Çocukluk yıllarında çocuk felcine yakalanmış olan dünyaca ünlü kemancı Itzhak Perlman’ın her iki bacağında da destekleyiciler vardır ve ancak kol değneği ile yürüyebilmektedir.

<> on January 19, 2009 in Washington, DC.

 

Çocukluk yıllarında çocuk felcine yakalanmış olan dünyaca ünlü kemancı Itzhak Perlman’ın her iki bacağında da destekleyiciler vardır ve ancak kol değneği ile yürüyebilmektedir. Onu sahnede konser öncesinde sandalyesine erişinceye kadar acı içinde ve yavaş yavaş yürürken görmüşseniz unutmanız mümkün değildir. Oturduktan sonra bir süre dinlenir, bacaklarını yerleştirir ve kemanını çalmaya başlar.
18 Kasım 1995 günü Lincoln Center’da bir konser vermek üzere sahneye çıktı. Seyirci her zaman olduğu gibi sanatçının kan ter içerisinde yerine yürüyüşünü bekledi. Perlman oturdu terini sildi ve azıcık dinlendikten sonra orkestraya işaret edip çalmaya başladı. Daha konser başlayalı bir kaç dakika olmuştu ki kemanın tellerinden biri kopuverdi. Telin kopuşunun sesi bütün salonda duyulmuştu. Perlman çalmayı durdurdu, orkestra da durdu ve sessizlik içerisinde herkes sanatçıyı izlemeye başladı. Bir senfoniyi sadece 3 telle çalabilmek nerede ise imkansızdır. Herkes Perlman’ın ayağa kalkıp kulisten yeni bir keman almaya gitmesinin çok güç olacağını da biliyordu.
Büyük sanatçı izleyicilere saatler gibi gelen bir süre bekledi, derin bir nefes aldı ve orkestraya işaret vererek tekrar 3 teli kalmış kemanı ile çalmaya tekrar başladı. Perlman o gün gereken sesleri çıkarabilmek için olağanüstü bir çaba gösterdi. Sürekli bir sonraki ezgiyi nasıl çalacağını düşünmekte olduğu belli idi. Bu işi anlayan herkes hayretler içerisinde eksik telle yarattığı sesleri dinliyorlardı. Bu nerede ise olanaksız çabayı büyük bir başarı ile sürdürebildiğini gören orkestra üyeleri coşkulu eşlik etmeye başladılar. Seyirci inanılmaz bir performansa şahit olmakta olduğunu anlamıştı. Olağanüstü güzel konser sona erdirdiğinde seyirci ve orkestra üyeleri ayağa kalkıp alkışlamaya başladılar.
Perlman nefes nefese idi, gülümseyerek seyircinin sakinleşmesini izledi, yüzünden akan terleri izledi ve sonra da yayını kaldırarak seyirciyi susturdu ve şu sözleri söyledi;
-Bazen elinizde ne kalmışsa onunla bile müzik yapabilmelisiniz .
——
Sanatçının işine olan saygısı ve kendisine/bilgisine/yeteneğine olan güveni sanki orkestranın ve izleyicinin de aynı yöndeki hisleri ile büyük bir katılım enerjisini oluşturuyor. Ama odaklanmamız gereken sadece bu güven değil.
Burada bence en önemli olmazsa olmaz unsur, tekrar yaratılmış gibi görünse de, hep var olan, zaman-mekan-kişilerden bağımsız olan müziğin kendisine olan inançtır. Eğer sanatçı iyi bir performans çıkaramasa idi bile müziğin mükemmelliği değişmezdi.
Hepimiz birer sanatçıyız aslında. Müzik tartışmasız muhteşemdir. En başta ona güvenmeli ve inanmalıyız ama onu elimizdekilerle çalacak olan bizleriz.
(Bear)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s