Bilinçaltınız Neler Söylüyor? Bu İnanılmaz Testi Mutlaka Denemelisiniz…

bilinc-altiniz-neler-soyluyor-inanilmaz-test1

 

Sakin kafayla ve dikkatinizin dağılmayacağı bir yerde senaryoyu okuyup, dört soruya aklınıza ilk gelen yanıtları verin…

1- Yıllardır kimsenin ayak basmadığı eski bir binadasınız ve yerin altına doğru inen bir merdiven keşfettiniz. Bir… iki… üç…

2- Derken karanlığın içinden birinin sesini duydunuz. Bu kişi yavaşça ağlıyor mu? İnliyor mu? Yoksa sizinle konuşuyor mu?

3- Bu kişinin sesini duyunca nasıl tepki veriyorsunuz? Sesin kaynağını bulmaya mı çalışıyorsunuz? İlk düşünceniz arkanıza bile bakmadan yukarıya koşup kaçmak mı? Yoksa korkudan olduğunuz yerde donup kaldınız mı?

4- Aşağıdaki kişi size adınızla sesleniyor ve yukarıdaki kapıdan gelen ışıkta, birisinin aşağıya doğru indiğini görüyorsunuz. Aşağıya gelen kimdir? Tanıdığınız birini seçin.

Terk edilmiş binalar ve yer altı odaları gömülmüş anıları ve eski psikolojik yaraları sembolize ederler… Hemen hepimizin hatırlamak bile istemediği bir anısı ya da unuttuğumuzu sandığımız bir kalp kırıklığımız vardır. Ama hafıza kolaylıkla silinmez…1-2-3 ve 4’ün Yanıtları için devam edin…

1- Merdivenin altına kadarki basamak sayısı yaşadığınız psikolojik yaraların üzerinizde bıraktığı etkinin derecesini gösterir. Az sayıda basamak belirtenler geçmişten çok az etkilenirler. Ama toprağın derinliklerine doğru inen uzun bir basamak belirtenler içlerinde derin yaralar taşırlar.

2- Karanlıkta duyduğunuz sesler geçmişteki acı anılarınızı nasıl yaşadığınız anlatır. Ağlama sesi duyduğunu söyleyenler dertli zamanlarında başkaları tarafından avutulmuş ve aldıkları bu yardımla bu sureyi atlatmış kişilerdir. Bu zaman zarfında size yardım eden iyi insanlar bugünkü sizi yaratan kişilerdir. İnleme duyduğunu söyleyenler zor zamanlarını yalnız geçirmiş kişilerdir. Karanlıkta duyduğunuz inleme kendi gömülmüş acınızdır. Belki de artık kapıyı açıp güneşi içeri alma zamanı gelmiştir. Kendisiyle konuşan bir ses duyduğunu söyleyenler eski acılarını bir madalya gibi taşırlar ve onların yara olduğunu düşünmeyi reddederler. Nietzsche, ”Bizi öldürmeyen şey, güçlü kılar” demiş ve siz bu felsefeyi iliklerinize kadar benimsemişsiniz. Bunun, başkalarına karşı duygularınızı katılaştırmasına izin vermeyin.

3- Karanlıktaki seslere verdiğiniz tepki geçmişinizdeki acılarla nasıl başa çıktığınıza işaret eder. Eğer sesin kaynağını bulmaya gittiyseniz büyük olasılıkla kendi hayatınızda da inisiyatifi ele alan bir davranış şekli benimsediniz. Sorunlarınızla yüz yüze gelmek, eninde sonunda bir çözüm bulmak demektir. Arkasına bakmadan yukarı koşup kaçanların sorunları görmezden geldiklerinde sanki yok olacaklarına inandıkları bir geçmişleri vardır. Bu yaklaşım bazen işe yarayabilir ama dertler sandığınızdan daha uzun süre yok olmamakta direnirse sakın şaşırmayın. Korkularınızla yüzleşmelisiniz. Eğer korkudan donakalıp olduğunuz yere çakıldığınızı söylediyseniz, geçmişinizde çözemediğiniz bazı olaylar sizi huzursuz etmekte ve hayatınızı yasamanızı engellemektedir.

4- Merdivenin başında beliren kişi zor zamanlarda sırtınızı dayayabileceğinizi düşündüğünüz kişidir: Verdiğiniz isim sizi rahatlatacak ve içinizdeki buruklukları iyileştirmenize yardımcı olacaktır.

BİLİNÇALTINA NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN.

images7

Düşüncelerimiz gibi titreşen enerji birimleriyiz. Bilinçaltınız sahip olduğunuz tek yaratıcıdır. Faydalı, faydasız veya iyi, kötü diye ayırmadan, her an ürettiğiniz düşüncelerinizi, hareketlerinizi, konuşmalarınızı sinyalhalinde depolayan bilinçaltınız, gerçek dediğiniz yaşamınızın oluşmasıyla doğrudan etkilidir. Bu sistemin çalışması kullandığınız bilgisayar sistemine benzer. Ne veri verirseniz, o doğrultuda bilgileralırsınız.
Bilinçaltınız olaylara iyi veya kötü gibi anlamlar vermez, ne verirseniz depolayarak, gerekli olayları ve kişileri hayatınıza çeker ve olayların bu doğrultuda gerçekleşmesini sağlar.Yani bugünkü hayatınızdaki her şeyi, bilinçaltınız ile siz yarattınız…
Sürekli param yok diye düşünürseniz, asla paranız olamaz. Hedeflerinize ulaşamayacağınızı düşünürseniz, asla ulaşamazsınız, şansız olduğunuzu düşünürseniz, asla şansınız olmaz, şişman olduğunuzu düşünürseniz asla zayıflayamazsınız. Sistem bu kadar basit çalışır. Ayrıca aaa ben düşüncemi değiştirdim diye, bir gecede mucize de beklemeyin. Şu an ki yaşamınızı oluşturmak kaç yılınızı aldı düşünün… Düşündüklerinizin yaydığı frekans
İle aynı frekansda seyreden olayları, kişileri, karşınıza çıkartır. Seyahat etmeyi düşündüğünüzde karşınıza, sürekli seyahat ile ilgili olayların, haberlerin, kişilerin çıkması buna bir örnek. Bu olaylar kişiler veya haberler zaten vardı. Siz düşünmeye başlayınca, yaydığınız frekans ile aynı olan daha önce farkında olmadığınızı algılamaya başlamış olursunuz.
Işıl ışıl ekinlere….

* kozmik rehber

Not: Bizi engelleyen, kısıtlayan, tüm kök inançlarımızı temizlemek için Access Bar seminerlerine bekliyorum.23 Şubat 2017 perş 10.00-19.30 arası veya 4 Mart Ctesi 10.00-.19.30 arası…Rez. Tel Anette 0536798 68 68

YAŞLANMAYI KUŞBURNU İLE ÖNLEYİN….!

15665646_700293590137256_2721207796893102048_n1

 

 

Kuşburnu Her Derde Deva…
Limona göre 60 kat daha fazla C vitamini içeriyor…
• Dokulardaki sertleşmelere ve kemik erimesine karşı tedavide,
• Ateş, genel yorgunluk sırasında ve immün sistemin güçlendirilmesinde,
• Bağırsak hastalıklarında ve ishalin önlenmesinde,
• Safra kesesi taşlarının önlenmesinde,
• Karaciğer iltihabını gidermede,
• Gözleri kuvvetlendirmede ve gece körlüğünü önlemede (göz banyosu şeklinde),
• Grip, sekresyonun azaltılmasında, solunum yolları enfeksiyonunda ve öksürük tedavisinde,
• Genel enfeksiyonlar, kabızlık, safra kesesi, böbrek ve mesane rahatsızlıklarında,
• Romatizmada ve bulaşıcı hastalıkların tedavisinde,
• Vücudun yaşlanmasını geciktirmede,
• Kemik kırılmalarında, raşitizmde, vücudun bağ dokularını güçlendirmede,
• Kavrama yeteneği ve beyin fonksiyonlarını güçlendirmede,
• Stresin azaltılmasında etkili olduğu bilinmektedir

Apapacho;Duygusal Yakınlık Kurmak İçin Ruhtan Kucaklama…

Ruhtan gelen bir kucaklama tam, bütün ve kendimizi içeriden yeniden toparlamamıza yardımcı olan o dev kucaklamayı veren kişilerle bağlantılı hissettirir.

Apapacho, yıllar boyunca kazandığı çağrışımdan ötürü var olan en güzel kelimelerden biridir. “Apapacho” kelimesi Nahuatl kökenlidir, ancak bu duygusal ve dokunaklı kelime yıllar içinde İspanyolca diline dahil edilmiştir.

Kelimenin aslı yoğurma, masaj yapma veya yavaşça ovma eylemi anlamındadır.

Zamanla da, bugünkü anlamını kazanmıştır: saf duygu ile ruhtan okşamak.

yakinlik

Apapachoyla yaşanan duygusal alışveriş

Apapacho bir kucaklaşmadan daha fazlasıdır. Kompleks duygusal bir bağlantıdır, sarılmaktan daha fazla bir etkileşimdir.

Bahsettiğimiz duygusal açıklık herhangi birisiyle elde edilemez, çünkü ruhu kucaklamak, dinlemek, hissetmek için istek, zaman ve çaba gerekir.

Bu anlamda, iyi bir apapacho kendinizle başlar desek şaşırtıcı olmaz. Duygularımızı dinlemek, birleştirmek ve anlamak için korkularımızın, çatışmalarımızın, güvensizliklerimizin, başarılarımızın ve bilgeliğimizin üzerinde düşünmemiz gerekir.

Yalnızca “giydiğimiz zırhı” gördüğümüz ve hissettiğimiz zaman, ve ancak doğru zaman geldiğinde kendimizin bu bölümünü açığa çıkarabiliriz.

Duygusal zafiyetlerimizin farkında olmak onların yok olmasını sağlamaz, fakat onlarla daha derinden bir bağ oluşturmamızı sağlar. Bu da, hayatımızda her yüzeye çıktıklarında onları tanımlayabiliriz, buna göre davranabiliriz, duygusal bağlarımızı mahvetmemeleri için onları uzak tutabiliriz demektir.

cocuklar

Duygu yoluyla bütünlük

Gerçek çekim kelimelere veya beden temasına ihtiyaç duymaz. Duygularımızın ve hislerimizin kalbimizden gelen dili konuşmalarına ihtiyacımız vardır.

Duyguların dili ile düşünen duygusal varlıklarız, çünkü gerçek bağlantılar yaşamamızın yolu da budur.

Sorunlar saniyeler içinde kaybolur, içeride bir şey yeniden başlar, zaman ve mekanın ötesinde bir şeye bağlanırken umutsuzluk erir. Başka bir deyişle, bir “apapacho” şifa veren bir krem gibi çalışır.

 

kucaklasma

Sevildiğini hissetmek, dünyadaki en iyi hislerden birisi

Sevildiğinizi hissetmek yaşayabileceğiniz en iyi hislerden birisidir. Rahatlatıcı, enerji verici ve iyileştiricidir.

Birisinin gerçekten sizi takdir ettiğini bilmek harika bir şeydir. Aşk, her zaman zor zamanlarda arzuladığımız dengeyi tekrar kazanmamıza yardımcı olur.

Aşkın bir can yeleği gibi davrandığını söyleyebiliriz, nefes alabilmeniz için sizi yüzeyin üstünde tutacak bir şeydir. Hatta bağlarımızın nefes almamızı sağlayan psikolojik oksijen olduklarını söyleyebiliriz.

Bu kavramın güzel bir tanımı, Paul Auster‘in Ay Sarayı adlı romanının bir bölümünde bulunmaktadır. Başkalarının sevgisi bizi düştüğümüz ve kaçamayacağımız kuyunun derinliklerinden kurtardığında ne hissettiğimizi mükemmel bir şekilde tanımlamaktadır.

O zamanlar cahildim. Ama şimdi bildiklerimle, o günleri arkadaşlarımla ilgili bir nostalji dalgası hissetmeden düşünemiyorum. Belli bir anlamda, bu yaşadığım şeyin gerçekliğini değiştiriyor.

Bir uçurumdan atlamıştım ve dibe vurmak üzereyken olağanüstü bir şey oldu: Beni seven insanların var olduğunu öğrendim. Sevildiğini bilmek her şeyi değiştirir.

Atlamayı daha az korkutucu yapmaz, ancak bu korkunun ne anlama geldiğine dair yeni bir bakış açısı getirir. En uçtan atladım ve son anda havada, bir şey beni yakaladı. Ve bu bir şey ise sevgiydi.

Bir insanın yere düşmesini engelleyebilecek tek şey budur. Yerçekimi kurallarına meydan okuyacak kadar güçlü olan tek şey bu.

sarilma

Duygusal olarak bağlı olduğumuz insanların, hayatlarımızı kontrol altına almamıza, hislerimizi, düşüncelerimizi ve duygularımızı daha iyi yönetmemize yardımcı olduklarını söyleyebiliriz.

Yukarıda da belirttiğimiz gibi, yalnızca sezgi yoluyla elde edilebilen bu özel duygusal açıklığa erişmeliyiz ve kendimize karşı tamamen dürüst olmalıyız.

Duygusal ve sosyal gelişimin canlanmasına izin vermek için, ruhumuza sarılmak ve onu beslemek şarttır.

Bu şekilde, korkularımızı atabilir ve kendimize apapachos aracılığıyla yuvamızın sıcaklığını hatırlatabiliriz.

Bu samimi duygusal değişim ise, “apapacho” kadar güzel bir kelimeyi hak eder.

Kaynak: Sağlığa bir adım