İNSAN DOĞASI – KONFÜÇYANİZM… Bilgece Yaşamayı Öğrenme…

11817223_1109829869031557_6522370831397344663_n[1]

Doç. Dr. Şafak Nakajima

‘’Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapma!

Kendin ayağa kalkmak istiyorsan başkalarının da kalkmasına;

Kendin başarı kazanmayı arzuluyorsan, başkalarının da başarıya ulaşmasına yardım et!’’

Bu sözler, günümüzden yaklaşık 2500 yıl önce yaşamış Çinli bir bilgeye, Konfüçyus’a ait.

Konfüçyus’un öğretileri din değil, bir etik-ahlak sistemi olup, ana teması, insan ilişkilerinin doğru yapılandırılması ve nefsin terbiye edilmesidir.

Dünya algısı, doğaüstü tasvirler içermez; diğer dünya ile ilgili endişeleri yoktur.

Konfüçyus’un, ancak bu dünyada doğru yaşamanın yollarını bulduktan sonra diğer dünya ile ilgili düşüneceğini söylediği iddia edilir.

İdeali, uyum içinde yaşayan, adaletli bir toplum ve dünyadır.

Görüşleri, kendisinden sonra ortaya çıkan Sokrates, Eflatun ve Aristo gibi sayısız düşünürü de çağlar boyu etkilemiştir.

Konfüçyus’a göre insan, sosyal bir varlıktır ve toplumun içinde şekillenir, toplumu şekillendirir.

Ahlakın, insanın içinde olduğunu söyler ve adil davranmanın önemini şöyle vurgular:

“İyiliğe iyilikle, kötülüğe adaletle karşılık veriniz!”

Doğanın düzeni, insanın kontrolü dışındadır.

Doğayla uyum içinde yaşamayı önemser.

Konfüçyus, insan doğası konusunda iyimserdir.

İnsanların içlerinde taşıdığı cömertlik ve yardımseverlik gibi iyilik nüvelerinin beslemesi gerektiğini, bunun için de:

Eğitime önem vermelerini,

Ruhların terbiye etmelerini ve

Kararlı yaşamlar sürdürmelerini tavsiye eder.

‘’Bilgi, insanı şüpheden; iyilik, acı çekmekten; kararlı olmaksa, korkudan kurtarır.’’

Konfüçyus’un insan doğası konusundaki iyimserliği, temkinli bir iyimserliktir.

Toplumun, insanın içindeki iyi ve kötüyü dışarı çıkarmadaki gücünün farkındadır.

Yaşanan sıkıntıların altında yatan beş temel sorunla mücadelenin zorunluluğunu vurgular.

• Bunlardan ilki, insanlardaki güç, şöhret ve maddi çıkar hırsıdır.

Erdemi şöyle tanımlar, Konfüçyus:

‘’Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan, verdiği sözü unutmayan, tam insandır!’’

Bir şeyi kâr hırsıyla değil, doğru olduğu için yapmanın en büyük ödül olduğunu kendimize hatırlatmamızı söyler!

Yaşamın kapılarına ne getireceğini, insanlar belirleyemez!

Ama davranışlarını, kontrol edebilirler!

Para, güç ve ün için çabalamak yerine, öz disiplinle doğru davranmak, hem kendilerinin hem de toplumun sağlığı için elzemdir.

• Konfüçyus, aile içi saygı kaybını, büyük bir tehlike olarak görür.

Çünkü aile içinde saygıyı öğrenemeyen bir birey, içinde yaşadığı toplumda, tanıdığı ve tanımadığı başka insanlara da saygılı olmayı bilemez.

Ebeveynlere saygı, aile dengesinin korunması; aile dengesi ise toplumsal dengelerin inşası için gereklidir.

Konfüçyus’un sıkı hiyerarşik saygı dizgesi, kaçınılmaz biçimde 2500 yıl öncesi toplum dinamiklerinin izlerini taşır.

• Yalan söylemenin, toplumsal düzeni yok edeceğini söyler.

Ancak dürüst insanların sözleri değerlidir; çünkü onların söyledikleri ile yaptıkları tutarlıdır.

Konfüçyus’a göre, ‘’İyi insan, güzel söz söyleyen değil, söylediğini yapan ve yapabileceklerini söyleyen insandır.’’

• Cehaletin en büyük düşman olduğunu vurgular.

İnsanlar ömrü boyunca, alçak gönüllülüklerini koruyarak, yeni şeyler öğrenmeye çaba göstermelidirler.

Geçmiş bilgelerden ve tarihten dersler almak gereklidir.

Bilgisizlik, felaket demektir.

‘’Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz!’’ der, Konfüçyus.

• Bencillik, bütün kötülüklerin anasıdır.

Bu duruma düşmemek için kişinin başkalarına, kendisine davranılmasını istediği şekilde davranmasını ve kendisine yapılmasını istemediği şeyleri, başkalarına yapmamasını öğütler.

Toparlayacak olursak;

Konfüçyus,insan doğasının içinde iyi özellikler barındırdığını ama bu özelliklerin gelişebilmesi için çaba sarf edilmesi gerektiğini, erdemli bir birey olmanın yaşam boyu sürecek bir iç disiplin ve öğrenmeyle mümkün olacağını, ancak böylesi bireylerden oluşan bir toplumun, barış ve huzur içinde yaşayabileceğini söyler.

Okumayan, araştırmayan, ön yargılı, çıkarcı, sabırsız ve saldırgan kalabalıkların yarattığı cehennemvari hayatlarımızı dikkate aldığınızda, Konfüçyus’un oldukça sıradan gibi görünen, ‘’bilgece yaşamayı öğrenme’’ önermesinin, sizce günümüz dünyasında nasıl bir karşılığı olabilir?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: