Tanrıkulu, öğrencilerin festivale katılarak yeteneklerini sergilemek ve İstanbul’u görmek istediklerini belirterek, bu konuda hayırseverlerden destek beklediklerini ifade etti.

18058167_1230700520360496_8197908734608966145_n[1]

 

Muş Varto’ya 3 yıl önce atanan İzmirli Müzik Öğretmeni Aslı Tanrıkulu, bidonla müzik yapmaya çalışan öğrencilerle ritm grubu kurdu. Notalara tutunup imkansızlıkları aşmak isteyen çocuklara Türkiye de sahip çıktı, köye gerçek müzik aletleri bağışlandı. Türkçe, Kürtçe ve İngilizce şarkılarla dinleyeni mest eden ‘düşler orkestrası’ İstanbul’da düzenlenecek uluslararası festivalden davet almayı başardı.
Daha önce hiç enstrümanları olmayan öğrencilerin müziğe ilgilerini arttırmak amacıyla sosyal medya üzerinden kampanya başlatan Tanrıkulu, duyarlı vatandaşların gönderdiği müzik aletleriyle köy okulunda bir müzik sınıfı oluşturdu.
Tanrıkulu’nun çabasıyla kurulan orkestrada, bağlama, mandolin, keman, gitar, flüt, piyano gibi enstrümanları çalan öğrenciler, seslendirdikleri Türkçe, Kürtçe ve İngilizce şarkılarla da köylerde ve ilçe merkezinde vatandaşlara konser vermeye başladı.
Öğretmenlerinin desteğiyle başladıkları müzik sayesinde hayata bakışları değişen öğrenciler, şimdi de 5 Mayıs’ta İstanbul’da başlayacak Sansev İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’ne katılmaya hazırlanıyor.
Tanrıkulu, konserlerin sosyal medyada yayınlandıktan sonra orkestranın Sansev İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’ne davet edildiğini belirterek, “Kaynak bulamadığımız için şu anda festivale katılım sağlayamıyoruz.” dedi.
Tanrıkulu, öğrencilerin festivale katılarak yeteneklerini sergilemek ve İstanbul’u görmek istediklerini belirterek, bu konuda hayırseverlerden destek beklediklerini ifade etti.
http://www.birgun.net/…/varto-nun-cocuk-orkestrasi-destek-b…

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…”

paradigmaa-1[1]

 

Paradigma…!
Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.
Örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
Prof.Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş.
Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.
Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
Covey bu örnekleri ; “aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler” diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve Einstein’in bir sözünü anımsatıyor:
Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, “sorunların içinde kaybolmak” yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
ÇÖZÜMSÜZ gibi gördüğünüz sorunlar konusunda PARADİGMA değiştirmenin önemi çok büyüktür. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…”alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HAYATINIZI DEĞİŞTİRECEK 7 ÖĞRETİ

hayat-2017-değişim-yılı-1-e1484591589442[1]

 

 

Her şey bir söz ile değişebilir. Tüm düşüncelerin ve fikirlerin içinde sevgi vardır. Nefretin karşısında duran sevgi, gerçekte nefretin yaşamasının sebebidir. Bu düşünceye yin ve yang diyoruz. Tüm her şeyde diğer her şeyin işaretlerini ve şekillerini görebiliriz. Gözle gördüğümüz dünyayı beynimiz tekrar yorumlar. Kısaca biz beynimizin bizim için tekrar oluşturduğu bir dünyanın içinde yaşıyoruz. Hayatınızı değiştirecek bu 7 düşünceyi mutlaka okuyun ve uygulamaya çalışın…

”En derindeki ince bilinç her zaman yerindedir ölümden sonra bile bedeni terk etmez.” Tibet felsefesi

Başlangıcı olan her şeyin bir sonu vardır.
Bu düşünce bize hayatın özetini veriyor. Hayatta başladığın her şey bir şekilde sona da erecek. Bir acı çekiyorsan bu mutlaka sona erecektir. Dahası hayat zaten sona erecektir. Onun için yaşamın bu kuralını aklından çıkarma. Hiç bir şey o kadar uzun sürmez. Doğar, olgunlaşır ve ölür.

Her son bir başlangıca dönüşür.
Hiç bir var olan şey tamamen yok olmaz. Fiziki ve enerji olarak dönüşür. Bir ağaçı kestiğinde pek çok şeye dönüşür. Keresteye, mobilyaya, kaleme vb. bu fiziki dönüştür. Ağacın enerjisel dönüşü onu başka bir şeye dönüştürür. Tohumları yeni ağaçlara dönüşür. Sonlar başka başlangıçlar için gereklidir. Kısaca bir şeyin sonuna yaklaştığında şunu bil; hayat başka bir şeye dönüşecektir.

Yaşanmış olan her şey yaşanması gerektiği için yaşandı.
Hayatında kendini ve başkalarını suçlamayı bırak. Keşke şöyle yapsaydım veya bunu yapsaydım demeyi de öyle. Her şey yaşanması gerektiği için yaşandı. Sana gelen her şey bir sınavın ve deneyimin parçası. Bunu kabul ettiğinde gerçeği görürsün. Bunlar gerçekten senin kişiliğini oluşturan en önemli etkenlerdir.

Değişim Her Anda Vardır.
Şu anda değişim için bir adım attığın an bu doğru olan zamandır. Her istediğin anda ruhsal kurtuluşun yolu açıktır. Değişim asla huzurlu bir yol değildir. O zorlu ve acı dolu bir yolculuktur. Fakat sonunda uçsuz bucaksız bir kavrayış ve huzura ulaşırsın.

Anın Fark et Anı Yaşa.
Şu an eşsizdir ve muhteşemdir. Şimdi çok basit bir şey yapalım. Şu anı fark edin ve gelecek, geçmişten uzaklaşın. Kaygılarınız hala devam ediyor mu? Kaygılar ve düşünceler duruyor değil mi?Kaygılarınız azaldı ve zihninizdeki düşünceler duruldu.

Pozitif düşün ve negatiften uzak dur.
Düşünceler hayatımızı şekillendirir.Bir şeyi uzun süre düşünürsen o şeyi gerçekleştirmek için beyin harekete geçer. Bu durumda düşüncelerin olacakları etkiler veya olmasına sebep olabilir. Bu düşüncenin gücünü gösterir. Pozitif düşünce sağlığa çok iyi gelen bir şeydir. Hayatınızı pozitif düşünce ile yönetin. Pozitif bir bakış açısı elde edin.

Şükür; Hayatın Gerçek Güzelliği.
Hayat size şükrettiğinizde huzur verir. Gerçek anlamda şükretmek veya teşekkür etmek muhteşem bir enerji kaynağıdır. Şükrettiğinizde şükrettiğiniz şey daha iyi ve huzurlu olur. Siz daha iyi olursunuz ve tüm evrensel enerji, çevrenizdeki negatif enerjiyi yok eder. Şükretmek hayatın en güzel duygusudur.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Vazelinin 20 Farklı Kullanım Alanı

Vazelinin-20-İnanılmaz-Etkisi-Şaşıracaksınız11[1]

Elinizin altında bir kutu vazelin varsa, neredeyse yapamayacağınız şey yok.
★ Sahte kirpik yapıştırıcısı: Sahte kipriklerin altına biraz vazelin sürün, daha sağlam durduklarını göreceksiniz.
★ Yumuşacık ayaklar: Ayaklarınıza her gece biraz vazelin sürün ve çoraplarınızı giyin. Yumuşacık ayaklarınız olacak.
★ Parlayan kirpikler: Kirpiklerinize her gece bir pamukla vazelin sürün. Zamanla daha uzunlaşıp kalınlaşacaklar.
★ Dizler ve dirsekler: Diz ve dirsekleriniz kuruysa vazelin cildinizi kurtarabilir. Nemlendirmenin yanı sıra cildinizi pürüzsüzleştirir.
★ Kuru dudaklar: Cildinizi ölü deriden arındırın ve dudaklarınıza her gün biraz vazelin uygulayın. Hem nemli kalır hem de daha fazla kurumazlar.
★ Ölü deriyi atmak için: Bir bardak şeker veya deniz tuzunu biraz vazelinle karıştırın ve cildi temizlemek için kullanın. Ayrıca nemlendirir de.
★ Tırnak çevresindeki ölü deriyi atmak için: Manikür yaparken fazla deriyi yumuşatarak tırnak çevresindeki ölü derilerden çok daha kolay kurtulabilirsiniz.
★ Dudak boyası: Kakao ile biraz vazelin eritin ve bir kaba koyup sertleşmesini bekleyin. Nemlendirici ve renkli bir dudak boyanız olacak.
★ Masaj: Rahatlatmak ve daha kolay masaj için vazelin sürün.
★ Nemlendirici: Bir ışık altında vazelini eritin ve biraz nemlendirmek için cildinize sürün.
★ Makyaj temizleyici: Ağır kimyasallar yerine vazelin ile makyajınızı temizleyebilirsiniz.
★ Saç kesim, tıraş: Tıraş ile oluşan tahrişi rahatlatmak için biraz vazelin uygulayın.
★ Kaş düzeltici: Kaşlarınızı kalın ve yerinde tutmak için biraz vazelin sürün.
★ Kepek: Kafatasınıza biraz vazelin ile masaj yapın. Vazelin derinizin kalkmasına ve kaşınmasına iyi gelecektir.
★ Yaralar: Ameliyat ve incinme sonrası yaraları azaltmak için her gün vazelin sürün, hücreleri yeniler.

★ Krem gibi ruj: Rujunuzu biraz vazelin ile karıştırın ve kremli nemlemdirici bir ruj hazırlayın.
★ Saç boyaması: Saç çizginize vazelin sürerek saçlarınızı boyarken boyanın ciltte iz bırakmasını önleyebilirsiniz.
★ Deri parlatma: Derilerin parlaması için çanta, ayakkabı ve türlü deri ürüne yavaşça masaj yaparak uygulayın.
★ Makyaj lekeleri: Giysileriniz fondöten veya göz kalemi yüzünden lekelendi mi? Endişelenmeyin. Hemen biraz vazelin uygulayıp durulayarak bu lekelerden kurtulabilirsiniz.
★ Göz makyajı: Yeni göz makyajı renkleri mi denemek istiyorsunuz? Pudralı göz boyalarını vazeline ekleyerek gözlerinize gölge verebilir ve parlamasını sağlayabilirsiniz.

alntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mutluluğun *5*basit kuralını unutmayınız:

mutluluk[1]

 

 

Bir gün, bir çiftçinin eşeği kuyuya düşer. 🐴
Adam ne yapacağını düşünürken, hayvan saatlerce anırır.
En sonunda çiftçi, hayvanın yaşlı olduğunu ve kuyunun da zaten kapanması gerektiğini düşünür
ve eşeği çıkartmaya değmeyeceğine karar verir.
Bütün komşularını yardıma çağırır. Her biri birer kürek alarak kuyuya toprak atmaya başlarlar.
Eşek ne olduğunu fark edince, önce daha beter bağırmaya başlar. Sonra, herkesin şaşkınlığına, sesini keser.
Birkaç kürek toprak daha attıktan sonra çiftçi kuyuya bakar. Gözlerine inanamaz.
Eşek, sırtına düşen her kürek toprakla müthiş bir şey yapmakta,
toprağı aşağıya silkeleyerek yukarı çıkmasına basamak hazırlamaktadır.
Bir sonra, komşular toprak atmaya devam edince, herkesin şaşkınlığı altında eşek, kuyunun kenarından dışarı bir adım atıp, koşarak uzaklaşır!
Hayat üzerinize hep toprak atacaktır; her türlü yük ile kuyudan çıkmanın sırrı, bu yükü silkeleyip bir adım yükselmektir.
Sıkıntılarımızın her biri bir adımdır. En derin kuyulardan bile yılmayarak, usanmayarak çıkabiliriz.
Silkelenin ve biraz daha yukarı çıkın.
Mutluluğun *5*basit kuralını unutmayınız:
🔹1. Düşüncelerinizi endişelerinizden arındırın, çoğu zaten hiç gerçekleşmez.
🔹2. Basit yaşayın ve elinizdekilerin kıymetini bilin.
🔹3. Kalbinizi nefretten arındırın, affedin.
🔹4. Daha az bekleyin.
🔹5. Daha çok verin…
Okuduysanız Paylaşalım bu güzel kıssayı herkes okusun..

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

5000 yıldan beri probiotiklerle beslenen orta asyadan geliyoruz…

14045804_571954776326145_4292459663185547058_n[1]

 

PROBİOTİKLER …İLAÇ …DEĞİLDİR.
.
Probiotikler mikro canlılar
Bakteri yani.
Elle tutulamayan ,gözle görülemeyen
..
Biz onlara iyi bakteri diyoruz.
Dost bakteri ,sıfatıda iyi yakışıyor.
Kötü bakteriler
Mikrop,parazit,virüs,mantar ve diğerleri.
.
Probiotikler nerden çıktı ?
..diye çok soruluyor !..
Bağırsaklarımızdan ..
..
Bitkisel mi ?
Hayvansal mı?
diye soranda çok..
İnsansal …
Yani insan orjinli.
.
İnsanlar doğarken ilk onlarla karşılaşıyorlar
Annenin doğum kanalında.
İlk besinleri onlar.
Bağırsaklarında flora ilk onlarla kuruluyor.
Kurucu ve koruyucu onlar bağışıklık sisteminin.
.
Probiotikler hastalıkları önlemede ,
hastalıklara karşı korunmada
Tıp dünyasının gözdesi.
..
Rantçılar sevmiyorlar onları.
Hastalıkların önlenmesini hiç istemiyorlar.
Ne kadar çok hasta o kadar çok rant..
Tekerine çomak sokuluyor rantçıların.
Sevmemekte haklılar.
.
Probiotikler hastalıklar olduğunda iyileşmeyede katkı sunuyor
Büyük destek veriyor.
Öncelikle tan beslenme sağlıyor
Diğer yandan tedavileri destekleyici yönleride var.
Emilimleri arttırıyorlar.
Bıoyaralanım son haddesine kadar yapılıyor .
Bütün sistemlerin senkronize çalışmasını sağlıyor.
.
Probiotikler azaldığında
sistem çöküyor.
direnç azalıyor
güçsüzlük başlıyor.
ve..
mikroplar daha çok çoğalıyor.
.
O yüzden probiotikler çok çok olmalı.
.
Probiotik gıdalarla beslenen bir geçmişimiz var.
Eskiden probiotik mi vardı diyenler var ya!
5000 yıldan beri probiotiklerle beslenen orta asyadan geliyoruz
Anadoluda diğer fermente ürünlerle karşılaştık.
Yediğimiz turşunun ,bozanın,tarhananın probiotik olduğunu daha yeni anlıyrouz.
.
İlaç algısı ile probiotiklere yaklaşmak çok eksik bir yaklaşım olur.
Sadece eczaneden alınan bir algı oluşuyor.
Mutfağındaki hazineden farkına varamayanlar eczaneye koşuyor.
Bana hemen probiotik verin
İyileşeyim :
Acil..
..
İşte böyle bir şey yok.
Probiotikler izole edilmiş saf halleri ile elbette eczanelerden alınıp
tüketilebilir.
Yiyeceklere içeceklere katılabilir.
Ancak evdeki yaptığımız fermente ürünlerdeki sayı ise öyle milyarlar ile değil
Trilyonlarla ifade edilir.
.
Şaşıyoruz
Probiotikleri çok önemsediğini söyleyen doktorlar
reçete yazıyorlar
şu probiotik var ya…Amerikadan alınacak
Şu diğeri …İngiltereden
..diğerini ..varsa tanıdığınız …Almanyadan getirtiniz.
..
Bu probiotiklere bakış açısı çok sakat ve çok trajikomik.
.
Bir porsiyon turşuda 1 trilyon ile 10 Trilyon arası probiotik bakteri varken .
V …’de 500 milyar var ..en iyisi o …diyebiliyorlar çok bilmişler.
Lactobacilluslar ve Bifdobacteriumlar yoğurtta çok iyi gelişip çoğalabiliyorlar.
Onlarında 100 gramında 1 trilyon ile 10 trilyon arası probiotik bakteri var.
Lactococcusların çok yoğun olduğu kefirdede aynı şekilde.
.
Probiotik Yoğurt
Kombiotik Yoğurt
Kefir
Kımız
Turşu
Şalgam suyu
Şıra
Probiotik Meyve suları
Probiotik Sebze suları
Probiotik Meyve püreleri
Probiotik Sebze püreleri
Probiotik Bakliyat püreleri
Probiotik Tahıl püreleri.
..
Bunlar ….anlaşılması için yazıyorum .
İLAÇ ..
Ama reçetelere yazılmıyor
Hastanelerde yatarken verilmiyor
Ameliyatlar sonrasında verilmiyor henüz.
..
Mutfaklarda bunlar .
Elinizin altında
Elinizin değdiği yerde .
.
Gelin artık ezberleri silin.
Kalıpları kenara atın.
.
Sağlıklı beslenmek ,probiotik gıdalar ile beslenmek
Hastalıklara karşı büyük bir direnç kazanmak demektir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Bir baba, birgün oğluna: ”Her kırdığın insan için şu tahtaya çivi çak demiş”

10458451_930482110325263_2219658551272532217_n[1]

 

 

Bir baba, birgün oğluna: ”Her kırdığın insan için şu tahtaya çivi çak demiş”
Oğlu, babasının dediğini yapmış. Sonra bakmış ki tahta çivilerle dolmuş taşmış.
Sonra babası ”Şimdi Kırdığın İnsanların Gönlünü al, her aldığın gönül için bir çiviyi sök” demiş.
Çocuk babasının yanına çivileri söküp geri gelmiş ama tahta delik deşikmiş.
Ve baba evladına şöyle demiş, ”İnsan kalbi bu tahta gibidir oğlum, kırdığın kalbi düzeltirsin fakat İzleri hep kalır”

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göbek Deliğine Alköllü Pamuk Koymak

Göbek-çukuruna-alkollü-pamuk-koymak-300x166[1]

Göbek çukuruna alkollü pamuk koymak : Göbek deliğinize alkole batırılmış pamuğu koyun ve mucizeye tanık olun. Soğuk algınlığı, karın ağrısı, öksürük ve adet sancılarından kurtulmak için mutlaka denemelisiniz.
Bu yöntem geleneksel tıbbın en etkili yollarından biridir. Yapımı kolaydır ve hiç bir özel yetenek ve çapa gerektirmez.
Yapmanız gereken tek şey % 50 oranında alkollü su ile pamuğu ıslatmak ve göbek çukurunuza koymak.
Bu yöntem evde ağrılarınızı rahatlatacak ve vücudunuzun rahatlamasını sağlayacaktır.

Göbek deliğine alkollü pamuk koymak soğuk algınlığı, grip ve boğaz ağrısı tedavisinde kullanılan geleneksel uyuşturma yöntemi olarak kabul edilir. Diğer pek çok yöntemden daha etkilidir.
Pamuğu koyduktan sonra bir bant ile de kapatarak alkolü pamuğun kaybolmasını önleyebilirsiniz.
Ayrıca hanımlar için özel günlerinde yaşadıkları adet sancılarını, adet kramplarını hafifletmek için kullanılır.
Karın ağrılarını hafifletmek için yine alkole pamuğu batırın fakat üzerine biraz tuz ekleyerek göbek deliğinize yerleştirin.

Kaynak: Bayanlar bilir

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

7000 Araştırma Onayladı: Zerdeçal Hayat Kurtarıyor!

 

7000 Araştırma Onayladı: Zerdeçal Hayat Kurtarıyor!

Efsaneye göre İsa’nın doğduğu gün Doğu’daki akil adamlar hediye olarak tütsü, altın ve mür getirmişler. Bazı tarihi belgelerde o zamanlarda zerdeçala altın dendiği yazıyor.

Zerdeçal İncil’de de geçiyor ve yüzyıllardır Ayurvedik uygulamalarda önemli bir rol oynuyor. Bu sarı baharatın geçmişten günümüze faydaları saymakla bitmiyor – krallar zehirlendiği zaman panzehir olarak kullanılırmış. Eskiden beri doğal bir tedavi yöntemi olarak kullanılan zerdeçalı modern tıp daha yeni yeni keşfediyor.

Modern dünyanın zehirleri

Dünya, sadece geçen sene, 42.000 yeni zehirli madde ile tanıştı. Bu kimyasallar deodorantlarda, oda kokularında, kozmetik ürünlerde, temizlik ürünlerinde, şampuanlarda, diş macunlarında ve buna benzer her gün kullandığımız ürünlerde bulunuyor. Bazıları zararsız olsa da diğerlerinin sağlık üzerinde ciddi negatif etkisi bulunuyor.

Endoktrin sistemi kandaki birçok hormonun salgılanmasında sorumludur fakat her gün vücudumuza giren bir çok zararlı madde bu fonksiyonu bozar. Kimyasallardan uzak durmanın yolları olsa da, hepsinden tamamen uzak durmak imkansızdır. Bunun bilincinde olarak vücudunuzu toksinlere karşı korumak çok önemlidir.

Zerdeçalın faydaları

İşlenmiş gıdalar yerine tam tahıllı gıdalar tüketmek gibi basit bir hayat tarzı değişikliği sağlığınız açısından bir devrim yaratabilir. Zerdeçal bir çok faydası bulunan çok güçlü bir baharattır. Virüslerle, bakterilerle, mikroplarla, kanserle ve sinir sisteminde oluşabilecek sorunlarla mücadele edebilecek güçlü özelliklere sahiptir.

Zerdeçalın yapabildikleri

İltihapları hafifletir

Bir çok hastalık doğası gereği iltihaplı olduğundan ve zerdeçalın da çok güçlü antibakteriyel özellikleri bulunduğundan, bu tür hastalıkların tedavisinde zerdeçal kullanmak en mantıklı yoldur.

Akıl sağlığını arttırır

Sinir sistemini koruyucu özelliklere sahip olması nedeniyle epilepsi, depresyon, Alzheimer ve bunun gibi sorunların tedavisine yardımcı olur.

Bağırsaklara iyi gelir

Bağırsakları sağlıklı tutmak çok önemlidir çünkü serotonin hormununun ve diğer hormonların %95’i orada bulunmaktadır 🙂 Zerdeçal bağırsaklara çok faydalıdır ve içindeki bakteri dengesinin sağlanmasına yarar.

Zerdeçalı kullanabileceği 7 yöntemi sizinle paylaşmak istedik. Hepsi de çok pratik yöntemler.

Zerdeçallı meyve suyu

Gerekenler:

Deniz tuzu

Yarım limon

1 çay kaşığı toz zerdeçal

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri karıştırın ve meyve suyunu taze taze için.

Zerdeçal Çayı

Gerekenler:

Yarım çay kaşığı taze rendelenmiş zerdeçal

Bir bardak sıcak su

Organik bal

Karabiber

Misket limonu (lime)

Hazırlanışı:

Suyu kaynatın, zerdeçalı içine koyun ve karışımı 5 dakika yavaş yavaş kaynatın. Sonra karışımı süzün ve diğer malzemeleri suya ekleyip zerdeçal çayınızı afiyetle için.

Zerdeçal çorbası

Gerekenler:

Organik kemik ya da sebze suyu (4 su bardağı)

Kesilmiş ya da rendelenmiş zerdeçal (1 fındık büyüklüğünde)

Hazırlanışı:

Zerdeçalı kemik ya da sebze suyunda 15 dakika yavaş yavaş kaynatın sonra suyu süzün. Biraz karabiber ekleyin ve çorbanız hazır. Afiyet olsun 🙂

Zerdeçallı Yumurta

Tek yapmanız gereken şey yumurtanızın üzerine biraz zerdeçal serpmek. Bu kadar pratik!

Altın süt

Eğer bir şeyler hazırlayacak vaktim yok diyorsanız, 1 bardak ılık hindistan cevizi sütüne 1 çay kaşığı toz zerdeçal ekleyin. Eğer zamanınız varsa aşağıdaki tarifi yapabilirsiniz:

Gerekenler:

1 bardak badem sütü veya hindistan cevizi sütü

1/4 bardak su

1 çay kaşığı taze rendelenmiş veya toz zerdeçal

1/4 çay kaşığı taze rendelenmiş veya toz zencefil

1/4 çay kaşığı vanilya

Bir tutam kakule

Bir tutam tarçın

Bir tutam karanfil

2 çay kaşığı organik bal

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri bir ısıtma kabına koyup 1 dakika boyunca kaynatın ve içeceğiniz hazır!

Zerdeçallı Smoothie

Gerekenler:

2 yemek kaşığı hindistan cevizi tozu

1,5 su bardağı donmuş mango veya ananas

Yarım su bardağı badem sütü veya hindistan cevizi sütü

1 çay kaşığı taze veya toz zerdeçal

1 çay kaşığı kenevir tohumu

1 çay kaşığı maca kökü

1 tutam karabiber

Hazırlanışı:

Tüm malzemeleri blendırda karıştırın ve smoothienin tadını çıkarın.

Zerdeçallı Kefir

Tek yapmanız gereken 1 çay kaşığı zerdeçalı kefire eklemek ve içmek!

Kaynak: Hayat Bilgisi

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

FELCİN tanımlanmasında ÜÇ TEST: “S.T.R.”

uyari-dikkat[1]

 

BUNU OKUMANIZ SADECE BİR DAKİKANIZI ALIR!!!
PAYLAŞMAKSA NİCE HAYATLAR KURTARIR~~
Barbekü esnasında Ayşe tökezledi ve düştü,onu temizlediler. Biraz sarsılmış görünse de Ayşe akşamın geri kalanını eğlenerek geçirdi.
Ayşe’in kocası daha sonra telefonla arayarak eşinin hastaneye kaldırıldığını söyledi (akşam 06:00’da Ayşe öldü.) Barbekü’de felç geçirmişti. Eğer felç’in işaretlerini tanımlayabilselerdi, belki de Ayşe şu anda aramızda olacaktı; bazıları ölmüyor, ama çaresiz ve ümitsiz bir durumda kalıyorlar!
Bir nörolog felç vakalarını inmenin geldiği zamandan üç saat içinde müdahale edebilse felcin etkilerini tamamen geri çevirebileceğini söylüyor.
PÜF NOKTASININ felcin tanımlanması, teşhis edilmesi ve üç saat içinde hastanın medikal bakımının başlaması olduğunu söylüyor.

• FELCİN tanımlanmasında ÜÇ TEST: “S.T.R.”
Bazen felcin semptomlarının tespit edilmesi zordur. Bilinçsiz olmak malesef felakettir. Felç hastası, eğer yakınındaki kişiler tarafından felcin semptomları teşhis edilemezse, ciddi beyin hasarına maruz kalır.

Doktorlar yakında bulunan herhangi birinin ÜÇ BASİT SORU sorarak felci teşhis edebileceğini söylüyor:
S *Gülümsemesini söyleyin (Smile)
T *Basit bir cümle kurmasını söyleyin (Talk)
(örn. Bu gün dışarısı güneşli.)
R *Her iki kolunu kaldırmasını söyleyin. (Raise)
Hasta bu görevlerin herhangi birini yapmakta zorlanıyorsa, derhal acil servis numarasını arayın ve semptomları almaya gelenlere söyleyin.
•Felcin yeni işareti: Dilinizi çıkarın!
DİKKAT: Felcin bir başka işareti şudur: Hastaya dilini çıkarmasını söyleyin. Eğer dil kıvrılmışsa veya bir tarafa doğru yatmışsa bu da felç işaretlerindendir.
Ben kendime düşeni yaptım, Siz de yapar mısınız???
OKUDUYSAN BAŞKALARI DA OKUSUN DİYE PAYLAŞ!!
BUNU OKUMANIZ SADECE BİR DAKİKANIZI ALIR!!!
PAYLAŞMAKSA NİCE HAYATLAR KURTARIR~~

Kaynak: Hayatım değişti

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

66 Yaşında ve Bu Yaşına Kadar Hiç Doktora Gitmedi! Nasıl mı? İşte haftada 3 kez içtiği o çay

kekik-cayi-faydalari-700x320[1]

 

KEKİK ÇAYI ŞİFASI – ..
İlaçların çoğunun korkunç yan etkileri vardır, bu nedenle artık doğal ilaçları kullanmaya başvuruyoruz. Bugün size sağlığınızı büyük ölçüde artırabilecek muhteşem bir bitki çayı (kekik çayı) göstereceğiz.
Doğa, her hastalık için birçok ilacı barındırır. Bitkiler, sağlığımızı iyileştirecek ve tüm hastalıkları tedavi edebilecek gerekli vitamin ve mineralleri içerir. Ancak sadece hasta olduğumuzda değil aynı zamanda hasta olmadan önce de koruyucu olarak bu doğal ilaçları kullanmalıyız.

Bristol şehrinde yaşayan bu kadın haftada 3 kez içtiği kekik çayının mucizelerin anlattı. 66 yaşına kadar hiç doktora gitmediğini, bunu kullandığı doğal bitkisel tedavi yöntemlerine borçlu olduğunu aktardı.
SAĞLIĞINIZI KORUYACAK KEKİK ÇAYI
İÇİNDEKİLER
1 çorba kaşığı toz haline getirilmiş kekik veya taze kekik yaprakları
3 çay bardağı doğal mineralli içme suyu

KEKİK ÇAYININ HAZIRLANIŞI: Suyu bir tencereye koyun ve kaynayıncaya kadar pişirin. Kaynadıktan sonra ocaktan alın. Sonra, kekikleri üzerine ekleyerek 10 dakika demlenmesini bekleyin. Soğuduktan sonra, sağlığınızı artırmak ve sayısız hastalık ve rahatsızlığı önlemek için haftada 3 kez biraz da bal ekleyerek 1 fincan kekik çayı için. Bir hastalığı tedavi etmek için kullanacaksanız, günde 2 defa ve haftada 3 kez almanızı öneririz.
KEKİK ÇAYININ BAŞLICA FAYDALARI
Antioksidan özelliklere sahiptir;
Yaşlanma sürecini yavaşlatır;
Kemikleri güçlendirir;
Anti-inflamatuar özelliklere sahiptir;
Cildi sağlıklı tutar;
Soğuk algınlığına karşı korur;
Sindirimi iyileştirir;
Sindirim problemlerini giderir;
Dolaşımı düzenler.
Gördüğünüz gibi kekik çayı, tüketebileceğiniz en sağlıklı içeceklerden biridir. Düzenli olarak içtiğiniz zaman, vücudunuz size adete teşekkür edecektir. Okuduğunuz için teşekkürler ve paylaşmayı unutmayın!

Kaynak: Bilgi Doktoru

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Mayıs- Haziran 2017 Şifa Seminerleri…

Mayıs- Haziran

Karbonatın Hiç Duymadığınız 19 Yararı

 

Açıkçası önceden karbonatı hiç kullanmıyordum. İnternette okuduklarımdan sonra ise sık sık karbonat almayı düşünüyorum. Kabartma tozu gibi karbonat da kurabiye gibi şeyler hazırarken epey yardımcı oluyor ancak karbonatın diğer faydalarını hiç bilmiyordum. Aşağıdaki listede karbonatı günlük hayatınızda kullanabileceğiniz birçok alan var. Benim favorim ise karbonatı deodorant olarak kullanabilmek.

1- Sivrisinek ve diğer böceklerin ısırıkları canınızı yakıyordur mutlaka. Artık yakmayacak. Karbonatı su ile karıştırın ve ısırılan bölgeye sürün. 10 dakika bekletin ve daha sonra soğuk su ile bölgeyi temizleyin. Isırığın acısı anında geçecek!

2- Alışverişe gittiniz ya da uzun süre yürüdünüz diyelim. 3-4 çay kaşığı karbonatı 2.5 litre su ile karıştırın ve ayağınızı suda bekletin. İnanın masaj koltukları kadar etkili olacak.

3- Karbonat sadece ayak masajı konusunda işe yaramıyor. Ayrıca ayakkabınızdaki kötü kokuları yok ediyor. Göz kararı karbonatı ayakkabınızın içine döküp bekletin. Ertesi gün kokunun yok olduğunu göreceksiniz.

4- Fasulye, mercimek ve bamya gibi diğer sebzelerden yemek yaparken yemeğin içine birkaç çay kaşığı karbonat ilave edin. Yumuşadıklarını göreceksiniz.

5- Buzdolabınız kötü mü kokuyor? Küçük bir kaba karbonat doldurun ve ağzı açık şekilde buzdolabınızda bekletin. Kötü kokuların yok olduğunu hissedeceksiniz.

6- Yazın vazgeçilmezi olan soğuk içecekler tazeliğini çabuk kaybeder. Soğuk suyun içine biraz şeker, limon suyu ve yarım çay kaşığı karbonat ekleyin. Karbonat, limondaki asidi karbonik aside dönüştürecektir. Karbonat az miktarda tüketildiğinde zararsızdır. Günde en fazla bir çay kaşığı karbonat tüketin.

7- Karbonat, mide ekşimesini önlemede en önemli yardımcınızdır. Bir çay kaşığı karbonat ile bir bardak suyu karıştırın ve için. Göreceksiniz ki ne mide ekşimesi kalacak ne de şişkinlik.

8- Eğer küvet kullanıyorsanız, 50 ile 100 gram arasında karbonatı su dolu küvetinize dökün. Karbonat, suyu yumuşatır. Bunu haftada en fazla iki kez yapabilirsiniz.

9- Hafif nemlendirilmiş pamuğun üzerine karbonat serpin. Doğal deodorant olarak kötü kokuları uzun süreli yok edecektir.

10- Ağzında istenmeyen koku olanlara müjde! Ilık su ile bir çay kaşığı karbonatı karıştırın ve gargara yapın. Kötü koku anında yok olacaktır.

11- Evdeki minik dostlarımız da karbonattan faydalanabilirler. Kedi kumlarına ekleyeceğiniz bir miktar karbonat, kumdaki kötü kokuyu yok edecektir. Ayrıca karbonatı çöplerinize de atabilirsiniz.

12- Suyun metalle tepkimeye girmesi sonucu termoslarda rahatsız edici bir koku oluşur. Birkaç çay kaşığı karbonatı ılık suya ilave edin ve termosa boşaltıp çalkalayın.

13- Bir miktar sirkeyle beraber karıştırıldığında, karbonat lekeleri temizlemeye de yardımcı olur. Lavabonuzu tıkadıktan sonra bir miktar sirkeyi dökün, üzerine de biraz karbonat. Lavabonuzdaki lekelerin azaldığını göreceksiniz.

14- Gümüşten yapılma kaşık ve çatal benzeri gereçlerinizi sıcak suyun içinde bekletin. Parçalar halinde alüminyum folyo ve birkaç çay kaşığı karbonat ekleyin. Soğuk suyla duruladıktan sonra iyice kurulayın.

15- Karbonatın ne kadar etkili olduğuna hala inanmıyorsanız bir de bunu deneyin. Dişlerinizi karbonat ile fırçalayabilirsiniz. Karbonat, ağzınızdaki korozif asitleri etkisiz hale getirir. Gerçekten harika!

16- Bunu yaptığınız için çiçekleriniz adeta dile gelip size teşekkür edecek. Su ile karbonatı karıştırın ve toprağa dökün. Sonuçlara siz bile inanamayacaksınız.

17- Bifteğiniz çok mu sert? Üzerine karbonat dökün ve birkaç saat bekletin. Daha sonra doğrayıp pişirebilirsiniz. Ne kadar yumuşadığına inanamayacaksınız.

18- Bulaşık makinenizin sıvı deterjan bölümüne karbonat ekleyin. Tabii ki bunu bulaşık makineniz boşken uygulamanız gerekiyor. Kokular yok olacaktır.

19- Karbonat ile hem ocağınızı hem de fırınınızı temizleyebilirsiniz. Su ile karbonatı karıştırın ve yumuşak bir sünger ile kirli bölgeyi temizleyin. Sonuçlara ancak gözünüzle görünce inanabilirsiniz.

Karbonatın faydalarına bayıldım. Arkadaşlarınızla yazıyı paylaşarak karbonatın sihirli gücünden yararlanmalarını sağlayın!

Kaynahk: newsletter

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Peynir Beni Bulsun…

17951691_10211607245073806_7183456382934463274_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Epifiz Bezi Nasıl Aktive Edilir 5 Yöntem

 

brain-1132229_640[1]

Epifiz bezi; beynimizin ruhsal parçasıdır. Epifiz bezi ile pek çok şey söylenmiştir. Bazı bilim adamlarına göre, epifiz bezi beyinin ruhla bağlantısını açıklayacak bir parça olabilir diyorlar. Epifiz bezi iki beyin lobunun tam ortasında bulunan bir bezdir.

Konuyla ilgili olarak ve epifiz bezinin gücünü ve değerini anlamak için bu yazıyı mutlaka okuyun. >>> Dünyadan saklanan gerçek epifiz bezi pek çok bilim adamı tarafından araştırılan epifiz bezi, hayatımızda önemli bir rol oynamaktadır.

Epifiz bezini açmak ve aktivasyonunu sağlamak için bu 5 yöntemi uygulamalısınız.

1- Florür’den arınmak
Diş macunları ve musluk suyunda florür bulunmaktadır. Bunların yerine doğal su ve florür içermeyen diş macunları tercih edebilirsiniz. Sentetik florürü, hayatınızda azaltmanız epifiz bezi aktivasyonu için önemlidir.

2- Gıdalar
> Kakao
> Zerdeçal
> Doğal Sular
> Doğal elma sirkesi
> Yeşil bitki ve sebzeler
> Diğer sirke çeşitleri

Bu gıdalardan bir veya ikisini tüketebilirsiniz. Herhangi bir rahatsızlığınız varsa diyetiniz açısından doktorunuza danışarak tüketmeniz gerekmektedir.

3- Kundalini Yoga ve meditasyon
Her gün bir 10 dakika nefes alışverişinizi takip ederek basit meditasyon yapabilirsiniz. Kundalini yoga basit tabiriyle bedende bulunan 7 enerji çakra noktasını temizlemek ve güçlendirmek olarak geçer. Bu 7 nokta omuriliğin bitiminden (kuyruk sokumu) başın tepesine kadar dağılmıştır. 3. göz yani pineal bez de bu noktanın içindedir. Kundalini yogayı kitaplardan ve eğitim veren kişilerden öğrenebilirsiniz.

4- Akupresür Noktası
Her gün bir dakika boyunca iki kaşın ortasından 3 santim yukarısına çok hafif baskı yapın. Bunu yaparken parmağınızı hafifçe masaj şeklinde oynatabilirsiniz.

5- Karanlık odada uyuyun.
Epifiz bezi karanlıkta aktive olan bir beyin yapısıdır. Yatak odanızda karanlık bir ortamda uyumanız epifiz bezini kolay aktive eder.

alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »