Anemi için 9 Kolay Çözüm

anemi-nedenleri[1]

Anemi kan hemoglobini konsantrasyonunda bir azalmadır. Aneminin başlıca nedeni demir eksikliğidir (buna demir eksikliği anemisi denir), ancak bu aynı zamanda çeşitli diğer hastalıkların bir sonucu olarak da ortaya çıkabilir.

Demir yetersizliği anemisinden muzdarip olan insanlar için bu makalede bolca demir içeren bazı besinleri öneriyoruz. Ayrıca bu durumla başa çıkabilmenizi sağlamak için günlük rutininizi nasıl düzenleyebileceğinizi de açıklıyoruz.

Deneyimleyeceğim belirtiler nelerdir?

  • Solgunluk
  • Yorgunluk veya uyuşukluk
  • Nefes almada zorluk
  • Kas yorgunluğu
  • Çarpıntı
  • Baş ağrısı
  • Görmede sorun
  • Uykusuzluk
  • Konsantrasyon sorunları
  • Adet döngüsünde değişiklikler
  • Şişkinlik ve sıvı birikimi

Ne yapmalıyım?

Yukarıdaki belirtilerin bazılarını deneyimlemeye başlarsanız ve bunun anemi olduğundan şüphelenirseniz, ilk olarak doğru bir teşhis yapılması ve tedavinin önerilmesi için bir uzmana danışmanız önerilir.

Çoğu durumda bir uzman sadece demir takviyeleri önerecektir. Ancak bu takviyeler oldukça oksidatif olduğu için ve lezyonlara, gastrite ve mide ağrılarına neden olabileceği için bunların tüketiminde dikkatli olmanız gerekir. Eğer doktorunuz bu takviyeleri önerdiyse, bunların yanında C vitamini tüketiminizi de arttırmanızı öneririz. Ayrıca vücudunuzun demiri en doğal şekilde absorbe etmesini sağlamak için aşağıdaki kurallara uymayı ihmal etmeyin.

9 basit öneri

  • Limon suyu: Limon mükemmel bir C vitamini kaynağıdır ve bu vitamin bizim besinlerdeki demiri daha iyi absorbe etmemize yardımcı olur. Bunu diyetimize katmanın en kolay yolu hazırladığımız yemeklere, özelikle de et, balık ve salata gibi demir açısından zengin yemeklere bir miktar limon suyu katmaktır.
  • Çam fıstığı: Çam fıstığı oldukça yüksek miktarda demir içerir. Bunları hafifçe tavada pişirebilirsiniz veya yemeğinizle karıştırmak için öğütebilirsiniz. Çam fıstığı özellikle anemiden muzdarip çocuklar için faydalıdır.
  • Yer fıstığı: Yer fıstığının besinsel değerleri çam fıstığınınkilere benzerdir, ancak bu daha fazla protein ve daha az yağ içerir. Yer fıstığı bolca demir içerir ve ayrıca demiri daha iyi absorbe etmemizi sağlayan C vitamini de içerir. Yer fıstığı özelikle bolca egzersiz yapan insanlar için önerilir.

yerfıstığı-yeşil-fasulye

  • Yonca filizleri: Filizlenmiş yonca sadece demir değil, pek çok mineral açısından da zengin bir besindir. Bu aynı zamanda size canlılık kazandırır. Bu nedenle yemeklerinizin yanında bir miktar yonca filizi tüketmenizi de öneririz. Bunlar filizlenmiş olarak satın alınabilir veya tohumları satın alınarak evde filizlenmeleri sağlanabilir. Ayrıca bu amaçla kullanılabilen özel kaplar da satılır.
  • Karışık yeşillikler: Taze, çiğ ve çeşitlilik içeren bir salata demir açısından mükemmel bir kaynaktır. Burada sırf lahana ve domatesten söz etmiyoruz – salatanıza kuru meyveler, çiğ ıspanak, roka, su teresi, biber, havuç, elma, ayçiçeği ve kabak çekirdeği gibi pek çok farklı malzeme ekleyebilirsiniz. Buna sos olarak da bir miktar soğuk sıkım zeytinyağı ve limon suyu ekleyebilirsiniz.
  • Kabuklu buğday ve darı içecekleri: Bitki bazlı içecekler inek sütü için mükemmel birer alternatiftir. Bu durumda özellikle sağlıklı ve demir açısından zengin olan iki bitkiyi öneriyoruz: kabuklu buğday ve darı.
  • Mercimek: Mercimek her zaman anemi için önerilmiş olan bir besindir. Kışın ve daha soğuk havalarda bunları güveç şeklinde tüketebiliriz. En popüler hazırlama yöntemi budur. Ancak bunları yazın tüketmeyi de unutmamak gerekir, çünkü daha sıcak havalarda anemi şiddetlenebilir. Mercimek aynı zamanda soğuk salatalarda veya yukarıda yonca için tarif edildiği gibi filizlenmiş olarak tüketim için de idealdir.

lentils + escarole

  • Güneşlenme: Günlük olarak güneşlenme vücudumuzun tükettiği mineral seviyelerini korumamıza yardımcı olabilir. Bunu sabah erken saatlerde, gün doğumundan kısa bir süre sonra gerçekleştirmekte yarar var. Ayrıca güneşlenmeler arasında soğuk duş almak da işe yarayacaktır.
  • Ağır veya sık adet görme: Kadınlar için ağır veya sık adetlerin aneminin başlıca nedenlerinden biri olabileceği unutulmamalıdır. Eğer bu durum söz konusuysa, o zaman demir ağırlıklı besinler tüketmektense adetlerinizi düzene sokmaya odaklanmalısınız. Bunun için farklı çaylardan veya ısırgan otu, kantaron veya atkuyruğu özlerinden faydalanabilirsiniz.

Not

Bazı durumlarda anemi bir otoimmün hastalığını veya durumunu işaret edebilir. Bu durum söz konusuysa veya sizi bu duruma karşı daha hassas kılan bazı genetik unsurların bilincindeyseniz süt ve süt ürünleri tüketiminizi kesmenizi veya mümkün olduğunca azaltmanızı öneririz. Kısa bir sürede bir iyileşme fark edersiniz.

Resimler sweetbeetandgreenbean ve joannova izinleriyle kullanılmıştır.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Boğaz Enfeksiyonları: Doğal Tedaviler

sarımsak-limon-1[1]

Tuzlu suyla veya karbonatla hazırlanmış bir solüsyonla yaptığınız gargaranın boğaz şişkinliğini azaltmada etkili bir yol olduğunu biliyor muydunuz? Her iki yöntem de iltihabın azalmasına yardımcı olarak mikropları ve bakterileri öldürür.

Boğazında enfeksiyon hiç oluşmamış bir insan acaba var mıdır? Bu durum hayatınızı günden güne keyifsiz hale getiren ağrılı bir süreçtir. Konuşmak, nefes almak canınızı yakar… Peki biraz rahatlamanın bir yolu yok mu? Tabii ki var. Bir daha boğaz enfeksiyonu yaşadığınızda bu makaledeki basit tedavileri uygulayın.

Boğaz Enfeksiyonları için Tedaviler

Boğaz ağrısı 2

Bazen mevsim değişimlerinin yaşandığı dönemler, bazen de havayı kurutan klimanın boğaz ağrısını şiddetlendirmesi, ya da soğuk havaların gelmesi bu hastalığa neden olabilir. Fakat, sebep her ne olursa olsun bu hastalığı hafife almayın. Yoksa ciddi bir sıkıntı ve stresle karşı karşıya kalabilirsiniz.

Boğaz enfeksiyonu bir virüsten, bakteriden veya yaralanmadan kaynaklanabilir. Bazı insanlar diğerlerine kıyasla daha dayanıksız olabilir ve bu durumlarda antibiyotik tedavisi gerekebilir. Diğer durumlarda birkaç gün dinlenmek size rahatlamak için yeterli olacaktır.

Bağışıklık sisteminizin zaman zaman zayıflayarak sizi belli başlı hastalıklara ve enfeksiyonlara karşı savunmada yetersiz kalabileceğini aklınızdan çıkarmayın. Bu nedenle genel sağlık durumunuza katkı sağlayacak bir beslenme alışkanlığınızın olduğuna emin olun. Ayrıca, boğaz enfeksiyonlarıyla mücadele etmek için aşağıdaki çözüm yollarını uygulamanızı tavsiye ederiz.

1. Kekik, bal ve limon çayı

çay 3

Bu üç içeriğin birlikte kullanılması kadar kolay ve etkili başka bir yöntem yoktur. Örneğin, kekik bakterilerle mücadele eden güçlü bir antiseptiktir. Ayrıca bal iyileşmeyi hızlandırır, iltihabı azaltır, tüm boğazın rahatlamasını sağlar.

  • Bunları limon suyuyla karıştırarak gün boyunca içebileceğiniz mükemmel bir şifalı karışım elde edebilirsiniz. Fakat bunu nasıl yapmalısınız?
  • İki yemek kaşığı taze kekiği bir litre kaynayan suya ekleyin.
  • Bir limonun suyunu ve rendelenmiş kabuğunu da ekleyin.
  • Bu malzemeleri 10 dakika boyunca kaynatın.
  • Daha sonra ateşten alın ve suyunu süzmeden önce 10 dakika bekleyin.
  • Bu karışımı iki yemek kaşığı balla birlikte tüm gün boyunca içebilirsiniz. Sonunda iyileştiğinizi fark edeceksiniz.

2. Tuzlu suyla gargara

gargara 4

  • Bir yemek kaşığı tuzu 250 ml suda eritin.
  • Her saat başı bu karışımla gargara yapın ve yutmamaya dikkat edin. Suyu ağzınızdan atmadan önce boğazınızın arka tarafına doğru bir iki saniye ulaştığını hissedin ve ardından bunu tekrarlayın.
  • Tuz yerine isterseniz bir çay kaşığı elma sirkesi ya da karbonat da kullanabilirsiniz. Bu her üç madde de iltihabı azaltacak, var olan bakteri ve virüsleri öldürecek ve boğaz ağrınızı etkili bir şekilde tedavi edecektir.

En iyi doğal antibiyotik: Sarımsak

sarımsak 5

Sarımsağın var olan en güçlü doğal antibiyotik olduğu herkes tarafından bilinir ve her yerde kolayca bulunabilir. Etkilidir, sağlıklıdır ve hiçbir yan etkisi yoktur. O yüzden, boğaz enfeksiyonu yaşadığınızda neden denemeyesiniz ki? İşte nasıl yapıldığı:

  • Bir diş sarımsağı ezip yarım bardak suyun içine karıştırın ve için.
  • Bunu günde iki kere tekrarlayabilirsiniz. Sarımsak kokusu nefesinize yapışacaktır. Ancak artılarından dolayı bunu yapmaya değer. Denedikten sonra çok daha hızlı iyileştiğinizi fark edeceksiniz.

Papatya çayı kompresi

boğaz ağrısı 6

Bu tedavi ağrıyan boğaza ıslak bir bezle kompres uygulanarak yapılır. Bu şekilde iltihabı biraz azaltacak ve rahatlamanızı sağlayacaktır. Uygulamak için şu adımları izlemelisiniz.

  • Papatyanızı hazırlamak için bu bitkiden üç yemek kaşığı alıp bir bardak suya koyun.
  • Papatyalar iyice ıslanıp demini salınca suyunu bir kaba süzün. Ardından bir bez parçasını bu suyla ıslatıp ağrıyan boğazınıza uygulayın.
  • Kompres sıcaklığını her yitirdiğinde bunu tekrarlayın. En ideali 20 dakikalık setler halinde uygulamaktır.

Zerdeçal ve yeşil çay

çay 7

  • Bu kolay ve çok etkili bir yöntemdir. Yeşil çayı zerdeçalla karıştırmak iltihabı azaltmaya yardımcı olacak ve enfeksiyondan kurtulmanızı hızlandıracaktır.
  • Yeşil çayınızı her zaman olduğu gibi hazırlayın. Suyu kaynamaya başladığında yarım çay kaşığı öğütülmüş zerdeçal ekleyin.
  • Hazırladığınız karışım çayınız 5 dakika demlendikten sonra bir miktar balla tatlandırıp için. Kesinlikle daha iyi hissedeceksiniz.

Bolca dinlenin

dinlenmek 8

Vücudunuz bir enfeksiyonla savaşıyor. Bu savaşta enfeksiyona karşı yapabileceğiniz en iyi şey bol bol dinlenerek doğal savunmayı devam ettirmek olacaktır. Bu nedenle bol bol uyumaya çalışın. Yapacağınız fazladan uyuma hiçbir şeye zarar vermez. Daha hızlı bir şekilde iyileşirsiniz!

Hasta olduğunuzda günde yaklaşık 10 – 11 saat uyumanız gerekir. Bu nedenle, iyileşmek için gündüzleri şekerleme yaptığınızdan ve akşamları da güzelce uyuduğunuzdan emin olun. Yavaş yavaş eski halinize döndüğünüzü göreceksiniz.

10 Enerji Hırsızı

dalailama[1]

Hepimizin belli bir miktar enerjisi var, bunu olumlu biçimde kullanmayı öğrenmeli ve boşa harcamamalıyız. Enerjiniz motivasyonla çalışmanıza yardımcı olur, günlük durumlarla başa çıkarken olumlu düşünceler verir ve size verilen imkanlardan yararlanmanızı sağlar.

Sadece siz enerjinizi kontrol etme gücüne ve her gün onu kullanma hakkına sahipsiniz. Ancak bazı dahili ve harici faktörler enerji seviyenize etki edebilir, motivasyonunuz, ruh halinizi ve üretkenliğinizi azaltabilir.

Enerjimiz başarıya ulaşmak ve bu yoldaki engellerle başa çıkmak için anahtardır. Hepimiz her gün enerjimizi yenileyebiliriz ve gücümüzü, yeteneklerimizi ve bizi birey yapan her şeyi ortaya çıkarmak için ondan yarar sağlarız.

Her insanın enerjisi olması ve bunun kişisel ve profesyonel gelişim için anahtar olmasından dolayı büyük ruhani lider Dalai Lama 10 enerji hırsızından bahsediyor. Bunları herkesin bilmesi gerektiğini, böylece enerjimize hükmedebileceğimizi ve ondan yararlanmakta önümüze gelen engelleri aşabileceğimizi söylüyor.

Toksik insanlardan uzak durun

olumsuz insan

“Hayatınıza şikayetlerini, problemlerini, afet veya korku hikayelerini, başkalarını yargılamalarını sokan insanlara yol verin. Eğer birisi çöpe bir teneke atmak istiyorsa, bunun sizin aklınıza atılmasına izin vermeyin.”

– Dalai Lama –

Hayatımıza pozitif şeyler getirmek isteyen insanları ve bizi istediğimiz gibi hareket etmekten alıkoymak isteyenleri her zaman ayırt edebiliriz.

Faturalarınızı zamanında ödeyin

Birine borçlu olmadığını veya birinin kendisine borçlu olmadığını bilmekten daha iyi bir akli huzur yoktur.

“Faturalarınızı zamanında ödeyin. Aynı zamanda size borçlu olanlardan borçlarınızı alın ya da bu mümkün değilde geride bırakmayı kabullenin.”

– Dalai Lama –

Borçlar konusunda sorumlu olarak başkaları önünde ve kendimizle rahat olmaya yardımcı olur. En iyisi kendimizi borçlardan özgürleştirmek, onları ödemediğimiz için saklanıp utanmamaktır.

Sözlerinizi tutun

“Sözlerinizi tutmuyorsanız neden direnç gösterdiğinizi sorun kendinize. Her zaman fikrinizi değiştirme, özür dileme, telafi etme, yeniden anlaşma ve tutmadığınız o söze yeni bir alternatif geliştirme hakkınız var; ama bu bir alışkanlık haline gelmemeli. Yapmak istemediğiniz bir şeyden kaçınmanın en iyi yolu, en başında HAYIR demektir.”

– Dalai Lama –

Sözler ne kadar küçük olsa da sözü verdiğiniz insan için bir değere sahip olabilir. Verilen sözleri tutmak bizleri hem kişisel hem de profesyonel seviyede daha iyi insanlar yapar.

Yapmak istemediklerinizi başkalarına aktarın

insan

“Mümkünse yapamk istemediğiniz şeyleri başkalarına aktarın ve zamanınızı en çok sevdiğiniz şeyi yapmaya adayın.”

– Dalai Lama –

Bunlar sorumluluklardan kaçtığınız değil, sadece bazen bazı şeyleri sizden daha iyi yapabilecek birine aktardığınız veya bunu yapmaya kendinizi yetkili görmediğiniz durumlardır. Ayrıca, bu bizlere hayatımızda gerçekten önemli olan şeyleri yapmamız gerektiğini hatırlatır. 

Dinlenin ve hareket geçin

“İhtiyacınız olduğunda kendinize dinlenme fırsatı tanıyın, ve uygun anı bulduğunuzda harekete geçme hakkı tanıyın.”

– Dalai Lama –

Doğa ve hayatımızın ritimleri gün içinde farklıdır, bununla başa çıkmayı öğrenmeliyiz. Bir çok zaman ihtiyaç olduğunda durmamak hata yapmaya yol açar. Aynı zamanda yapabileceğimiz zaman harekete geçmemek gelecekte pişmanlığa yol açabilir. 

Atın, toplayın ve düzenleyin

“Atın, toplayın ve düzenleyin, hiçbir şey geçmişten kalan ve ihtiyacınız olmayan eşyalarla dolu dağınık bir yer kadar enerji alamaz.”

– Dalai Lama –

Fiziksel şeylerden ruhani şeylere, geçmiş ve ihtiyacımız olmayan şeyleri atmak önemlidir. Bunların arasından sadece düzene koyabildiklerinizi ve bugünkü yaşamınızla gelecek rüyalarınızı yerine getirecek şeyleri tutun. 

Sağlığınıza dikkat edin

saglik

“Sağlığınıza öncelik verin, makineniz olan vücudunuz maksimum oranda çalışmadan pek de bir şey yapamazsınız. Kendinize aralar verin.”

– Dalai Lama –

Eğer sağlığımızdan memnun değilsek ve vücudumuza bakmıyorsak en iyi işe, en fazla paraya veya en güzel şeylere sahip olmak anlamsızdır. Hayattan en iyi enerjiyle zevk almak için vücudumuza zaman ayırmalıyız; kendimizi arındırmalıyız, meditasyon yapmalıyız, kendimizi memnun etmeliyiz, iyi yemeliyiz, egzersiz yapıp, doktora gitmeliyiz ve sağlığımız için başka ne gerekiyorsa yapmalıyız.

Zorlu durumlarla yüzleşin

“Aile veya dostları kurtarmak zorunda kaldığınız durumlara, veya eşiniz veya arkadaşlarınız arasındaki negatif hareketlere müsamaha göstermeyi bırakın ve gerekli hareketi yapın.”

– Dalai Lama –

Bir durumla yüzleşmek daha da kötüleşmemesi için yapılabilecek en sağlıklı şeydir. Analiz etmek ve zamanında karar vermek önemlidir, çünkü bir şeyleri ertelemek veya görmezlikten gelmek stres yaratır, odaklanmayı zorlaştırır ve problemi daha da zorlaştırır.

Kabul edin

“Kabul edin. Bu, istifa etmek anlamına gelmez, ama hiç bir şey insana değiştiremeyeceği bir duruma isyan etmek ve bununla savaşmaktan fazla enerji kaybettiremez.”

– Dalai Lama –

Bir çok insanın inandığı gibi hiç bir şey imkansız değil ve umut kaybetmek isteyeceğiniz en son şey. Bazen hayat değiştiremeyeceğimiz durumlar çıkarır karşımıza ve bunlarla başa çıkmanın en iyi yolu kabul etmektir. Kabul etmek mücadeleyi bırakmamız gerektiği anlamına gelmez, bir şeyin değişmeyeceğini kabul ettiğimiz zaman, ayrıca planımızı değiştirebilir ve yeni olanaklar arayabiliriz. 

Affedin

“Affedin, size acı veren durumu geride bırakın, her zaman acılı anılardan kurtulmayı seçebilirsiniz.”

– Dalai Lama –

En büyük enerji kaynağı sevgidir ve evrenle bağlantı kurmanın en iyi yolu affetmeyi öğrenmekten geçer. Bazen hayat bizleri kızdıracak, üzecek ve korkutacak durumlara sokabilir, bunların üstesinden gelmek zor olabilir. Ancak, bu duyguları beslememeye karar verip affetmeye başladığımızda, hayatta her şey gelişir ve zamanla iyi bir karar verdiğimizi anlarız. Nefret, korku ve kızgınlık bizlere iyilik getirmeyen ve kötü kararlara sebep olan duygulardır.

kaynak: sağlığa bir adım

Ruhumuzla Buluşmak

384161_10150427945704909_2082016323_n[1]

 

 

Meksika’da İnka tapınaklarına çıkmak isteyen Avrupalı bir grup arkeolog, birkaç yerli rehberle yola koyuluyor. Dağın tepesindeki tapınaklara giden uzun yolu, kısa bir sürede yarılıyorlar. Aynı hızla tempoyla biraz daha yol aldıktan sonra, yerliler kendi aralarında konuşup birden yere oturuyor ve böylece beklemeye başlıyorlar. Tabii Avrupalı arkeologlar buna bir anlam veremiyorlar.

Saatler sonra, yerliler kendi aralarında konuşup tekrar yola koyuluyor ve sonunda tepenin üstündeki görkemli İnka tapınaklarına geliyorlar.

Arkeologlardan biri, yaşlı rehbere soruyor; “hiç anlayamadım, niye yolun ortasına oturup saatlerce yok yere bekledik? “

Yaşlı rehberin cevabı o kadar güzel ki; “çok kısa sürede çok hızlı yol aldık, ruhlarımız bizden çok uzakta kaldı. Oturup ruhlarımızın bize yetismesini bekledik…”

Niye içimiz de hep bir eksiklik duygusuyla yaşadığımızı, niye mutlu olmayı beceremediğimizi, niye kendimiz olmayı başaramadığımızı ve “niye” ile başlayan daha bir dolu sorunun cevabını açıkça veriyor İnkalar’ın yaşlı torunu.

Çünkü bu aptal hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kaldı, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz. Çocuğunu kaybeden annelerin çılgınlığında bir sağa bir sola saldırıyoruz hepimiz, ama bir farkla, biz neyi aradığımızı bile bilmiyoruz… Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor. Sanıyoruz ki cok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız.

Hadi maddeciliği bir kenara bırakalım; niye herkes aşktan şikayetçi? Çevremiz de kaç kişinin aşk hayatı iyi gidiyor? Eminim parmakla sayılacak kadar azdır. Ve eminim hic kimse yanlışın nerede olduğunu da bulamıyordur. Ben ten uyuşması kadar ruh uyuşmasının önemine inanırım. Hatta insanların eş ruhlarının olduğuna bile inanırım. Ama ruhları olmayan bedenler birbirleriyle ne kadar uyuşabilir ki?

Evet, önce göz görür fakat ancak ruh sever. Ayrıca ruhumuz olmadan eş ruhumuzu bulmak gibi bir şansımız olmadığına da eminim… İşte bu yüzden icimiz de sürekli bir eksiklik duygusuyla yaşıyoruz hepimiz. İşte bu yüzden sürekli duvarlara çarpıp,çarpıp kendimizi kanatıyoruz ve işte bu yüzden mutluluğu bir türlü yakalayamıyoruz…

Gerçekte hız çağında yaşıyoruz. Her şey o kadar hızlı geçiyor ki, ne işe , ne arkadaşlarımıza, ne ailemize, ne çocuğumuza, ne kendimize yeterince vaktimiz kalmıyor. Akrep ve yelkovanla yarış halindeyiz. Bu yüzden bütün ilişkiler yarım yamalak, bütün sevgiler bölük pörçük. Sevmeye bile vaktimiz yok bizim. Oysa teknolojinin nimetlerinden fazlasıyla yararlanıyoruz. Ne çamaşır yıkıyoruz ne de bulaşık, çayımızı kahvemizi makineler yapıyor. İşlerimizi bir telefon, bir faksla hallediyoruz. Uçaklar bizi iki saat içinde dünyanın bir ucuna taşıyor. Hatta artık gitmeye bile gerek yok, internetle dünya elimizin altında. Ama yine de vaktimiz yok işte!

Bence doğanın kara bir laneti bu. Biz ondan uzaklaştıkça, o da bizden bütün zamanları çalıyor. Milan Kundera “yavaşlık” adlı kitabında; ”yavaşlık hep aldatır,hızlılık ise unutturur” diyor.

Telefon hızlılık mesela, konusulanları, söylenenleri unutturur. Mektupsa yavaşlık, hep vardır ve hep hatırlatır. Ben kendi adıma her zaman yavaşlıktan yanayım. Mesela uçaklardan hiç hoşlanmam, yeni bir şehre, yeni bir iklime hazırlanmaya, hatta hayal kurmaya bile vakit bırakmıyor bana ”Küt” diye başka bir hayatın içine giriveriyorum. Ve en kötüsü de dönüşler, daha ayrılığın hüznünü bile yaşamadan İstanbul’da olmak sahiden de cok tatsız.

Tabii ki ruhumun beni terk edip oralarda kalması da cok normal. Oysa trenler karanlık geceyi yırtan keskin düdüğü, uykuda olanlara yolculuk düşleri gösteren kara trenler… Dağları bölen, nehirlerle yarışan, köprülerden geçen, agaçları selamlayan, cocuklara el sallayan, güne bakanlara göz süzen, geçmişin hüznünü, geleceğin umudunu yaşatan, yolcularına yepyeni dostluklar hazırlayan kara trenler var bir de.

Uçak değil, tren olmak istiyorum. Böylece ruhum benden hiç ayrılmaz. Evet freni patlamış kamyon gibi yaşamanın hiç anlamı yok. Ayağımızı gazdan yavaş yavaş çekelim ve biraz mola verip ruhumuzun da bize yetişmesini bekleyelim artık. Aceleye ne gerek var?

Hayat yalnız biz izin verdiğimiz gibi geçer. İyi ya da kötü hızlı ya da yavaş…

Her şey bizim elimizde, sevgi de, aşk da, başarı da. Ama ancak kendi ruhumuzla buluştuğumuzda…

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

DAHA DA) APTAL BİR ADAMIN YENİ YIL MESAJI

12250156_10153361657287675_5101755258750447609_n[1]

Gençlik günlerimde, gençken günlerin hızlı ama yılların yavaş, yaşlılık yıllarında ise günlerin yavaş ama yılların hızlı geçtiğine dair bir yazı okumuştum. Gençliğin ölümsüzlüğü ile gülüp geçmiştim bu söze.
Yaşım ilerleyip de yılların gerçekten de hızla geçtiğini fark ettiğimde ise bu kez Zen ustasının sözü yetişti imdadıma: “Şimşek çaktığında hayat bir şimşek kadar hızlı geçiyor demeyen bir insan mutlu bir insandır.”

Zaman, düşünceleri ve fikirleri olan bir insan için hissettiklerine bağlı olarak farklı akar. Burada ve bu anda olmak istemeyen bir insan için zaman çok yavaş geçer ve bu yavaşlığı ile insana eziyet eder. Yaşadığı an hiç bitmesin isteyen bir insan için ise zaman çabucak geçer ve insana bu hızı ile eziyet eder. Aslında akan zaman değil zihindir.

Mutsuzluğumuzun kaynağı zaman değil zihindir; mutluluğumuzun da öyle. Bir zaman ve mekanda, “Ben” tarafından kapsanan ve kısıtlanan zihnimiz, o zaman mekanı mutlu ya da mutsuz algılamamıza neden olur. Oysa mutluluk mutsuzluğa, mutsuzluk ise mutluluğa mecburdur. Bunun tersini istemek gece olmadan sürekli gündüz olmasına, nefes vermeden sürekli nefes almaya benzer. Ben ile kısıtlanmış zihin, derin cehaleti ile bunu ister.

Oysa mesele mutluluğun ve mutsuzluğun ötesindedir. Sorun sınırsız zihnimizi, her tür ikiliğin üzerinde olan gerçek doğamızı kara bulutlar gibi örten cehaletimizdir. Cehaletimiz bizi, gökyüzünün “kapkara” olduğuna inandırmaya çalışırken, aslında berrak bir gökyüzünün altında yaşadığımızı, bu berraklığın bizim gerçek doğamız olduğunu kavramakta zorlanırız.

“Berrak Gökyüzü Zihni”ne ulaşmak için ne yapmam gerektiğini sorduğumda bir ustam evrenin tarihi boyunca geliştirilmiş en mükemmel çalışmayı önermişti: “Tıpkı aptal bir adam gibi oturmak ve kendini (cehaletin yarattığı varsayımsal Ben’i) unutmak!”

Yılbaşı gecesinde belki bir kaç dakikalığına tıpkı aptal bir adam gibi oturur ve kendinizi unutursunuz; beraberinde ihtiyacınız olmayan tüm beklentilerinizi, tüm isteklerinizi ve tüm korkularınızı…

Yeni yılın hepimize daha bilge ve daha mutlu olma fırsatı sunmasını diliyorum.
Dostluk duygularımla,

Cem Şen

Not: Her sene aynı yeni yıl mesajı biraz daha geliştiği için mesajın başına (DAHA) eki uygun kaçıyor sanırım. Bu sene ise aynı başlık DAHA DA oldu.

Yeni yıl için bir önerimiz var: Bütün yıl, başınıza gelen her iyi şeyi, şükran duyduğunuz her anı not alıp kavanoza atın. Tam bir sene sonra, ailenizle birlikte notları çıkartıp okuyun. Ne kadar çok güzel an yaşadığınıza hayret edeceksiniz. Umudu yaşattığımız, kalbimizde şükran ve merhamete yer açtığımız bir yıl diliyoruz.

995640_939266189455127_1521752243063389083_n[1]

 

Yeni yıl için bir önerimiz var: Bütün yıl, başınıza gelen her iyi şeyi, şükran duyduğunuz her anı not alıp kavanoza atın. Tam bir sene sonra, ailenizle birlikte notları çıkartıp okuyun. Ne kadar çok güzel an yaşadığınıza hayret edeceksiniz. Umudu yaşattığımız, kalbimizde şükran ve merhamete yer açtığımız bir yıl diliyoruz. .

kaynak: Buğday Ekoloji Derneği

Sağlıkla Kal Facebook sayfasından alınmıştır…