pırıl pırıl tertemiz evrensel enerjiyi çek, her nefes verişte kullanılmış enerjileri bedenden evrene ver. Her nefes alışta iyilik ve güzelliği çek, her nefes verişte tüm öfke senden uzaklaşsın. Her nefes alışta güven duygusunu çek, her nefes verişte korku ve tedirginlik senden uzaklaşsın. Böylece tüm olumsuzlukları kendinden uzaklaştır ve tüm olumlu “sen” olan özelliklerle kendini doldur.

Bir müddet bu şekilde devam et, hissederek nefes alış ve verişte…

Şimdi normal nefes alış verişine dön, biraz önceki farkındalığı koruyarak.

Hissetiğimiz farkındalığı daha da artırmak için birlikte bir kez Akara. Derin bir nefes al…

Derin Gevşeme TekniğiAdım 1: Açıklama

Bu teknikte tüm bedeni yönlendirmeli olarak gevşeteceğiz ve beden farkındalığını bırakacağız.

Duruş: Şavasana

Adım 2: Bele Kadar Gevşeme

Ayak parmaklarını gevşet.

Tabanlarını gevşet. Ayak bileklerini gevşet. Tüm ayakların tamamen gevşek olsun.

Aşağıdan yukarıya doğru baldırlarını gevşet.

Dizlerini tamamen rahat bırak.

Aşağıdan yukarıya doğru uyluklarını gevşet.

Kasıklarını ve kaba etlerini gevşet ve tamamen rahat bırak.

Bele kadar tüm bedenin gevşesin.

Bacaklarının bedeninin diğer bölgelerine göre olan farkını hisset. Şekil ve ağırlığının ortadan kalktığını, tamamn gevşediğini hisset.

Şimdi bu farkındalığı daha da artırmak için birlikte bir kez Akara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle A sesi çıkar)

Adım 3: Gövdenin gevşemesi

Göbek bölgeni gevşet, diyafram karın, mide tamamen gevşesin.

Aşağıdan yukarıya doğru göğsünü gevşet. Nefesindeki hafifliği hisset. Sanki bir kuş kadar hafif nefesler alıp veriyoruz.

Sırtın alt bölümleri, orta ve üst bölümlerini gevşet.

Omuzlarını gevşet.

Yukarıdan aşağıya doğru üst kollarını gevşet.

Dirseklerini gevşet.

Yukarıdan aşağıya doğru alt kollarını gevşet.

Bileklerini, avuç içlerini ve parmaklarını tamamen yere bırak.

Baş dışında tüm bedendeki hafifliği hisset. Sanki orada yokmuş gibi, sanki havada yüzer gibi olduğunu hisset.

Şimdi bu farkındalığı artırmak için birlikte bir kez Ukara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle U sesi çıkar)

Adım 4: Başın gevşetilmesi

Boynu gevşetmeye başlıyoruz. Boynun ön bölümleri, yan bölümleri ve arka bölümlerini gevşet.

Çene, yanaklar, dudaklar, burun gözler ve göz küreleri, kaşlar, alın bölgesi ve tümüyle baş derisi tamamen gevşet ve rahatlat.

Şimdi bu farkındalığı artırmak için birlikte bir kez Makara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle M sesi çıkar)

Adım 5: Tüm bedenin gözden geçirilmesi

Şimdi bedenimiz tamamen gevşek ve rahat. Gevşememiş birkaç kasın kalma ihtimaline karşı bedeni bir kez daha aşağıdan yukarıya gözden geçireceğiz.

Ayaklar, ayak bilekleri, baldırlar, dizler, uyluklar, kasık bölgesi, kaba etler, karın, mide ve diyafram, aşağıdan yukarıya tümüyle göğüs bölgesi, omuzlar, yukarıdan aşağıya doğru üst kollar, dirsekler, alt kollar, bilekler ve eller. Boyun ;ön, yan ve arka bölümler, çene, yanaklar, dudaklar, burun, gözler, kaşlar, alın ve tümüyle baş derisi. Tamamen gevşet ve rahatlat. Tamamen yere bırak.

Şimdi bu duyguyu kuvvetlendirmek için birlikte bir kez tek nefeste AUMakara. Derin bir nefes al… (yüksek sesle tek nefesi üçe bölerek A-U-M seslerini çıkar)

Adım 6: Beden bilincini terk ediş

Artık tamamen gevşek ve rahatız. Beden sanki orada değilmiş sanki havada asılı gibi. Tamamen gevşek ve rahat.

Şimdi kapalı gözlerimizin ardında pırıl pırıl masmavi bir gökyüzü hayal edelim. Masmavi, bulutsuz ve engin bir gökyüzü…

Şimdi yavaş yavaş bu gökyüzüne doğru yükselelim ta ki bu gökyüzüne ulaşana kadar.

Artık tamamen gökyüzünün içindeyiz. Burada yavaş yavaş acele etmeden genişlemeye başlayalım. Genişleyelim, genleşelim, tamamen bu gökyüzü haline gelelim, tıpkı bir yağmur damlasının okyanus düşmesi ve okyanus içinde kaybolması gibi biz de şuurumuzu kaybetmeden gökyüzünde eriyelim. Böylece onun tüm değerlerini hissedelim, enginliğini, sonsuzluğunu, her yerde oluşunu ama hiçbir şeyden etkilenmeyişini, sessizliğini, huzurunu, büyüklüğünü, değişmezliğini ve her yerde var olan Bir’liği hissedelim… Tüm bu değerlerin kendi öz değerlerimiz olduğunu fark edelim ve bir müddet bu şekilde kalalım…

Adım 7: Geri dönüş adımları

Şimdi yavaş yavaş kendimizi bu gökyüzünden ayırmaya başlıyoruz. Artık kendimizi gökyüzünden ayırdık, gökyüzünü hala gördüğümüz halde artık biz gökyüzü değiliz. Yavaş yavaş buraya, bu odaya geri döndük. Bedenimizi hissetmeye başlıyoruz… Ama biraz önce hissetmiş olduğumuz evrensel birlik ve sonsuzluk duygusu hala bizimle. Her şeyde bulunan birliği ve tüm değerleri hala hissediyoruz. Böylece bedende olduğumuz halde şuurumuz geçmişe göre daha açık. Artık biliyoruz ki biz evrenin biricik çocuğuyuz!

Şimdi bu duyguyu kuvvetlendirmek için birlikte bir kez Omkara. Derin bir nefes al…. (yüksek sesle Om sesini çıkar)

Adım 8: Tam ve kesin olarak geri dönüş

Bedenini tam olarak hissetmek için önce ayak parmaklarını ve ellerini hafif hafif hareket ettirmeye başla. Tam olarak bedeni hissettiğinde, bacaklarını birleştir, kollarını bedenine yaklaştır. Sol ayağını yere bas, dizini kır. Sol elini göbeğine koy. Sağ elin başın gerisinde olsun. Şimdi yavaşça sol ayağından güç alarak sağ yanına doğru dön. Bacaklarını üst üste koy, sol kolunu kalçana koy. Tek bir çizgide kal ve dengeni hisset.

Şimdi her iki elini yere bas ve ellerinden güç alarak doğrul ve otur.

kaynak: Recep Can