Ünlü Astrofizikçi Neil deGrasse Tyson’dan Yaşamı Anlamlı Hale Getirecek 11 Soru/Cevap

Vücudumuzu meydana getiren moleküllerin, bu molekülleri oluşturan atomların izlerinin sürülebildiğinin farkına varın. Bir zamanlar patlayarak, zengin kimyasal içeriklerini galaksiye saçan ve böylece bakir gaz bulutlarını, yaşamın yapı taşı olan kimyasallarla zenginleştirmiş olan yüksek kütleli yıldızların merkezi çekirdeklerine kadar izleri sürülmektedir. Dolayısıyla hepimiz bağlantılıyız; biyolojik olarak birbirimizle, kimyasal olarak dünyayla ve atomsal olarak da evrenin geri kalanıyla. Bu harika bir şey. Bu beni gülümsetiyor ve aslında sonunda kendimi oldukça büyük hissetmeme sebep oluyor. Evrenden daha iyi olduğumuz için değil, onun bir parçası olduğumuz için. Biz evrenin içerisindeyiz ve o da bizim içimizde.

Ne de güzel demiş Neil deGrasse Tyson.

Ünlü sosyal paylaşım sitesi Reddit’de katıldığı bir söyleşide kendisine sorular soruldu ve o da birebir cevapladı.

İşte bunlardan en ilgi çeken 11 tanesi…

#1

#1

 

Epohs: Zaman, ışık hızı ile göreceli bir şekilde yavaşlıyorsa; bu kabul, zamanın fotonlar için hiç geçmediği anlamına mı geliyor?
Neil Tyson: Evet. Aynen öyle. Fotonlar için ‘işleyen zaman’ diye bir kavram yok. Yani, onların açısından fotonlar ortaya çıktıkları ana hapsolmuş durumdalar, tüm evreni baştan sona kat etmiş olsalar dahi.#2

#2

Guitard00d123: Konu fizik olduğunda her seferinde seni şaşırtmayı başaran bir şey var mı?

Neil Tyson: İlk olarak, elektronun bilinen bir büyüklüğünün olmadığı gerçeği beni her seferinde şaşırtmayı başarıyor. Elektron, şu ana kadar herhangi bir şey kullanarak icat ettiğimiz en küçük ölçüm birimlerinden bile daha küçük.

İkinci olarak, quark’ların sadece çiftler haline geliyor olması; eğer bir çifti ayırmaya çalışırsan, bunu gerçekleştirmek için sisteme sağlaman gereken enerji, tam olarak spontane bir şekilde iki tane daha quark ortaya çıkarmak ve bu yeni quarkların, birbirinden ayırdığın quarklar ile çift oluşturması için gereken enerjiye eşit.

Son olarak ise dönen bir kara delik içindeki uzay-zaman yapısı, tamamen farklı bir evrenin varlığını olanaksız kılmıyor.

#3

#3

 

h3h: Uzay ile ilgili bilim ve araştırma yapma konusunda çocukları nasıl teşvik edebiliriz? Herhangi bir öneriniz var mı?
Neil Tyson: Konu bilimse eğer çocuklar problem değil. Onlar zaten bilim insanı olarak doğuyor. Problem her zaman büyükler. Çocukların içindeki merakı öldürüyorlar. Sayıca çocuklardan üstünler. Oy verme hakkına sahipler. Kaynaklar onların ellerinde. Bu yüzden benim asıl hedef kitlem yaşça büyük olanlar.

#4

#4

 

Climberslacker: Sence bilimsel anlamdaki en büyük keşfin hangisi? Tüm yaşamın boyunca?
Neil Tyson: Yıllar önce bilim insanlarının evrene dair verileri nasıl elde ettiklerinin dikkatli bir incelemesinin ardından evrende şu ana kadar kayda geçirilmiş galaksilerin on katı galaksi olduğuna dair bir tahmin ortaya atmıştım. Gerçek sayı on değil beş kat daha fazla galaksi olduğu ortaya çıktı. ortaya attığım rakam yanlış olsa da, bu tahmin bu konuda daha fazla araştırma yapılmasına vesile olmaya yetmişti.

#5

#5

Redwater: İnsanlara söylendiğinde onları düşünmeye iten bilimsel gerçeklerden hangisi favorin?

Neil Tyson: Vücutlarımızı meydana getiren atomların, kimyasal zenginliklerini evrenin her yanına saçan süper novalara kadar takip edildiği ve bu süper novaların (içlerinden en az birisinde hayat olan), gezegenlere sahip yıldız sistemlerini ortaya çıkarıyor olmaları.6

#6

Lordatlas: Sence insan aklı, en sonunda evrenin sonsuzluğunu tam anlamı ile kavrayabilecek mi?

Neil Tyson: Bu endişe uykularımı kaçırıyor fakat, bir tür olarak, evreni tam olarak anlayacak kadar akıllı değiliz. Diğer bir deyişle, nörobiyolojik limitlerimize dair olmamız gerektiği kadar samimi ya da bilgi sahibi değiliz.7

#7

 

Pneumo: 3 tane favori bilim kurgu filmini sayabilir misin?
Neil Tyson: Üçü birbirine denk: The Matrix ilki elbette. İkinci olarak Contact. Ve bir klasik: 2001 A Space Odyssey.

#8

#8

 

Antaresiv: Yirminci yüzyılın az bilinen fakat insanların tanıması gereken bilim insanlarını sorsam?
Neil Tyson: M. Burbidge, G. Burbidge, W. Fowler ve F. Hoyle. Bu kişiler hakkında mutlaka bir şeyler bilin. Google‘i aktif kullanın.9

#9

#9

 

Aggleastronaut: Bilim Senfonisi videoları ile ilgili düşüncen nedir?
Neil Tyson: Yalnızca yaratıcı insanlar kozmik buluşları sahiplendiğinde toplum bilimi olduğu kültürel aktivite olarak kabul edecek. Bu yüzden sanatçıların bu tür girişimlerini alkışlıyorum.

#10

#10

 

Masterofwomen: Müfredata bir ders ekleyecek olsan bu ne olurdu?
Neil Tyson: Her üniversitenin vermesi gereken bir ders: “Birisinin tamamen saçmaladığını nasıl anlarsınız”.

#11

#11

 

İzibo: Genç nesle bir tek şey aşılayabilecek olsa idin, bu ne olurdu? ,
Neil Tyson: Yetişkinlerin göklere çıkarıldığı kadar matah olmadığı ve birçoğunun birçok durumda yanılıyor olduğu olurdu. Çocukları ebeveynler ile yapılan ‘Soru&Cevap’ seansları yerine sık sık kendi keşif yolculuklarına çıkmaya teşvik etmek onlar için son derece ilham verici olabilir.

kaynak: onedio

Büyüklerin De Okuyup Ders Çıkarması Gereken 12 Harika Çocuk Kitabı

Bazı çocuk kitaplarına sadece çocuk kitabı demeye dilimiz varmıyor. Kitabevlerinde çocuk kitapları raflarında dursalar da aslında yetişkinlerin de başucundan ayırmaması, dönüp dönüp tekrar okuması gereken kitaplar bunlar.

Çünkü çocuk kitabı okumak, çocukluğun o saf dünyasına geri dönüş biletidir. İçine bakmanı sağlar, eksiklerini fark etmene, yeniden yeniden dersler çıkarmana yardımcı olur. Kısa bir tatil kaçamağıdır, kafanı boşaltır, ruhunu temizler ve dünyaya farklı gözlerle bakmanı sağlar.

Biz de buradan yola çıkarak büyüklerin de dersler çıkarabileceği ve tekrar okuması gerektiği “çocuk kitaplarının” en önemlilerini derledik.

Haydi zaman makinemize atlayıp çocukluğumuza geri dönüyoruz.

1. Küçük Prens – Antoine de Saint-Exupéry

kucuk-prens
Barındırdığı felsefelerle her yıl, her yaş tekrar okunması gereken, her okunduğunda kişiye yeni bir yol açan, yaşınız kaç olursa olsun yeni dersler çıkarabilmenizi sağlayan bir kitap Küçük Prens.

2. Küçük Kara Balık – Samed Behrengi

kucuk-kara-balik
Gölden çıkıp büyük denizlere ulaşmak isteyen küçük bir kara balığın gözünden kendimizi ve dünyayı sorgulamamızı sağlar Samed Behrengi bu kitabıyla. Hayatı yalnızca yemek, uyumak, küçücük dünya sandığı gölde yaşamak olarak görmeyen küçük kara balık insanlığa hala büyük dersler vermeye devam ediyor.

3. Vahşi Şeyler Ülkesinde – Maurice Sendak

vahsi-seyler-ulkesinde
Vahşi Şeylet Ülkesinde aslında anti-otoriter çocuk edebiyatının ilk örneklerinden biri. Hatta kitap zamanında yasaklanmış bile. Sonrasında ise değeri anlaşılmış ve bugün sadece çocukların değil dünya edebiyatının en önemli kitaplarından biri olmuş durumda. Max’ın maceralarında sadece çocuklar değil yetişkinler de kendilerinden bir şeyler bulacak.

4. Momo – Michael Ende

momo
Momo bizi zaman kavramı üzerinde düşündürürken bir yandan da bir çocuk saflığıyla kaybettiğimiz değerleri hatırlatmasıyla aslında her yaşın kitabı. Daha hızlı çalışmak ve daha çok para kazanmak amacıyla zamanın kıymetini bilmeyen insanlar size de tanıdık gelmiyor mu?

5. Cadılar – Roald Dahl

cadilar
Cadılar bir çocuğun cadılarla olan karşılaşmasını ve onların kötü planlarını suya düşürmesini anlatıyor. Ama kitabın alt metnini okuduğumuzda aslında Roald Dahl’ın cadıların varlığı üzerinden son derece zekice bir kapitalist dünya eleştirisi yaptığını fark ediyoruz. Böylelikle Dahl böylelikle yetişkinlere de büyük dersler vermiş oluyor.

6. Gökyüzünden Gelen Pasta – Gianni Rodari

gokyuzunden-gelen-pasta
Gökyüzünden koskocaman bir pasta inse ne olur? Kitapta çocuklar pastayı yemek isterken büyükler pastanın Marslılar tarafından gönderildiğini düşünerek onu yok etme planları yapıyorlar. Kitabın içindeki atom bombasına yapılan göndermeler de boşuna değil yani.

7. Alev Saçlı Çocuk – Christine Nöstlinger

kirmizi-sacli-kiz
Kırmızı saçları yüzünden alay konusu olan küçük kahramanımız saçlarının süper güçlerini keşfeder ve olaylar gelişir. Tabii bu hikayeyi anti-otoriter yazarlardan biri olarak kabul edilen ve sıradan kabul ettiğimiz durumlara keskin bir yaklaşım getirmesiyle bilinen Nöstlinger’den okuyunca aslında çocuk hikayeleri üzerinden biz büyüklere dersler verdiğini de hemen anlayabiliyoruz.

8. Şeker Portakalı -José Mauro De Vasconcelos

seker-portakali
Çoğumuzun ortaokul sıralarında okuduğu Şeker Portakalı’na çocuk kitabı demeye dilimiz varmıyor. Kafası bizden çok farklı çalışan büyüklerimiz de öyle düşünmüş olacak ki kitap Türkiye’de “Türk örf ve geleneklerine aykırı” olduğu ve “müstehcen kelimeler” bulundurduğu gerekçesiyle yasaklanma noktasına geldi bile. Günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsü olan Şeker Portakalı’nda Zeze’den öğrenecek çok şeyimiz olduğu gerçeğini değiştiremediler ama.

9. Cömert Ağaç – Shel Silverstein

comert-agac
Çevremizdeki ağaçlar ve yeşil alanlar birer birer kesilip gudubet AVM’ler yapılmaya çalışıldığı şu dönemde yetişkin kafamızı açacak bir kitap Cömert Ağaç. Bir çocuk ile ağacın bir ömür süren dostluğunu anlatan kitap bir yandan da çok hüzünlü ve hepimizin çıkarması bir sürü ders barındırıyor.

10. Koyunların Masalı – Gülsüm Cengiz

koyunlarin-masali
Hikayemiz kara koyunlarla ak koyunların sadece renkleri sebebiyle birbirlerinden ayrılmasını anlatıyor. Ama aslında yazar buradan yola çıkarak hem çocuklara hem de yetişkinlere ayrımcılığın ve ırkçılığın ortaya nasıl çıktığını, ne gibi sonuçlar doğurduğunu ve ne kadar yanlış olduğunu çok güzel bir şekilde anlatmış oluyor.

11. Renkler Küsünce – Neşe Türkeş

renkler-kusunce
Bu aslında bir insan hakları masalı. Kitabın içinden alıntılayalım: “Dünya yaşanacak bir yer olmaktan çıkmıştı. İnsanlar savaşıyor, hastalanıyor, haksızlıklar artıyordu. Dünya’nın bu halini gören renkler küstüler ona. İnsanlara bir ders vermek için tek tek yok olmaya başladılar. Önce maviler kayboldu, sonra sarılar, kırmızılar… Altı kıtadan altı bilge, altı renk kutusunu aramaya koyuldu. Dünya’nın renklerine yeniden kavuşması için kutuları bulup renk perilerinin şifrelerini çözmeleri gerekiyordu. Bilgelerin önünde zorlu bir yolculuk vardı. Kutuları bulup şifreleri çözemezlerse Dünya sonsuza dek siyah beyaz kalacaktı. İnsanlar renklerine kavuşabilecekler mi? Dünya tekrar yaşanacak güzel bir yer olacak mı?”

12. Vapurları Seven Çocuk – Behiç Ak

vapurlari-seven-cocuk
Aslında Behiç Ak’ın hikaye kitaplarının neredeyse tümünü bu listeye dahil edebiliriz. Ama örneğimizi çok sevdiğimiz Vapurları Seven Çocuk’tan vermek istedik. Çünkü metropolleşme, betona dönüşen İstanbul, çevre duyarsızlığı ancak bu kadar naif ve gerçekçi anlatılabilirdi.

Bonus: Lulu Güneşi Arıyor – Kalben Sağdıç

lulu-gunesi-ariyor
Son zamanlarda çıkan ve bizi çok etkileyen bir çocuk kitabından bahsetmezsek olmazdı. Prenses Lulu, annesi Kraliçe Umut’u kaybedince Tek Gezegen’inde güneş doğmaz, kral başta olmak üzere herkes mutsuzdur. Lulu da herkes yeniden mutlu olsun diye annesini aramak için bir maceraya atılır. İçinde bolca metafor barındıran ve umudun, sevginin, dostluğun ne kadar güzel bir şey olduğunu yeniden öğreten bu kitabın her yetişkine bir şeyler katacağından eminiz. Ayrıca Dilem Serbest’in elinden çıkan çizimlerin de en az hikaye kadar etkileyici olduğunu belirtmeden geçmeyelim.

Tüm yetişkinlere iyi okumalar…

kaynak: listelist.com

Duygu Arslan

Salatalık, Zencefil ve Naneli Limonata

salatalık-limonata-1[1]

Ev yapımı limonata ve aromalı su sade suya iyi birer alternatiftir ve içmeniz tavsiye edilen günlük su miktarını daha kolay şekilde almanıza yardımcı olurlar.

Oturup her bir malzemenin özelliklerini ayrı ayrı düşündüğünüzde, bu tarifin sizin için kötü hiçbir şey içermediğini fark edeceksiniz. Salatalık, zencefil ve naneden yapılmış bu hafif limonatayı içtiğinizde sadece göbek çevrenizdeki sinir bozucu yağlardan kurtulmakla kalmayıp ayrıca suya doyacak ve tazeleneceksiniz. Daha da iyisi, lezzetli içeceğinizin faydaları bunlarla da sınırlı değil. Geri kalanlara gelin makalemizde birlikte bakalım.

Salatalık, zencefil ve naneli limonata nasıl yapılır?

Yaz ayları için ideal olan bu lezzetli limonatanın malzemeleri şöyle:

  • 2 litre su
  • 1 orta boy salatalık
  • 1 limon
  • 1 çay kaşığı rendelenmiş taze zencefil
  • 10 tane nane yaprağı

2 litre suya eklemeden önce salatalığı soyun ve ince ince dilimleyin. Ardından ince dilimlenmiş limonu, rendelenmiş zencefili ve nane yapraklarını ekleyin. Karışımı tercihen bir gece boyunca en az 6 saat buzdolabında bekletin. İçmeye hazır olduğunuzda eğer gerçekten çok sıcak bir günse içine birkaç buz ekleyip içebilirsiniz. Tavsiye edilen günlük su miktarınızı alabilmek için bu limonatayı gün boyunca tüketin! Eğer yeteri kadar su içmek için çabalayan insanlardansanız bu tarif tam size göre. Uygun bir şişeye doldurup her yere yanınızda götürebilirsiniz.

zencefil limonata 2

Salatalığın faydaları

Yüksek miktarda su barındırdığı için (%96) salatalık kilo vermek için idealdir. Her 100 gramlık porsiyonda sadece 20 kalori vardır. Salatalık obeziteyle mücadelede çok etkilidir ve ayrıca vücudun arınmasına ve ödemin atılmasına yardımcı olur.

Salatalık içeren arındırıcı diyetler sıvı kaybının önüne geçmeye ve aşırı ürik asit üretimini engellemeye yardımcı olur. Salatalık ayrıca bağırsakları temizleyen yumuşatıcı etkiye sahiptir. Böylece bağırsak duvarlarındaki mukusu temizlemeye yardımcı olur. Sık sık ishal sorunu yaşayan, zayıf bir midesi ve aşırı gaz problemi olan insanlara salatalık önerilmez. Fakat bu sebze mide duvarının korunmasına ve sindirim için sağlıklı bakterilerin oluşmasına fayda sağlar.

salatalık 3

Zencefilin özellikleri

Zencefil geleneksel Çin tıbbında yaygın olarak kullanılan olağanüstü iltihap sökücü özelliğe sahiptir. Eklem iltihabı, sindirim ve solunum problemleri gibi çeşitli hastalıklarla mücadeleye yardımcı olur. Keskin baharatlı bir tadı olduğu için zencefili ölçülü ve diğer yiyecekler ve malzemelerle karıştırarak tüketmek iyi bir fikirdir.

Zencefil; vitamin, mineral, temel yağlar, aminoasit ve antioksidan yönünden zengindir. Vücuda sayısız faydası vardır. Örneğin, regl dönemlerindeki ağrıyı azaltır, romatizmayı hafifletir, soğuk algınlığı ve griple mücadele eder, balgam sökücüdür, kan dolaşımını hızlandırır ve kalp rahatsızlıklarını önler.

zencefil 4

Zencefil ayrıca baş dönmesi ve denge bozukluğunu da hafifletmeye yardımcı olur. Libidoyu harekete geçiren doğal bir afrodizyak olmasının yanında, doğal ve etkili bir antidepresandır. Erken yaşlanmaya karşı mücadeleye, stresi azaltmaya, migreni hafifletmeye (Prostaglandin’in etkisini engelleyerek), bazı kanser tiplerini önlemeye (özellikle yumurtalık ve kolon kanserini) ve sindirime yardımcı olur.

Nanenin özellikleri

Bu hayret verici aromatik bitkinin birçok medikal özelliği vardır. Nane sindirim sisteminde kasılmaları giderici bir ajan gibi hareket eder. Ağrı kesici gibi etki ederek ağrıların dinmesine yardımcı olur, ciltteki ve mukuslu bölgelerdeki iltihabı azaltır ve solunum sistemini temizler.

Ayrıca çayların ve smoothielerin içine katıldığında oldukça ferahlatıcı bir etki yaratır. Bu etki uyku kalitenizi ve sakinlik hissinizi artırır. Stresi engeller, midedeki gazı alır, kasları gevşetir ve mide duvarının korunmasına yardımcı olur. Örneğin, sindirim problemi yaşayanlar için nane mükemmel bir bitkidir.

nane 5

Nanenin içinde bulunan askorbik asit balgam sökümünü tetikler. Bu nedenle nane güçlü bir nefes açıcıdır. Eğer ateşiniz varsa bunu düşürmek için nane terlemeyi arttırır. Crohn hastalığının yanında (çünkü bağırsaklardaki rahatsızlığa iyi gelir) ayrıca astımı olan, ufak bir soğuk algınlığı geçiren, ishal ve gaz problemi olan hastalarda da kullanılır. Nane, kusma ve mide kramplarına iyi gelir, dolaşım sistemini hızlandırır ve ağız kokusunu (ya da kötü nefesi) engeller.

Limonun özellikleri

Limon yüksek oranda C vitamini içeren meyvelerden biridir. Bu durum onu soğuk algınlığı veya grip olan insanlar için ya da bağışıklık sistemini güçlendirdiğinden sadece hasta olmayı engellemek için bile en temel bileşen yapar. Birçok vitamin barındırmasının yanında, limon ayrıca vücuttan toksinlerin atılmasına yardım eden kuvvetli bir antiseptiktir.

Sesiniz kısıldığında, zatürre, bronşit, grip hatta astım olduğunuzda bir limon emmek iyi bir fikirdir. Rahatsızlıklarınızdan sorumlu kılcal damar ve kan damarlarının rahatlamasına yardımcı olur ve böylece yaralarınızın içten iyileşmesini sağlar. Ayrıca yüksek tansiyonun da tedavisine yardımcı olur.

limon 6

Bu turunçgil meyvesi potasyum, magnezyum, kalsiyum, fosfor, demir, sodyum gibi mineraller yönünden zengindir ve hatta florür bile içerir. Ayrıca iltihap, kalp yetmezliği ve beyin felcine karşı B vitamini, özellikle de B1 vitaminini barındırır.

Limon yüksek ateşe karşı mücadeleye yardım eder, şeker hastalarına iyi gelir ve herhangi bir hastalıktan sonra karaciğer, mide, idrar fonksiyonlarının normale dönmesini sağlar. Böbrek taşı oluşumunu önleyebilir ve böbreklerle mesanede zaten var olan taşların parçalanmasına yardımcı olabilir.

Ancak limon bazı insanlar için tavsiye edilmez. Kansızlık, raşitizm, diş eti iltihabı, dişlerde çürüme, ağız ve boğazda yara, uykusuzluk, asidoz, kronik kabızlık ve sinir sistemi problemi yaşayan insanların bu meyveden uzak durmaları gerekir.

Artık salatalık, zencefil ve naneli limonatanın sağlığınıza ne kadar faydalı olduğunu biliyorsunuz. Sıcak yaz günleri için lezzetli ve ferahlatıcı bir içecek olmasının yanında, gün içerisine sade su içmeyi sevmeyen insanların su ihtiyacını karşılayan sağlıklı bir alternatif de olabilir.

kaynak: sağlığa bir adım

AZ ve YETERSİZ UYKU NELERE YOL AÇIYOR?

12507535_770645139746957_9163919130140022977_n[1]

Sağlıklı bir hayat sürmek ve sağlığımızı korumak için ihtiyacımız olan şeyleri yeterli ve kararında yapmaktır. Örnek vermek gerekirse az yemek de zararlıdır çok yemek de. Yine aynı şekilde çok uyumak da az uyumak da sağlık için zararlıdır. Yapılan araştırmalar da bunu açıkça ortaya koymaktadır.

Uzmanlar her insanın günde ortalama 6-8 saat arası uyuması gerektiğini belirtiyor. New York Times’ta yayımlanan makaleye göre yetersiz uyumak sağlığı direk etkileyen faktörlerden birisi olduğu ortaya çıktı. Yetersiz yani az uyumak kalp sorunları, diyabet ve obezite gibi çağımızın en tehlikeli sağlık sorunlarına neden olduğu ortaya çıktı.

Şimdi gelin bu sağlık için zararlı etkilere göz atalım;

👉 Az uyumanın sağlığa zararları:

-Zihinsel süreçleri etkileyerek beyindeki öğrenme, hafıza, yargı, problem çözme gibi işlevleri yerine getiren bölgelerin yenilenmesini önlüyor. Çünkü bu bölgeler uykuda yenilenir.

-Pittsburgh Üniversitesi uzmanlarına göre kalp, akciğer, böbrek rahatsızlıklarına yetersiz uyku direk etki ediyor.

-Az uyumanın neredeyse bütün dokuları etkilediğini belirten ABD Ulusal Sağlık Enstitüsü kronik hastalıkları da yetersiz uykunun tetiklediğini söylüyor.

-Yetersiz uyku metabolizmanın yavaşlamasına neden olur.

-Az uyku nedeniyle Tip 2 diyabet ortaya çıkar. Bunun neni ise yetersiz uyku uyuyanlarda vücudun glikoz işleme yeteneğini olumsuz etkileniyor.

-Yetersiz uyku hipertansiyonu olan kişilerin kan basıncında günlük yükselmelere yol açıyor.

-Koroner artek ve kalp hastalığı ile bağlantılı olan faktörleri yükseltir. Kalp kireçlenmesine neden olabilir.

-Cleveland Case Western Reserve Üniversitesi araştırmacıları ise ‘Gece 6 saatten az uyurum’ diyenlerde potansiyel olarak kanserli kolorektal polip riskinin arttığını saptadı. (Kalın bağırsak polipleri)

-Çocuklarda yetersiz uyku hormonal kesintilere neden oluyor. Derin uyku sırasında harekete geçen ve büyümeyi etkileyen hormonlar çocukların kas kütlesini ve bağışıklığını etkiliyor.

-Uyku sırasında vücudun enfeksiyonlarla savaşmasına yardımcı hücresel hormonları üreten stokinler yavaşlıyor. Kısa uyuyanlar soğuk algınlığı ve grip gibi günlük enfeksiyonlara daha duyarlı oluyor.

-Beyindeki leptin hormonu vücuda yeterli yiyeceği tükettiği sinyalini verir. Ancak uykusuz beyindeki Ghrelin hormonu iştahı uyandırır. Buna göre, az uyuyanlar daha çok abur cubur tüketip daha çok yemek yiyor ve kilo alıyor

Dünyadaki Şefkati Büyütmek İçin 11 Yöntem…

12418099_887642948000742_8201229481748260961_n[1]

1- Gülümseyin: Gülmek sizi ve çevrenizdekileri pozitif bir moda sokar. Kötü hissediyor bile olsanız 30 saniyeliğine de olsa gülümsemeyi deneyin ve yaratacağı farkı görün.
2- İltifatlarınız samimi olsun: İltifat ve komplimanlarınızda içten olun, abartıya kaçmayın. Kişinin görünümü ya da herkesçe bilinen özellikleri yerine pek bilinmeyen yönlerini öğrenin. Mesela soul müziğe olan ilgisini… Ve iltifat edecekseniz bunun hakkında güzel şeyler söyleyerek takdirinizi sunun.
3- Sarılın: Sarılmak da gülmek gibi basit ama etkisi büyük sihirli davranışlardandır. Yakınlık ve samimiyet derecesine göre sarılmaktan, kucaklaşmaktan çekinmeyin.
4- Cesaretlendirin: Dünyada cesaret kırıcı yeterince şey var zaten. Haberler, gazeteler, konu-komşu, eş-dost kötü haberler verip durmuyorlar mı? Yüksek potansiyeli olan çok kişi, sırf cesaret kırıcı şeylerden dolayı başarısızlığa uğramakta. Bu nedenle çevrenizdeki kişilere destek olun, cesaretlerini kırmayın, hayallerine saygı duyun.
5- Pozitif duygular geliştirin: Duygular bulaşıcıdır. Pozitif düşünceyi bulaştırmak için de pozitif ve iyimser yaklaşım geliştirin. Gülümsemek yanında yaşama değer verin, olumlu hatıralarınızı hatırlayın, gündeminizde onlar olsun. Böylece pozitif duygu ve düşünceye doğru sıçrayış gerçekleştirirsiniz.
6- Hızlı ve pratik çözümler getirin: Bazen karşınızdaki kişinin cesarete değil de pratik çözüm yollarına ihtiyacı vardır. Bir kağıt mendil, bir bardak su ya da serinlemek için bir yelpaze olabilir ihtiyacı… Belki de arabadan inerken dengesini yitirmemek için elinizi tutmak istiyor. Bu tür pratik yardımlarda uyanık ve istekli olun.
7- Dinleyin: Bazen yardım falan değildir karşınızdaki kişinin istediği… Sadece konuşmaya ve birilerinin kendisini dinlemesine ihtiyacı vardır. Bu tür durumlarda yargılamadan ve sorgulamadan sadece dinleyin.
8- Perspektifinizi paylaşın: Bazen pireyi deve yaparız. Bazen de ciddi konuları hafife alırız. Karşınızdaki kişinin bu hataya düştüğünü görürseniz kendi görüşünüzü paylaşın. Böylece muhatabınızın kendisini çok üzen durumun aslında gülüp geçilecek bir şey olduğunu görmesini sağlarsınız.
9- Bunalım şarkılar dinlemeyin: Dinlediğimiz müzik ruhsal durumumuz üzerinde son derece etkilidir. Sizi depresifleştiren, bol acılı, bunalım şarkılar yerine canlandıran, mutlu eden şarkılar tercih edin. Bu şarkıları çevrenizle de paylaşın.
10- Küçük nezaket kurallarını es geçmeyin: Kapıdan içeri girerken önceliği yanınızdaki kişiye verin, çerez, bisküvi gibi şeyler yiyorsanız ikram edin, otobüste yaşlı ya da ihtiyaç halinde olanlara yer verin, kapıdan geçtikten sonra hemen ardınızda birinin olduğunu fark ederseniz kapıyı tutun (hızla içeri dalıp kapının yüzüne kapanmasını önleyin). Bunlar küçük ama ince şeylerdir; dikkat ettiğiniz takdirde nezaketinizle muhatabınızı memnun etmekle kalmaz, büyülersiniz.
11- Pozitifi başkalarına bulaştırın: Bir arkadaşınız size pozitif bir şey söyledi ya da böyle bir eylemde bulunduysa size geçen bu pozitif ruh halini siz de başkalarına bulaştırın. Güzel bir şey söyleyin, bir jest yapın ki pozitif zincir hızla büyüsün çevrenizde.
ALINTI

Kas ve Eklem Ağrılarında Masaj Etkisine Sahip 10 Bitki ve Çayı

Düşündüğümüz zaman en az grip kadar yaygın ve zor bir hastalık durumudur eklem ağrıları. Hasta olunca ayrı ağrır, spordan sonra ayrı. Gece ters bir pozisyonda uyuruz ayrı tutuluruz, ağır bir eşya kaldırdığımızda ise apayrı.

Bu yazımızda kas ve eklem ağrılarına iyi gelen bitki ve bitki çaylarına değineceğiz. Bazı bitkileri yağ olarak uygulayacağız bazılarını ise direkt demleyerek tüketeceğiz.Sonunda ise ağrılardan kurtulmuş bir şekilde yaşantımıza devam edeceğiz.

En sevilenlerden birisi: Kuşburnu

Kuşburnunun çekirdeğinde ve kabuğunda yer alan bir madde eklem ve kas grubundaki ağrıları azaltmaktadır. Ayrıca uzun vadede kullanıldığında eklemlerde oluşan kireçlenmeyi azaltarak kireçlenmeye bağlı yaşanan ağrıların hafiflemesine de yardımcı olmaktadır.

Acısına aldırış etmeyin: Zerdeçal

zerdecal-cayı

Zerdeçalı özellikle çay olarak tüketmek eklemleri iltihaptan koruyarak ağrıları dindirmeye yardımcı olacaktır. Gün içerisinde oluşan ağrılarınız olduğunda sabah ve akşam olmak üzere iki kere zerdeçal çayı tüketebilirsiniz.

Kokusu da güzeldir: Anason çayı

anason-cayi

Her türlü ağrının yanı sıra, özellikle baş ağrıları için çok güçlü etkilere sahip olan bu bitki, kan dolaşımını hızlandırıcı ve kalbi güçlendirici niteliktedir.

Bir bitki çatı değil ama: Ballı sıcak su

ballı-krem

Ağrı kesici özelliği bulunan balı sıcak su ile karıştırıp çay gibi tüketebilirsiniz. Tüm vücudu rahatlatacak ve özellikle geceleri rahat bir uyku uyumanızı sağlayacaktır.

Hafif bir masajla: Çörek otu yağı

corek otu yagi

Çörek otu yağı, A, B ve C vitaminleri içermektedir. Ayrıca bünyesinde potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko gibi bileşenleri barındırır. Çörek otu yağı, omega 3 yağ asitleri bakımından da oldukça zengindir. Ağrılı bölgelere masaj yaparak uygulayabilirsiniz.

Tohumdan gelen mucize: Hardal yağı

hardal-yagi

Esansiyel hardal yağı ise yine hardal tohumlarının su ile damıtılması yoluyla elde edilir. İçeriğinde bulunan farklı yapılardaki yağ asitleri, mineral ve vitaminler nedeniyle ağrılı bölgelerde bitkisel destek olarak kullanılabilir. Ayrıca kozmetik alanında da kullanılmaktadır.

Rengi yeter: Hatmi çiçeği çayı

Gulhatmi

Halk arasında hatmi çiçeği olarak bilinse de asıl adı gülhatmidir. Ağrı ve sızıları azaltmasının yanı sıra saymakla bitiremeyeceğimiz faydaları için sizi şöyle alalım. (:

Anneler haklıymış: Ihlamur

ihlamur cayi

Ihlamur çayı da eklem ve kaslara etki ederek ağrı kesici bir özelliği vardır. Ancak bir uyarı yapmamız gerek: Ihlamur çayından istenilen faydayı elde edebilmek için, piyasada satılan ıhlamurlardan yalnızca çiçeklerin bulunduğu paketlerin alınması gerekmektedir. Yeşil yapraklardan oluşan diğer paket alınmamalıdır. Çünkü, yeşil yapraklar, ıhlamur çayının vereceği faydayı büyük ölçüde engeller.

Hep kurabiye olmaz ki: Zencefil çayı

Zencefil Cayi

Zencefil çayı burada da karşımıza çıktı evet. Vücut ısısını yükselterek ağrıların iyileşmesinde çok önemli bir rol oynamaktadır.

Bonus: Brokoli çorbası

brokoli-corbasi-tarifi

Brokoli, lahana ailesi içinde yer alan brokoli oldukça güçlü sülfür barındıran ve antioksidan özelliği olan bir sebzedir. İçeriği nedeni ile eklemlerde oluşan iltihabı azaltarak ağrıların hafiflemesine yardımcı olur.

kaynak: yemek.com

Bir ben vardır, benden içeri…

12512825_10154477318009240_6933829894175451800_n[1]

Sen dersin, ‘Ben onsuz yaşayamam’

10411348_1188571364503950_2999765213515314797_n[1]

Sen dersin, ‘Ben onsuz yaşayamam’
Zen der, ‘Bağlanmadan sevmeyi öğrenmelisin’

Sen dersin, ‘her şeyim olsun isterim hayatta’
Zen der, ‘Yoklukta dahi bolluğu hissetmelisin’

Sen dersin, ‘Güzel şeyler hiç mi hiç değişmesin’
Zen der, ‘Tomurcuk çiçek olur, açar, solar..göreceksin’

Sen dersin, ‘Yaptıklarını ona ödeteceğim’
Zen der, ‘Şevkatle, yargılamadan bakmayı bileceksin’

Sen dersin, ‘Konuşalım, halledelim bu meseleyi’
Zen der, ‘Sessizlikte saklı tüm çözümlerin’

Sen dersin, ‘Hayat geçiyor, yapacak çok şey var daha’
Zen der, ‘Bu ne telaş? Sen bir ruhsun,sonsuza kadar vaktin…ॐ…alıntı

Yeşim Kamala Kızılkartalın sayfasından alınmıştır