ÖNEMLİ OLAN

11960135_497972723699943_7121520544113322712_n[2]

Hazır olun ya da olmayın,bir gün sona geleceksiniz. O gün geldiğinde Zenginliğiniz,hıncınız kininiz,öfkeleriniz,hayal kırıklarınız, umutlarınız, tutkularınız, planlarınız ve yapmak istedikleriniz hiçbir önemi kalmayacak.

Öyleyse önemli olan nedir? Yaşadığımız günlerin değeri neyle ölçülür.
Önemli olan, ne aldığınız değil, ne verdiğinizdir.
Önemli olan, öğrendikleriniz değil, öğrettiklerinizdir.
Önemli olan,doğruluk,dürüstlük, merhamet,fedakarlık ve cesaretle atmış olduğumuz her adımla,başka yaşamları zenginleştirmiş olmanızdır.
Önemli olan,yetenekleriniz değil, karakterinizdir.
Önemli olan,diğer insanları yüreklendiren,onların sizi takip etmesini sağlayan örnek bir insan olmaktır.
Önemli olan kaç kişi tanıdığınız değil,siz gittiğinizde ebedi bir yoksunluk hissedecek olan insanların sayısıdır.
Önemli olan,hatıralarınız değil,sizi sevenlerin kalbinde yaşayacak olan hatıralarınızdır.
Önemli olan, ne kadar uzun süre hatırlanacağınız değil,kimler tarafından ne şekilde hatırlanacağınızdır.
Önemli bir hayat yaşamak rastlantıyla olmaz.
Önemli olan, koşullar değil, seçimlerinizdir.
Önemli bir hayat yaşamayı seçin.

MICHAEL JOSEPHSON

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Nasıl özgür olunur?

 

547005_10151151461841094_1714747833_n[1]

Dünyada birçok mistik var oldu. Ama hiçbiri Sufi Hallac-ı Mansur’un verdiği tadı veremedi. O her anlamda ender biriydi. Bir arkadaşı ona, “Nasıl özgür olunur? Özgürlükten söz edip duruyorsun. Ama nasıl özgür olabiliriz?” diye sormuştu.
“Çok basit,” diye yanıtladı. “Sadece gör.” Bir camide oturuyorlardı. Mansur bir sütunun yanına gitti ve ona iki elle sarıldı. Sonra, “İmdat! Yardım edin! Bu sütundan nasıl kurtulacağım?” diye bağırmaya başladı.
Adam, “Çıldırdın mı?” diye sordu. “Sütuna tutunan sensin. Kimsenin bir şey yaptığı yok. Sütunun da bir şey yaptığı yok. Ne saçmalıyorsun?”
Mansur şöyle yanıt verdi: “Sadece sana yanıt veriyorum. Bana nasıl özgür olunacağını sordun. Herhangi birine nasıl özgür olunamayacağına dair soru sordun mu peki? Bunu zaten biliyorsun. Kendine yeni zincirler, yeni bağımlılıklar yaratmaya devam ediyorsun. Onların hepsi senin kendi kendine yaptığın şeyler. Onları yapmayı sadece bırak! “
Mansur bunları söylerken sütuna tutunmaya devam ediyordu. Adam dedi ki: “En azından söylemek istediğin şeyi anladım. Ama lütfen artık o sütunu bırak, çünkü çevremize bir kalabalık toplanmaya başladı. Herkes senin delirmiş olduğunu biliyor ama seninle birlikte bulunduğum için ben de utanmaya başladım.”
Mansur bunun üzerine, “Sadece gerçekten anlarsan bu sütunu bırakacağım. Yoksa ölene kadar bu sütunun yanında kalacağım,” diye yanıt verdi.
Adam, “Aman Allah’ım! Sana soru sormak bile sorun yaratıyor!” diye şikâyet etmeye başladı.
Ve kalabalık da bir yandan adama laf atmaya başladı. “Neden Mansur’u rahatsız ediyorsun? Ona nasıl bir soru sordun ki böyle oldu?” diye sordular.
Adam dedi ki: “Bu garip bir şey. Ona sadece basitçe nasıl özgür olunacağını sordum. Yanıt vermek yerine gitti ve sütuna tutundu ve yardım için bağırmaya başladı. Siz de bu yüzden toplandınız.”
Bu sırada Mansur hâlâ, “Yardım edin! Nasıl özgür olabilirim?” diye bağırıyordu.
Sonunda adam, “Beni affet. Deneyeceğim ama benimle böyle dalga geçme. Bırak şu sütunu,” diye yalvardı.
Mansur bunun üzerine, “Ne düşünüyorsun? Ben mi sütunu tutuyorum, yoksa sütun mu beni?” diye sordu.
Adam şöyle yanıt verdi: “Mansur, sen her ne kadar büyük bir mistik olsan da ikimiz çocukluk arkadaşıyız. Aynı okulda okuduk. Şu kalabalığın önünde arkadaşlığımızı hatırla. Bütün herkes buraya toplandı ve hepsi bana öfkeli. Soruyu yanıtlamanın yolu bu değil. Felsefi bir soru sormuştum sadece.”
Mansur da ona şöyle dedi: “Felsefi bir soru mu? O halde benim gibi bir adama gelmen yanlıştı. Felsefe sadece aptallar içindir. Benim evime ancak hakikati arayanlar girebilirler. Burası Tanrı’nın evi. Ve ben sana gerekli yanıtı verdim. Eğer özgür olmak istiyorsan şu anda özgür olabilirsin. Çünkü zincirlerini elinde onlar sanki senin zincirlerin değil, süslerinmiş gibi tutuyorsun. Bırak onları! Altından yapılmış olsalar bile seni özgür olmaktan alıkoyan şeyler onlar. Ve onlar senin kanatlanıp göklere uçmana engel oluyorlar.” – OSHO

Şifalı Bitkilerle Bağırsaklarınızı Temizleyin

Nane rahatlatır ve sindirim problemlerini tedavi eder. Ayrıca besleyici öğelerin emilimini arttırır ve bağırsaklara iyi gelir.

Şifalı Bitkilerle Bağırsaklarınızı Temizleyin

Düzenli olarak bağırsaklarınızı temizliyor musunuz? Kolonlar vücudu temizleyerek sağlıklı ve dengeli tuttukları için hayati önemdedirler. Bu makalede, sizlere bağırsaklarınızı şifalı bitkilerle temizlemek için öneriler sunacağız. 

Bağırsakları temizlemenin önemi

masaj

Fark etmeden yeterince beslenmediğiniz zaman hastalanabilir veya kabız olabilirsiniz. Zayıf besinler, az lif, sindirim problemleri… Tüm bunlar bağırsaklarınızı etkiler. 

Bağırsaklarınızın işlevini gerçekten biliyor musunuz? Tuz ve kalıntıları ayrıştırır, metabolik dengeyi düzenler ve K vitamini diğer vitaminleri ayrıştırır. Vücudun işlemesi ve sağlığınız için çok önemlidir. Bağırsaklarda aşırı kalıntı birikimi olduğunda bu organ işlevini yerine getiremez ve anında fark edilen belirtileri olur: yorgunluk, zayıf sağlık durumu, bağırsak iltihabı… Tüm bunları hatırlamanız önemli. 

Bağırsakları temizlemek için yararlı bitkiler

Şifalı bitkiler bağırsaklarınıza nasıl yardımcı olur? Kolaylıkla, çünkü bu bitkiler temizlemek, iltihapları gidermek ve bağırsakların bakımını sağlamak için bir çok özellik taşır. Her gün bu çaylardan bir bardak içmelisiniz. Bu bitkiler sağlıklı bir diyete ve yaşam tarzına kolayca eklenebilir. Aşağıda bu bitkilerin en faydalılarını bulabilirsiniz: 

1. Sağlıklı anason

anason

Bu bitki iltihabı azaltmak, bağırsak ve sindirim işlevini geliştirmek ve bağırsakları korumak için kullanılan kolay bir tedavi yöntemidir. Anason çayını ana öğünlerden sonra içmek en faydalısı. Bu çay sindirimi ve yararlı vitaminlerin emilimini destekler. Ayrıca iltihabı azaltır ve bağırsakları korur. Bir kap sıcak suya bir kaşık dolusu anason ekleyin. Kaynatın ve demlenmesini bekleyin. Çok seveceksiniz!

2. Sindirimi kolaylaştırıcı nane

nane

Naneye bayılıyoruz! Bu bitki bir çok fayda taşıyor, özellikle sindirim sistemi için. Rahatlatıcı, besleyici öğelerin emilimini kolaylaştırıcı ve bağırsaklar için çok sağlıklı. Herhangi bir bitki çayını bir çay kaşığı nane ile beraber her gün için. Naneyi aktarlarda, pazarlarda ve diğer marketlerde bulabilirsiniz. Bu bitki sizlere her türlü bağırsak problemi konusunda yardımcı olacak.

3. Sağlıklı papatya

papatya

Kim bir bardak papatya çayı içtikten sonra iyi hissetmez ki? Olağanüstü derecede sağlıklıdır ve vücuda hem dahili hem de harici olarak destek olur. İltihabı azaltır, tedavi eder ve canlandırır. Her gün bir bardak içerek bağırsaklarınızı temizleyebilirsiniz. Sabahları bir bardak içmek güne başlamak için harika!

4. Rezene çayı

fennel

Çok lezzetli rezene tohumu çayını duydunuz mu? En sağlıklı ve kolay sindirilen içecektir. Hafif bir meyankökü tadı verir, ve kendinizi iyi hissetmenizi sağlar. Antispazmotik, iltihap azaltıcı ve sindirim sistemini koruyucu etkiler taşır. Aşırı tokluk veya şişkinlik, hafif yorgunluk ve kırgınlık halinde içildiği zaman dört dörtlüktür. Her öğünden sonra rezene çayı içerseniz kendinizi iyi hessetmenize yardımcı olacak. Beklemeyin, çekinmeyin, bu her zaman çok etkili bir çözüm.

5. Dağ kekiği çayı

dag kekigi

Dağ kekiğini aktarlarda bulabilirsiniz. Akdeniz ikliminde yetişen ve temizleme için çok kullanışlı geleneksel bir bitkidir. Antibakteriyel, iltihabı azaltıcıdır, sindirim sistemine yardımcı olur ve kas spazmlarını azaltır. Temizleyici görevi görerek bağırsaklardaki kokuşmadan kurtulmaya yardımcı olur. Bir kaşık dolusu dağ kekiğini bir kap suda kaynatın. 10 dakika bekletin ve için.

6. Karahindiba

aynisefa

Karahindiba bir çok hastalık için önerilir. Kolayca sindirilir, rahatlatıcıdır, iltihabı azaltır, ve sindirime iyi gelir. Öğünlerden sonra (ve kahvaltıdan sonra) çayını içmek için her zaman karahindiba çiçekleri bulundurmak önemli. Vücudunuzun dengesini korur ve sağlığınıza destek olur. Çayını içtiğinizde çok iyi hissedeceksiniz. Yardımını göreceksiniz.

Neden bugün başlamayasınız?

kaynak: sağlığa bir adım

 

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

DUYGUSAL VAMPİRLER

1908365_844785895594929_4194578106243488911_n[1]

Bazı ilişkiler olumludur ve ruh halinizi olumlu etkilerler. Bazıları ise sizdeki iyimserlik ve huzur duygusunu yok ederler. Ben böyle sizi kurutan insanlara “duygusal vampirler” diyorum. Bu insanlar sadece fiziksel enerjinizi emmekten çok daha fazlasını yapıyorlar. Kötü niyetli olanları size kendinizi değersiz ve sevilemez hissettirebilir. Diğerleri size kendinizi kötü hissettirmek için küçük zararlar verebilirler. Örneğin, “ Birkaç kilo aldığını fark ettim, şekerim” ya da “Çok hassassın!” onların en sevdiği cümlelerdendir. Bir anda sizi güveninizi sarsacak, tehlikeli alanlara doğru sürüklerler.

Enerjinizi korumak için duygusal vampirlerle savaşmak gerekir. Bir duygusal vampirle karşılaştığınıza dair işaretler:

• Göz kapaklarınız ağırlaşır ve şekerleme yapma ihtiyacı hissedersiniz.
• Ruh haliniz bir anda düşüşe geçer.
• Sizi rahatlatan, bol karbonatlı yiyecekler yemek istersiniz.
• Kendinizi endişeli, depresif ve olumsuz hissedersiniz.
• Kendinizi eleştirilmiş hissedersiniz.

Duygusal vampir çeşitleri;
Narsist
Sloganları “Önce ben”dir. Her şey onlar hakkındadır. Abartılmış bir kibirleri vardır, dikkat çekmeye bayılırlar ve beğenilmeye ihtiyaç duyarlar. Tehlikelidirler çünkü empatiden yoksundurlar ve koşulsuz sevme konusunda hiç iyi değillerdir. Eğer bir şeyleri onların istediği gibi yapmazsanız, cezalandırıcı ve soğuk olurlar.

Beklentilerinizi gerçekçi tutun. Bu insanlar duygusal anlamda kısıtlı insanlardır. Böyle birine aşık olmamaya çalışın ya da onlardan koşulsuz sevgi beklemeyin. Hiç bir zaman sizin değeriniz onlara bağlıymış gibi düşünmeyin ve onlarla en saklı sırlarınızı paylaşmayın. Onlarla başarılı bir şekilde iletişim kurmak için, bir şeyin onların nasıl yararlı olacağını göstermelisiniz. Eğer zorunlu değilse bu can sıkıcı egosantrikle fazla muhatap olmamak en iyisidir, ama eğer ilişki kaçınılmazsa bu yaklaşım işe yarar.
Kurban
Bu vampirler “zavallı ben” tavrıyla sinirlerinizi yıpratırlar. Dünya her zaman onların karşısındadır ve bu da mutsuzluklarının ana sebebidir. Sorunlarına bir çözüm önerdiğinizde her zaman sizi şöyle yanıtlarlar “Evet ama…” Onları arayıp sormaktan vazgeçme ya da onların aramalarını görmezden gelme noktasına gelebilirsiniz. Arkadaş olarak yardım etmek isteyebilirsiniz ama hüzün dolu öyküleri sizi yorabilir.

Nazik fakat kesin sınırlar koyun. Kısaca dinleyin ve arkadaşınıza veya akrabanıza “Seni seviyorum ama eğer çözümü tartışmak istemiyorsan, seni ancak beş dakika dinleyebilirim” deyin. Söz konusu iş arkadaşınızsa “Senin için her şeyin iyi olmasını tüm kalbimle dileyeceğim” deyin ve ardından “Umarım anlarsın, yetiştirmem gereken bir iş var ve ben çalışmaya dönmek zorundayım” diye ekleyin. Bunun iyi bir zaman olmadığını belirtmek için vücut dilinizi kullanabilir; göz kontağını keserek veya kollarınızı birbirine kavuşturarak sağlıklı sınırlar koyabilirsiniz.

Denetleyici
Bu insanlar takıntılı olarak sizi kontrol etmeye ve nasıl olmanız ve hissetmeniz gerektiğini size dikte etmeye çalışırlar. Her şey hakkında bir fikirleri vardır. Eğer davranışlarınız onların kitabına uygun değilse, duygularınızı geçersiz kılarak sizi kontrol etmeye çalışırlar. Çoğu zaman “Aslında senin neye ihtiyacın var, biliyor musun?” diye cümleye başlarlar. Sonunda hükmedilmiş, küçültülmüş ve değersizleştirilmiş hissedersiniz.

Başarının sırrı denetleyici kontrol etmeye çalışmamaktır. Sağlıklı bir şekilde girişken olun, ancak onlara ne yapmaları gerektiğini söylemeyin. Şöyle diyebilirsiniz “Tavsiyene değer veriyorum ama bunu gerçekten benim kendi kendime halletmem gerekiyor.” Güvenli olun ve kurbanı oynamayın.

Sürekli konuşan
Bu insanlar sizin hislerinizle ilgili değildirler. Onlar sadece kendileriyle ilgilenirler. Lafa girebilmek için bir boşluk beklersiniz, fakat o an hiç bir zaman gelmez. Ya da bu insanlar size fiziksel olarak o kadar yaklaşırlar ki, neredeyse üstünüzde nefeslerini hissedersiniz. Siz geriye gidersiniz ve onlar size bir adım daha yaklaşır.

Bu insanlar sözsüz ipuçlarına cevap vermezler. Yapması zor olabilir, ama sözlerini kesmeli ve konuşmalısınız. 2-3 dakika dinleyin ve sonra kibarca “Sözünü kestiğim için kusura bakma ama, başka insanlarla konuşmam gerekiyor ya da randevum var ya da tuvalete gitmem gerekiyor.” Bunlar “Kes sesini, beni deli ediyorsun!” diye bağırmaktan çok daha yapıcı taktiklerdir, aklınızdan geçenler tam olarak bunlar olsa da. Eğer bu bir aile üyesiyse, kibarca “Eğer bana da söz hakkı tanırsan, belki ben de aramızdaki diyaloga bir şeyler ekleyebilirim” diyebilirsiniz. Eğer bu nötr bir şekilde söylersiniz, anlaşılma ihtimaliniz artar.

Drama kraliçesi
Bu insanların küçük olayları abartarak onlardan dört başı mamur dramalar çıkarmak konusunda doğal yetenekleri vardır. Hastalarımdan Sarah, işe devamlı geç gelen bir eleman aldığında, bu durumdan muzdaripti. Bir hafta, söz konusu elaman grip oldu ve “neredeyse ölüyordu”. Ardından arabası park yerinden çekildi! Bu çalışan ofisi terk ettiğinde Sarah kendini kullanılmış ve yorgun hissediyordu.

Drama kraliçesi, ağırbaşlılıktan nasibini almamıştır. Sakin olun. Derin nefes alın. Bu size onların etkisine girmekten alıkoyacaktır. Kibar fakat kesin sınırlar koyun. Örneğin “Bu işi istiyorsan, zamanında burada olmalısın. Başına gelen talihsizliklerden dolayı üzgünüm, ama iş önce gelir.

İlişkilerinizi geliştirmek ve enerji seviyenizi yükseltmek için, hayatınızda kimlerin sizin enerjinizi emdiği, kimin enerjinizi yükselttiği hakkında bir keşfe çıkmanızı öneririm. Size iyi gelen insanlarla daha çok vakit geçirin ve sizin enerjinizi emenlere karşı sağlıklı sınırlar koyun. Bu hayat kalitenizi artıracaktır.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Topuk Dikeni Ağrısına Bitkisel Tedavi

11217960_10153560509709932_2520295990077854848_n[1]
————————————————————————————-
* Patates Kompresi
Patatesi yıkayın ve kabuğu ile beraber öğütün bir gazlı bez yardımı ile topuğunuza sarın üzerine naylon sarın corap giyin
günlük olarak değiştirin
7 – 8 gün tekrar edin

* Bal tuz karışımını ( 1:1 oranında )gece yatmadan önce uygulayın
sabah yıkayın ayaklarınızı
10 gün devam edin

* Aspirin Tedavisi
10 adet Aspirin (200mg) (10x200mg=2000mg )
250 ml %70 Alkol ( tıbbi alkol )
karışımı gazlı beze emdirin gece topuğa uygulayın naylon ve çorap giyin
sabah ayakları yıkayın yağlı bir ayak kremi sürün

Kaynak : Health Tips Source

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

ÇAKRA EGZERSİZLERİYLE HASTALIKLARDAN KURTULUN

22f2c870acc31e7b757bc47e870c4610_1282046601[1]

Kendinizi yorgun ve halsiz hissediyorsunuz. Tabii bu durumda spor salonuna gitmeniz bile düşünülemez. O zaman rahatlayın, çakra çalışmasıyla bu türden rahatsızlıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

Çakra nedir?

Sanskritçe karşılığı ‘çark, daire, tekerlek ve hareket” olan çakralar, farkına vardığımız veya varamadığımız, varlığımızda mevcut psişik enerji merkezleridir. Hem yoga, hem de refleksoloji sistemlerinde binlerce yıldır kullanılmaktadırlar. Sağlıksız bir yaşam tarzı, çakralarımızda tıkanıklıklara sebep olur. Bunun sonucunda da çeşitli türde rahatsızlıklar meydana gelebilir. Çakralar vücudunuzun 7 farklı noktasında bulunan enerji merkezleridir. 21 farklı enerji kanalının kesişme noktalarında bulunurlar ve genellikle vücudun belli bazı bölgelerinde bulunan ve daha küçük enerji noktaları olan akupunktur noktalarıyla karşılaştırılırlar.

Bu 7 çakra, omurganın başlama noktasında, göbeğin altında ve üstünde, göğüs bölgesinin merkezinde, boynun başlama noktasında, kaşlarımızın arasında ve ayrıca da alnımızın üzerinde bulunur. Her çakra, turuncudan yeşile kadar değişen belli bir renkle gösterilir ve titreşimli bir frekans şeklinde kendi enerjisini yaydığına inanılır.

Çakra dengesi nasıl sağlanır?

Nefes alma ve hayalinde canlandırma, ya da refleksoloji ve yoga duruşları gibi çeşitli yöntemlerle, 7 çakramıza giden enerji uyarılır. Terapistlere bakılacak olursa, vücudumuzu titreşimli enerjiyle beslemek, hastalıkları önlemeye yardımcı olur. Bunun nedeni çakralarımızın vücudumuzdaki endokrin (vücudun hormonları kontrol eden kısmı) ve sinir sistemleriyle bağlantılı olmasıdır. Yani eğer çakralarımızın dengesini koruyabilirsek, sağlıklı olabiliriz.

Stres, migren ve kas gerginliklerini çakra egzersizleriyle iyileştirebilirsiniz

Stres, migren ve kaslarınızdaki gerginlikten mi şikayetçisiniz? Vücudunuzdaki yedi enerji noktasını dengeleyerek bu sıkıntılarınızdan kurtulabilirsiniz. Çakralarınızı harekete geçirebilmek için, size birkaç basit canlandırma ve refleksoloji egzersizi göstereceğiz.

STRES, SİNDİRİM VE DENGE

Hangi çakra?

Muladhara (kök) çakra; kan, omurga, sinir sistemi, bacaklar ve kemikleri etkiler.

Nerede bulunur?

Kırmızı renkle temsil edilen bu çakra, anüs ve cinsel organlar arasında yer alır.

Kök çakranızı hayalde canlandırma yoluyla hareket geçirmek:

Oturun ve vücudunuzu gevşetin, zihninizi boşaltın. Şimdi anüs ve cinsel organlarınızın arasına, yani omurganızın başladığı, kök çakranın bulunduğu noktaya odaklanın. Bu çakrayı bir kırmızı ışık halesi olarak gözünüzün önüne getirin. Ayaklarınıza konsantre olarak, kırmızı bir ışıkta ayak tabanlarınız, bacaklarınız ve kök çakranızı kullanarak soluduğunuzu hayal edin.

Enerji noktasının yerini görmek için

Nefes verirken, bu kırmızı ışık dalgasının kök çakranıza ve daha sonra da geriye, ayaklarınıza doğru aktığını gözünüzün önüne getirin. Bu egzersize 5-10 dakika kadar daha devam ederek, kendinizdeki değişiklikleri hissetmeye çalışın. Kök çakranızı refleksoloji yoluyla hareket geçirmek: Sağ ayağınızla başlayın. Baş parmağınızla nazikçe topuk kemiğinize bastırın. Bu nokta, kök çakranızı harekete geçirir.

 

Şimdi baş parmağınızı saat yönünde çevirerek bu noktaya masaj yapın. Eğer bir acı duyuyorsanız -bu, engellenmiş enerjiye işaret eder-, bu acı ortadan kalkana kadar bastırmaya devam edin. Eğer acı 5 dakikadan daha uzun bir süre devam ediyorsa, masajı bırakın. Sol ayağınızla tekrarlayın.

MESANE PROBLEMLERİ VE MİGREN

Hangi çakra?

Swadhistana çakrası, cinsel organlarınızı, meme bezi, deri, böbrek ve böbreküstü bezlerini etkiler.

Nerede bulunur?

Turuncuyla temsil edilen bu çakra, erkeklerde penis ve kadınlarda klitorisin iki parmak üzeridir.

Swadhistana çakrasını hayalde canlandırma yoluyla hareket geçirmek:

Bu egzersize, yavaşça nefes alıp vererek başlayın. Her nefes 5 sayıdan oluşmalıdır, yani nefes alıp verirken içinizden 5’e kadar sayın, nefesiniz 5’e ulaşmadan önce bitmemelidir. Bunu 8-10 kez tekrarlayın. Şimdi kalça kemiğinizle göbeğiniz arasında kalan çakranıza konsantre olun.

Enerji noktasının yerini görmek için

Nefes alırken, turuncu bir ışığın ayaklarınızdan vücudunuza girip, bacaklarınızdan yukarı çıktığını ve Swadhistana çakranıza girdiğini hayal edin. Bu egzersize 5-10 dakika kadar devam edin. Swadhistana çakrasını refleksoloji yoluyla hareket geçirmek: Baş parmağınızı, sağ ayak bileği kemiğinizin hemen altındaki çakra noktasına koyun. Nefes alırken, her iki ayağınızın tabanından da turuncu bir ışığın vücudunuza girerek, bacaklarınızdan yukarı tırmandığınız, omuzlarınıza ulaştığını ve daha sonra kollarınızdan aşağı inerek, tekrar başparmağınıza döndüğünü hayal edin.

Nefes verirken, ışığın her iki ayağınız üzerinde de baş parmaklarınızdan çakra noktalarına geçtiğini gözünüzün önüne getirmeye çalışın. Sol ayağın üzerinde tekrarlamadan önce 5-10 dakika kadar uygulamaya devam edin.

KASLARDAKİ GERGİNLİK, SİNDİRİM BOZUKLUKLARI VE KARACİĞER PROBLEMLERİ

Hangi çakra?

Manipura (solar pleksus) çakrası, cilt, sindirim organları, mide, pankreas, karaciğer ve endokrin bezleri üzerinde etkilidir.

Nerede bulunur?

Sarı renkle temsil edilen bu çakra, göbek bölgesinde, göbek deliğinin hemen üzerinde yer alır.

Manipura çakrasını hayalde canlandırma yoluyla hareket geçirmek:

Bu çakra üzerine yoğunlaşın ve altın ışıklar saçan bir topun bu çakrayı doldurduğunu ve tüm vücudunuza enerji saçtığını hayal edin. Bu egzersize 5-10 dakika kadar devam edin.

Manipura çakrasını refleksoloji yoluyla hareket geçirmek: Herhangi bir parmağınızı, topuk kemiğinizle, sağ ayağınızın baş parmağı arasındaki çakra noktasına yerleştirin.

 

Astım, kilo problemleri, uykusuzluk ve migren gibi problemleri çakra egzersizleriyle iyileştirebilirsiniz. Üstelik bunun için bir spor salonuna gitmenize bile gerek yok. Tek yapmanız gereken yedi çakranızı dengelemeyi öğrenmek ve vücudun kendi kendini tedavi yeteneğinden faydalanmak.

Enerji noktasının yerini görmek için

Nefes alırken, turuncu bir ışığın ayaklarınızdan vücudunuza girip, bacaklarınızdan yukarı çıktığını ve Swadhistana çakranıza girdiğini hayal edin. Bu egzersize 5-10 dakika kadar devam edin. Swadhistana çakrasını refleksoloji yoluyla hareket geçirmek: Baş parmağınızı, sağ ayak bileği kemiğinizin hemen altındaki çakra noktasına koyun. Nefes alırken, her iki ayağınızın tabanından da turuncu bir ışığın vücudunuza girerek, bacaklarınızdan yukarı tırmandığınız, omuzlarınıza ulaştığını ve daha sonra kollarınızdan aşağı inerek, tekrar başparmağınıza döndüğünü hayal edin.

Nefes verirken, ışığın her iki ayağınız üzerinde de baş parmaklarınızdan çakra noktalarına geçtiğini gözünüzün önüne getirmeye çalışın. Sol ayağın üzerinde tekrarlamadan önce 5-10 dakika kadar uygulamaya devam edin.

 

YÜKSEK TANSİYON VE ASTIM

Hangi çakra?

Anahata (kalp) çakrası, akciğerleri, solunum sistemini, kalbi ve dolaşım sistemini etkiler. Ayrıca bağışıklık sistemi ile lenf bezlerini de kontrol eder.

Nerede bulunur?

Yeşil renkle temsil edilen bu çakra, göğüs kafesinin ortasında yer alır.

Kalp çakranızı hayalde canlandırma yoluyla harekete geçirmek:

Yeni yeni yeşeren yaprakların kokusunu hayal edin ve bu zengin yeşil kokuyu içinize çekin. Nefes verirken, bu koku ve rengin kalp çakranızı beslediğini düşünün. Kalp çakranızın tamamen temizlendiğini hissedene dek bu canlandırmaya devam edin.

Enerji noktasının yerini görmek için

Kalp çakranızı refleksoloji yoluyla harekete geçirmek: Sağ ayağınızın başparmak kemik ekleminde bulunan enerji noktasına masaj yaparak başlayın. Masajı dıştan içe doğru yapın. Bu bölgeye 15 saniye kadar hafif basınç uygulayın. Daha sonra sol ayakla tekrarlayın.

KİLO PROBLEMLERİ,BOYUN AĞRISI, ACIYAN BOĞAZ VE TİROİD BOZUKLUKLARI

Hangi çakra?

Vishudda (boğaz) çakrası, omuzları, boğazı, gırtlağı ve tiroid bezini etkiler.

Nerede bulunur?

Mavi renkle temsil edilen bu çakra, yaklaşık olarak adem elması denen bölgenin ortasındadır.

Boğaz çakranızı hayalde canlandırma yoluyla harekete geçirmek:

Mavi bir çiçek hayal edin ve bu çiçeklerden birini alıp boğaz çakranızın üzerine koyduğunuzu gözünüzün önüne getirin ve taç yapraklarında bulunan mavi rengi emdiğinizi düşünün. 5-10 dakika boyunca bu egzersize devam edin.

Enerji noktasının yerini görmek için

Boğaz çakranızı refleksoloji yoluyla harekete geçirmek: Sağ ayak baş parmak kemiğinize 20-30 saniye kadar yavaş yavaş masaj yapın. Parmaklarınızdan birini bu çakra noktası üzerinde tutarak, mavi bir ışık hüzmesinin başınıza girdiğini ve boğaz çakranıza doğru yol aldığını hayal edin. Bu görüntüyü 3-5 saniye kadar kaybetmeyin ve daha sonra aynı egzersizi sol ayakla tekrarlayın.

HER BİR ÇAKRANIN DENGELİ ÇALIŞMASINA VEYA TIKANIKLILIĞINA BAĞLI OLARAK ORTAYA ÇIKAN HALLER:

  1. Kök Çakra

Olumlu: Fiziksel realitede güvende ve dengede hissetmek, yaşama sevinci

Olumsuz: Güvensizlik, güvence arayışı ve buna bağlı yoğun korku, intihar eğilimi, şiddet, kızgınlık; beden bazında ise peklik, hemoroidler, şişmanlık

  1. Sakral Çakra

Olumlu: Dengeli bir cinsellik, üreme ve yaşamdan haz alma

Olumsuz: Cinselliğe ilişkin sorunlar, ya cinselliğe aşırı ilgi duyma veya cinsel soğukluk, kıskançlık, sahiplenme, histeri krizleri; beden bazında ise idrar yollarında sorunlar, belin alt bölgesinde ağrılar

  1. Solar Plexus Çakrası

Olumlu: Yöneticilik erki, gücü ve iradeyi organizasyon adına kullanabilme

Olumsuz: Güçsüz veya aşırı güçlü hissetme, kişileri güç kullanarak yönetme güdüsü, güce odaklı bir yaşam; beden bazında ise ülser, şeker hastalığı, anorexia (şişmanlıktan aşırı derecede nefret etmeye bağlı olarak yemekten kesilme) veya bulimia (kilo almamak için yedikten sonra çıkarma) türü beslenme bozuklukları

  1. Kalp Çakra

Olumlu: Koşulsuz, yargısız, bağımsız sevgi hali, sevgide bilgelik

Olumsuz: Sevgiye ve ilişkilere yönelik korku, aşırı romantizm, kara sevda, sürekli dışsal sevgi arayışı veya sevgiyi tümden reddetme eğilimi; beden bazında ise astım, tansiyon sorunları, kalp ve akciğer rahatsızlıkları

  1. Gırtlak Çakrası

Olumlu: İfade yeteneği, sezgi kanallarının açılması, sanatsal yaratıcılık, eğitici ve öğretici potansiyelin açığa çıkması

Olumsuz: İletişim sorunları, kendini ifade güçlüğü, iradeyi kontrol edememe; beden bazında ise boğaz ağrısı, nezle, grip, tiroid bezinin düzensiz çalışması

  1. Üçüncü Göz Çakrası

Olumlu: Kişinin ruhsal farkındalığını besleyen duyu ötesi algılamalar, zaman/mekanı aşan deneyimler

Olumsuz: Korku vizyonları, kabuslar, konsantrasyon eksikliği; beden bazında ise baş ağrıları, görme bozuklukları

  1. Tepe Çakrası

Olumlu: Birlik, bütünlük hali, kozmik bilinç, vecd duygusu

Olumsuz: Yabancılık duygusu, depresyon, kendini boşlukta hissetme, yoğun yalnızlık hissi

Detaylarını pek hatırlamasam da şöyle bir olaydan bahsedilir:

ABD’nin bir yöresinde yol yapımında çalışan işçiler aniden kendilerini tuhaf hissetmeye, vizyonlar görmeye başlamışlar. Bir klinikte gözlem altına alınan işçilerin, sonradan tıp literatürüne Kundalini Sendromu olarak geçen bir hali deneyimledikleri anlaşılmış. Beton kırma aletinin titreşimin frekansı (sanırım 7-8 Hz civarındaydı) Kundalini’nin aniden ve kontrolsüz olarak yükselmesine neden olmuş ve 3. göz çakrasına vuran Kundalini beş-duyu ötesi algıları tetiklemiş işçilerde!…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir güzellik yap kendine!

10917385_10153055675712510_4671795524982093646_n[1]

Bir güzellik yap kendine!
Ve sadece sahip olduklarını düşün; mutlu ol onlarla!
Sahip olamadıkların üzülsün senin olmadıklarına…

Bir güzellik yap kendine!
Keşkeleri hiç düşünme!
Mutlu ol seçimlerinle.
Bırak keşkeler üzülsün senin seçimlerine…

Bir güzellik yap kendine!
Her yeni günü senin günün ilan et ve şımart kendini olabildiğince!
Bırak dünler üzülsün seçilmediğine…

Bir güzellik yap kendine!
Kalbinde daha da büyüt sevgisini sevdiklerinin!
Bırak sevmediklerin üzülsün kalbinde yerleri yok diye!

Bir güzellik yap kendine!
Sev kendini, kimseleri sevmediğin kadar.
Mutlu ol varlığınla!
Bırak seni sevmeyenler üzülsün!
Yüreklerine sığamayacak kadar büyüksün diye…!

~Paul Auster