CHARLIE CHAPLIN’IN 16 Nisan 1959 YILINDA 70.DOĞUMGÜNÜNDE YAZDIĞI YAZI…

s-5adf8c9945512d67cae0f958098c16cad92c3cd11
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Anladım ki,
Duygusal acılar ve keder, bir uyarıydı bana,
Kendi gerçeğime karşı yaşadığımı anımsatan.
Biliyorum, bugün buna “özgün olmak” diyorlar.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Zamanı gelmediğini,
Ve o kişinin hazır olmadığını bildiğin halde onu,
İsteğimizi yapmaya zorlamanın,
O insan kendim de olsam,
Ne kadar utanç verici olduğu anladım.
Bugün buna, “kendine saygı duymak” dendiğini biliyorum.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Başkalarının hayatına özenmekten vazgeçtim,
Ve önüme çıkan zorlukların,
Olgunlaşmam için aşmam gereken engeller olduğunu fark edebildim.
Günümüzde buna, “bilgelik” dendiğini biliyorum.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Her zaman, her fırsatta,
Doğru zamanda, doğru yerde bulunduğumu anladım.
O andan itibaren de huzura erdim.
Bugün buna, “varoluşa saygı” dendiğini biliyorum.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Kendime ayırmam gereken zamanı başka şeylere harcamaktan,
Geleceğe ilişkin büyük projeler yapmaktan vazgeçtim.
Bugün artık yalnızca bana keyif ve mutluluk veren,
Sevdiğim ve hoşuma giden işleri,
Kendime özgü yol, yordam ve tempoyla yapıyorum.
Günümüzde buna, “kendine karşı dürüstlük” dendiğini biliyorum.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Sağlıklı olmayan her şeyden kurtardım kendimi.
Yemeklerden, insanlardan, nesnelerden, durumlardan,
Hepsinden önce de beni benden koparıp diplere çeken şeylerden.
Başlangıçta buna “sağlıklı bencillik” diyordum,
Bugün biliyorum ki, bu “kendini sevmek”tir.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Vazgeçtim,
Her zaman kendi haklılığıma inanmaktan,
Daha az yanılmaya başladım böylece.
Bugün anladım buna “sade olmak” dendiğini.
Kendimi gerçekten sevmeye başladığımda,
Düşüncelerimin beni zavallı ve hasta edebileceğini fark ettim,
Buna karşın yüreğimin gücünü yardıma çağırdığımda,
Aklım değerli bir ortak kazandı.
Bu ilişkiye bugün “yürek bilgeliği” diyorum.
Kendimizle ya da başkalarıyla tartışmaktan,
Çatışmaktan ve sorun yaşamaktan korkmamalıyız,
Çünkü yıldızlar bile bazen birbiriyle çarpışır,
Ve yeni dünyalar oluşur.
Bugün bunun “YAŞAMAK” olduğunu biliyorum!

Ferhat’ın Bir Sonraki Kız Arkadaşı…

16665927_10154958366909593_4345812232853356171_o1

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şamanlardan bize hayat ile ilgili 30 öğüt

samanlardan-hayata-dair-30-ilginc-ogut11
1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin.Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış.Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir.İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir.Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız..

Kaynak: Yaşam Sahnesi

Kulağınızın Belli Noktalarına Mandal Tutturmak Sağlığınızı Koruyor

728xauto1

 

Evet; gerçekten de sağlığımız kulaklarımızın doğru noktalarına yapacağımız baskılarda gizli. Gün içinde ihtiyacımız olan enerji desteği de orada, uykusuzluğun dermanı da, ağrıların, sızıların ilacı da… Tepki bilimi (Refleksoloji) ve Reiki uzmanı Helen Chin Lui’ye göre vücudumuzun refleks haritası aslında kulaklarımızda bulunuyor; sinir uçları bakımından oldukça zengin olan kulaklarımız, belirli noktalarla sinir sistemimize direkt bağlı.
Her noktanın farklı bağlantısı, her noktaya mandal yardımıyla baskı yapmanın da farklı yararı var. Örneğin;
1. Nokta: Kulak üstü
Kulağınızın en üst kısmı direkt olarak omuzlarınız ve sırtınızla bağlantılıdır. Her gün birkaç dakika boyunca buraya mandal tutturduğunuz takdirde, omuzlarınız ve sırtınızdaki bir türlü geçmeyen o ağrılardan kurtulabilirsiniz!
2. Nokta: Kıvrımın üst ucu
Bu noktanın uzmanlık alanı ise iç organlarınız. Elbette buraya mandal tutturmanızın ciddi mide problemlerinizi, kalp ritim bozukluklarınızı tedavi edeceğini iddia etmiyoruz. Hafif sıkışmalarda, ağrılardaysa mandala başvurabilirsiniz 🙂
3. Nokta: Kulağın orta üstü
Bütün gün bilgisayar başında oturanlar, gün içinde ara sıra yürüyüş yapma gereğini itinayla ihmal edenler; bu nokta size hitap ediyor 🙂 Kulağınızın orta üst kısmı vücut eklemlerinizle bağlantılıdır. Buraya baskı uygulayarak tutulmuş bacaklarınızı rahatlatabilir, eklem ağrılarınızdan kurtulabilirsiniz.
4. Nokta: Kulağın orta altı

640xauto1

Boğazınız mı ağrıyor? Sinüsleriniz mi doldu? Burnunuz mu akıyor? Özetle; virüslerle, bakterilerle iç içe, klasik bir kış mevsimi mi yaşıyorsunuz? Bu noktaya basınç uygulamanız size daha rahat nefes aldıracak.
5. Nokta: Kulak memesinin üst kısmı
Sindirim problemleri yaşayanların favori noktası da işte burası 🙂 Kulak memenizin üst kısmına mandal tutturmanız sindiriminizi rahatlatır, mide ağrılarınızı hafifletir.
6. Nokta: Kulak memesinin alt kısmı

640xauto2

Son olarak kafanız ve kalbinize gelmiş bulunmaktayız. Migren ağrılarından baş ağrılarına, kafanızda oluşabilecek her ağrıyı azaltabilecek bu nokta, kan dolaşımınıza da katkıda bulunur.

728xauto1

kaynak:mynet

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sinirlendiğiniz her insan size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyordur.

23333495-japanese-zen-garden-with-yin-and-yang-stones-stock-photo1

 

Onlar sizin en iyi öğretmenlerinizdir.
Sinirlendiğiniz her insan size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyordur.
Emir vermesini yönetmesini seven biriyseniz, etrafınızda sürekli şunu yap bunu yap diyenler olur..Emir vermek zorunda olmadığınızı öğrenmeniz gerekiyordur.
Çok konuşmasını seven bir insan değilseniz, etrafınızda sürekli konuşan insanlar olur… Kendinizi en iyi anlatma yolu konuşmanızdır ve konuşmanız gerektiğini öğrenmeniz gerekiyordur.
Dağınık bir insansanız etrafınızda sürekli dağınık insanlar olur. Düzenli olmasını, disiplini öğrenmeniz gerekiyordu.
Sürekli bir yerlere geç kalan bir insansanız etrafınızda dakik insanlar olur ve bir şekilde geç kalmanız için ortamlar oluşur. Zaman kavramının sadece hayatınızda kolaylık sağlayan bir araç olduğunu öğrenmeniz gerekiyordur.
Sürekli değişik insanlarla aynı tarz ilişkiler yaşıyorsanız; gerçek sevgiyi ki bu şartların bağlılığın olmadığı, koşulsuz sevgidir, öğrenmeniz gerekiyordur ve bu KENDİNİZİ SEVMEK le başlar.
Etrafınızda sizi rahatsız eden annenizi, babanızı, kardeşlerinizi, komşunuzu, patronunuzu, işçilerinizi, sevgilinizi, SEVİN.
Çünkü her biri size geçmeniz gereken bir dersi hatırlatıyor.
O dersin ne olduğunu bulun ve sizlere bu fırsatı sizi rahatsız ederek veren kişilere teşekkür edin.
İnatla aynı taraftan bakmaya devam edenler, Bir şeyi anlamak için belki de tersini görebilmek daha kestirme bir yol.
* Alıntı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

En bunaldığın, şartların seni en fazla zorladığı, en sıkıştığın anlarda, hallerde…

mutlu-yasam1

 

 

En bunaldığın, şartların seni en fazla zorladığı, en sıkıştığın anlarda, hallerde
Unutma ki
İçinde bulunduğun o an veya hal
Sonsuz kainattaki sonsuz yolculuğunun,hatta ömür dediğin sürecin içindeki sadece bir andan, bir halden ibarettir
Ve elbette gelip geçicidir,
Hiç sonsuzca öyle sürebilir mi ki?
***
Bunlar ne ki,
Sen daha nelerini gördün nelerini geçirdin kimbilir
Ezeli geçmişinde
***
Dostum;
Karanlık yaşanmadan
Ne aydınlığa ulaşılabilir
Ne de aydınlığın değeri idrak edilebilir…
***
Karanlığın hikmet-i vücudu budur zaten
Senin tekamülün için kasten var edilmiştir… AS, 17 Şubat 2017

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Özlem Çetinkaya’dan Mucizevi Bir Kitap ” Aslında Çok Kolay”…

0001685055001-11

Özlem’le bloğum sayesinde yollarım kesişti ve çok şükür iyi ki kesişti. O benim dert ortağım, desteğim, yol göstericim, arkadaşım, dostum, kardeşim, ablam ( tanımlamaya sıfatlar yetmez) oldu.

Sadece var olduğum için beni seven ve sadece var olduğu için sevdiğim Özlem’im ”Aslında Çok Kolay” adlı bir kitap yazdı. Hemen aldım bir solukta okudum. Okurken sanki  Özlem karşımdaydı, bazen benle dertleşti, bazen güldürdü, bazen düşündürdü ama hep ruhuma iyi geldi beni besledi…

Onun sayesinde deniz kaplumbağam ”Zeytin”i evlat edindim, onun sayesinde gidip üç kişiye sarıldım, onun sayesinde her şeyin aslında çok kolay olduğunu öğrendim…

Size de çok iyi gelecek olan bu kitabı en kısa zamanda alıp okumanızı tavsiye ederim…

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Kuru Öksürüğe Kara Kürü…

kara-turp

Kara turpu üst kısmından kesip, içerisini alt kısmına kadar oyun. Daha sonra alttan çok minik bir çizik atın ki, içerisine koyduğunuz bal, turp suyuyla özdeşleşip bardağa akabilsin.

İçerisine  bal koyun ve kestiğiniz kapağı üzerine kapatıp en az 3-4 saat bekletin. Turp suyuyla özdeşleşip bardağa akan kürü sabah-akşam olacak şekilde günde 2 defa kullanabilirsiniz…

alıntı

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Uzakdoğu’nun Bu Güzellik Sırrı Yüzünüzü Kırışıklık ve Lekelerden Koruyor!

728xauto1

 

 

Çinliler’in ifşa olmamış başka kaç tane güzellik sırrı var acaba?
Gerçekten de ifşa olmuyor, kendi kıtalarıyla bile paylaşmıyorlar!

Her ırka, tüm kadınlara büyük sevgi, beğeni besliyoruz elbette; işte bu da kanıtı. Elbette saygısızlık etmek istemeyiz ama şöyle bir durum var; Çinli kadınlar her zaman porselen gibi ciltlerle fotoğraflanırken, neden Hintli kadınların ciltleri Asya bozkırları gibi görünüyor? Neden Endonezyalı kadınların güzel yüzlerinde güneş izlerinden geçilmiyor?
Sağlıklı, doğal, etkili doğal cilt bakımını tüm kadınlar hakeder elbette, ancak anlaşılan Çinliler kendi güzellik sırlarını komşularına dahi açık etmemekte kararlılar…
Neyse ki bir sır daha açık edildi.

Ve sanıyoruz ki 9 milyon 597 bin metre kare’den dışarı yeni bir sır kaçırılıncaya kadar, en iyisi bu! 100 yılı aşkın süredir Çinli kadınların kullandığı bu doğal krem sayesinde cildiniz parıl parıl parlayacak, kırışıklar ve lekelerden uzak duracaksınız. Üstelik bu krem her yerde, oldukça ucuza bulabileceğiniz malzemelerle, çok kısa sürede hazırlanıyor!
İşte ihtiyacınız olanlar;

İki aspirin, bir yemek kaşığı bal ve bir bardak su. Bu kadar 🙂
Suyun içine iki aspirini kırın, iyice eriyinceye kadar karıştırın. Ardından balı ekleyin, kremsi kıvama ulaşıncaya kadar iyice karıştırın. Karışımınız hazırlandıktan sonra yüzünüzü iyice yıkayın, kurulayın ve maskeyi uygulayın. 10 dakika boyunca dairesel hareketlerle yüzünüzü ovun, ılık su ile yüzünüzü durulayarak maskeyi çıkartın.

En iyi sonucu almak için, bu maskeyi haftada 2-3 defa uygulayın. Daha ilk haftanın sonunda cildinizin sağlığına, gençliğine kavuştuğunu göreceksiniz.
Güzel ciltler dileriz!

Kaynak: Mynet

Mutlaka doktorunuza danışınız…

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

HACHİKO HER AKŞAM SAHİBİM METRODAN ÇIKAR DİYE İNATLA BEKLEDİ

hachikoadogsstory1292931

 

 

1924 YILINDA TOKYO ÜNİVERSİTESİ’NDE GÖREV YAPAN JAPON PROFESÖR HİDESABURA UENO, KENDİNE TREN İSTASYONUNDA BULDUĞU KÜÇÜK BİR KÖPEK YAVRUSU EDİNDİ. PROFESÖR UENO KÖPEĞİNE, JAPONCADA “SEKİZ TANE” ANLAMINA GELEN HACHİKO ADINI KOYDU. … SAFKAN AKİTA CİNSİ BEYAZ BİR ERKEK OLAN HACHİKO, HER SABAH ÜNİVERSİTEYE GİTMEK İÇİN EVDEN METROYA YÜRÜYEN SAHİBİNE EŞLİK ETTİ. METRONUN DIŞ KAPISINA KADAR GETİRDİĞİ SAHİBİNİ UĞURLADIKTAN SONRA DA EVE DÖNDÜ.

ÇOK GEÇMEDEN BİR AKŞAM ÜNİVERSİTE DÖNÜŞÜNDE METRONUN ÇIKIŞINDA HACHİKO’YU KENDİSİNİ BEKLERKEN GÖRDÜ PROFESÖR VE ÇOK ŞAŞIRDI. BU AKILLI KÖPEK SAHİBİNİN EVE DÖNÜŞ SAATLERİNİ HESAPLAYARAK VE AYNI YOLU KULLANACAĞINI DÜŞÜNEREK METRONUN ÖNÜNE GİTMİŞTİ. ONDAN SONRAKİ BİR YIL BOYUNCA HER SABAH SAHİBİNİ METROYA KADAR GÖTÜRDÜ, HER AKŞAM İŞ ÇIKIŞINDA DA METRONUN ÖNÜNDE KARŞILADI. SAATİNİ HİÇ ŞAŞIRMADI.

AMA BİR AKŞAM PROFESÖR METRODAN ÇIKMADI. HACHİKO GÖZLERİ METRONUN KAPISINDA, GECE BOYUNCA BEKLEDİ. BİR SONRAKİ AKŞAM PROFESÖR YİNE YOKTU. ÜÇÜNCÜ AKŞAM METRODAN YİNE ÇIKMADI. ÇÜNKÜ PROFESÖR ÜNİVERSİTEDE KALP KRİZİ GEÇİRİP ÖLMÜŞTÜ.. HACHİKO HER AKŞAM SAHİBİM METRODAN ÇIKAR DİYE İNATLA BEKLEDİ. HAFTALAR, AYLAR,YILLAR BOYUNCA HER AKŞAM TOKYO METROSUNUN SHİBUYA İSTASYONUNUN KAPISINA GİTTİ.

TAM 10 YIL BOYUNCA. HACHİKO 12 YAŞINDAYKEN METRONUN KAPISINDA ÖLDÜ. BUGÜN TOKYO’YA GİDENLERİN SHİBUYA İSTASYONUNUN KAPISINDA KARŞILAŞTIĞI KÖPEK HEYKELİ HACHİKO’DUR. JAPONLAR, SADAKAT VE İNSAN HAYVAN İLİŞKİSİNİN SEMBOLÜ OLARAK ÖLÜMÜNDEN HEMEN SONRA 10 YIL BOYUNCA SAHİBİNİ BEKLEDİĞİ YERE HACHİKO’NUN HEYKELİNİ DİKTİLER.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

En Sevdiğim Nazım Hikmet Şiiri… Yaşamak Şakaya Gelmez…

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.

Yaşamayı ciddiye alacaksın,
yani o derecede, öylesine ki,
mesela, kolların bağlı arkadan, sırtın duvarda,
yahut kocaman gözlüklerin,
beyaz gömleğinle bir laboratuarda
insanlar için ölebileceksin,
hem de yüzünü bile görmediğin insanlar için,
hem de hiç kimse seni buna zorlamamışken,
hem de en güzel en gerçek şeyin
yaşamak olduğunu bildiğin halde.

Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için,
yaşamak yani ağır bastığından.

Nazım Hikmet

 

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

NE İSTEDİĞİNE DİKKAT ET… GERÇEKLEŞİR !

10-adet-grup-istek-charm-tohum-cam-topu-ile-gerek-drt-yaprakli-yonca-kolye-kolye-drt1

 

 

Hepimiz hayatımızda elde etmek istediğimiz şeylerin peşinde koşuyoruz. Bu statü, para, aşk, komşunun arabası, akrabanın yazlığı, herhangi bir şey olabiliyor. Mutlu olmak istiyoruz ve paramız olunca, ve ya bizi terk eden sevgili geri dönünce mutlu olacağımızı düşünüp sürekli istemeye odaklanıyoruz. Çok önemli bir detayı da gözden kaçırıyoruz ve ya düşünmek işimize gelmiyor: Evren yasaları.
Evrende her şey denge üzerine kuruludur ve asla sadece pozitif ve ya negatif olaylar yaşanmaz. Yani şanslı ve ya şansız insan yoktur, şans, şansızlık bunlar hep göreceli kavramlardır. Yolda yürürken bulduğunuz para dolu cüzdan sizi şanslı yapmaz, ve ya çekilişten kazandığınız araba, ve ya giden ve uzun süredir dönmesini istediğiniz sevgilinin geri dönmesi. Çünkü gelen her şeyin bedeli vardır ve bu bedeli siz ödemek zorundasınız.
Hep istiyoruz, fakat istediğimiz şeylere hazır olup olmadığımızı hiç düşünmüyoruz. Sadece istiyoruz. Ve istediğimiz şey olduğu zaman mutsuz oluyoruz. Çünkü istemek güzeldi, ama beraberinde getirdiği diğer değişimleri hiç düşünmedik. Sadece istedik…
Evrene sadece verdiğiniz kadar alırsınız, gram fazlasını size vermez. Uykularınızı verirseniz mucit olabilirsiniz, öfkenizi verirseniz, düşman sahibi olursunuz, sabrınızı verirseniz, gerçek dost sahibi olursunuz ve bu liste uzayıp gider.
Ana konudan çok uzaklaşmadan, söylemek istediğim şu ki, daima ne istediğinize, ve istediğiniz şeye hazır olup olmadığınıza dikkat edin. Sizi hazırlıksız yakalayan bir evlilik felakete sebep olabilir, eyleminiz hastalık getirebilir, özendiğiniz hayat sizi yokedebilir…
Yaradan, evren, hayat daima bize istediklerimizi verir.. Gelen ne olursa olsun, kucaklamaya hazır olun, çünkü bunu siz istediniz…
Kanlı-canlı, sarsıcı bir hayat dersi aldım dün. Midas’ın dokunuşunu yaşadım. Ne dilediğine dikkat et, çünkü bir gün gerçek olabilir sözünü ben de rahatlıkla cümle içinde kullanabilirim artık.
Midas’ın Dokunuşu efsanesine göre, Dionysos ve alayı, Frigya yaylarında oradan oraya dolaşırken, yaşlı Silenos yorulur, bir ağaç gölgesinde uyuyakalır. Yaşlı adamı bulanlar, alay edip aşağılayarak Kral Midas’a getirirler. Midas, Silenos’u krallar gibi ağırlar ve Dionysos’a götürür. Tanrı Dionysos, çocukluğunda Silenos’un himayesinde büyüdüğü için, ona çok değer vermektedir. Midas’ın davranışından çok memnun olur ve ona ”dile benden ne dilersen” der. Midas; Her tuttuğum altın olsun diye yanıtlar. Akşam olur, Midas büyük bir iştahla sofraya oturur. Gerçekten de her tuttuğu altın olmaktadır.
Ekmeği…
yemeği…
bardağı…
hatta sevmek için sarıldığı güzeller güzeli kızı…
Kral dileğinden bin pişman olur ve isteğinin yanlışlığını anlar. Tanrı’dan, dileğini geri almasını ister. Tanrı, Paktolos Irmağı’nda (Şimdiki Gediz Nehri) arınmasını söyler. Midas, burada yıkanır, dileğinden kurtulur, ırmağın kumları da altın olur. Irmağın kıyısında yer alan Sardes kenti (Salihli’ye bağlı Sart köyü), ırmaktan topladığı altınla zengin olur. Dünyada ilk para burada basılır. “Karun gibi zengin” sözü, bu olay üzerine, Sardes Kralı Kraisos için söylenmiştir.

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 1 Comment »

Müzik aletlerinin hayatımızda ve sağlığımızda muhteşem bir yeri vardır.

12928431_792616734175617_1279373292543648149_n

 

 

Müzik aletlerinin hayatımızda ve sağlığımızda muhteşem bir yeri vardır. Her birini sakin ve huzurlu ortamlarda dinlediğimizde, yaymış oldukları frekanslar muhtelif organlarımıza iyi gelir ve şifa verir. Bilimsel olarak da ispat edilmiştir…

Kaynak: Mucize yaşam

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Akciğer kanserini zerdeçal ile yendi, dünya tıp tarihine geçti‼️

16684345_1894451464108721_6733717754285265083_n1
Kanser hastalığında Türk doktor ve Akciğer kanseri hastasından sevindirici haber geldi. Zerdeçal’in faydaları son yıllarda araştırılıyordu. Prof. Dr. Mutlu Demiray bu araştırmalar ışığında yeni bir tedavi yöntemi uyguladı.
İki ciğeri de kanser nedeniyle biten 43 yaşındaki hasta, 2 yılda zerdeçal tedavisi ile akciğer kanserinden kurtuldu. Prof. Dr. Mutlu Demiray, adım adım başarıya ulaştığı hastasıyla tıp literatürüne girdi.
Zerdeçal içerisinde bulunan Curcumin maddesini damar yoluyla hastasına enjekte eden ve bu sayede kanserli hücreleri yok eden Prof. Dr. Mutlu Demiray, bu yöntemi şimdi farklı hastalarında uygulayacağını söylüyor.Demiray uyguladığı bu yöntemle dünya tıp tarihinede geçti. Bu tedavi denemesi Kanser hastaları için umut vaat eden bir gelişme. Dünyada Zerdeçal ile ilgili oldukça fazla çalışma yapılmaktadır bu çalışmaları yapan Amerikalı doktorun zerdeçal ile ilgili düşünceleri ve zerdeçal karışım tarifi alt kısımda yer alıyor.
Kızgın zeytinyağı içerisine ekleyeceğiniz toz zerdeçal ve karabiber ile şifaya ulaşabilirsiniz.
Amerikalı doktor’da ZERDEÇAL, ZEYTİNYAĞI VE KARABİBER‘İ tavsiye etmişti!
Amerikalı doktor, Carolyn Anderson, aşağıda ki tarifin kanseri önlediğini iddia ediyor. Bu basit tarif hemen hemen her evde bulunan 3 maddenin karışımı.
Dr. Anderson’a göre bu 3 madde Doğu Hindistan’da 2000 yıldan bu yana kullanılmakta olup, son zamanlarda batılı tıp bilim adamları tarafından da onaylanmıştır. Dr. Anderson, bu 3 besin karıştırılıp her gün tüketildiği takdirde, kanser riskinin hemen hemen tamamen ortadan kalktığını, belirtmektedir.
Bu olağanüstü karışım, zerdeçal, zeytinyağı ve taze çekilmiş karabiber.
👉 Kanseri Önleyen Karışımın Tarifi:
Çeyrek çay kaşığı zerdeçal, yarım çay kaşığı zeytin yağı, çeyrek çay kaşığından az taze çekilmiş karabiber.
Bu üç maddeyi bir fincanda karıştırın. Karışımı sade ya da salatalarınıza, çorbalarınıza, yemeklerinize katarak tüketebilirsiniz. Eğer, pişmiş yemeğe koyacaksanız, yemeğin sonuna ekleyin.
Bu karışımı günde en az 3 kez tüketmelisiniz. Dr. Anderson, bu karışımın kanseri önlediği gibi, kötü huylu kanser hücrelerini de yok ettiğini belirtmektedir.

Kaynak: Sağlık haberleri facebook sayfası

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yüz Refloksoloji Noktaları…

untitled

Kaynak: Mucize Yaşam

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »