Boş Mideye Su İçtiğinizde Olacak 8 Muhteşem Değişim…

661

 

 

Japon kadınları ince, sağlıklı ve düzgün fizikleriyle bilinir. Her ne kadar genetik yapı bu işte büyük rol oynasa da, birçok kişi, Japon kadınlarının bu sağlıklı görünümlerini bir sabah ritüeline borçlu olduğunu düşünüyor.
Neredeyse bütün Japon kadınları sabah uyandıklarında ilk iş olarak aç karnına su içerler.
Bu ritüel Japon kültürünün köklerine dayansa da, suyun birçok vücut rahatsızlığını tedavi ettiği bilimsel olarak da kanıtlanmıştır. Örneğin, Amerika ve Avrupa’da yaygın bir şekilde görülen obezite ve şeker hastalığı oranı Japonlarda çok düşüktür. Hepimizin, Japonların sağlıklı yaşam alışkanlıklarından öğrenmesi gereken birşeyler var!
Su içmek neden bu kadar önemli?
Vücudumuzun %70’i sudur, onun düzenli şekilde çalışmasını devam ettirebilmek için bizim bu suyu hep taze ve olması gereken seviyede tutmamız gerekir. Vücudu ihtiyaç duyduğu su seviyesinde tutamadığımız zaman bu bize kısa ve uzun vadede sağlık sorunları olarak geri dönebilir.
Uzun süre susuz kalırsanız kuruma, migren, romatoid artrit, hiper tansiyon, hemoroid, obezite, meme kanseri, tüberküloz, böbrek taşı gibi sorunlarla karşılaşmanız mümkün.
Sabah kalktığınızda su içerek vücudunuzun bu sorunlardan uzak kalmasına yardımcı olabilirsiniz.
Su ile tedavi nasıl yapılır?
Su tedavisinin vücut bozukluklarına, menstrüel bozukluklara ve gözle ilgili rahatsızlıklara iyi geldiği kanıtlanmıştır. Bu yöntem aynı zamanda gün boyu canlı hissetmenize de yardımcı olacaktır.
– Sabah kalktığınızda dişlerinizi fırçalamadan önce boş mideye dört defa 160 ml su için. (1 bardak su 240 ml’dir. Bu durumda 160 ml 2/3 su bardağına denk gelir).
– Ardından 45 dakika hiç birşey yemeyin.
– Yemekten en az 30 dakika önce su için ancak kahvaltı, öğle yemeği ve akşam yemeğini takip eden 2 saat içerisinde su içmeyin.
– Eğer kalktığınızda boş mideye 4 bardak su içemiyorsanız ilk önce bir bardak veya midenizin kabul ettiği miktar ile başlayın. Zamanla içtiğiniz su miktarını arttırarak istenilen seviye olan 640 ml’ye ulaşabilirsiniz.
Sonuçları ne zaman alabilirim?
– Diyabet ve yüksek kan basıncı hastaları: 30 gün sonra
– Gastrit ve kabızlık hastaları: 10 gün sonra
– Tüberküloz hastaları : 90 gün sonra
Boş mideye su içmenin en büyük artıları
1. Vücuttan toksinleri atmaya yardım eder
Su içtiğinizde bağırsaklarınız harekete geçer. Gece uyurken vücudunuz kendini tamir eder ve toksinleri atar. Sabah boş mideye su içmek sifon etkisi yaratarak bu zararlı toksinlerin vücudumuzdan atılmasına yarar. Bol su içmek kas hücrelerinin ve yeni kan hücrelerinin oluşumuna da yardımcı olur.
2. Metabolizmayı hızlandırır
Aç karnına su içtiğinizde metabolizmanız en az %24 oranında hızlanır. Diyetteki insanlar için bu değer çok önemlidir. Metabolizmanın hızlanmasıyla sindirim de hızlanır bu da diyetinizi daha iyi yapabilmenize yardımcı olur. Ayrıca aç karnına su içmek kolonu temizler ve besinlerin emilimini hızlandırır.
3. Sağlıklı zayıflamayı destekler
Sabah boş mideye su içtiğinizde toksinleri atıp sindirim sisteminizi hızlandırırsınız. Böylelikle açlık hissiniz azalır ve canınız daha az yemek çeker. Bu da fazla yemek yemenizin önüne geçerek ve kilo almamanızı sağlayacaktır.
4. Mide yanması ve hazımsızlığı hafifletir
Midedeki asit fazlası hazımsızlığa neden olur. Mide asidi yemek borunuza çıkmaya başladığında mide yanması şikayeti ortaya çıkar. Boş mideye su içtiğinizde hem bu asitleri mideye geri iterek hem de seyrelterek sorununuz çözmüş olursunuz. Ayrıca kahvaltı için de iyi bir başlangıç yaparsınız.
5. Cilde ve ciltteki parlaklığa katkı sağlar
Susuzluk, cildin erken kırışmasına ve ciltte derin gözenekler açılmasına sebep olur. Yapılan çalışmalara göre boş mideye yarım litre su içmek ciltteki kan dolaşımını hızlandırır ve cildi daha ışıltılı yapar. Ayrıca gün boyu su içmeye devam ederseniz vücut toksinleri atar böylece cildiniz daha da parlak hale gelir.
6. Saçlarınızın ahenkle dans eder
Susuzluk saçların uzamasını da etkileyen önemli faktörlerden biridir. Çok su içmek saçınızı içten dışa besler. Saç telimizin neredeyse dörtte bir ağırlığı sudan gelmektedir. Bu nedenle az su içmek saç tellerinin incelmesine ve sağlıksız görünen saçlara sahip olmanıza neden olabilir. Her gün daha çok su içmek fakat özellikle boş mideye su içmek çok daha sağlıklı, parlak ve yumuşak saçlara kavuşmanızı sağlar.
7. Böbrek taşı ve mesane enfeksiyonlarını önler
Uyandıktan sonra hemen su içmek böbrek taşı ve mesane enfeksiyonunu önlemek açısından da önemlidir. Su içmek taş oluşumunun önüne geçecek ve atılan toksinler sayesinde de enfeksiyondan kurtulacaksınız.
8. Bağışıklık sistemini güçlendirir
Boş mideye su içmek lenf sistemini temizler ve dengeler, bu da bağışıklık sistemini güçlendirir. Güçlü bir bağışıklık sizi hastalıklardan ve hasta olmaktan korur.
Sabah kalktığınızda aç karnına su içmenin faydaları saymakla bitmiyor. Hiç kuşkusuz hayatınızda para harcamadan mutlu ve sağlıklı olmanın en kolay yolu!

Kaynak: Hayat Bilgisi

Çin takviminde yeni yıl 28 Ocak’ta başladı…Ateş Horozu Yılı

rooster-yili1
Yeni yılın başlangıcının bizden farklı olmasının sebebi Çinlilerin hem ay, hem de güneş takvimini kullanmaları. Festival ve bayramları ay takvimine göre kutlarken, geriye kalan her iş için güneş takvimini kullanıyorlar. Ayın dünya etrafında dönüşü 29 günde tamamlanıyor. 12 tur yaklaşık 350 güne denk geliyor. Güneş ve ay takvimi arasında oluşan farktan dolayı yeni yıl her sene değişik bir günde kutlanıyor. Bu kutlama aslında doğanın doğuşunu simgeliyor ve Çin’de Bahar Bayramı olarak anılıyor.
Çinlilerin güneş takviminin karşılığı bizdeki maarif takvimi. Bayramlar hariç her iş için bunu kullanıyorlar. Çünkü güneşin yeryüzüne etkisi aydan çok daha fazla. Hsia Hanedanlığında keşfedildiği için Hsia takvimi olarak biliniyor. Çiftçilerin kullandıkları bir takvim bu.
Çiftçi takvimi, ya da diğer adıyla Hsia takvimi, sadece geçen zamanı kaydeden bir araç değil, aynı zamanda güçlü bir öngörü sistemidir. “Kaderin Dört Sütunu” diye bilinen Çin astroloji yönteminde  kişinin kaderi ve geleceği, doğum gününün Çin takvim formatına dönüştürülmesi ile okunur. Bu takvimin özelliği, zamanı belirten tüm birimlerin (yıl, ay, gün ve saat) beş element ile ifade edilmesidir. Evrende, herşey beş temel elementten oluşur: metal, su, ağaç, ateş ve toprak. Elementler arasındaki ilişkiler kişinin yaşamında karşılaşacağı şansı da belirler. Bu bilgiler doğrultusunda kişiler iyi şanslarını arttırabilir, kötü şanslarını ise en aza indirgeyebilirler.
Beş elementi ve aralarındaki ilişkiyi gözden geçirmek için lütfen tıklayınız.
HOROZ YILINDA BİZİ NELER BEKLİYOR?
2017 Horoz yılı Çin takviminde iki element tarafından sembolize edilir. Horoz burcunun elementi olan metal ve     üzerinde bulunan ateş elementi. Elementler arasındaki yapıcı ve yıkıcı döngüye göre ateş ve metal birbirleri ile iyi anlaşan bir çift değildir.  Seneye hakim olan elementler birbirleriyle uyumsuz olduklarında o senenin huzur içinde geçmesini bekleyemeyiz.
Geçtiğimiz 2016 senesinin elementleri yine ateş ve metaldi. Ülkemiz, dünyanın geri kalanı ve etrafımızdaki birçok kişi için hiç de kolay bir sene olmadı. 2017’de aynı elementlerin olması huzura kavuşmak için biraz daha sabretmemiz gerektiği anlamına geliyor. Bu senenin geçen seneden farkı, geçen senenin elementlerinin yang özellikte olmalarıydı. Yani daha kuvvetli, daha aktif. Bu senenin elementleri ise yin elementler. Yin ve yang arasındaki fark,  yang ateşin güneş gibi olması; parlak ve tez canlı. Patlamaya hazır ama dürüst, içten ve açık kalpli, yani içi dışı bir. Yin ateş ise mum ışığı gibi; titrek ve dengesiz. Yang ateş gibi hemen celallenmese de hassas ve duygusaldır. Kolay öfkelenir, kızar ancak dışa vurmaz. İçine atar, biriktirir ve sonunda öyle bir patlar ki yang ateşten çok daha tehlikeli olabilir. Büyüklerimizin dediği gibi bir kıvılcım bütün köyü yakar. Yin ateş yangın ve patlamaların elementidir. Ateş ve metal anlaşmadığı için uluslararası çatışmalar devam edecektir. Yin ateş kurşun ve silahtır. Silahlarla ilgili sorunlar olacaktır. Tarihe baktığımızda yin ateş zamanı ile ilgili birçok üzücü örneğe rastlıyoruz.
New York’ta World Trade Center’daki 911 saldırısı bir yin gününde ve horoz ayında olmuştu. İlk atom bombası Hiroshima’ya 6.8.1945 tarihinde atılmıştı. Bu bir horoz yılı ve yin ateş günüydü. Osama Bin Ladin 2.3.2011’de bir yin ateş günü öldürüldü. Bizde ise Gezi Parkı olayı 31.5.2013’te başladı. Tam bir yin ateş horoz günüydü. 20.7.2015’teki Suruç patlaması  da yin ateş horoz gününe denk gelmişti. Reyhanlı saldırısı 11.5.2013’te yine bir yin ateş gününde oldu.
Horoz burcunun elementi güçlü bir yin metal elementidir. Yang metal top, tüfek, tank gibi ağır metal iken yin metal daha dekoratif ve zariftir. Bir mücevher, kolye, bilezik gibi. Dışarıdan çok çekici ve güzel ama içi ise soğuk ve sert. Yin metal aynı zamanda bir hançeri sembolize eder. Bu da aklımıza suikastları getiriyor. Bu sene pek barışçıl bir yıl olmayacak anlaşılan. Yine savaşlar, terörist saldırılar gözüküyor.
60 YILLIK DÖNGÜ –  1957’DE NELER OLDU?
Çin takvimi 60 yıllık döngülerle tekrarlanır. Yani 60 yılda bir aynı yıl yaşanır. Bu nedenle Çin’de 60 yaşın özel bir yeri vardır. Çünkü yeniden doğum sayılır. Bir senenin ruhunu, nasıl geçeceğini anlamak için 60 sene önce neler olmuş, ona bakarız. Benzer olayların olacağını tahmin ederiz. Elbette herşey içinde bulunduğu çağa uygun olarak gelişir. Örneğin 60 sene önce top, tüfekle bir savaş olmuşsa, günümüzde bu bir siber savaş olarak değerlendirilebilinir.
1957’de Vietnam Savaşı yoğun bir şekilde sürüyordu. Ngo Dinh Diem hükümetine karşı ayaklanan Vietkong gerillaları güneylilerin de saflarına katılmasıyla kalabalıklaşmışlardı. 120 sene önce, yani 1897’de Çin’de Qing Hanedanlığı hüküm sürüyordu. Rusya ve diğer Batı ülkelerinden gelen yoğun istilalar ülkeyi güçsüz bırakmıştı. O tarihte bizim coğrafyamızda ise Osmanlı – Yunan Savaşı başlamıştı. 1957’de genel seçimler yapılmıştı. Adnan Menderes başkanlığındaki DP büyük farkla kazanmıştı. Celal Bayar Cumhurbaşkanı seçilmişti.
Ne kadar ilginçtir ki 1957’de Türkiye Suriye ile savaşın eşiğinden dönmüştü. Suriye’nin Mısır’ın ve Sovyet Rusya’nın desteğiyle Nisan 1957’de Ürdün Kralı’nı devirme girişiminde bulunması bölgede şiddetli gerilime sebebiyet vermişti. Suriye Savunma Bakanı Halid El Azm’ın Ağustos başlarında Moskova’ya giderek askeri ve ekonomik bir anlaşma imzalaması Türkiye’yi teyakkuza geçirmişti. Yazının tamamını okumak isterseniz tıklayın.
ATEŞ ELEMENTİ…
Geçen sene olduğu gibi bu sene de ateşle ilgili sorunlar gündeme geliyor. 1957’de birçok patlama ve yangın felaketi oldu.
1957’de Amerika’nın Virginia eyaletinde bir kömür madeni patlamasında 37 kişi hayatını kaybetti. Missouri’de bir huzur evinde çıkan yangında ise 72 kişi öldü. Aynı sene Mayıs ayında Albequerque’de 19 tonluk bir hidrojen bombası yanlışlıkla düştü.Eylül ayında Rusya’da Mayak  nükleer santralinde bir patlama oldu. Ekim’de ise İngiltere’de Windscale nükleer reaktöründe yangın çıktı.
Dikkat ettiyseniz geçtiğimiz ateş yılı 2016’da da sürekli ciddi yangınlarla savaştık. Daha geçtiğimiz hafta Adana’da öğrenci yurdundaki üzücü yangın haberleriyle sarsıldık. 12 öğrenci ve bir çalışan maalesef hayatını kaybetti.
Ateş yapı itibarıyla sıcak hava olduğundan kuşlar, uçaklar, uçan nesnelerle ilgilidir. 2017’deki yin ateş elementi dengesiz ve titrek olduğu için hava yolu kazaları olması muhtemeldir. Aslında 2017’nin enerjileri Eylül ayı itibarıyle hissedilmeye başlandı bile. Çünkü 2017’nin olduğu gibi Eylül ayının da burcu horoz. Yine geçtiğimiz hafta yaşanan bir uçak kazası  futbolseverleri yasa boğdu. Bolivya’dan kalkan ve Sudamericana Kupası finali için Kolombiya’ya giden Brezilyalı Chapecoense takımında 19 futbolcudan sadece 3 kişi kurtuldu.  Bu kazada toplam 76 kişi hayatını kaybetti.
60 yıl öncesine bakarsak 1957’de 17 Mart’ta Filipin Cumhurbaşkanı’nı taşıyan uçak düştü. Başkan ve 24 kişi hayatını kaybetti. Kasım ayında Isle of Wight’ta uçan bir gemi düştü ve 45 kişinin ölümüne sebep oldu. Horoz metal elementi olduğu için makine, araba ve tren demektir. Bunlarla ilgili kazalara daha çok rastlayabiliriz 2017’de. Eylül 1957’de Jamaika’daki bir tren kazasında 175 kişi öldü. Ekim ayında ise Türkiye’de iki trenin çarpışması sonucu 95 kişi hayatını kaybetti. Aralık’ta Londra’da vuku bulan tren kazasında ise 92 kişi öldü.
Bu kadar iç kapayıcı haberden sonra biraz da bilimsel gelişmelere, kültür, sanat ve eğlence dünyasına bakalım.
EĞLENCE SEKTÖRÜ ÖN PLANDA
Ateş güneşi, mutluluğu ve optimizmi simgelediği için ateş senesinde herşeye rağmen eğlence sektörü ön planda olur. Horoz burcu da aşk çiçeğidir.Yani güzellik ve romantikliği getirir. Mutluluk ve eğlence yayan bir ruha sahiptir. Geçmişe baktığımızda 1957 yılında ünlü müzikal West Side Story’nin ilk kez sahnelendiğini görüyoruz. Aynı sene John Lennon Paul Mc Cartney ile tanışıyor ve Beatles grubu kurulmadan önce bu ikili ilk Quarrymen grubunu kuruyorlar. 120 sene öncesinde ise Bram Stroker’ın Drakula romanı İngiltere’de basıldı. Drakula vampirler ve kanla ilgili bir roman. Yin ateş kan demek. İşin ilginç tarafı romanı yazan Bram Stroker 8.11.1847 doğumlu. Bu da bir yin ateş senesi ve yin ateş günü. Daha da iginci günümüzün modern vampir filmlerinden Twilight’ın baş oyuncusu Rob Pattison da bir yin ateş günü doğmuş.
BİLİMSEL GELİŞMELER
Çin astrolojisinde Horoz burcunun üzerindeki yin ateş elementi akademik bir yıldız ve aynı zamanda koruyucu melek. Bu nedenle 1897 ve 1957’de bilimsel gelişmelere tanık olduk. Ruslar 1957 Ekim’de Sputnik 1’i, Kasım’da ise Sputnik 2’yi uzaya yolladılar. Amerikalılar ise 1958 Ocağında Explorer 1’i uzaya fırlattılar. 1957’de Gordon Gould lazer ışığını buldu. 1897’de “kompüter” lafı ilk duyuldu. Aynı sene elektron keşfedildi. Ayrıca Alman kimyager Felix Hoffman asetil salisilik asit maddesini keşfetti. Bu keşif Bayer firması tarafından Aspirin olarak satılmaya başlandı.
Biz o sene birşey keşfetmedik ama ateşin ruhuna uygun olarak Tunçbilek Santrali’nden Afyon’a elektrik verilmeye başlandı.
HOROZ YILINDA EKONOMİ
Ateş elementi mutluluk demektir. Ateş insanları dürüst, sıcak kanlı, açık görüşlü insanlardır ve kolayca arkadaş edinirler. Yang ateş optimisttir. Ateş yılı herşeye rağmen insanlarda güven duygusunu arttırarak ekonomiyi canlı kılacaktır. Çünkü insanlar optimist oldukça para harcar ve ekonomi hareketli olur. Tarihe de baktığımızda ateş yılları ekonominin en canlı olduğu dönemlerdir. 60 sene önce Dow Jones Index’i tarihte ilk kez 500 puanın üzerine çıkmıştı.
Özellikle bahar ve yaz aylarında borsa tavan yapacaktır. Ancak ağaç ve ateş sezonu bittiğinde, Ağustos’a doğru yatırımcılar büyük hayal kırıklığına hazır olmalılar. Çünkü yin ateşin mum ışığı gibi dengesiz olduğunu söylemiştik. Bahar ve yaz sezonunun elementsel desteği bittiği anda piyasalar senenin ikinci yarısında korukuç bir düşüş yaşayacaklar. Böyle derin iniş çıkışlı çılgın senelere birçok yin ateş yılında rastladık. Örneğin 1987, 1997, 2007 gibi. Ağustos gibi başlaması beklenen piyasadaki düşüşler oldukça uzun bir süre toparlanacağa benzemiyor. Çünkü 2018’den 2022 yılına kadar ateşin kokusu bile yok.
2017’DE HANGİ SEKTÖRLER BEREKETLİ?
Ateş maymun yılı, su ve ateş elementine ait sektörleri destekliyor. Ateş, su elementi için para demek. Su elementine ait sektörler: Lojistik, gemicilik, taşıma, iletişim, spa, içecek gibi sektörlerdir. Metal ise ateş elementi için para demek. Dolayısıyla ateş sektörüne ait işler de bu sene bereketli. Bunlar enerji, eğlence, restaurant, finans, kimya, borsa firmaları olabilir.
İkinci iyi sektör toprak elementine ait. Ateş toprak için kaynak demek, metal ise performans, verimlilik demek. Dolayısıyla toprak sektörüne ait firmalarda da çok iş olacaktır. Bunlar gayrımenkul, inşaat, madencilik, otelcilik, tarım, seramik işleri olabilir. Yalnız çok iş olmasına rağmen çok da karlı değil bu sektör. Çünkü toprak sektörü için para elementi su ve bu sene su çok bariz değil, gizli bir element.
Ağaç elementine ait sektörler de hareketli. Çünkü ateş ağaç için verimlilik demek. Matbaa, kağıt, tekstil, kitap, yayıncılık, medya, yiyecek ve tüketim malları, dekorasyon ve çevre sektörleri ağaç elementine giriyor. Ama yine para konusu çok parlak değil, çünkü ağaç sektörü için para toprak elementi ve bu sene toprak yok.
Bu sene pek de iyi olmayan sektör metal elementine ait. Bankacılık, mühendislik, bilgisayar sektörleri örneğin. Metal sektörü için para ağaç elementi ve bu sene mevcut değil. Mevcut olan metal elementi ise bu sektöre güçlü bir rekabet getiriyor.
BU SENE SAĞLIK…
Çin tıbbında her element bir organımızı temsil eder. Ateş kalptir. Ateş enerjiyi ve güneşi simgeler. Dolayısıyla bedenimizde kalp, kan dolaşımı, sinir sistemi ve beyinle de ilgilidir.  Bu durumda 2017’de kalp, kan dolaşımı, enfeksiyonla, inme ve hiper tansiyon ile ilgili problemlerin artacağını öngörebiliriz. Kalbi ile problem yaşayanların bu sene kendilerine özellikle dikkat etmeleri gerekiyor.
Metal ise akciğerler ve solunum yollarıdır. Ateş metale saldırarak soğuk algınlığı, nefesle, solunumla ilgili problemleri de beraberinde getiriyor. Metal ayrıca derimizdir. Dolayısıyla derimizle ilgili de problemler yaşayabiliriz.
Yin metal, yin ağaca saldırıyor.Yin ağaç boyun, sırt kemikleri, parmaklar gibi küçük kemiklerimizi temsil ediyor. Horoz senesinde dikkatli olamlıyız, çünkü bu tip yaralanmaların arttığı bir sene. Önceki zamanlardan birkaç örneğe bakacak olursak; Bruce Lee’nin oğlu, ünlü aktör Brandon Lee 1993 horoz senesinde Hong Kong’da film çekerken sırtına isabet eden bir kurşunla hayatını yitirdi. Aynı sene yine Hong Kong’dan ünlü rockçı Wong Ka Kui Tokyo’da sahneden düşerek öldü. 2005 horoz yılında Madonna attan düşerek belini kırdı.
Bu sene Feng Shui teorilerine göre hastalık enerjisi kuzeybatı yönünde. Coğrafi olarak baktığımızda bizde İstanbul’a, Avrupa’da İngiltere’ye, Amerika kıtasında Kanada’ya ya da Amerika’nın kuzeybatısına denk geliyor. Buradan yayılacak bulaşıcı hastalıklar bu sene gündemi oluşturabilir.
Direncimizi arttırmak için bol antioksidan, C vitamini ve Omega 3 yağı kullanmalıyız. 2013 – 2015 seneleri arası ateş ve toprak elementlerinden dolayı birçoğumuz çok fazla kilo aldık. Çünkü ateş ve toprak şeker, karbonhidratlarla ilgili. Metal senesine geçtiğimiz 2016 ve 2017’de ise kilo vermek çok daha kolay olacak.
HOROZ YILI 4 SÜTUNUMUZU NASIL ETKİLİYOR?
Doğum anımız 4 temel bilgiyi içerir: Yıl, ay, gün ve saat. ”4 Sütun” tanımı buradan gelmektedir. Çin Takvimi’nde zamanı gösteren her birim 2 element ile temsil edildiği için doğum anımız toplam 8 elementten oluşur. Doğduğumuz güne ait iki elementten üstteki, bireysel elementimizdir. Bireysel elementimizi çevreleyen diğer elementleri ve bunların birbiriyle olan ilişkilerini yorumluyan 4 sütun analizi, bize kendimizle ilgili derin ve benzersiz bilgiler sunar. Bu yazıda bahsedilenler doğum yılına dayanan genel etkileri içermektedir. Dolayısıyla daha net ve güvenilir bir değerlendirme yapabilmek için kişinin yıl, ay, gün ve saatten oluşan tam doğum bilgisine sahip olmak  ve hepsini birarada yorumlamak gerekir. Aşağıda, 2017 yılının olumlu ve olumsuz etkilerini okurken bu durumu gözardı etmemenizi tavsiye ederiz.
Horoz senesi ile zıt burçlar
Horoz酉, metal elementinin en güçlü temsilcisidir. Tavşan卯ise  ağacı temsil eder. Metal ve ağaç, karşılaştıklarında çatışan/zıt bir enerji yaratırlar. Metal ve ağaç elementlerinin yarattığı çatışma, bıçak ya da keskin aletlerle yaralanmaları, sırt ve kemik problemlerini, trafik ve araba kazalarını, nefes alma organları, ciğerler, deri ve diş ile ilgili sağlık sorunlarını tetikleyebilir

Kaynak: Esra Koyuncu Feng sui Danışmanlığı-esrakoyuncu.com

Doğal nasır tedavisi nasıl yapılır?

16299410_761639127323639_1247500704242132930_n1

 

 

Çoğunlukla ayaklarda görülen nasır rahatsızlığı deri üzerinde oluşan sertliklerdir. Bazı durumlarda ellerde de nasır görülebilir. Hem görünüm hemde sağlık açısından iyi bir durum değildir. Nasır tedavisi için doğal maske ve karışımlardan yardım alabilirsiniz.
Limonla yapılan Doğal nasır tedavisi
-6 aspirin
– Yarım çay kaşığı su
-Yarım çay kaşığı limon suyu
Yapılışı:
Aspirinleri un haline gelene kadar ezin. Aspirinlerin içine yarım çay kaşığı limon ve yarım çay kaşığı su ilave edip karıştırın. Karışımı nasır olan bölgelere sürün ve üzerini nemli bir bezle örtün. 10 dakika bekledikten sonra süngertaşı yardımıyla derinizi ovalamalısınız.
Soğanla yapılan Doğal nasır tedavisi
-Kırmızı soğan
1 adet kırmızı soğanın suyunu sıkın ve nasır bulunan bölgeye bezle nazikçe sürün. Günde 4 kere tekrarlayarak kısa zaman içinde nasırlarınızdan kurtulabilirsiniz.

Akciğerlerinizdeki Balgamdan İki Saatte Kurtulun..

16298989_377347792625984_3422489407546007452_n1

Malzemeler: 1 Dilim taze zencefil

1 yemek kaşığı organik elma sirkesi

1 yemek kaşığı Hindistan cevizi yağı

1 tatlı kaşığı bal

Yapılışı ve Kullanılışı. Bir parça zencefil dilimleyin ve suda kaynatın. Sonra 15 dakika demlenmeye bırakın. Soğuyunca bir cam kaba koyun ve buzdolabında saklayın. Kendinizi boğulmuş hissettiğinizde, zencefil suyu yukarıdaki malzemeleri ilave edip için 2 saat içinde akciğerlerinizdeki balgam atılacak ve ciğerleriniz temiz olacak.

Kaynak: Sağlık haberleri

Diziniz Ağrıyorsa…

16265477_609786172551009_8705512147060109100_n1

Diziniz Ağrıyorsa…Ayağınızda, diz olarak yazdığım bölgeyi elinizle kontrol edin. Bir kemik hissedeceksiniz.

O kemiğin biraz üstünü düzenli ovarsak diz ağrılarınızın bir süre sonra bittiğini görürsünüz.

Önemli: Sağ elini kullananlar sol ayaklarını, sol elini kullananlar sağ ayaklarınızı ovun lütfen…

Kaynak: Luna akadeemi

Geçenlerde bir grup arkadaşımızla bir şeyler paylaşıyorduk, aklıma şunlar geldi:

gokkusagi-resimleri-31

 

 

Geçenlerde bir grup arkadaşımızla bir şeyler paylaşıyorduk, aklıma şunlar geldi:
1. Yaşam hedefleriniz berrak olsun. Büyük olsun, ve sık sık hatırlayın, inceleyin.
2. Her gün bu büyük hedefleriniz doğrultusunda bir iki adım atın, ufak olsa da sürekli olsun bu adımlarınız. Vazgeçmeyin, bir adım daha atın.
3. Aktif olun, yaşamla iliişkinizi hiç kesmeyin. “Amaaan şimdi kim yapacak ya” yerine “hadi başlayayım” deyin ve başlayın.
4. Yeni kişilerle temaslar kurun. Bu kişiler özellikle sizden farklı, sizin gibi düşünmeyen, inanmayan, farklı bakan kişiler olsun.
5. Öte yandan, hayata sürekli olumsuz bakan, umutsuz, hareketsiz insanlarla ilişkinizi de fazla derinleştirmeyin. Onları olumlu düşünmeye, harekete geçmeye teşvik edin, ancak baktınız olmuyor, vaktinizi harcamayın.
6.Yeni yerler keşfedin. İlla çok uzaklara gitmenize gerek yok. Mahallenizde, semtinizde, şehrinizde keşfedecek çok yerler vardır. Oraların tarihi ile ilgilenin. Bu yüzeysel bir ilgilenme olmasın, derinlemesine inceleyin. Yapabiliyorsanız daha da uzakları keşfedin.
7. Bir bakkala, markete, seyyar satıcıya, garsona, minibüs şoförüne kısacası küçük anlar paylaştığınız kişilere laf atın, onlarla ufak ama canlı sohbetler yapın.
8. Yeni farklı yemekler deneyin.
9. Farklı müzikler dinleyin.
10 Farklı düşünceleri, inançları öğrenin, bakış açınızı geliştirin. “Ama öğrenirsem ya yanlış bir düşünceye ya da inanca kapılırım” diye endişeleniyorsanız, kendi düşünme tarzınızı ve inancınızı iyi bilmiyorsunuz demektir. Farklı düşünceleri öğrenin, kendi düşüncelerinizi de öğrenmeye devam edin.
11. Kesinlikle TV, tablet, bilgisyar, cep telefonuna ayırdığınız zamanı azaltın. Unutmayın, bunlar beyninizin faaliyetlerini yavaşlatıyor, öğrenme güçlükleri yaratıyor.
12. Her gün çok sevdiğiniz bir kaç şeyi mutlaka yapın.
13. Her gün çok sevdiğiniz bir iki kişi ile sohbet edin, arayın, konuşun.
14. Önce kendinize, sonra eşinize, sevgilinize, sevdiklerinize küçücük sürprizler yapın. Onlarla güzel şeyler paylaşın. Güzel anılar biriktirin.
15. Bir dil daha öğrenin -şimdi bedavaya çok güzel olanaklar var. Faydalanın.
16. Gülün, hayatın komik yanlarını bulun, bunları paylaşın. Gülmenin ve komiklğin beyni geliştirdiği kanıtlandı.
17. Kendi özeleştirinizi gerçekçi biçimde yapın. Eksiklerinizi ve hatalarınızı dürüstçe kabul edin. Ve bir daha tekrarlamamak için ne yapabileceğinizi sakince inceleyin. Kendinize kızmayın, kendinizi affedin.
18. Kendinizin olumlu ve güçlü yanlarını bol bol hatırlayın, kendinize söyleyin.
19. Başkalarının olumlu ve güçlü yanlarını bol bol farkedin ve bunu onlarla da paylaşın.
20. Şükredin. Evet bir dolu sorununuz var, güçlükler var, onlarla harekete geçerek ve hedef koyarak mücadele edin. Ancak öte yandan, olumlu olanları ve sizi mutlu eden şeyleri de görün ve onların da hakkını verin.
21. Size emeği geçenlere, size bir şey katmış olanlara, sizin gelişmenize olumlu etki etmiş olanlara annenize, babanıza, eşinize, arkadaşlarınıza, öğretmenlerinize, çocuklarınıza, komşunuza, iş arkadaşınıza teşekkür edin. Bazı durumlarda en sevmediğiniz olay bile sizin hayatla ilişkinizi olumlu biçimde geliştirmiş olabilir, onlara da teşekkür edin.

Kaynak: Nurdoğan Arkış