Kalın Bağırsağınızı Doğal Yollarla Nasıl Temizlersiniz

toksik-kolon[1]

Gittikçe daha fazla insan bağırsağı ile problem yaşamaktadır. Doğal olarak bu problemler yediğimiz yiyeceklerden kaynaklanmaktadır. Bağırsak, vücudumuzda çok geniş alana sahip olan bir organdır ve bütün yiyecek atıkları bu alandan geçmektedir.
Kalın bağırsağın görevi
Kalın bağırsağın basit bir görevi vardır. İnce bağırsaktan sonra yer alır ve atıkların vücuttan çıkmadan önce geçtikleri son yerdir. Ancak, problem yediğimiz yiyeceklerde ve yaşam tarzımızdadır.

Peki neden? Her geçen gün bağırsağımızı daha fazla yoruyor ve onu güçsüzleştiriyoruz. Bunun sonucu olarak, kalın bağırsak tek ve en önemli görevini yerine getiremiyor ve hastalıklara sebebiyet veriyor.
Atıklar ve toksinler kalın bağırsağın duvarında toplanır. Bu durum kabızlık, sindirim, eklem ağrısı ve hatta baş ağrısı gibi problemlere yol açar.
Böbrek ve karaciğerde ciddi hastalıklara bile yol açabilir.
Sağlıklı bir kalın bağırsağa sahip olmak için, yediğimiz şeylere dikkat etmemiz gerekir. En önemlisi yedeklerimiz lif açısından zengin besinler olmalıdır.
Aynı zamanda, ince bağırsaktaki birikmiş atıkları temizlemek için yılda bir kaç kez arındırıcı diyet yapılabilir.
Bu diyeti hafta sonu, tatilde ya da boş bir gününüzde yapmanızı öneriyoruz. Önemli olan evde olmanız.
Kalın Bağırsağınızı Temizlemek İçin Elma Yiyin

Kalın bağırsağınızı temizlemek ve toksinlerden arındırmak, sürekli lavaboyu kullanmak zorunda kalacağınız için sinir bozucu bir süreç olabilir.
Ancak iyi haber, eğer kalın bağırsağınız temiz ve sağlıklı olursa daha iyi hissedersiniz. Aynı zamanda hastalıklardan da korunmuş olursunuz.
Kalın bağırsağınızı temizlerken, çok fazla su içmelisiniz. Böylece vücudunuz susuz kalmaz ve atıkların atılması kolaylaşır. Günde 6 ila 8 bardak yani 2 litreye yakın su içmenizi öneriyoruz.
Eğer isterseniz güne içine birkaç damla limon damlatılmış ılık bir su ile başlayabilirsiniz. Bu şekilde metabolizmanız hızlanacaktır.
Elma en iyi bağırsak temizleyicidir.
Bu sebeple, üç gün boyunca çok fazla elma yemenizi öneriyoruz. Sıkılamamak için elmayı farklı şekillerde yiyebilirsiniz.
Elma toksinlerden arınmak için harikadır. Kabuklu ya da kabuksuz, posası ya da suyu her türlü faydalıdır. Yapmanız gerekenler:

Limonlu suyu içtikten sonra, taze sıkılmış bir elma suyu içmelisiniz.
Ardından bir bardak su için.
Gün içerisinde bu süreci tekrar edin. Günün sonunda 4 bardak elma suyu ve 4 bardak su içmiş olacaksınız.
Bağırsak hareketleri elmanın içindeki pektin sayesinde gerçekleşir. Bu bileşen bağırsağı toksinlerden arındırır ve hareketini hızlandırır.
Bu diyeti, arındırıcı diyet olarak hafta sonu yapmaya başlayabilirsiniz. Ancak 72 saat boyunca yapmanız gerekmektedir.
Adımlar:
İstediğiniz kadar elma yiyin. Hiçbir şey olmadan tek başına yenmeliler.
Sabah kalkınca ve akşam yatarken bir çorba kaşığı zeytinyağı için.
Gün içerisinde en az 2 litre su için.
Bu üç gün boyunca hiçbir şey yemeyin. Diyeti bitirince hafif yiyeceklerle eski beslenmenize geri dönebilirsiniz. Eğer, çorba, meyve ve sebzeler gibi lif kaynağı besinler tüketirseniz çok iyi olur.
Her gün bolca su içmeyi unutmayın!
Çok katı bir diyet olduğu için yılda sadece 3 ya da 4 kez denemelisiniz. Yani her 3 ya da 4 ayda bir.
Kalın bağırsağınızı Tuz ile Temizleyin

Bağırsağınızı temizlemek için kullanabileceğiniz bir başka yöntem daha. Bu yöntem, yüksek tansiyon ve böbrek hatlarına tavsiye edilmez.
Bu temizleme yöntemi, evde gün boyunca yapılmalıdır. Yöntem boyunca ağır ve ani hareketlerden kaçınmalısınız.
Adımlar:
Kalktığınız bir bardak su kaynatın ve içine tuz atın. Yanmamak için soğumaya bırakın. Yavaşça için.
Eğer baş ağrısı ya da mide bulantı geçirirseniz bu çok normaldir.
Eğer ihtiyacınız olursa, uzanın ve yavaşça karnınıza masaj yapın.
Birkaç dakika hatta bir saat boyunca koltuğunuzda dinlenin. Tuvalet ihtiyacınız gelene kadar bir şeyler okuyabilir ya da TV izleyebilirsiniz. Aynı işlemi gün içerisinde bir kaç kez tekrarlayın.
Gün içerisinde sadece hafif yiyecekler yemelisiniz: sebze çorbası, doğal meyve suları ve bitkisel çaylar. Patates kızartması, et, un ve şekerden kaçının.
Tuzlu su karışımını öğlen ve akşam tekrar için. Bütün hafta sonu evde kalmaya çalışın çünkü çok sık tuvalet ihtiyacınız olacak.
Bu iki yolla bağırsaklarınızı temizleyebilir ve onu sağlıklı tutabilirsiniz. Unutmayın, bol su içmeli ve lifli besinler tüketmelisiniz.

Kaynak: sağlığa bir adım

Asyalı kadınların mucize sırrı 10 yaş gençleştiren pirinç maskesi Tarifi

10-yaş-gençleştiren-ev-yapımı-krem-tarifi[1]

 

10 yaş gençleştiren ev yapımı krem tarifi
Bu krem için kadınlar çıldırıyor, çünkü cilt dokularını besleyen ve elastin üretimini teşvik eden çok etkili bir nemlendiricidir. Bu sayede pigmentasyon ve cildin kırışıklıklarını azaltır.
Bu krem evde bulabileceğiniz malzemelerle yapabileceğiniz basit ama etkili bir formüldür.
İşte ihtiyacınız olanlar :
1 yemek kaşığı süt
1 su bardağı su
1 yemek kaşığı bal
3 yemek kaşığı haşlanmış pirinç
Tarif:
Önce pirinci kaynatın ve suyu süzün. Sonra pirinci ezin ve bal ile karıştırın. Son olarak sütü de ilave ederek iyice karıştırın ve efsane kreminiz hazır.
Uygulanışı :
Bu kremi uygulamadan önce yüzünüzü ılık su ile yıkayıp kurutun. Bu kremden yüzünüze bir kat sürün ve 15 20 dakika cildinize etki etmesi için bekletin. Daha sonra yüzünüzü soğuk su ile yıkayın.
Not:
Bir hafta süreyle uygulayın, kırışıklıklarınızı ve yaşa bağlı lekelerinizi %60 oranında azalttığını göreceksiniz.
Kaynak: Kadında Yaşam

Chia Tohumunun Faydalarının Keyfini Çıkarmanın 5 Lezzetli Yolu

Chia tohumu, olağanüstü özellikleri keşfedildiğinde dünyada ün kazanmış, enerji bakımından zengin bir besindir.

 

thumb[1]

Guatemala ve Meksika’dan gelen ve bizi selamlayan, inanılmaz beslenme kompozisyonlarından ötürü “süper gıdalar” denilen şeylerdir.
Yemeklere dahil etmeyi kolaylaştıran, diğer pek çok gıdayla iyi bir uyum oluşturan hafif ve lezzetli bir tada sahiptirler.

Buna ek olarak, sağlık için faydalı olan omega 3 yağ asitleri, çözünür ve çözünmez lif, protein ve diğer pek çok besin maddesinin mükemmel bir kaynağı olarak öne çıkmaktadırlar.
Chia tohumları, sadece sağlıklı kilo vermeye yardımcı olduğu için değil, aynı zamanda kardiyovasküler sağlık, fiziksel durum ve vücutsal diğer birçok sistemi koruduğu kanıtlandığından dolayı çok popülerdir.
Bu nedenle, bunları beslenmemize daha düzenli olarak dahil etmek ve faydalarını gözden kaçırmamak için 5 leziz yöntem keşfedelim!
1. Chia tohumlu yoğurt

yoğurt[1]

Chia tohumlarını yoğurt ile karıştırmak, sağlıklı bir kahvaltı için hızlı ve eksiksiz bir alternatif sağlar.
Bu kahvaltı, vücudunuzun bütün gün enerji dolu olmasına yardımcı protein, probiyotikler ve diğer gerekli besin maddelerini içerir.
Bir başka seçenek ise, daha tatlı olması ve fazladan antioksidan için biraz meyve eklemektir.
Malzemeler
1 yoğurt
1 yemek kaşığı chia tohumu (14 g)
Tatlandırmak için meyve (muz, kivi veya çileği öneriyoruz)
Nasıl yapılır:
Yoğurdu cam bir kaseye koyun ve doğranmış meyveleri ekleyin.
Üstüne chia tohumlarını dökün ve bunun keyfini çıkarın.
2. Chia tohumu pankeki
Chia tohumlu pankekler, piyasada bulunan kalorisi yüksek ve yapay madde bakımından yoğun pankeklere iyi bir alternatif oluşturur.
Bu doğal tarif, açlık krizlerini hafifletmeye yardımcı olur ve tüm vücudunuza enerji sağlar.
Malzemeler
2 bardak buğday unu (400 g)
1 yemek kaşığı chia tohumu (14 g)
Yarım su bardağı su (100 ml)
Tuz (tatlandırmak için)
3 yemek kaşığı doğranmış kuru meyve (20 g)
Zeytinyağı (gerekirse)
Nasıl yapılır:
Zeytinyağı hariç tüm malzemeleri bir kaba koyun.
Kalın bir hamur kıvamı oluşana kadar karıştırın ve 30 dakika boyunca duracak şekilde bir bezle örtün.
30 dakika sonra, hamurdan küçük parçalar alıp kekcikler oluşturun.
Bir tepsiye zeytinyağını koyun ve orta ateşte her iki tarafını da pişirin.

3. Chia tohumu reçeli

chia-reçel[1]

 

Bu tohumlar, ev yapımı reçel tariflerinde bile kullanılabilecek kadar çok yönlüdür.
Reçel için benzersiz bir lezzet olmasının yanı sıra beslenmeniz için de ilginç faydalar sağlar.
Malzemeler
2 yemek kaşığı chia tohumu (28 g)
Yarım su bardağı vişne suyu (diğer meyve sularını da kullanabilirsiniz) (125 ml)
Bal veya diğer tatlandırıcılar (tatlandırmak için)
Nasıl yapılır:
Chia tohumlarını meyve suyunun içine koyun ve bir iki saat buzdolabında soğutun.
Soğuduktan sonra birazcık kıvamlı olacaktır ve sonra tek yapmanız gereken şey tercih edilen tatlandırıcıyı eklemektir.
4. Chia tohumu ve papaya smoothie’si
Chia tohumlarından ve papayadan yapılmış bu lezzetli smoothie, vücudunuza birçok yararı olan, sindirici, anti-enflamatuvar ve enerjik özelliklere sahiptir.
Bir iş yapmanız gerektiğinde sizi alıkoyan, kabızlık, karın şişkinliği ve enerji kaybı ile savaşmak için bu smoothieyi için.
Malzemeler
1.5 bardak badem sütü (375 ml)
2 dilim olgun papaya
1 yemek kaşığı chia tohumu (14 g)
Nasıl yapılır:
Badem sütünü ve papaya dilimlerini bir blenderda karıştırın.
İyice karıştırdıktan sonra, chia tohumlarını üstüne serpip, servis edin.
30 dakika bekletin ve sonra keyfini çıkarın.
Bunu da okumanızı öneriyoruz: Mideyi arındırmak için limon ve papaya içeceği
5. Chia tohumlu dondurma

dondurma[1]

Dondurma önemli miktarda kalori ve yağ içerebilir, ancak chia tohumları ile karıştırmak sağlıklı bir kaçamak olabilir.
Malzemeler
2 yemek kaşığı chia tohumu (28 g)
Yarım fincan dondurma (istediğiniz çeşitte olabilir) (107 g)
1/3 bardak doğranmış meyve (50 gr)
1 yemek kaşığı doğranmış kurutulmuş meyve (7 g) (isteğe bağlı)
Nasıl yapılır:
Dondurmayı cam bir kaseye alın, meyve ve chia tohumlarını üzerine dökün.
Hala bu inanılmaz tohumları denemediniz mi? Chia tohumlarını aktardan veya marketten alıp bu lezzetli tarifler ile tadını çıkarın.
Elbette bunları salataya, çorbaya, ekmeğe ve çok daha fazlasına da ekleyebilirsiniz.

Kaynak: sağlığa bir dım

thumb[1]

Dilin Kadar Varsın

chat[1]
Adamın biri babadan yadigâr antik ipek bir halısı varmış. Satmaya karar vermiş. Ona göstermiş buna göstermiş, ama kimse talip olmamış. Sonunda zengin birini bulmuş ve ona götürmüş.
Zengin halıya bir bakmış ve sormuş, kaç para? Adam cevap vermiş 100 altın. Zengin tereddüt etmeden tamam demiş ve çıkartıp 100 altın vermiş.
Adam sevinmiş. O sırada zengin sormuş bu halının kaç para ettiğini biliyor musun? Adam cevap vermiş hayır bayım. Zengin devam etmiş en az 3000 altın eder. Adam susmuş. Zengin sormuş, niye 100 altına verdin? Adam biraz düşünmüş ve cevap vermiş, bayım bağışlayın ama benim bildiğim en büyük rakam 100!
Şimdi aklıma Ludwig Wittgenstein geldi “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.” Dilin anlam zenginliği ve anlam derinliği gelişmedikçe o dil ile yapılan iş sayısı sınırlı kalacaktır.
Konuşma dili 150-200 kelime/dakika ve okuma dili 200-250 kelime/ dakika iken, düşünme dili 1300-1800 kelime/dakika düzeyindedir. Bu yüzden yeterince sözcük, anlam, kavram ve düşünsel bağlantıya sahip olmayan zihin kısır döngüde çıkmazları yaşayacaktır.
Bu durumda, 200 kelime ile düşünen, 2000 kelime ile düşüneni anlamayacaktır.
Parafı şöyle bitirmek isterim:“Dilin kadar varsın.”
Anooshirvan Miandji

Kova: Dünyanın En Temiz Kalpli İnsanı…

18119103_10155084866807367_5588140554758316210_n[1]

Akrep: Dünyanın en doğrucu insanı

Boğa: Dünyanın en rahat insanı

Kova: Dünyanın en temiz kalpli insanı

Oğlak: Dünyanın en sevimli insanı

Yay: Dünyanın en sevilesi insanı

Terazi: Dünyanın en sevgi dolu insanı

Başak: Dünyanın en tatlı insanı

Aslan: Dünyanın en gururlu insanı

Yengeç: Dünyanın en neşeli insanı

İkizler: Dünyanın en hayat dolu insanı

Koç: Dünyanın en umursamaz insanı

Tanrıkulu, öğrencilerin festivale katılarak yeteneklerini sergilemek ve İstanbul’u görmek istediklerini belirterek, bu konuda hayırseverlerden destek beklediklerini ifade etti.

18058167_1230700520360496_8197908734608966145_n[1]

 

Muş Varto’ya 3 yıl önce atanan İzmirli Müzik Öğretmeni Aslı Tanrıkulu, bidonla müzik yapmaya çalışan öğrencilerle ritm grubu kurdu. Notalara tutunup imkansızlıkları aşmak isteyen çocuklara Türkiye de sahip çıktı, köye gerçek müzik aletleri bağışlandı. Türkçe, Kürtçe ve İngilizce şarkılarla dinleyeni mest eden ‘düşler orkestrası’ İstanbul’da düzenlenecek uluslararası festivalden davet almayı başardı.
Daha önce hiç enstrümanları olmayan öğrencilerin müziğe ilgilerini arttırmak amacıyla sosyal medya üzerinden kampanya başlatan Tanrıkulu, duyarlı vatandaşların gönderdiği müzik aletleriyle köy okulunda bir müzik sınıfı oluşturdu.
Tanrıkulu’nun çabasıyla kurulan orkestrada, bağlama, mandolin, keman, gitar, flüt, piyano gibi enstrümanları çalan öğrenciler, seslendirdikleri Türkçe, Kürtçe ve İngilizce şarkılarla da köylerde ve ilçe merkezinde vatandaşlara konser vermeye başladı.
Öğretmenlerinin desteğiyle başladıkları müzik sayesinde hayata bakışları değişen öğrenciler, şimdi de 5 Mayıs’ta İstanbul’da başlayacak Sansev İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’ne katılmaya hazırlanıyor.
Tanrıkulu, konserlerin sosyal medyada yayınlandıktan sonra orkestranın Sansev İstanbul Uluslararası Çoksesli Korolar Festivali’ne davet edildiğini belirterek, “Kaynak bulamadığımız için şu anda festivale katılım sağlayamıyoruz.” dedi.
Tanrıkulu, öğrencilerin festivale katılarak yeteneklerini sergilemek ve İstanbul’u görmek istediklerini belirterek, bu konuda hayırseverlerden destek beklediklerini ifade etti.
http://www.birgun.net/…/varto-nun-cocuk-orkestrasi-destek-b…

Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…”

paradigmaa-1[1]

 

Paradigma…!
Önemli bir toplantıda cep telefonuyla bağıra bağıra konuşan bir kişi garibinize gidiyorsa, paradigmanızı değiştirmeden onu değerlendirdiğiniz için, siz yanılıyorsunuzdur.
Örneğin; trende giderken, bir baba, 3 evladıyla oturup, sürekli ağlayan çocuklarına hiç, susun, demeden yolculuğa devam ettiğinde ; siz ona ne gamsız adam, diyebilirsiniz. Ama sorsanız, belki de onlar hastaneden geliyorlardır ve bir saat önce çocukların anneleri ölmüştür ve eve dönüyorlardır.
Prof.Covey’in konuşmasını dinlemeye gelen annesi, arka sırada oturan 2 kişinin toplantı boyunca sürekli konuştuklarını görerek, çok öfkelenmiş ve oğlumu küçümsüyorlar diyerek te çok üzülmüş. Yemek molasında oğluna, şunların kafasına çantamı indiresim geliyor, demiş. Oğlu; “anne o adam Finlandiyalı, burada simultane tercüme yok, mecburen tercümanı yanına oturttuk” demiş.
Havaalanında aktarma yapmak isteyen yaşlı bir hanım, uçağının 2 saat gecikmeli olduğunu öğrenince, dergiler ve bir kutu kurabiye alarak bekleme salonuna geçmiş. Yanındaki sehpaya da dergileri ve kurabiye kutusunu bırakarak, okumaya dalmış. Bir ara bakmış ki, yanındaki koltuğu oturan bir adam, sehpadaki kurabiye paketini açıyor ve yemeye başlıyor. Kurabiyelerin kendisine ait olduğunu hissettirmek isteyen kadın, adama dik dik bakmış. Hatta canı o an istemediği halde, kutudan bir kurabiyeyi ağzına atmış. Her halde kurabiyelerin sahibinin kim olduğunu artık anlamıştır diye düşünürken, adam bir tane daha ağzına atmaz mı? Hemen kadın da bir tane daha atmış ve bir yarışma başlamış, adam bir tane, kadın bir tane. Sonuçta kutuda tek kurabiye kalmış, adam onu hızlıca kaparak ortadan bölmüş ve gülerek kadına ikram etmiş. O sırada, kadının uçağının alana indiği anonsu duyulmuş ve işlemler için kadın bankoya gitmiş. Pasaportunu çıkartmak için çantasını açtığında, ne görsün ; kendi kurabiye paketi, hiç açılmamış olarak çantasında durmuyor mu?
Meğer, bunca zamandır adamın kurabiyesini yiyormuş. Tabii çok utanmış ama, artık iş işten çoktan geçmiş.
Başkalarının düşünce ve davranışları hakkında hüküm verirken, elimizdeki veriler çoğu zaman yeterli olmuyor. Davranışların nedenini bilmeden çok yanlış yargılara varabiliyoruz.
Covey bu örnekleri ; “aynı enformasyona farklı bakış, bizim davranışlarımızı belirler” diye özetliyor. Buradan yola çıkarak çözemediğimiz sorunlar için, paradigma (zihin haritası) değiştirmenin gereğini vurguluyor ve Einstein’in bir sözünü anımsatıyor:
Karşılaştığınız sorunları, o sorunları yarattığınız düşünce düzleminde kalarak çözemezsiniz.
Çoğumuzun zaman zaman yaptığı gibi, “sorunların içinde kaybolmak” yerine, paradigma değiştirmeyi başarıp, sorunlara farklı biçimde yaklaşabilenler, o sorunu asma şansını da yakalıyorlar. Zaten sorunlarımızı dostlarımızla paylaşmamızın nedenlerinden biri de, farklı bir bakışın, bize farklı davranabilme kapısı aralama ihtimali değil midir?
ÇÖZÜMSÜZ gibi gördüğünüz sorunlar konusunda PARADİGMA değiştirmenin önemi çok büyüktür. Aslında hayatımızı, başarımızı, mutluluğumuzu belirleyen bizim kendi davranışlarımızdır. Başımıza gelen her şeyle onlara verdiğimiz tepki ve yanıt arasında geniş bir hareket alanı vardır…”alıntı