Nane yağını ayağınıza püskürtün, 10 dakika içinde bebekler gibi uyuyun!

55e859ef0bc1a110527be877fff0c2eb1

Rahat bir şekilde uykuya dalmak için her yöntemi deniyor ve başaramıyorsanız bir de doğal yöntemlerimizi deneyin! Eğer siz de uyku problemi çekiyorsanız bu yazımızı mutlaka okuyun.

Uykusu sürekli bölünen ve aralıksız bir uyku uyuyamayanlar bu yazımız tam size göre. Uyumak için ayran, süt veya ılık bir banyo yapmayı tercih edebilirsiniz fakat bu yöntemler uzun süre uyumanızı sağlayamaz

Malzemeler; Lavanta Yağı 10 damla kadar

Nane Yağı 10 damla kadar

Papatya yağı 10 damla kadar

Uygulanması; Bu yağları eşit bir şekilde Karıştırıp bir sprey şişesine doldurun.Bu karışımı ayağınıza püskürtün ve yatağınıza uzanın.10 Dakikada rahatlayıp mışıl mışıl uyuyacaksınız. Not: Bu yağlar bedeninizi rahatlatarak sakinleşmenizi sağlayıp uykuya dalmanıza yardımcı olacaktır.

nane_yagini_ayaginiza_surun_10_dakika_icinde_bebekler_gibi_uyuyun_h103765_44ad51

Uykusuzluk sorunu hastalıkların habercisi olabilir!İyi bir uyku için: Düzenli bir uyku programına bağlı kalın.

Hafta sonu ve tatillerde bile, sabahları aynı saatte kalkın.

Gün içinde kısa uykulardan kaçının.

Yatmadan iki saat önce stresli aktivitelerden ve ağır idmanlardan kaçının.

Günün erken saatlerinde düzenli egzersiz yapın.

Yatak odanızın karanlık, sessiz ve serin olmasına dikkat edin.

Gerekirse kulak tıkacı ve göz maskesi kullanın.

Eğer uyuyamıyorsanız yatak odanızdan çıkın, başka bir odaya gidin.

Kitap okuyun ya da sessiz ve rahatlatıcı bir şey yapın.

Kahve, çay veya diyet hapı gibi kafein, tein içeren şeylerden uzak durun.

Kaynak: Sağlık Haberleri

Size UYGUN Olumlama Cümleleri NASIL OLusturursunuz?

1385077_445600242208404_309626973_n1
Söz büyüdür. Bu nedenle kullandığınız her sözcüğün niyetinizle, varmak istediğiniz noktayla ilgili olmasına özen gösterin. Ağzımızdan çıkan en küçük bir söz bile tüm vücudumuza, tüm evrene yaydığımız bir emirdir. Dolayısıyla odaklandığımız düşünceler ve sıkça ağzımızdan çıkan sözler bir süre sonra bizim gerçekliğimiz olmaya başlar.
Bugüne kadar kim bilir size neler söylendi? Sadece öyle söylendi diye hiç denemeden, farkında bile olmadan kabul ettiğiniz kim bilir neler var? Ancak bunların artık önemi yok. Önemli olan nasıl bir “siz” yaratmak istediğiniz. Hayal ettiğiniz yeni sizi yaratırken, kelimelerin, hedefinize uygun olumlama cümlelerinin gücünü unutmayın. Bu cümleleri boş kaldığınızda, araba kullanırken, uykuya dalmadan önce, sabah kalkar kalkmaz aynaya bakarak sık sık yüksek sesle tekrar edin. Ödev verilmiş bir ilkokul çocuğu gibi sayfalar dolusu yazın. Yazı evrenle yaptığınız bir sözleşmedir.
Sitedeki olumlama cümleleri her gün artacağından, her seferinde karşınıza yepyeni cümleler gelecek. Bu cümlelerden faydalanabilirsiniz. Ancak kendi olumlama cümlelerinizi yazmak isterseniz dikkat etmeniz gereken birkaç nokta var:
1. Olumlama cümleniz olumlu olsun! Yani Hasta olmak istemiyorum yerine Sağlıklıyım gibi tamamen olumlu kelimelerden seçilmiş kalıplar kullanın.
2. İstiyorum ifadesinden kaçının. Mutlu bir hayat istiyorum demek yerine Mutlu bir hayata sahibim deyin. Evren onaylayandır. İstiyorum dedikçe istemekle kalırsınız. Sahibim dediğinizde tüm hücreleriniz o andan itibaren mutlu bir hayata sahip olduğu komutunu alır ve size bunu yaşatmaya başlar.
3. Cümleler hedefinizi net içersin. Zayıflıyorum gibi sonunun nereye gittiği belli olmayan cümleler kullanmayın. Eğer muhakkak zayıflamakla ilgili bir cümle kurmak istiyorsanız, varmak istediğiniz hedef kiloyu da içine koyarak 55 kilodayım, hatta 55 kiloda olduğum için şükürler olsun deyin.
4. Belirsiz ifadelerden kaçının. Kurduğunuz cümle herkes tarafından anlaşılabilecek basitlikte olsun.
5. Cümlelerinizi gelecek zaman yerine şimdiki zaman veya geniş zaman kipinde kurun. Çok mutlu olacağım demek yerine Çok mutluyum deyin. Gelecek zaman kipi yaşamak istediğiniz durumu her zaman daha ileri bir zamana öteler. Böylece hiçbir zaman o durumun içinde olamazsınız.
6. Olumlamalarınız başka insanlar hakkında değil kendiniz hakkında olsun. Bana saygı göstersin demek yerine, saygı görmeyi hak ediyorum deyin.
7. Cümlelerinizi yumuşatabilirsiniz. Kendimi olduğum gibi kabul ediyorum şeklinde ilk başta ikna olmakta zorluk çektiğiniz cümleleri kendimi olduğum gibi kabul etmeye niyet ediyorum/ hazırım/ başlıyorum, kendimi olduğum gibi kabul etmeyi öğreniyorum şeklinde yumuşatın. Zamanla bu cümleleri kabul ediyorum şeklinde değiştirirsiniz.
Japon Dr. Masaru Emoto suyun, söylenen sözlere, hissedilen duygulara, gösterilen görüntülere ve dinletilen müziğe göre nasıl bir değişim gösterdiğini birbirinden muhteşem su kristali fotoğraflarıyla gözler önüne seriyor. Vücudumuzun 4’te 3’ünün su olduğunu düşünürseniz, ağzınızdan çıkan her sözle önce kendinize sonra çevrenize neler yaptığınızı daha iyi anlayabilirsiniz.
Hayatınızı değiştirmek istiyorsanız mutlaka kullandığınız cümleleri de değiştirin ve olumlama cümlelerini bol bol kullanarak ruh halinizi daha olumluya çekin.
Olumsuz cümleleri şimdiki zaman kipinde değil, geçmiş zaman kipinde söyleyin: İlişkilerim kısa sürüyor yerine Bugüne kadar ilişkilerim hep kısa sürdü deyin. Böylece kendinizi bütün yeni ihtimallere açarsınız.
Olumlama cümlelerini kullanırken, aynı zamanda harekete de geçin: Artık her gün “zenginim” diyorum, yakında zengin olurum. Bu yanılgıya düşmeyin. Sadece zihininizi yeniden programlamanız yetmez. Hedeflediğiniz duruma doğru adım da atmalısınız. Bir aksiyon planı oluşturmalı ve harekete geçmelisiniz.

alintidir

Vücudumuzdaki Su Oranları…

16114344_605268033002823_7814827049666954892_n1

Ne kadar su var

Kalbin % 73 ü

Akciğer %83 i

Deri %64 ü

Kas %79 u

Böbrek %79 u

Kemikler %31 i

Kan %92

Beyin %73

ŞEKER HASTALARINA MÜJDE!

15871949_706969829469632_1887122271667348408_n1

Değerli dostlar pankreas ve karaciğeri onarmak suretiyle şeker hastalığını kökünden tedavi eden bir buluşa şahit oldum.
Yakın çevremden onlarca insülin kullanan insanlar tedavisi olmayan bu hastalıktan yoğurt-limon karışımıyla kurtuldular.
Bu ilacı tıp profesörlerinin birbirlerine tavsiye ettiklerine de şahit oldum.
Gece yatarken bir kase doğal yoğurda -mümkünse ev yoğurdu- bir adet limonu sıkıp karıştırıyorsunuz ve yiyorsunuz. Unutursanız gündüz de uygulayabilirsiniz.
Yalnız bu tedavi titizlikle altı ay devam etmeli…
Altı ay sonra Allah’ın izniyle hiçbir şeyiniz kalmayacak..
Not: Lütfen Allah rızası için bunu herkes paylaşsın. Dua almak isteyen herkes paylaşsın…

Kaynak: Her şeyden Önce Sağlık

Öksürük ve Astım Hastaları İçin Zeytinyağı ve İncir Mucizesi

15871705_706960272803921_3132474870976691977_n1

Zeytinyağı ve Kuru İnci ile gelen şifa
Zeytinyağında beklettiğiniz kuru incirin inanılmaz faydası.. Doğal ve saf zeytinyağında 1 gün boyunca beklettiğiniz incir o kadar faydalı ki..
Öksürük ve astım hastaları doğal ve saf zeytinyağında bekletilmiş 2 adet kuru inciri sabah öğünlerinden önce tüketilmesi önerilmektedir. Bu şekilde en az 6 ay boyunca devam ettirilmesi gerekmektedir. Hiç ara vermeden uygulan bu formül astım ve öksürük problemi olanlar için inanılmak bir tedavi yöntemidir. Mutlaka uygulanması tavsiye edilmektedir.
Yalnızca öksürük ve astım hastaları için değil akciğer hastalıklarında da önerilen bir formüldür. Zeytinyağı incir mucizesinin bir diğer faydası ise erkeklerde sperm artırıcı etkisinin olmasıdır. Yalnızca erkeklerde değil bu karışımın kadınlarda da doğurganlığı artırıcı etkisi vardır.
İncirin faydaları arasında bilindiği üzere mideyi çalıştırması, bağırsakları yumuşatması ve sinir sistemini olumlu etkilemesi bulunmaktadır. Bunların dışında incir ağacının dallarındaki süt sayesinde siğillerden de kurtulmanız mümkün..
Zeytinyağı ve İncir Nasıl Yapılır?
Bu kürün hazırlanışı ve uygulanışı oldukça kolay. Öncelikle 2 adet inciri 1 gün öncesinden saf zeytinyağının içerisine koyuyoruz ve 1 gün bekletiyoruz. 1 gün sonrasında incirleri içerisinden çıkarın ve hemen tüketin. Ardından yeni incirlerinizi yediklerinizin yerine koyun ve tekrar 1 gün bekletin. Sağlıklı sonuçlar vermesini istiyorsanız mutlaka 6 ay boyunca düzenli bir şekilde uygulamanız gerekmektedir. Süre uzun geldiği için size zor gözükebilir fakat hazırlaması kolay olduğu için kolaylıkla uygulayabilirsiniz
Kaynak: Her şeyden önce sağlık

Karaciğerdeki Toksinlerden Arınmak İçin…

16266200_605904122939214_5263586027806392503_n1

MUCİZE BEKLEMEYİN, MUCİZE OLUN!

mucize-foto1

 

 

Hepimizin hayatında zor dönemler oluyor ve hepimiz de bunları bir biçimde atlatıyoruz. Ancak aramzıdan bazıları bu dönemleri çok daha hızlı ve kolay atlatıyor. Peki bunun sırrı ne? Sırrı bakış açısı ve tutumda yatıyor. İşte, işler zora girdiğinde hatırlamanız gereken 13 faydalı şey… (Wright State Üniversitesi’nden, İletişim Doktoru Profesör Carol Morgan’a şükranlarımla…)
1. Olanı olduğu gibi kabul et.
Buda’nın bize söylediği gibi: “Acı çekmenin sebebi ‘olmakta olan’a direncindir.” Bunun anlamını bir düşünün: Acı çekmemizin sebebi olan bitene direnmemizden başka bir şey değil. İçinde bulunduğunuz durumda sizi rahatsız eden olayla ilgili bir şeyler yapabiliyorsanız hemen harekete geçin ve durumu değiştirin! Ama eğer değiştiremiyorsanız yapabileceğiniz 2 şey var: (1) Ya durumu olduğu gibi kabul edip negatif duygu ve düşünceleri bırakacaksınız (2) ya da obsesif biçimde duruma kafayı takıp sefil olacaksınız.
2. Problem, sadece siz onun problem olduğunu düşünüyorsanız problemdir.
Çoğu zaman en acımasız ve kötü düşmanımız yine kendimiziz. Mutluluk dediğinz şey gerçekten tamamen bakış açımıza bağlı. Eğer bir şeyin problem olduğunu düşünüyorsanız duygu ve düşünceleriniz olumsuz olacaktır. Ama eğer bunun sizin bir şeyler öğrenebileceğiniz, sizi büyütecek bir şey olduğunu görebilirseniz, bu artık problem olmaktan çıkar.
3. Bir şeylerin değişmesini istiyorsanız, kendinizi değiştirmekle başlamalısınız.
Dışarıda olan biten her şey (HER ŞEY) iç dünyanızın bir yansımasıdır. Stres dolu kaotik yaşamları olan insanlara bakın, bunun en büyük sebebi iç dünyalarında da kaotik ve karmaşık hissetmeleridir. Sıklıkla düşündüğümüz şey içinde bulunduğumuz koşulları değiştirdiğimizde hissettiklerimizin de değişeceği yönündedir. Doğru olan bu düşüncenin tam tersi aslında: Duygu ve düşüncelerimizi değiştirdiğimiz anda, içinde bulunduğumuz koşullar kendiliğinden değişiverir.
4. Başarısızlık diye bir şey yoktur – Sadece kendimize “öğrenme fırsatı” yaratan deneyimler vardır.
“Başarısızlık kelimesini sözlüğünüzden silin. Önemli şeyler başarmış bütün büyük isimlerin tamamı, defalarca “başarısız” olmuşlardır. Thomas Edison ampulü bir türlü yakamadığında şöyle demiş: “Elektirik ampulünü icat etme konusunda başarısız olmadım; sadece onu yakmadan evvel işe yaramayan yüzlerce yol buldum”. Sözüm ona “başarısızlık” denilen şeyleri alın ve onlardan öğrenecek şeyleri bulun. Bir dahaki sefere nasıl daha iyi yapacağınızı öğrenin.
5. İstediğiniz bir şeye sahip olamıyorsanız bunun tek sebebi çok daha iyi bir şeye sahip olmak üzere olmanızdır.
Biliyorum bazen buna inanmak zor olabiliyor ama bu doğru. Hayatınızı şöyle bir gözden geçirin; olmasını istediğiniz iyi bir şeyin gerçekleşmemesinin çok daha iyi sonuçlar getirdiğine dair sayısız örnek göreceksiniz. Belki de o çok istediğiniz ama giremediğiniz iş, sonradan gelen rahat zamanlı işte olduğu gibi ailenizle daha fazla vkit geçirmenize izin vermeyecekti. Şuna derinden inanın: Her şey olması gerektiği zamanda olması gerektiği gibi oluyor.
6. İçinde bulunduğunuz anı kabul edin ve onurlandırın. Bu an bir daha asla gelmeyebilir.
Her anın içinde çok değerli bir şey vardır. Onu kaybetmeyin. O anda kötü gibi görünen bir şey bile hayatınız için son derece kıymetli bir hazine olabilir: her anı “değerlendirin”.
7. Arzularınızı sevgiyle bırakın.
Birçok insan “aklına takılan” şeylerle yaşıyor. Bunu şöyle açıklayabiliriz: Gerçekten arzuladığınız şeylere bağlanırsanız, o şeyler gerçekleşmediğinde duygularınız olumsuza döner ve bu tüm hayatınızı etkiler. Bir şeyi istemek iyidir, ama bunu kafaya takmak yerine, istediğiniz şey olsa da olmasa da mutlu olduğunuzu bilmek (mutluluğunuzun o çok istediğiniz şeye bağlı olmadığının farkında kalmak) sizi özgürleştirir ve duygu durumunuz mutlu ya da nötr kalır.
8. Korkularınızı anlayın ve onlara minnet duyun.
Korku muhteşem bir öğretmendir. Ve yendiğiniz her korku sizi muzaffer kılar. Korktuğunuz şey ne olursa olsun (Toplum önünde konuşmak, yüksekli, kedi vb) bilin ki; korkunuzu yenmek için yapmanız gereken şey ısrarla korkunuzun üstüne gitmek ve bu konuda pratik yapmak. Korku bir ilüzyondur ve korkup korkmamak bir seçimdir.
9. Keyif almak için kendinize izin verin.
Birçok insan eğlenmek, rahat hissetmek ve keyif almak konusunda kendilerine izin vermeyecek kadar “problem”lerine ve içlerindeki karmaşaya odaklanmış durumda yaşıyor. Öyle ki o sırunlar olmadan kendilerinin kim olduğunu bile tanımlayamaz durumdalar. Siz mutlu olmak için kendinize izin verin! Çok kısa anlar için bile olsa; olan bitenin zorluğuna değil içinde bulunduğunuz anda ki mutluluk verici olaylara odaklanın.
10. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamayın.
Hayatın bir yarış olduğu öğretiliyor bize: Başarı, kazandığınız para, güzellik, sahip olduklarınız… İlla kıyaslama yapacaksınız, sizden daha azına sahip olanlarla, sizden daha başarısız olanlarla, sizden daha az güzel görünenlerle kıyaslayın kenidinizi ve sahip olduğunuz her şeyle ilgili şükredin. Yine de en iyisi sadece ve sadece kendinizle “yarış”tığınızı fark edin. İçinde bulunduğunuz durumdan daha iyi bir durumda nasıl olacağınıza odaklanın, sizden daha iyi olanlara değil.
11. Kurban değilsiniz, kurban rolü oynamayı bırakın ve kendi yolunuzdan çekilin.
“Kurban” olduğunuzu düşünüyorsanız, bilin ki; sadece kendi düşünce, söz ve hareketlerinizin kurbanısınız. Hiç kimse “size bir şey yapmıyor”. Kendi tecrübenizi kendiniz yaratıyorsunuz (Bkz Madde 1, 2 ve 3). Sorumluluğunuzu üstlenin ve zor durumlardan çıkabileceğinizi BİLİN. Sadece düşünce biçiminizi değiştirmek ve aksiyon geçmek yeterli. “Kurban” psikolojisini bir kenara bırakın ve zafere oynayın!
12. Her şey değişebilir ve değişir de!
“Bu da geçer” ne harika bir cümle, değil mi? Kötü bir duruma düştüğümüzde, o durumdan çıkamayacağımızdan korkarız. Asla değişmeyecektir, hep böyle üzüntü içinde kalacağızdır. Ama ne olur? “O da geçer”… Hep geçmedi mi? Neler atlattınız bir düşünsenize! Hepimizin bir gün öleceği gerçeğini bir tarafa bırakırsak hiçbir şey kalıcı değildir… HİÇBİR ŞEY! Bu yüzden de eski “her şey aynı kalacak” düşünce alışkanlığınızdan hemen kurtulun. Bunun için tek yapmanız gereken bir şekilde harekete geçmek, çünkü işler kendi kendine istediğiniz yönde değişmez; sizin bir şeyler yapmanız gerekir.

13. Her şey mümkündür… HER ŞEY !
Mucize dediğimiz şey her gün herkese olur. Terminal hastalıklardan kurtulup sağlığına kavuşanlardan, en ümitsiz anda ruh eşini bulup mutlu mesut yaşayanlara, dibe vurmuş işlerini düze çıkarıp muazzam servet elde edenlere kadar sayısız mucizeye şahit oldum… Siz de olmuşsunuzdur. Hayatınızdaki mucizeleri fark etmeye niyet edin… Her sabah! İşte o noktada yenilmez olursunuz.
* Alıntı

HEPİMİZİN İHTİYACI OLAN BU 10 SİHİRLİ CÜMLEYİ KULLANMAYI ÖĞRENİN..

index_r15_c31

 

 

Eğer hissettiğiniz gibi olduğunuza inanıyorsanız, hayatınız gerçekten de düşüncelerinizden ve duygularınızdan filizlenir. Olumlamalar veya olumlu cümlelerin tekrar tekrar söylenmesi ruh halinizi çok daha yüksek seviyelere çıkarabilir. Düşüncelerimizi kelimelere dökerek ve daha sonra da niyete çevirerek istediğimiz şeylerin gerçek olmasını destekleyebiliriz. Olumlamalar kendini geliştirmenin kanıtlanmış bir yöntemidir çünkü beynimizin yeni bir şekilde çalışmasını sağlarlar ve insanların hayatını değiştirebilirler. Bilimsel kanıtlar da kendinle pozitif konuşmanın beyinde değişiklikler yarattığını doğrulamaktadır. Aşağıdaki 10 güçlü olumlama hayatınızı değiştirebilir:
1- Büyük Şeyler Başarabilirim
En ilham verici olumlamalardan biri günlük olarak kendinize hayatınızda büyük şeyler başarabileceğinizi söylemektir. Tüm vizyonunuza ve hayallerinize odaklanın ve daha sonra bu vizyona duyguları ekleyin. Kendinize söyleyerek ve büyük şeyler başarabileceğinize inanarak bu durumu gerçeğe dönüştürebilirsiniz.
2- Bugün Enerji ve Neşeyle Doluyum
Neşe sizin içinizden gelir, dışarıdan değil. Ayrıca uyanır uyanmaz başlar. Dolayısıyla sabah kalktığınızda bu olumlamayı tekrarlamayı alışkanlık haline getirin.
3- Kendimi Olduğum Gibi Kabul Ediyor ve Seviyorum
Kendini sevmek, sevmenin en saf ve yüksek şeklidir. Kendinizi sevdiğinizde otomatik olarak kendinizi kabullenmeye ve kendinize saygı duymaya başlarsınız. Eğer yaptığınız şeylere özgüven duyar ve bunlardan gururlanırsanız kendinizde yeni bir ışık göreceksiniz. Böylece daha büyük ve güzel şeyler yapmak için cesaretiniz olur ve ilham alırsınız.
4- Vücudum Sağlıklı, Zihnim Parlak ve Ruhum Sakin
Sağlıklı bir vücut sağlıklı bir zihin ve ruhla başlar. Bunlardan herhangi biri olumsuz duygulardan zarar görürse, diğerleri de etkilenir. Hastalığın ve sağlığın bir numaralı kaynağı sizsiniz. Dünyadaki tüm sorunlara bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde size gelmeleri için verdiğiniz izni geri alabilirsiniz Hastalıklarınızı ve kusurlarınızı fethedebilir, her gün yenmeye devam edebilirsiniz.
5- Her Şeyi Yapabileceğime İnanıyorum
Bunu her gün kendinize söylemeniz gerekir. Çünkü hevesli kalmanız için çok önemli bir cümledir. Bunu söyleyerek her şeyi yapabilme, başarabilme yetisine sahip olursunuz
6- Şu An Olan Her Şey Benim Nihai İyiliğim İçin Oluyor
Kurbanlar, kazalar, tesadüfler yoktur. Siz ve çevrenizdekiler parçası olduğunuz şeyleri çekersiniz. Her şeyin gerçekleşmek için bir nedeni olduğuna ve mükemmel bir senkronizasyonla aktığına inanın. Gerçekleşen ve gerçekleşecek her şeyle barış içinde olun. Böylece korkularınız eriyip gider.
7- Hayatımın Mimarı Benim, Temelini Ben Attım ve İçindekileri Ben Seçtim
Her gün uyandığınızda kendinize bu cümleyi söyleyin. Her yeni gün yeni bir başlangıç sunar ve etrafınızdakiler üzerinde bir etki bırakır. Bu günü istediğiniz şekilde kullanabilirsiniz çünkü hayatınızın mimarı sizsiniz. Eğer gününüze olumlu bir düşünceyle başlarsanız gününüzü mükemmele dönüştürebilirsiniz.
8- Geçmişte Bana Zarar Verenleri Affettim ve Onlardan Sakince Uzaklaştım
Bu yapılanları unuttuğunuz anlamına gelmez ancak yaptıklarıyla ve aldığınız derslerle barışık halde olabilirsiniz. Affetme gücünüz hayatınıza devam etmenizi sağlar ve herhangi bir tecrübeye tepkiniz diğerlerinin sizin hakkında ne düşündüğünden bağımsızdır. 1000 kişiyi affetseniz ve hiçbiri sizi affetmese bile, onların aynı noktaya gelene kadar sahip olamayacağını bildiğiniz bir barış ve özgürlük hissi tadarsınız. Onları affetmek ayrıca size nasıl tepki verdiklerini de anında değiştirir.

9- Zorlukları Başetme Yeteneğim Sınırsızdır, Başarma Potansiyelim Sonsuzdur
Basitçe şöyle söylenebilir: Kendinize koyduklarınız dışında hiçbir limitiniz yoktur. Nasıl bir hayat istiyorsunuz? Sizi durduran ne? Kendinize hangi engelleri zorluyorsunuz? Bu olumlama bütün sınırları fark etmenizi sağlar.
10- Bugün Eski Alışkanlıklarımı Bırakıyorum ve Yeni, Daha Olumlu Alışkanlıklar Ediniyorum
Zor zamanların hayatın geçici dönemleri olduğunu fark edin. Eski alışkanlıklarınızı bıraktıkça bunlar da geçecektir. İçinizde bulunan yaratıcı enerjiyle her şeye uyum gösterebilen bir varlık olmanız sizi sürekli yeni ve parlak fikirlere doğru götürüyor.
Sağlıkla Kalın
kaynak: facebook sağlıkla kal sayfası
Fatoş Pabuççu Tuncay

Üçüncü Gözüm Açıldı…

img_8808

26 Ocak Perşembe Reiki 1. Seviye… (11.00-15.00 arası) Hepinizi Bekliyorum

550662_246758118770511_199009020_n1

 

 

REIKI ŞİFA ENERJİSİNİ HERKES ÖĞRENMELİ…
Öğrenilmesi çok kolay olup herkesin uygulayabileceği bir iyileştirme metodudur. Reiki uygulayabilmek için uzun süren meditasyonlar yapmak, farklı deneyimlere, tecrübelere ya da özel yeteneklere sahip olmak gerekmez.
Eğer yaşam enerjiniz düşükse veya dolaşımında bir tutukluk varsa hastalıklara daha açık olursunuz. Enerjiniz yüksek olduğunda ve rahatça aktığında; daha az hastalanır ve sağlığınızı uzun süre koruyabilirsiniz. O yüzden Reiki enerjisini öğrenmek ve kendine düzenli uygulayarak enerjiyi yükseltmek hastalıklardan korunmak için çok önemlidir.
• Reiki, vücuttaki sağlığın, uyumun ve dengenin düzenlenmesini sağlar
• Stresli olduğunuzda derin bir rahatlama sağlar
• Şefkat ve sevgi duygularını geliştirir. Uygulama sırasında en çok ortaya çıkan duygular huzur, rahatlama ve güvendir
• Ruhsal gelişimdeki pozitif etkisi uygulamadan sonra karşılaşacağınız sorunlara daha derin bir bakış açısı kazanmanızı sağlar. Yaşamınızda doğru kararlar almak için gereken farkındalığa ulaşmanızda yararlıdır.

Reiki 1. Aşama Eğitimi Neleri İçerir?
Reiki Nedir
Reiki İlkeleri Nelerdir
Reiki Nasıl Şifa Verir
Hastalıkların Bize Anlatmak İstedikleri Nelerdir
Çakraların Anlatımı
Temel El Pozisyonlarının Gösterimi
Reiki 1 Uyumlama
Kendimize Reiki Uygulaması
Başkalarına Reiki Uygulaması
Reiki Bizi Negatif Enerjiden Nasıl Korur
Evi, İşi, Arabayı Negatif Enerjiden Arındırma
Ödev

Seminer sonunda Reiki müzikleri CD’si, dökümantasyon ve sertifika verilmektedir
Reiki 2. Aşama Eğitimi Neleri İçerir?
Reiki 2. Aşamaya Ait 3 Sembolün Detaylı Anlatımı Ve Uygulaması
Reiki Enerjisinin Şifa Gücü Ve Odaklanması Arttırılır
Geçmişte Kırgınlık Yaşanan Olaylara Reiki Gönderilir
Gelecekte Yapılacak Ameliyat, Randevu Ve Toplantılara Reiki Gönderilir
Reiki ile Öğrenme Gücünü Arttırma Alıştırması Yapılır
Evi, Arabayı, İşi Negatif Enerji ve Duygusal Yüklerden Arındırma Çalışması Yapılır
Tartışma Yaşadığımız İnsanlardan Kendimizi Reiki’yle Nasıl Koruruz
İki kişi Arasındaki İlişkiye Tarafların En Yüksek Hayrına Olacak Şekilde Şifa Verilir
Dileklerimize Enerji Gönderme Uygulaması
Uzakta Yaşayan Sevdiklerimize Şifa Enerjisi Gönderme Çalışması
Bu Seviyede Şifacı Olmanın Sorumlulukları Ve Gizlilik İlkesi Anlatılır
Toplu Şifa Gönderme Çalışması Yapılır
Ödev

Seminer sonunda dökümantasyon ve sertifika verilmektedir

Reiki Master Eğitimi Neleri İçerir?
Reiki 1 ve Reiki 2 Konuları Gözden Geçirilir
Kişiye Bu Aşamaya Ait Olan Sorumluluk Anlatılır
Anahtar Sembol Kendisine Öğretilir
Eğitmen Olmakla İlgili Koşullar Kendisine Aktarılır
Tam Seans Uygulaması Gösterilir
Başkası Nasıl “İnisie” Edilir Bilgisi Ve Uygulaması Yaptırılır
Seminer sonunda dökümantasyon ve sertifika verilmektedir

Seminerler hafta içi 11:00 – 15:00 ve hafta sonu 14:00 – 18:00 arasıdır

Başvurular

Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anettei̇nselberg.com

Nea Yaşam Merkezi
Valikonağı Cad. Poyracık Sok. İlgen Apt. N.28/15 K.4
Nişantaşı tel: 0212 219 19 30

Yeterince Su İçip İçmediğinizi 2 Saniyede Test Edebilirsiniz…

su-testi-376x2801

 

Elinizin üzerindeki cildi baş parmak ve işaret parmağıyla tutup yukarı çekin ve bırakın. Oluşan kırışıklık hemen düzelmeli. Eğer kırışıklık hemen düzelmiyorsa, hücrelerin suya ihtiyacı var demektir.
Araştırmacılar, yarım litre suyun bile cildin kan dolaşımını ve oksijen döngüsünü 10 dakika içinde iyileştirdiğini ortaya çıkardı. Su içtikçe metabolizma harekete geçiyor, enerji yakımı artıyor. Ve tüm duyularımız canlanıyor.
Peki yeterince su içmezsek ne olur ?
Günde ortalama 8 bardak su içmemiz gerekirken vücudumuz 10 bardak su kaybediyor.
YORGUNLUK: Su vücudunuzdaki en önemli enerji kaynaklarındandır. Dehidratasyon (susuz kalma) vücudu yavaşlatan enzimatik aktiveteye sebep olarak yorgunluk ve halsizliğe yol açar.
ASTIM VE ALERJİLER: Dehidratasyona maruz kalan vücut sudan tasarruf etmek için havayollarını daraltıyor. Siz daha susuz kaldığınızı hissetmeden histamin bu durumun farkına varıyor ve salgısını arttırıyor.
YÜKSEK KAN BASINCI: Vücut normalde tam olarak su ihtiyacını karşıladığında kanın %92”si sudur. Vücudun susuz kaldığı zamanlarda ise kan kalınlaşarak akışı sırasında dirence sebep olur ve buda kan basıncının yükselmesi ile sonuçlanır.
CİLT PROBLEMLERİ: Dehidratasyon deri yoluyla toksinlerin atılmasını bozmakta ve her türlü cilt problemi için savunmasız hale getirmektedir; dermatit, sedef, kırışıklık…
YÜKSEK KOLESTROL: Vücut susuz kaldığında kolestrol seviyesini arttırarak hücreden daha fazla su kaybını önlemeye çalışır.
SİNDİRİM BOZUKLUKLARI: Su ve alkali (kalsiyum ve magnezyum) minerallerin eksikliği gastrit, ülser ve reflü gibi birçok sindirim sistemi problemine yol açar.
MESANE VE BÖBREK PROBLEMLERİ: Toksin ve atık asit birikimi bakterilerin gelişmesi için ortam sağlar, buda böbrek ve mesanede inflamasyon, ağrı ve enfeksiyona daha yatkın olması ile sonuçlanır.
Her gün en az 6 bardak su içmeyi öneriyoruz peki Su içmek zayıflatır mı ? Devamı için tıklayın
KABIZLIK: Suyun eksikliğinde, vücudun kritik fonksiyonları için su sağlama görevi kalın bağırsağındır. Su yetersiz kaldığında atık maddeler bağırsak içinde çok yavaş ilerlemeye başlar buda kabızlığa yol açar.
EKLEM AĞRISI VE SERTLİK: Bütün eklemlerde büyük bir kısmı sudan oluşan kartilaj yastıkçıkları vardır. Vücut susuz kaldığında kartilaj zayıflar ve eklem tamiri yavaşlar böylelikle ağrı ve rahatsızlık hissi oluşur.
KİLO ALMA: vücudunuz etkin bir şekilde toksinleri elimine edemez ve yağ hücrelerinin içinde saklar. Bunun yanında eğer vücut yeterli su ile toksinlerin güvenli bir şekilde atamıyor ise yağ hücresini serbest bırakmaz.
VAKİTSİZ YAŞLANMA: Kronik olarak vücut susuz kaldığında, organlar ve hatta vücudun en büyük organı olan deride kırışıklık başlar ve erken yaşlanma belirtileri verir.

Kaynak: Diyet evi