Vücudumuzdaki Kıkırdağı Onarmak İçin Mutfağımızda Olması Gereken Besinler

Herkes için en yaygın olan yaralanmalardan biri kıkırdak yırtılmasıdır. Genellikle çok acı veren bir durumdur; ancak son araştırmalara göre, beslenme alışkanlığınızın daha hızlı iyileşmesine yardımcı olduğu söyleniyor.

Kıkırdak kulak kepçesi, burun ve eklemler gibi belli yapıları hafif bir şekilde desteklemesiyle bilinir. Vücudumuzda diz kapağı gibi çok daha kolay yaralanan bölgeler vardır ve atletler gibi günlük fiziksel aktivitede bulunan insanlar bundan daha çok etkilenirler. Bu ayrıca, vücudun bir yaştan sonra girdiği doğal bozunma dolayısıyla bazı yaşlı insanları da etkileyebilir.

Kıkırdak Nasıl Yenilenir?

Kıkırdak yediğiniz besinlere göre kendini yeniler. El ve ayak bileği, diz, dirsek ve omuz kıkırdağında etkili olan en yaygın diğer faktörlerden biri de son zamanlarda iyi tanınan, 40 yaşının üzerindeki neredeyse herkesi etkileyen kireçlenmedir. Bu yüzden, yeterli ve uygun beslenme kıkırdak dokusunun hızlı yenilenebilmesi için gereklidir.

Hızlı kıkırdak yenilenmesi için en önemli amino asitlerden biri lisindir. Lisin, kalsiyum emiliminden ve zarar görmüş bölgeyi onaran kolajen (kıkırdak tutkalı) üretiminden sorumludur. Kolajen aynı zamanda cildinizin görünümünü ve tendon dayanıklılığını geliştirir.

Kıkırdak Yenilenmesi Üzerine Araştırmalar

Kikirdak

Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi (UMMC) tarafından yapılan bir araştırmanın vardığını sonuca göre, lisin eksikliği zarar görmüş dokunun iyileşme sürecini uzatabilir. Ayrıca deri hücrelerinin yeniden yapılanmasında da etkilidir ve bu da fiziksel hasar görmüş bölgenin genel olarak yeniden yapılanmasını kötü etkiler.

Vücudunuzun kıkırdağı onarmasına yardımcı olmak için yapmanız gereken şey vücudunuzdaki her 1 kilo için 12 miligram lisin tüketmektir. Yüksek seviyede lisin içeren besinler şunlardır:

  • Bakliyat
  • Sazan balığı
  • Kırmızı Et
  • Bira
  • Yumurta
  • Soya
  • Peynir
  • Kuruyemiş
  • Bira mayası
  • Jelatin

C vitamini vücudun savunma sistemini harekete geçirmek için çok önemlidir. Ama  bunun yanısıra, oksijenli kanı besleyerek ve onu bütün atardamarlara dağatarak kolajen üretimini de sağlar ve bu da yaralara iyileşmeleri için ihtiyacı olan şeyleri sağladığını ortaya koyuyor.

Yüksek miktarda C vitamini eksikliği anında iyileşmeyi kötü etkileyebilir. Dahası, insanların vücutlarındaki problemleri düzeltmeye devam edebilmeleri için günde 75 miligram C vitaminine ihtiyacları vardır. En fazla C vitamini içeren besinler şunlardır.

  • Kivi
  • Portakal
  • Çilek
  • Limon
  • kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendinize karşı acımasız olmayı bırakmanın 7 yolu

11870859_881017625325423_5461626008140220904_n[1]

1- Kıyaslamalarınızı ilhama dönüştürün
İç sesiniz sizi, kendinizi başkalarıyla kıyaslamaya yönlendirdiğinde bunu pozitif olarak kullanmak da mümkündür. İçinizdeki acımasız ses sizi, kendinizi ¨bayağı ¨görmeye iterken, bu itici gücü karşınızdaki kişiyi tanıyarak ondan ilham almak için kullanabilirsiniz. Davranışlarını, hayat tarzını, olaylara bakış açısını, başarısını beğendiğiniz kişileri kıskanmak ve kendinizi daha aşağıda görmek yerine onlardan neler öğrenebileceğinize bakın. Bu kişiye de bunu söylemekten çekinmeyin.

2- Mükemmeliyetçi olmayın, yeteri kadarını yapın

Hep daha fazlasını yapmak istediğinizde kendinize ¨Ne yapsam yeterli olurdu, ne beni tatmin ederdi?¨sorusunu sormayı ihmal etmeyin. Yeterli olanı belirlediğinizde onu gerçekleştirmeye çalışın, mükemmeli değil. Bu elbette kısa sürede çözebileceğiniz bir sorun olmasa da, kısa zamanda pratik yaparak alışabileceğiniz bir süreç.

3- Kendinizi hep daha ileri taşımaya çalışmak yerine, sevgi ve merhametten beslenin
Her ne kadar içinizdeki acımasız sesin ve yetersizlik hissinin sizi hep daha fazlasını yapmaya motive ettiğini düşünseniz de aslında kişiyi motive eden gerçek faktör, içinde barındırdığı sevgi ve merhamettir. Küçük bir çocuğa bir şeyler öğrettiğinizi düşünün, onu motive etmek için ne derdiniz? Kendinize de bu cümleleri sarf edin.

4- Başardıklarınızın farkında olun
Acımasız iç sesiniz size sürekli yapamadıklarınızı söyleyip size kendinizi kötü hissettirebilir. Oysaki siz kendi başarılarınızın bilincinde olup, kendinizi olduğunuz gibi severseniz iç sesinizin çırpınışlarını da duymazdan gelebilirsiniz. Her ne kadar klişe gibi görünse de, elde ettiğiniz kişisel başarılarınızı listelemek bu noktada size ciddi bir fayda sağlayacaktır.

5- Acımasız sesin hangi anlarda ortaya çıktığını bulup hazırlıklı olun
Bahsettiğimiz acımasız sesin hangi durumlarda ortaya çıktığı, ona karşı alacağınız savunma için oldukça önemli. İş hayatınızda mı, aşk hayatınızda mı daha çok kızıyorsunuz kendinize? Bu durumu ne zaman yaşadığınızın bilincinde olursanız, belli başlı durumlarda ortaya çıkıveren bu sesin gerçek olmadığını, sadece kendinize yüklendiğinizi fark edebilirsiniz.

6- Acımasız sesinizi yakın çevrenizle paylaşın
Sizin de çevrenizde kendi davranışlarına kızan yakınlarınız vardır. Siz bu anlarda nasıl onlara bu kızgınlıklarında haklı olmadıklarını, gerçeği göremediklerini söylüyorsanız, onlar da bu anlarda size aynısı söyleyebilir ve size destek olabilirler. En yakın dostunuz içinizdeki acımasız sesin telkinlerine karşı sizi uyarabilir, düşüncelerinizin yanlış olduğunu objektif bir bakış açısıyla ifade edebilir. Çevrenizden destek almaktan çekinmeyin.

7- İçinizdeki bilgeyi dinleyin

Her ne kadar çevrenizden destek alsanız da, içinizdeki acımasız sesi susturacak asıl gücünüzün kaynağı içinizdeki ¨bilge güç¨ olacaktır. Yaşanmışlıklardan, hislerinizden beslenen bu bilge gücünüz, korku ve endişe anlarında size ne yapmanız gerektiğini söyleyecektir. Kendinize kızmak yerine, ilerleyeceğiniz yolda bilgeliğin size ışık tutmasına izin verin. alıntı

kaynak: teke tek rüya reiki şifa rehberliği sayfası

6 Ağustos 1996 yılında, ABD’nin Chicago kentinde bulunan Brookfield Hayvanat Bahçesi’nde çok ilginç bir olay yaşandı

11951205_1677041039179026_6667139641733047703_n[2]

6 Ağustos 1996 yılında, ABD’nin Chicago kentinde bulunan Brookfield Hayvanat Bahçesi’nde çok ilginç bir olay yaşandı. Üç
yaşındaki bir çocuk gorillerin arasına düştü.Bunu gören 8 yaşındaki dişi bir goril hemen çocuğu kucağına alıp emniyetli bir yere götürdü. Bir kütüğün üstüne oturdu ve baygın haldeki çocuğu kucağında sallayarak kendine getirmeye çalıştı.

Daha sonra çocuğu hayvanat bahçesinin bakıcılarına teslim ederken, hem sevgisini belli etmek hem de iyileşeceğini söylercesine bir iki kere sırtına vurdu.. Dişi gorilin adı Binti Jua
idi. Kameralara çekilen olay bütün dünyada gösterildi. Onu doğadan kopartıp hayvanat bahçelerine hapseden insanlığa ders veren Binti, kahraman ilan edildi! Peki, goril Binti’nin bu hareketi niye önemliydi? Çünkü Binti’nin davranışı, “empatinin”, yani “kendini başkasının yerine koyarak onun durumunu anlama; ötekinin acısını hissetme” yeteneğinin,sadece insanlarda değil, hayvanlarda da olduğunu gösteriyordu.Empati kültürel bir şey de değildir, nörolojik mekanizması olan bir gerçektir! Bu duruma
ayna hücreler deniliyor, ve bu hayvanlarda da var, ne eksik ne de fazla.

Bunun gibi pek çok olay var ama çok fazla gündeme gelmiyor,
çünkü bu gerçekler bilinip tanınırsa hayvanlar üzerinde deney yapmak ve hayvanat bahçelerinin yanlışlığı gibi hayvanlara yapılan tüm zulümler ortaya serilmiş olur.Tıpkı gorillerin konuşmayı öğrenmesinin gizlenmesi gibi. Yasalar konuşan canlılar üzerinde deney yapılmamasını emreder, oysa genel kitle hala hayvanların zeki olup olmadığının tartışmasını yapar. Onları birer canlı, yaşam formu olarak görmek çok mu zor

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

3 İnsana Asla İnanmayın…

305615_388967264478615_1391104451_n[1]

3 insana asla inanmayın: Koç, Yay, Balık… Onlar bencildirler.

3 insanı asla kırmayın: Boğa, Yengeç, Oğlak. Onlar dürüst ve gerçek aşkı arayandır.

3 insanın asla gitmesine izin vermeyin: Başak, Terazi, Akrep. Sır saklayabilirler ve gözyaşlarını görebilirler.

3 insanı asla kaybetmeyin: İkizler, Aslan, Kova. Onlar gerçek dosttur.

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Göbek-Basen Eriten İçecek…

11986579_494248737408410_7523796771362248382_n[1]

1 şişe sade maden suyunu yarım su bardağı yoğurtla karıştırın. Varsa, taze nane ekleyin. Uyumadan 3-4 saat önce için. Hem yağları yakar, hem kabızlığı giderir hem de uykuyu düzenler. Dilerseniz içine buz ekleyebilirsiniz…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kendimi Bağışlıyor Ve Seviyorum

10365874_554342354724441_6535471265532156065_n[1]

Kendime hastalığı, parasızlığı, işsizliği yaşattığım için, yeniye geçmekten, değişimlerden korktuğum için sonuçta yine yaşama güvenmediğim için kendimden özür dilerim. Sınırlama ve kurallar içinde yaşadığım için, hayatı kontrol etmeye çalışarak inatçı olduğum için, yaratıcılığımı kullanmayı ret ederek yaşadığım için, kendim olmayı reddettiğim için, şükürsüzlüğüm için, şefkat sevgi anlayış hoşgörü paylaşma duygularını unuttuğum için, beklentiler içinde yaşayıp hiçbir beklentim yok diyerek kendime söylediğim tüm yalanlar için kendimden özür dilerim.

Kararsızlıklarım için, öfkem, kızgınlığım için tüm parçalarımdan özür dilerim. Bedenimin kıymetini bilmediğim, ruhumun istekleri doğrultusunda hareket etmediğim, içimden gelen sesi dinlemediğim, zihnimi olumsuz enerjiler içinde doldurup sonrada devamlı yaşamdan şikâyet ettiğim için, ruhumun isteği doğrultusunda adım atmaktan korktuğum için, cesaretsizliğim için, zamanımın değerini bilemediğim, kendime yapmış olduğum tüm saygısızlıklar için, başkalarının beni üzmesine izin verdiğim, yaşam amacıma hizmet etmeyen oyunlar kurduğum vs. vs. vs için kendimden, buna neden olan bugüne kadar yok saydığım kabul etmediğim tüm bu parçalarımdan çok özür dilerim.Gücümü kötüye kullandığım kendimi üstün gördüğüm başkalarını küçümsediğim, haksızlık yaptığım kendimi değersizleştirdiğim için kendimden ve tüm parçalarımdan özür dilerim. Kendime vermiş olduğum sözleri tutmadığım için kendimden özür dilerim.

Hırslarıma yenik düşüp kibir ve gurur içinde davrandığım her an için, kendime olan güvensizliğim inançsızlığım için kendimden özür dilerim. Gücümü başkalarına devrederek beni yönetmelerine izin verdiğim için, kendime yaşatmış olduğum tüm baskılar için, enerjimi düşürüp kendimi yaşamdan kopardığım için, kendime yalnızlığa mahkûm ettiğim için, korkuların beni yönetmesine izin verdiğim için, başkalarının kendisini kötü hissetmesine neden olduğum için, suçlayıcı konuşmalarım için kendimden özür dilerim. Olumsuz yaşanan her olayın güzel şeyleri arzulayabilmen için yaşadığını, arzu duygusunun yaşanması için deneyimlendiğini bunlara şükrettiğinde, minnettarlık içinde yaşadığında sahip olduğun tüm güzelliklerin büyüdüğünü öğrendim. Farkında olursan eğer, sınırlarını kaldırırsan, yaşanan olaydaki hizmeti ve sevgiyi görmeye niyet edersen her deneyimin insanı ne kadar büyüttüğünü, ilerlettiğini öğrendim…

Sonuçta kendimi olduğum gibi sevgiyle kabul etmeyi öğrendim, ben kendimle barıştım. Tanrının parçası olarak kendimle barıştığımda, Tanrıyla barıştım. Kendimi kucaklamayı öğrendim.
Kendimle barışıp, kendimi tam olarak kucakladığımda hayatımın sorumluluklarını alınca gözümdeki perde kalktı ve sanki dünyadaki tüm perdeler kalktı. Artık kalbim açık ve sevginin yaşamımda özgürce dolaşmasına izin veriyorum. Tüm ruhumla, benliğimle, kalbimle seviyorum kendimi, insanları ve yaşamı..

ALINTI

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Zihin ve ruh sağlığımızı korumuyoruz. Yıkıldığımızda anlıyoruz içimizin boşaldığını!!!

10290194_865798643482256_8712140533206193516_n[1]

Koca asırlık ağaç bir gecede yıkıldı. Meğerse içi boşalmış. Biz de dışarıdan ne kadar heybetli, ne kadar sağlam diyorduk. Bakımsızlıktan içi çürümüş. Aynı bizler gibi… Dışarıdan sağlam gözüküyoruz ama içimize bakmıyoruz. Beden sağlığımızı korumuyoruz. Yapmamız gerekenleri biliyoruz ama uygulamıyoruz. Zihin ve ruh sağlığımızı korumuyoruz. Yıkıldığımızda anlıyoruz içimizin boşaldığını!!!

Bu duruma düşmemek için Sağlıklı Yaşam Koçu Şevval Nüket Saraçtan 7/24 destek alabilirsiniz

0533 620 50 07

HAYATA DAİR KÜÇÜK ÖĞÜTLER

1007[1]

İnsanlar birbirinden öğrenirler. Başarı verilen doğru kararlardır. Doğru kararlar, tecrübe ile kazanılır. Tecrübe ise yanlış kararlar ile kazanılır. Az hata yapmak istiyorsak; başkalarının tecrübelerinden faydalanmalıyız.

* Yılda en az bir kez güneşin doğuşunu seyret.
* Yaşlılarla özellikle nazik ve sabırlı ol.
* İnsanların gözlerinin içine bak.
* Sık sık “teşekkür ederim” de.
* Sık sık “lütfen” de.
* Değerli gümüş takımlarını saklama, kullan.
* İlk önce sen “merhaba” de
* Olanaklarına göre yaşa.
* Ucuz otomobil kullan ama sahip olabileceğin en iyi evi al.
* Pabuçların boyalı olsun.
* Hiçbir neden yokken de şampanya iç.
* Bir konuşmanın hemen öncesinde asla yemek yeme.
* Sır sakla.
*Sevinçleri erteleme.
* Öfkene gem vur.
* Sevdiklerine küçük beklenmedik hediyelerle sürpriz yap.
* Hayatının her alanında sorumluluğu üstlen, suçu başkalarına yıkma.
* Hatalarını kabul et.
* Cesur ol. Değilsen bile öyle davran. Hiç kimse aradaki farkı anlayamaz.
* Son üç yıldır giymediğin bütün kıyafetlerini bir hayır kurumuna ver.
* Sağlıklı olmanın değerini bil.
* Konuşmalarında Alaycı sözcükler kullanma.
* İş ve aile ilişkilerinde en önemli şeyin güven olduğunu aklından çıkarma.
* Sarhoşken kimseye görünme.
* İnsanlara senden kaynaklandığını anlayamayacakları güzel şeyler yapmayı alışkanlık haline getir.
* Büyük düşün ama küçük zevklerin de tadına var.
* Bilanço yorumlamayı öğren.
* Bol bol gülümse. Hem maliyeti sıfırdır hem de bedeline paha biçilmez.
* İnsanların adlarını hatırla.
* Saatin daima beş dakika ileriye ayarlı olsun.
* Asla birilerinin umudunu kırma. Belki de sahip oldukları tek şey odur.
* Milli bayramlarda bayrak as.
* Özgün ol.
* Gerçekten yapmak istediklerinden asla vazgeçme. Büyük düşleri olanlar, gerçekleri bilenlerden daha güçlüdür.
* İnsanlara üçüncü bir şans asla verme! İkide kal.
* Yaşlan ama paslanma.
* Büyük bir açgözlülükle merak et. Sık Sık “niçin?” de.
* Bedenini dik tut. Odalara kendine güvenen ve ne isteğini bilen bir tavırla gir.
* Yağsız süt iç.
* Az tuzlu ye.
* Kırmızı eti azalt.
* Unutma! Bir insanın en derin duygusal ihtiyacı, takdir edildiğini hissetmesidir.
* Büyük olduğunu düşündüğün bir fikirden seni vazgeçirmelerine izin verme.
* Hazırlıklı ol. Arada sırada kaybedebilirsin de.
* Bir şey satın alırken babadan kalma yöntemi kullan: Önce tasarruf et, sonra peşin öde al.
* Kimse tek başına başaramaz. Sana yardım edenlerin hakkını teslim et ve onlara minnet duy.
* En ufak bir gelişme için bile iltifat et.
* Pahalı ayakkabı, kemer ve kravat satın al, ama indirimden al.
* Bir odayı ne renk boyayacağın konusunda kararsız kaldığında, kırık beyaza boya.
* Ciddi bir sağlık sorunuyla yüz yüze kaldığında, en azından üç ayrı görüş al.
* Dikkatini, işini daha büyütmeye değil, daha iyi yapmaya ver.
* Konferanslarda ön sıralarda otur.
* Arada sırada, güzel manzaralı ara yolları kullan.
* Namını koru. En büyük servetin odur.
* Bol bol gül. Hayatın kötülüklerine karşı çok iyi gelir.
* Kötü yemek getirdi diye garsona az bahşiş verme. Pişiren o değil.
* Dürüstlükten asla ödün verme.
* İşi ne kadar önemsiz olursa olsun, ekmek parası için çalışan herkese saygı duy.
* Zamanı ve sözleri dikkatsizce kullanma. İkisi de geri alınamaz.
* Daha sonra ne olacağını düşünerek o anın sihrini bozma.
* İşe ziyarete gelenleri ayakta karşıla.
* Başladığın her işi bitir.
* İş sırasında yorgun, aç ya da sıkkın olduğunu asla belli etme.
* Kazancının yüzde onunu tasarruf et.
* Aile büyükleri ile birlikte değilse (Baba, Anne) ara, ziyaret etmeğe çalış
* Senden çok fazla ya da çok az parası olanlarla para konuşma.
* Aynı hatayı iki kez yapma.
* Sıkma meyve suyu iç.
* Hiç kimsenin sözünü kesme.
* Pazar günleri en az iki gazete al.
* Az tanıdığın birine rastladığında elini uzat ve adını söyle. Seni hatırlamayabilir.
* Kendi dininden başka üç din hakkında da bilgin olsun.
* Başkalarının başarılarını coşkuyla karşıla.
* Adliyeye giderek bir duruşma izle.
* Kim eksik olursa olsun, toplantıları zamanında başlat.
* Otomobilinde akü için bir ara kablosu bulundur.
* Haftada bir geceyi karınla baş başa geçir.
* Seninle iş yapanlarla iş yap.
* Bir ev satın alırken şu üç önemli şeyi aklından çıkarma: Semt, semt, semt.
* Atak ve cesur ol. Bir gün geriye dönüp baktığında yaptıklarından çok yapmadıkların için pişmanlık duyacaksın.
* Hastanedeki arkadaşlarını ve akrabalarını ziyarete git. Senin orada geçireceğin süre onlarınkinden çok kısadır.
* Bütün canlılara saygı duy.
* Herkesin önünde öv.
* Eleştirilerini bir kenara çekerek söyle.
* Ailevi sorunlarda, para sorunlarında ya da saç kesimi konusunda akıl verme.
* İş bitmeden önce asla ödemenin tamamını yapma.
* Asıl savaşı kazanmak için küçük çarpışma yitirmeyi göze al.
* İlk izlenimlerine güvenme.
* Her gün sekiz bardak su iç.
* Gelenek ve göreneklere saygılı ol.
* Başkalarının zamanına saygılı ol. Randevularına on dakikadan fazla gecikeceğin zaman telefon ederek haber ver.
* Öyle olmadığın zamanlarda bile neşeli görünebilmeyi öğren.
* Daima yakınındaki benzinciden benzin al. Karda kışta otomobilin çalışmadığında, ahbaplığın işe yarayacaktır.
* Dedikodu yapma.
* Sırtüstü uzan ve yıldızlara bak.
* İşe erken git ve mesai bittikten sonra da çalış
* Parayla saadet olmaz, ancak yaşamına ve amaçlarına yeterli paran da olmalı !
* Durum ne kadar vahim olursa olsun, soğukkanlılığını yitirme.
* Herkesin ortasında kürdan kullanma.
* Erkekliğini kanıtlamak için korunmasız hayvan ve kuşlara ateş etmekten başka yollar bul.
* İnsanların gerçeği , her zaman bilmek istemeyeceklerini de unutma !!!
* Hayatın her zaman adil olmasını bekleme.
* Başarılarını sana sağladığı iç huzuru, sağlık ve sevgiyle ölç.
* Misafirlikte yemeği övmeyi unutma.
* Zarif ol. Kimseyi bile bile kendinden soğutma.
* Kıskanma. Mutsuzluk kaynağıdır.
* Herkese nazik davran.
* Yeterli zamanım yok deme. Pasteur, Michelangelo, Leonardo da Vinci ve Albert Einstein’ın da günleri 24 saatti.
* Eski dostlukları tazele.
* Bir yolculukta, üzerinde ad ve soyadın, ev telefonun, bir dostunun ya da yakın akrabanın telefonu, önemli tıbbi bilgiler, ayrıca kalacağın otel ya da motelin telefonu yazılı bir kart bulundur.
* Öyle bir hayat yaşa ki mezar taşına “asla pişman olmadı” yazılabilsin
* Eski fotoğraflarını elden geçir. On tanesini mutfak dolaplarına bantla, ayda bir değiştir.
* Kendini başkalarının değil kendi standartlarına göre ölçüp biç.
* İnsanların sana ihtiyaçları olduğu zaman yanlarında ol.

kaynak:: sonsuz şifa

Cavit Çağ

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

SEVGİ DUASI

11990675_917378244966537_8444821415355132198_n[1]

Evrenin Yaratıcısı Rabbimmmm… Bugün bizimle sevgiyi paylaşmanı istiyoruz. Gerçek adının Sevgi olduğunu biliyoruz. Seninle iletişim içinde olmak aynı titreşimi paylaşmak demek. Çünkü evrende var olan tek şey Sensin. Bugün, bize senin gibi olmamız için, yaşamı sevmemiz için, yaşam olmak, sevgi olmak için yardım et. Bize senin gibi sevmemiz için yardım et. Koşulsuz, beklentisiz, görevsiz, yargısız. Kendimizi yargılamadan sevmemiz ve kabul etmemiz için bize yardım et. Çünkü kendimizi yargıladığımızda suçlu buluyoruz ve cezalandırıyoruz. Başkalarını koşulsuz sevmemiz için bize yardım et. Onları yargılamadan kabul etmemiz için bize yardım et. Çünkü onları yargıladığımızda suçlu buluyoruz ve cezalandırıyoruz. Başkalarını reddettiğimizde kendimizi reddediyoruz, kendimizi reddettiğimizde Seni reddediyoruz. Yarattığın her şeyi koşulsuz sevmemiz için bize yardımcı ol. Bugün yüreğimizi v e duygusal zehirlerimizi temizle. Zihnimizi yargılardan özgürleştir. Böylece saf huzur ve saf sevgiyle yaşayabilelim. Bugün çok özel bir gün. Bugün yüreklerimizi yeniden açıyoruz ve birbirimize “Seni Seviyorum” diyoruz – korkmadan ve sevgiyi hissederek. Bugün kendimizi sana sunuyoruz. Bize gel, sesimizi, gözlerimizi, ellerimizi ve yüreklerimizi kullan. Kullan ki sevgiyi herkesle paylaşabilelim.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Cilt Temizliği İçin MASKE…

11667498_917378801633148_4401155933745942802_n[1]

Cilt temizliği için beta hidroksi asit maskesi. Bu maske gözenekleri temizler ve cilt lekelerinin giderilmesinde etkilidir. Özellikle akneye meyilli ciltler başta olmak üzere tüm cilt tiplerinde rahatlıkla kullanılabilir.

Eğer cillt tipiniz yağlı ise veya lekeler mevcutsa bu maskeyi haftada üç gün kullanabilirsiniz.

Her evde bulunan aspirin ile kolayca yapılabilen maskemizin tarifi ise oldukça basit.

Malzemeler :

3-4 Adet Aspirin
1 Çorba Kaşığı Ilık Su
1 Çay Kaşığı Bal (İsteğe Bağlı)
İsteğe bağlı olarak Aloe Vera içeren krem ilave edilebilir.

Hazırlanışı :

Aspirinlerin üzerine su ilave edilerek tamamen erimesi sağlanır. İsteğe göre bal ilave edilebilir.

Aspirin Maskesinin Uygulanışı :
Tamamen eriyen aspirinlerden elde edilen karışım maske şeklinde yüze uygulanır. (Gözler hariç)

Yüzünüzde 10 dakika beklettikten sonra kuruyan maskenizi dairesel hareketlerle ovalayarak çıkartın. Ovalayarak çıkartma işlemi cildinizde peeling etkisi yapar ve cildinizdeki ölü hücrelerin atılması ve gözeneklerinizin temizlenmesine fayda sağlar.

Neden Aspirin?
Aspirin, anti-inflamatuar etkisiyle akne oluşumu ve akneye bağlı rahatsız edici kızarıkların giderilmesinde etkilidir. Siyah nokta oluşumunu engeller.

Not : Aspirin maskesini uygulamadan önce nadiren karşılaşılan aspirin alerjisine karşı küçük bir noktada test edilmesi tavsiye edilir.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

‎Hayat‬ Ne Kadar Zor Olursa Olsun Akışına Bırakınca Her Şeyin Rayına Oturacağının 17 Kanıtı…

11987032_10153530220264892_6594409985979840073_n[1]
1. Sürekli gelecek kaygısı güdüp anı kaçırmak yerine, anın tadına varmayı bilmektir, akışına bırakmak.
2. Rüzgarın esintisiyle, ağacından ayrılan bir yaprağın yavaşça yere ineceğine güvenmektir.
3. Ayakkabılarını çıkarıp toprağa basmaktır akışına bırakmak. Vücudunda biriken tüm olumsuzlukları; parmak uçlarından toprağa salmaktır.
4. Akışına bırakmak, bir dalganın kıyıya vurmasını seyretmektir. Onun sakinleştirici etkisidir.
5. Gözlerini kapatıp, hiçbir şey söylemeden kendini dünyanın dönüşüne bırakabilmektir.
6. Zordur akışına bırakmak. Başkaları ne der korkusu yaşamamaktır mesela. Hayatını kendi isteklerine göre şekillendirebilmektir bazen.
7. İçindeki tüm kötülükleri arındırıp, güneşi selamlamaktır.
Bedeninden çok,  ruhunla hissetmeyi bilmektir.
9. Maskeni çıkarıp, kim olduğunla yüzleşebilmektir.
10. Bir kelebeğin uçuşuyla mutlu olabilmek, onun kanat çırpışında kaybolabilmektir akışına bırakmak.
11. Hayatın renklerini saçmaktan ve birbirleriyle karıştırmaktan korkmamaktır. Sen ne yaparsan yap, güzel olacağına inanmaktır.
12. Bir işe başlarken başkasından kopya çekmek yerine kendi hayal gücüne sonuna kadar güvenebilmektir.
13. Dünyadaki bütün başarıların da büyük yenilgilerin de geçici olduğunu bilmektir. Hiçbir şeye körü körüne bağlanmamaktır mesela.
14. İyi bir başlangıç için gereken anı kollamaktır. Ve o başlangıçtan sonra zaferi düşünmek yerine sadece yapılan işe konsantre olabilmektir. Zafer zaten o zaman kendiliğinden gelecektir.
15. Bir yolda hareket ederken; bütün enerjisini yolu bitirmeye harcamak yerine yolda karşısına çıkan güzel ayrıntılarının keyfine varabilmektir.
16. Kimi zaman kontrolü bırakmak gibi görünse de, aksine kendini o şeyden çekip, bir dış göz olarak bütünü görmesini ve öyle karar vermesini sağlayacaktır akışına bırakmak.
17. Ve en önemlisi; kendini bu dünyadaki her şeyden üstün görmek yerine, bu dünyanın sadece ufak bir parçası olduğunu bilmektir.
kaynak: liste liste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Pirinç Suyunun İnanılmaz Etkileri !!!

11947569_902273469839655_763495875297195210_n[1]
pirinc-suyunu-mucizesiPilav yada çorba yaparken kullandığımız pirinçleri yıkadığımız suyu lavabodan dökerek ziyan ediyorduk şimdi bu yazımızı okuduktan sonra bunu yaparken 2 kere düşüneceksiniz.
Yıkadığımız bu suda bulunan pirincin nişastasının içinde vitamin, mineral ve anti oksidonlar bulunmaktadır.

Kahverengi Şeker Eklersiniz Meyve Suyu Oluyor

Pirincin süzülen bu suyu ile kahverengi şekeri karıştırırsanız harika bir meyve suyu olur. ve hatta meyve suyunun içindeki vitaminlerden kat ve kat etkili olacaktır.

İshal İçin harika bir İlaç

Nişasta bakımından zengin olan bu su Diyare (İshal) durumlarında bağırsak mukozasına direkt etki ederek ishali anında keser.

Cilt Üzerinde İnanılmaz Etkili

Güneş yanıklarının üzerine pamukla sürüldüğünde acısını dindirecek ve çabuk iyileşmesini sağlayacak.

Yaşlanma sürecini azaltarak hücrelerin büyümesini sağlar.

İltihaplı ağrıların olduğu bölgelere ılık olarak pamukla uygulandığında ağıyı kesecektir.

Aknelerin ve Siyah noktaların yarattığı gözenekleri sıkılaştırır.

Süt Üretimini Artırır

Özellikle emziren annelerde süt üretimini artırır ve sütü olmayan annelere şifa kaynadığıdır.

Yorgunluğunuzu atarak vücudunuza enerji verir.

Yağ Yakımını hızlandırır.

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ZOR ZAMANLARDA AYAKTA KALABİLMENİN 12 YOLU

11221703_497652750398607_1810484200845689371_n[1]

1 Fiziksel AktivitelerHiçbirşey enerjinizi fiziksel aktivite gibi akışkanlaştıramaz ve bu aktivite nefes almak kadar basit olabilir Paniklemek üzere olduğunuz kimbilir kaç kez derin nefes almanız söylenmiştir size! Bunun bir yolu ritmik olarak nefes almaktır Nefesinizi verirken onu önce ayaklarınıza, sonra da toprağa indirin Nefes alırken de onu önce başınıza kadar çekin, sonra da gökyüzüne çıkartın Nefesinizi verirken onu önce kollarınıza, ardından da doğanın canlılığına ve dünyaya aktarın Nefesinizi içinize çekerken enerjiyi ilişkilerinize ve bütünselliğinize doldurun ve bu bütünselliği tekrar kalbinize ve zihninize aktarın Yürümek, enerji akışını yenilemek için bir diğer harika ve kolay yoldur Kalbinizin kan pompalamasını sağlayacak, kanınızın akmasını ve bedeninizin, korkunun üretmiş olabileceği kimyasal toksinleri atmasını sağlayacak bir şey yapın

2 Korkuyla Arkadaş Olun!

Ben soğuk havadan hoşlanmayan biriyim Hava soğuk olduğunda gerildiğimi hissederim Bunun bir nedeni de çocukluğumdan beri kronik astım hastası olduğum için ciğerlerimin zayıf olması; soğuk hava ciğerlerimin incinmesine yol açıyor ve nefes almamı zorlaştırıyor Ama eşim Julie daha soğuk bir iklimde yetişmiş biri ve bana hep şunu söyler; “Soğukla arkadaş ol” Bunu yaptığım zaman, bunu kabul ettiğim ve direnmemeye çalıştığım zaman bedenimin gevşemeye başladığını hissediyorum ve daha çok ısınıyorum
Kısa bir süre öncesi eşim bankaya gitti ve banka müdürüyle bir görüşme yaptı “Zor zamanlar yaşıyoruz” dedi müdür “Evet” diye yanıtladı Julie, “ama unutmayın, tek korkmamız gereken korkunun kendisi” Adam güldü ve şöyle yanıtladı,” Evet, ama korku korkutucu bir şey!”

Korku korkutucu Tıpkı soğuk gibi Bizim gerilmemizi bu halimizi korumamızı istiyor, hatta açık oluş halimizi ve enerji akışımızı kaybettiğimizde bile Bizi korkutan şeyden kaçmamızı, ondan korunmamızı istiyor Enerjetik olarak yapılması gereken en iyi şey bununla yüzleşmek ve korku yüklü enerjiyi kabul etmek olmalı Bu cesaret isteyecektir ama korkuyla yüzleşmek bizi güçlendirir
Bazen korku duymakta haklı da olabiliriz Korku da tıpkı acı gibi bize yanlış olan ve dikkat etmemiz gereken bir şeyleri gösterebilir Bizi bir durumu düzeltmek için eylemde bulunmaya çağırıyor olabilir Ya da bu bilinmeyene duyulan bir korku olabilir, adlandıramadığımız ya da göremediğimiz bir şeye duyulan bir korku Aslında bazı değişimler iyi olduğu gibi bizi eskisinden daha güçlü yapmayı hedefliyor da olabilir ama o an içinde bunu bilmediğimiz ve emin olamadığımız için korku duyuyor olmamız mümkün
Korkularınızı derinlemesine dinlemek üzerlerindeki yükü azaltabilir ve sizi hayatınızda önemli değişimler yapmaya yönlendirebilir Bu dinleme sırasında korku duygusunun ya da enerjisinin onu üreten olayla aynı oranda olmayabileceğini fark etmek istersiniz, tıpkı bir insanın gölgesinin tam olarak kendi bedeninin ölçülerinde oluşu gibi Bazen önemsiz şeyler bile paniklememize neden olabilir, özellikle de diğerleri de bu korkuyu hissediyor ve onu abartıyorsa “Ben korkunun içeriğini dinlemek istiyorum, yani olayın gerçek halini ve potansiyel sorunlarını dinlemek istiyorum, bunun yansıtabildiği sırf duygusal ve imajine edilmiş bir dram enerjisini değil” diyebiliriz “Eğer bu bilinmeyene duyulan bir korkuysa, olasılıklara ve pozitif sonuçlara olduğu kadar potansiyel olarak negatif olanlara da dikkatimi yöneltmek istiyorum” diyebiliriz

3 Suçlamayın

Zor zamanlar geçiriyorken ve korku kolektif enerjimizden üzerimize son sürat koşuyorken, sorunlardan dolayı suçlayacak birilerini aramak kolaydır Yanlış eylemleri ve planlamaları tanımlamak, neyin kırık dökük olduğunu tespit etmek kolaydır, bundan sorumlu olanı bulmak ve onarmak için uygun yolları ortaya koymak da kolaydır Sorumluluğun olduğu yerde sonuçlar da olmalıdır Ama suçlama oyununu oynamak enerjetik olarak her zaman zehirlidir Suçlama korkudan ve kızgınlıktan kaynaklanır, enerji alanımızı sıkıştıran ya da oluşturan duygular çalkantılı ve inciticidir, suçlama, bir insana saldırıda bulunmaktır, cezalandırmak için duyulan isteği açıkça veya dolaylı olarak ifade etmektir Bu, açık oluşa, akışkan ve bağlantıda oluşumuza karşıçalışan enerji alanımızı canlı tutmaya neden olur Sorumluluğu tanımlasanız bile kurbanlar bulmak ve suçlama yapmak için kışkırtıcılığa karşı direnin Çünkü sizler bir şeyleri onarmak ve iyileştirmek istiyorsunuz, insanlara zarar vermeyi değil Zamanınızı insanları suçlamaya ve kızgınlığınızı dışa vurmaya harcamak o an için iyi hissettirebilir, tıpkı kanınızda yükselen şeker oranı gibi, ama bu ruhunuzun diyabete uğramasına neden olur ki bu da körlükle ve başkalarını sevmek ve kucaklamak için ihtiyacımız olan ruhsal kollarımızın kesilmesiyle sonuçlanabilir Hepimiz affedilmişizdir Affetmek için çalışmak suçlamanın yıkımlarını önleyen insülindir

4 Her şey dağılmıyor- Olumlu Bakış Açısını Korumak

Bütün emeklilik birikiminiz gözlerinizin önünde erirken “her şey dağılıyor” hissine kapılmak hiç de şaşırtıcı değil Her şey dağılmıyor, ya da en azından bir asteroidin dünyaya çarpıp tüm hayatı silip süpürmek üzere olduğu bir durumda değiliz Sadece bazı şeyler dağılıyor! Diğerleri büyük ihtimalle güzelce birbirlerine tutunmuş, duruyor, hatta birbirlerini geliştiriyor Korku, dikkatinizi sizi dehşete düşüren şeye odaklıyor ve daha geniş, daha holistik (bütünsel) bir farkındalığı kaçırmanıza neden oluyor
Bu durumdayken enerjinizin sıkıştığına şüphe yok Bu durumda bakış açınızı yeniden genişletmeniz ve yenilemeniz gerekiyor Evet, bazı şeyler kötü gidiyor, siz bununla ilgili dürüstçe tahminde bulunmak ve istiyorsunuz ve gerekli eylem neyse onu yapmak istiyorsunuz Ama iyi giden ne var ki? Durup etrafınıza bir bakın ve görmeye çalışın Korkunuzun bir felaket balonu gibi dünyanıza inmesine izin vermeyin İşlerin yürüdüğü ve iyi gittiği daha büyük bir dünyanın bir parçası olan bir kentli olduğunuzu yeniden hissedin
Mücadelemiz, bir dramın içine düşmekten korunmak adına Bazı dramlar eğlencelidir, hepimiz iyi hikayelerden hoşlanırız Ama özelliği olmayan dramlar sadece enerjimizi karıştırmaya yarar, onu akışkanlaştırmaya değil Hayat ihtiyaçlarımızı varlığımızın temiz, berrak bir havuzunun içinde okuyabilir, ama eğer suyun yüzeyi sürekli çalkantılıysa bunu yapamaz

5 Pozitif Düşünceler Üretmek

Korku ve panik anlarında bize pozitif düşünmemiz ve yüksek iyiliğimizin ve tezahür gücümüzün ancak pozitif düşünceleri ve duyguları tutmakla sağlanabileceği söylenmiştir Bu, negatif düşünce ve duygular içimize sızdığında bize geri dönecek olan tuhaf bir kızgınlık ve korku yaratabilir; çünkü bunlar birbirlerine bağlı enerjilerdir ve kolektif şuurdan sızıntıya neden olacak en küçük bir çatlaktan birlikte içeri giriverirler Bu şekilde önce negatif bir düşünceye sahip olup ardından da bundan dolayı kendimizle ilgili negatif hissetmek enerjimizi kesinlikle bloke edebilir
Pozitif düşünce, başımızın üzerinde tutacağımız bir sopa değildir Gevşemiş olmak ve açık düşünmek olarak daha iyi tanımlanabilir belki pozitif düşünmek, ya da bağlantıda kalmamızı sağlayan, geniş ve akışkan kalabilmemize izin veren düşünce biçimi olarak tarif edilebilir Hayatımızda ve dünyamızda neyin iyi gittiğine dikkatimizi vermek denge ve pozitiflik duygumuzu yenileyebilir Sık sık eğlenceli hatıraları, deneyimleri, düşünceleri ve bunun gibi şeyleri düşünmek ruh halimizi değiştirebilir İnsanların enerji alanlarını kontrol etmeleri alanında tanıdığım en iyi öğretmenlerden biri olan Doktor William Bloom’un Endhorphin Effect (Endorfin Etkisi) adlı kitabında söylediği gibi, bu tür düşünceler beynin mutluluk kimyasallarının akışını tetikleyebilir ve endorfin hormonu beden kimyamız üzerinde ani ve pozitif etkiler meydana getirebilir Mutlu bir beden ise daha temiz ve akışkan bir enerji alanı yaratacaktır
Pozitif düşünce ve duyguları tutmak bizim için avantajlı olurken burada kastettiğimiz bazı kartpostallarda yazan “pozitif düşünüyorum” cümlesini benimsemekten daha öte bir eylem Bu; dünyayla ilgili, hayatla ve kendimizle ilgili her şeyin gerçekten iyi olduğuna dair, işleyişini sürdüren gerçek bir farkındalık hali Bu aynı zamanda şuursuzca korkulara kapılmayıp insanların hayatlarına pozitif enerji, pozitif imajlar, düşünce ve duygular aktarmak ve böylelikle dünyanın kalbindeki güzelliğe uyumlanmalarına yardımcı olmak demek
Eğer korku şimdiki zamanımızın *Balrog’uysa (*Yüzüklerin Efendisi isimli eserdeki Gandalf karakteriyle Khazad-Dum KöGoogle Page Rankingüsünde bir karşılaşma yaşayan şeytan) pozitif düşünce de köGoogle Page Rankingünün üzerinde cesurca durarak, “Geçemezsin!” diyen Gandalf’tır

6 Bağlantı Halini Korumak

Enerjilerimiz sıkıştığı zaman izole oluruz Tezahür Kanunları ve kutsanma, bütünsellik ve bağlantı halinde olunduğunda gerçekleşebilir Eğer korktuğumuz için bağlantımızı koparırsak bize yardımların gelebileceği daha geniş bir dünyayla olan iletişimimizi ve bağlantımızı koparmış oluruz Aynı zamanda yardım etme, başkaları için orada olabilme kapasitemizi sınırlamış oluruz Enerji bağlantılarımızı yenilemek için mantıklı ve uygun bir şekilde başkalarına ve doğaya uzanırız Bunun için en basit adım, korkularımızı bir başkasına anlatmaktır, ama bu muhtaç bir durumdaymışız gibi yapılmamalı ya da korkularımızı bir başkasına aktarıp onu da korkutmak şeklinde olmamalıdır Olabildiğince sakin ve açık olmalı ve karşımızdaki kişi de kendi korkularını bizimle paylaşırsa onu da açık ve sessiz bir biçimde dinlemelidir
Bir başkasına nasıl yardım edebileceğimizi ve etrafımızda ne tür toplu bağlantılar ve paylaşım kaynakları olabileceğini keşfetmek enerjinizi açmak ve yeniden akar hale getirmek için hayati öneme sahiptir Bolluk, bütünlük ve bağlantılı oluş halinde akar, bu, izole ve muhtaç bir durum içindeyken bize verilmiş özel bir mucize değildir Enerjinizin genişlemesini ve dünyanın iyiliğine katılımda bulunmasını istiyorsunuz ki dünya da size her zaman sizin için hazır bekleyen hediyelerini, kutsamalarını sunsun

7 Cömertlik

Zor zamanlar yaşıyorken zorluklar bize vericiliği hatırlatır İster zamanımızı verelim, ister enerjimizi ya da paramızı; cömert olmak kalplerimizi, zihinlerimizi açmanın; bir akışı yenilemenin en hızlı ve emin yollarından biridir Size bununla ilgili bir sır vermek istiyorum Vermek hediye etmektir Karşılık gerektirmez Cömertliğin doğası, kendinden gerçekten bir şeyler verip karşılığında bir şey beklememektir Eğer karşılık olarak bir şey beklersek, beklenti kendiliğinden bir sıkıştırmaya dönüşür, enerji alanımızda baskılayıcı bir güç halini almaya başlar, özellikle de cömertliğimizin kabul görmeyeceği ya da en azından tahmin ettiğimiz şekliyle karşılığını bulamayacağı hayal kırıklığına, kızgınlığa dönüşürse Bir hediye hem vereni hem de alanı özgürleştirir, onları bir zorunluluk ve beklenti zincirleriyle birbirlerine bağlamaz

8 Şükretmek

Bir ekonomik krizin doğası, kıtlığa; sahip olmadıklarımıza ya da kaybetmekte olduklarımıza odaklanmaktır Sonuç olarak korku, kızgınlık ve hayal kırıklığı getirebilir Bu dinamiği değiştirmek için sahip olduklarımıza odaklanmak ve onun için şükür duymak isteriz Sadece akılda kalır bir şarkı sözü olmaktan öte, “şükürlerimizi saymak” iyi bir enerji hijyeni sağlar çünkü bu kalplerimizi minnet duymaya açar
Minnet duymak bir bağımlılık tutumu değildir, karşılıklı bağımlılığın farkına varma hali ve sahip olduklarımızın ve hoşlandıklarımızın, hatta özel hayatlarımızın bile çoğunun başka birinden veya başka bir şeyden geldiğini fark etmektir Minnet duymak sadece takdir etmek değildir Bu bir hayatın içten bağlantılı halinin ve büyük bir varoluş birliğinin farkındalığı demektir Farkındalık kalplerimizi açar ve katılım ve akış hissimizi yeniler Hayata, Kutsal olana “teşekkür ederim” demek ve özellikle de kendi insanlarımıza bunu söylemek bağlantılı olduğumuz herkese sunduğumuz bir minnet haline gelir ve bizi kıtlık ve kayıp hislerinin üzerine çıkartır, aksi takdir de onlar bizi aşağı çekecektir

9 Zamana Minnet Duymak

İçinde bulunduğumuz zamana ve bize sunduğu mücadelelere; ekonomik krize, küresel iklim değişikliğine, terörizme, savaşlara, enerji kıtlığına ve ufukta beliren diğer tüm felaketlere minnet ve takdir duymak zor gelebilir İnsana kendini iyi hissettiren, barış ve sürekli sakinlik sunan bir çağa minnet duymak çok daha kolay olurdu Ama şunu unutmayalım ki zor zamanlar aynı zamanda büyüme zamanlarıdır Yeni içsel kavrayışların ve fırsatların, yaratıcılığın ve yeni oluşların zamanlarıdır Eğer bir programla savaşamıyorsam, ona uymalıyım Zamanın getirdiği akışa direnmek boşuna, bizler bütün bu mücadelelerle yüzyüze gelinen şimdiki zamanda yaşıyoruz Gelecek ise şimdiki kararlarımıza ve eylemlerimize bağlı olarak ortaya çıkacak Bu elbette korkutucu! Ama eğer bundan kaçarsak enerjimiz sıkışacak, yaratıcı potansiyelimiz kaybolacak ve gelecek de her halikarda gelecek ve hatta hoşlanmadığımız bir biçimde gelecek Yaşadığımız zaman mücadeleyi gerektiriyor ama aynı zamanda yaratıcılığa ve yeni doğumlara, yeni potansiyellere ve yeni olasılıklara açık zamanlar Olanlara bu yönünden bakmak enerjimizi yeniden akışkanlaştıracak ve açacaktır

10 Bağımsızlığınızı Koruyun

Enkarnasyon ruhsallığında bağımsızlık, kendimizi yönetmemizi mümkün kılan; bize seçimler yapabilme, maksadımızı ifade etme ve bireysel kimliğimizi açığa çıkarma gücü veren ruh ile kişilik arasındaki bütünselliktir Bu, yalnızca bizim hayata katabileceğimiz eşsiz hediyelerin kaynağıdır Bağımsızlığımızı korumak bu içsel bütünselliğe akort olmak ve kimliğimizi onurlandırmak (kendimizi onurlandırmak) ve hayatla birlikte oluşturduğumuz bağlantıları onurlandırmaktır
Ruhsal varlıklar olarak holistik doğamız her zaman bizi kuşatan koşullardan daha fazla genişleme potansiyeline sahip ve güçlü Bu genişlemeyi istediğimiz zaman kalplerimizi ve zihinlerimizi gerçekten daha geniş bir kişilik boyutuna açarız ve enerjimiz, bununla buluşabilmek için yükselir Kimlik duygumuzu ve kendimizi zayıflatırsak, onurunu korumazsak, kendimizi küçültürsek zor zamanların ya da herhangi bir zamanın gerektirdiği mücadeleleri nasıl karşılayabiliriz? Üretken olma yeteneğimizden şüphe ettiğimiz sürece nasıl yaratıcı olabiliriz ki? Kendi kimliklerimizin, düşüncelerimizin ve duygularımızın başkalarının korkularıyla şekillenmesine izin verdiğimiz sürece korku nerede duracaktır, özellikle de bizim korku duymamızdan yararlanabilecek olanlar nerede duracaktır? Büyük mücadeleler büyük insanlara gelir ve her birimizin içindeki ruhun ve hayatın büyüklüğü çoğumuzun umduğundan daha büyüktür Bağımsızlığımızı korumak kapıları içimizdeki genişliğe ve etrafımızdaki hayatla daha güçlü bir ilişki kurmamıza açar

11 Sevecen Olun

Yukarıda bahsettiğimiz on öneri üç kelimeyle özetlenebilir: Sevgi dolu olun Sevgi gerçekten de insani problemlere yanıttır; kendini sevmek, başkalarını sevmek, bulunduğu yeri sevmek, yaptığı işi sevmek, doğayı sevmek, hayatı sevmek, dünyayı sevmek, tüm harikalığı ve ihtişamı içinde ruhu sevmek Sevgi enerjimizi özgürleştirir Bizi açar ve pek çok düzeydeki ruh ve hayat akışının içine bırakır Sevgi tezahürün ardındaki gerçek sırdır Sevginin pek çok yüzü vardır; koruyuculuk, şefkat, farkındalık, cesaret, yaratıcılık gibi; ama o anda hangi yüzünü gösteriyor olursa olsun sevgi her zaman zor ve mücadele gerektiren zamanlara bizim en güçlü yanıtımızdır

Sevgi sihirlidir Shakespeare’in söylediği gibi, ne kadarını verirsek o kadarını alırız Sevgi adeta bir verme ekonomisinde çalışır ve bu sadece bolluğu tanıyan bir ekonomidir Dünyanın bize korkmamızı söylediği ve her şeyi kaybettiğimiz bir devirde sevgi bize güvende olduğumuzu, kendimiz ve başkaları için zenginlik yaratıcı kaynaklar olduğumuzu söyler Sevgi, ekmek somunları ve balıkların mucizelerinin arkasındaki güçtür Cüzdanları açan, dolapları, buzdolaplarını, kilerleri ve hepsinden öte kalpleri açan ve böylelikle bize birbirimizi koruyabileceğimizi hatırlatan bir paylaşım akışına izin veren bir güçtür Sevginin olduğu yerde birbirimize yardımcı olabiliriz Sevginin olduğu yerde ayrılığın üstesinden gelme ve ayrılığın getireceği korkuyu altetme isteği vardır Birbirimiz için birer yürek, zihin ve istek gücü olabiliriz İçinde bulunduğumuz zor bir zaman olabilir, ama sevgi sayesinde zor insanlar olmaktan kurtulabiliriz

12 “Tanrı Dolu” Olun

Bu son maddeyi özellikle vurgulamak için koydum, ama rahatlıkla ilk adım da olabilirdi Tanrı’nın önemi hayatidir Tanrı aynı zamanda bir gizemdir Benim dilimde Yaratıcı Gizemdir Tarih boyunca insanlar bu nihai veya zemin niteliğindeki gerçekliğe pek çok isim verdiler ve onu pek çok yönden gördüler Ama ona ne isim verdiğimiz ya da nasıl gördüğümüz onun içimizdeki varlığının ne olduğunu anlamaktan daha az önemlidir O bize gerçekten de evrende bir ev sağlamaktadır Eğer açık ve akışkansak bunun nedeni nihai varlığın açık ve akışkan olmasıdır Sevgi duyduğumuzda sevgimiz bu nihai varlığın sevgi duyuşuyla yüzlerce, binlerce, milyonlarca kat artar

Findhorn Derneği çok basit bir önerme üzerine kuruldu: “Önce Tanrıyı hayatınıza alın, ardından ihtiyacınız olan her şey size gelecek” Findhorn’un Kurucuları bunu ispatladılar ve Findhorn tezahürün bu basit prensibinin sonucu olarak başarılı oldu
Benim için, Tanrıyı en başa koymak “Tanrı Dolu Olmak” demek; sınırlı bir varlık olarak benim kendi kapasitem ölçüsünde, bu yaratıcı, sevgi dolu varlığın niteliklerini içimde barındırmak demek Kalbimi açmadan önce izin verin kalbim Tanrıyla dolu olsun Düşünmeden önce izin verin zihnim Tanrıyla dolu olsun Konuşmadan önce izin verin ağzım Tanrıyla dolu olsun Bir şey yapmadan önce izin verin kollarım Tanrı’yla dolu olsun İzin verin kişisel dünyam önce Tanrı’nın dünyası olsun, Tanrı dolu bir dünyam olduğunda biliyorum ki diğer her şey sonradan eklenecektir

Tanrı dolu olmak basitçe sevginin varlığının öncelikli oluşunu, genişliğini, ihtişamını, yaratıcılığını, koruyuculuğunu kendi dünyamda ve kendi içimde fark etmek demek Basit bir ekonomik kriz nasıl olur da bununla kıyaslanabilir ki? Yaratıcı gizem iflas edemez O, kıtlığa konu olamaz Tanrı asla bitmez
Gerçek Soru Bazen ruhsal bir öğretmen için çeşitli şeyler yapmak adına bir dizi adım atmak bir zorunluluk oluyor: bunun için on adım, şunun için oniki adım, diğer bir şey için yedi adım ve bunun gibi Ben hiçbir zaman işlerimi o kadar çok adımlara bölmedim, benim ruh algım bir adımlar dizisinden çok bir rampaya benzer, tırmandığımız bir merdivenden çok sürekliliği olan bir yüzey gibi
Ne var ki zor zamanlar yeni olasılıklar da yaratıyor ve hatta yaşlı kurtlar bile yeni oyunlar öğrenebiliyor! Dolayısıyla ben de size zor zamanlarda ayakta kalmak adına oniki adımlık bir program oluşturdum İşe yarayacak mı? Bunlar üzerinde çalıştığımızda hayatlarımız daha iyi olacak mı? Gerçek soruysa; eğer işe yaramazsa bize ve dünyamıza neler olacağıdır.

alıntıdır.

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde “Silahtan Oyuncak Olmaz” kampanyasında toplanan oyuncak silahlar kent meydanında imha edildi…

10603694_10153568976664909_5981729552825426841_n[1]

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde “Silahtan Oyuncak Olmaz” kampanyasında toplanan oyuncak silahlar kent meydanında imha edildi…

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EVDE SALÇA YAPIMI

EVDE SALÇA YAPIMI

Güneşin son demlerini salça yapmak için ayırabiliriz. Salça yapmak kolay olduğu kadar emek ve zaman isteyen bir uğraştır. Malzemelerimizi temin edip emek ve zamanımızı da ayarladık mı ev yapımı doğal katkısız, tüm kış huzurla tüketebileceğiniz salçamız tamamdır!
Malzemeler:

*40 kg domates   *40 kg kapya biber   * Kıyma makinesi ve ya domates çekme makinesi   *Süzgeç *Tepsi  *Kaya tuzu *Bez çuval

Öncelikle yapacağımız salça için domates ve biberlerimizi temin ediyoruz. Görselde yer alan bir tepsi salça için 10 .kg domates kullanıldı. Ben toplamda 40 kg domates 40 kg  biber kullandım. Domatesler salçalık -uzun domates olmalı. Diğer domates türleri fazla sulanacağı için bu iş için uygun değildir. Biber olarak da kapya biber- etli kırmızı biber kullanacağız.

Biberlerimizi güneş gören bir yere serip 1 gün güneşlendiriyoruz. Domatesleri yıkadıktan sonra geniş bir tencerede yaklaşık 10 dakika bütün olarak kaynatıyoruz. Soğuk sudan geçirip kabuklarını soyuyoruz. 

Soyulmuş domateslerimizi kıyma makinemizden geçiriyor püre haline getiriyoruz. Eğer makinemiz yoksa püre haline getirebileceğimiz mutfak robotu ya da blender kullanılabilir.  


Bir gün Güneşte bekletilmiş biberlerimizi ise çekirdeklerini çıkardıktan sonra düdüklü tencerede 15 dakika kaynatıyoruz. Kabuklarını soymak pek mümkün değildir. kabukları ile birlikte makineden geçiriyoruz. Makinenin ağzında biriken kabukları sık sık temizlemek gerekiyor, aksi halde tıkanma yapabilir.


Çekilmiş biberleri kabuk ve çekirdeklerinden ayırtmak için kevgir kullanıyoruz.

İyice ovalayarak süzdüğümüz salçamızı genişçe bir tepsiye sererek bolca tuzlayıp (küflenmemesi için, tadına da bakarak tuzlu bir tat elde edinceye kadar ) karıştırıyoruz ve dışarıda güneş gören bir yere koyuyoruz. Biz geniş açık alanlarımız olmadığından balkon kullanmayı tercih ettik 🙂

Domateslere gelince.. Makineden geçirdiğimiz domatesleri eğer çekirdeklerinden ayırtmak isterseniz onu da kevgirden ovalayarak geçiriyorsunuz. Süzdüğünüz domates salçasını ise direkt tepsiye de serebilirsiniz, daha çabuk kurusun isterseniz de temiz bez bir çuvalda 1 gün süre ile süzebilirsiniz. 

Akabinde yine tepsiye sererek güneşe koyuyoruz. Kaşıkla üzerine çentikler atarak kuruma alanını genişletmiş oluyoruz. Güneşlendirirken sık sık karıştırıyoruz ki kabuk bağlamasın üzeri.

Kuru salça kıvamına geldiğinde biber ve domates salçalarını karıştırıp cam kavanozlara doldurup iyice bastırıyoruz. Üzerine ise zeytinyağı döküyoruz. Hava almaması gerekiyor. Aksi halde küflenip ekşiyebilir.

Kışlık salçanız hazır..Afiyetle tüketin 🙂

Özgen ÖZEN

woto.com internet sitesi

sağlıkla kal facebook sitesinden alınmıştır. Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »