Archive | 09 Mayıs 2017

7 GÜN İÇİNDE VÜCUDUN TÜM ŞİŞKİNLİĞİNİ VE YAĞLARINI ÇIKARTAN TARİF

7-gun-icinde-vucudun-tum-siskinligini-ve-tum-yaglarini-cikartan-tarif-b[1]

 

Vücutta metabolizma yoluyla kalori yakılır, bu nedenle uyurken bile metabolizmayı artırmak için ne yemeniz gerektiğini bilmek akıllıca olur. Bu içeceği yapın ve aynı anda daha hafif ve daha enerjik hissedin.
7 GÜN İÇİNDE VÜCUDUN TÜM ŞİŞKİNLİĞİNİ VE YAĞLARINI ÇIKARTAN TARİF
İçindekiler:
1 çorba kaşığı limon
1 çorba kaşığı salatalık
1 çorba kaşığı rendelenmiş zencefil
1 çorba kaşığı elma sirkesi(doğal)
1 çorba kaşığı maydanoz
1 bardak su
Hazırlık:
Bu sadece tüm karıştırın koyu bir karışım elde edene kadar bir blender veya meyve suyu sıkacağı veya elle karıştırın. Gece uyumadan önce içmek en iyisidir.
O nasıl çalışır?
Bu suyu bir bardak alarak yağın azaldığını, özellikle göbek yağdan hissedeceksiniz. Bu maddeler, uyurken metabolizmanın yağ yakmasına yardımcı olmak için bir araya geliyor.
Sağlığa yararları:
Salatalık yağla mücadelede çok güçlüdür. Maydanoz kalorisi çok düşüktür ve her ikisinde de antioksidanlar ve su tutma kabiliyetini azaltmada için çok güçlü olan vitaminler ve mineraller bulunur, böylelikle şişmiş bir karnı atmaya yardımcı olur.
Zencefil metabolizmayı hızlandırır ve aynı zamanda kabızlığı önler. Bu madde , uyurken inatçı karın yağını yakmanıza yardımcı olur.
Limon suyu vücutta biriken toksinleri temizlemek için çok etkilidir.
Elma sirkesi , kilo kaybı için son derece güçlüdür.
Su, kalori yakmak için gereklidir . Hidrasyon eksikse, metabolizma işinizi azaltır ve yapmanız gereken şekilde kalori yakamazsınız.
Bol su içerek metabolizmaya  güç verin.
Lütfen paylaşalım.

 http://kadindayasam.com/

Hayatla İlgili Kısa Hatırlatmalar…Hayatında her ne yapıyorsan şikayet etmeden, söylenmeden yapacaksın.

80947[1]

 

 

Hayatında her ne yapıyorsan şikayet etmeden, söylenmeden yapacaksın. Eğer hoşuna gitmiyorsa neden bunu yaşadığını kendine sormalısın. Değiştirmenin yoluna bakacaksın.
💥💥💥
Karşılaştığın her olay, her durum senin hak edişinde yerini alıyordur. Biri sana hakaret etse bile bunun karşılığı senin içinde bir yerlerde. Ara ve bul.
💥💥💥💥
Kendini ifade etmekten kaçınmayacaksın. Kendini dogru, anlaşılır ve tam ifade etmeye özen göstermelisin. An’ da geri dönüp bakmamak adına bunu yapmalısın.
💥💥💥
Ne yapıyorsan kendin için yapıyorsun. Diğeri ne yapıyorsa kendi için yapıyor. Diğerlerine kaptırdığın enerjini kendine kullan.
💥💥💥💥
İçinde dengede kal; Çünkü iyi veya kötü, var veya yok, doğru veya yanlış… Fark etmez.
💥💥💥
Kendi değerini ne hafife al ne de abart. Diğerlerinde nefret ettiğin, kınadığın, sevmediğin veya beğendiğin, imrendiğin her şey senin potansiyellerindir. Ne aşağıdasın ne yukarıda, buradasın. Unutma.
💥💥💥💥
Hedeflerini belirle. Şayet olmazsa, bil ki yerine başka bir şey oluyordur.
💥💥💥
Bir şey için sakın oldu, tamam, bitti deme. Sonrasında yanıldığını anlamak ister misin? Düşün.
💥💥💥💥
Yaşadığın sürece “devamı” var. Başladığında biter, bittiğinde yeniden başlar..Döngünün içindesin.
💥💥💥
Haksızlıklara tepkiliysen, haksızlığa uğrarsın. Buna izin ver. Haklılık ile haksızlık arasında fark olmadığını yaşayarak anlamak zorunda kalmamayı yeğle.
💥💥💥💥
Ne yaşarsan yaşa..Duygular ve peşine düşünceler üretirsin..Esiri olma,özgürlüğü seç.
💥💥💥
Kendi önemini iyi kavra..Yaşamın, senin birey olma fırsatındır. Değerlendir.
💥💥💥💥
İnce bir çizgi üzerindesin. Meyillerini incele hem de detaylıca.
💥💥💥
Gölgeler diyarındasın, her şey mümkün. Neyi ciddiye alırsan, senin gerçekliğine dönüşür. O sahte gerçeklik, senin enerjinden çalar. Kendinden çalmak ister misin?👍💥👏💛💥👍💥👏💛
Alıntı

EVİNİZDE NEGATİF ENERJİ VARSA, SİRKE TUZ ve SU BARDAĞI YÖNTEMİ ile NEGATİF ENERJİYİ ATIN… (SİRKE + TUZ + SU)

negatif-enerji-sirke-tuz-su-880x320[1]
Özellikle evlerimiz enerjinin çok karışık olduğunu ortamlardır. Hisler, duygular ve düşünceler bir çok farklı enerji oluşturur. Aynı zamanda eve gelen misafirlerimiz de pozitif veya negatif enerji getirebilirler. Negatif enerjilerin birikmesi sonucunda karamsar düşünceler, stres halinin sürekliliği gibi problemlerle karşılaşabilirsiniz. Daha kötüsü ise bu enerjiler evinizin içinde her yere siner ve çıkarılmadığı sürece kötü etkileri devam eder.

EVDE NEGATİF ENERJİ VARSA?
Negatif enerji; ilişkilerde sorunlara, yanlış kararlar alınmasına veya geçimsiz biri haline dönüşmenize neden olabilir. Bunların sonucunda ise kendinizi daha yorgun ve kırılgan hissedebilir, hatta yaşama sevincinizi kaybedebilirsiniz. Bu sebeplerle evinizde veya ofisinizde ki negatif enerjisi düzenli olarak ortadan kaldırmanız ruh sağlığınız açısında önem taşımaktadır. Aslında negatif enerjiyi yaşam alanınızdan atmak çok kolay.
Negatif Enerji Evden Nasıl Atılır?
Evinizde   kolaylıkla hazırlayacağınız bir karışım sayesinde negatif enerjileri dışarı atabilirsiniz. İhtiyacınız olan malzemeler yalnıza şeffaf bir bardak, deniz tuzu veya kalın tuz, sirke ve su. İlk olarak bardağın 3’te 1 ini dolduracak şekilde tuz ekliyorsunuz. Ardından yarısına kadar su diğer yarısına da sirke ekliyorsunuz.

Hazırlamış olduğunuz karışımı evinizde görünmeyen bir noktaya koyun ve bir gün boyunca bekletin. Bu süre zarfında bardağın yerini hiç oynatmayın. 1 gün sonunda bardağınıza bakın; eğer bıraktığınız gibi duruyorsa bulunduğunuz ortamda negatif enerji yok demektir. Fakat bardakta baloncuk veya herhangi başka bir oluşum varsa odanızda negatif enerji var demektir. Bu durumda yapmanız gereken bardağı bıraktığınız gibi bulana dek her gün aynı karışımı uygulamak. Ayrıca unutmamanız gereken bir diğer nokta ise negatif enerjiyi çeken bardağınızı her gün evinizin dışında bir yere dökmeniz gerekmektedir.

Kaynak: Bilgi Doktoru

Eklem Ağrıları için Limon Kabuğunun Kullanımı

Limon, dünyanın neredeyse her yerinde yenilen bir meyve olmasına rağmen çoğu insan en faydalı kısım olan limon kabuklarını atar.

Eklem ağrı ve iltihaplarının iyileşmesine yardımcı olan limon kabuğu, hem bölgesel olarak uygulandığında hem de çay olarak içildiğinde son derece etkilidir.

Limon, antik çağlardan beri yemeklerde, kozmetik ürünlerde ve hepsinin ötesinde tıbbi ürünlerde kullanılıp kendini kanıtlamış bir turunçgildir.

İçerdiği yüksek miktardaki C vitamini, antioksidanlar, mineraller ve temel yağlar açısından harikadır.

Son dönemlerde ise bağışıklık sistemini güçlendirdiği, grip, soğuk algınlığı ve çeşitli bakteriyel enfeksiyonlara karşı etkili olduğu kanıtlanmıştır.

Ayrıca idrar söktürücü ve vücudu arındırıcı ajanlar olan alkali gıdalar grubunun da bir üyesidir.

Yine de dünyanın neredeyse tamamında yenilen bir meyve olmasına rağmen insanlar çoğunlukla en faydalı kısmını atarlar: Kabuklar.

Limonun etli kısmı kadar yenilebilir bir aroması olmasa da kabuklarda etli kısma kıyasla 10 kat daha fazla C vitamini bulunur. Üstelik eklem ağrılarına karşı etkili olan iltihap sökücü maddeler de barındırır.

Yazımızın devamında limon kabuğunun temel özelliklerinden ve kullanmanız için birkaç tariften bahsedeceğiz.

Bize katılmak ister misiniz?

Eklem ağrılarına limon kabuğunun faydaları

Limon kabuklarının yoğun ekşi tadından dolayı çoğu insan bu meyvenin suyunu sıktıktan sonra kabuklarını atar.

Tam tersine ise limondaki temel besin maddelerinin kabuklarda olduğunu bilen bazı insanlar bunları atmak yerine kenara ayırır.

İçerisinde citronella yağ esansı, phellandrene, C vitamini ve pektin gibi doğal lifler bulunur.

Ayrıca sitrik asit, malik asit ve formik asit gibi organik asitleri içerir.

Diğer yandan uçucu asitler iltihap sökücü olarak görev yapar ve eklemlerdeki ağrının azaltılmasına yardımcı olur.

Yüksek miktardaki A ve C vitamini artritin kontrol altına alınmasına destek olur ve eklemlerin erkenden yıpranma riskini azaltır.

Üstelik de kemikleri, kasları ve eklemleri güçlendiren üç mineral olan kalsiyum, potasyum ve demir kaynağıdır.

Eklem ağrılarını limon kabuğuyla dindiren tarif

Eklemlerdeki ağrıyı dindiren limon kabuklu bu tarifin içerisinde sızma zeytin yağı ve okaliptüs yaprakları bulunur.

O kadar etkili bir terapidir ki, eklem ağrıları ve iltihapla ilgili semptomların kısa sürede azalmasını sağlar.

Malzemeler

  • Bir bardak sızma zeytin yağı (200 gram)
  • 2 büyük limon
  • 5 okaliptus yaprağı
  • Bir cam şişe ve kapaklı kavanoz
  • 2 temiz gazlı bez
  • Streç film benzeri bir kaplama malzemesi

Hazırlanışı

  • İki büyük limonu soyun ve kabuklarını dilimleyip kavanozun içine atın.
  • Bütün kabukların üzerini kaplayacak şekilde üzerine zeytin yağını ekleyin.
  • Okaliptüs yapraklarını birkaç parçaya bölün ve karışıma ekleyin.
  • Kavanozun kapağını sıkıca kapatın ve iki hafta boyunca serin ve karanlık bir yerde saklayın.
  • Bu süre geçtikten sonra karışımı bir bez yardımıyla süzdüğünüz zaman artık kullanıma hazırdır.

Kullanımı

  • Gazlı bezi hazırladığınız karışıma batırın ve ağrılı bölgenin üzerine koyun.
  • Daha sonra gazlı bezi streç filmle ve yün bir kumaşla sarın.
  • Bunu bir gece boyunca tutun.
  • Uygulamayı haftada en az üç defa tekrarlayın.

Limon kabuğu çayı

Limon kabuğu çayı içmek yukarıda tarif ettiğimiz yöntem için sağlıklı bir tamamlayıcıdır. Bu çay kandaki pH seviyesini düzenler ve ağrının artmasına neden olan iltihabı en aza indirir.

Bunun yanında sindirim ve dolaşım sistemi problemleri ile baş ağrıları için de faydalıdır.

Malzemeler

  • 1 litre su
  • Kabuklarıyla beraber 2 limon
  • 1 çay kaşığı bal (7,5 gram) (İsteğe bağlı)

Hazırlanışı

  • 2 limonun suyunu sıkın.
  • 1 litre suyu limon parçaları ile beraber bir tencereye koyun ve ocağı orta dereceye ayarlayın.
  • 10 dakika boyunca kaynatın ve ateşten aldıktan sonra limon suyunu ekleyin.
  • Bir çay kaşığı balla tatlandırın ve aç karnına için.
  • Bunu günde iki defa tekrarlayın.

Eklem ağrılarıyla ilgili şikayetleriniz mi var? O zaman limon kabuğundan faydalanmaya başlayıp ağrılarınız için harika bir çözüm keşfedin.

Buradaki yöntemleri bir hafta uyguladıktan sonra ağrılarınız devam ediyorsa acilen doktorunuza danışın.

Kaynak: Sağlığa bir adım

MUTLU OLMAK İÇİN

mutluluk-resimleri-56b3ce5d14a25[1]
1. Bol su için.
2. Kahvaltıda çok, öğle yemeğinde orta, akşam yemeğinde
az yiyin.
3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok,
fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin.
4. Hiç bir şeyi içinize atmayın.
5. İbadet ve dua için zaman ayırın.
6. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun.Tefekkür edin.
7. Düzenli uyuyun.
8. Her gün 10-30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken
gülümseyin.
9. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların
seyahatinin nasıl olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
10. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi şu an için harcayın, nefes aldığınız her anın kıymetini bilin, keyfine varın.
11. Sadeliğin güzelliğini keşfedin.
12. Hayatı çok da ciddiye almayın. Fâni olduğunuzu unutmayın.
13. Kıymetli enerjinizi başkaları hakkında konuşarak boşa harcamayın.
14. Sû-i zandan kaçının.
15. Kıskançlık, çekememezlik zamanın boşa harcanmasıdır. İhtiyacınız olan her şeye zaten sahipsiniz.
16. Geçmiş meseleleri unutun. Kişilerin geçmiş hatalarını hatırlatmayın. Bu durum mevcut mutluluğunuzu bozar.
17. Hayat, birisine kin duyarak zamanı boşa harcamak için çok kısadır. Kimseden nefret etmeyin.
18. Geçmişinizle barış yapın ki, şimdiki zamanı bozmasın.
19. Hayatın bir okul olduğunu ve öğrenmek için burada olduğumuzu unutmayın. Problemler, cebir dersi gibi gelip giden, ancak aldığımız derslerin bir ömür boyu devam ettiği eğitim programının bir parçasıdır.
20. Daha fazla gülümseyin ve pozitif olmaya çalışın.
21. Her tartışmayı kazanmak durumunda değilsiniz. Aynı fikirde olmasanız da, anlaşın.
22. Ailenizi sık arayın.
23. Her gün diğerlerine iyi bir şey verin. Gülümseme, teşekkür, iltifat, yardım, destek, moral…
24. Herkesi her şey için affedin.
25. 70 yaşından büyük ve 6 yaşından küçük kimselerle vakit geçirin.
26. Her gün en az 3 kişiye gülümseyin ve tanımadığınız birine SELÂM verin.
27. Başkalarının sizin hakkınızda ne düşündüğü ile ilgilenmeyin.
28. Doğru olanı yapın, yanlışlarınız için de pişman olmayın. Ne oluyorsa ya da olmuyorsa, hayrımıza olduğu içindir!
29. Faydalı, güzel veya neşe dolu olmayan her şeyden uzak durmaya çalışın.
30. ALLAH her şeyi iyileştirir, şu an fark etmesek de, yaşadığımız her şey iyiliğimiz içindir.
31. Bir durum iyi veya kötü olsun, nasılsa değişecektir. Durumu kabullenin.
32. Nasıl hissederseniz hissedin, kalkın, giyinin ve ortaya çıkın. Kendinizi eve kapatmayın.
33. En iyisine henüz sıra gelmedi.
34. Sabah canlı olarak uyandığınız için ALLAH’ a şükredin.
35. Maneviyatınız daima mutluluğunuzdur. Hislerinizi önemseyin. İnanın, dua edin, gerekeni yapın ve gerisini ilahi akışa bırakın…
Prof. Dr. Nevzat Tarhan

Burçlar Ne Kadar Kin Tutar ?

18342101_10155415595027845_4781182297598354002_n[1]

Koç: En fazla 24 saat

Boğa: Ölünceye dek. Belki öldükten sonra bile

İkizler: Bir 30 saniye kadar

Yengeç: Yıllarca

Aslan: Evrenin sonuna dek

Başak: Bir kaç ay

Terazi: İki saniye. Eğer büyük haltlar yemediyseniz tabi

Akrep: Sonsuza Dek

Yay: 2 Gün

Oğlak: Özür dilemeyin bile

Kova: 1 yıl

Balık: Belki iki ay

Derinde diğer sorunlara da sebep olan BİLİNÇALTINDAKİ kök mesele başkadır.

18238052_1363726700374363_410604583880938908_o[1]

 

Çoğu insanların durumu gerçekten böyledir.
Yüzeydeki bir probleme takılıp kalmışlardır. Halbuki derinde diğer sorunlara da sebep olan kök mesele başkadır.
Üstelik herkesin kendi hakkındaki yorumu da hazırdır.
Bu ancak size kaybettirir.
Günlük hayatta karşılaştığınız sıkıntıların çoğu yuzlesilmemis bir travmanın dallanıp budaklanmis halidir.
Bunu temel alırsanız hızlı çözüme ulaşırsınız.
Karikaturdeki mizaha tebessümünüz ve aklınıza gelen baskalari ile ilgili düşünceler bitti ise lütfen kendiniz içinde böyle bir şeyin geçerli olabileceğini aklınızda tutun.

Alıntı dR. zAFER aKINCI

Bilinçaltınızda farketmediğiniz ama sizi geride tutan tüm sorunların çözülebilmesi için Access bar bilinçaltı temizliği semineri de çok etkilidir.

Bilgi ve Rezervasyon Anette 0536 798 68 68

Hayat size surat asıyorsa siz ona dil çıkarın…

cemşen[1]

 

Doğum ızdıraptır, yaşlanmak ızdıraptır, ölüm ızdıraptır; üzüntü, keder, acı, huzursuzluk ve umutsuzluk ızdıraptır; sevmediğinden kurtulamamak, sevdiğinden ayrılmak ızdıraptır; istediğine ulaşamamak ızdıraptır. Kısacası bedene, hislere, algılara, zihine ve bilince tutunmak ızdıraptır.
– Buda
Öte yandan ızdırap her zaman aranılan kurtuluşun anahtarıdır. Izdırap eğer umutsuzluğa dönerse kişiyi karanlık bir varoluşa sürükler; eğer ağırbaşlı yaşanırsa bilgeliğe ulaştırır.
O halde her şerde bir hayır vardır 🙂 Neşenizi asla yitirmeyin. Kendinizle ve durumla dalga geçin. Kişiyi yaşadığı olaylar değil hissettiği keder ve kasvet yener. Hayat size surat asıyorsa siz ona dil çıkarın ve ardından kahkahalarla gülüp yolunuza devam edin 🙂
Ben inzivama döneyim.
İyi uykular!

Cem Şen

AFFEDEMİYORUM DİYENLER MUTLAKA OKUMALI ( Affetmek ve Özgürleşmek )

 

EuOh0BLM[1]
Genel olarak affetmek, “başkasının size yaptığı kötülükleri hoş görmek” olarak algılanır. Ama bunun gerçek afla bir ilgisi yoktur.
Affetmenin affedeceğimiz kişiyle hiçbir alakası yoktur. Affetmek bizim kendi içimizde tamamlayacağımız bir süreçtir.
Affetmek sanılanın aksine bir güç kaybı değil aksine güçlenmektir.
Geçmişin serbest bırakılmasıdır. Geçmişe olan bağlantıya son vermektir. Geçmişe ait sıkı sıkı tuttuğumuz yoğun duygulardan ve hislerden kurtuluşumuz demektir.
Bu duyguların bizim hayatımızı nasıl kısıtladığını fark etmek ve ancak affetmeyle bu zincirlerden kurtulacağımızı anlamak gerekir.
Suçladığımız kişinin bizim hayatımızı etkilemesine son vermek demektir.
Affederek değişim gücünü kişi tekrar eline alır.
Affetme ancak bir anlayışın oluşması sonucunda ortaya çıkan bir duygudur. Nedir bu anlayış? “Artık o kişi beni eskisi gibi incitemez” anlayışı. Bu bir yoldur. O kişilerin artık onu incitemeyeceği başka bir yola geçmiş olmaktır.
Affetmek geçmişin acılarını akıtmak demektir. İçerdeki çöplüğü temizlemek demektir. Duygular boşalınca BA ve B birlikte çalışmaya başlar ve gerçeği yeniden oluşturur. Ama bu gerçek hipnotik bir gerçek değildir. Aydınlanmamın sağladığı gerçeğe en yakın gerçektir. Mesele artık aşağıda kalmıştır. Meselenin üstündeki perde kalkmış yeni bir ışık meselenin üzerini aydınlatmaya başlamıştır. Gerçeği görmek özgürlüktür. Geçmişin duygusal hapsinden kurtulmaktır. Regresyon bu fırsatı verir.
O olayları yaşadığımız zamanlarda o meseleyi nasıl halledeceğimizi bilememiş olabiliriz. O zamanlarda bilgimiz, anlayışımız, algılarımız, gücümüz buna engeldi. Ama regresyon bize ikinci bir şans veriyor. Olayları şimdiki anlayışımızla yeniden dizayn etmemizi, çerçevelememizi sağlıyor. Duygular boşaldıktan sonra yeni oluşan algılarımız bize gerçeği algılama şansı verecektir.
Affetmek biraz da vazgeçmektir. Kendimizi savunmaktan vazgeçmektir. Onun neden bizi anlamadığını anlamaya çalışmaktan vazgeçmektir. Ona kendimiz ispat etmekten vazgeçmektir. Ona kendimiz sevdirme uğraşından vazgeçmektir.
Başkaları sizi kendi çarpık algı dünyasına çekmek isteyebilir. Affeden kişi bu zorlamayı kibarca ret eder. Sadece kendisi için doğru olanı kabul eder. Affetmek, onu içine almaya ve gerçeklerden uzaklaştırmaya çalışan duyguların özgür bırakılmasıdır. Bu olayla birlikte gelen duyguları temizleyerek ve salarak ulaşmaya çalıştığımız düzeydir.
Duygu yükü altında inançlarımızı değiştiremeyiz. Duygular bizi ezer. Mantıklı düşünceyi ezer. Bilinçli aklı ezer. Duygular boşaldıkça zihnin o muazzam akıl yürütme ve anlama gücü tekrar devreye girmeye başlar.
Sürece güvenin duyguların boşaltılmasıyla zaten af doğal olarak ortaya çıkmaya başlayacaktır.
Affetmek iyileşmeyi daha derin ve geniş bir düzeye taşır. Af, derin bir bilinçaltı anlayışla yapıldığı zaman, kişinin içindeki ruhsal enerji bütün iyi şeyleri titreştirmeye ve korumaya başlar. Af içeride kalan tüm olumsuzlukları çözer.
Kendinizi affettiğiniz zaman kendinize daha sevgi ve saygıyla davranmaya başlarsınız. İlginç olan, bu davranış diğer insanlar tarafından da bilinçaltı düzeyde algılanır ve etrafımızdan da sevgi ve saygıyı kendimize çekmeye başlarız.
Kendinin affı bilinçaltı düzeyde sizi hapsetmiş engellerden özgürleşmenizi sağlar. Eski, duygular, algılar, self sabotajlar, suçlamalar ortadan kalkar.
İyiyi bulmak
Affında ötesi var mıdır? Evet vardır. Affın ötesi, yaşanan olaydaki iyiyi bulmaktır. Duygular boşaldığı zaman, o duygular orada kalsaydı asla ulaşamayacağınız bir zihinsel berraklığa ulaşırsınız. Affetme tamamlandığı zaman daha üst düzeyde ve geniş açılı bir bakış kazanırsınız. Olayları bambaşka bir açıdan anlamaya başlarsınız.
Olayların iki yüzünü aynı anda görür, iyi veya kötünün sadece bir algı olduğunu anlamaya başlarsınız.
İyiyi bulmak kötüyü yok saymak demek değildir. İyiyi bulmak o yaşanan olayların içinde mevcut iyiyi bulmak demektir. Negatif duygular boşaldıktan ve çarpık algılar düzeldikten sonra olaya bakıldığı zaman kendiliğinden ortay çıkan bir iyiliktir bu.
Kendi içsel duygularını hala içinde taşıyan, boşaltmamış bir kişiye bunu anlatabilmek zordur. Bu, duygular boşaldıkça süreç içinde ortaya çıkan bir durumdur. Duygular boşalır, aflar sağlanır, kendinin affı yapılır. İçsel bütünlük sağlanır. Bu duruma gelmiş bir kişi için iyiyi bulmak kolaylaşır. Ama kendi içindeki birikmiş duyguları yok sayan bir kişi için, bu mümkün olmayan bir durum gibi görünür.
İyileşmenin derin anlamı, affetmek ve iyiyi bulmaktır.
Affetmek ve iyiyi bulmak, sadece sözlerle sağlanacak bir anlayış değildir. Bir çok kişi, “ben herkesi affettim”, “hep olumlu düşünürüm”, “olaylara iyi yönünden bakarım” der. Bu sadece sözdedir. Gerçek duygularla buluşmadan, ifade edilmesi gereken duygular ifade edilmeden, boşaltılmadan, bu anlayışı tam olarak içselleştirmek mümkün değildir. Ancak birikmiş duygular boşaltıldığında kendiliğinden gelen doğal bir süreçtir. Söze dökmeye bile gerek yoktur

Kelimelerin Sihri

magical-words-12701154[1]

Bir bahar günü, kör bir adam dilencilik yapıyormuş. Dizlerinin dibine bir tabela koymuş. Üzerinde “DOĞUŞTAN KÖR” yazılıymış.
Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormuş. Bir REKLAMCI bunu görmüş. Tabelayı almış arkasına bir şeyler yazmış, olduğu yere tekrar bırakmış.
Ne olduysa olmuş… Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yazıyı okuyan herkes, başlamış dilencinin önündeki şapkaya, durmadan para atmaya…

Bir cümle yetmiş, onca kişiyi etkilemeye ve dilencinin şapkasının kısa sürede ağzına kadar parayla dolup taşmasına…
“GÜZEL BİR BAHAR GÜNÜ… AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM…”