Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et.

1917576_1182810548403579_7319690280729253223_n[1]

 

“Bildiklerini unut…” diyor dost.

“Gel al eline bir silgi, şu yeni başlayan güne bilgilerini silmekle başla…”

“Zanlarını, yargılarını, önyargılarını ve dahi bütün genellemelerini koy bir çuvala ve hepten terk et. Gıybet etme sakın, bil ki dedikodu denilen şey mıknatıs gibi kötü enerji çeker.

Kimsenin aleyhine konuşma, uzaktan atıp tutma, insanları kem dille yargılama, bil ki yanılırsın.Birini ne kadar çok aşağılar yahut dışlarsan, onun durumuna düşme ihtimalin o kadar artar.

Kainatın matematiğidir.Bir koyar, bir alır insan…

Bilmeden kendi hesabını dürer…” diyor dost.

“Hiçbir konuda emin olma.
Kendini ayrıcalıklı sayma.
Konumuna ya da mevkine, ismine veya şöhretine güvenme.
Şu hayatta tüm zahiri kisveler, sabun köpüğünden ibarettir.
Nazlı nazlı yükselir köpük, derken pat diye sönüverir…

Her zaman başkalarından öğrenmeye açık ol.
En iyi bildiğin konularda bile köşeli düşünme, büyük konuşma.
Cümlenin sonuna nokta değil, ünlem değil, virgül yahut üç nokta koy.
Açık bir kapı bırak daima…

Ne kadar bilsen de, hiçbir zaman yeterince bilemeyeceğini unutma.
Tevazudan şaşma.
Ancak o zaman kurtulabilirsin bilginin cehaletinden…” diyor dost.

Şems -i Tebrizi

En Popüler Terazi… Pek Sen Nesin???

12509171_1036176319766401_7545469953298060545_n[1]

En Popüler TeRAZİ

En Sosyetik Boğa

En Özlenen Başak

En Sadık Akrep

En Romantik Yengeç

En Aranan Aslan

En Duygusal Balık

En Mutlu Kova

En Çalışkan Oğlak

En Şanslı Yay

En İlgi Odağı İkizler

En Dikkat Çekici Koç

Hiçbir şeye veya hiç kimseye tutunma…

12552638_604788859670184_547498280507561931_n[1]

Hiçbir şeye veya hiç kimseye tutunma. Özünün derinliğinde tek çözümün kendin olduğunun farkında ol…

Stefano D’Anna

 

Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz!”

12509735_1182810118403622_4205381778002653106_n[2]

PARADİGMA DEĞİŞTİRMEK ZOR DEĞİL…

“…Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur!”

Örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına, hiç susun demeden yolculuğa devam ettiğinde, siz ona “Ne gamsız adam!” diyebilirsiniz. Ama sorsanız, onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.

Prof. Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek çok öfkelenmiş ve “Oğlumu küçümsüyorlar!” diyerek de çok üzülmüş… Yemek molasında oğluna, “Şunların kafasına çantamı indiresim geliyor!” demiş. Oğlu, “Anne, o adam Finlandiyalı, burada simültane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk…” demiş.

Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğa oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve de yemeye başlıyor… Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Herhalde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı! Hemen kadın bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış… Adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta, kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün! Kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu! Meğer, adamın kurabiyesini yiyormuş!

Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz. Covey, bu örnekleri; “Aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler…” diye özetliyor. Buradan yola çıkarak, çözemediğimiz sorunlar için paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor.

Einstein’ın bir sözünü anımsatıyor…
“Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz!”

Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi “Sorunların içinde kaybolmak” yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu aşma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir? Çözümsüz gibi gördüğünüz sorunlar konusunda paradigma değiştirmenin önemi vardır. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen, bizim kendi davranışlarımızdır. Başımıza gelen her şeyle, onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…”

STEPHEN COVEY

kaynak: Charlotte Gabayın Facebook Sayfasından Alınmıştır

KEMİK SUYUNUN YARARLARI VE HAZIRLANMASI

 1402937_10205556767027339_389018803557082234_o[1]
1-Bağırsak geçirgenliğini azaltır.
(Kemik suyundaki jelatin sızıntılı bağırsağı iyileştirir.Sindirim sistemi mukazasına ve besinlerin sindirilmesine yardımcı olur.Yeterince parçalanmamış proteinlerin kana geçmesini engellemiş olur )
2-Kemik oluşumu, büyümesi ve tamiratını destekler. (İçeriğindeki kalsiyum,mağnezyum ve fosfor ile)
3-Enflamasyonlarla savaşır.
(İçeriğindeki anti enflamatuar amino asitler,glisin ve proline çok yüksektir.)
4-Grip ve benzeri soğuk algınlığı enfeksiyonlarıyla savaşır.
5-Eklem ağrısı ve iltihabı(enflamatuarı ) önler.
(İçeriğindeki glukozamin,kollajen dokuların artmasını büyümesini teşvik eder.)
6-Cilt, saç ve tırnak sağlığını da mükemmelleştirir.
(Kemik suyu içerisindeki kollajen ve jelatin saç büyümesini destekler. Saç tellerini ve deriyi canlandırır.)
7-Ucuza mal olur.
(Kilosu 4 tl. hatta kasabınızdan ücretsiz alabilirsiniz)
8-Mineral takviyesi almaktan daha doğal,etkin ve ucuzdur.
9-Uykuyu düzene sokar ve zihni sakinleştirir.
(Kemik suyu içerisinde bulunan bir amino asit olan glisin sayesinde yapar.)
10-Kolay hazırlanır ve yemeklere lezzet verir.

KEMİK SUYUNUN HAZIRLANMASI
5 lt lik düdüklü tencereye 1.5 kg kuzu kemiği konulur.İçerisine 4 litre su ve ½ çay bardağı elma sirkesi ilave edilir.İstenirse 500gr ette ilave edilebilir.Düdüklü subabı kalkmaya başlayınca küçük ocağa alınır ve altı en düşüğü getirilir.Yaklaşık 4 saat yayaş yavaş kaynatılır.Köylerde odun ateşinde ya da evlerde açık tencerede yine kısık ateşte pişirme süresi 10-15 saattir. Sonrasında soğumaya burakılır.Ve içerisine 1 çay kaşığı kaya tuzu karıştırılır.Sonra et koyduysanız onlar seçilir ve ayrılır. Süzgeçle süzerek kemikleri köpeklere vermek üzere ayrılır.

Kemik suyunu buzdolabına koyunuz yada içinden bir kısmını hemen kullanmaya başlıyabilirsiniz.6-12 saat sonra katılaşacaktır.Dolaptan çıkarıp, öğün miktarına göre poşetlere doldurup derin dondurucuda saklayınız.Yemek yapacağınızda poşetleri çıkarıp yemeklerin içerisine koyunuz.

Sebze yemeklerinin hepsine,tüm çorbalarınıza ve de pilavınıza rahatlıkla karıştırabilirsiniz.Yada özel çorbasını yapabilirsiniz. Yemeğin su isteme oranına ve kişi sayısına göre 2-8 çorba kaşığı kemik suyu ilavesi katabilirsiniz.

Yemekleriniz hem çok sağlıklı hem de her zamankinden daha lezzetli olduğunu göreceksiniz.

TAŞ DEVRİ AKILLI BESLENME

BEYİN GÜCÜNÜZÜ GELİŞTİRMEK İÇİN 32 ÖNERİ

BEYİN GÜCÜNÜZÜ GELİŞTİRMEK İÇİN 32 ÖNERİ
1. Derin Nefes Alın. Daha fazla hava kanınız –yani beyniniz- içerisinde daha fazla oksijen anlamına gelir. Nefesinizi burnunuzdan alın ve mümkün olduğunca diyafram kasınızı kullanarak ciğerlerinizin alt kısmını doldurmaya çalışın. Birkaç kez derin nefes aldığınızda bu sizin hem gevşemenizi sağlar, hem de daha net biçimde düşünebilirsiniz.

2. Meditasyon Yapın. Şu an hemen uygulayabileceğiniz bir meditasyon tekniği, yalnızca gözlerinizi kapayın ve dikkatinizi nefesinize yöneltin. Kaslarınızı gevşetmeniz meditasyonunuza yardımcı olacaktır. Eğer zihniniz gezinmeye başlarsa dikkatinizi yalnızca nefesinize yöneltin. Beş on dakikalık bir meditasyon sizi gevşetir, zihninizi temizler ve özellikle zihinsel bir iş için sizi hazır hale getirir. Bu konuda sitemizde yer alan meditasyon uygulamalarından yararlanabilirsiniz.

3. Dik oturun. Duruşunuz bedeninizdeki fizyolojik mekanizmaları ve dolayısıyla zihinsel süreçlerinizi etkiler. Bunu kendi kendinize kanıtlayabilirsiniz. Kafanız öne doğru sarkmış, gözleriniz yere bakar ve ağzınız açık biçimde matematik işlemleri yapmayı ya da bir problem çözmeyi deneyin. Sonra aynı şeyi bir de dik vaziyette otururken, ağzınız kapalı ve karşıya ya da hafifçe yukarıya bakar durumda deneyin. İkincisinde zihninizin çok daha kolay çalıştığını göreceksiniz.

4. Doğru düşünme alışkanlıkları. Birkaç hafta belli bir problem çözme tekniği üzerinde çalışın. Kısa sürede alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz. Gördüğünüz her şeyi bir an için yeniden dizayn etmeyi deneyin bu da bir süre sonra alışkanlık haline gelecektir. Bir parça çaba sarf ederek yararlı düşünme alışkanlıkları geliştirebilir ve sonra bunları çabasız biçimde kullanabilirsiniz. Alışkanlığın gücünden yararlanın.

5. Ölü zamanları değerlendirin. Arabayla bir yere giderken, bekleme salonunda beklerken, ya da boş boş otururken geçen zaman değerlendirilmezse ölü olur. Bir kasetçalar ya da CD çalar ile arabanızda ya da boş zamanlarınızda yabancı dilde ya da kendi dilinizde bilgilendirici bir şeyler dinleyebilirsiniz.

6. Yabancı dil öğrenin. Yeni bir dil öğrenmenin beyin işlevlerinde yaş ilerlemesine bağlı olarak gelişen performans kaybını azalttığı görülmüştür.

7. Konsantrasyon ve farkındalık egzersizleri. Zihninizi dağılmaktan alıkoyduğunuzda konsantrasyon ve net biçimde düşünme kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Zihninizdeki karmaşayı izlemeyi ve durdurmayı öğrenin. Zihninizin arka planında sizi belli belirsiz biçimde rahatsız eden şeyler dikkatinizi çektiğinde onları halletmenin yoluna bakın. Bu, aramanız gereken birini arayıp o işten kurtulmak ya da yapacağınız işlerin listesini çıkarmak olabilir. Böylece en azından şimdilik yapacağınız işleri unutabilirsiniz. Biraz pratik yaparak bu sizin için daha kolay bir hale gelir ve düşünme süreçleriniz daha güçlü olur.

8. Yazı yazın. Yazmak zihniniz için çeşitli yönlerden yararlıdır. Belleğinize önemli olan şeyleri söylemenin bir yoludur, böylece gelecekte bazı şeyleri daha kolay hatırlayabilirsiniz. Yazmak düşünme süreçlerinizi netleştirir. Yaratıcılığınızı ve analitik becerilerinizi geliştirmek için iyi bir egzersizdir. Günlükler, parlak fikirlerle ilgili notlar, şiir ve hikayeler yazmak zihninizi güçlendirecektir.

9. Mozart dinleyin. California Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada bir müzik aleti çalan ve koroya katılan çocukların problem çözme ve mekansal düşünebilme konularında diğer çocuklara oranla daha büyük bir gelişme kaydettikleri görüşmüştür. Bir başka araştırmada 36 öğrenciye üç tane mekansal düşünme testi uygulanmış ve ilk testin hemen öncesinde Mozart’ın iki piyano için Re Majör sonatı on dakika süreyle dinletilmiş. İkinci testten önce gevşeme kaseti dinletilmiş, üçüncüden önce ise yalnızca sessizlik içinde oturmuşlar. Bu 36 öğrencinin ortalama skorları şöyle 1. test: 119; 2. test: 111; 3. test: 110.

10. Uykunuza dikkat edin. Herkesin uyku ihtiyacı birbirinden farklıdır. Kendi ihtiyacınızın altında ya da üstünde uyumayın. Uykunun saatinden çok derinliği önemlidir. Gün içindeki kısa kestirmeler beynin dinlenmesi ve şarj olması için oldukça yararlıdır.

11. Kafein. Kahve birçok kişi için zihin açıcı özelliğe sahiptir. Ancak fazla miktarda alındığında zihnin çalışmasını olumsuz yönde etkileyebilir. Kafein bazı kişiler için uzun vadede olumsuz yan etkilere sahip olabilir. Ancak kısa vadeli olarak işe yaramaktadır.

12. Şekerden kaçının. Karbonhidratlar genellikle beyninizin bulanıklaşmasına yol açar. Çünkü şeker aldığınızda onu karşılamak için kana insülin salgılanır. Eğer önemli bir zihinsel iş yapacaksanız hemen öncesinde makarna, şeker, beyaz ekmek ve patates cipsi gibi şeylerden sakının.

13. Hızlı okuma. Birçok kişinin inandığının tersine okuduğunuz şeyi daha hızlı okuduğunuzda onu daha iyi kavrarsınız. Daha kısa sürede daha fazla şey öğrenirsiniz ve hızlı okuma gerçekten çok iyi bir beyin egzersizidir.

14. Spor egzersizleri yapın. Egzersizlerin özellikle uzun vadede beyin gücünü geliştirmesi sürpriz değildir. Fiziksel sağlığınızı olumlu yönde etkileyen her şey doğal olarak beyninizi de olumlu yönde etkileyecektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar 10 dakikalık bir egzersizden sonra bilişsel fonksiyonlarda artış olduğunu göstermektedir. Beyninizi tazelemek istiyorsanız küçük bir yürüyüş ya da birkaç hareket yapabilirsiniz.

15. Daha etkili biçimde öğrenin. Bir şeyi öğrenmeye karar verdiğinizde hem başlamadan önce, hem öğrenme esnasında, hem de sonrasında notlar alın. Başlamadan önce kendinize “Şu an bu konu hakkında neler biliyorum?” diye sorun. Ve bunları bir kağıda not edin. Bu, zihninizi öğrenmeye hazırlayacaktır. Çalışmayı bitirdikten sonra bir sonraki seans için zihninizde birkaç soru olsun. Ve kendi kendinize “şimdi ne öğrendim?” diye sorun.

16. Zihninizi netleştirin. Dağınık odalar ve ofisler dağınık düşünmeyi körükler. Zihinsel işler yapacağınız yeri buna uygun biçimde organize edin. Zor bir zihinsel işe başlamadan önce bedeninizi esnetin ve birkaç derin nefes alın.

17. Eğlendiğiniz bir şeyler yapın. Bu hem stres düzeyinizi düşürmenize hem de beyninizi tazelemenize yardımcı olacaktır. Yalnız burada önemli olan yaptığınız eğlenceli faaliyete aktif olarak katılmanızdır. Televizyon seyretmek böyle bir amaç için uygun değildir. Zihni geliştirici eğlenceli oyunlar oynamak ya da bir hobiyle uğraşmak, kısacası sizi dinlendiren ve eğlendiren bir şeyler yapmak beyninizin daha iyi biçimde düşünmesine yardımcı olacaktır.

18. Beyin egzersizleri yapın. Beyninizi sürekli değişik yönlerde çalıştırın. Bulmaca çözün, satranç oynayın, bir şeyler ezberleyin. Beynin çalıştırılması sürekli yeni nöron bağlantıları geliştirilmesine yol açar.

19. Yeni şeyler öğrenin. Bu beyne egzersiz yaptırmanın bir başka yoludur. Yeni bir şey öğrendiğinizde beyniniz buna uyum sağlamak için yepyeni bağlantılar geliştirmek zorunda kalır.

20. Bir şeyleri iyi yapan insanları modelleyin. Yaratıcı, zeki ve üretken insanlarla birlikte vakit geçirin. Onlardan bir şeyler öğrenmeye çalışın. Onların yaptıklarını yapın ve onların düşündüğü biçimde düşünmeye çalışın. Onların önerilerine dikkatlice kulak verin. Başarılı insanlar genellikle bunu nasıl yaptıklarını bilmez ve kendilerini başarılı görmezler. Onların söylediklerini değil yaptıklarını yapın.

21. Gülün. Güldüğünüzde salgılanan endorfin sayesinde stres düzeyiniz azalır ve bu da beyin için uzun vadede çok yararlı bir şeydir. Gülmek aynı zamanda sizi yeni fikirlere ve düşüncelere daha açık hale getirir.

22. Oyun oynayın. Beynin uyarılması ölçülebilir yapısal değişikliklere sebep olur. Yeni nöron bağlantıları ortaya çıkar ve yeni beyin hücreleri gelişir. Entelektüel oyunların yanı sıra göz – el koordinasyonunu sağlayan her tür oyun beyni uyarır ve geliştirir.

23. Şarkı söyleyin. Arabanızda yolculuk ederken veya yalnız kaldığınızda üzerinde çalıştığınız konuyla ilgili olarak şarkı söyleyin. Bu sizin sağ beyinle temasa geçmenizi ve onu çalıştırmanızı sağlar.

24. Kendinizin farkında olun. Bu beyin gücüyle direk ilgili gibi görünmemekle birlikte çok yakından ilgilidir. Kendinizi daha iyi tanırsanız ego ve duyguların etkilerinden kaçınabilirsiniz. Özellikle bir şeyleri açıklarken ya da tartışırken kendinizi gözlemleyin.

25. Stresten uzak durum. Özellikle uzun vadeli stresin bedeninizde meydana getirdiği hasarlar bir yana, beyninizi de olumsuz yönde etkilemektedir. Stres düzeyinizi bilinçli olarak azaltmak için gevşeme vb. tekniklerden yararlanın.

26. Kendinizi eğitin. Çeşitli araştırmalar az eğitimli kişilerin Alzheimer’a daha fazla yakalandığını göstermiştir. Herhangi bir alanda eğitim almak beyninizi daha güçlü hale getirir.

27. Yağdan uzak durun. Laboratuvar araştırmaları yüksek yağ oranıyla beslenen hayvanların daha yavaş öğrendiklerini göstermektedir. Mümkün olduğunca zeytin yağı ve diğer türden sıvı yağları kullanmaya özen gösterin. Doymuş yağlar beyin hücrelerinin gelişiminde olumsuz etki göstermektedir.

28. Daha az yiyin. Aşırı yemek sindirim için daha fazla kan akışı demektir ve bundan dolayı beyninize daha az kan gider. Bundan dolayı harcadığınız enerjiyle orantılı bir beslenme düzenini benimserseniz bu beyniniz için daha yararlı olacaktır.

29. Şüpheli gıdalardan uzak durun. Aşağıdaki gıdalar beyniniz için zararlı olabilir: Yapay gıda boyaları içeren besinler, yapay tatlandırıcılar, kola, mısır şurubu, yüksek şeker içeren içecekler, hidrojenlendirilmiş yağlar, şeker, beyaz ekmek ve beyaz un içeren diğer ürünler.

30. Kahvaltı edin. Kahvaltı tüm beden için çok önemli bir öğündür. Ve bu konuyla ilgili araştırmalar kahvaltı eden çocukların diğerlerine oranla daha başarılı olduğunu göstermiştir.

31. Soru sorun. Bu beyninizi formda tutmanın çok iyi bir yoludur. Yalnızca kendi zihniniz içerisinde kalsa bile soru sorma alışkanlığını sürdürün. Zihninize gelen her şeyi sorun ve muhtemel cevaplar üzerinde düşünün.

32. Beyin gücünüzü geliştirme planı yapın. Yeni alışkanlıkların edinilmesi yirmi ila otuz gün arası bir süre alır. Bu durumda uyguladığınız herhangi bir egzersizi ya da alışkanlık değişimini en azından üç hafta sürdürmelisiniz. Herhangi bir tekniğin etkisini hemen görebilirsiniz. Ama her tür tekniğin uzun vadeli yararları çok daha fazla olacaktır.

* Alıntıdır

Şans, Bolluk, Bereket Getiren Koruyup Kollayan Melek Kolyelerini Kaçırmayın…

Teşvikiye’de cici mi cici bir sanat galerisi. İçinde Işıl Hanım ve melekleri… İyi niyetini, sıcacık enerjisini, samimiyetini hemen hissediyorsunuz. Sonra başlıyor melek tasarımlı kolyelerini anlatmaya. Hepsi elinin emeği, gözünün nuru. Hiç birini birbirinden ayıramıyor. Her meleğin verdiği mesaj farklı, açtığı kapı farklı, sizi koruduğu alan farklı. Konuşmamızın ortasında içeri gidiyor, bu size gerekli olan melek deyip geri geliyor.Bakıyorum benim ihtiyacım olan melek neymiş:temmuz ist 2015 076Baş Melek Mikail (Güven) Mesajı aynen şöyle: En ufak bir korku parçası bile seni Bir’den ayırıyor. Tüm korkularını serbest bırak… Bana havale et ve özgür olduğunu bil…

Vallahi doğru, billahi doğru. Her zaman güvenle ilgili sıkıntım olmuştur. Şimdi ne yapacağımı biliyorum. Baş Melek Mikail’i yardıma çağıracağım. Kitap ayracımı da her gördüğümde içime rahatlık yayılacak…

Siz de kendi meleğinizi, kolyenizi, mesajınızı alın, hatta en güzeli sevdiklerinize de hediye edin. Daha sevgi dolu, daha güvenli, daha mutlu, daha bereketli bir dünyaya adım atalım. Sizin de bunda payınız olsun… (Siparişleriniz için 0536 508 19 73’ten kendisiyle irtibata geçebilirsiniz.)

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

FullSizeRender    IMG_5458

melek 1  IMG_7649

 

Not: Bir kaç cümleyle Işıl Hanım bu işe nasıl başladığını anlatıyor. Buyrun okuyun…Hiç meleklerin mucizelerine tanık oldunuz mu? Ben oldum. En çok ihtiyacım olduğunda önden bir mesaj yollayarak her zaman yanımda olduklarını hissettirdiler, kimi zaman bir tüy, çoğu zaman çift rakamlarla tüm tüylerimin dikilmesiyle ve içimi kaplayan sıcaklıkla enerjilerini hissettim. Güvendeydim. Korunuyordum. Seviliyordum. Böylelikle onlarla başlayan bir serüvene çıktım. Meleklerin mesajları ve mucizelerini deneyimliyorum. Haydi! Sizler de bu deneyimi benimle paylaşın.

Sevgilerimle,

Işıl İpekçi

Not: Yaşasın yeni doğanlar için de melek kolyeleri de geldi. Aşağıdaki  son fotodan görebilirsiniz… Sol baştaki 925 ayar gümüş, ortadaki yeni doğanlar için 14 K altın iğnesi dahil, sağ baştaki 18 K altın melek kolye ve aksesuarları için 0536 508 19 73ten Işıl İpekçi’ye ulaşabilirsiniz…

IMG_7978

Güven eksikliği aslında yararlı hiçbir şey üretmeyen olumsuz düşüncenin ürünüdür.

motivasyon-filmi-2[1]
Kendine inanmak, özgüvenin ve dingin, huzurlu bir aklın anahtarıdır. Akıl sakinken ve kendinden eminken en iyi şekilde çalışır. Güven eksikliği aslında yararlı hiçbir şey üretmeyen olumsuz düşüncenin ürünüdür.
 
Yönettiğim bir işletme okulunun öğ­rencilerinden biri olan Clara’dan söz etmiştim. Her mezu­numuza yaptığımız gibi, Clara’ya da iki yıllık programını bitirirken bir iş görüşmesi sağlayarak yardımcı olmayı planladık. Ama Clara kendine güvenemedi. Görüşme sa­bahı, başaramayacağına inanmış olarak büroma geldi ve görüşmeyi iptal etmemi istedi.
 
Ne kadar üzgün olduğunu görünce, görüşmeye başka birini göndermeye karar verdim. Ama ayrılmadan önce ona”sana yarın için başka bir görüşme ayarlayacağım ve buna gitmeni istiyorum. Aynı zamanda şunu ‘düşünmeni istiyo­rum: Bu okul bir öğrencisini bir iş görüşmesine gönderdi­ğinde bu, bizim sizinle gurur duyduğumuzu ve yetenekle­rinize güvendiğimizi anlatmamızın bir yoludur. Bizi utandı­racak birini göndereceğimizi sanmıyorsun değil mi Clara? Şimdi tüm yapacağın biraz kendine güven kazanmak,” dedim.
 
Clara çıktıktan sonra şehirdeki bir şirketin genel mü­dürü olan bir arkadaşımı aradım; Jim daha önce benden, büro şefi olarak yetiştirilmek üzere bir erkek aday bulmamı istemişti. Telefonu açtığında, “Selam George. Bana bir er­kek aday bulabildin mi?” diye sordu. “Sana, görüşmeni is­tediğim çok yetenekli birini göndereceğim,” dedim.
 
Sonra ona Clara’dan söz ettim. Jim durakladı. Aradığı kişinin büroda iki numaralı kişi olacağını ve erkek olmasını istediğini söyledi. Ama ben ısrar ettim: “Bu genç bayanla benim hatırım için görüşmeni istiyorum. Çok yetenekli ama buna henüz inanmıyor. Kendine güveni yok. Yalnızca de­neyim olması için birkaç görüşme yapması iyi olur diye düşünüyorum.” Jim gönülsüzce, bir kez denemeyi kabul etti.
 
Ertesi sabah Clara büroma geldiğinde hiç gergin de­ğildi. Gülümsüyordu. Kendine güvenli ve coşkulu görünü­yordu. Görüşme için ayrılırken şunları söyledi: “Bugün o işi alacağım. Kendime güveniyorum Bay Shinn. Benimle gurur duymanızı sağlayacağım.”
 
Bunun yalnızca bir alıştırma olacağını ona söyleyecek cesareti kendimde bulamadım. “Daha önemlisi Clara, ken­dinle gurur duymanı sağla,” dedim. Clara ayrılırken onun görüşmeden çok önemli bir deneyim kazanacağını umu­yordum.
 
Telefon çaldı. Arayan Jim’di. “Bana doğru kızı gön­derdiğinden emin misin?” dedi.
 
— Adı Clara mıydı?
— Öyle söyledi
— Öyleyse doğru kızdı. Ne oldu?
 
— Şey… Senin anlattığın gibi değildi. Ben ürkek birini bekliyordum; bu kız kendine güven ve coşku doluydu. El sıkıştığında neredeyse birkaç parmağımı kırıyordu.
 
— Öyle mi?
 
— Birkaç dakika konuştuk. Sonra ona sordum: “Clara, hızlı daktilo kullanmayı bilir misin?” Güvenle yanıt verdi: “Evet efendim. Hiç hatasız, Dakikada yetmiş kelime yaza­bilirim” “Peki,” dedim , “bu önemli görev için iyi hesapla­ma yapabilen birine gereksinimimiz var,” Clara masama yaklaştı ve “Hiç hatasız, bütün muhasebe kayıtlarını incele­yebilirim,” dedi. Deneyimsiz birinin bu kadar kendine gü­venli olduğuna inanamıyordum. Ve işe almadan önce ona bir soru daha sordum: “Clara, hiç yalan söyler misin?” Gü­lümsedi, gözlerimin içine baktı ve şöyle dedi: “Hayır efen­dim, ama öğrenebilirim!”
 
Clara kendiyle gurur duymayı başarmıştı. Ve bu sırada özgüvenle ilgili çok önemli bir şey öğrenmişti: Kendine güvenli görünürsen ve davranırsan kendine güvenli “olur­sun”.
 
 
*Alıntı. dr.pıst.

Size Bir Sır Verelim: Kendinizi Herkese Sevdirmek Zorunda Değilsiniz

İnsan olmak zor zanaat. Özellikle çoğumuzun yaptığı gibi sevgi arayan bir insan olmak. Kendimizden yeni ve çarpık versiyonlar yaratıp onların içinde kaybolmamıza yol açabilir.

İnsan olmak zor zanaat. Özellikle çoğumuzun yaptığı gibi sevgi arayan bir insan olmak. Kendimizden yeni ve çarpık versiyonlar yaratıp onların içinde kaybolmamıza yol açabilir.

aqma size bir sır verelim.

Ama size bir sır verelim.

Kendinizi herkese sevdirmek gibi bir vazifeniz yok. Bu yalnızca imkansız değil, aynı zamanda sizi yorup kendiniz gibi hissetmenizi engelleyen bir şey.

Sizin hayattaki vazifeniz kendinize dikkat etmek. Ve bunu yapmanıza engel olmayan ve hatta bu konuda sizi destekleyen insanlar bulmak.

Onları desteklemek de sizin vazifelerinizden biri.

Onları desteklemek de sizin vazifelerinizden biri.

 

Ama bu yaptıkları her şeyi onaylayıp, kabul etmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor. Karşınızdakilerden beklediğiniz sevgi, nezaket, söz ve davranışlar konusunda sizin de üzerinize düşeni yapmanız anlamına geliyor.

İncelik oldukça kıymetli görülse de, çoğu zaman sahte ve yorucudur. İçimizden gelen sesi susturduğu için bazen bizi yalancı durumuna düşürür.

İncelik oldukça kıymetli görülse de, çoğu zaman sahte ve yorucudur. İçimizden gelen sesi susturduğu için bazen bizi yalancı durumuna düşürür.

 

Kendi hislerinizi görmezden gelmek duygusal yönden çok emek gerektirir. Bu da yorucudur.

Kendi hislerinizi görmezden gelmek duygusal yönden çok emek gerektirir. Bu da yorucudur.

 

Dikkatinizi, nazik olmak yerine doğru ve dürüst, bir yandan da hem kendinize hem de başkalarına karşı merhametli olmaya verin. Sahte incelik, merhametli olmak değildir.

Dikkatinizi, nazik olmak yerine doğru ve dürüst, bir yandan da hem kendinize hem de başkalarına karşı merhametli olmaya verin. Sahte incelik, merhametli olmak değildir.

İyi olmaya da odaklanın — kendinize ve başkalarına.

İyi olmaya da odaklanın — kendinize ve başkalarına.

herkes tarafından sevilmemek ve herkesi sevmemek bir sorun değil. Sevdiğiniz şeylerin ve insanların farkına varmak aslında gitgide kendinizi keşfetmeniz anlamına geliyor.

Herkes tarafından sevilmemek  ve herkesi sevmemek bir sorun değil. Sevdiğiniz şeylerin ve insanların farkına varmak aslında gitgide kendinizi keşfetmeniz anlamına geliyor.

Neyi/kimi sevdiğinizi ya da sevmediğinizi idrak ederek kendinizi gerçekleştiriyorsunuz ve gerçek size dönüşüyorsunuz.

Neyi/kimi sevdiğinizi ya da sevmediğinizi idrak ederek kendinizi gerçekleştiriyorsunuz ve gerçek size dönüşüyorsunuz.

 

Ve bu oldukça iyi bir şey.

kaynak: onedio

İlişkinin Başlarında Bahsi Geçen Fakat Asla Gerçekleştirilmeyen 15 Vaat

Her ilişkide cicim ayları yaşanır. Bitmek bilmeyen romantik dakikalar, çevrenizdeki insanları kıskandıracak öpüşmeler koklaşmalar, birbirinizin gözünün içine bakmalar… Tüm bunlar ömür boyu sürsün isteriz ama nasıl ve neden olduğunu anlayamadığımız bir şekilde bu muhteşem yaşantılar yalnızca birkaç ay sürüyor. Birbirimize tutamayacağımız sözler vermekte üstümüze yok zaten. Hem beklentiyi de yükseltiyoruz böyle yapınca. Sevgilisine “beni seviyorsan hadi camdan atla” diyecek hale geldi insanlar.

1. Bizim her günümüz birbirinden özel olacak.

Bizim her günümüz birbirinden özel olacak.

 

Ne yazık ki bunu söyleyen insanların çoğu, bir süre sonra, yıl dönümü, doğum günü gibi unutulması kabul edilmeyecek özel günleri bile unutuyor. Bari gelirken bahçeden bi çiçek koparsaydın ya
2. Biz asla diğer çiftler gibi olmayacağız.
Biz asla diğer çiftler gibi olmayacağız.

 

Birbirinize öyle alışıyorsunuz ki, ilişkinin bir süre sonra sıradan bir şekilde ilerlemesi kadar normal bir şey yok aslında. Hangi yemeği sevdiğini, sabahları kaç dilim ekmek yediğini, çaya kaç şeker attığını bilmek sizi sıkıcı değil güçlü bağları olan bir çift yapar. Bu yalana hiç gerek yokmuş aslında değil mi?
3. Benim için her zaman arkadaşlarımdan önce geleceksin.
Benim için her zaman arkadaşlarımdan önce geleceksin.

Elbette sevgiliniz hayatınızdaki pek çok insandan önemlidir fakat birkaç ay sonra erkek arkadaşlarınızla maç izlemek için sevgilinize yalan söylemek istemiyorsanız en başta dürüst olmanızı öneririm.

4. Tabi ki senin her halin güzel. Sabah yeni uyanmış halin bile Victoria’s Secret mankenlerine taş çıkarır. Hayatımdaki en güzel kadın hep sen olacaksın.

Tabi ki senin her halin güzel. Sabah yeni uyanmış halin bile Victoria's Secret mankenlerine taş çıkarır. Hayatımdaki en güzel kadın hep sen olacaksın.

 

Her ne kadar bu cümlenin gerçek olmasını diliyor olsak da aynı cümleyi kuran adam birkaç ay sonra sizi makyajsız görünce “aşkım neyin var hasta mısın” diyebilir.
5. Şifrelerini istemiyorum. Sana güveniyorum.
Şifrelerini istemiyorum. Sana güveniyorum.

Ben sana güveniyorum aşkım sen de bana güven. Güvensiz ilişki temeli sağlam olmayan binaya benzer diyen sevgiliniz bir bakmışsınız e-devlet şifrenizi bile isteyecek hale gelmiş.

6. Ben evcimen bir insanım. Hiç sevmem öyle sabahlara kadar o mekandan o mekana dolaşmayı

Ben evcimen bir insanım. Hiç sevmem öyle sabahlara kadar o mekandan o mekana dolaşmayı

&

En gereksiz yalanlardan biri de bu. Dışarı çıkıp eğlenmenin nesi kötü yahu? Tabi ki her gece evin yolunu unutacak kadar dağıtmayın kendinizi ama birlikte dans gecelerine gitseniz fena olmaz mıydı?
7. Futbol severim tabi ama senede birkaç kez maç izlerim. Onlar da önemli derbiler, milli maçlar falan.
Futbol severim tabi ama senede birkaç kez maç izlerim. Onlar da önemli derbiler, milli maçlar falan.

Bu cümleyi kurduğunu duyduğum son erkek, ismini bile ilk kez duyduğum bir ülkenin ikinci lig maçlarını takip ediyordu.

8. Asla senin telefonunu karıştırmam. Senin de kendine ait özel bir dünyan var ve buna saygı duyuyorum.
Asla senin telefonunu karıştırmam. Senin de kendine ait özel bir dünyan var ve buna saygı duyuyorum.

Gülüp geçin bu cümleye. Siz lavaboya gittiğinizde telefonunuzu alıp tüm mesajlarınızı okuması, arama geçmişinizi incelemesi ve hatta galerinize göz gezdirmesi  yakındır.

9. Ben hiçbir zaman soğan yemem.

Ben hiçbir zaman soğan yemem.

İlişkinin başlarında dürümü soğansız yemek, ay ben kelle paçadan nefret ederim demek, pizzayı çatal bıçakla yemeye çalışmak hepimizin yaşadığı şeyler. Kasmayın kendinizi. “Usta bize iki soğanlı dürüm” demenin rahatlığını yaşayın

10. Tabi ki ilerde de sana bu kadar çok mesaj atacağım. Sana günaydın demeden güne başlayabileceğimi nasıl düşünürsün

Tabi ki ilerde de sana bu kadar çok mesaj atacağım. Sana günaydın demeden güne başlayabileceğimi nasıl düşünürsün

Haklı. Uzun bir süre o günaydın mesajları hiç kesilmez. Sonra bir bakmışsınız bırakın günaydın mesajını attığınız mesaja cevap almanız bile saatler sürüyor.

11. Çok güzel kahvaltı hazırlarım. Bundan sonra her Pazar sana dünyanın en güzel kahvaltısını hazırlayacağım

Çok güzel kahvaltı hazırlarım. Bundan sonra her Pazar sana dünyanın en güzel kahvaltısını hazırlayacağım

Erkekler gerçekten mutfakta tek bir yiyecekte uzman olabiliyorlar. Krep, menemen, omlet gibi basit tatlarda oldukça iyiler. Fakat bunu yaparken mutfağı savaş alanına çevirdikleri için bir daha yapmamalarını sağlıyoruz. O mutfağı toplamaktansa bir ömür kahvaltı hazırlamayı tercih edersiniz.

12. Ben sanatsal aktiviteleri, kendime bir şeyler katmayı çok severim. Ayda iki kez sinemaya ve tiyatroya gitmezsem kendimi eksik hissediyorum.

Ben sanatsal aktiviteleri, kendime bir şeyler katmayı çok severim. Ayda iki kez sinemaya ve tiyatroya gitmezsem kendimi eksik hissediyorum.

Hmm. Sanata ilgisi olan birikim sahibi bir erkek fakat nasıl olduysa sevgili olalı 5 ay oldu ama sanata en yakın yaptığı şey internetten korsan film indirmek oldu

13. Kadınların ne giydiğine karışmayı çok ilkel buluyorum. Sonuçta sen ne giyip giymeyeceğine karar verebilecek olgunluğa ve özgürlüğe sahipsin

Kadınların ne giydiğine karışmayı çok ilkel buluyorum. Sonuçta sen ne giyip giymeyeceğine karar verebilecek olgunluğa ve özgürlüğe sahipsin

Giydikten sonra nasıl olmuş diye sorduğunuz tüm eteklere “hangi etek” diye cevap vermesine çok az kaldı. Mini eteklerinizle vedalaşmaya başlayın.

14. Sürpriz yapmaya bayılırım. Sevdiğim kadını şımartmaktan daha doğal ne var ki

Sürpriz yapmaya bayılırım. Sevdiğim kadını şımartmaktan daha doğal ne var ki

1 yıllık ilişkide sadece bir kez sizin zorlamanızla çiçek alacak erkeğin en tatlı
yalanıdır bu. O aldığı çiçeği de taşımaktan utandığı için çantasında veya bir
poşette getirir size

15. Biz hiç ayrılmayacağız.

Biz hiç ayrılmayacağız.

 

(üç ay sonra birbirlerini parçalayacak duruma geldiler)  Biz de isterdik tüm aşklar sonsuza kadar sürsün, hiç kavga edilmesin, minik tatlı bebeklerimiz olsun ama gerçekçi olmak lazım. Sonsuz ve mutlu aşk her insanın başına gelmeyecek kadar nadir bulunan bir mucize.
kaynak: onedio

Ling Gu Noktası: Anlık Siyatik Ağrı Kesici

Bu tekniği evde kendi kendinize, adet kaynaklı veya baş ile sırt ağrısı gibi durumları anlık rahatlatmak amaçlı, belirli bir bölgeye parmaklarınızla baskı yapmak sureti ile uygulayabilirsiniz.

Akupunktur alanı dahilinde kullanılan, sizi iyi hissettirecek ve ağrı veya hastalıklardan kurtulmanıza yardımcı olacak çeşitli hayati noktalar bulunmaktadır. Bütün bir akupunktur seansı, birçok farklı noktaya odaklansa da, bu noktalar belirli tip ağrılardan kurtulmak için en önemli olanlarıdır.

Bu makalede, size Ling Gu noktasından bahsedeceğiz. Bu da siyatik ve sırt ağrısı konusunda size ani rahatlama sağlayacak olan noktadır. Daha fazlasını, takip eden makaleyi okuyarak öğrenebilirsiniz.

Ling Gu: Dikkat Edilmesi Gereken Bir Nokta

Ling Gu noktası, günlük hayatta, sırt ağrısı ile ilgili birçok problemi iyileştirebilir. Bu yüzden, özellikle bu nokta, gün boyu masa başında çalışmak zorunda olan insanlar arasında, oldukça popülerdir.

Bu akupunktur noktası, hastalarına uyguladığı tedaviler sayesinde, hastalarının teşekkürlerini alan ve ülkesinin tamamında adını duyurmuş, Çinli bir doktor olan, Üstad Tung tarafından keşfedilmiştir. O, diğer tüm akupunkturculardan farklı olarak, daha az sayıda iğne kullanarak daha büyük etkiler yaratabilmiştir.

Akupunktur2

Üstad Tung tarafından keşfedilen bu noktalar, nesiller boyu, bir aile sırrı olarak saklanmıştır. Sonra üstad bunları bir grup öğrenciye öğretmeye karar vermiştir. Bugün, bizler de bu şekilde bu faydalı bilgilere sahip olabiliyoruz.

Ling Gu noktası, elin üst kısmında yer almaktadır. Daha kesin tarif ile, birinci ve ikinci tarak kemiğinin, yani baş parmağı ve işaret parmağının ortasında ve baş parmağın, diğer parmaklardan daha bağımsız olmasını sağlayan yumuşak bölgenin biraz üst kısmında bulabilirsiniz. Eğer diğer elinizden bir parmağınız ile bu noktaya dokunursanız, boş bir alan bulursunuz.

Eğer bu nokta üzerinde, doğru olarak çalışabilirseniz, siyatik ağrısı ve sırt ağrısı problemlerinizde, hızlıca bir rahatlama sağlayabilirsiniz. Sırtınızın alt kısmından, bacaklarınıza ulaşan bu korkunç ağrı, insanları genellikle günlük aktivitelerini yapmaktan alıkoyacak derecelere ulaşabilir.

İstenilen etkiyi yaratabilmek için, iğne Ling Gu noktasının ters olanına yerleştirilmelidir. Diğer bir deyişle, eğer sağ bacağınızda ağrı hissediyorsanız, sol elinizdeki nokta ile çalışmalısınız. Vakaların %75’inde, tedavi uygulanan insanlarda rahatlama hissi, sadece birkaç dakikada oluşmaktadır.

Bu nokta, çeşitli sırt ağrılarında olduğu gibi; baş ağrısı, ayak ağrısı, adet sancısı ve bel felci gibi ağrılara karşı da uygulanabilmektedir. Hamile kadınlarda, bu noktaya dokunulmamalıdır bile, çünkü bu, doğumu tetikleyebilir.

Akupunktur4

Sadece Elinizi Sıkarak Ağrıyı Rahatlatabilirsiniz

Ling Gu uzmanlarına göre (Hegu olarak da bilinirler), baş parmağınız ile işaret parmağınız arasındaki bu noktaya baskı uygulamak, kaygı durumunu sakinleştirebilir ve sırt ağrısını rahatlatabilir. Baş ağrısı ve diş ağrısı gibi, siyatik ağrısı için de oldukça etkilidir. Akupunkturcular, bu bölge ile çalışmak için iğne kullanırlar; ancak siz bir miktar baskı uygulayarak da bu bölgede çalışabilirsiniz.

Çin akupunkturunca tanınmış, vücut genelinde Ling Gu’nun da içinde bulunduğu, 300′ den fazla nokta bulunmaktadır; ancak bu nokta özellikle omurga ve sırt ağrısı söz konusu olduğunda, rahatlatıcı anlamda en etkili ve önemli olanıdır. Kanıtlanması açısından yapılan bir çalışma bulunmamasına rağmen, geleneksel Asya tıbbına göre, yüzyıllardır en ”favori” tedavi yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir.

Ling Gu noktasının nasıl çalıştığı konusunda kimse kesin bilgiye sahip değildir. Yakın zamanlarda yapılmış bir araştırmaya göre, akupunktur iğneleri ile el üzerinde yapılan tedaviler, kan dolaşımını hızlandırarak ağrıyı hafifletme konusunda etkilidirler. Diğer araştırmalar da bu tedavinin doğal analjezik olarak da bilinen endorfin hormonu üretimini arttırdığını göstermektedir.

Akupunktur3

Akupunkturcular, kişisel tedavi planlarının bir parçası olarak Ling Gu noktasını kullanarak ağrıları iyileştirme eğilimindedirler. Bu plan, vücudun tamamında bulunan daha birçok noktayı kapsamaktadır. Örneğin, Ling Gu noktası, her iki durumda da kullanılabilecek ortak payda olsa da; kaygı sorunu yaşayan insanlar için çalışılan noktalar, adet krampları için çalışılanlardan farklıdırlar.

Eğer kendi Ling Gu noktanız ile çalışmaya karar verirseniz, akupunkturcular diğer elinizin bir parmağı ile bu elinizin baş parmağı ile işaret parmağı arasındaki derili bölgeye bastırmanızı önermektedirler. İşaret parmağınızı, bu noktaya yerleştirin ve sertçe bastırın. Eğer bu hareketi doğru yapıyorsanız, acıtacaktır.

Rahatlama için bir veya iki dakika yeterli olacaktır ancak asıl tedaviyi, 20 ile 40 dakika arası sürekli uygulama sonrası tecrübe edebilirsiniz. Bir müddet boyunca bir elinizin parmağı ile diğer elinize baskı uygulamak, herhangi bir rahatlama sağlamadıysa, diğer elinizle deneyin.

Bu tedavideki fikir, kendi kendinize, evde, ofiste veya otobüste işe giderken uygulayabilecek olmanızdır. Bir uzman gözetiminde olmadan veya gerekli bilgiyi edinmeden, iğne kullanmanızı önermiyoruz. Ling Gu noktasına baskı uygulayarak; sırt ve siyatik ağrısını olacağı gibi baş ağrısı ve adet kramplarını da minimuma indirebilmeniz mümkündür. Otuz dakika boyunca baskı uygulamayı deneyerek işe başlayın ve uygulamak için ağrının artarak kımıldamanıza dahi engel oluşturmasını beklemeyin.

kaynak: sağlığa bir adım

Akupunktur[1]

Kişnişin Gizli Özellikleri ve Kullanımları

kişniş-1[1]

Kişnişin az bilinen özelliklerinden biri de regl ağrılarını azaltmasıdır. Ayrıca bağışıklık sistemini güçlendirir ve demir yönünden zengin olduğu için anemiyle mücadeleye yardım eder.

Özellikle Güneydoğu Avrupa’da yaygın şekilde kullanılan kişniş, yemeklere çok özgün bir tat verir. Ayrıca Çin, Hindistan, Latin Amerika ve Türk mutfağının ayrılmaz bir parçasıdır. Fakat yemeklere tat vermesinin yanında, sağlığınız için de oldukça faydalıdır. Kişniş hakkında daha fazla bilgiyi bugünkü makalemizde bulabilir ve yemeklerinize daha fazla katmaya başlayabilirsiniz.

Bu hoş kokulu bitki et, çorba ve kremalara lezzetli bir tat verir. Yapraklarının şekli maydanoza benzer. Ayrıca tohumlarını da baharat olarak kullanabilirsiniz. Kişniş bazı ülkelerde kişniş otu olarak da bilinir.

Kişnişin özellikleri

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, kişniş sindirim sisteminin daha iyi çalışmasını sağlayan yağlar yönünden oldukça zengindir. Örneğin, iştahı arttırır ve bazı yiyeceklerin oluşturduğu rahatsızlıkları azaltır. Buna ek olarak, bolca vitamin içeren bir bitkidir ve özellikle A ve K vitaminleri açısından zengin olsa da, B, C,ve E vitaminlerini de içerir.

 

Bu kadarı da yetmezmiş gibi ayrıca kalsiyum, potasyum, magnezyum ve fosfor gibi besin ve mineralleri de bolca barındırır. Vücuttaki ağır metallerin üzerine tutunarak bu zehirli maddelerin idrar veya ter ile dışarı atılmasına yardımcı olur.

sağlık için kişniş 2

Eğer solunum sistemi ile ilgili problemler yaşıyorsanız, her bir bardak su için bir avuç kişniş yaprağı kullanarak hazırlayacağınız çayı içmeyi deneyebilirsiniz. Bu çay akciğerlerinizde, boğazınızda ve hatta burnunuzda bulunan tüm balgamın sökülmesine yardımcı olacaktır.

Doğum sonrası anne sütü sorunu yaşayan kadınların (özellikle sezaryen doğum yapanların)  kişniş çayı içmesi önerilir. Bu bitki ayrıca karaciğer yetmezliğinin etkilerini hafifletmede, vücudu bakterilerden arındırmada ve LDL kolesterolünü yani “kötü” kolesterolü kandan arındırmada oldukça başarılıdır.

Kişniş ya da Sativum coriandrum altı farklı asit içerir (özellikle de askorbik asit diğer bir deyişle C vitamini). Bu nedenle tahmin edebileceğiniz gibi sağlığınıza birçok faydası vardır.

Kişniş tüketiminin faydaları

İltihabı azaltır

İltihap sökücü özelliği sayesinde, romatizma ve artrit gibi ağrıya ve rahatsızlığa neden olan iki hastalığın oluşturduğu iltihabın azalmasına yardımcı olur. Ödem oluşumundan böbrek taşına kadar her türlü böbrek rahatsızlığı için çok iyi bir seçimdir.

iltihap 3

Kolesterolü düşürür

Daha önce belirttiğimiz gibi, sıra dışı bir tadı olan bu bitkinin kandaki kötü kolesterol seviyesini azaltabilecek özellikleri vardır. Böylece atardamar ve toplardamarların iç duvarlarında biriken yağın yok edilmesini sağlayarak, kalp krizi riskini azaltır.

İshale iyi gelir

Kişnişten elde edilen yan ürünler (örneğin yağlar) daha sağlıklı bir sindirime sahip olmak için kullanılabilir. Bu durum dolaylı yoldan karaciğer ve bağırsak fonksiyonlarına da katkıda bulunur. Bu nedenle mantar veya mikrobik kaynaklı ishalin tedavisinde kişniş kullanılmalıdır. Hatta kişnişin yeşil yapraklarını atıştırmalık olarak bile yiyebilirsiniz.

Ağız yaralarını iyileştirebilir

Eğer ağzınızın içinde yaralar varsa, bir miktar kişnişten yararlanabilirsiniz. İyileştirici ve mikropları dezenfekte edici bir antiseptik olduğu için ağızdaki rahatsızlıkları tedavi edebilir. Ağzınızı ferahlatan özelliği sayesinde de ağız kokusuna karşı oldukça etkilidir.

ağız kokusu 4

Anemiye karşı savaşır

Bunun nedeni kişnişin yüksek miktarda demir içermesidir. Demir eksikliği çeken insanlar için mükemmel bir bitkidir. Tüketmek için en iyi yollar; çiğ olarak salatalara, çaylara, dilimleyerek çorbalara, krema ve soslara eklemektir.

Sindirim problemlerine iyi gelir

Bu bitki iştahı arttırabilir, bu nedenle iyileşmekte olan hastalara ve anoreksi hastalarına sıklıkla verilir. Vücudun daha fazla sindirim enzimi ve sıvısı salgılamasına yardım eder, bu da çeşitli sindirim problemleri yaşayan insanlara iyi gelir.

Bağışıklık sistemini güçlendirir

Kişniş yağı antioksidanlar yönünden zengindir ve vücudun arınmasına katkıda bulunur. Kişniş, içeriğindeki yüksek miktarda C vitamini ve demir sayesinde bağışıklık sistemini güçlendirir ve ağrıyı azaltıp rahatlama sağladığı için uçuk benzeri rahatsızlıklara neden olan virüslere karşı da savaşır.

Göz gribine karşı savaşır

Kişniş mükemmel bir dezenfektan olduğu için göz gribi gibi birçok bulaşıcı hastalığın tedavisinde kullanılabilir. Sarı nokta ve diğer göz rahatsızlıklarının da tedavisine yardımcı olur.

Küçük göz yaralanmalarını da tedavi edebilir. Bir bardak kaynamış suyun içine bir avuç kişniş yaprağı ekleyin. Soğuduktan sonra bir parça pamuğu bu suya batırıp gözlerinize sürün.

kızarmış göz 5

Şeker hastalığının etkilerini azaltır

Tip II diyabet hastalığı olanlar, vücutlarının daha fazla insülin salgılamasını sağlayıp kanlarındaki şeker seviyesini azaltmak için yemeklerine kişniş ekleyebilirler.

Bir kadının en iyi arkadaşıdır

Regl dönemlerindeki hormonal değişimleri azaltmak veya dengelemek için bu bitkinin çayı kusursuzdur. Çünkü, regl sancılarını azalttığı gözlemlenmiştir.

Önemli organ ve beze fonksiyonlarına katkıda bulunur

Kişniş, iç salgı bezlerine ek olarak; karaciğer, pankreas, akciğer ve mide fonksiyonlarının da sağlıklı şekilde devam etmesine yardımcı olur.