Dört haftaya bölünmüş bir programla hayatınızı güzelleştirmek değiştirmek mümkün

IMG_5896_tonemapped (1024x683)[1]

 

Hayatında her şey yolunda giden insanların sırrı nedir dersiniz? Aslında onlar gibi yaşamak ve hayatınızı daha iyi bir hale getirmek için ihtiyacınız olan tek şey

aylık bir program.

Her şey oldukça basit. Dört haftaya bölünmüş bir programla hayatınızı değiştirmek mümkün! Her hafta verilen üç görevi yerine getirip bunları hayatınızın bir parçası

yapmak her an sizi iyi hissettirecek.

1.Hafta: Zihninizi ve Bedeninizi Arındırın

Güne erken başlamak: Sabahın 6’sında kalkmak, gün içerisinde yeteri kadar boş zaman bulamayanlar için ideal. Herkes hala uyuduğu için asla bulamadığınız o

sessizliği ve huzuru bulabilirsiniz. Dikkatinizi dağıtacak çok az şey olduğu için üzerine yoğunlaşmak istediğiniz işlerin başına bu saatlerde oturabilirsiniz. Gün boyu

zindelik verecek sabah egzersizleri için de en uygun zaman saat altı sularıdır. Tembel hissetmek veya yataktan kalkmak istememek, bir yorgunluk belirtisi değildir.Bu

sadece hayatı yaşamak istemediğinizi gösterir. “Yataktan çıkınca ne olacak ki? Kapkara bir havada metroya bin, akbil doldur, işe git…” diye düşünmektense “bugün

mükemmel olacak” diye düşünmek, sabah kalkmanızı kolaylaştırabilir. Kabul edin ki eğer böyle düşünseydiniz sabah erken kalkmak bir problem haline gelmekten çıkardı.

İşte bu kadar basit! Eğer hayatı dolu dolu yaşamak istiyorsanız, yataktan da hemen çıkacaksınız, o kadar! Bir de diğer tarafından bakalım; eğer yataktan hızlı

çıkarsanız, gün daha hızlı daha dolu geçer!

İyi beslenme: Yaklaşan değişiklikler sizden büyük miktarda enerji çekecektir. Büyük olasılık, şu anda alkol, sigara ve ağır veya sağlıksız yiyeceklerin etkileri

karşısında vücudunuzun işlevselliğini korumak için enerjinizin çoğunu kullanıyorsunuzdur. Hepimizin kendine göre bu tür alışkanlıkları var ama neden onları yenmeyelim

ki? Kendinize uyan bir diyet seçip onu uygulamaya hemen, şu anda başlayabilirsiniz. Alkol, cips, şekerli içecekler, hazır yemekler, abur cubur gibi yiyeceklerin

hiçbiri sağlıklı bir diyette yer almamalı. Bu yüzden bu tür gıdaları tüketmeyi acilen bırakmalısınız. Ayrıca, büyük yemek porsiyonlarından ve yatmadan önce yemek

yemekten kaçınmalısınız. Diyet konuları için bedeninizin sesini dinleyebilir veya bir diyetisyenden yardım alabilirsiniz. Ancak en önemli şey bedeninizi toksinlerle

dolu bir varile çevirmemek. Bunun yerine vücudunuz üzerindeki ağırlığı hafifletip daha sağlıklı ve lezzetli, hafif yemekleri tercih edebilirsiniz. Daha mutlu ve daha

enerjik olacağınızdan hiç şüphem yok.
Spor: Sporu sevin ve sporu kesinlikle zorunlu bir aktivite haline getirin. Şekilli ve sağlıklı bir beden, ruhsal sağlık için de oldukça önemlidir. Yorgun bir

bedeni tekrar işler hale getirmek istiyorsanız, bedenin kendisini işler hale getirmelisiniz! Hangi sporu seviyorsanız ona yönelebilirsiniz. Yoga, koşu ve dans gibi

yüzlerce alternatif arasından seçim yapmak zor olsa da sizi hareketlendirecek. Gün içinde daha çok hareket etmeyi deneyin. Asansör yerine merdivenleri kullanın, spor

salonuna gidip biraz ter atın.

2. Hafta: Özel hayatınızı yoluna sokun

Kişisel alanınızı temizleyin: Her şeyi atın! Her köşeye düzen getirmenin vakti geldi. Uzun zamandır düzenlemediğiniz kitaplığınıza, dolabınıza el atmanın tam

zamanı. Evinizdeki her eşya (çok küçük olanlar bile) oldukça yer kaplamakla birlikte enerjinizi tüketiyor. Eşyalara bu denli bağlı kalmak enerji sarf etmenize değer

mi? Eşyaları çöpe atmaktan veya bağışlamaktan çekinmeyin. Sadece gerçekten ihtiyacınız olan, sizi mutlu eden eşyalarla yaşamayı öğrenin. 1998 yılından kalma oyuncak

ayınıza gerçekten ihtiyacınız var mı? Tereddüt etmeden atın! Eşyalardan kurtulmaya başladığınız anda daha iyi hissedeceksiniz. Hele bir de etrafı süpürüp toz alınca

minimalist yaşamın güzelliklerini göreceksiniz. Bağışlamak, eşyalarınızdan kurtulmanın en güzel yoludur. Yıllardır bir kere bile giymediğiniz kazağınız, bir çocuğun

yüzünde gülümseme yaratabilir.
İşlerinizi rayına sokun: Kaç yıldır İspanyolca öğrenmek istiyordunuz? Konya’daki babaannenizi ne zamandır ziyaret etmiyorsunuz? Peki yeni yıl kararlarınızdan

kaçını gerçekleştirdiniz? Kendinize verdiğiniz sözleri hatırlayın ve onlarla nasıl başa çıkacağınıza karar verin. Daha kendinize verdiğiniz sözleri bile tutamazken,

nasıl başkalarına verdiğiniz sözleri tutabilirsiniz ki?
Sosyal hayatınızdaki gerginliklerden kurtulun: Sizi üzen veya dibe çeken ilişkileri bitirmenin sizce de zamanı gelmedi mi? Sizi olumsuz etkileyen kim varsa

bağlarınızı koparın. Arkaya bakmadan yolunuza devam edebilirsiniz. “Hayır” demeyi öğrenin. Kendinizi nasıl özgür hissediyorsanız öyle davranın. Ailenize karşı her

zaman saygılı ve anlayışlı olun.

3.Hafta: Planlar, amaçlar ve hayaller

Hayallerinizi önce kâğıda sonra gerçeğe dökün: iki haftadır yaptıklarınız sizi nasıl hissettiriyor? Daha mutlu hissediyor musunuz? Cevap hayırsa belki de yapmanız

gereken birkaç şey daha vardır. İşten arta kalan zamanda sorunlarınızı, hayallerinizi düşünmek yerine onları gerçekleştirmek için küçük adımlar atsanız nasıl olur?

Sizi en çok zorlayan, sürekli ertelediğiniz hayaliniz üzerinde çalışmaya başlamanın vakti geldi de geçiyor. Hepsini kâğıda dökün. Hayatınız için bir hikâye yazın ve

başkarakteri siz olun. Ama güzel bir hikâye olsun.
İmkânsız hayallerinizin bir listesini çıkarın: Yapmaktan en çok keyif alacağınız şeylerden biri bu madde olacak. Bunu düzenli bir aktivite haline getirirseniz ne

kadar yaratıcı olduğunuzun farkına varacaksınız. Hep hayalini kurduğunuz, olabildiğince absürt ve asla olmayacak şeylerin bir listesini çıkarın. Mesela dünyayı

yönetmek veya 89 yaşında Everest Dağı’na çıkmak… Kafanızdaki sesi susturun ve hiçbir maddi engeliniz veya zaman kısıtlamanız olmadığını varsayarak hayaller kurun. Ne

yapardınız?
Günlük planlar yapın: Her akşam bir sonraki gün için plan yapın. Kısa veya uzun olmasının hiçbir önemi yok. Yazdığınız sürece herhangi bir plan olabilir ve bunu

akşam yapmanız çok önemli. Yarın hatırlamayacak olsanız bile daha verimli olacağınızdan eminim. Denendi ve onaylandı! Dahası, planınıza şöyle bir bakıp hayatta ne yöne

doğru gittiğinizi sorgulamalısınız. Bir yöne gidiyor musunuz?

4.Hafta:Ufkunuzu genişletin

Daha farklı yaşamayı deneyin: En küçük şeylerin bile büyük bir etkisi olabilir. İşe farklı bir yoldan gitmeyi deneyin. Daha önce hiç gitmediğiniz bir kafeye gidip

bir çay için. Yeni bir spor türü deneyin. Önceden hiç yapmadığınız bir şeyi yapın. Her zaman yaptığınız şeylerle meşgul olurken kendinize “şu an neyi farklı

yapabilirim” diye sorun. Yeni bir şey denemeyi alışkanlık haline getirin. Bu sayede rutininizin dışına çıkar, monotonluktan kurtulursunuz.
Konfor bölgenizin dışına çıkın: Diğer tüm görevleri başarıyla yerine getirdiyseniz, konfor bölgenizin dışına çıkmaya hazırsınız demektir. Ancak bunu bir adım ileri

taşıyıp en büyük korkularınızla yüzleşmeye hazır mısınız? Sadece yüzleşmeye değil, aynı zamanda savaşmaya hazır mısınız? Yükseklikten mi korkuyorsunuz? Hava dalışı

yapın. Patronunuzdan mı korkuyorsunuz? Tek başınıza onun yanına gidip yeni bir proje veya öneri sunun. Yeni insanlarla tanıştığınızda nutkunuz mu tutuluyor? Kimseyi

tanımadığınız bir partiye gitmeye ne dersiniz? Hem de tek başınıza! Böylece yeni arkadaşlarınızla müthiş bir akşam geçirebilirsiniz. Her an yeni şeyler öğrenip

kendinizi bu tür durumlara sokarsanız hiçbir şeyden korkmayan biri haline gelmeniz mümkün!
Biraz ara verin: Çok zor olacağını düşünmüştünüz ama yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiniz! Hadi biraz ara verin. Dinlenin. Yalnız dinlenmekten kastım telefonunuzu yanına

almayıp evden çıkarak dışarıda yalnız vakit geçirmeniz. Bu şekilde dürüst bir özeleştiri gerçekleştirebilirsiniz. Geçtiğimiz ay nasıldı? Hayatınızda ne gibi

değişiklikler meydana geldi? Bundan sonra böyle devam etmek istiyor musunuz?

Bu yolculuğun ortasına geldiğinizde (evet ortası, yoksa bittiğini mi sandınız? Bu yol sonsuzluğa kadar gider) sizi bekleyen şeyler, beklentilerinizi aşacak. Tüm bu

görevleri (hem de bu kadar basit görevleri) yerine getirerek onları hayatınızın bir parçası yapmalısınız. Böylece hayatınızdaki huzuru ve kadirliği fark edecek,

tünelin sonundaki ışığı görmeye başlayacaksınız. Biraz iddialı olduğunun farkındayım ama inanın ki hepsi doğru.

Kaynak: Spritüeller

DOĞUM TARİHİNİZE GÖRE HANGİ BİTKİSİNİZ?

anubias-barteri-coffeefolia[1]
Ocak 1- 9 : Isırgan Otu
Ocak 10 – 24 : Ebegümeci
Ocak 25 – 31 : Dereotu
Şubat 1 – 5 : Bildiğimiz ot
Şubat 6 – 14 : Çimen
Şubat 15 – 21 : Maydanoz
Şubat 22 – 28 : Kıvırcık
Mart 1 – 12 : Sarmaşık
Mart 13 – 15 : Dereotu
Mart 16 – 23 : Ebegümeci
Mart 24 – 31 : Bildiğimiz ot
Nisan 1 – 3 : Isırgan Otu
Nisan 4 – 14 : Kıvırcık
Nisan 15 – 26 : Ebegümeci
Nisan 27 – 30 : Maydanoz
Mayıs 1 – 13 : Sarmaşık
Mayıs 14 – 21 : Çimen
Mayıs 22 – 31 : Dereotu
Haziran 1 – 3 : Ebegümeci
Haziran 4 – 14 : Maydanoz
Haziran 15 – 20 : Isırgan Otu
Haziran 21 – 24 : Sarmaşık
Haziran 25 – 30 : Bildiğimiz ot
Temmuz 1 – 9 : Ebegümeci
Temmuz 10 – 15 : Isırgan Otu
Temmuz 16 – 26 : Çimen
Temmuz 27 – 31 : Bildiğimiz ot
Ağustos 1 – 15 : Sarmaşık
Ağustos 16 – 25 : Ebegümeci
Ağustos 26 – 31 : Maydanoz
Eylül 1- 14 : Çimen
Eylül 15 – 27 : Bildiğimiz ot
Eylül 28 – 30 : Isırgan Otu
Ekim 1 – 15 : Sarmaşık
Ekim 16 – 27 : Maydanoz
Ekim 28 – 31 : Kıvırcık
Kasım 1- 16 : Dereotu
Kasım 17 – 30 : Bildiğimiz ot
Aralık 1 – 16 : Isırgan Otu
Aralık 17 – 25 : Sarmaşık
Aralık 26 – 31 : Çimen
Isırgan Otu: Çekici ve popülersiniz. Kolayca arkadaş edinebiliyorsunuz. Kendinden emin tavırlarınızla grup içerisinde liderliğe yakışıyorsunuz. Eğer sizin liderliğinizi kabul etmiyorlarsa uygun bir yöntemle kabul ettiriyorsunuz. Yine de olmazsa simgeniz gibi ısırıyorsunuz 😉
Bildiğimiz Ot: Utangaç ve sevimlisiniz. Tanımadığınız insanlarla konuşmayı sevmez ama arkadaşlarınızla her şeyi paylaşabilirsiniz. Arkadaş seçiminde oldukça dikkatlisiniz. Sevilen birisiniz. Doğayı çok seversiniz, işte o yüzden öylesine bir otsunuz.
Sarmaşık : Yerinde duramayan birisiniz. Her zaman kıpır kıpırsınız. Çok arkadaşınız var ve sosyal yaşamınız çok renkli. Sizi tanıyanlar sizin gibi biri daha olamayacağını düşünüyor. Dikkat çekmeyi çok seviyorsunuz.
Kıvırcık : Esrarengiz birisiniz. Ne zaman nasıl davranacağınız belli olmuyor. Bazen her şeye salata oluyorsunuz. Çoğu şeyden ilk sizin haberiniz oluyor bu yüzden çok ilgi görüyorsunuz.
Ebegümeci: Sessiz sakin ama çok zekisiniz. Dost canlısı, sevilmeyi bekleyen tavırlarınız ilgi çekiyor. Her yerde olmayan, insan sağlığına yararlı bir kişiliğe sahipsiniz. Küçük bir arkadaş grubu size yetiyor. Fazla popüler olmasanız da yakınlarının el üstünde tuttuğu birisiniz.
Dereotu : Siz lider olmak için doğmuşsunuz. Ama yapacak bir şey yok, bazı organizasyonlarda sadece değişik bir tat bırakıyorsunuz o kadar. Sözünü dinleten, dediğini yaptıran birisiniz. Kararlı tavırlarınız çevrenizdekileri etkiliyor. İnsanların arkadaş olmak isteyebileceği birisiniz.
Maydanoz : Uyumlu, her şeye maydanoz olmak buradan gelir, sıcakkanlı birisiniz. Size nasıl davranılmasını istiyorsanız siz de herkese öyle davranıyorsunuz. Sadık ve dürüstsünüz. Yapmacık insanlara ve dedikoduya karşısınız.
Çimen : Çok hassas ve narinsiniz. Kolay aşık oluyorsunuz. Ne çok utangaç ne de çok girişkensiniz. Arkadaşlarınız içerisinde kırılmaması için kollanan birisiniz.

Turşu Suyunun Hiç Tahmin Edemeyeceğiniz 13 Kullanım Alanı

Kendileri turşu kuranlar turşuları bitirdikten sonra turşu suyunu dökerler. Yazıyı okuduktan ve turşu suyunun kullanım alanlarını öğrendikten sonra turşu suyunu dökmekten vazgeçeceksiniz.

Aşağıdakiler sadece tuz kullanılan turşularda işe yarar. Tatlı turşularda ise işe yaramaz.

1- Mide bulantısını geçirir

Turşu suyunda yer alan sirkedeki asit mide bulantınızı geçirir ve daha iyi hissetmenizi sağlar.

2- Sivrisinek ısırıklarına iyi gelir

Sivrisineklerin ısırdıkları bölgeleri kaşımadan edemiyor musunuz? Turşu suyuna pamuğu bandırın ve bölgeye uygulayın. Kaşıntılarınızın geçtiğini göreceksiniz. Kaşıntınız geçtikten sonra bölgeye nemlendirici sürmeyi unutmayın. Aksi halde bölge kuruyabilir.

3- Solan bitkileri canlandırır

Balkonunuzda, evinizde veya bahçenizde solmaya yüz tutmuş bitkileriniz var mı? Hemen turşu suyu ile sulayın.

Turşu suyunda yer alan potasyum bitkiler için çok kıymetli. Ayrıca turşu suyundaki asit, toprağın PH değerini arttırır ve bitkiniz hayata dönmesini sağlar.

4- Kas tutulmasını geçirir

Turşu suyu kas tutulmasına da iyi geliyor.

Turşu suyunda yüksek oranda sodyum ve potasyum bulunur. Yapılan araştırmalarda insanların neden kramp geçirdiği tam olarak kestirilemese de elektrolitlerin eksikliğinden kaynaklandığından şüpheleniliyor. Bu nedenle spor yapmadan hemen önce bir veya iki bardak turşu suyu içmeniz önerilir.

5- Akşamdan kalmışlığı geçirir

Akşamdan kalmışlık birinin başına gelebilecek en kötü şeylerdendir. Eğer bir önceki gün içkiyi fazla kaçırıp sabah hiç de iyi uyanmadıysanız, hemen turşu suyu için. Mucizeler yarattığı söyleniyor.

6- Bakırları parlatır

Hemen hemen herkesin evinde bakırdan yapılma eşyalar vardır. Bakırdan yapılan eşyalar sık sık ilgilenilmediğinde yeşil renge sahip olurlar. Turşu suyuna pamuk bandırın ve bakır eşyanızı cilalayın. Yeni haline siz bile inanamayacaksınız!

7- Yiyeceklerin ömrünü uzatır

Evinizde belli süre içinde tüketmenizin imkânsız olduğu sebzeler var mı? Turşu suyunda bekletirseniz ömrünü bir hafta uzatmış olursunuz. Bir de tadının daha iyi olduğunu göreceksiniz!

Fotoğraf: Pixabay

8- Kokteyllere tat verir

Misafirlerinize turşu suyu ikram etmek biraz tuhaf kaçacaktır. Bir ‘shot’ bardağı votkayla iki ‘shot’ bardağı turşu suyunu karıştırın ve iyice çalkalayın. Daha sonra karşımı kokteyl bardağına dökün. Kokteylimiz hazır!

9- Mide ekşimesine iyi gelir

Bal ile turşu suyunu karıştırıp için. Mide ekşimesine iyi geldiğini göreceksiniz.

Fotoğraf: Maverick2003

10- Yabani otları öldürür

Turşu suyu, yabani otları öldürmekte bir numaradır. İstenmeyen otların üzerine turşu suyu dökün. Bir süre sonra kaybolduklarını ve bir daha çıkmayacaklarını görürsünüz.

Fotoğraf: Pixabay

11- Salataya tat verir

Sirkenin yanında salataya ekleyeceğiniz turşu suyu ve yoğurt, salatanızın tadını mükemmelleştirecektir. Bazıları turşu suyunu eti terbiye etmekte kullandıklarını ve harikalar yarattığını da ifade ediyorlar.

12- Güneş yanıklarını geçirir

Turşu suyuna pamuk bandırıp güneş yanığının olduğu bölgeye uygulayın. Turşu suyunda yer alan sirke yanıklık hissini azaltır.

Fotoğraf: Kelly Sue

13- Farenjiti geçirir

Farenjiti geçirmenin en hızlı ve etkili yöntemi bir bardak turşu suyu içmektir. Turşu suyunun içinde yer alan sirke en az öksürüp şurupları kadar etkilidir. Üstelik tamamen doğaldır!

Fotoğraf: Pixabay

 

Turşu suyunun yararlarından arkadaşlarınıza bahsetmeyi unutmayın!

Kaynak: newsletter

Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey yapmamız gereken çabalardır.

kelebek-pupa-koza[1]

 

 

BİR KELEBEK VE ADAM HİKAYESİ
Bir gün adamın biri bir kelebek kozası buldu.
Kozada küçük delikten bir kelebek belirdi…
Adam oturup kelebeğin saatler boyunca bu delikten çıkma çabasını izledi.
Bir ara hareket durdu.
Kelebek delikten çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş gibiydi..
Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış ve artık yapabileceği bir şey kalmamıştı.
Adam, kelebeğe yardım etmeye karar verdi…
Eline küçük bir makas alıp, kozadaki deliği büyütmeye başladı…
Bu yardım üzerine kelebek kozadan kolayca dışarı çıkıverdi…
Ancak kelebeğin bedeni kuru ve küçücük, kanatları da buruşuktu…
Adam kozadan çıkan kelebeği izlemeye devam etti…
Adam kelebeğin kanatlarının açılıp genişleyeceğini ve bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.
Ama adamın beklediklerinin hiç biri olmadı!
Kelebek hiçbir zaman uçamadı.
Kelebek, hayatının geri kalanını kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi.
Adam kelebeğe iyi niyetle yardım etmek istemişti…
… Ancak, kelebeğe iyilik yapayım derken ona çok büyük bir kötülük yapmıştı.
Adamın anlayamadığı bir şey vardı.
Kozanın kısıtlayıcılığı ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten çıkmak için göstermesi gereken çaba, Allah’ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve böylece kozadan çıkabildiği anda uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olmasıydı.
Kelebek kozada kalacağı kadar kalamamıştı.
Bazen hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey yapmamız gereken çabalardır.
Eğer hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememiz mümkün olsaydı;
O zaman bu kelebek gibi bir anlamda sakat kalırdık.
Olabileceğimiz kadar güçlü olamaz ve asla uçamazdık