Archive | 13 Mayıs 2017

Yemekten önce 1 kaşık elma sirkesi içmek neye iyi gelir

Yemekten-once-1-kasik-elma-sirkesi-icmek-neye-iyi-gelir-376x280[1]
Yemekten önce 1 kaşık elma sirkesi içmek neye iyi gelir: Eminiz ki birçoğunuz pek çok diyet listedi denedi ve istediği sonucu alamadı. Ve yine eminiz ki artık yeni bir diyet tarifi denemeye inancınız kalmadı. Umutsuzluğa kapılmayın çünkü bu yöntem bir diyet listesi değil. Yemekten önce 1 kaşık elma sirkesi içmek sizin hızlı kilo vermenizi, vücudunuzdaki yağların parçalanmasını ve sağlıklı bir bedene sahip olmanızı sağlayacak.
Elma sirkesi kalsiyum, magnezyum, potasyum, demir ve bakır bakımından oldukça zengindir. Ayrıca elma sirkesi gün içinde aldığımız besinlerin zararlarını ortadan kaldıran doğal bir tonik görevi görür. Sindirime yardımcı olur, gaz ve ağırlığı ortadan kaldırır.
Sadece 1 yemek kaşığı sirkeyi yemeklerden önce içerek 10 günde kilo vermek istemez misiniz?
Bir bardak su içine 1 yemek kaşığı sirke ekleyerek içmek bedeninize inanılmaz fayda sağlar. İçinde bulundurduğu yararlı bakteriler bağırsaklarınızı temizler ve yağları parçalayan kimyasalları aktif ederek kilo verdirir.
Peki bu harika elma sirkesi karışımı nasıl yapılıyor ?
Sadece 1 bardak su yani 200ml suya 20ml yani 1 yemek kaşığı sirke ekleyin. Akşam ve öğle yemeğinden önce bu karışımı için. 10 gün boyunca bu işlemi uygulayın ve 1 hafta ara verin. Bu 17 günlük döngüyü ayda 2 kere uyguladığınızda yani 1 ay boyunca bu işlemi yaptığınızda daha kesin sonuçlar elde edeceksiniz fakat ilk 10 günde ne kadar zayıfladığınızı tartıya çıktığınızda göreceksiniz. Sonuçlar sizi çok mutlu edecek.Size yatarken elma sirkesi içmenin faydalarından da bahsetmek istiyoruz.

Kaynak: diyet evi

10 dakikada siyatik ağrısı nasıl geçer, üstelik doğal yollarla:

10-dakikada-siyatik-agrisi-tedavisi-376x280[1]

 

 

 

10 dakikada siyatik ağrısı nasıl geçer, üstelik doğal yollarla: Siyatik insanların en uzun sinir oluşumudur. Kaburgalardan başlayıp dizin altına kadar uzanan bu sinirde oluşan ağrı insanların yaşamlarını olumsuz yönde etkiler. İstirahat ve dinlenme ağrıları azaltsa da tamamen çözüm yatmak değildir. Ağrılara ek olarak oturup kalkarken ani ağrılar yapması ve bacaklarda oluşan karıncalanma hayat kalitenizi düşüren başka etmenleridir.
Siyatik ağrısı çekenlerden biriyseniz bu haberimiz tam size göre. Çünkü bu doğal yöntem ile tam 10 dakikada siyatik ağrılarına dur diyeceksiniz. Dikkat etmeniz gereken ilk konu bu tedavi gece yatmadan önce yapılmalıdır.
10 dakikada siyatik ağrısı nasıl geçer
Bir kovaya yaklaşık 10 litre su koyun. Su ısısı ayaklar tarafından dayanılacak sıcaklıkta olmalıdır. Sonra suya yaklaşık bir avuç tuz ve 1.5 litre elma sirkesi ekleyin. Kovadaki suyu iyi bir şekilde karıştırın. Ayaklarınızı kovaya koyun ve suyun sıcaklığı gidene kadar bekleyin. Ayağınızı çıkarırken suyunu süzerek bir havlu ile sarın ve bu şekilde yatın. Ayağınızı sıcak tutmaya özen gösterin. Bu yüzden havlunun ayağınıza iyi sarılmış olmasına özen gösterin. Hatta kış aylarında battaniye ile ayağınızın sıcaklığını koruyun.
Ertesi gün terlik giyerek gezin ve yere terliksiz basmamaya özen gösterin. Ağrılarınızda ki karıncalanma ve ağrılar ilk tedaviden sonra azalmaya başlayacaktır. Bu tedaviyi 6 ayda bir tekrarlayın ve tekrar ağrı hissettiğinizde uygulamaya devam edin. Sonucunda etkilerini gördüğünüzde şaşıracaksınız. Bu haberimizi okuyanlar en çok alttaki haberimizi de okudu. Sizin de ilginizi çekeceğine eminiz.

Kaynak: Diyetevi

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı.

karadut2[1]

 

Bir zamanlar birbirlerine aşık iki genç vardı. Kızın adi Tispe delikanlının ki ise Piremus idi. Bunlar yanyana evlerde otururlardı.Birlikte büyüdüler ve çocukluklarından beri birbirlerine karsi aşk beslerlerdi. Fakat aileleri görüşmelerini istemezler birbirlerine uygun olmadıklarını düşünürlerdi. Oysa onlar birbirlerini ölesiye seviyorlardı. İki evin arasında gizli bir çatlak vardı aileleri bunu bilmezler onlarda geceleri burda buluşur o aradan birbirlerine seslerini duyurur aşklarini dile getirirlerdi.
Bir gece ormandaki agacın altında buluşmaya karar verdiler. Tispe agaca Piremus dan önce varmıstı. Gittiğinde avını yeni yemiş, ağzından kanlar akan kocaman bir aslanla karşı karşıya geldi. Korkarak bir magaraya dogru koşmaya basladı. Farkında olmadan yolda boynundaki eşarpını düşürmüştü. O sirada Piremus geldi. Gördükleri karşısında donup kalmıştı. Kocaman aslan agzında kanlarla birlikte biricik sevgilisi Tispe nin eşarpını parçalıyordu.
O an aklina gelen ilk ve tek sey aslani Tispe yi öldürerek yediğiydi. Tispesiz yasayamazdı. Aklından geçen sadece aşkı uğruna canına kıymaktı.Belinden hançerini çıkardı ve göğsüne sapladı. Kanlar içinde cansız bedeni yere düştü.
Tispe ise korkusunu bir kenara atıp bir an önce aşkını görmek için mağaradan çıkmaya karar vermişti. Ağacın altına geldiğinde o korkunç sahneyle yüzlesti. Piremus un cansız vücudu yerdeydi ve elinde Tispenin düşürdüğü eşarpını tutuyordu. Ilk once genç kız olanlar karsısında ağlamaktan hiçbir seyi anlayamamıştı. Ama eşarpı ve uzaklaşan aslanı görünce anladı. Bir an mağarada düşündüğü o korkunç sey başına gelmişti. Ve onun öldüğünü düsünen Piremus aşki uğruna canına kıymıştı. Tispe bir an bile düşünmeden hançeri aldı ve göğsüne götürdü.
Onların aşkı ölesiye bir aşktı ve ölüm bile onları ayıramazdı.
Eğer Piremus aşkı uğruna ölümü göze aldıysa o da hiç cekinmeden canına kıyabilirdi ve haneri sapladı. Birden vücudu Piremusun bendeninin üstüne yığıldı. O anda tanrılar bu yüce aşkı ölümsüzleştirmek istediler ve bu çiftin üstünde duran agaci onlarin aşkına adadılar.
Piremusun kanını bu ağacın meyvelerine, Tispenin gözyaşlarını ise ağacın yapraklarına verdiler. O günden beri kara dut agacının meyvesinin cıkmayan lekesini,(Piremusun kan lekesini), dut ağacının yaprakları,(Tispenin gözyaşları) temizler.. Bilir misiniz; dut agacının meyvesinin lekesi çıkmaz ama elinize ağacın yapragını alır avuşturursanız lekenin gittigini göreceksiniz !!!..Alıntı

BİLMEK ve ALGILAMAK FARKI

bozulmusalgilama5[1]
* Ben düşüncelerim değilim; onları “düşünen” kişiyim
Ben duygularım değilim; onları “hisseden” kişiyim
Ben bedenim değil, onu kullanan, yöneten kişiyim.. Onunla yürüyen, onunla dokunan, yiyen, nefes alan vs.
Yani düşüncelerim, duygularım ve bedenim benim araçlarım; hal’den hal’e geçmem için..
Dolayısıyla ben deneyimlerim de değilim;
onlar da benim hal’den hal’e geçişim, tekamülüm sırasında kullandığım araçlar..
10 yıl önceki bedenime sahip olmadığım gibi,
10 yıl önceki deneyimlerime de sahip değilim..
Ben onları 10 yıl önce yapan kişiyim, şimdi değil..
Tıpkı bir çocuğun 10 yıl önce emzik kullanıp bugün buna ihtiyaç duymadığı, hatta ta o zaman bıraktığı gibi..
* “Problemi yaratan beyinle problemi çözmek mümkün olmaz.
BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRMELİSİNİZ. “(Einstein)
TANRI SİZE İSTEDİĞİNİZ İNSANLARI DEĞİL, İHTİYACINIZ OLAN İNSANLARI VERİR…
ÖYLE Kİ, BU İNSANLAR SİZE YARDIM EDECEK, SİZİ İNCİTİCEK, ACI VERECEK, SİZİ TERKEDECEK, SİZİ SEVECEK VE OLMANIZ GEREKEN İNSAN OLABİLMENİZİ SAĞLAYACAKTIR….Lao tzu
* Birine bir tepki vermeden önce “kendine” sor
(öfke, had bildirme, laf sokma, ezme, üstün çıkmaya çalışma… vs’den önce):
-Bunu yapmak benim hayrıma?
-Bunu yapmam Onun hayrına mı?
-Bunu yapmam bütün insanlığın hayrına bir şey mi?
Eğer birşey sadece nefsinin/egonun hoşuna gittiği için yapacak olursan;
bu ne senin, ne karşındakinin, ne insanlığın hayrınadır.
Üstelik geçici bir nefs tatmininden sonra yaşayacağın kayıplar, asla telafi edilemeyebilir…
Sevgi ararken sevgisizlik, yakınlık ararsan uzaklık, dostluk ararken kimsesizlik.. bulacaksındır..
Kendi Ruhuna/Özüne aykırı davranmış olmanın mutsuzluğu ve çatışması ise ölçülemez.