Archive | 09 Nisan 2017

ALZHEİMER TESTİ

1 – Aşağıda C’yi bulun. İmleç yardımı almayın.
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOCOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
OOOOOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOOOOOO OOOOOOOOOOOO
2- Eğer C’yi bulduysanız, şimdi de 6’yı bulun
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999699999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
9999999999999999999 9999999999999999 9999999999999999 99999
3 – Son olarak N’yi bulun, biraz daha zor gibi…
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMNMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
MMMMMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMMMMMMMMM MMMMMMMMM
Bu bir şaka değildir. Üç testi de geçebildiyseniz, Nöroloğunuza yıllık ziyaretinizi iptal edebilirsiniz.
Beyniniz muhteşem çalışıyor ve Alzehimer hastalığından uzaktasınız. Tebrikler!
Öğr. Gör. Dr. Erhan Şengel
Uludağ Üniversitesi
Eğitim Fakültesi
BÖTE Bölüm

YENİYİ iNŞA ETMEK İSTEYENLER 13 NİSAN PERŞEMBE SİZLERİ BEKLİYORUM… Rez. Tel. Anette 0536 798 68 68

Luise-Hay[1]

 

 

“İçimden gelen yanıtların kolaylıkla farkında oluyorum”
Dikkatinizi neye yoğunlaştırırsanız o daha da artar ve yaşamınızda kalıcı hale gelir. Olumsuzdan uzaklaşın ve dikkatinizi gerçekten olmak, yapmak, sahip olmak istediğiniz şeyler üzerinde yoğunlaştırın…
Şişman olmak istemiyorum.
Parasız kalmak istemiyorum.
Yaşlanmak istemiyorum.
Burada yaşamak istemiyorum.
Bu ilişkiyi sürdürmek istemiyorum.
Annem\Babam gibi olmak istemiyorum.
Bu işimde takılıp kalmak istemiyorum.
Saçlarım\burnumun\bedenimin böyle olmasını istemiyorum.
Yalnız olmak istemiyorum.
Mutsuz olmak istemiyorum.
Hasta olmak istemiyorum.
DİKKATİNİZİ NEYE YÖNELTİYORSANIZ, O DAHA DA FAZLALAŞIR
Yukarıdaki örnekler zihnimizde olumsuzluklarla savaşmaya nasıl kültürel olarak şartlandığımızı gösteriyor. Bu şekilde düşünürsek olumlunun kendiliğinden bize geleceğini sanıyoruz. Ama öyle değil.
İstemediğimiz şeyler için ne kadar sık hayıflanıyorsunuz? Böyle yapmak size gerçekten istediğiniz şeyleri hiç getirdi mi? Yaşamınızda değişiklik yapmayı gerçekten istiyorsanız, olumsuzluklarla savaşmak zamanınızı boşa harcamaktan başka bir şey değil. İstemediğiniz şeyler üzerinde daha çok düşündükçe, daha çok istemediğiniz şeyleri yaratacaksınız. Kendiniz veya yaşamınız hakkında hep beğenmediğiniz şeyler, büyük olasılıkla hala hayatınızda.
Dikkatinizi neye yoğunlaştırıyorsanız o daha da artar ve yaşamınızda kalıcı hale gelir. Olumsuzdan uzaklaşın ve dikkatinizi gerçekten olmak, yapmak, sahip olmak istediğiniz şeyler üzerinde yoğunlaştırın. Yukarıdaki olumsuz ifadeleri hadi gelin olumlu ifadelere çevirelim.
İnceyim
Maddi rahatlık içindeyim
Hep genç kalıyorum
Şimdi daha iyi bir yere taşınıyorum
Harika yeni bir ilişki içindeyim
Kendim gibi olmaktan memnunum
Saçımı/burnumu/bedenimi seviyorum
Sevgi ve şefkatle doluyum
Neşeli, mutlu ve özgürüm
Çok sağlıklıyım
OLUMLU İFADELER
Olumlu ifadeleri düşünmeyi öğrenin. Bunlar her konudaki ifade biçimlerinizdir. Genellikle olumsuz ifadelerle düşünürüz. Bunlar istemediğinizi söylediğiniz şeyleri sadece daha da fazla yaratır. “İşimden nefret ediyorum” demek hiçbir çözüm getirmez. “Şimdi harika yeni bir işi kabul ediyorum” demekse, bunu yaratmak için bilincinizde kanallar açacaktır.
Sürekli hayatınızda neler olmasını istiyorsanız, o cümlelerle kendinizi ifade edin. Yanlız, burada bir nokta çok önemli: Olumlu ifadelerinizde daima ŞİMDİKİ ZAMAN kipi kullanın. Yapıyorum, oluyorum gibi.
Bilinçaltınız öylesine itaatkar bir hizmetkar ki, eğer “olmak istiyorum” veya “olacağım” gibi gelecek zaman kipi kullanırsanız, gerçekleşmesini istediğiniz şeyler de daima gelecek zamana ait olacaklardır, yani elinizin altında olmayan gelecekte!
KENDİNİ SEVME SÜRECİ
Daha önce de söylediğim gibi, sorun ne olursa olsun, temel konu KENDİMİZİ SEVMEK üzerinde çalışmaktır. İşte, sorunları çözen “”sihirli değnek” budur.
Kendinizi iyi hissettiğiniz zamanlar, hayatınızın ne düzgün gittiğini hatırlayın. Aşık olduğunuz dönemleri ve o dönemlerde sorunlarınız yokmuş gibi hissettiğiniz anları hatırlayın. İşte, kendinizi sevmek de böylesine güzel duyguları ve güzel olayları size getirecek, kendinizi havada dans ediyormuşçasına hafif hissedeceksiniz. KENDİNİZİ SEVMEK, İYİ HİSSETMENİZİ SAĞLAR.
Kendinizi onaylamadıkça ve kabul etmedikçe, gerçekten kendinizi sevmek imkansızdır. Bu, ne olursa olsun kendinizi eleştirmemek demektir. Tüm karşı çıkmalarınızı hissediyor gibiyim.
Ama ben hep kendimi eleştiririm
Kendimin şu yönünü beğenmem nasıl mümkün ki?
Ailem/ öğretmenlerim/ sevgililerim daima beni eleştirdi
Kendimi nasıl motive edebileceğim ki?
Ama böyle şeyler yapmak benim için yanlış olur
Ama kendimi eleştirmezsem, değişmem nasıl mümkün olur?
13 nisan  perşembe 10.00-18.00 kendini sev hayatını iyileştir seminerinde sizi sınırlayan inanç kalıplarını, önyargıları farkedecek ve dönüştürüp hayatınızı mucizelere açacaksınız. Bunu Louse L. Hay’in mucizevi yöntemiyle yapıyorum…
Bilgi ve Başvurular
Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anettei̇nselberg.com
AKLI EĞİTMEK
Kendine yönelik eleştiri -yukarıdaki cümleler gibi-, eski plakları çalıp duran zihin faaliyetidir. Zihninizi kendinizi suçlamak ve değişime karşı koymak için nasıl eğittiğinizin farkında mısınız? Bu düşünceleri önemsemeyin ve çalışmalarınızı sürdürün!
Daha önce yaptığımız bir alıştırmaya geri dönelim. Aynaya tekrar bakın, “Kendimi olduğum gibi seviyor ve onaylıyorum”” deyin.
Şimdi nasıl hissediyorsunuz? Asıl konumuz budur, Kendini onaylama ve Kabul etme, olumlu değişimlerin anahtarıdır.
ALIŞTIRMA: KENDİMİ ONAYLIYORUM
Bu çalışmayı yüzlerce kişiye yaptırdım ve sonuçlar olağanüstü oldu. Önünüzdeki ay boyunca tekrar tekrar, “kendimi onaylıyorum” deyin.
Bunu günde en az üç yüz-dört yüz kez söyleyin. Hayır, çok fazla değil. Endişe duyduğunuz, sorunlarınız üzerinde düşündüğünüz zaman tekrar edin durun. “Kendimi onaylıyorum” durmaksızın yineleyin.
“Kendimi onaylıyorum” dedikçe bilincinizin derinliklerinde gömülü olan tam tersi her şeyin açığa çıkacağı garantidir.
Böylesine şişmanken kendini nasıl onaylarsın?
Bunun bir yararı olacağını düşünmek çok aptalca.
Senin onaylanacak bir yanın yok.
Gibi olumsuz düşünceler geldiğinde, zihinsel kontrolü ele almanın zamanıdır. Bu tür düşüncelere önem vermeyin. Sadece bu düşünceyi geçmişe takılı kalmanızın bir biçimi olarak görün.. Bu tür düşüncelerinize, “Gitmene izin veriyorum, ben kendimi onaylıyorum” deyin.
Bu alıştırmayı yapmayı düşünmek bile karşı çıkmalara neden olabilir. “Aptalca bir şey” “Bana doğru gelmiyor” “Amma da yalan” “Hadi canım sende” “Bu yaptığım şeylerden sonra, kendimi nasıl onaylayabilirim?” gibi.
Bırakın, gelip geçsinler. Bunlar sadece direnen düşünceler. Onlara inanmayı seçmedikçe üzerinizde güçleri olmaz.
“Kendimi onaylıyorum, kendimi onaylıyorum, kendimi onaylıyorum” Ne olursa olsun, size kim ne söylerse söylesin, kim ne yaparsa yapsın, söylemeye devam edin. Hatta, biri onaylamadığınız bir şey yaptığında bile, bunu kendinize söyleyebiliyorsanız, bilin ki gelişiyor ve değişiyorsunuz.
Biz güç vermedikçe, düşüncelerin üzerimizde gücü olamaz. Düşünceler sadece yan yana dizilmiş sözcüklerdir. HİÇBİR ANLAMLARI YOKTUR. Onlara ancak biz anlam yükleriz. Ne anlam vereceğimizi de biz seçeriz. Bizi geliştiren ve destekleyen düşünceleri seçelim.
Kendini kabul etmenin bir bölümü de, başka insanların düşüncelerinin doğruluğundan vazgeçmeyi içerir. Eğer ben size sürekli “sen mor bir koyunsun, sen mor bir koyunsun” deseydim, ya bana gülüp geçecektiniz ya da deli olduğumu düşünüp benden rahatsız olacaktınız. Ama söylediğimin doğru olma ihtimalini düşünmeyecektiniz bile. Kendimiz hakkında inanmayı seçtiğimiz birçok şey de aynı şekilde gerçekdışı. Özdeğerinizin, bedeninizin şekline bağlı olduğuna inanmak da “sen mor bir koyunsun”un doğruluğuna inanmaktan farksız.
Çoğunlukla kendimizde “yanlış” olduğunu düşündüğümüz şeyler, bireyselliğimizin bir ifadesidir. Bunlar bizim farklılıklarımız ve özelliklerimizdir. Bize özgüdür. Doğa asla kendini tekrarlamaz. Bu gezegende zamanın başlangıcından itibaren asla iki aynı kar tanesi veya su damlası olmadı. Her papatya diğerinden farklı. Parmak izlerimiz farklı, biz farklıyız. Farklı olmak için yaratıldık. Bu gerçeği kabul ettiğimizde rekabet ve kıyaslama söz konusu olmaz. Başka birine benzemeye çalışmak, ruhumuzu kurutmak demektir. Bu gezegene kendimizi ifade etmek için geldik.
FARKINDALIĞINIZI UYGULAMAYA KOYUN
Sizi mutlu eden düşünceleri düşünün. Size iyi duygular hissettiren şeyleri yapın. Size iyi duygular yaşatan kişilerle birlikte olun. Bedeninize yararlı olan şeyler yiyin. Kendinizi rahat hissettiğiniz hızda yaşayın.
TOHUMLARI EKMEK
Şimdi bir domates fidesi düşünün. Sağlıklı bir fidede yüzlerce domates vardır. Bu kadar çok domatesi elde etmek için, işe küçük kuru bir tohumla başlamak zorundayız. Tohum domates fidesine hiç benzemez. Kesinlikle domatese benzer tadı da yoktur. Ama bu tohumu bereketli bir toprağa ekelim, sulayalım ve güneş ışığıyla beslensin.
Küçücük bir filiz verdiğinde, “Bu bir domates fidesi değil” diye filizi çiğneyip ezmezsiniz. “Ne kadar güzel büyüyor” dersiniz, büyüyüp gelişmesini zevkle seyredersiniz. Zaman içinde, sulamaya devam edip bol güneş ışığıyla beslenmesini sağlarsanız ve etrafındaki zararlı otları temizlerseniz, bir süre sonra yüzlerce lezzetli domatesiniz olacaktır.
Her şey küçük bir tohumla başladı, değil mi?
Kendinize yeni deneyimler yaratmanız da aynı şekilde oluyor. Ektiğiniz toprak bilinçaltınızdır. Tohum ise yeni olumlu düşüncelerinizdir. Tüm yeni deneyimler bu tohumun içinde. Tohumu yeni olumlu ifadelerle sularsınız. Kendinize duyduğunuz sevgi ve verdiğiniz değerin güneş ışığı gibi üzerinde parlamasını sağlarsınız. Orada burada biten zararlı otları (olumsuz düşünceleri) ayıklarsınız. Ve küçücük bir kanıtı (filizi) ilk gördüğünüzde “Bu yeterli değil” diye basıp ezmezsiniz. İlk başarıyı gördüğünüzde, “Ne kadar güzel, işte canlanıyor ve gelişiyor” diye sevinirsiniz. Sonra da gelişimi izler ve isteklerinizin hayatınızda gerçekleştiğini görürsünüz.
ALIŞTIRMA: YENİ DEĞİŞİKLİKLER YARATMAK
İşte şimdi kendinizde yanlış olarak gördüğünüz şeylerin bir listesini yapıp bunları olumlu ifadelere dönüştürmenin zamanı. Ya da değiştirmek, olmak, yapmak istediğiniz şeylerin bir listesini yapabilirsiniz. Bu listeden üçünü seçip olumlu ifadelere çevirin.
Diyelim ki, olumsuz listeniz şöyle bir şey olsun:
Hayatım karmakarışık
Kilo vermeliyim
Kimse beni sevmiyor
Taşınmak istiyorum
İşimden nefret ediyorum
Yeterince gayret göstermiyorum
Yeterli değilim
Bunları olumlu hale çevirelim:
Bu koşulları yaratan içimdeki düşünce kalıbını bırakmaya hazırım.
Olumlu değişimler süreci içindeyim.
Mutlu, ince bir bedenim var.
Nerede olursam olayım sevgiyi hissediyorum.
Tam istediğim gibi bir yerde yaşıyorum.
Tam istediğim bir iş de çalışıyorum.
Her şeyi istediğim gibi düzene soktum.
Yaptığım he şeyi takdir ediyorum.
Kendimi seviyor ve onaylıyorum.
Yaşam sürecinin en iyi olmamı sağlayacağına güveniyorum.
En iyiye layığım ve bunu kabul ediyorum.
Bu liste değişmesini istediğiniz her şeyi kapsıyor. Kendinizi sevmek ve onaylamak, güvenli bir ortam yaratmak, güven duymak, hak ettiğini bilmek ve kabul etmek, kilolarınızın normale inmesini sağlayacaktır. Ayrıca düşüncelerinize bir düzen getirecek; hayatınızda sevecen ilişkiler, yeni bir iş, yaşamaktan mutluluk duyduğunuz yeni bir ev yaratacaksınız. Domates fidesi mucizevi bir şekilde büyür ve biz arzularımızı mucizevi bir şekilde gerçekleştiririz.
İYİ ŞEYLERE LAYIK OLMAK
İstediğiniz şeylere sahip olmaya layık olduğunuza inanıyor musunuz? Eğer inanmıyorsanız, sahip olamazsınız. Bu durumda kontrolünüz dışında oluşan koşullar birbiri ardına üzerinize gelerek sizi çaresiz hale getirecektir.
ALIŞTIRMA: LAYIĞIM
Aynaya tekrar bakın ve şöyle deyin: “…… sahip olmaya/olmaya layığım ve kabul ediyorum”. 2-3 kere tekrar edin.
Ne hissediyorsunuz? Duygularınıza, bedeninizde neler olup bittiğine sürekli dikkat edin. Söyledikleriniz size doğru geliyor mu? Yoksa hala değersiz olduğunuzu mu düşünüyorsunuz?
Bedeninizde olumsuz duygular hissediyorsanız yeniden olumlu ifadeler kullanın. “İyiliğimi engelleyen bilinç kalıbımı bırakıyorum” ” ….. layığım”
Bu olumlu ifadeler size doğru gelene kadar tekrar edin, günlerce yapmanız gerekse bile.
OLUMLAMA
Hayatın sonsuzluğunda, bulunduğum noktada her şey mükemmel, bütün ve tam. Hayatım her an yepyeni.
Hayatımın her anı yeni, taze ve canlı.
Olumlu düşüncelerimi, tam istediğim şeyleri yaratmak için kullanıyorum.
Bugün yeni bir gün. Ben yeni bir ben’im.
Farklı düşünüyorum. Farklı konuşuyorum. Farklı davranıyorum. Başkaları bana farklı davranıyor.
Yeni dünyam, yeni düşüncelerimin bir yansıması.
Yeni tohumlar ekmek zevkli ve neşe verici.
Bu tohumların, yeni deneyimlerim olacağını biliyorum.
Dünyamda her şey iyi ve güzel.
13 nisan  perşembe 10.00-18.00 kendini sev hayatını iyileştir seminerinde sizi sınırlayan inanç kalıplarını, önyargıları farkedecek ve dönüştürüp hayatınızı mucizelere açacaksınız. Bunu Louse L. Hay’in mucizevi yöntemiyle yapıyorum…
Bilgi ve Başvurular
Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anettei̇nselberg.com
Nea Yaşam Merkezi
Valikonağı Cad. Poyracık Sok. İlgen Apt. N.28/15 K.4
Nişantaşı tel: 0212 219 19 30

13 Nisan Perşembe 10.00-18.00 arası Kendini Sev Hayatını İyileştir…

15826276_1152302468216067_8886145349326510533_n[1]

Heal Your Life Workshop, Louise L. Hay’in kitapları ya da konuşmalarındaki öğretilerin çok daha ötesini kapsar.

Louise L. Hay, 1980’li yıllardan beri dünyada “insanın kendisini ve hayatının her alanını iyileştirme” akımının öncüsü olmuş, kişisel gelişimin en büyük ve önemli ikonlarından birisidir.

Heal Your Life Workshop” ruhsal, fiziksel, duygusal, içsel olarak dört ana yönden çalışır. Bütün workshop sürecinde deneyimleyeceğiniz her uygulama, temelde ‘kendimizi en derinden ve şefkatle sevebilme felsefesini’ deneyimletir. “Şayet biz kendimizi gerçekten sevmeyi başarabilirsek, hayatımızı tamamen değiştirebiliriz.” diyen Louise L. Hay’inde dediği gibi, kendi içine yapacağın bu güvenli ve keyifli yolculukta kendine olan bakış açını ve sevgini, dolayısı ile hayata karşı bakışını ve tavrını farkedeceksin. “Yaşamda nasıl hissetmek istiyorsan; kendine, hayata ve başkalarına da öyle davran” diyen Louise L. Hay “Heal Your Life Workshop”ta şunları amaçlıyor:

– Doğduğumuz andan itibaren farkında olarak yada olmadan almış olduğumuz, şuanki yaşamımıza olumsuz etkisi olan yada ‘bir şey beni engelliyor’ dediğimiz hallerin ardındaki bizi sınırlayan inanç kalıpları, düşünceler ve duygular için güçlü ve dönüştürücü uygulamalar.
– Motivasyonumuzu aşağı çeken, kısır döngü süreçlerin ardında yatan inançlarla vedalaşmak için egzersizler.
– Bastırılmış olumsuz duyguların (öfke, nefret, kızgınlık, korku, suçluluk duygusu vb.) kaynağını tespit edip, güvenle ifade edilebilmesi ve bırakılabilmesi için egzersizler.
– Hastalıkların veya fiziksel semptomların duygusal ve zihinsel kaynaklarının farkedilmesi, sevgiyle şifalandırılması için etkili uygulamalar.
– Özgürleştirici ve iyileştirici uygulamalarla geçmişin puslu gölgesinden çıkarır.
Seminer çıkışı katılım belgesi verilmektedir…

Başvurular

Anette İnselberg
Cep: 0(536) 798 68 68 & http://www.anettei̇nselberg.com

Nea Yaşam Merkezi
Valikonağı Cad. Poyracık Sok. İlgen Apt. N.28/15 K.4
Nişantaşı tel: 0212 219 19 30

Yatmadan Önce Bunu İçin – Ertesi Gün Olanlara İnanamayacaksınız

turr[1]

Doktora gidecek kadar hasta hissetmediğimizde kendi yöntemlerimizle iyileşmeye çalışırız ya da eczaneden ilaç alırız. Ancak annelerimizin bize öğrettiği öyle şeyler var ki bazen doktorların tavsiyelerinden bile daha etkili olabiliyorlar.
Mesela karnınız ağrıdığında zencefil gazozu içersiniz, boğazınız ağrıdığında ise bal-karabiber-limon karışımını yersiniz.
Bunları destekleyecek bilimsel çalışmalar olmasa da annelerimizin yaptığı şeyler bizler her zaman hastalıktan kurtarmıştır.

Genelde yemeğimizi evde pişirmeyi severiz. Dışarıdan alacağımız yemekler ev yemeği gibi görünse bile ne şartlarda hazırlandığı maalesef belli değildir. Evde kendimizin hazırladığı yemekleri rahatça yiyebiliriz. Yine hastalandığımızda da aynı şey geçerli. Bazılarımız bilinçli bir şekilde eczanenin yolunu tutmadan hemen önce kimyasal içermeyen doğal besinlerle dertlerine çare bulurlar.

Fotoğraf: Vikipedi
Zerdeçalın faydalarını duymuşsunuzdur. Son günlerde ünlü bir karışım var. Onda da zerdeçal, hindistancevizi sütü ve karabiber kullanılıyor.
Bu karışıma ‘şifalı süt’ diyorlar. Aslında içinde süt bulunmuyor. Hindistancevizi sütü olarak nitelendirilen şey aslında gerçekten bir süt değil. Bu nedenle laktoza karşı duyarlı kimseler de karışımı rahatlıkla deneyebilir.
İşte karışımın faydaları. Muhtemelen hemen denemek isteyeceksiniz:
1- Sindirime yardımcı olur
Kürkümin, zerdeçalda bulunan bir maddedir. İnsan sağlığına olan katkıları nedeniyle 4.000 yılı aşkın süredir çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır.
Yapılan araştırmada, zerdeçalın sindirime yardımcı olduğu ve şişkinliği azalttığı görüldü. Hindistancevizi sütüne zerdeçal ve zencefil eklerseniz, karın ağrınızdan ve mide bulantınızdan kurtulabilirsiniz.

2- Ağrıyan kasları iyileştirir
Yapılan araştırmada zerdeçalın iltihap sökücü olduğu ve kas ağrılarını hafiflettiği görüldü. Spor yaptıktan hemen sonra ‘şifalı süt’ü içebilir veya smoothie yapmak için kullanabilirsiniz.
3- Soğuk algınlığı ve gribe iyi gelir
Karışımda yer alan zencefil sadece mide bulantısına iyi gelmiyor ayrıca ağrıyan boğazınızı da hafifletiyor. Antimikrobiyal olan zencefil virüs ve kötü bakterilerle savaşıyor.

4- Kilo vermenize yardımcı olur
Fareler üzerinde zerdeçal kullanılarak yapılan deneylerde farelerin yağlanmasının azaldığı ve metabolizmanın hızlandığı görüldü. Öte yandan karışımın en güzel tarafı da karabiberde bulunan piperin maddesinin, zerdeçalda bulunan kürkümin maddesinin emilimini %2000’e kadar arttırması.
Karabiber ayrıca vücudunda B ve C vitamini gibi değerli vitaminleri emmesini kolaylaştırıyor. Öte yandan yapılan diğer araştırmalarda karabiberin dişlere, ülsere ve yağ yakmaya iyi geldiği aktarıldı.

5- Kolesterolü düşürür
Eskiden hindistancevizi yağının sağlıklı olmadığı söyleniyordu. Ancak yapılan araştırmalarla hindistancevizi yağının kolesterole çok iyi geldiği görüldü.
Aslında ‘şifalı süt’ tarifi değişik malzemelerle farklılaştırılabiliyor. Size en uygununu seçip tüketmeye başlayabilirsiniz.
İşte en çok kullanılan yöntem:
Malzemeler:
1 çay bardağı çekilmiş zerdeçal
1 yemek kaşığı çekilmiş karabiber
1 su bardağı hindistan cevizi suyu
Hazırlanışı:
Önce suyumuzu kaynatalım. Daha sonra üzerine zerdeçal ve karabiber ekleyelim. Birkaç dakika daha bu şekilde kaynatalım. Krema kıvamına gelince ise altını kapatalım.
Eğer güzel bir şekilde muhafaza ederseniz karışım 1-2 hafta bozulmadan durabilir. Böylelikle arada karışımı yudumlayabilirsiniz.
Ayrıca tadının daha da güzelleşmesi için zencefil, bal veya tarçın da ekleyebilirsiniz.
Ayrıca karışım smoothie ile de harika gidiyor. Sabah veya gece yatmadan önce içebilirsiniz.
‘Şifalı süt’ü tanıdığınız herkesle paylaşmayı ihmal etmeyin.

ÖKSÜRÜK, ASTIM, BRONŞİT, ROMATİZMA ve ENFEKSİYONLARA İYİ GELEN, AKCİĞERLERİ İYİLEŞTİREN DOĞAL ÇAY

3[1]

 

 

 

Bu Doğal Çayı İçerek Akciğerlerinizi İyileştirin: Öksürük, Astım, Bronşit, Romatizma, Enfeksiyonlar …

Sadece 3 malzeme ile kolayca yapabileceğiniz bu çayın çok faydasını göreceksiniz. Bu çayını içmeyi bir tarafa bırakın, demlenirken çayının buharını bile solumak şifa kaynağı…

Bu çayı içmeye başladığınızda rahatladığınızı göreceksiniz. Akciğerleriniz hafifleyecek, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz.

Çünkü, bu çayın içinde antik çağlardan bu yana kullanılan, bir çok derde deva olan bir bitki var. “Kekik.”

Peki kekiğin faydaları nelerdir?
Kekik, akciğer sağlığı için en şifalı bitkilerin başında gelir. Solunum yolunu rahatlatır.
Öksürü keser.
Balgam söktürür.
Antiseptiktir.
Çayını içmeyi bir tarafa bırakın, demlenirken çayının buharını bile solumak yeter.

Kekiğin yanında, yine yüzyıllardır tıbbın vazgeçilmez bitkisi “Isırgan Otu” bu çayın yapımında kullanılıyor. Isırgan otunun bilinen en önemli faydası kan dolaşımını hızlandırıp, akciğerleri temizlemesidir.

Peki, akciğerleri temizleyen, öksürüğe, bronşite, astıma iyi gelen bu çay nasıl yapılıyor? Gelelim tarifine…

Malzemeler :

1 yemek kaşığı kekik (30 g)
1 yemek kaşığı kurutulmuş ısırgan otu (30 g)
1 bardak su
1 yemek kaşığı bal
Yapılışı :

Öncelikle 1 bardak suyu bir cezvenin içine koyun. Kaynatın. Su kaynadığında ocağı kapatın ve 1 yemek kaşığı kekik ile kurutulmuş ısırgan otunu koyun. 15-20 dakika boyunca demleyin.

Ardından 1 yemek kaşığı bal ekleyin ve güzelce karıştırın ve yavaş yavaş için.

Yavaş yavaş içmemizin sebebi içerken çayın buharını da solumamız gerektiğindendir. Bu çay aynı zamanda sakinleştirici ve dinlendiricidir.

Günde 2 bardak içebilirsiniz.

EVDEKİ NEGATİF ENERJİYİ YOK ETMEK İÇİN MUTLAK DENEYİN

16174659_1167394503373673_6748457637586233185_n[1]

 

Evdeki Negatif Enerjiye Karşı : Tuz, Sirke ve Su
Deneyin, İşe Yaradığını Göreceksiniz…

Aslında bir çok kez, bir çok yerde negatif enerjiyi alan, huzur veren, nazarı önleyen taşlar olduğunu, satıldığını görmüşsünüzdür. Birazdan vereceğimiz tarif de evde ki negatif enerjiyi yok etmek kullanılan bir formül. Yapması çok kolay. Etkisini yapmaya başladıktan sonra hissedeceksiniz.

Evinizin herhangi bir yerinde ya da arzu ederseniz bir çok yerine bu karışımı koyabilirsiniz. 24 saat sonra etkisini göreceksiniz.

Negatif enerji, sizin ve ailenizin stresini arttırır, daha gerin olmanızı, daha sinirli olmanıza neden olur. Bu da aile huzurunu bozan, aile sağlığı için zararlı olabileceğini biliyor muydunuz?

Negatif enerji, üzüntü, öfke gibi duygularının ortaya çıkmasına neden olur. Bu da eviniz her yerinde, çevresindeki ruh halinizi olumsuz etkileyerek büyüyerek yayılabilir.

Neyse ki çözümü basit. İhtiyacınız olanlar, sadece

Tuz – bir çimdik
Temiz su – 2 yemek kaşığı
Beyaz sirke – 1 çorba kaşığı
Şeffaf cam fincan.

Yapılışı :

Cam bardağa su, tuz ve sirke koyun.
Bu şeffaf cam bardağı siz ve ailenizin çok fazla zaman geçirdikleri bir yerde bırakın.

Örneğin oturma odanızın görebileceğiniz bir köşesine bırakabilirsiniz.

Orada 24 saat boyunca cam bardaki tuzun reaksiyonunu gözlemlemelisiniz.
Tuzun suyun üstüne yükselebileceğini gözlemleyebilirsiniz.

24 saat sonra bardağı durulayın ve aynı şekilde tekrarlayın.Tuz suyun üzerine çıktığında evinizde, havada gezen negatif iyonları toplayacak ve daha huzurlu olmanızı sağlayacaktır.