Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey BEKLEMEM.

12493716_573644556122763_2943775933200990383_o[1]

 

Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey BEKLEMEM. Beklentiler daima yaralar.
Hayat kısadır. Öyleyse hayatınızı sevin. Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece KENDİNİZ için yaşayın ve;
— Konuşmadan önce dinleyin,
— Yazmadan önce düşünün,
— Harcamadan önce kazanın,
— Dua etmeden önce bağışlayın,
— İncitmeden önce hissedin,
— Nefret etmeden önce sevin,
— Vazgeçmeden önce çabalayın,
— Ölmeden önce yaşayın,
HAYAT budur. …
Onu hissedin, onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

William Shakespeare

Kendini Sevmenin 12 Yolu…

12494681_10153457841358789_6807633832884538512_n[1]

1.Bir şey sana yanlış geliyorsa yapma

2. Ne demek istediğini tam olarak söyle

3.İnsanları memnun etmek senin görevin değil

4.Sezgilerine Güven

5.Asla kendin hakkında kötü konuşma

6.Asla hayallerinden vazgeçme ama onları takıntı haline de getirme gerekirse değiştir.

7.”Hayır” demekten korkma

8.”Evet” demekten korkma

9. Kendine karşı şefkatli ol

10.Kontrol edemediğin şeyleri hayatından çıkar

11.Dram ve negatiflikten uzak dur

12.Kendine güven ve eşsiz olduğunu unutma

alıntı

Birçoklarına Hayal Gibi Gelen Yeteneklere Sahip Bir ‘Empat’ Olup Olmadığınızı Anlamanın 30 Yolu

Empatlar, insanların vücut dilini, ses tonunu, beden hareketlerini, konuşurken seçtikleri ve kaçındıkları kelimeleri, yürüttükleri mantığı okuyabilen kişilerdir. Hayatlarını başka şeylerden çok, neyin nasıl “hissettirdiğine” bakarak yaşarlar. Başkalarının duygularını kendilerininmiş gibi almaya eğilimlidirler. Aşağıdaki maddeler de sıklıkla empatların deneyimlediği şeylerden oluşmaktadır. Bu sebeple eğer bu listedeki maddelerin en az 10 tanesine “evet” diyebiliyorsanız (özellikle 1 ile 10 arası), bir empat olmanız oldukça muhtemeldir.

1. Biliş:

Biliş:

 

Empatlar bir şeyi söylenmeden öylece bilirler. Bu biliş, birçoklarının sezgi veya iç ses olarak tarif etmesine rağmen bundan öte bir şeydir. Empat’ın bu armağanının güçlü olması, onun yeteneğine ne kadar uyumlandığıyla bağlantılıdır.
2. Herkese açık alanlarda bulunmak bunaltıcı gelebilir!
Herkese açık alanlarda bulunmak bunaltıcı gelebilir!

Alışveriş merkezleri, süpermarketler, stadyumlar, yani bir sürü insanın olduğu yerler empatları çalkantılı bir şekilde başkalarından gelen sıkıntılı hislerle doldurabilir.

3. Başkalarının duygularını hissetmek ve onları kendine almak:

Başkalarının duygularını hissetmek ve onları kendine almak:

Bu empatlar için en okkalı durumlardan biridir. Bazıları, yakınlardaki insanların duygularını hisseder ve bazıları da çok çok uzaklardaki insanları hisseder, ya da ikisi birden olabilir. Yeteneklerinin farkında olan usta bir empat, insanların onun hakkında kötü bir düşünceye sahip olduğunu çok uzak mesafelerden bile hissedebilir.

4. Şiddet, zalimlik veya trajedi içeren şeyleri izlemek dayanılmazdır:

Şiddet, zalimlik veya trajedi içeren şeyleri izlemek dayanılmazdır:

Empat ne kadar uyumlanmışsa (ne kadar ilerlemişse) bu durum daha da şiddetlenir. Bu yüzden çoğu empat eninde sonunda televizyon izlemeyi ve gazete okumayı bırakmak durumunda kalır.

5. Birisi dürüst olmadığı zaman bilmek:

Birisi dürüst olmadığı zaman bilmek:

Bir arkadaş veya sevdiği bir insan yalan söylediği zaman bilme durumudur (ki birçok empat sevdiklerinin ona yalan söylediğini bilmek acı verici olduğu için buna odaklanmamaya çalışır. Ya da birisi bir şey dediğinde, öbür şeyi hissediyor/düşünüyorsa, bilme durumu.

6. Başkasının fiziksel semptomlarını almak:

Başkasının fiziksel semptomlarını almak:

Bir empat neredeyse daima başka birinin belirtilerini kendinde ortaya çıkarır (üşütme, göz enfeksiyonu, vücuttaki ağrı ve acılar). Özellikle de çok yakın olduğu kişilerle olur ve bir nevi duygudaşlıktır bu.

7. Sindirim bozuklukları ve bel problemleri:

Sindirim bozuklukları ve bel problemleri:

 

Güneş sinirağı çakrası karındadır ve duyguların tahtı olarak da bilinir. Burası, empatların başkalarından gelen duyguları hissettiği bölgedir ve bu nedenle bu bölge zayıf düşebilir, sonunda da mide ülserinden İBS’ye kadar varan sonuçlarla karşılaşabilir. Bel sorunları ise, başka sebeplerden ziyade topraklanmama yüzünden gelişebilir ve empat olduğundan bihaber olanların çoğu zaten çoğunlukla topraklanmaz.
8. Daima mazlumu gözetmek:
Daima mazlumu gözetmek:

Acı çeken, duygusal yara almış veya korkutulmuş olan insanlar bir empatın dikkatini ve şefkatini daima çeker.

9. İnsanlar hep ona içini döker, hiç tanımadığı insanlar bile:

İnsanlar hep ona içini döker, hiç tanımadığı insanlar bile:

Bir empat, insanların sorunlarına, problemlerine çöplük olabilir, ki dikkatli olmazsa hepsi onun üzerinde kalabilir/o sorunlar kendininmiş gibi olur.

10. Kronik yorgunluk:

Kronik yorgunluk:

Empatların enerjileri çoğunlukla sömürülür. Bu enerji vampirleri tarafından da, başkalarının üzerine fazla düşmekle de olabilir. Böylesi bir durumda, uyku bile fayda etmez. Çoğuna Myalgic Encephalopathy tanısı konulur.

11. Bağımlı kişilik:

Bağımlı kişilik:

Alkol, uyuşturucu, seks gibi empatın bulaşmadığı çok az şey vardır. Bunun sebebi dışardan gelen duyguları kapatmaya çalışmalarıdır (Ki bunu bilinçli olarak farketmezler). Kendini korumanın başka bir şeklidir ve bu bir kişi veya şeye karşı olabilir.

12. Şifacılığa, holistik terapilere ve metafizik olan her bir şeye çekim duyarlar:

Şifacılığa, holistik terapilere ve metafizik olan her bir şeye çekim duyarlar:

Çoğu empat başkalarını iyileştirmeyi sevse de, kendilerini eğittikten, uzmanlaştıktan sonra şifacılığa (bu konuda doğuştan bir yetenekleri olmasına rağmen) sırtlarını da dönebilirler. Çünkü şifa verdikleri kişilerden çok fazla üzerlerine yük alırlar. Bu özellikle empat olduklarının farkında değillerse geçerlidir. Doğaüstü güçler empatlara çekici gelebilir ve kolay kolay şaşırmaz veya şok olmazlar. Hatta birçoklarının akla hayale sığmaz olarak varsaydığı keşiflerde bile. Örneğin, başkaları dünyanın düz olduğuna inanmışken, empatlar yuvarlak olduğunu bilmektedir.

13. Yaratıcı:

Yaratıcı:

Şarkı söylemek olsun, dans etmek olsun, rol yapmak olsun, yazmak ve çizmek olsun, bir empat oldukça güçlü bir yaratıcılık damarına, geniş bir hayal gücüne sahiptir.

14. Doğayı ve hayvanlara aşık:

Doğayı ve hayvanlara aşık:

Doğanın içinde olmak empatlar için bir gerekliliktir ve evcil hayvanlar yaşamlarında olmazsa olmazdır.

15. Yalnızlık ihtiyacı:

Yalnızlık ihtiyacı:

Bir empatın eğer kendiyle baş başa kaldığı bir zamanı olmazsa, kafayı yemesi işten değildir. Bu özellikle çocukluklarında bariz olarak gözlemlenir.

16. Keyif almadıkları bir şeyi yapmak onlar için imkansızdır:

Keyif almadıkları bir şeyi yapmak onlar için imkansızdır:

Bu şekilde sahte bir hayat sürdüklerini hissederler. Bir empata hoşlanmadığı bir şeyi suçluluk duygusu aşılayarak veya başıboş olarak etiketleyerek yaptırmaya zorlamak onu sadece mutsuz eder.

17. Teşvik edilmezse kolayca sıkılır ve/veya dikkati dağılır:

Teşvik edilmezse kolayca sıkılır ve/veya dikkati dağılır:

İş, okul ve ev hayatının empatlar için ilgi çekici tutulması gerekir, yoksa oldukları yerden koparlar, hayallere dalarlar ve/veya bir şeyler karalamaya başlarlar.

18. Hakikat için mücadele eder:

Hakikat için mücadele eder:

Bu özellikle, bir empat yeteneklerini ve doğuştan hakkı olan şeyi keşfettiği zaman daha yaygınlık gösterir. Yalan/uydurma olan herhangi bir şey fazlasıyla rahatsız hissettirir.

19. Daima cevapların ve bilginin arayışındadır:

Daima cevapların ve bilginin arayışındadır:

 

Cevapsız sorular bir empat için moral bozucu olabilir ve bir açıklama bulmak için yanıp tutuşurlar.
20. Maceradan, özgür olmaktan ve seyahatten hoşlanır:
Maceradan, özgür olmaktan ve seyahatten hoşlanır:

 

Empatlar özgür ruhlardır.
21. Kargaşadan tiksinir:
Kargaşadan tiksinir:

 

Bu empatın ağırlık hissetmesine ve enerji akışının bloke olmasına yol açar.
. Hayal kurmayı çok sever:
Hayal kurmayı çok sever:

 

Bir empat bir boşluğa saatlerce bakıp, kendi dünyasında keyif ve mutluluk dolu zamanlar geçirebilir.
23. Rutin işleri, kuralları veya kontrolü hapis gibi görür:
Rutin işleri, kuralları veya kontrolü hapis gibi görür:

Özgürlüklerini kısıtlayan herhangi bir şey empatı güçten düşürür, hatta zehirler.

24. Çok yemeseler de kilo almaya yatkındırlar:

Çok yemeseler de kilo almaya yatkındırlar:

Fazla kilo, dışarıdan gelen negatif enerjilere karşı korunmanın bir başka şeklidir.2

25. Çok iyi dinleyici:

Çok iyi dinleyici:

Karşılarındaki çok güvendikleri biri olmadığı müddetçe, kendileri hakkında pek konuşmazlar. Başkaları hakkında şeyler öğrenmeyi ve bilmeyi severler ve gerçekten umursarlar.

26. Narsisizme tahammülü yoktur:

Narsisizme tahammülü yoktur:

Ne kadar kibar ve hoşgörülü olsa da, empatlar egoist (kendini önemseyip başkalarının duygularını veya bakış açılarını önemsemeyen) insanların etrafında olmaktan hoşlanmazlar.

27. Haftanın günlerini hissetme yeteneği:

Haftanın günlerini hissetme yeteneği:

 

Cuma gününün verdiği hissi, çalışıyor veya çalışmıyor olsalar da alırlar. Genel (kolektif) nasıl hissediyorsa onlar da bu hissi kaparlar. Birkaç gün öncesinden, bankalar gibi yerlerin tatile gireceği zamanları hissedebilirler, onlar için dünya sanki gülümsüyor gibi gelir, sakin ve rahatlamış hissettirir. Pazar akşamları, pazartesiler ve salılar, çalışma günleri olduğu için oldukça ağır bir his verir.
28. Antikaları, yaş almış şeyleri veya ikinci el eşyaları almamayı tercih eder:
Antikaları, yaş almış şeyleri veya ikinci el eşyaları almamayı tercih eder:

Önceden kullanılmış herhangi bir şey, önceki sahibinin enerjisini taşır. Bir empat, içinde artık enerji olmayan sıfır bir araba ve hatta ev almayı (finansal durumları müsaitse) büyük olasılıkla tercih edebilir.

29. Yemeğin enerjisini sezmek:

Yemeğin enerjisini sezmek:

Birçok empat tadını sevse bile et yemekten hoşlanmaz çünkü hayvanın titreşimlerini (özellikle hayvan acı çekmişse) hisseder.

30. Soğuk, huysuz, çekingen, kopuk biri gibi görünebilir:

Soğuk, huysuz, çekingen, kopuk biri gibi görünebilir:

 

Bir empatın nasıl hissettiği, dünyaya gösterdikleri yüzle ilintilidir. Çalkantılı bir ruh haline yatkın olabilirler ve eğer üzerlerinde çok fazla negatif enerji varsa bu onları asosyal hatta sefil bir duruma sürükler. Empatlar mutsuz olduklarında mutlu gibi davranmaktan nefret ederler ve bu sadece onların durumunu kötüleştirir (hizmet sektöründe çalışınca, güler yüzlü olmak özellikle çok zorludur) ve bir nevi kaçacak bir delik aramalarına yol açar.

kaynak: onedio

Telif Hakkı © 2014 Empat Hayat. Tüm Hakları Saklıdır. Bu materyalin tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://empathayat.wordpress.com) ile beraber kopyalanmasına ve dağıtılmasına izin verilmiştir. https://empathayat.wordpress.com/2014/01/29/birempatin30hasleti/

Sevgiler.

Limon sirkesi yapımı:

12473833_10156384218495557_3962639167175247523_o[1]

Limon sirkesiya da gerçek adıyla lakto-fermente limonlar yüzyıllardır limonları yetişmediği yerlere ulaştırmak ya da mevsimi dışında tüketebilmek için saklama yöntemi olarak kullanılmıştır. 18. ve 19 yüzyıldan kalan pek çok yemek kitabında bu limonları saklama metotları ve fermente limonlardan yapılmış tariflere rastlamak mümkün. Lakto fermente limonlardaki özellik sadece suyunun değil, meyvenin kendisinin ve en değerli kısmı olarak da kabuğunun da rahatça kullanılabilmesi. Yani çok tasarruflu limonun çekirdek hariç hiçbir yeri ziyan olmuyor.

Kuzey Afrika, Güneydoğu Asya mutfaklarında sıkça kullanılan fermente limonlar, sadece salata ve haşlanmış sebzelere lezzet vermekle kalmıyor, balık ve tavuğa da çok yakışıyor. Fas mutfağında yeşil zeytin ile birlikte kullanılan fermente limon kabukları tavuk yemeklerinin olmazsa olmazı. Tüm Kuzey Afrika’da değişik çeşitleri yapılan tanjilerde de sıkça kullanılmakta. Ayrıca Kamboçya mutfağında ise balık ve deniz mahsullerinde taze limon yerine fermente limon kullanılıyor.

Ayrıca yine pek çok ülkede çeşitli ev yapımı reçetelerde mide ve bağırsak problemlerini, safra kesesi rahatsızlıklarını tedavide kullanılıyor. Soğuk kış günlerinde gribe ve soğuk algınlığına karşı bağışıklık sisteminizi güçlendirmek, yazın ise seyahat ishalinden, bağırsak enfeksiyonlarından korunmak isterseniz mutlaka deneyin.

Ben aslında amacına uygun bir nedenle yani bahçemizin limonlarını ziyan etmeden uzun süre yiyebilmek için kullanıyorum ama bunu yaparken de fark ettim ki pek çok tarife limon yerine koyduğunuzda oldukça değişik bir lezzet katıyor. Ayrıca salatalarınıza, haşlanmış sebzelerinize probiyotik bir takviye sağlıyor. Şayet değişik mutfaklardan lezzetler denemek isterseniz de elinizin altında böyle bir tatlandırıcı çok işe yarıyor.

Yalnız limonları fermente ederken biraz özen gerekli. Sebzelerden farklı olarak meyveler içerdikleri şekerden dolayı alkolleşme eğilimindeler. Limon da öyle, bu yüzden lacto fermente limonları sırf limon suyuyla yapan tariflerden uzak durmak gerekli. Bu tariflerde limonlar sırf limon suyu ve tuzla yapılıyor ki bunda problem alkolleşmesin diye aşırı tuz kullanımı. Bu da hem sağlıklı olma özelliğini azaltıyor hem de lezzeti değiştiriyor.

Bu yüzden benim tarifimde, sadece limon suyu değil normal içme suyu da kullanılmakta. Ayrıca dost bakterilerin yani lakto basillerin kolayca çoğalmalarını sağlayabilmek için biraz da maya kullanıyorum.

Afrika mutfağında ayrıca lakto fermente limonlar çeşitli baharatlarla da tatlandırılmakta. Ben iki çeşit kurdum biraz baharatlısından çokça saf halinden. Tarife göre tercih ediyorum. Siz hangisini isterseniz deneyebilirsiniz. Elinizin altında hazır bir salata sosu; hem baharatlı, hem sirkeli, hem limonlu yani çok pratik. Yağla karıştır salataya dök. Bitti gitti.

Malzemeler
7-8 adet limon (kalın kabuklu büyük limonlar çok güzel oluyor. Ancak organik dış kabuğu mutlaka mumsuz olması gerekli)
1 çay fincanı limon suyu
1-3 yemek kaşığı tuz (rafine olmayan kaya tuzu)
1 kahve fincanı maya için kefirin sarı suyu, kombu çayı ya da su kefiri
Doğal kaynak suyu (asla çeşme suyu kullanmayın klor sirkenizi bozar)
Ağzı güzel kapanan cam kavanoz

Baharatlı isterseniz,
2 adet çubuk tarçın
2-3 dilim taze zencefil
4 tane defne yaprağı
1 baş sarımsak
1 tatlı kaşığı tane kişniş

Yapılışı:
Limonları yıkayıp ince dilimler halinde doğrayın. Bazı tariflerde sadece dörde bölüp yapıyorlar ama limonlar iriyse çok yer kaplayıp iyi sıkışmıyor. Sıktığınız limonların kabuklarını da ziyan etmeden kavanozun içine doldurun. Sonra tuzu, limon suyunu ve suyu ilave edin. Kavanozu ağzına kadar doldurmayın, köpürürse taşar. Baharatlı istiyorsanız ilave edin. Karanlık bir dolapta oda sıcaklığında 3-4 hafta bekletin. Zaman zaman kapağını açıp gaz çıkışını sağlayın ki patlamasın.

3-4 hafta sonra dilediğiniz keskinlikte kullanmaya başlayabilirsiniz. Daha sonra buzdolabına kaldırın ki fermantasyon yavaşlasın. Bu arada sirkenizi ve limonları alırken metal kaşık kullanmayın, plastik ya da tahta kaşık tercih edin ki bozulmasın.

Aylarca kullanabilirsiniz. Tüm tariflerinizde limon yerine, sirke yerine suyunu kullanabilir, kabuklarını balıklarda, tavukta, hindide deneyebilirsiniz. Ayrıca Uzakdoğu mutfağında pilavlarda, deniz mahsullerinde ve çorbalarda kullanılıyor. Macera sevenler deneyebilir. Ben sevmediğim için denemedim ama sevenler için paça ve işkembe çorbalarına da çok yakışıyormuş, ben deneyenlerin yalancısıyım.

Afiyet olsun.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuccu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bu reçete Rus bilim adamı Prof.Dr. Hristo Mermersky in reçetesidir binlerce kanser hastasını tedavi etmiştir.

12310700_1016434985084439_5101742065129636770_n[1]

DİKKAT  kansere karşı reçetedir.

Bu reçete Rus bilim adamı Prof.Dr. Hristo Mermersky in reçetesidir binlerce kanser hastasını tedavi etmiştir.
Bu Karışımın Sırları

* Vücudun tam tedavisi için besindir
* Kan damarlarını temizler
* Kalbe şifa
* Karaciğer ve Böbrekleri temizler
* Bağışıklık sistemini güçlendirir
* Beyin Fonksiyonunu ve Belleği geliştirir
* Kalp krizini önler
* Kalp krizi ve İnme geçirmiş insanlar için tam kurtarma sağlar
* Tüm kanser çeşitleri için en iyi çare

Malzemeler :
——————–
15 Adet Taze Organik Limon
12 Baş Taze Sarımsak
1 Kg Bal
400 gr Buğday
400 gr Taze ceviz

Filizlenmiş Buğdayın oluşturulması :
—————————————-
400 gr Buğdayı bir cam kaba koyun üzerini su ile doldurun.tercihen
gece bunu yapın.sabaha kadar beklesin 10 – 12 saat

Sabah suyu süzün ve buğdayları yıkayın ve su kalmasın diye tekrar süzgeçten süzün

sonra süzülmüş buğdayları cam kaba koyun 24 saat bekletin
24 saat sonra buğdaylar üzerinde 1 – 2 mm uzunluğunda filizler oluşacaktır. ( filizlenmiş buğday olacak )

Karışımın hazırlanması :
—————————————–
Filizlenmiş Buğdayları, Ceviz ve temizlenmiş Sarımsakları iyice ezin ve karıştırın.
Sonra Kabuğu ile beraber 5 Limonu ezin ve karıştırın.
Diğer 10 Limonun sadece suyunu karıştırın.
Bal ekleyin ve tahta kaşıkla karıştırın.
Cam kavanoza dökün. ve Buzdolabında 3 gün bekletin.

Buzdolabında 3 gün bekledikten sonra tüketmeye başlayın.

Uygulama :
——————————
Bu mucizevi ilaç her yemekten önce ve yatmadan 30 dakika önce
alınır. ( Günde 4 defa )

Eğer Kanser tedavisi için kullanılacaksa her 2 saatte 1 – 2 yemek kaşığı
alınacaktır.

Prof. Mermersky diyorki:

Bu tarif insanlara sağlık ve iyi yaşam sağlar.Vücüda gençlik ve Enerji sağlar.
kansere karşı reçetedir.
Bu tedavi tüm gerekli vitamin, mineraller , Biyoaktif maddeler, Proteinler,
Karbonhidratlar ve bitkisel yağlar içerir.
Bu nedenle sağlıklı bir vücudu korumak iç organları ve bezleri geliştirir
(iyileştirir ) ve kanseri ortadan kaldırır.

kaynak: şayeste koçak

Evinizin Havasını Temizleyen Potos Sarmaşığı

akciğerler-1[1]

Potos sarmaşığı aşırı derecede zehirlidir, bu nedenle yanlışlıkla yememeye dikkat edin. Fakat onu yatak odanıza koymak daha rahat nefes almanızı sağlayacaktır.

Pothos ya da Epipremnum aureum olarak bilinen Potos sarmaşığı günümüzde birçok evde bulunan sarmaşık bir bitkidir. Fakat sağlığa olan iki mükemmel faydası genellikle bilinmez. Potos, içinde geliştiği odanın havasını temizler ve eğer gözleriniz kanlanmışsa veya onlarla ilgili sıkıntı yaşıyorsanız rahatlamanıza yardımcı olur. Ayrıca göz tansiyonu, katarakt ve karasu hastalığının oluşmasını önler ve tedavisine yardımcı olur.

Bu makalemizde bahsi geçen faydaları detaylarıyla açıklayacağız ve potos sarmaşığının sağlığa olan faydalarını arttırabilmek için en iyi bakım yöntemlerinin ne olduğuna değineceğiz.

Özellikleri ve bakımı

Potos sarmaşığı açık havada yetiştirildiğinde üzerinde beyaz çizgiler veya lekeler oluşan geniş yapraklara sahiptir. Oda sıcaklığı 16 ile 24 derece arasında olmalıdır ve kapalı alanlarda yaşamayı severler. Biraz ışığa ihtiyaçları vardır fakat doğrudan güneş ışığına maruz kalmamalıdırlar.

kaynak: sağlığa bir adım

14 Günlük Komple Vücut Detoks Planı

detoks-içeceği[1]

 

Yalnızca 14 günde, vücudunuzdan sizi sağlıksız yapan tüm toksinlerin atılmasını sağlayan bir rutin uygulayabilirsiniz. Toksin atmayı teşvik eden bir öğün planını uygulamaya koyarak başlayın. Bugünkü yazımızda, bunu iki haftada nasıl başarabileceğinizi anlatacağız.

Neden komple detoks?

Detoks yapmak şart veya zorunlu olmamakla beraber vücudunuzu zaman zaman toksinlerden arındırmanın birçok faydası vardır. Her gün çoğunluğu yediğimiz yemeklerden olmak üzere toksinlere maruz kalıyoruz, ancak olumsuz duygular, kötü alışkanlıklar ve çevre kirliliği de bu zararlı maddelerin birikmesine yol açabiliyor.

Vücudunuzdan toksin atmaya zaman ayırmazsanız, zaman içinde sağlık sorunları yaşamaya başlayabilirsiniz. Ancak bir temizlik diyetiyle beraber hastalıklara yol açan serbest radikallerden kurtulabilir ve ayrıca vücudunuzun daha etkili şekilde çalışmasına ve gerekli işlevleri ideal düzeyde yerine getirmesine yardımcı olabilirsiniz.

Detoks diyetiyle işe başlayın

Başlamadan önce, bazı noktaları atlamamanız çok önemlidir. Örneğin, uykunuzu yeterli ölçüde almanız şarttır ve aynı zamanda günlük beslenmenize bol miktarda protein ve vitamini de dahil etmeyi unutmamanız gerekmektedir.

İki haftalık bu komple detoks programı sırasında, gluten, tahıl, süt ürünleri ve şeker tüketmemeye özen gösterin. Ayrıca meyve ve çiğ sebze ile beraber esmer pirinç, fındık, deniz tuzu ve zeytinyağı alımınızı da arttırmalısınız.

Öğünlerinizin sıkıcı olmaması için biraz çeşitlendirmeyi deneyin. Nasıl mı? Farklı tarifler deneyin ve buzdolabınızı sağlıklı gıda seçenekleriyle doldurun. Konu içeceklere geldiğinde ise, bu iki haftalık süre içinde, kahve, süt, soda veya alkol ile beraber marketlerde satılan içeceklerden veya spor içeceklerinden kaçınmanız detoksunuzu daha da pekiştirecektir. Yeşil çay, doğal sebze meyve suları ve ev yapımı smoothieler ile vücudunuzu iyi hissettirmeye devam edin.

içeceklerSu başlıca hidrasyon kaynağınız olmasıyla tek başına bir paragrafı hak ediyor. Çoğu insan suyun gücünü hafife alıyor ve yeterli miktarda su tüketmiyor. İki haftalık detoksunuz boyunca, su alımınızı günde üç litreye çıkarmaya çalışın. Ayrıca, sabah ilk tüketmeniz gereken şey yarım limonlu bir bardak ılık sudur; bu içecek karaciğerinize ve böbreklerinize yağ ve toksinleri atmaları için gereken malzemeleri sağlayacaktır.

Bu komple vücut detoksunun diğer önemli bir özelliği de bağırsakları temizlemesidir. Bunu kolaylaştırmak için bol miktarda lif tüketmelisiniz: tam buğday ekmeği, kepek, yulaf ezmesi, esmer şeker ve fındık deneyin.

İlk birkaç gün boyunca, baş ağrısı, halsizlik, soğuk algınlığına benzer belirtiler, ishal, mide krampı, kas veya eklem ağrısı ve hatta deri döküntüsü yaşayabilirsiniz. Ancak panik yapmayın. Bunlar sadece vücudunuzun çeşitli şekillerde toksinlerden kurtulduğunun hafif çaplı göstergeleri. Sadece sakin olun. Birinci günün ya da kesinlikle ikinci veya üçüncü günün sonunda kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz.

Ayrıca yaklaşık 2 ile 4 kg arası kilo vermiş olduğunuzu da fark edebilirsiniz. Bu da muhtemelen zaman içerisinde bağırsaklarınızda birikmiş su kaybıdır.

Komple detoks beslenmesinin temel gıdaları

Yukarıdaki tavsiyelere ek olarak aynı zamanda komple detoks için vazgeçilmez gıdalara da dikkat etmelisiniz. Bu gıdaları en baştan satın alın ve iki haftalık arınma süreci boyunca mutfağınızda stoklanmış halde bulundurun.

Su teresi

Su teresi harika bir C ve E vitamini deposu olmakla beraber bol miktarda betakaroten ve mineral içerir. Karaciğeriniz ve böbrekleriniz için birebirdir.

filizTam buğday ekmeği

Bu ekmek bağırsak duvarlarında birikmiş toksini adeta bir “sünger” gibi önce içine çeker, ardından katı atık olarak atar ve sonuçta daha iyi çalışan bir sindirim sistemi ile daha sağlıklı bir cilt sizin olur.

Elma

Elmanın içinde bulunan lifler de bağırsak sağlığınız açısından oldukça faydalıdır. Toksinleri atmak ve kolesterol seviyenizi düşürmek için her gün bir bardak taze elma suyu için. İstediğiniz kadar da çiğ elma tüketebilirsiniz.

Üzüm

Üzümün içinde biyoflavonoid gibi tonlarca antioksidan bulunur; hücrelerinizi korumaya ve arındırma sürecini teşvik etmeye yardımcı olurlar.

üzümMaydanoz

Maydanoz C vitamini, kalsiyum, demir ve antioksidan deposudur. Bu muhteşem ot böbreklerinizin kan dolaşımından toksik maddeleri atmasına yardımcı olur.

Kereviz

Kereviz ürik asidin birikmesini önler ve vücudunuzun atığı metabolize etmesine yardımcı olur. Aynı zamanda karaciğeri arındırır ve idrar yolunu temizler.

Limon

Limon da ürik asidi atar, plak birikimini azaltır ve vücudunuzun pH seviyesini dengeleyerek hastalıklara karşı direnç kazandırır.

Şeftali

Bu lezzetli meyve C vitamini ve potasyum içeriğiyle, safra kesenizin temizlenmesine, kan basıncınızın düzenlenmesine ve vücutta birikmiş fazla sıvıdan kurtulmanıza yardımcı olur.

Esmer pirinç

Esmer pirincin içinde vücutta yıllarca birikmiş olan toksinlerin atılmasına yardımcı olan fitin isimli bir madde bulunur.

esmer-pirinçVücudu toksinlerden arındıran meyve ve sebze tarifleri

Solunum sistemi için

Aşağıdaki malzemeleri kullanarak bir meyve suyu hazırlayın:

  • 1 ½ bardak (300 ml) armut
  • 2 bardak (400 ml) kavun
  • 1 ½ bardak(300 ml)  salatalık

Böbrekler ve dolaşım sistemi için

Aşağıdaki malzemelerle bir smoothie hazırlayın:

  • 2 bardak (400 ml) kereviz
  • ½ bardak (100 ml) maydanoz
  • 2 ½ bardak (500 ml) ananas

Kalp damar ve kas sisteminin detoksu için

Aşağıdaki malzemeleri kullanın:

  • 2 bardak (400 ml)  mango
  • 1 bardak (200 ml) kereviz
  • 2 bardak (400 ml) salatalık

Sindirim, bağırsak ve karaciğer detoksu için

Aşağıdakileri karıştırmayı deneyin:

  • 2 bardak (400 ml) erik
  • 1 ½ bardak (300 ml) papaya
  • 1 ½ bardak (300 ml) havuç

Merkezi sinir sistemi için

Aşağıdaki malzemelerle bir smoothie hazırlayın:

  • 1 ½ bardak (300 ml) marul
  • 2 bardak (400 ml) üzüm
  • 1 ½ bardak (300 ml) kereviz

Cildi hedef almak için:

Bu son detoks tarifi ise şöyle:

  • 2 bardak (400 ml) karpuz
  • 2 bardak (400 ml) elma
  • 1 bardak (200 ml) ananas
  • kaynak: sağlığa bir adım

GÜNE ZIMBA GİBİ BAŞLAMANIN YOLU BURADA:LİMON ZENCEFİL PUL BİBER

995268_636119759777677_793952396_n[1]
MALZEMELER
Bir limonun suyu
1 cm suyu çıkarılmış zencefil
Bir küçücük tutam acı biber (isot olabilir)

Gün içinde bu karışımdan bir tane için.
Hatta iki.
Grip etrafta kol mu geziyor?
Kim o, biz tanımıyoruz!

Kaynak: Kundo

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Patlıcan Suyunun 3 Büyük Faydası

 

patlıcan[1]

 

 

Yüzyıllar önce patlıcanın zehirli ve tehlikeli bitki olarak kabul edildiğini biliyor muydunuz? Peki sebep? Koyu rengi yüzünden! Ancak, zamanla, Hindistan’da bu sebze içinde yer alan şifalı faydalar keşfedildi ve patlıcan yavaşça çeşitli doğal tedavilerin aranılan malzemesi haline geldi.

Günümüzde, patlıcanın faydaları dünyanın her yerinde biliniyor. Örneğin, çoğumuz patlıcanın kalp damar hastalıklarının, eklem iltihabının ve hatta güneş yanıklarının tedavisine yardımcı olduğunu biliyoruz.

Bu fırsatları gerçekten kaçırmak ister miydiniz? Şimdilik yalnızca yüzeysel konuşuyoruz. Bugünkü yazımızda biraz daha derine ineceğiz ve sizlerle patlıcan suyu içerek elde edebileceğiniz üç büyük faydayı paylaşacağız.

1. Patlıcan suyu kolesterolü düşürebilir

kolesterolBirkaç sene önce, Amerika Tarım Bakanlığı çoğunun uzun süredir sahip olduğu bir soru işaretini teyit eden bir çalışma gerçekleştirdi ve patlıcan suyunun kan akışındaki kötü kolesterol seviyesini düşürmeye gerçekten de yardımcı olduğu ortaya çıktı. Çalışmanın temel sonuçlarının bir özetine beraber göz atalım:

  • Klorojenik asit, patlıcanda en çok bulunan antioksidan, kötü kolesterol (LDL) seviyesini aşağı çekmede en etkili antioksidandır.
  • Patlıcan suyu dolaşımı teşvik ederek plağın arter duvarlarınıza yapışmasının ve bu sebeple arterlerin sertleşmesinin önlenmesine yardımcı olur.
  • Patlıcan suyu hazırlarken, kabuğuyla beraber hazırlamalısınız. Kalp damar sağlığınızı korumaya yardımcı olan flavonoid antioksidanı en yoğun olarak kabukta bulunuyor.

2. Patlıcan suyu eklem iltihabı ağrısını azaltabilir

romatizmalı-elDüzenli olarak eklemlerinizde ağrı ve şişlik sorunu yaşıyorsanız, patlıcan suyu içmeyi deneyin. İltihap, kızarıklık ve eklem iltihabıyla bağlantılı ağrı bu eşsiz sebzenin şifalı özellikleri sayesinde azalabilir.

  • Yukarıda belirttiğimiz gibi, patlıcanın içindeki en önemli bileşenlerden bir tanesi klorojenik asittir. Bu asit enfeksiyonları ve iltihabı azaltmada birebirdir.
  • Patlıcanın içinde bulunan ve eklemleri, kıkırdağı, kas dokusunu güçlendirmeye yarayan sayısız mineral ve vitamini de unutmayalım. Düzenli olarak patlıcan suyu içtiğiniz takdirde, A, B1, B2,C ve E vitaminleriyle beraber potasyum, kalsiyum, demir, magnezyum ve fosfor gibi minerallerden de sağlıklı dozlarda tüketmiş olursunuz. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, patlıcanın içinde folik asit, lif ve karbonhidrat gibi diğer faydalı bileşenler de bulunmaktadır.

3. Patlıcan suyu fazla yağlarla savaşmaya yardımcı olur

sırt-yağlarıKilo vermek için patlıcan suyunun faydaları herkes tarafından bilinmekte. Peki patlıcan suyunun neden bu kadar işe yaradığını biliyor musunuz?

  • Patlıcanı yediğinizde ağzınıza acımsı bir tat geldiğini fark etmişsinizdir. Buna neyin sebep olduğu konusunda bir fikriniz var mı? Patlıcanın içinde vücudun temizlenmesini ve en önemlisi karaciğerin daha iyi çalışmasını sağlayan belli şifalı bileşenler bulunur. Ayrıca, patlıcan suyu daha iyi sindirim ve daha çok yağ yakımı için safra kesesinin daha iyi çalışmasına da yardımcı olur.
  • Diğer ilginç bir bilgi ise patlıcan suyunun adım adım belinizin incelmesine ve karın yağınızın azaltmasına yardımcı olmasıdır. Bunun sebebi patlıcanın hem arındırma hem de idrar sökme özelliğidir. Böylece siz de bol bol patlıcan suyu içip sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürüp egzersiz yaptığınız takdirde, kolaylıkla fazla yağlarınızdan kurtulabilirsiniz.

 

Patlıcan suyu nasıl yapılır?

Patlıcan suyu hazırlamak için, tek ihtiyacınız olan orta büyüklükte bir patlıcan ve bir litre sudur. Bu tarif oldukça kolaydır ve sürekli belirttiğimiz gibi, oldukça sağlıklıdır. İşte hazırlanışı:

Malzemeler

  • 1 adet orta büyüklükte patlıcan
  • 1 litre su
  •   ½ limon suyu

Hazırlanışı

  • Patlıcanı iyice yıkayıp dilim dilim doğrayın.
  • Bir litre suyu kaynatıp içine doğradığınız patlıcanı atın. Patlıcanları yakmamaya dikkat edin.
  • Patlıcanı en az 20-25 dakika boyunca iyice yumuşayan kadar pişirin. Yumuşadığında, suyun içinde en az bir saat boyunca bekletin.
  • Bir saat sonra, sıvıyı süzün ve saklayın. Patlıcan suyunu bir şişenin veya koyu renkli bir kavanozun içinde (koyu renk cam sıvıyı en iyi şekilde muhafaza eder) saklayın.
  • Şimdi kavanozun içine limon suyunu ekleyin. Karışımı çalkalayın.
  • Patlıcan suyunu gün içinde tüketin. Sabah aç karna ilk bardağı için, ardından öğle yemeğinden sonra ikinci bardağı, üçüncüsünü öğleden sonra ve son bardağı da akşam yemeğinizden sonra için. Bunu arka arkaya ayda bir defa yedi gün boyunca tekrarlayın. Patlıcan suyunun faydalarını anında görmeye başlayacaksınız.
  • kaynak: sağlığa bir adım

ÇAKRALARINIZIN SAĞLIKLI ÇALIŞMASI İÇİN ODAKLANMANIZ GEREKEN DÜŞÜNCELER.

seucorpo_seutemplo[1]

 

Kök Çakra;

Dünyayı ihityacım olan herşeyi karşılayan güvenli bir yer olarak görüyorum. Hayata kendimi güvenle açıyorum ve benim için hazırladığı herşeyi kabul ediyorum. Tüm davranışlarım yeryüzüne ve yaşamın üretici gücüne bağlı kalıyor; hayatımı yaratıcı olarak şekillendiriyorum
Kararlılık ve başarma gücüne sahibim. Hayata endişelenemek ve belirsizlik duyguları ile yaklaşmıyorum

İkinci Çakra;

Başkalarına kendimi açıyorum ,doğal ve içten davranıyorum. Yasam enerjisi bedenimden, ruhumdan ve zihnimden akıyor. Hayata coşku ve hayret ile yaklaşıyorum. Duygularım gerçek ve samimi,eylemlerim yaratıcı Kendim ve çevremdekiler için canlandırıcı bir enerji sağlıyorum

Mide (Solar pleksüs) Çakrası;

Hayata ve yaşamdaki yerime dair huzurluyum ve dengeliyim Kendimi ve başkalarını kabul ediyorumTüm davranışlarımın ruhsal ve maddi gelişime katkıda bulunmasına özen gösteriyorum Işik ve enerji ile doluyum ve bu nedenle çevremdeki olumsuzluklara karşı korunuyorum İsteklerim gerçekleşiyor çünkü aradıklarımı kendime çekiyorum Bolluk doğuştan gelen bir hak ve ilahi bir miras Çevremde engeller değil, bana açık olan yollar görüyorum

Kalp Çakrası;

Kalbimdeki enerjiler dünyayi değiştirecek, insanları birleştirip,uzlaştıracak ve iyileştirecek şekilde olumlu bir yöne sahip Sıcaklık, samimiyet ve mutluluk ile doluyum Çevremdekilere güven ve neşe veriyorum Şefkat ve yardım etme isteği ile doluyum Duygularım şüpheden ve belirsizlikten uzak Kendimi evrende uyumlu,güvende ve rahat hissediyorum

Boğaz Çakrası;

Duygularımı,düşüncelerimi ve iç bilgimi özgürce ifade ediyorum. Zayıflığımı açığa çıkartmaya da gücümü göstermeye de cesaretim ve yeteneğim var. Kendime ve başkalarına karşı dürüstüm Sesim gür ve melodili Zorluk ve direnç ile bile karşılaşsam Hayır deme cesaretimi yitirmiyorum. Başka insanların düşünceleri beni yolumdan saptırmıyor ve kandırmıyor. Önyargılardan arınmış bir içözgürlüğe sahibim İçsesimi dinliyorumYaratıcı ifade için kullandığım herşey bana bilgelik ve doğruluk getiriyor

Üçüncü Göz Çakrası;

Bilimsel arastirmalara ve felsefi gerçeklere ilgi duyuyorum Çoğu şeyi sezgisel olarak anlayabiliyorum İdealizm ve hayal gücü düşüncelerimi oluşturuken anahtar işlevi görüyor. Düşüncelerimi gerçeğe dönüştürebiliyorum. Akılcı düşüncenin sınırlarını asip sezgilerim ile aklimi birlestiriyorum

Taç Çakrası;

Bilincim sakin ve açık Birşeyi bilmek istiyorsam tüm dikkatimi ona yönlendiriyorum. Böylece evrenle birliğim sayesinde herşey içimde varoluyor. Böylece evrenle birliğim sayesinde herşey, her bilgi içimde varoluyor İç görü, bütünlük ve dinginliğe sahibim

kaynak: sonsuz şifa

Bronşlarınızı Doğal Yollarla Temizleyin

Bronşlarınızı temizlemeye ne zaman ihtiyaç duyarsınız? Ne zaman bronşlarınız ile ilgili bir problem yaşarsanız, örneğin iltihap veya aşırı mukus oluşumu gibi, bu durum sizi normal olarak nefes alıp vermekten alıkoyar.

Bildiğiniz üzere bu tür rahatsızlıklar özel ilaç tedavileri ve ilgi gerektirirler. Yaşınız kaç olursa olsun, hem çocuklar hem de yetişkinler, bronşları ile ilgili rahatsızlıklar yaşayabilirler. Bu makalede, bu tarz problemleri daha başından engelleyebilmenize yardımcı olacak bazı ipuçlarını sizlerle paylaşacağız.

Bronşlarınızı Temizleyici Tedaviler

1. Okaliptüs Çayı

Okaliptüs

Okaliptüs, harika bir dekonjestandır ve bronşlarınızla ilgili problemleri iyileştirmede olduğu kadar, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde de oldukça etkilidir. Eğer bu muhteşem bitkiden faydalanmak istiyorsanız, takip eden kullanım şekillerini uygulamalısınız:

  • Bir litre suyu ısıtın ve kaynamaya başladığında içerisine 5 gram okaliptüs yaprağı ekleyin.
  • Yeniden kaynamaya başladığında altını kapatın ve beklemeye bırakın.
  • Bu çaydan küçük porsiyonlar halinde, gün boyunca tüketebilirsiniz. İçerken, çayın oda sıcaklığında olduğundan emin olmalısınız, soğuk olarak tüketmemelisiniz.

Eğer bronş sağlığınızı iyileştirmek istiyorsanız, okaliptüs buharını soluyarak da tedavi uygulayabilirsiniz.

  • Bunun için, iki litre suyu kaynatın ve içine 100 gram okaliptüs yaprağı ekleyin. Başınızın üzerine bir havlu örtün ve bu basit, demlenmiş sıvıdan gün boyunca iki defa solumak sureti ile faydalanın. Sağlığınızla ilgili harikalar yaratacağını göreceksiniz.

2. Ballı Havuç Suyu

Havuç-püresi

Şaşırdınız değil mi? Havuç suyuna bal karıştırmak, şişmiş bronşlarınızı iyileştirme ve mukusu yok etme konularında, inanılmaz etkilidir. Bu tedavi, burun ve boğaz tıkanıklığından kurtulmanıza ve daha kolay nefes alabilmenize yardımcıdır.

  • Havuç suyu, yüksek miktarda beta karoten ve A vitamini içermektedir.
  • Bal ile karıştırıldığında, vitamin açısından zengin ve doğal bir antibiyotik elde etmiş olursunuz ki bu da iltihabı yok edici ve şişmeyi azaltıcı etki eder.
  • Peki; bu tedaviyi nasıl hazırlayabilirsiniz? Çok basittir. Öncelikle; birkaç havuç ve yarım bardak suyu karıştırıcıya ekleyin. Karıştırdıktan sonra içerisine iki yemek kaşığı bal ekleyin.
  • Bu içeceği oda sıcaklığında tüketin. İdeal olanı, bir sabah ve bir de akşam yemeğinden önce olmak üzere, günde iki defa tüketmenizdir. Lezzetli olmasından dolayı, çocuklar için de harika bir içecektir.

3. Zencefilli Kızılcık Suyu

Kızılcık-çayı

Kızılcık hakkında bilgi edinmenin vakti geldi! Kızılcık, tıbbi bir meyvedir ve bronş tıkanıklıklarını iyileştirme konusunda yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu meyveyi her zaman elimizin altında bulundurabilmemiz biraz zor olabilir, biliyoruz, ancak bu meyveden daha iyi faydalanabilmek için en doğal hali ile tüketmeliyiz.

Ancak eğer süpermarkette gezinirken, karışınıza kızılcık çıkarsa, bilmelisiniz ki bu meyve bronşlarınızdaki tıkanıklığı gidermede, onları temizlemede ve sağlıklı olmalarında oldukça etkilidir. Eğer bu tedaviden sonuç almak istiyorsanız, takip eden adımları uygulamalısınız.

  • 200 gram kızılcığı, on dakika kadar kaynatın.
  • Sonrasında kızılcıkları, yarım bardak su ile birlikte karıştırıcıya ekleyin.
  • Posasını ayırmak için, sıvıyı süzün.
  • Sonrasında içerisine bir yemek kaşığı zencefil ekleyin. Bu içeceği gün boyunca tüketebilirsiniz. Bronşlarınız üzerinde pozitif etkileri olacağından emin olabilirsiniz.

4. Bronşlarınızın Sağlığı İçin Sandal Ağacı Buharı

Esanslar

Bugüne dek sandal ağacı yağının faydaları hakkında bir şeyler duydunuz mu? Bu yağı, doğal ürünler satan dükkanlardan kolaylıkla bulabilirsiniz. Bronş sağlığı için en etkili ürünlerden biri olarak bilinmektedir. Mukusu temizleyici, şişliği azaltıcı ve bronşları arındırıcıdır. İlaveten, bu yağ hiç de pahalı değildir. Dolayısı ile her daim elinizin altında bulundurmanız oldukça kolay ve faydalı olacaktır. Bu doğal ürün, bronşlarınız için harikalar yaratacaktır.

  • İki litre suyu kaynatın.
  • İçerisine 6-10 damla kadar sandal ağacı yağı ekleyin ve suyun bir miktar daha kaynamasına izin verin. Sonrasında, oluşan buharı solumak için kendinizi hazırlayın.
  • Rahatlayın ve kendinizi yakmadığınızdan emin olun. En az on dakika süre ile, oluşan buharı soluyun.
  • Sandal ağacı buharı bronşlardaki şişliği azaltacak ve yaşadığınız diğer semptomların ortadan kaldırılmasına yardımcı olacaktır. Bu tedaviyi günde üç defa uygulamayı unutmayın.

5. Misket Limonu Yaprağı ve Çam İğnesi Çayı

Lime-yaprağı-çayı

Eğer misket limonu yaprağı bulabilmeniz mümkünse, bunlardan harika ve ucuz bir tedavi elde etmeniz çok kolaydır. Hatta birçok aktarda, hazır çay halinde bulabilirsiniz, çünkü bu yapraklar bronşlarla ilgili pek çok rahatsızlığın iyileştirilmesinde oldukça etkilidirler.

  • Misket limonu yaprağı ve çam iğnesi çayı, bronşitin doğal yollarla tedavisinde kullanılır ve oldukça etkili bir yöntemdir. Her iki bitki de müthiş anti-enflamatuar etkileri olan bitkilerdir. Ateşi düşürücüdürler, mukustan kurtulmayı kolaylaştırıcıdırlar, öksürüğü azaltıcı ve göğüs kaslarını rahatlatıcıdırlar.
  • Bu çayı günde iki defa tüketmelisiniz. Hazırlamak için yapmanız gereken tek şey, bir fincan sıcak suya beş adet misket limonu yaprağı ve beş gram çam iğnesi eklemektir. Su kaynadıktan sonra altını kapatın ve on dakika kadar bekletin.
  • Sonuç olarak, sıvıyı süzün ve bir miktar bal ekleyin. Bu karışım, hem semptomlardan kurtulmanızı sağlar hem de tadı nefistir.

Bronşlarınızı doğal yollarla temizleme yöntemleri hakkında olan bu yazımızı umuyoruz ki beğenerek okudunuz!

kaynak: sağlığa bir adım

Zehirli Bir İlişki İçinde Misiniz?

sıkıntı-1[1]

 

 

 

Bazen sadece aşk yeterli değildir. Fakat daha tehlikelisi de vardır: Aşk üzüntü yaratan, odanızın havasını kirleten, sadece kıskançlık ve güvensizlik veren bir zehre dönüşebilir.

Zehirli bir ilişki içinde olduğunuzu fark etmenin kolay bir şey olduğunu düşünebilirsiniz. Ama ne yazık ki değildir. Bu nedenle bazı insanlar birçok defa ayrılıp barışırlar. Aşık olduğunuzda kavrama ve duygusal durumunuz bozulabilir. “Gerçekliğe” uyanmanız biraz zor olabilir. Gözlerinizi açın:

Bugünkü makalemizde sizlere zehirli bir ilişkinin en belirgin belirtilerini tespit edebilmeniz için ipuçları vereceğiz.

Zehirli bir ilişkiniz olduğunu nasıl anlarsınız

1. Bir zamanlar kapıların olduğu yerde artık sadece duvarlar görürsünüz

Yüksek ihtimalle ilişkinizden önceki dönemde çok bağımsız bir kadındınız. Tüm kararlarınızı iş ve ev yaşamınıza göre alırdınız. Arkadaşlarınız vardı, iş arkadaşlarınızla dışarı çıkardınız ve mutlu bir günlük rutin hazırlardınız.

Fakat şu an, ilişkiniz gerçekliğinizi kesintiye uğrattı:

  • Partnerinizle aynı fikirde olmadan kendi başınıza ne yapacağınıza karar veremediğinizi fark ettiniz. Bir iş yemeğine çıkmanız gerekiyor ya da bir arkadaşınızla alışverişe çıkmak istiyorsunuz ama partneriniz büyük olasılıkla izin vermeyecektir.
  • Hayatınız gündüzünüzden gecenize kadar kısıtlanmıştır. Örneğin, zehirli bir ilişkinin belirtisi, partnerinizi memnun etmek için giydiğiniz kıyafet çeşitlerini değiştirmenizdir. Ya da daha önceden yaptığınız şeyleri artık kısıyor olabilirsiniz: Makyaj yapmak, cep telefonunuzu kullanmak, biraz geç saate kadar dışarıda kalmak…
  • Partnerinizin sizin kişisel gelişiminizi de kısıtladığını fark etmeye başlayabilirsiniz. Belki de iş yerinizde yükselmemeniz gerektiğini düşünebilir. Önceden etrafınızda fırsatlar görürken artık çevrenizde günden güne duvarlar örüldüğünü görürsünüz.
  • Her gün çevrenizde görünmez bir çit inşa ediliyormuş gibi hissedersiniz.

zehirli ilişki 2

2. Duygularınız göz ardı edilir, saldırıya uğrar ve onlarla oynanır

Birçok insan diğer bir kişiye büyük bir tutkuyla bağlanır. Aşk öylesine yoğun, baş döndürücü, içten ve duyguyla doludur ki aşık olduğumuz kişiye kendimizi tamamen adamamız normaldir. Kendinize göstereceğiniz özenle aşk arasında bir denge kurmanın çok önemli olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

  • Zehirli ilişkinin temel taşı duyguların suistimal edilmesidir. Bu genellikle en sinsi ve yıkıcı yoldan kendini gösterir.
  • Zehirli kişiler her zaman kendi çıkarlarını düşünürler. Böyle insanların genellikle kendilerine saygılarının olmadığını ve zayıf kişilikler olduğunu unutmayın. Onların kendilerine olan güvenlerindeki düşüklük size olan güvensizliklerini besler ve sizi her konuda kontrol etmek isterler. Terk edilmekten ve başka bir insanın sizi ondan çekip alma ihtimalinden hep korkarlar. Bu da sonu gelmez bir gözetime ve kontrolsüz bir kıskançlığa neden olur.
  • Sizi kontrol etme isteği, onları sadece ilişkinin içindeki bir kişinin karar alma hakkına sahip olduğu sonsuz güç pozisyonuna sokar. Partnerinizin istediği şeyleri yapmazsanız, kendinizi suçlu hissetmenizi sağlayacak akıllıca yöntemlerle karşınıza çıkacaklardır. Tüm suçu sizin üstünüze yıkarak kendilerini bir kurban gibi göstermeye çalışırlar. Çok çok dikkatli olmalısınız.

zehirli ilişki 3

3. Mutsuzluğunuz günden güne büyür

Partnerinize hala aşık olabilirsiniz fakat tuhaf şeyler olmaya başlar: Yanınızda değilken kendinizi huzurlu hissedersiniz. Tekrar nefes alabilir ve sonunda rahatlarsınız. Daha uyumlu bir şekilde yaşayan, birbirlerinin kişisel alanlarına saygı gösteren ve kişisel gelişimlerine destek olan diğer çiftlere yakından bakın.

Gerçek duygularınıza kulak verin. Eğer tatminsiz hissediyorsanız ve yukarıda listelediğimiz şeyleri yaşıyorsanız kendinizi kaybediyor ve kendinizden uzaklaşıyorsunuz demektir… Artık eskiden olduğunuz kişi değilsiniz. Öz saygınız zedelenmiş ya da içinize kapanmış gibi hissetmeye başladığınızı düşünebilirsiniz.

Bunların hepsini hesaba katmalısınız. Birçok zaman, yaşadığınız duygusal çöküntü fiziksel belirtilerle kendini gösterebilir. Bunun anlamı nedir? Örneğin, endişe ve korku baş ağrısına, mide bulantısına, çeşitli ağrılara ve daha birçok şeye neden olabilir. Bu belirtilerden şikayet eden insanlar doktora gidebilir fakat hiçbir zaman tam olarak uygun tedaviyi bulamazlar.

Örneğin, doktor size migreninizin olduğunu söyleyebilir ancak gerçekte yaşadığınız şey mutsuz durumunuzdan kaynaklanan depresyondur.

zehirli ilişki 4

Zehirli ilişkinizden nasıl kurtulabilirsiniz?

İnanması zor olabilir fakat istatistiklere göre zehirli ilişkiler bazen yıllar boyu bile sürebilir. Peki bu nasıl mümkün olabiliyor? İşte kendine özgü bazı sebepler:

  • Bazı insanlar partnerlerini terk etmenin sonuçlarından korkarlar. Çocukları için korkarlar ya da eşlerinin onlara düşman olup zarar vermesinden endişe duyarlar.
  • Bazıları ise “yalnız kalma” fikrini gözünde canlandıramaz. Yalnızlığın keyfini çıkarmaktansa bir şekilde kendilerini mutsuz edecek duruma sokmaya mecburdurlar.
  • Bazen bu ilişkiler devam eder çünkü çift birbirine hala aşıktır. Bu sadece zarara yol açan sağlıksız bir aşktır  ve yine de yapacak başka bir şey bulamazlar. Kulağa saçma gelebilir ancak bu yaşanan bir durum.

Zehirli bir ilişkiden kurtulabilmek için öncelikle ne olup bittiğinin farkında olmalısınız. Durumu anlayıp kabul edin ve mutsuz olduğunuzu kendinize itiraf edin. Muhtemelen arkadaşlarınız ve aileniz bu belirtilerin hepsini sizden çok daha önce fark etmiştir. Onlara güvenin ve ihtiyacınız olduğunda yardım isteyin.

Bir sonraki adım partnerinizle konuşmaktır. Ona ne hissettiğinizi anlatın, hayal kırıklığınızı ve mutsuzluğunuzu açıklayın. Bu konuşmanın onu durumu iyileştirmek için motive etmediğini fark ettiyseniz ya da durumun daha iyi olacağına dair bir işaret görmüyorsanız kendinizi geri çekmeniz gerekir. Kafanızın rahat olması, duygusal sağlığınız ve bütünlüğünüz her şeyden önce gelir. Bu nedenle hiçbir zaman kendinizden şüphe etmeyin.

kaynak: sağlığa bir adım

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev: gerçekten sev

tumblr_inline_mrbmdledcZ1rbbjly[1]

 

şimdi aşağıda okuyacağınız iki ayrı yazarı bilinmeyen şiiri ya da seslenişi www.wildewomansisterhood.com adlı bir blogda gördüm ve bayıldım… Hemen bazı yerlerini Türkçeleştirdim, paylaşıyorum. Bazı yerleri ise biraz sansürlemek durumunda kaldım… Ama iki çağrı da biri kadınlara, diğeri erkeklere seslenen iki çağrı da tam olarak benim bakış açımı yansıtıyor. Kadim zamanlardan beri kadın ve erkek birbirini nasıl sevmesi gerektiğini unutmuş ve bu nedenle de mutsuz olmuş görünüyor. Yıllar süren erkek egemen bakış, feodalitenin ardından gelen kapitalizm, tüketim çılgınlığı gerçek aşkın en büyük düşmanı oldu… İnsanlar ruhlarıyla, kendileriyle ve aşkla teması unuttular. Issız insanlar oldular çıktılar… Aile kurumu da durumu değiştirmedi. İçinde aşkın ve paylaşmanın olmadığı kurumsal dayatmaya dönüştüler. Oysa aşk hayatın ve evrenin merkezi… Ve ilahi aşka giden kapı da dünyevi aşktan geçiyor…

(aycan aşkım saroğlu)

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir erkeği sev; gerçekten sev… 

Birini seç, ruhu seni çağıranı, seni net biçimde göreni seç. Korkabilecek kadar cesur olanı seç.

Elini tut ve onu kalbinin damarlarına götür, orada senin sevecenliğini görsün, orada dinlesin, onun ağır yüklerini kendi ateşinde yak, kül et.

Gözlerinin derinliklerine bak, derinden bak, orada  hareketsiz kalanı uyandır, dirilt. Utangaç olana cesaret ver, orada ne beklediğini fark et.

Gözlerinin derinliklerine bak

Gözlerinin derinliklerine bak, orada babalarını, dedelerini gör, uzak yerlerde, çok eski zamanlarda savaşa ve şiddete karışmış atalarını gör.

Acılarına, mücadelelerine, maruz kaldığı işkencelere bir zamanlar…

Ve bırak hepsi gitsin…

Onun atalarından gelen yükü hisset

Sana sığındığında kendini nasıl güvende hissedeceğini bil

Onun öfkesine ayna olma

Çünkü senin bir rahmin var, eski yaraları iyileştiren, derin ve tatlı bir kapı…

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev…

Karşısında kırılganlığın nefesinde kadınlığın bütün ihtişamıyla otur…

Bir çocuğun masumiyetinde, ölümün derinliklerinde, açan bir çağrı olsun, onun erkeklik gücünü kabul et…

Geri gittiğinde, kaçtığında, mağarasına doğru, çünkü kaçacaktır…

Ailendeki bütün kadınları etrafına topla, onların bilgeliğinden nasiplen.

Onların fısıltıyla anlattıklarını dinle, korkmuş genç kız kalbini sakinleştir.

Onlar seni sakinleştirecek ve sabırla onun dönüşünü beklemeni kolaylaştıracaklardır…

Git kapısında otur ve hatırlatma şarkısı söyle, belki bir kez daha dinginleşecektir…

 

Onu küçük bir çocuğu gibi hilelerle, baştan çıkarma oyunlarıyla kandırma, bunlar  sadece onu ayartıp yok oluş ağına sürükler…

Kaousun ve nefretin mekanı olan bu yer ataları tarafından yapılan bütün savaşlardan daha korkunçtur..

Bu dişil enerji değildir, bu öç almadır

Bu eğilip bükülmüş çizgilerin zehiridir,

Asırlarca sömürülmüş olan, tecavüz edilen dünyanın zehiri.

Bu kadınlara bir güç vermez

Bu kadını erkeği hadım eden bir hale dönüştürür

Bu hepimizi öldürür…

Annesi onu ister öpüp kucaklamış olsun ister olmasın

Ona gerçek anneyi şimdi göster

Sarıl ona, nezaketine ve derinliklerine götür…dünyanın merkezine…

Onu yaraları için cezalandırma, senin ihtiyaçlarını ve kriterlerini karşılamadağı için, onun için tatlı ırmaklar gibi ağla

Gözyaşlarını döktüğünde onu eve getir…

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev

Onu çıplak ve özgür olabileceği kadar sev

Onu doğum ve ölümün döngüsüne bedenini açabilecek kadar sev

Ve bu fırsat için ona teşekkür et.

 

Birlikte öfkeli rüzgarlarda ve dingin ormanlarda dans ettiğinizde

Kırılabilecek kadar cesur ol, izin ver, varlığının yumuşak baş döndürücü yanlarını keşfetsin,

Bilsin ki seni kucaklaşıp sarabilir, koruyabilir

Kollarına  at kendini, seni tutacağından emin ol,

Bundan önce binlerce kez düşmüş olsan bile

Ona teslim olarak ona teslimiyeti öğret

 

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir erkeği sev, gerçekten sev

Destekle onu, besle onu, ona izin ver, onu duy, kucakla, iyileştir onu.

Bunun karşılığında sen de beslenecek, desteklenecek ve korunacaksın

Güçlü kollar, net düşünceler, odaklanmış oklar tarafından

Çünkü eğer izin verirsen, o düşündeki adam olur…

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, gerçekten sev.

 

Senin ruhunu çağıran bir kadın bul, seni idare eden değil

Kontrol listeni bir kenara at, kulağını kalbine koy ve onu dinle…

 

Yaşayan her varlığın adını, dualarını, şarkılarını duy,

Her kanat çırpanın, telaş içinde yüzenlerin, yeraltındakilerin, sualtındakilerin, her yeşilin, çiçek açanın, henüz doğmamış olanın, ölmekte olanın…

Onların onlara hayat veren Bir’e hüzünlü övgülerini işit,

Eğer adını henüz duymadıysan, yeterince dinlememişsin demektir.

Eğer hala gözlerinde yaşlar yoksa, eğer hala onun ayaklarına eğilmemişsin, neredeyse onu kaybetmişsin demektir.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, kendinin ötesinde sev. Arzunun ve mantığın ötesinde, senin gençlik, güzellik, ve çeşitlilik gibi bütün yapay özgürlük gündemlerinin ötesinde sev.

Bize çok sayıda seçenek verildi

Ama biz bir Ruhun ateşinin ortasında durup, oradan ışıyan gerçek özgürlükte aşka direnmeyi yakıp kül etmeyi unuttuk.

Bir tane tanrıça var

Ona bak onu gör.

Bak bakalım o mu baltayı başına vuracak olan.

 

Eğer değilse yürü, hemen…

Boşa zaman harcama.

Bil ki kararının onunla bir ilgisi yok.

Çünkü nihai olarak kim olduğu ile değil ne zaman teslimiyeti seçeğimizle ilgili..

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.

Onu ölüm korkusunun ötesinde sev

Onu içindeki anne tarafından manipüle edilme korkunun ötesinde sev.

Ona onun için öleceğini söyle

Onunla birlikte yaşayabileceğini söyle.

Onunla birlikte ağaçlar dik ve onların büyümesini seyret.

Onun incinebilir güzelliğinde onun ne kadar güzel olduğunu söyle ve onun kahramanı ol.

Ona hatırlat, o senin adanman ve hayranlığınla o senin tanrıçan.

 

Dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev.

Bütün yüzleriyle, bütün mevsimlerde

O seni şifalandıracak senin şizofrenini

ikili zihnini, yarım kalbini

O şizofreni ki senin ruhunla bedenini ayırır

Seni daima dışarıya bakar kılar, kendinden başka bir şeyi aramak için

Böylelikle yaşamı değerli kılmak için

 

Her zaman bir başka kadın olacak

Sonunda o parlak olan da eski mat olana dönüşecek

Ve sen yeniden huzursuz olacaksın

Arabalar gibi kadınlar değişik tokuş edilemez

Tanrıça, arzunun en son objesidir, satılamaz.

 

 

Erkeğin daha çok seçime ihtiyacı yok

Erkeğin ihtiyacı kadın, dişil, sabırlı, şefmatli, aramayan yapmayan, bir yerde nefes alan, köklere inen, birlikte yeryüzünü sarabileceğiniz kadar kuvvetli.

 

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan, bir kadını sev, yalnızca bir kadını.

 

O kutsal bir kase gibi sev ve koru onu

Bütün insanlık için duyduğu terk edilme korkularını sev.

Onun yaraları sadece onun yaraları değil,

Onun bağımlılığı zayıflık değil

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev

O sana inanana kadar sev. O zaman içgüdüleri, sanatı, sesi, vizyonları, tutkusu, vahşiliği ona tekrar döner

O aşkın gücüdür, bütün politik medya şeytanlarının yok etmeye ve değerini düşürmeye çalıştığı aşkın gücüne sahiptir.

Eğer dünyayı değiştirmek istiyorsan

Davalarını, silahlarını, iç savaşını bırak, öfkenden vazgeç, büyüklük sevdalarını aydınlanman için bırak…

Kutsal kase senin önünde duruyor…

Eğer onu kollarına alırsan bu yakınlıktan daha ötesini aramaktan vazgeç.

Ya huzur ve barış denilen şey bir kadının kalbiyle beraber tekrar hatırlanması gereken unutulmuş bir rüya ise?

Dünyayı değiştirmek istiyorsan bir kadını sev.

Gölgelerinin en derinliklerine kadar

Varlığının en yüksek noktalarına kadar

Onunla ilk karşılaştığın bahçeye git

Gökkuşağı ülkesinin kapısına

Birlikte tek bir ışık gibi yürüyerek

Dönüşü olmayan noktaya

Yeni bir yeryüzününün başlangıcına ve sonuna…

soulsofthemoon.com

Kurbağaların Yarışı

12508997_482083998668786_8014160361130043526_n[1]

Günlerden bir gün… Kurbağaların yarışı varmış. Hedef, çok yüksek bir kulenin tepesine çıkmakmış. Bir sürü kurbağa da arkadaşlarını seyretmek için toplanmış. Ve yarış başlamış. Gerçekte seyirciler arasından hiçbiri yarışmacıların kulenin tepesine çıkabileceğine inanmıyormuş. Sadece şu sesler duyulabiliyormuş : “Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!” Yarışmaya başlayan kurbağalar kulenin tepesine ulaşamayınca teker teker yarışı bırakmaya başlamışlar. İçlerinden sadece bir tanesi inatla ve yılmadan kuleye tırmanmaya çalışıyormuş. Seyirciler bağırıyorlarmış: “…Zavallılar! Hiçbir zaman başaramayacaklar!..”Sonunda, bir tanesi hariç, diğer kurbağaların hepsinin ümitleri kırılmış ve yarışı bırakmışlar. Ama kalan son kurbağa büyük bir gayret ile mücadele ederek kulenin tepesine çıkmayı başarmış. Diğerleri hayret içinde bu işi nasıl başardığını öğrenmek istemişler. Bir kurbağa ona yaklaşmış ve sormuş ‘bu işi nasıl başardın’diye. Kurbağadan yanıt gelmeyince farkına varmışlar ki….Kuleye çıkan kurbağa sağırmış!

Olumsuz düşünen insanları duymayın… Onlar kalbinizdeki ümitleri çalarlar!

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Sadece 20 Saniyede Tıkalı Burnu Açmanın Püf Noktası

Tıkalı-burnu-açmanın-püf-noktası[1]

 

Tıkalı burnu açmanın püf noktası sizi çok ama çok şaşırtacak. İlaç veya başka bir şey kullanmadan tıkalı olan burnunuz hemencecik açılacak. Bunun için saatlerce beklemenize gerek yok. Sadece 20 sn yeterli…

Burun tıkanıklığı hemen hemen herkesin sevmediği bir konudur. Sosyal hayatı da olumsuz etkiler. Özellikle konuşma esnasında çok rahatsız edici bir durumdur. Bu durumdan her insan doğal olarak bir an önce kurtulmak ister. Uzun süreli tıkanıklar ise tam bir baş belası elinizde mendil olmadan dolaşamazsınız bile. Neyse ki tıkalı olan burnunuzu açmak artık çok sorun değil. Dolan sinüslerinizi ve tıkalı burnunuzu açmanın pratik bir yolunu denemek ister misiniz?

İşte Tıkalı burnu açmanın püf noktası
Dolu sinüsleri açmak için oldukça etkili olduğu söylenen bu yöntemi deneyebilirsiniz.
-Dilinizi üst damağınıza yerleştirin ve ittirin.
-İki kaşınızın arasına parmağınızı koyup baskı uygulayın. Bu şekil 20 saniye bekleyin.
-Sinüzleriniz açılacak ve burnunuz akmaya başlayacak.

kaynak: kadın kahvesi.com

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »