Kendimize Ve Başkasına Olan Öfkemizi Dönüştürmek İçin İnanılmaz Bir Yöntem… Mutlaka Deneyin…

korkularin-kabulu-sevgiye-donusturme-ve-olumlama1

 

 

Kendini sevme çalışmasının nasıl yapılacağı Pozitif Gücün Büyüsü Kitabında Louise L. Hay tarafından anlatılmış olup her sabah ayna karşısında birkaç dakika gözlerinizin içine bakarak kendinize “Kendimi olduğum gibi seviyor ve kabul ediyorum” cümlelerini söylemeyi içeren çok basit ama aynı zamanda çok etkili bir çalışmadır. Gözlerinizin içi parlayana kadar söylemek ve gün içerisinde fırsat buldukça yapmak çok etkilidir. İlk başlarda sanki boş duvara söylüyormuş gibi bir his olur devam ettiğinizde ayna karşısında kendinizi gördüğünüzde hemen sırıtmaya başlarsınız.
Güçlü ve sağlıklı zihin, güçlü ve sağlıklı vücudu yaratır. Yaşadığımız tüm sorunların ve sağlık problemlerinin temelinde geçmişimizi ve etrafımızdaki kişileri affedememek yatar. Yaşadığımız olayları zamanında çözmemiz nedeniyle içimize attığımızın duyguların fiziksel eşdeğere dönüşmek istemeleri sonucunda sahip olduğumuz öfke, kızgınlık, kırgınlık vücudumuzun birçok bölümünde kendini hastalık olarak gösterir. Aynı zamanda sahip olduğumuz öfke kızgınlık vs. duyguları nedeniyle etrafımıza aynı enerjiyi yayarız ve karşılığında da aynı enerjiyi kat ve kat hissedecek olayları yaşarız.
Huzurlu bir yaşam istiyorsanız mutlaka ve mutlaka geçmişi ve geçmişte hayatınızda olan kişileri ve en önemlisi kendinizi affedin. Affetmeyi kendiniz için yapın. Affetmeyi yaparken öfke ve kızgınlık duyduğunuz kişiye bir şey söylemek zorunda değilsiniz. Basit bir öfke ve kızgınlık için yıllarca sırtınızda taşıdığınız küfeyi yükleri boşaltın ki geleceğe daha dinç daha canlı yürüyebilesiniz.
Affetme çalışması için sakin ve rahatsız edilemeyeceğiniz bir yer bulun. İki tane sandalye alın ve karşılıklı koyun. Devamında birine kendiniz oturun diğerine ise öfkeli olduğunuz kişinin oturduğunu hayal edin. Veya kendinizi duvarları beyaz ortada iki sandalye olan bir odada hayal edebilirsiniz. Kucağınıza bir yastık alın. Karşınızda öfkeli kişi oturduğu yerde o kişiye karşı tüm öfke ve kızgınlığınızı yüksek sesle dile getirin. Avazınız çıktığı kadar bağırın çağırın ona olan öfke kızgınlığınızın nedeni olan konuları haykırın. Fiziksel olarak vurmak istiyor olabilirsiniz. Bunun için yastığı kullanın. Ve içinizdeki tüm kötü duyguları boşaltın.
Sana öfkeliyim……. yaptığın için.
Sana kızgınım ………. Şeklinde davrandığın için.
Sana kızgınım benim …….. davranışımın karşılığında ….. davranışında bulunmadığın için vs.
Neden ……………………….. yaptın?
Senden nefret ediyorum çünkü……..
Kibar olacağım diye kendinizi sınırlamayın. Ve bu olayı sadece zihinde yapmayın. Buradaki temel amaç zihnimizi boşaltmak. Zihinde yeniden sarmala girebilirsiniz. Konuşarak, bağırarak ve vurarak yaptığınızda olaya tüm duyularınız katılacak ve kendiniz için o kadar inandırıcı olacaksınız. Öcünüzü aldığınızı hissedin ki affetmeyi kabul edebilesiniz. İçinizdeki öfke kızgınlık, kırgınlık enerjisi bittiğinde doğal olarak rahatlamış olacağınız için olaya çok daha farklı açıdan bakabileceksiniz.
Sizin tarafınızdan söylenecek sözler bittikten sonra karşı tarafın savunmasını alın. Sizin suçlamalarınız için ne diyor. İçinizden onun yerine bir cevap gelecektir.
Cevap geldiğinde onu dinleyin ve kendinize şunu sorun verilen cevap sizin onu affetmeniz için yeterli mi? Gelen cevap sizi tatmin ediyor mu? Bu soruların cevabı evet se onu affetmeye hazırsınız demektir. Onu gerçekten canı gönülden affedin kendinizi ve onu serbest bırakın. Ona sarılın ve gitmesine izin verin.
Bunun için aşağıdaki sözcükleri kullanabilirsiniz.
“ Seni affediyorum. Seni bağışlıyorum. Seni zihinsel ve manevi olarak serbest bırakıyorum. Bana verdiklerin için teşekkür ederim. Onları sevgiyle kabul ediyorum. Onlar bende kalacaklar. Sana verdiklerimi sevgiyle verdim onlar sende kalabilirler. Sana yaşamında iyilik sağlık ve huzur diliyorum. Seni sevgiye kutsuyor ve serbest bırakıyorum. Gitme izin veriyorum. Sen özgürsün bende özgürüm. Yolun açık olsun. “
Canı gönülden yapacağınız affetme çalışması sonrasında o kişi için sizin zihninizde tutunacak hiçbir dal kalmayacağı için odağınızdan çıkacaktır. Zihninizi kontrolü yeniden size geçecektir.
Yaşamımızda en çok suçladığımız kişiler bize en yakın kişilerdir. İlk başlangıçta affetme çalışmalarını anne, baba ve ailenin diğer üyeleri için yapın. Mutlaka ve mutlaka anne ve baba için yapın. Devamında hayatınızda etkili ve önemli olan diğer kişiler için (sevgili, öğretme, patron vs. ) yapın.
Ve en önemlisi o karşı sandalyeye en sonunda kendinizi oturtun ve kendinize duyduğunuz öfke ve suçlamaları açığa çıkartın ve boşaltın.
Belki tek çalışmada aklınıza birçok şey gelmeyecektir. Aklınıza geldikçe diğer günlerde devam edin. İnanın ailenizle ilişkileriniz farklı boyuta taşınacaktır.
Birilerini affedemiyorsanız kesinlikle o konuda kendinizi suçluyorsunuzdur. Kendinize bir inanç kalıbı dayatmanız vardır. Bunu bakın. Kendinizle yüzleşmeyi kabul edin. İnsan olarak kendimizle ilgili bir kusur olduğunda ya da yapmamamız gerektiği bize dikte edilen bir davranış yaptığımızda hemen savunmaya geçer ve olayın sorumluluğunu başkalarına atarız. Ve diğer kişiyi yoğun bir şekilde suçlayarak kendi vicdanımızı sustururuz. Eğer karşı kişiyi affedemiyorsak kesinlikle bu olayda karşımızdaki kişiyi affettiğimizde kendi canımız yanacağı içindir.
Örneğin, bu durum ilişkilerde çok fazla yaşanmaktadır. Karşı tarafın bizi sevmesi bizi istemesi ya da evlilik beklentilerimiz nedeniyle normalde yapmayacağımız davranışları yaparız. İnanç kalıplarımıza ters düşen birçok davranışta bulunuruz. Bizim yaptığımızı düşündüğümüz özveriyi karşı tarafın gerçekten bizim beklentilerimiz doğrultusunda isteyip istemediğini hiç sorgulamayız. Zihin okuma yapar ve karşı tarafın isteyeceği davranışlarda bulunuruz. Sonrasında bir şeyler olur ve karşı taraf beklentilerimiz karşılamadan oyundan çıkar.
Çıplak gerçekle karşı karşıya kaldık. İnanç sistemimize ters gelen davranışlarda bulunduk ve karşılığında beklentimiz karşılanmadı. Önümüzde iki seçenek var olanı olduğu gibi kabul edip sineye çekip oturmak ya da karşı tarafı suçlayarak kurban rolü oynayarak kendimize acındırmak. İşte o zaman egomuz devreye girer ve bizi korumak için karşıyı suçlamaya başlar. Ve tüm benliği ile ona tutunur ki çıplak gerçekle karşılaştığında inanç sistemi yüzünden acı çekmesin. Bu nedenle de karşı tarafı affedemez.
Bu durumun farkına vardığımızda yapmamız gereken en akıllıca yol düşünce kalıplarını sorgulamaktır.
Beş yaşında size yüklenmiş davranış kuralları olmazsa olmaz kurallar mı?
Hata yaptığınızda ne olacağınızdan korkuyorsunuz vicdanınızın kanayan yarasında kanı durduracak olan şey nedir?
İnanın her şey sadece bir ilizyondur. Yapmanız gereken tek şey deneyimle öğrenen bir canlı olduğunuzun farkına varıp diğer insanlara verdiğiniz sizin üzerinizde tasarrufta bulunma yargılama izinlerini iptal etmektir.
Canı gönülden yapacağınız affetme çalışmaları sonrasında bu durumu hayatınıza yansıtmaya başladığınızda huzurlu ve kaliteli bir yaşamın sizi beklediğiniz göreceksiniz.

alıntı

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s