Bu sene içimden bir türlü yeni yıl kutlama mesajı yazmak gelmedi.

12250156_10153361657287675_5101755258750447609_n1

 

Bu sene içimden bir türlü yeni yıl kutlama mesajı yazmak gelmedi. İnsan bu kadar uzun zamandır yoğun meditasyon yapınca ve enerjisi belli bir seviyenin üzerine çıktığında, her yanı saran ve her şeyi birbirine bağlayan enerjideki dalgalanmaları hissetmeye başlıyor. Fakat olacak olaylarla ilgili önseziler fazla sembolik ve duygusal geliyor; bana ait olmayan, benden olmayan duygularla. Keşke olacak olanı daha berrak, sembolik olmayan şekillerde algılayabilsem. Ne yazık ki henüz bu seviyede değilim.
Gece Ortaköy’de yaşanan vahşetin haberini aldığımda olacağını hissettiğim ama nerede olacağını bilemediğim olayı acı ve ızdırapla karşıladım. Hem katiller hem kurbanlar için acıyla.
Bir gece önce rüyamda, karanlıkta otomobil sürerken bir grup insan karşıdan, kullandığım arabanın önüne doğru koşuyorlardı. Yanımda insanlar vardı ve eğer arabayı durdurursam zarar göreceklerini biliyordum. Bu adamlar arabamın önüne atlayıp intihar edecekler ama eğer durursam arabadakileri de öldüreceklerdi. Tıpkı birer zombi gibiydiler. Onları ezerken derin bir ızdırap hissettim. Asla can almayacak birisiydim ve ne yazık ki can almaktan başka seçenek yoktu. Kabustan kalbimde derin bir acı ve iç sıkıntısıyla uyanırken, diğer haberci rüyalarımdan sonra da olduğu gibi gene büyük bir acı yaşanacağını biliyordum.
Dünya büyük bir kabusa doğru ilerliyor. Kadim bilgelik bizi terk ediyor. Öğretiler bozulup ya fanatik inançlara ya da gerçek dışı ve hayalperest uygulamalara dönüşüyor. Akıl sağlığı bozulan toplumlar, akıl sağlığı bozuk bir dünya yaratıyor. Bundan büyük bir acı doğuyor.
Mutlaka kendinizden başlayın. Hayalperest yaklaşımları, anlamsız inançları, melekleri, ışıkları, anlamsız içsel konuşmalarınızı bir yana bırakın. İlk olarak bedeninizi fark edin. Arada sırada değil ama… sürekli. Açgözlülüğünüzü ve bir türlü tatmin olamayan kalbinizi fark edin. Bir an yerinde duramayan şimdiki zamanda kalamayan huzursuz zihninizi fark edin. Öfke dolu kalbinizi fark edin şimdi de… Ardından öfkenizin ardındaki derin korkularınızı. Lanetler yağdıran çaresizliğinizi… İşte bunlarla ilgileneceksiniz. Tanrı ile konuşmaya çalışmayın, meleklere kafayı takmayın, ışık görmeyin, olmayan enerjinizi var zannetmeyi bırakın. Kendinize gelin. İlk olarak kendi sanrılarınızdan kurtulun ki çevrenizdeki sanrıların sonlanmasına yardımcı olabilin.
Adına ister içsel, manevi, spiritüel yol deyin isterseniz akıl sağlığınızı kazanmak, mutlu olmak, toplumu iyileştirmek deyin; fark etmez. İlk olarak normale dönün. Aradığımız çıkış orada. Normalleşin. Ne demek normalleşmek? Uyarıcıları ve uyuşturucuları azaltın. Gerçek ihtiyaçlarınızı belirleyin. Sonra gerçek ihtiyaçlarınızın içindeki gerçek ihtiyaçlarınızı belirleyin. Televizyonunuzu kapatın. İyi bir klasik okumaya başlayın. Çalıkuşu okuyun örneğin. İşinize giderken otobüsteyseniz bedeninizi fark edin. Otomobil kullanıyorsanız müzik dinlemeyin. Otomobil kullanmanızı, trafiği, diğer şöförlerin huzursuzluğunu izleyin. Derin bir nefes verin. Bırakın nefesleriniz sakinleşsin. İşinize ulaştığınızda insanları içten ama yapmacıksız selamlayın. İşinizi hakkıyla, kendinizi vererek yapın. Yediğiniz yemek her zaman sade, içkiniz ise su olsun. Arada küçük bir ödül olarak içtiğiniz çayınızı kendinize bir farkındalık ânı yapın. Çay içerken sadece çay için. Türk kahvesi için isterseniz bir tane ama kocaman bir kahve asla içmeyin. Kocaman kahve peşinde koşan kalbinizdeki açgözlülüğü ve huzursuzluğu fark edin. Enerjiye ihtiyaç duyuyorsanız ya qigong çalışın ya da kendinizi fazla yormuşsunuzdur; dinlenin. Kocaman bir kahve ile açgözlü bir şekilde bedeninizi ve beyninizi sömürmeyin. İşini hakkıyla yapmanın işini açgözlülük ve endişe ile yapmak olmadığını anlayın. İnsanlar yanınızda huzur bulsun. Sözleriniz ve endişeleriniz ile, huzursuzluk ve telaşınız ile, gerçek dışı kaygılarınız ve vesveseleriniz ile, ilgi çekmeye çalışan kalbinizdeki boşluk ile, sürekli ben diyen açgözlülüğünüz ile bulunduğunuz ortamı zehirlemeyi, insanlara eziyet etmeyi bırakın. İnsanlar yanınızda huzur bulsun. Sözleriniz bilge olsun ya da susun. Haliniz ve tavrınız her zaman sizin adınıza konuşur. En duyarsız ve farkındasız olduğunu idda eden insanlar bile bunu algılar.
Kendinizden başlayın. Bulunduğunuz çevre yavaş yavaş normalleşmeye ve aydınlanmaya başlasın. Yoksa bu ızdırap artarak devam edecek.
Ha bir de unutmayın: Her zaman karanlığın en yoğun olduğu zamanlar en büyük aydınlıklara gebe oldu.
Hayatını yitiren tüm kardeşlerimi kalbimdeki tüm şefkat ile anıyorum. Umarım yolculuğunuzun bundan sonrası ızdırapsız olur. Yolunuz ve talihiniz açık olsun.
Umarım 2017 hepimizin normalleşme ve akıl sağlığı yerinde bir dünyayı yaratma yılımız olsun. Hepimizin bu kararlılığı ve sağduyuyu bulmamız için dua ediyorum.
Sevgilerimle

Cem Şen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s