BOLLUK ÇALIŞMASI…

180220151348579236239_2[1]

Eğer hayatımızda para ile ilgili bir kısır döngü varsa, ilk önce dönüp kendi içimize bakmalıyız. Bu sorunu hayatımıza neden çektiğimiz üzerinde önemle durmalıyız.
YÖNTEM

Bunu yapabilmek için basit bir yöntem sunacağım.

1. Öncelikle çocuklukta para ve yaşam kalitesi ile ilgili duyduğunuz cümleleri bir kağıda listeleyin.

2. Bu cümleler ile hayatınızda tekrar edip duran parasal sorun arasındaki paralelliği tesbit edin ve bunu da yazın.

3. Bu cümlelerin kendi inanç sisteminizden kaynaklanmadığını, başkalarının inancı olduğunu, sadece size istem dışı olarak empoze edildiğini fark edin.

4. Ve en önemlisi, sizi, bolluk ve bereket yokluğuna getiren kok korkunuza inmeye çalışın.

5. Kök korkuyu bulduktan sonra, onunla ilgili çalışma yapılması gerek. Bu çoğunlukla bir uzmanla birlikte çalışmayı gerektirir, ama yine de aşağıda vereceğim örnekle, sizlere ışık tutmaya çalışacağım.

Diyelim ki, belli bir miktarın üzerinde para kazandığımızda, muhakkak harcayacak bir yol buluyoruz, ve hiç para biriktiremiyoruz.

1. Bu kişi çocukluğunda ?Para insanın elinin kiridir. Paradan çok daha önemli şeyler vardır. Zenginler kötüdür, insanlara yardım etmezler, zalimdirler. Fazla param olmasın ama gönlüm zengin olsun? gibi kalıplarla yetiştirilmiş olsun.

2. Kişi artık, belli bir miktarın üzerinde para sahibi olmaya başladığında, zihnen çeşitli bahaneler bularak harcamaya başlar. Diyelim ki, bilinçaltında babasına kendisini sevdirmek istiyordur. Babası, zenginlerin zalim olduğuna inanmıştır ve bunu oğluna da empoze etmiştir. Ama bilinç bunu hatırlayamaz. Sadece davranış modeli olarak ortaya koyar.

3. Bu kişide para harcarken değil, biriktirirken, belli bir huzursuzluk gözlenir. Bunun sebebi asla su yüzüne çıkmaz. Zihin bunu başarıyla kamufle eder. Harcayacak yerler bulur. Bahaneler yaratır. Demek ki ilk yola çıkılacak duygu,

Para biriktirirken huzursuzluk

Bunun kökenine inildiğinde,

Çok parayla başa çıkamama korkusu ya da Zenginlik korkusu, Zengin olduğunda kimse tarafından sevilmeme korkusu

Bu duyguların da kökenine inildiğinde,

Başkalarından onay bekleme ihtiyacı Sevilmeme korkusu

Bu duygunun da kökeninde Değersizlik duygusu bulunuyordur.

Bu örnekteki KÖK duygu, değersizlik duygusudur. İnsanlarda temel olarak bir kaç kök korku vardır. Bunlar, değersizlik, hayatta kalma, yüzleşme, kaybetme gibi korkulardır. Bu korkular bize acı verdiği için, yüzleşmemek adına, zihin her türlü yola sapar. Değersizlik duygumuzla başa çıkıp, kendimizi sevmek yerine, para harcayarak yaşamayı tercih eder.

Yukarıdaki kalıpların kişinin kendisine değil, babasına ait olduğunu tespit edip kendisini bundan ayrı tutmayı öğrenmesi ile birlikte KÖK duyguya inilmeli ve değersizlik duygusunu tedavi etmek üzere bir uzman ile çalışılmalıdır.

Değerli hanımlar.

Hayatımızda öğrenmemiz gereken en temel şey, kendimizi sevmektir.

Hiç değişmeden, olduğumuz gibi de olsak, kendimizi sevip kabul edebilmemiz gerekir. Sadece para bolluk ve iyi bir yaşam değil, en güzel eşi, aşkı, evladı, işi, tam sağlığı, istediklerimizi elde edebilmeyi hak ettiğimizi bilmemiz gereklidir.

Pek çoğumuz, farkında bile olmadan, parayı hak etmediğimizi düşünüp, kendimizi cezalandırıyoruz. Kimimiz ölesiye çalıştığı halde bir türlü takdir görmüyor. Demek ki bu kişiler, ilk önce kendi kendilerini takdir edebilmeyi öğrenmeliler.

Kimimiz kuru kuru takdir görüyoruz ama bunun karşılığı olan parayı alamıyoruz. Bu kişiler, para kazanmayı ve bolluğu hak ettiklerini bilmek ve kendilerinin gerçekten zengin bir yaşam sürmeye layık görmeyi öğrenmeliler.

Kimimiz ise, para kazansak bile bunu tutamiyoruz. Bu kisiler de, parayi sevmeyi, bunun, bizi yasamda gercekten özgür kılacak bir araç olduğunu öğrenmelidir.

Tüm bunları yaparken, kendimizi sevmek, en temel hakkımızdır. Bu bencillik degildir. Eger ilk önce kendimizi sevip özgür kılabilirsek, başkalarina akıtacak sevgiyi ve yardım edecek gücü bulabiliriz. Aksi taktirde, hep başkalarına verip kendimizi ihmal edersek, yaşam enerjimizden çalariz. Sürekli mutsuz, halsiz ve depresif bir ruh haliyle yaşarız. Mutluluk kaynaklarımız yavaş yavaş kurur, elimizden uçar gider.

Hepinize bolluk ve bereket dolu bir ömür diliyorum

* Serpil Sztutr

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: