Kuruyemişin Faydaları.

15940458_374791042901391_7996787776632070079_n1

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Önemli olan; Yere düşmemek değil, yerden kalkmasını bilmektir…

586

 

 

Önemli olan; Yere düşmemek değil, yerden kalkmasını bilmektir…
Önemli olan; Hata yapmamak değil, hatalarından ders almaktır…
Önemli olan; Yaşamak değil, yaşamını anlamlı kılabilmektir…
Önemli olan; Nefsine göre değil, nefsini kontrol ederek yaşamaktır…
Önemli olan, Kavga etmemek değil, kavgadan sonra barışabilmeyi bilmektir…
Önemli olan, Geçmişine kızmak değil, geçmişinle barışabilmeyi öğrenmektir
Ve Önemli Olan; Kendini Suçlamak Değil, Kendini SEVMEYİ VE AFFETMEYİ ÖĞRENMEKTİR…
Anette İnselberg

Çalakalem Yazılarım... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EŞİNİN ÖLÜMÜNDEN SONRA YAZILAN ”ZAMAN PARADOKSU”

george-carlin-zaman-paradoksu1

 

 

Mektubun sahibi, George Carlin (1937 – 2008); 5 Grammy Ödülü kazanmış, ABD’de “100 en büyük TV stand-upçısı” listesinde yer almış bir büyük komedyen, aktör ve yazar.
Bu yazı, eşi Brenda’nın kanserden ölmesinden sonra, “Zamanımızın Paradoksu” başlığı ile yazılmıştı.
Daha yüksek binalarımız, ama daha kısa sabrımız var; daha geniş oto yollarımız, ama daha dar bakış açılarımız var.
Daha çok harcıyoruz, ama daha az şeye sahibiz; daha fazla satın alıyoruz, ama daha az hoşnut kalıyoruz.
Daha büyük evlerimiz, ama daha küçük ailelerimiz; daha çok ev gereçleri, ama daha az zamanımız var.
Daha çok eğitimimiz, ama daha az sağduyumuz; daha fazla bilgimiz, ama daha az bilgeliğimiz var.
Daha çok uzmanımız, ama yine de daha çok sorunumuz; daha çok ilacımız, ama daha az sağlığımız var.
Çok fazla alkol ve sigara tüketiyoruz, çok savurganca para harcıyoruz, çok az gülüyoruz, çok hızlı araba kullanıyor, çok çabuk kızıyoruz, çok geç saatlere kadar oturuyor, çok yorgun kalkıyoruz, çok az okuyor çok fazla TV izliyoruz ve çok ender şükrediyoruz.
Mal varlıklarımızı çoğalttık, ama değerlerimizi azalttık.
Çok konuşuyoruz, çok az seviyoruz ve çok sık nefret ediyoruz.
Geçimimizi sağlamayı öğrendik, ama yaşam kurmayı öğrenemedik.
Yaşamımıza yıllar kattık, ama yıllara yaşam katamadık.
Aya gidip gelmeyi öğrendik, ama yeni komşumuzla karşılaşmak için caddenin karşısına geçmekte sorunumuz var.
Dış Uzayı fethettik, ama iç dünyamızı edemedik.
Daha büyük işler yaptık, ama daha iyi işler yapamadık.
Havayı temizledik, ama ruhumuzu kirlettik.
Atoma hükmettik, ama önyargılarımıza edemedik.
Daha çok yazıyoruz, ama daha az öğreniyoruz.
Daha çok plan yapıyoruz, daha az sonuca varıyoruz.
Koşuşmayı öğrendik, ama beklemeyi öğrenemedik.
Daha fazla bilgiyi depolamak, her zamankinden daha çok kopya çıkarmak için daha çok bilgisayarlar yapıyoruz, ama git gide daha az iletişim kuruyoruz.
Zaman artık, hızlı hazırlanan ve yavaş sindirilen yiyeceklerin; büyük adamlar ve küçük karakterlerin; yüksek kârlar ve sığ ilişkilerin zamanıdır.
Günümüz artık, iki maaşın girdiği ama boşanmaların daha çok olduğu, daha süslü evler, ama dağılmış yuvaların olduğu günlerdir.
Bu günler, hızlı seyahatler, kullanılıp atılan çocuk bezleri, yok edilen ahlakî değerler, bir gecelik ilişkiler, obez bedenler ve neşelendirmekten sakinleştirmeye hatta öldürmeye kadar her şeyi yapabilen hapların olduğu günlerdir.
Vitrinlerde her şeyin sergilendiği, ama depolarda hiçbir şeyin olmadığı bir zamandayız.
Öyle bir zaman ki teknoloji bu mektubu size getirebilir, siz bu içselliği ya paylaşmayı, ya da sil tuşuna basmayı seçebilirsiniz.
Yaşam, aldığımız nefes sayısıyla değil, nefesimizi kesen anların sayısıyla ölçülür.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

YAŞAM KAYNAĞI NOKTALARI

  • 10923522_926920240675937_842113286770194112_n1
  • Böbrek meridyenin başlangıç noktaları “Kİ” yaşam enerjisinin depolandığı yerdir. Bu enerji vücutta hayati faaliyet ve canlılığı sunar. Böbreklerin iyi çalışmaması toksinlerin birikmesine, kan dolaşımın iyi yapılmamasına neden olur.
    Böbrek meridyeni toksik enerjiyi filtreler, engellenen enerjinin hareket etmeye başlamasına izin verir. Belirli bir sistemi “boşaltmak” istediğinizde böbrek noktalara baskı yapabilirsiniz. Lenf sistemi tembelse sırt gergindir, enerji belin altında sıkışmıştır veya beden bir hastalık taşıyordur. Böbrek noktalarına yapılan baskı, onların taze, berrak ve canlı olmalarını sağlar ve böbrek enerjileri de tazelenir. Resimde gördüğününüz böbrek meridyenlerin başlangıç noktaları- ayağın altında- YAŞAM KAYNAĞI NOKTALARI adı verilir. Böbrek meridyenin Başlangıçlaçların ve Yenilenmenin yaşam gücünü içerdiği eski çağlardan beri bilinir.
    Böbrek noktalarına baskı yapmak bazı hastalıkların iyileşmesine yardımcı olur:
    -Yüksek tansiyon;
    -Akciğerlerde tıkanıklık;
    -İdrar yolları sorunları;
    -Kasıklarda egzama;
    -Mantar;
    -Cinsel sorunlar;
    -Kısırlık;
    -Varis;
    -Ayak bileği şişliği;
    -Sırt ağrılarına yol açabilir;
    -Akne ve sivilce;
    -İşitme zorluğu;
    -Göz ve kulak sorunları;
    -Uykusuzluk.
  • Kaynak: Yaşam Koçu: Nermin Doğruoğlu

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Büyüklerin Küçük Prens’ten Öğrendiği 11 Hayat Dersi 

Şanslı olanların çocukken tanıştığı, bu yazıyı yazan gibi çok geç tanışanların hayran olduğu, asla çocuk kitabı olmayan çocuk kitabı: Küçük Prens. Barındırdığı felsefelerle her yıl, her yaş tekrar okunması gereken, her okunduğunda kişiye yeni bir yol açan, farklı bir algı yaratan Saint-Exupéry’nin şaheseri.

“Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam 6 yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi hissederim sonra…” Saint-Exupéry

Dünya çapında 140 milyon kopya satan “Küçük Prens” okuyanı yetişkinliğe hazırlayan derslerle dolu. Kitap sadece çocuklara nasıl ‘yetişkin’ olunuru öğretmiyor, yetişkinlere de nasıl “iyi” yetişkin olunuru hatırlatıyor.

“Le Petit Prince”in bizi nasıl yetişkinliğe hazırladığını hatırlayalım istedik sadece. Huzurlarınızda Küçük Prens’in büyüklere verdiği 11 hayat dersi…

Bakmaya değil, görmeye çalış

fil-yutan-boa
Çöldeki pilot fil yutmuş bir boa yılanı çizdiğinde, etrafındaki büyükler bir şapka gördü. Büyüklerin yorumları cansız ve donuk, hayalgüçleri ise çoktan onları terk etmişti. Yetişkinler görmeyi ve hissetmeyi terk ettiği için pilot bu muhteşem kariyerinden vazgeçti.

Gerçek duygularını saklamak daha önemli şeylere bedel olabilir

gezegendeki-gul
Küçük prens beslediği ve baktığı gülüne yeni gezegenler keşfetmek istediğini ima ettiğinde, gülü ona ihtiyacı olmadığını ve kendi başına idare edebileceğini iddia etti. Küçük Prens, gülün saçma davranışlarının sebebinin incinmesi olduğunu farketmesine rağmen onu terk etti.

Başkalarını değil kendini yargıla

kendini-begenmis-kral
İlk uğradığı gezegende, tüm gezegen nüfusunu kaplayan ve kendini her şeyin hükümdarı sanan kralla tanıştı. Küçük Prens ne yaptığını tam olarak kavrayamasa da kral ona kendini yargılamanın başkalarını yargılamaktan çok daha zor ve çok daha önemli olduğunu öğretti.

Birey olmak kendini yargılamaktan geçiyor.

Kibirli olma

palyaco-kucuk-prens
İkinci gezegende Küçük Prens’i kendini beğenmiş, zamanını başkalarının hayranlığını arayarak geçiren kibirli bir adam karşıladı.

Başkalarının hayranlığını kazanmak için yaşıyorsan kendin için asla yaşamayazsın. Ve sadece kendin için yaşıyorsan, kimse seni sevmez ve seninle ilgilenmez.

Unutmak için içmek berbat ve zayıf bir çabadır

unutmak-icin-icmek
Unutmak için içen ayyaş adam utandı. Ayyaş utandı çünkü içiyordu. Küçük Prens, çiçek ekmek gibi çok daha heyecan verici şeyler yapmak varken gününü içerek geçiren adamı garipsedi.

Bizim için büyümek sonsuz bir kısır döngüdür ve büyümek her zaman kederlidir.

Kendini asla fazla ciddiye alma

kendini-ciddiye-almak
Küçük Prens, kendini galaksideki tüm yıldızların sahibi olduğunu düşünen bir işadamı ile tanıştı. “Ben onları yönetiyorum. Onları tekrar tekrar sayıyorum. Bu zor bir iş, ve ben ciddi biriyim.” Ama bu ciddiyet onun monoton bir yaşamı olmasına sebep verdi, yalnız bir hayat, sahip olduğu yıldızların güzelliğini göremediği bir hayat.

Eğlenceyi unutma

eglenceyi-unutma
Gün boyunca fenerin ışıklarını açıp kapatması için gelen emirleri görev bilinciyle uygulayan fenerci, Küçük Prens’in saygısını kazanmıştı. Gezegeninde her gün bir dakikaya denk geldiği için, o dinlenecek bir dakika bile bulamıyordu.

Kısacası ömür su gibi akıp geçiyor.

Keşfetmek için içgüdülerini takip et

cografyaci
Küçük Prens, uzak diyarları araştırmakla çok meşgul olduğu için kendi dünyasını keşfetmeyi reddeden bir coğrafyacıyla karşılaştığında öğreniyoruz ki keşfetmek istediğimiz yerleri araştırırken aslında hiçbir yere gitmemiş olma tuzağına düşmek çok çok kolay.

Yabancılardan öğreneceğin çok şey olabilir

yabancilara-guven
Tilkiler genellikle hilebaz ve kötü olarak tasvir edilirdi oysa ki bu tilkinin ihtiyacı olan tek şey dostluk ve arkadaşlıktı. Küçük Prens tilki arkadaşından 3 önemli hayat dersi öğrendi.
“Bir tek kalp ile açıkça görürsün, önemli şeyler göze görünmez.”
“Gülünü önemli kılan, ona harcadığın zamandır.”
“Aldığın terbiye kadar sorumlu biri olursun.”

Sevdiklerinizin yerini hiçbir şey dolduramaz

benim-gulum
Küçük Prens, güzel güllerin bulunduğu bahçenin ortasında bile kendi gülünü düşünmekten vazgeçemiyor. Hiç biri kendi gülünün yerini tutmuyordu.

“..Güzelsiniz ama boşsunuz, diye ekledi. kimse sizin için canını vermez. Buradan geçen herhangi bir yolcu benim gülümün size benzediğini sansa bile, o tek başına topunuzdan önemlidir. çünkü üstünü fanusla örttüğüm odur, rüzgardan koruduğum odur, kelebek olsunlar diye bıraktığımız birkaç tanenin dışında bütün tırtılları uğruna öldürdüğüm odur. Yakınmasına, böbürlenmesine, hatta susmasına kulak verdiğim odur. Çünkü benim gülümdür o…”

Bazen sevdiklerinizin özgürce uçmasına izin vermeniz gerekir

sevdiklerini-ozgur-birak
Pilot Küçük Prensi tanıması ve sevmesine rağmen, onu Dünya’da tutmanın arkadaşını inciteceğini bilmekteydi. Küçük Prens ayrılmadan önce pilota şöyle dedi: “Yıldızlardan birinde ben yaşıyor olacağım… Ben gülüyor olacağım bir tanesinde.. Ve geceleyin gökyüzüne baktığında, bütün yıldızlar gülüyor gibi olacak…”

Bazen insanların gitmelerine izin vermeliyiz, çünkü onları tutmak, onları kapana, kafese koymak, tutsak etmek gibidir. Ve bu noktada onları salıvermek gerçek aşkın en doğru ispatı olacaktır…

Kaynak: Liste liste

Allah Zihin Açıklığı Versin…

10844008_1542621512651596_169385287_n1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sokakta birine dokunup ebe deyip kaçasım var…

15822652_1534139596600800_2294684246556096177_n1

Sokakta birine dokunup ebe deyip kaçasım var.

Heyecanlı bir şekilde minübüsü durdurup saati sorup teşekkür edesim var.

Elime fotomu alıp yoldan geçenlere bunu gördünüz mü diye sorasım var.

Evlerin zillerine basıp basıp kaçasım var.

Markete gidip sakız alıp kredi kartıyla ödeyesim var.

Dilenciye para verip üstünü isteyesim var.

Ha bi de size Günaydın diyesim var:)

en-yeni-gunaydin-mesajlari-sevgiliye1

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

En Pratik Şekilde Çakraları Düzenleme Yolları…

c3a7akra11

 

KÖK ÇAKRA
1. Çekmecelerini düzenle.
2. Evini temizle.
3. Sıcak su torbasıyla uyu.
4. Rengârenk, neşeli cıvıl cıvıl çoraplar giy.
5. Yumuşak ayakkabılar giy.
6. Eve girmeden ayakkabılarını çıkar…
SAKRAL ÇAKRA
1.Romantik bir film izle.
2.Duygusal müzikler dinle.
3.Yemekte yalnız isen kendin için en güzel sofrayı kur.
4.Çok güzel bir fotoğraf çektir.
5.Günde bir parça Çikolata ye
SOLAR PLEKSUS
1. Kendine bir görev çizelgesi yap.
2. En sevdiğin kalemle kendini anlatan bir yazı yaz.
3. Yatak odana kilit koy ve kendi alanını oluştur.
4. “Hayır” demeyi öğren.
5. Ajanda edin ve onu kullanmayı öğren.
6. Sabahtan günlük hedeflerini yaz ve akşam eve döndüğünde o hedeflerden yaptıklarını ve onun dışında yaptıklarını yaz.
KALP ÇAKRASI
1) Şiir oku.
2) Sevdiğin birinin elini tut.
3) Herhangi bir arkadaşını / kişiyi kucakla.
4) Aşk filmleri seyret.
5) Salata ve taze yeşil sebzeler ye.
6) Üzerinde yeşil yada pembe rengi taşı
7) Senin hayatında sana veya hayatına pozitif etki yapan birine mektup yaz…
BOĞAZ ÇAKRASI
1. Teşekkür mektupları yaz.
2. Konuşmadan önce nefesini dinle.
3. Konuşmadan önce nefes al.
4. Boynunu saracak şekilde Gök Mavisi renginde şal, kolye, kravat.. kullan.
5. Sıcak bitkisel çaylar iç.
6. Söylemek istediklerini konuşmadan önce planla…
ÜÇÜNCÜ GÖZ
1. Aynaya seni iyi hissettirecek bir not yaz
2. Kendine çiçek al
3. Hafıza ve akıl oyunları oyna
4. Gün içinde gördüğün 3 güzel şeyi not al…
TEPE ÇAKRASI
1. Mozart veya Gregorian dinle
2. Yataktan kalkmadan meditasyon yap
3. Her gün Şükret
4. Geçmiş hayatınla ilgili bir hikaye yaz..
Alıntıdır

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kemik erimesine kesin çözüm

15977097_751364165017802_7370990407617162741_n1

Tüm bu maddeleri karıştırarak kemik erimesine elveda deyin,
ve asla bir daha bel ağrısı çekmeyeceksiniz!
Kemik erimesinden şikayetçi olan herkes için en iyi ve en etkili tedavidir.
Osteoporozu önlemekle kalmaz aynı zamanda bu hastalığın neden olduğu ağrıları iyileştirir ve hafifletir.
Bu mucizenin içerdiği içerikler de kemik yoğunluğuna olumlu etkileri vardır ve erimeyle  mücadelede yardımcı olurlar.
İçindekiler:
1 Çorba kaşığı öğütülmüş susam
2 çorba kaşığı keten tohumu
yarım yemek kaşığı kabak çekirdeği
yarım çorba kaşığı buğday
yarım yemek kaşığı ayçekirdeği
1 çorba kaşığı kuru üzüm
200 gram bal
Hazırlık:
Kabak ve ayçiçeği tohumlarını soyun.
Tüm malzemeleri bir kaba koyun ve iyice karıştırın.
İçeriği kapaklı cam kavanozlarda saklayın.
Kullanım:

Bu mucizeyi bir çorba kaşığı, kahvaltıdan önce ve öğlen öncesinde tüketin. Asla ağrı çekmeyeceksiniz.
Hiçbir yan etkisi yoktur, bu nedenle herkes bunu kullanabilir.(şeker hastaları doktoruna sormalı)
Birkaç günden sonra önemli sonuçlar fark edeceksiniz!
Alternatif HABER

Kaynak: Karbonat

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cumadan verilen ödevi pazar akşamı yapan nesiliz.

kural1

 

Banyo taburesine oturmadan önce su döken nesiliz biz.
.
Annemizin sinirlenince kafamıza ‘dannk’ diye ses çıkartan taslarla yıkandık, banyodan sonra havluya sarılıp sobanın yanına geçtik..
.
Saçlarımızdan düşen suları sobaya düşürür cısss sesini dinlerdik. En güzel mahalle maçlarını annemizin zamansız banyo yaptırmaları yüzünden kaçırdık. Cumadan verilen ödevi pazar akşamı yapan nesiliz. Aynı simidi 2-3 kişi yiyip aynı şişeden gazoz içtik. Arkadaşın bisküvisinden alınca içi yanan değil mutlu olan nesildik. Anne terliğinin tadına doyumsuz bakmış, pazar banyosunu genelde leğende ülfet sabunu ve maşrapayı kafasına yiye yiye yıkanmış tertemiz çocuklardık. Her sabun kokusunda çocukluğum aklıma gelir bu yüzden..
.
Bizler kardan adam yapıp erimesin diye dua eden çocuklardık. Sokak oyunundan vazgeçemeyip, salça ekmek yiyip doyan çocuklardık. Yere düşen ekmeği öpüp başımıza koyardık, tuvaleti geldiğinde annesi eve alır korkusuyla sokağa çiş yapan çocuklardık. O günler çok çok güzeldi hele hele bugünlerle karşılaştırıldığında.”
.
Çocuk gibi çocuktuk biz!.
.
Huzur ve saygı da vardı, mutluyduk küçücük dünyamızda …. Sabahtan aksama kadar oyun oynardik….Karnımızın acıktıgını unuturduk oyun oynarken. Gazoz kapaklarıyla oynayan çocuklardık,
.
Çelik çomak oynardık, çember çevirirdik, çomaktan bez bebekler yapardık, ekmegimize toz seker atıp yerdik mutluyduk…
.
Çam ağacının kabuğundan araba traktör yapardık, yaramazlık yapardık annemizden dayak yememek için saklardık, ilkokulda soba ile ısınırdık…
.
Biz küçükken çok büyüktük. Mesela kollarımızı bir açardık,dünyayı kucaklardık. Güzeldik biz küçükken. Kaşlarımızı almayı bilmezdik,makyaj çok büyüklerin işiydi sevmezdik. Arkadaşlarımızla beraber bir gece uyuyabilirsek eğer velinimetti bizim için, çok lükstü, hayaldi belkide…
.
Bizler bahçeli evlerimizde çevremizdeki insanlara güvenerek büyüdük. Annelerimizin dizlerinin dibinde sokakların,bahçelerin,ağaçların,tozun toprağın kokusunu içimize çekerek büyüdük.
.
Kapi önlerine paspas serip evcilik oynardik, kapı önünde çizgili oynardık,kaldırım taşına oturur saatlerce oyalanırdık…Oyuncaklarımız mutfak esyalarimiz yoktu…..
.
Arkadaşlarla gezerken kapı zillerine basıp kaçardık, horozdan kaçardık..
.
Ekmeğin arkasındaki kağıdı sökmek için uğraşırdık, hep kağıt kalırdı…
.
Bizim hiç bir şeyimiz yoktu ama yinede mutluyduk
.
O günleri yine doya doya yaşamak icin neler vermezdimki…
.
Biz çocuk gibi çocuktuk…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bu aralar güçlü bir grip salgını olduğunu söyleniyor.

p-txt

Bu aralar güçlü bir grip salgını olduğunu söyleniyor. Ben de bir kaynar tarifi vermek istedim. Anadolu’da lohusalara ve hastalara yapma adeti yaygın ama bu gelenek gitgide kayboluyor. Küçük bir dokunuşla kaynarın sütlü hali, emrinize …amade:)
Tencereye 2 litre su koyun. İçine bir çorba kaşığı yenibahar tohumu, ceviz büyüklüğünde bir parça havlıcan, iki çubuk tarçın, bir çorba kaşığı karanfil ve ceviz büyüklüğünde zencefili soyup atın ve bir saat kaynatın. Sonra bir su bardağı pekmezi ekleyip bir saat daha kaynatın. Bu baharatları bulup yaparsanız sonuçtan inanılmaz memnun kalacaksınız. Servis etmeden önce sıcak sütü mikser ile köpürtün. Kaynarı bardaklara koyduktan sonra, üzerine süt köpüğünden ilave edin, dilerseniz bardağın üzerine bolca ceviz de kırabilirsiniz.
Malzemeler
2 litre su
1 çorba kaşığı yenibahar tohumu
1 çorba kaşığı karanfil
2 çubuk tarçın
ceviz büyüklüğünde zencefil
1 parça havlıcan
1 su bardağı pekmez
250 ml süt köpüğü
Kaynak: Refikanın Mutfağı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;

15965803_388263878194660_2580638329121513349_n1

 

 

 

Hayatımı yeniden yaşayabilseydim eğer;
Hastayken yatağa girer dinlenirdim.
Ben olmadığım zaman her şey kötüye gidecek diye düşünmezdim..
Gül şeklindeki pembe mumu saklamaz yakardım..
Daha az konuşur, ama daha çok dinlerdim..
Yerler kirlense, masa örtüm lekelense bile daha çok arkadaşımı akşam yemeğine davet ederdim..
Oturma odasında TV seyrederken, patlamış mısır yer, şömineyi yakmak isteyen birisi olduğunda ona engel olmazdım.
Yerler leke olacak diye korkmazdım.
Bana gençliğini anlatmaya çalışan dedeme daha çok vakit ayırırdım.
Kocamın sorumluluklarını daha çok paylaşırdım.
Saçım bozulmasın diye, arabanın camının açılmasını önlemezdim.
Eteğimin lekelenmesine aldırmadan çimlere otururdum.
TV seyrederken daha az, hayata bakarken daha çok ağlar ve gülerdim.
Ömür boyu garantilidir denilen hiçbir şeyi satın almazdım.
Hamileliğimin bir an önce sona erip, doğum yapmayı dilemek yerine, hamile olduğum her anın tadını çıkarır ve içimde bir canlı yaratmanın ne kadar harika olduğunu fark ederdim.
Ama başka bir hayat verilseydi en çok yapacağım şey; her dakikasını değerlendirmek olurdu..
Dikkatle bak.
Gerçekten gör.
Yaşa.
Vazgeçme.
Küçük şeyler için şikayet etmekten vazgeç.
Bana benzemeyenler, benden daha çok şeye sahip olanlar ve kimin ne yaptığı beni ilgilendirmezdi.
Bunun yerine, ilişkilerimi güçlendirmeye çalışırdım.
Sahip olduğunuz ruhsal, fiziksel ve duygusal her şey için Allah’a şükredin.
Tek bir hayatınız var ve bir gün sona eriyor.
Umarım her gününüzü değerlendirirsiniz.
“Erma Bombeck Kanserden Ölmeden hemen önce yazmış.”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

YANIĞA KARŞI HER EVDE BULUNMALI

15873413_1803903879878478_5779701732744815419_n1

 
Yurt dışından bir arkadaşımdan gelen bir e-mail için “aaa iyi oldu aklımızda bulunsun ilk yardım olarak” falan gibi bir teşekkür notu geçtim.
5-10 dakika sonra da mutfakta yemek yapmaya koyuldum, bir yandan da bu maili düşünüyorum, acaba sahiden de işe yarıyor mu falan gibi, nasıl oluyor, acaba hafif yanıklarda mı işe yarar, bir de ekmek fobisi var ya hepimizde, bak şimdi şu unun marifetine.
Bir bilene sorayım işin kimyası nedir falan diye düşünürken, ufak bir tavada kızartma yapacağım, tavanın altını açtığımı unutup yağı elimle tavaya sıvazlayayım dedim ve tabiiii cızzzz. Sol el parmak uçları uffff o biçim yani. Nasıl acıyor!!! ..
Hemen kabarıverdiler ben dolaptan un çıkarana kadar, ama hemen elimi soktum unun içine. Acı macı kalmadı, oooohhh. Un torbası elde 10 dakika yemek yapmaya devam ettim, Sonra elimi çıkarınca şaşkına döndüm!!! Hiiiiiiç bi şeycik kalmamış, parmaklar aaaaynennn eskisi gibi, ne ağrı, ne sızı, ne su toplama, vs.
Şimdi hepinize tavsiye hemen bir kavanoza un koyup buzdolabınıza koyun, aramaya uğraşmamak kızgın yağ ile bir iş yapacağınız zaman dolaptaki unu hazır tutun.
Denildiğine göre un soğuk olunca daha iyi hissediyormuş insan.
OKUDUYSAN BEĞEN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ

kaynak: Karbonat

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 4 Comments »

Seminerler, Kitaplar, Geziler İçin İngilizce Çevirmen Arayanların Yardımına Selen Koşuyor…

 

 

15873469_144586042701966_2184003770908639943_n2Merhaba,
Gitmek istediğiniz her şehre veya ülkeye sizinle gelebilecek, İngilizce-Türkçe çeviri yaparak size rehberlik edebilecek birisini mi arıyorsunuz? Turla değil bağımsız gezmek istiyorsunuz ama dil konusunda zorlanıyorsunuz, veya iş amaçlı gezilerinizde çevirmene mi ihtiyacınız var?
Yurtiçinde yapacağınız etkinlikler (panel, sunum, eğitim vb) veya iş görüşmeleri için ardıl çeviri yapabilecek profesyonel birisini mi arıyorsunuz? Yurtdışından misafiriniz gelecek ama dil konusunda zorlanıyor musunuz?
Veya eğitim veya seminerle veren birisiniz ve bu hizmetleri yaşadığınız yerdeki yabancılara da vermek istiyorsunuz ancak dil engelinden dolayı bu etkinlikleri yapamıyor musunuz?
Ya da tüm bu saydıklarımın dışındaki bir konuda mı desteğe ihtiyacınız var?
Eğer öyleyse en kısa zamanda bana ulaşın, beraber size nasıl hizmet verebileceğimi konuşalım.
*Alacağınız hizmetler için fatura sağlanır.
Daha fazla bilgi için selenyildiz899@gmail.com adresinden bana ulaşabilirsiniz.
Eğitim:
Lise: Amerikan Robert Koleji
Üniversite: University of Hawaii at Manoa, Çevre Bilimleri (ABD)
*
Hi,
Are you an individual or a businessman/woman traveling to Turkey who doesn’t speak Turkish? Do you need a consecutive interpreter with you at all times during your travel for your meetings or personal activities?
Or you are an expat living in Turkey and need some help while you learn Turkish, or you would like to work with Turkish people but you cant because of the language barrier?
If that’s the case, please contact me and let’s talk about how I can best serve your individual needs.
I’m a native speaker of Turkish and have 20 years of experience with English. I live in Istanbul, and I am avaliable to travel anywhere in Turkey.
*Bills can be provided upon request. For more information please contact me at selenyildiz899@gmail.com
Education:
High school: American Robert College of Istanbul
College: University of Hawaii at Manoa, BSc Environmental Sciences

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BİLİNÇALTINIZI TEMİZLEYİN!

indir1

 

 

Unutamıyor ya da affedemiyor olabilirsiniz peki bu histen nasıl kurtulacaksınız? İşte bilinçaltı temizliğinin yolları…

Değişim Uzmanı Mehmet Başkak’a göre otomatik hale gelmiş davranış kalıplarından kurtulmak her zaman mümkün.

Otomatik hale gelmiş davranış kalıplarından kurtulmak ve bilinçaltınızı olumsuz düşüncelerden temizlemek için işte size 5 ipucu…

1- Yaşam kalitenizi bozan hakim düşünce kalıplarınızdan, öncelikli olarak kurtulmak istediğiniz düşüncelere samimiyetle odaklanarak, bilinçaltı çekirdek inançlarınızı tespit edin.

Çok yemek yeme, spora gitmek istememe ya da hep aynı tarz ilişki yaşamaya yönelik düşünce ve davranış kalıplarınız olabilir.

Nerede kendi kendini sabote etme kalıbı varsa, bu bilinçaltının duruma müdahil olduğunu gösterir. Düşünce kalıplarınızı tanımlayarak, bu bilinçaltı inançları bilinçli bir şekilde gözlemleme ve değiştirebilmek için yüzeye çıkarma imkanına sahip olursunuz.

2- Her davranış bir amaca yöneliktir. Düşünce kalıbınızda var olduğunu düşündüğünüz amaç ya da pozitif niyeti tespit edin. Bu inanç hangi amaç ya da pozitif niyete hizmet ediyor (etti)?

Mesela aşırı yemenin arkasındaki pozitif niyet rahatlama, kontrol etme, keyif alma, stres atma ya da yemeğin size eşlik etmesi inancı olabilir.

3-Duygular bilinçaltı beyninizin temel dili olduğu için, düşünce kalıplarınızı bilinç düzeyine çıkardığınızda, orada birikmiş olan duygu enerjisini ifade imkanınız olur

Duygular sizi geçmiş tecrübelerinize ve düşünce kalıplarınıza bağlayan yapıştırıcı gibidirler.

Değiştirmek istediğiniz davranış kalıbını yapmadığınızda rahatsızlık duygularını zihninizde oluşturduğunuz bir balona üfleyin ve…

o duyguları balonun üzerine yazarak, hayalinizdeki o balonu patlatın. O davranışı yapınca hissettiğiniz olumlu duyguları da tespit edin, rahatlama, tatmin duygusu, mutluluk hissi olabilir.

Bu inançlarla ilgili olduğunu fark ettiğiniz her duyguyu hissedin ve açığa çıkarın.

4-Şu anki hayatınız ve imkanlarınızı düşünerek size rahatlama, tatmin duygusu ve mutluluk hissi yaşatacak, bu pozitif niyeti besleyecek alternatif yollar, davranışlar belirleyin.

Eğer bilinçaltınızdaki pozitif niyeti tatmin edecek yeni bir şey bulmazsanız, beyniniz hemen eski düşünme kalıbınızı devreye sokacaktır.

Buna engel olmak için, mutlaka o pozitif amacı besleyecek yeni meşguliyetler belirlemeli ve uygulamalısınız…

Zorlandığınızda otohipnoz yapmayı öğrenin, arkadaşlarınızla daha çok vakit geçirin, biraz danışmanlık alın ya da başka haz ve ödül kaynakları bulun.

5- Hayatınızın bu alanına yönelik daha sağlıklı düşünceler, oto telkinler belirleyin ve onları zihninizde tekrarlayın, sık sık mırıldanın.

Mesela, çok yeme eğiliminiz varsa, kendinize şunları söyleyebilirsiniz: İdeal bedenimin ihtiyacı kadar yer ve mutlu olurum.

Az yiyip tam doymadan kalkıyorum ve kendimi hafif hissediyorum. Kendimi seviyor ve ihtiyacım kadar besleniyorum.

* Alıntı

Ya da 14 ocak ctesi veya 23şubat perşembe veya 4 mart ctesi 10.00-19.30 arası yapacağım Access bar bilinçaltı temizleme ve yeniden başlangıç seminerine katılın…Rez. Tel: Anette 0536 798 68 68

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »