Archive | 04 Nisan 2017

HER HARF BİR FREKANSTIR.

17757159_1822019371451468_11523752134476888_n[1]

 
( A ) Kişiye liderlik şahsiyetini verir yükler. namus ve erdem sembolüdür .Sağlam iradeniz mücadeleci bir gücünüz var demektir .
( a) isminin içerisinde varsa hükmedici ve yönlendirici frekans taşır. İsminizin içinde ( 1 ) Den fazla ( A ) Harfi varsa . Buda sizin macera sever Sadakatli Çalışkan ve verimli bir şahsiyetiniz var demektir
( B ) Harfi Hayat gücünü ve yaşam çoşkusunu heyecanı ifade eder , kişiye canlılık ve heves verir . Beden ve ruh canlılığı etkisindedir .
(b)Sağlığa düşkünlük ben merkezcilik ve şüphecilik frekansını çeker.İsminizin içinde ( 1 ) Den fazla ( B ) Harfi varsa her işiniz yardımcısız halletmeye gücünüz ver demektir
( C / Ç )
Bu harfler sevmek sevilmek ve değer görmek ,sanata karşı ilgi ,insana fizik ve manevi güç verir . İlk harfiniz ise iyimse sevecen ve idareci bir iradeniz var demektir .
(c-ç) isteklerine ulaşmada çok kuvvetli frekanstadır. İsminizin içinde ( 1 ) Den fazla ( C ) Harfi varsa Hayatta her istediğinizi elde edeceksiniz demektir
( D )
ilk harfi ( D ) ise Zaman zaman maddi ve manevi sıkıntılı günler yaşarlar . Ancak yine bu zorlukların üstesinden gelmede başarılıdır. ( 4 ) Rakamının tüm özelliğini taşırlar . Tabiatları yavaştır ve uysal ve Egoist olurlar .
(d) Realist ve Çalışkan olurlar Ancak ( 4 ) Rakamının Zıt etkinliklerinden kaçınmaları lazım
( E )
İsminizin ilk harfi ( E ) Harfi ise insana zihin gücü ve kültür zenginliği verir Müzisyenlik ve Konuşma yeteneği kuvvetlidir.
( e ) Söz ile ifade edilen tüm meslek dallarında başarılı olurlar .İsminizde ( 1 ) Den fazla ( e ) varsa Bütün sanat dallarında ve tüm alanlarda başarılı ve aranan kimseler olma frekansları çok yüksektir.
( F )
İsminizin İlk ( F ) Harfi ise gözü kara yapıya sahip hayatta büyük sorumlulukları olan büyük olan ev ile aile ile ilgilenen bir kişi olduğunuzu gösterir .
( e ) İyi huylu ve çalışkan hak ve adaleti duyguları gelişmiş olur.
( G / Ğ )
Bu Harfler tefekkürü ifade eder . İsminde bu harfler olan kişiler Her olayı ve her davayı araştırır . Hayatın gizemini araştırmayı seven kişiliklidir .Meraklı yapıları vardır.
(g-ğ) Derin düşünceler üzerinde yoğunlaşır kimseye muhtaç olmayı istemez başarı ve muhtaç olmadan yaşamayı prensip edinirler.
( H )
Yaşamda sürekli engelleri vardır aşmak için sürekli mücadele verir,
(h) Hayattaki önlerine çıkan merdivenli yolları çıkışlı yollar ağır ve emin adımlar ile çıkar başarıya ulaşırlar ,yetenek seviyeleri gelişmek için frekansları yüksektir
( I / İ )
Bu Harfler Kainata benzer sütuna benzedikleri için .Kişiye yıkılmaz ve sarsılmaz ve yılmaz bir güç verir . ve Mükemmel bir şahsiyet ifade eder .
(ı/i) Hoş görülü Sempatik Yardım sever Ve seyahat etmeyi severler
( J )
Çok iyi bir lider ve otoriter ve otoritesini karşı tarafa ciddi bir şekilde aktarır .
(j) maddi ve manevi sahada çok güçlü frekanslar taşır.
( K )
Büyük kitleleri etkileyecek bir güçleri sahip olur .Kendi güçlerini ve etrafına toplananların güçlerini ve fikirlerini birleştirirlerse daha da başarılı olurlar.
(k)
mücadeleci yanları ile cesur atak ve atılgan olurlar mizaçları hareketlidir.
( L )
Harfi tüm güzellikleri temsil eder ,popüler bilgili ve başarılı olurlar .
(l) Sezgileri kuvvetli olur . Başkalarının davranışlarındaki problemi anlamak ve olayları çözmek isminde ( l) Harfi bulunanlar için daha da kolaydır .
( M )
Mantıklı iradeli üstün yetenekli olurlar . Konsantrasyon güçleri çok gelişmiş olurlar .İş para tüm harfler içerisinde üstün bir güç frekansındadır. işlerinde ve aşk yaşantılarında başarı sağlarlar..
(m)
Bir kişinin İsminin içinde ( 1 ) den fazla (m ) her işte her yerde ve her sahada alanda başarılı olurlar . Ruhsal ve bedensel açı dan çok güçlü olurlar,başarılı ve üstündürler.
( N )
Organize yetenekleri yüksektir ve başarı elde ederler.Merkür Gezegeninin . Tesiri ve Etkisi altındadır . Akılları vehisleri devamlı çarpışma halindedirler .
(n)
Tıpkı bir radyo alıcısı gibi . Frekansları her şeyden etkilenir ve tesiri altında kalırlar . Her zaman uyanık olurlar ve her söyleneni hafızalarına kaydederler . Ve kolay aldatılamazlar . Bu harfin bir özelliğinde kararsızlıktır . Bazen kararsız olurlar ve sıkıntı ve stres yaşarlar . Başarılı olmak istiyorsanız hislerinizi yenmeniz lazımdır .
( O / Ö )
Maddi manevi evren enerjisini üzerine çeker paylaşmayı bile bilirse . Gizemli ve Sihirli olan şeyleri araştırıp bulma yeteneğini vardır
( o/ö)
Duygularını gizlemeyi iyi becerir Ketumdurlar.
( P )
Mükemmeliyetçi Tedbirli zeki ve anlayışlı ve ileri görüşlü olurlar . Okumayı severler.Mistik görüşleri ağır basar
( p ) Ters etkisi ve tesiri içine kapanıklıktır başarılı olmak için . Dünya işlerine pek önemvermezler .
( R )
Hak ve hukuk konusunda adaletli bir yapıya sahiptir, iyi bir lider olur korkusuzca giderler davaların üzerine . Zenginden alıp fakireveren bir mizaçları vardır . Kişilikleri karizmatik ve sade gösterişi sevmeyen insanlardır.
( r ) Harfi enerjik başarı ve azim doludur . Olayların üzerine emin adımlar ile giderler ve başarısız olmaları muhtemelen azdır .
( S / Ş ) Bitmek tükenmeyen güçleri ve arzuları sembolize eder ve arzularını gerçekleştirme çabası kuvvetlidir
( s/ş) Güzel projelere imza atar yaratıcılıkları gelişmiştir sanattta başarılıdırç ihtiraslarla ve gizem ile dolu olduğunu gösterirler kişiye .
( T )
Ketum duygularını ifade etmek istemeyen içlerine kapanık ticarette başarılı kişilerdir.
Çoğunluklar Sihirli ve Gizemli bir mizaca sahip olurlar ,zaman zaman uysal bir kişi olurlar .
(t)
kimse çoğunlukla başkalarının idaresi altında yaşamaktan zevk alırlar . Kendi başlarına bir iş yapmaktan ve sorumluluk almaktan korkar ve çekinirler .
( U )
Tüm seslerin içerisinde herşeyi içinde barındıran tek harftir. hiç beklemedik bir başarı ve yetenek kazanırlar . içine her şey konan bir kaba benzer .
( u ) Olan kimseler her şeyi öğrenmek için çok yetenek ve güç harcarlar ve öğrenirler . Zeki ve azimli olurlar .Neşeli ve rahat bir yaşantıya sahip olurlar.
( Ü ) Zorlu yaşam zorlu deneyimler içinde barındırır.
( ü) Biraz mutsuzluk biraz hayal kırıklığı yaşamaları kuvvetlidir .
( V )
Evren enerjisi şifalandır ma etkisine yardımcı olur. Güçleri sayesinde hayatta karşılaşacakları tüm engelleri ve güçlükleri aşarlar ve başarıya ulaşırlar .
( v) Fizik alanında çok güçlü olurlar .Nazariyattan ziyade tatbikatta daha başarılı olurlar . Azimleri sayesinde başaramayacakları iş yoktur ve hedefe ulaşmak için her yolun mübah olduğunu bilirler
( Y )
Geçmiş değerlerle yaşarlar geçmişte yaşananları silememektedirler, ilim sahasında çok başarılı olurlar. Her ortama ve her topluma kolayca uyum sağlayabilirler .Tefekkür ve İnsanlık sevgisi ve sırdaşlık özellikleridir .
( y) özel yetenekleriniz vardır azminiz ve inancınız ile azminizi ve yeteneğinizi birleştirirseniz uzanamayacağınız dal ve başarılı olamayacağınız alan ve saha kalmaz .
( Z )
Bilgi edinmeyi kendini geliştirme yönü kuvvetlidir. İstenilen bilgiyi kendine yönlendirmekte başarılıdır. Harfinde muazzam bir güç ve enerji vardır Ancak bu güç insanı çok güçlü ve çok güçsüz yapacak niteliktedir .
İç güdülerinin emrettiği kötü işleri yapmazlarsa çok başarılı ve azimli olurlar . İç güdülerini sesini dinler ve iş güdülerinin emirlerine boyun eğerlerse hayattan zevk alamazlar .
( z) Aldığı bigiyi çok iyi kullanabilme yeteneğine sahiptir maddi sıkıntı çekmezler . Politikada başarılıdırlar
Alıntı.

ABORJİN MESAJLARI

aborjinler_3[1]
* Bir kimse kızdığı zaman, yaşam enerjisi, su ya da kaygan kayalar gibi akmak yerine, her iki tarafa itilir be keskin uçlu bir hale gelir. Bu, bedenin içine girer ve organlara zarar verir. Kızgınlık aynı, bedende yara açan ve çıkarılması zor mızrak gibidir.
* Gücenmenin uçları da sivridir ama onunkilerin uçlarında bir diken vardır, onun için bu insanın içine saplanır ve daha uzun süre orada kalır. Gücenme kızgınlıktan daha zararlıdır çünkü ondan daha uzun sürer.
* Haset, kıskançlık ya da suçluluk endişeden daha karmaşıktır ve düğümler karnında ya da derinin altında olabilir ya da bir başka yerdeki yaşam akışını yavaşlatabilir.
* Üzüntü çok küçük bir bozulmaya neden olur. Ve keder aslında sevgi bağı olan bir çeşit üzüntüdür. Bu hayatta kalan kişinin ömrü boyunca sürebilir.
* Korku bazı şeyleri sona erdirir. Korku kan akışını, kalp atışlarını, solunumu, düşünceyi, sindirimi her şeyi bozar. Korku ilginç bir duygudur çünkü bu, aslında insansı değildir. Bu duygu çok kısa süreli bir hayatta kalma rolüne hizmet ettiği hayvanlardan alınmıştır. Hiçbir hayvan korku içinde yaşayamaz. İnsanların aslında korku duyacakları hiçbir şey yoktur. Onların kendilerinin sonsuzluk olduklarını biliyorlardı. Şimdiyse korku gezegenimizi çevreleyen temel bir enerji gücü haline geldi. Korkunun içimizde yol açtığı zarar işte böyledir.
* İnsan yaşamı bir spiraldir, bizler sonsuzluktan geliriz ve daha yüksek bir düzeyde oraya geri dönmeyi umarız. Zaman bir dairedir. Ve bizim ilişkilerimiz de bir dairedir. Bizler Aborijin çocuklar olarak, yaşamın ilk yıllarında her bir daireyi, her bir ilişkiyi kapatmanın önemini öğrendik. Eğer bir anlaşmazlık varsa biz bu çözümlenene kadar uyanık kalırız. Biz yarın ya da ileriki bir tarihte çözüm bulmayı umarak gidip uyumayız. Bu, daireyi uçları kırılabilir bir halde açık bırakmak olur.
* Sen bu dünyaya bir ruhsal farkındalık düzeyinde geldin ve buradan daha genişlemiş bir düzeyde ayrılma fırsatına sahipsin.
Marlo Morgan

Reflü İçin Ev Yapımı Çözümler

mide-yanmasi-nasil-onlenir-mide-yanmasi-icin-dogal-yontemler[1]

 

Reflü; stres, kötü yemek alışkanlıkları ve sinirlilik hali yüzünden hergün karşılaştığımız bir sorundur. Fakat bu, “herkesin reflüsü var” diye, bu konuda hiçbir şey yapmayacağımız anlamına gelmiyor. Bu yazımızda, reflü için yapabileceğiniz şeyleri ele aldık.
Reflü Hakkında Bilinmesi Gerekenler
Reflü için kullanılan tıbbi terim pirozis olmasına rağmen genellikle reflü olarak bilinir. Göğüs kafesinin hemen altındaki özafagusta “yanma” ya da “ateş” hissi ile tarif edilir. Reflünün diğer belirtileri, ağızda aisidik veya acı bir tattır. Bu tıpkı kusmadan hemen önce ağzımıza gelen tada benzer. Reflü, yiyecek ve içecekleri yutmamızda zorluk yaratabilir, yemek yerken ya da bir şey içerken acı çekmemize sebep olabilir.
Reflü, mide asidinin yukarı çıkmasından kaynaklanır. Acı hissi göğüs bölgesinde başlar ve kimi durumlarda, boğaza, çeneye ya da boyna yayılır. Dünya nüfusunun üçte biri, ayda bir kez bunu yaşamaktadır. Reflüye sebebiyet verebilecek birkaç şey:
Aşırı yemek ya da alkol tüketimi
Midemizin uzun süre dolu olması
Kahvaltıyı atlamak
Yağlı ve baharatlı yiyeceklerin aşırı tüketimi
Hamilelik
60 yaşını geçmiş olmak
Obezite
Bu problemi önlemek için yapabileceğiniz şeyler arasında; kahve, alkol, soslar, baharatlı yemekler ya da kızartma gibi rahatsızlık verici besinlerden uzak durmak vardır. Buna ek olarak, reflü ağrısının başladığını hissediyor ve diğer belirtileri de gösteriyorsanız, bu şekilde yatağa gitmemelisiniz çünkü kafanızı yastığa koymanız, özafagus asidinin boğaza doğru çıkmasına neden olacaktır. Reflüden sıklıkla şikayet ediyorsanız derhal bir doktora başvurmalısınız. Sıkça yaşanan reflü problemi ülser kaynaklı olabilir. Reflünüz yalnızca bazı durumlarda ortaya çıkıyorsa eczanelerden aldığınız asit dengeleyici ilaçları (antiasit) kullanabilir, doğal yöntemleri uygulayabilirsiniz
Mide Asidini Azaltan Besinler
Bu rahatsız edici sağlık sorununu aşağıdaki besinleri tüketerek tedavi edebilirsiniz:
Sakız: Sakız çiğnemek ağız içi tükürük seviyesini arttıracak ve mide asidini dengeleyecektir.
Zencefil: Kaynayan suyun içine atarak içebilirsiniz. Bu etkili bir mide güçlendiricidir.
Hardal: Bir çay kaşığı hardal, reflü belirtilerini azaltacaktır. Hardalı ya sade ya da bir dilim ekmeğin üzerine sürerek yemelisiniz.
Badem: Yemeklerden sonra tüketeceğiniz 2 ya da 3 badem, reflü semptomlarının ortaya çıkmasını engelleyecektir.
Karbonat: Sıcak suya bir çay kaşığı ekleyin. Mide asit seviyesini dengelemek için yavaşça için.
Yulaf Ezmesi: Kahvaltıda, süt veya yoğurtla karıştırarak tüketin.
Patates: Soyun ve rendeleyin. Çıkan suyu bir kaşık yardımı ile için.
Muz: Yemeklerden önce ya da sonra tüketebilirsiniz.
Elma Sirkesi: Bir çay kaşığı elma sirkesini bir bardak su ile karıştırıp için.
Kavun: Bu meyve reflü ile savaşta oldukça etkilidir.
Rezene: Sindirim süreci ve yanma hissi açısından oldukça yararlıdır.
Maydanoz: Taze ya da yemeklerin içinde yiyebilirsiniz.
Papaya: Sindirime yardımcı olur ve midedeki yanma ve rahatsızlık hissini ortadan kaldırır.
Elma: Yiyeceklerin daha rahat ve iyi bir şekilde sindirilmesine yardımcı olur.
Ananas: Ağır ya da aşırı yemek tüketiminden sonra mideyi rahatlamada yardımcıdır.
Tarçın: Yanma hissini azaltmak için içeceklerinize katıp tüketebilirsiniz.
Reflü İçin Doğal Tedaviler
Yemeklerden sonra midenizde meydana gelen yanma hissiyle savaşmak istiyorsanız aşağıdaki tamamen doğal yöntemlerden istediğinizi deneyebilirsiniz.
İki marul yaprağı ve soyulmuş 4 havucun suyunu çıkarın ve blender’a bir bardak su ekleyin. 5 dakika boyunca karıştırıp süzün ve sabahları açken için.
Kaynayan bir kap suya pelinotu ekleyin. Üzerini kapayın ve kahvaltılardan önce için.
Bir litre suyu kaynatın ve içine 15 gram kurutulmuş fesleğen ekleyin. Bir müddet bekleyin ve her yemekten sonra bir bardak olacak şekilde günde 3 kez için.
15 gram adaçayını 30 gram limon otuyla karıştırın. Elde ettiğiniz karışımdan bir çay kaşığı alarak bir bardak sıcak suya ekleyin ve yemeklerden sonra için.
Bir yumurta akını iki çay kaşığı zeytinyağıyla karıştırın. Bunu gün içinde birkaç kez içebilirsiniz.
Bir kaç hurmayı bir miktar suyun içinde kaynatın ve elde ettiğiniz suyu için.
kaynak: sağlıağa bir adım

Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor.

love-bench_00334399[1]

 

500 kişi bir seminerdeydi. Birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. Herkese bir balon vererek başladı. Herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. Sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
Katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. Herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
Konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. Bir kaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
Konuşmacı dedi ki: “Yaşamımızda bunu görüyoruz. Herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. Bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. Onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. Ve insanların yaşam amacı da budur…mutluluğun peşinden gitmek.”
* Tiffany Moore

BEDENİNİZLE SAVAŞMAYI BIRAKIN

BEDENİNİZLE-SAVAŞMAYI-BIRAKIN[2]

 

Bir doktorun ofisinde, doktor gelmeden önce gözlerimde yaşlarla oturduğumu hatırlıyorum. Geleceğini bildiğimi sözcükleri korkuyla bekliyordum.
“Pekala, bu test negatif çıktı.” Veya “Sende ne olduğunu hala bilmiyoruz.” Ya da “Başka bir test yapmak istiyoruz.”
Sindirim sistemimde garip bir rahatsızlık geliştirdim, hiç kimsenin çözemediği bir rahatsızlık. 18 yaşında teşhis edilen bir tiroit sağlık durumunun yanı sıra geldi. Buna tekrar tekrar yapılan diz ameliyatlarını ekleyin, bedenim ve ben savaştaymışız gibi hissettiriyordu.
Daha iyi olmayacaktı. İstediğim şey olmayacaktı. Hayal kırıklığı yaşatmıştı. Doktorları listeye ekleyebilirim. Bana yardım edemediler. Beni umursamadılar. Beni hayal kırıklığına uğrattılar.
Hayal kırıklığım kızgınlığımı körükledi. Doktorları unutun: Onlara rağmen daha iyi olacaktım! Alternatif şifacılar aramaya başladım. Temizlikler, meditasyon, her tür diyet yaparak başladım, yoga bağımlısı oldum, hatta güneşe bakmaya başladım. Bulduğum her yeni şeyi sağlık incili yaptım. Her yeni insan yanıta sahip olabilirdi.
Yeni bir semptom alevlenene dek yanıtları vardı, yanıtları beni yine hayal kırıklığına uğrattı. Sonra bir gün, gayretli şekilde yanıtlar ararken, yolum beklenmedik bir yöne girdi. Yanlışlıkla bazı ilgi çekici yeni sorulara tosladım.
– Bedeninizin gereksinimlerini bilen tek kişi ya siz iseniz?
– Ya bedeniniz aslında gereksinim duyduklarını size anlatabiliyorsa?
– Sizde YANLIŞ olan hiç bir şey yoksa ve bedeniniz gerçekte iletişim kurmaya çalışıyorsa?
Bu soruları sinir bozucu buldum. Önce ne yapmam bekleniyordu? Ne yemeliydim? Nasıl oturmalıydım? Bu insan bana hiç bir şey anlatmıyordu!
Yine de sorular içimi kemiriyordu. Bedenim gerçekten benimle konuşuyor muydu? Tüm o yıllar boyunca onu görmezden mi geldim? Bu kadar uzun zamandır bana ihanet eden bedenim dediğim bu şeye güvenebilir miydim? Dinlemek için kendime yeterince güvenebilir miydim?
Alternatifler olarak gördüğüm şeylerden tükenmiş olarak – ve 14 gündür sadece lahana ve salatalık suyu içmekten aç – teslim olmayı seçtim.
Yanıtlar değil, sorular sağlığa yolculuğumu sonlandırdı. Ve bu aynı soruları bugün size getiriyorum.
– Sağlığınızı ve bedeninizi düzeltmeyi başka birilerine vermeye çalışmayı bırakmaya istekli olur muydunuz?
– Bedeninizle iletişim kurmayı öğrenmeye istekli olur muydunuz?
– Bildiğiniz şeyi takip etmeye istekli olur muydunuz?
İşte sağlığımı geri alma ve kendi bedenimi iyileştirme yolunda 10 yeni alet ve soru;
1. Bedeninize Sorular Sormaya Başlayın
Bedeniniz ile başka bir insanmış gibi konuş mu demek istiyorsun? Evet! Bedeniniz sizinkinden farklı olan bir farkındalığa sahiptir. Onu bir dostmuş gibi düşünün. Bir şey yemeden önce, sorun, “Bedenim bunu arzuluyor musun?” Egzersiz programınızdan önce sorun, “Bedenim, bugün nasıl hareket etmek istersin? Tam o anda yanıtlar almayabilirsiniz; ama, bedeninizin kendi bakış açısına sahip olabileceğini düşünme alışkanlığını edinmek ikinizin iletişim kurma sürecini başlatacaktır.
2. Bedeninizin Dilini Öğrenin
Bedeninizden onu anlamanıza yardımcı olmasını isteyebilirsiniz. Ayakta durarak “Bedenim, bana eveti göster” ve sonra “Bedenim, bana hayırı göster” diyebilirsiniz. Çoğu insan tutarlı olarak evet için bir yöne, hayır için diğer yöne eğilir. Bedeninizin konuştuğu dili anladığınızda, ona sormaya başlayabilirsiniz, “Bu peyniri yemek ister misin?” veya “Yürüyüşe çıkmak ister misin?” Bununla oynayın!
3. Hafif Olanı İzleyin
Her birimiz için farklı şeyler doğrudur. Sizin için doğru olan şey hafiftir. Ağır olan şey bir yalandır. Bir şey okuyorsanız ve sizi gülümsetiyorsa veya gözleriniz parlıyorsa, o sizin için doğru olabilir. Neden başka bir soru sormuyorsunuz? Bedeniniz büzülüyorsa veya mideniz alt üst oluyorsa, o sizin için doğru olmayan bir şeydir veya arzu ettiğiniz şeyi yaratmaz. Başka nereye bakabilirsiniz?
4. Değişimi Zorlamayı Bırakın
Kesinlikle acınası görünen spor salonlarına koşuşturan insanları ne kadar sıklıkla görüyorsunuz? Bedeninizin tükürmek istediği kaç tane diyet yaptınız? Bedeninizle aranızdaki iletişimi artıracaksanız, bedeninizin yapmak istemediği şeyleri yapması için onu zorlamayı bırakmak ve aynı ekipte oynamaya başlamak zorunda olacaksınız. Bedeniniz koşmaktan nefret mi ediyor? Bedeniniz koşmayı sürdürürseniz dizlerinizin patlayacağı farkındalığına sahip olabilir. Bedeniniz hangi hareketlerden keyif alırdı?
5. Etiketleri Kesin
Toplumumuz etiketleri ve teşhisleri sever. Ne kadar sıklıkla bir teşhis sorular sormaya son vermek için gerçekten bir izindir? Reflüm var. Sizin var mı? Bedeniniz sıklıkla reflü dediğimiz semptom ile biraz önce yediğiniz şeyi beğenmediği bilgisini veriyor mu? Hiç domates yiyemediğiniz veya bedeninizin domates ile iyi olduğu zamanlar bulunduğu doğru mudur? Eğer son çare olarak başvuracağınız bir teşhisiniz olmasaydı, bedeninizin her an neyi arzuladığının farkında olmak zorunda olur muydunuz?
6. “Sağlık” Oyununu Bırakın
Evet beni duydunuz. Beslenme uzmanları bunun için benden nefret edecekler, ama neyin sağlıklı olduğu neyin sağlıksız olduğu ile ilgili o kadar çok bakış açısı topladık ki, bedenimizin ondan hoşlanıp hoşlanmayacağını görme şansına sahip olmadan yiyecekleri yargılamaya başlıyoruz. Lahana sağlıklı öyle değil mi? Tiroitiniz az çalışıyorsa, sağlıklı değil. Domates sağlıklı öyle değil mi? Reflünüz varsa değil. Şeker sağlıklı değil. Gerçekten mi? Her zaman mı?
Sizin için iyi ve kötü olan tüm yiyeceklerin listesini dikkatle yaratabilirsiniz ya da size yiyecekler ile ilgili anlatılmış olan her şeyi silip bedeninize her an neyi arzuladığını sorabilirsiniz. Bedeninizin ne kadar çok şey bildiğine ve aslında size karşı işlememeye çalıştığına şaşıracaksınız. Bu harika hissettirecek!
7. Geri Bildirimi Değerlendirin
Baş ağrısıyla ne kadar sık hayal kırıklığına uğrarsanız? Ya da beliniz ağrıdığında keyfiniz kaçar? Bedeninizdeki ağrı ya her zaman kötü bir şey değilse? Bu, bedeninizin sizinle iletişim kurmak için son çaresi ise? Bedeninizde ağrı veya yoğunluk olduğu zaman, minnettar olmak için elinizden geleni yapın ve sorun, “Bedenim, burada bana neyi göstermeye çalışıyorsun?” Yediğiniz bir şeyi mi beğenmiyor? Zehirleyici bir sohbete mi isyan ediyor? Size ne anlatmaya çalışıyor?
Reklam

8. Değişime İzin Verin
Sizin için bir gün doğru olan şey, sonraki gün doğru olmayabilir. İnsanlar tutarlı olmamızı severler, ama gerçek şu ki siz her gün farklısınız. Farklı bir hava durumu vardır, farklı bir ruh halindesinizdir, farklı gereksinimleriniz vardır. Her zaman ne yiyeceğinizi veya tüm yaz boyunca çalışma planınızı düşünmek yerine, sadece bu an ile uğraşın. Bedeniniz bugün neyi arzuluyor? Tutarlı olmak zorunda değilseniz ne olurdu? Bedeniniz tutarlı olmak zorunda değil!
9. Yargılamayı Bırakın
Her gün bedeninize kaç tane yargılama yöneltiyorsunuz? Eğer köpeğinize çoğu insanın bedenlerine davrandığı gibi davransaydınız, o kaçıp giderdi! Bedeninizin sizinle kolaylıkla çalışmaması şaşırtıcı mı? Bedeninizi yargıladığınız her zamanı fark etmeye başlayın ve her seferinde kendinize, “Bu ilginç bir bakış açısı” deyin. Yargılamalarınızın gerçeğiniz olmadığını kavradığınız zaman, sizi kontrol etmeyi bırakacaklardır. Oradan özgürlük yolunda olursunuz!
10. Minnettarlığı Artırın
Değiştirmeyi istediğiniz şeyler üzerinde durmak yerine, işleyen şeyler için minnettar olmaya başlayın. Bedeniniz ile ilgili minnettar olduğunuz her şeyin listesini yapın ve kendinize bunları her gün hatırlatın. Çok fazla minnettar değil misiniz? Görebilmenize ne dersiniz? Derinizdeki esintiyi hissedin. Düşündüğünüzden çok daha fazla minnettar olacağınız şey var!
Minnettarlık yerinden, yargılama yerinden daha fazla şeyleri değiştirmek çok daha kolaydır. Bunu deneyin!
Bedenim ile ilgili seçimler yapmam gerektiğinde, sessizleşirim ve kendime sorarım, “Neyi biliyorum?” Nasıl hissettiğim hakkında artık başkalarını suçlamıyorum. Doktorların verdiği bilgiler için minnettar olabilirim, ama en sonunda harika hissetmekten kendimin dışında kimsenin sorumlu olmadığını biliyorum.
Bedenim ile birliğe girerek, “sindirim rahatsızlığım” yok oldu, tiroit seviyelerim normale döndü (bu mümkün görünmüyordu) ve tekrar bedenimden keyif almaya başladım!
Artık savaşta olmamak ne güzel bir armağan. Bedeniniz ile savaşa son vermenin zamanı mı? Öyleyse, hangi soruları sorabilirsiniz?
Blossom Benedict
(Çeviri: Saffet Güler)

Nasıl talep edilir, evrenle nasıl iletişim kurulur, onun sunduklarına nasıl açık olunur bilmiyoruz

yasamkoclugu[1]

 

Her isteğiniz öyle ya da böyle gerçekleşir. Siz olması için onay verdiğinizden, evren onu yerine getirmek için bütün olasılıkları önünüze çıkarır. Evren vermek, sunmak, sağlamak, tedarik etmek üzerine kurulmuştur. Emin olamıyorsanız doğaya bir bakın. Ama bizler önümüze çıkan her fırsata, “yok almıyım; şimdilik bu kadarı yeterli, kalsın; hayır bu bana uygun değil; şimdi dursun sonra bakarız…” gibi tepkiler veririz. Çünkü bize istemek, talep etmek, almak, kabul etmek öğretilmedi ya da küçültücü bir davranış olduğu aşılandı! Nasıl talep edilir, evrenle nasıl iletişim kurulur, onun sunduklarına nasıl açık olunur bilmiyoruz! Dolayısıyla bu alanda çok fazla alıştırma yapmamız ve inatla kedimizi yeniden yapılandırmamız gerekli. Enerjinizi, alanınızı, bilincinizi yeniden yaratmaya var mısınız?
Talep etmek, “ben şunu istiyorum”, “bu ne zaman gerçekleşecek”, “olmadı, acaba ben haketmiyor muyum” yaklaşımlarının tam tersine içinde ihtiyaç, sınırlama, zorluk enerjisi olmayan bir alandan işlev yapmakla olur. Birincisi, İhtiyaç bilincinin içinden çıkmanız gerekir. “İstiyorum, ihtiyacım var, yoksunum” gibi sözler ve bu sözlerin çağırdıkları, isteklerinizin gerçekleşmesine yetmez, çünkü evreninizde yetersizlik diye bir kavram var. Her “ihtiyacım var” dediğinizde evreninizdeki bu yoksunluğu pekiştiriyorsunuz. İkincisi, zihinden işlev yapmak olasılıkları sınırlar. “Bu isteğimin gerçekleşmesi için şunlar gerekli; bu yolu takip edersem ancak o zaman olur; tek çözüm bu ama benim de elimde araçlarım yok dolayısıyla olmaz; Bittim ben!”. :)) Gerkekten mi? Bir sonsuz varlık nasıl bitebilir? Yaşamın sonsuz olasılıkları varken neden doğrular ya da yanlışlar ile uğraşıp sınırlamalar getirelim? Üçüncüsü, zorluk, imkansızlık, üzüntü, yılgınlık içinde olmak… Şöyle düşünün; İstediğiniz şeyi elde ettiğinizde üzgün mü olacaksınız? Bu yaşamınızı zorlaştıracak mı? Cevap hayır ise, neden kalbinizi ol’maya ve al’maya açmıyorsunuz? İstekleriniz gerçekleştiğinde bu sizi nasıl hissettirir? Eğer harika ve sihirli hissettiriyorsa, yaşamınızdaki her şey size daha mucizevi yollarla gelmez miydi? İstediğiniz şeyin kendisi olun o zaman, en azından olmaya açın kendinizi. Farkedeceksiniz ki, enerjiyi değiştirdiğinizde bütün gerçekliğiniz değişmeye başlayacak.
İsteklerinizin nasıl gerçekleşeceği sizin işiniz değil, evrenin işi. Siz talep edersiniz o yerine getirir. Talep etmenin en etkili yolu soru sormak. Zihinsel sınırlamalara, sonuçlandırmalara, yargılara girmeden kolaylıkla soru sorabiliyor olmaya gönüllü müsünüz? Eğer seçerseniz, şimdiye kadar size öğretilenden çok farklı bir gerçekliğe kapılar açabilirsiniz. Kendi gerçekliğinizi yaratabilirsiniz.
Cevaplarda değil soruda olursanız bu mümkün. Etrafınızdaki birçok kişinin “asla yapamazsın” dediği bir sürü şey, size çocuk oyuncağı gibi gelir. Yeter ki istediğiniz şeyin sorusu olmaya gönüllü olun.
Nasıl soru sorulur?
Sorularınız sonuna soru işareti konulan karar cümleleri olmak yerine, açılım yaratacak türde olmalı. Esnek olmalı ve hayallerinizin de ötesindeki olasılıkların kapısını açmalı. Gerçekten sormalısınız! Sorunun kendisi olmalısınız.
Aşağıda sizin için bir kaç soru örneği ekliyorum:
Yaşamımın nasıl olmasını isterdim?
Bana en çok hangi seçimler hizmet eder?Buradaki sonsuz olasılıklarım nelerdir?
……………..’nın kolaylıkla gerçekleşmesi için neler mümkün?
……………..’nın kolaylıkla gerçekleşmesi için ben nasıl bir enerji, alan ve bilinç olabilirim?
……………..’nın kolaylıkla gerçekleşmesi için neyi algılamam, bilmem, olmam ve alıp kabul etmem gerekir?
Yaşamıma beni daha genişletecek ve yaşamımı kolaylaştırıp neşeyle dolduracak bugün ne ekleyebilirim?
Burada başka neler mümkün?
Talebinizi belirlediniz, onu açılım dolu bir soruya çevirdiniz, cevaplar üretmeksizin sorunun kendisi oluyorsunuz ve bir adım daha ekleyelim buraya:Soruyu sorduktan sonra, “Buna engel olan her şeyi yıkıp yaratımını tümüyle iptal ediyorum” deyin ve temizleme cümlesini kullanın.

(Access Bar Seminerinde detaylı olarak öğretiyorum… Anette İnselberg)

Bırakın engellerin hepsi enerjetik olarak kolayca temizlensin.
*Temizleme cümlesi  Sorularla birlikte ortaya çıkan ağır enerjiyi temizlemekte kullanılır. Access Eğitimlerinde içeriğinden ayrıntılı şekilde bahsedilir. Henüz bilmeyenler için, bu cümleyle ilgili harika olan anlamını bilmeseniz de çalışır.
Yaşamımızdaki mucizelerin artarak çoğalması için neler mümkün? çiğdem uysalın yazısıdır…

Bütün bu mucizeleri hayatınıza katmak istiyorsanız 8 nisan ctesi 10.00-19.30 arası yapacağım Access bar bilinçaltı temizliği seminerine hepinizi bekliyorum.

Rez Tel Anette 0536 798 68 68