Archive | 30 Mayıs 2017

4 Bademi Bir Gece Suda Bekletin Ve Ertesi Sabah Yiyin

4badem

Suda bekletilmiş bademler gerçek birer doğal mucizedir. E vitamini, magnezyum, çinko, kalsiyum ve omage 3 gibi vitaminler ve mineraller açısından oldukça zengindir.
Ayrıca kabukları da filizlenmeyi önleyen bir enzim durdurucu içerir böylece bademler suda beklerken filizlenmeden yeteri kadar suyu çekebilirler. Su da bu enzimi aktif hale getiriyor.
Vücut ıslatılmış bademi kolayca hazmeder ve besin değerlerini emer. Badem yemenin diğer faydaları da şunlardır:
Enerji verir
Her gün bir avuç badem yemek enerji verir. İçerdiği bakır, manganez ve riboflavin de metabolizmayı hızlandırır.
Kan basıncını düzenler
Potasyum etkili bir şekilde kan basıncını düzenler. Sodyumu düşük olduğu için de tansiyon iniş çıkışlarını düzenlemeye yardımcı olur.
Kalbi güçlendirir

Suda bekletilmiş badem kalbe iyi gelen potasyum, tekli doymamış yağ ve protein açısından zengindir. Buna ek olarak suda bekletilmiş bademler damarlara zarar veren iltihaplanmayı azaltır. E vitamini kalp rahatsızlıkları riskini düşürür ve magnezyum da ani kalp krizlerini engeller.
Kolestrolü düzenler
E vitamini ve kalsiyum kolestrol seviyelerini kontrol altında tutar.

Kemikleri güçlendirir
Bademin içerdiği bileşenler kemikleri ve dişleri güçlendirir ve osteoporozu önlemeye yardımcı olur.
Beyne iyi gelir
Badem beyin fonksiyonlarını geliştiren besinlerle doludur. Riboflavin ve L-karnitin beyin aktivitesini geliştirir ve Alzheimer riskini azaltır.
Kanseri önler
Badem vücutta zararlı maddelerin birikmesine engel olur ve kolon vasıtasıyla yiyeceklerin vücuttan atılmasını sağlayarak kolon kanserini önlemeye yardımcı olur.

kaynak: https://hayatbilgileri.com/hayat-bilgileri/4-bademi-bir-gece-suda-bekletin-ertesi-sabah-yiyin/

BURÇLAR VE TAŞLAR

18739656_366324310436641_4346375443681031166_n[1]
(Lütfen yükselenler ile inceleyin)
KOÇ burcu: Bu burç Akik, Ametist, Hematit, Sitrin, Yakut, Akuamarin, Magnezit ve Zümrüt taşlarıyla özdeşleşmektedir. Bu taşların anlamları ise şu şekildedir.
AKİK: Akik taşı taşıyan kişilerde öz güveni yüksek tutup tehlikeden korur. Ayrıca metabolizmayı da daha iyi çalıştırdığı bilinmektedir.
ZÜMRÜT: Kişiye huzur, denge ve de sakinlik hissi verir. Ayrıca sevgiyi derin ve güçlü hissettirmeyi sağlamaktadır.
AMETİST: Aşk taşıdır. Pozitif enerji yayarak strese bağlı hastalıklardan korur.
MAGNEZİT: İç huzur verir, kişinin yaratıcı fikirlerle kendini geliştirmesinde yardımcı olmak anlamına gelmektedir.
HEMATİT: Hastalıktan daha çabuk çıkmanızı sağlar, enerji ve güç verir.
AKUAMARİN: Ruhumuzu dinlendirir ve yaratıcılığımızı da ortaya çıkarır.
SİTRİN: Güç ve güven vericidir. Ayrıca dolaşım sistemini hızlandırmaktadır.
YAKUT: Yaşam enerjisi veren yakut mutluluk duygularımızı da üst seviyede yaşatır.
BOĞA: (22 Haziran-21 Mayıs)
BOĞA burcu: Bu burç ise Türkuaz, Akik ve Zümrüt taşlarından oluşmaktadır.
Turkuaz: negatif enerjiyi atmanıza ve pozitif enerjiyi vücuda almanıza yardımcı olur. Kişinin bedenini güçlendirir.
ZÜMRÜT: Zümrüt taşı Boğa burcu için huzur ve sakinlik taşı olarak adlandırılmaktadır.
AKİK: Cesaret verici, korku engelleyici özelliğe sahip olan bu taş, ayrıca metabolizmanın da düzgün çalışmasını sağlamaktadır.
İKİZLER: (22 Mayıs-21 Haziran)
İKİZLER burcu: Akik, Zümrüt, Yeşim, Obsityen, Aytaşı ve Turkuazdır.
AKİK: Özellikleri içinde koruma, korkuyu engelleme bulunmaktadır.
ZÜMRÜT: Sevgiyi derinlerde güçlü yaşamaya yardımcı olur. Bu taşta diğer taşlar gibi huzur ve sakinlik vermektedir.
YEŞİM: Mutluluğu ve huzuru simgeler. Adet sancısı çeken kadınlara iyi geldiği bilinmektedir.
OBSİTYEN: Kaygıları azalttığı gibi sindirim sistemine yardımcı olur.
AYTAŞI: Duygusal sorun yaşayanlar da dengeyi sağlar.
TURKUAZ: Negatif enerjiyi atıp pozitif enerjiyi yükler.
YENGEÇ: (22 Haziran-21 Temmuz)
YENGEÇ: Akik, Ametist ve Kuvars taşların özelliklerini taşımaktadır.
AKİK: Akik yengeç burcunda da korkuyu engeller kişiye öz güven kazandırır.
AMETİST: Uyumsuzlukları ortadan kaldıran bu taş Meditasyona da enerji verir.
KUVARS: Kişiye özel enerjiyi depolar ve duygularınızı dengede tutmada yardımcı olur.
ASLAN: (22 Temmuz-21 Ağustos)
ASLAN: bu burcun uğurlu sayılan taşları Kuvars, Kehribar, Akik, Sitrin, Topaz ve Ametist’tir.
Kuvars: Ağrıları dindirir.
Kehribar: Kolye olarak kullanıldığı zaman boğaz, burun bölgesindeki enfeksiyonları tedavi etmeye yarar.
Akik: Kişinin sosyalleşmesine yardımcı olduğu gibi cesaret vererek bedeni güçlendirir.
Sitrin: Kişinin enerjisini ortaya çıkarır, canlılık verir, kıskançlık sorunlarını ortadan kaldırır ve gözede iyi geldiği bilinmektedir.
Topaz: Sinir ve stresi iyi gelir. Uyku problemleri ne ve zihni güçlendirme özelliğine de sahiptir.
Ametist: Vücuttaki elektriği atar, kanı temizleme özelliğine sahip ve ağrı kesici etkisi bulunmaktadır.
BAŞAK: (22 Ağustos-21 Eylül)
BAŞAK: Topaz, Akik, Sitrin, Ametist, Kaplan gözü, Türkuaz, Yeşim ve opsidyen taşlarının özelliğini taşımaktadır.
Akik: Metabolizmanın çalışmasına yardımcı olan akik, kişiyi korkularından ve tehlikelerden korur.
Sitrin: Nazardan ve kazalardan uzat tutma da kullanılır.
Ametist: Bu taş bedendeki bir çok kas ağrılarına ve eklem ağrılarına iyi gelir, bedeni dinç tutar.
Kaplan Gözü: Sinüzit ve migren ağrılarına iyi gelen bu taş ayrıca kalp rahatsızlıklarında da fayda sağlamaktadır.
Turkuaz: Kişinin kendine olan cesaretini güçlendirmesini sağlar. Boğaz ağrılarına ve öksürüğe iyi gelir.
Yeşim: Göz için faydalı olan bu taş, ruh sağlığı içinde şifadır.
Opsidyen: Zihni karışıklıklardan kurtarır.
TERAZİ: (22 Eylül-21 Ekim)
Terazi: Yeşim, Akik, Akuamarin, Türkuaz, Pembe kuvars, Mercan ve Lapis lazuli bu taşların özelliğini taşır.
AKREP: (22 Ekim-22 Kasım)
Akrep burcu ise: Mercan, Ametist, Kaplan gözü, Pembe kuvars, Lal ve Obsidyen’den oluşmaktadır.
YAY: (23 Kasım-21 Aralık)
Yay: taşları Lapis Lazuli, Akik, Topaz, Ametist olarak belirlenmiştir.
OĞLAK: (22 Aralık-21 Ocak)
Oğlak: Yakut, Akik, Kehribar, Ametist ve Kaplan gözüdür.
KOVA: (22 Ocak-21 Şubat)
Kova: Burcundada Akik, Kuvars, Ametist ve lal taşları yer almaktadır.
Lal Taşi:
ticaret hayatında başarılı olmamızı sağlar. Hafızamızı kuvvetlendirir ve geçmişi hatırlamamızı sağlar. Hayal gücümüzü geliştirir ve buna bağlı olarak kişinin yeni şeyler keşfetmesine yardımcı olur. Karabasanlardan kurtulmamızı sağlar.Lal taşının verdiği enerji damarlar için faydalıdır. Kristal kuvarsla birlikte kullanılması lal taşının etkisini arttırır. Bedensel zayıflığa karşı ve acımasızlık duygusuna karşı iyi geldiği bilinmektedir. Akciğer ve kalp rahatsızlıklarına iyi geldiği tespit edilmiştir. Bulaşıcı rahatsızlıkların tedavisinde etkilidir. Hormonsal dengeleyicidir. Üreme gücünü arttırıcı etkileri bilinmektedir. Belimizdeki ağrıların tedavisinde kullanılan bir taştır. Heyecanı yatıştırır.
BALIK: (22 Şubat-21 Mart)
Balık: Balık burcu’da diğer burçlar gibi Ametist, Pembe Kuvars, Mercan ve aytaşı taşlarının özelliklerini taşımaktadır. Ayrıca Mercan kişiye yaşam enerjisi sağlamaktadır

asuman büyükspy

Sonunda delikanlı kitaplarına dönmüş, kendinden asla veremeyeceği şeyler talep etmeyen kitaplarına.’

The spy[1]

‘Bir delikanlı sevdiği kızı dansa davet etmek istemiş ama kız ancak kırmızı bir gül getirirse kabul edeceğini söylemiş.Ne tuhaftır ki delikanlının yaşadığı yerde, güller ya sarı ya beyazmış. İkisi arasındaki konuşmayı bülbül duymuş. Delikanlının üzüldüğünü görünce zavallıya yardım etmeye karar vermiş. Önce güzel bir şarkı söylemeyi düşünmüş ama bunun delikanlıyı daha fazla üzebileceğine karar vermiş; yalnızlığı yetmezmiş gibi şarkı yüzünden kasvete de kapılabilirmiş. O sırada oradan geçen bir kelebek ne olduğunu sormuş  ‘Delikanlı aşk  acısı çekiyor. Kırmızı bir gül bulması lazım.’ ‘Aşk yüzünden açı çekmek ne saçma,’demiş kelebek. Ama bülbül delikanlıya yardım etmeye kararlıymış. Koca bir bahçenin ortasında bir gül ağacı varmış ve beyaz güllerle doluymuş. ‘Bana kırmızı bir gül verin, lütfen’ Ama gül ağacı bunun imkansız olduğunu, eskiden kırmızı olan gülleri beyaza dönüşmüş başka bir gül ağacını aramasını söylemiş. Böylece bülbül söyleneni yapıp aramaya koyulmuş.Uzaklara uçmuş ve aradığı yaşlı gül ağacını bulmuş.’Kırmızı bir çiçek lazım bana,’demiş. ‘Ben artık çok yaşlandım,’diye karşılık vermiş gül ağacı.’Kışlar damarlarımı dondurdu, güneş yapraklarımı soldurdu.’ ‘Bir tanecik gül,’diye yalvarmış bülbül.’Elbet vardır bir yolu!’ ‘Yolu olmasına var ama öyle fena ki söylemeye bile korkarım.’ ‘Benim korkum yok.Kırmızı bir gülü nerden bulabilirim, söyleyin bana.Bir tanecik kırmızı gül.’ ‘Gece buraya dönüp bülbüllerin bildiği en güzel ezgiyi şakımalısın bana, ardından da göğsünü dikenlerimden birine bastırmalısın.Böylece kanın özsuyuma karışacak ve gülü kırmızaya boyayacak.’ Gece olunca bülbül söyleneni yapmış, yaşamını aşk uğruna feda etmeye hazırmış.Ay doğar doğmaz bülbül göğsünü gül ağacının dikenine bastırıp şakımaya başlamış.Birbirlerine aşık olan bir erkekle bir kadının şarkısıyla başlamış.Ardından aşkın her türlü fedakarlığa değdiğini anlatan bir şarkı söylemiş.Ay gökyüzünü boydan boya geçerken, bülbül şakımayı sürdürmekte ve gül ağacının en güzel gülü bülbülün kanıyla kırmızıya dönüşmekteymiş. ‘Daha hızlı şakı.’demiş gül ağacı.’Birazdan güneş doğacak.’ Bülbül göğsünü daha da hızlı bastırınca diken doğruca kalbine batmış. Yine de şakımayı kesmemiş, gül kıpkırmızı oluncaya kadar şakımış. Yorgunluktan bitkin, ölmek üzere olduğunu bilse de gelmiş geçmiş en güzel gülü dalından koparıp delikanlıya götürmüş. Penceresine konup çiçeği bırakmış ve oracıkta ölmüş. Delikanlı tıkırtıyı duymuş ve pencereyi açınca en çok hayalini kurduğu şeyi karşısında görmüş.Güneş doğmaktaymış; gülü alıp koşa koşa sevdiği kızın evinin yolunu tutmuş. ‘İşte benden istediğini getirdim,’ demiş, kan ter içinde ama sevinçliymiş. ‘İstediğim böyle bir gül değildi ki,’ demiş kız. ’Bu gül aşırı büyük, elbisemle de uyuşmayacak. Zaten bu akşamki dansa başka birinin davetini kabul ettim bile.’ Delikanlı hayal kırıklığı içinde kızın yanından ayrılmış, gülü yolun kenarına atmış ve atar atmaz üstünden bir at arabasının tekerlekleri geçmiş .Sonunda delikanlı kitaplarına dönmüş, kendinden asla veremeyeceği şeyler talep etmeyen kitaplarına.’
Coelho Casus Ktabından…

50’den Sonra Hayat…Yaşam Tarzınızı Değiştirmek İçin 10 Öneri

590193eb67b0a9235c57adba

 

Hepimizin bir dönem motivasyonunu kaybettiği ve hayatı konusunda umutsuzluğa kapıldığı bir dönem olmuştur. Özellikle bizim yaşımızda daha sık rastlanan bir durum bu…
Oysa hayatınızın kontrolünü elinize almak ve doğru bir yaşam tarzı benimsemek hiç de zor değil. Hayattan zevk almanın yolu hayatınızı zenginleştirmek ve kendinize yapıcı hedefler belirlemekten geçiyor. İşte hayattan zevk almanızı sağlayacak tavsiyeler:

1. Yaptığınız şeyleri sevin veya sevdiğiniz şeyleri yapın
Eski bir söz olmasına rağmen hayattan zevk almanın temel yolu sevdiğiniz şeyi yapmaktan geçiyor. Sevdiğiniz bir işi yaparak kendinizi çok daha mutlu ve motivasyonu yüksek bir birey haline getirebilirsiniz. İşinizle fark yaratmak ve başarılı olmak ancak sevdiğiniz işi yapmakla mümkün.

2. Hayal kurmayı ihmal etmeyin
Hayal kurmak ruhunuzu beslenmenin ve tazelemenin yollarından biri. Hayal kurarak onları gerçekleştirmeye çalışmak sizi dinç tutar ve yaşama bağlar.
3. Sağlıklı beslenin
Sağlıklı beslenmek sağlıklı zihin yapısı ve sağlıklı bir bedene sahip olmanızı sağlar. Sağlıklı beslenmeye başlayarak kendinizi çok daha enerjik hissedebilirsiniz.

4. Kendinizi aşmaya çalışın
Kendinize her zaman daha uzak hedefler koymaya çalışın. Kendini geliştirmenin ve ilerlemenin yolu her zaman gözünü daha yukarılara dikmektir.
5. Evcil hayvan besleyin
Evcil hayvan beslemek uzmanlara göre insanı rahatlatıyor ve kötü enerjileri yok ediyor. Sokak hayvanlarını sahiplenmek ise yapılabilecek en doğru hareketlerden biri. Evcil hayvanlar stresi azaltmasının yanında sorumluluk sahibi olmayı da sağlıyor.

6. Hiçbir işi yarım bırakmayın
Başladığınız her işi bitirmeye çalışın. Vazgeçmemek ve her ne koşulda olursa olsun devam etmek sizi daha güçlü bir insan yapar.
7. Seyahat edin
Seyahat etmek sizi geliştirir ve yeni deneyimler edinmenize katkıda bulunur. Yılda bir veya iki defa hiç görmediğiniz yerleri görmeye çalışın ve anılarınızı ölümsüzleştirin.

8. Bir hobi edinin
Şarap yapmayı öğrenmek veya dalmak gibi farklı hobiler edinerek sınırlarınızın dışına çıkmaya çalışın. Böylece hayata daha farklı bir bakış açısı ile bakma fırsatı yakalayabilirsiniz.
9. Zararlı alışkanlıklar konusunda detoks yapın
Zararlı alışkanlıklarınız konusunda kendinize detoks uygulayın. Sigara veya alkol kullanmayarak bir dönem yaşamaya çalışın ve kendinizi nasıl hissettiğinize bakın. Kendinizi daha hafiflemiş, temizlenmiş ve canlı hissettiğiniz zaman kötü alışkanlıklarınızı daha kolay bırakabilirsiniz.

10. Sporu hayatınıza adapte edin
Sporun dönüştürücü gücünden yararlanın. Daha önce denemediğiniz bir spora yönelin. Bisiklete binmek veya yoga yapmak arasında seçim sizin.

Kaynak:Hürriyet Gazetesi

Bekâr Bir İnsansanız Okudukça ‘Yuh Artık Beni Anlatmış!’ Diyeceğiniz 14 Psikolojik Gerçek

s-4f0dc3797c0883db228d83ba6eecc215fd38bdeb[1]

 

Günümüzde insanların yalnız insanlara içten içe acıdığını görürüz hep. Oysaki sanılanın aksine yalnızlık çoğu zaman bir tercihtir.
İşte karşınızda yalnız insanların neden bu durumu tercih ettiklerini açıklayabileceğini düşündüğümüz 12 gerçek:

1. Yalnız olmayı tercih eden insanlar hayatlarını en iyi ve anlamlı şekilde yaşadıklarına inanırlar.

Bu nedenle birilerine ihtiyaç duymazlar.
2. İnsanların evliyken daha mutlu, daha sağlıklı ve daha sosyal olduğu iddiası fazlasıyla abartılı ve asılsızdır.

British Sociological Association tarafından yapılan bir araştırmada 22.000 evli ve bekâr kadının mutluluk oranları ölçüldü. Amerika, Bulgaristan, Brezilya ve Meksika gibi geleneksel evlilik anlayışının yaygın olduğu ülkelerde yapılan bu araştırmada evli kadınların daha mutsuz olduğu sonucuna ulaşıldı. Bu durum da evli insanlar daha mutludur! gibi ifadelerin abartılı olduğunu kanıtlamış oldu.
3.  yalnız insanların depresif ve özgüvensiz olduğu iddiası da…

4. Evli insanlar kendi dünyalarında yaşarken, yalnız insanlar daha dışa dönük ve insanlarla iletişim halinde olmaya eğilimlidirler.

5. Yalnız insanlar, evlilik meraklısı insanların kendilerine yapmış oldukları baskıyı umursamazlar.

Çünkü onlar hayatta evlilikten çok daha önemli şeylerin olduğunun farkındadırlar.
6. Bilim insanları çoğunlukla evlilik ve evli insanlar üzerine araştırma yapmaktadırlar.

Yalnız insanları ise sadece örnekleme grubu olarak kullanmaktadırlar.
7. Yalnız insanlar, yalnızlığın ve özgür olmanın tadını çıkarırlar.

8. Yalnız insanlar ilişkide olmanın ve aşkın önemini daha çok benimserler.

Uzun süre boyunca yalnız kalan insanlar birilerine değer verdiklerinde onları mutlu etmeyi iyi bilirler.

9. Yalnız insanların kendi kendilerine yetebilme özellikleri gelişmiştir.

Hatta bazen yalnızlığa alışmaya çalışan yeni boşanmış veya dul kalan insanların hayattaki deneyimleri çok fazla olsa bile, bu konuda bekâr insanlardan öğrenebilecekleri çok şey vardır.
10. Yalnız insanlar yardımlaşmaya daha yatkındırlar.

Özellikle çocuklara ve yaşlılara…
11. Özgürlüklerine düşkün olan yalnız insanları tutkuları peşinden giderken kimse alıkoyamaz.

12. Yalnız yaşamayı tercih eden insanlar kişisel gelişimlerine daha çok önem verirler.

Kaynak: listeliste

Auralarımızla, Birbirimizi, Çevremizi, Yediklerimizi-İçtiklerimizi, Eşyalarımızı, Başımıza Gelen Olayları Etkiler, Yön Verir Ve Onları Yeniden Yapılandırırız.

18813497_10155355733680818_4798503963052398704_n[2]

 

Auralarımızla, Birbirimizi, Çevremizi, Yediklerimizi-İçtiklerimizi, Eşyalarımızı, Başımıza Gelen Olayları Etkiler, Yön Verir Ve Onları Yeniden Yapılandırırız.
Herşey ve herkes birbirine görünmez iplerle bağlıdır. Kendini, ruhunu,bilincini,bedenini sağaltan çevresini de iyileştirir.🍀
BİLGİ :
İnsanların vucudunu çevreleyen elektromanyetik alana AURA denir. Aura enerji alanı temel olarak beden, zihin ve ruh arasında bağlantıyı sağlar.
Auralar diğer alanlarla etkileşim halindedir.
Her temas bir enerji değişimidir.
Evrensel enerjiyi vucüdumuza alarak yaşamımızı idame ettirmemizi sağlayan çakralar aurada bulunur.
Aura vücudun çevresini sarmış bir kalkan vazifesi yapar.
Eğer sağlam ve güçlü bir auramız varsa bize dışarıdan bir hastalığın yada negatif etkinin gelmesi düşünülemez. Ancak auramız zayıflamış veya yırtılmış ise negatif enerjilere ve hastalıklara açık halle geliriz.
Biz diğerlerinin auralarını farkederiz, hissederiz.
Onları görmeyi öğrenebiliriz.
Atomik yapısı olan her şeyin aurası vardır
Elektronlar ve protonlar elektromanyetik alan yayarlar.
Yaşayan nesneler auralarını çok çabuk değiştirebilirler
Taş gibi nesnelerin aurası daha durağandır.
İnce ve hafif titreşimlerden oluşmuştur.
Aura insan enerji bedeni olarak da bilinir.
Gün boyunca her an değişebilir.
Ne yaptığınıza bağlıdır.
Değişik renklerdedir.Renklerin farklı anlamları vardır.Yorumlamak zordur
Aura iyileştiricileri önsezilerini kullanırlar. Çocuklar 16 yaşına kadar anneleri ile auralarını paylaşırlar
Güçlü bir auraya sahip olan kişiye dışarıdan negatif enerjiler etki edemez, hastalıklara daha dayanıklıdır, ikna gücü daha gelişmiştir, çevresine huzur ve canlılık duyguları verir.
AURA’ NIN KATMANLARI
Aura 4 katmandan oluşmaktadır.Bu katmanların herbirinin kendine özgü işlevleri vardır.
1.ETERİK BEDEN: Şekil olarak fiziksel bedene benzer.Çakralar bu alanda bulunur ve auranın üst katmanlarından gelen enerjileri bedene alma işlevi yaparlar.Temel işlevi fiziksel bedenin sağlıklı kalmasını sağlamaktır.
2.DUYGUSAL BEDEN: Eterik bedenin üstünde bulunan ve sıvımsı yapıya sahip olan bir katmandır. Gökkuşağının tüm renklerini barındıran duygusal bedenin o anki rengi kişinin duygusal durumuna göre değişir. Zihinsel bedenden gelen üst düzey enerjiler duygusal bedene ulaşır ve burada bir değişimden geçerek Eterik bedene iletilir.
3.ZİHİNSEL BEDEN: Duygu bedeninin bitiminde başlar ve ruhsal bedene kadar uzanır. Genelde rengi sarıdır. Fikirlerimizin yapısını barındırır ve düşünce formları bu bedende görülebilir. Hastalıklarımızın büyük bir çoğunluğu zihinsel bedenimizden kaynaklanmaktadır. Tüm hastalıkların zihinsel nedenlerinin olduğu artık bir çok araştırmacı tarafından ortaya konmuştur.
4.RUHSAL BEDEN: Ruhsal beden kişinin bütün ile bağlantısını simgeler. Bütünle bağlantısı güçlü olan bir insanın ruhsal bedeni sağlıklı olacak ve evrensel enerjiyi en iyi şekilde alarak diğer katmanlara ulaştıracaktır. Bu evrensel enerji zihinsel katmanda bir değişimden geçerek, duygusal katmanda daha farklı bir yapıya bürünecek ve en son eterik bedenden chakralar vasıtasıyla fiziksel bedene geçerek kişinin yaşam enerjisi haline gelecektir. Ancak bunun için öncelikle ruhsal bedenin sağlıklı olması gerekmektedir.
ZAYIF AURA NASILDIR ?
*Açıklanamayan sürekli yorgunluk hali
*Tehdit edici korkutucu kabuslar
*İyi görünmediğiniz küçük hastalıklar
*Açıklanamayan stress
*Açıklanamayan kötü gidiş ve kötü şans
*Bilinmeyen nedenlerle depresyon
*Sürekli sinirli olma hali
*Düşük kalite enerji birikimi
*Hortumla çekiliyormuş hissi
*Tuhaf yada çıldırmış gibi hissetme
*Enerji vampirleri
*Tartışmalar, çatışmalar
Auralar tükenebilir, zayıflar, kirlenir, bulanıklaşırlar.

AURAYI NELER ZAYIFLATIR ?
1. Temelinde korku olan sevgiden uzak her türlü düşünce
2. Ağır yiyecekler, zayıf diyet
3. Egzersiz yapmama
4. Kirli hava
5. Az dinlenme ya da uyku
6. Stres, duygusal travmalar
7. Alkol, sigara, uyuşturucu ilaçlar
9. Zihinsel karmaşa
10. Kötü alışkanlıklar,
11. Yakışıksız fiziksel aktiviteler
12. Elektromagnetik kirlilik
13. Jeopatik bozukluklar
14. Seremoniyle yapılan negatif enerjiler
Jeopatik stres hastalıklara neden olur.
Dünyanın elektromagnetik dalgaları auramızı etkiler.
AURAYI NELER GÜÇLENDİRİR?
*Herşeyi koşulsuz sevmek
*Günışığı, ayışığı
*Spor, yağmur altında yürüyüş
*Temiz hava
*Doğru nefes alma
*Daha sık az hafif yemek yemek
*Kepek, hububat, meyva ve sebze elyafı gibi yemekler
*Bol temiz su
*Meditasyon
*Hayalinde canlandırma eksersizleri
*Her şeyde denge, İyi uyku
*Stresten sakınma, kargaşa, endişe, korku, şüphe den kaçınmak
*Fiziksel sömürüde bulunanlardan sakınmak
*Hoşa giden sakinleştirici Müzik
*Güzel koku, tütsü
*Sıcak bir duş
*Bitkisel çaylar
*Kuartz kristaller
*Kozmik enerji, Reiki …
*Büyük bir ağaca sarılmak (Söğüt başağrısına iyi gelir,Çam ağacı suçluluk hissine iyi gelir)
*Evcil hayvanların pozitif etkileri tansiyonda denge sağlar.