Bana danışan insanların büyük bir çoğunluğu bu dertten muzdarip. Yolunda gitmeyen, mutsuz oldukları ilişkileri var ama yine de bu hal’e sıkı sıkıya yapışıp kalmışlar. Beraber çok sorguladık bu durumu? Neler mi bulduk? Buyrun…
- Kendini değersiz bulduğundan daha iyi bir ilişkiyi hak etmediği düşüncesi hücrelerine öylesine işlemiş ki kalkıp gitmesi mümkün değil
- Kurban rolünü oynamaya bayılıyor (kendim için değil çocuklarım için katlanıyorum – külliyen yalan rahatını bozmamak için topu çocuklarına atıyor)
- Yeni bir düzen kurmaya cesareti yok – yani rahatlık alanından çıkmak istemiyor
İtiraf etmeliyim ki bir zamanlar ben de böyleydim. İçinde sıkışıp kaldığım ilişkiyi bir türlü bitiremezdim. Hayatım sadece ve sadece katlanmakla geçerdi. Yeni bir adım atacak, yeni bir hayata başlayacak gücüm olmadığını düşünürdüm. Ama artık beni boğan ilişkilerde kalmadığım gibi bu gibi süreçlerde takılı kalmış kişilerin kendini sorgulamasına yardımcı oluyorum. Nereden nereye…
Bunun için ne mi yapmalı? Önce kendinizi tanımalısınız. Kendinizi gerçekten değiştirmek ve dönüştürmek istemelisiniz. Ve en önemlisi kendinize DEĞER VERMELİSİNİZ. İyi şeyleri hak ettiğinize, dengeli ve mutlu bir ilişkiyi hak ettiğinize inanmalısınız.
Niye mutlu olma şansınız varken kendinizi bir hapishaneye kilitliyorsunuz? Arkadaşlarınıza, anne ve babanıza sürekli mutsuzluğunuzdan şikayet ederek elinize ne geçiyor? Onlardan sadece bu şekilde yakınarak mı ilgi görebileceğinizi düşünüyorsunuz? Hey, kendinize gelin. Hey, sadece hayatınız elden gidiyor anlamıyor musunuz?
Belki de kafanıza uygun ve sizi gerçekten çok mutlu edecek biri girecek hayatınıza, bundan kendinizi neden mahrum ediyorsunuz? “Garanti veriyor musun?” diyen sesinizi duyar gibi oldum. Ben kimim ki garanti vereyim. Maalesef böyle bir garanti programı yok, belki de yeni biri girmeyecek hayatınıza. Ama denemeden nasıl bilebilirsiniz ki?
Neden kendinizi değersizlik duygunuz yüzünden mutsuzluğa mahkum ediyorsunuz. Aaa pardon tabi ki bu da bir seçim. Hayat sizin, seçimler sizin. Ama eğer kalmayı seçiyorsanız artık şikayet etmeyin olur mu?
Sağlıcakla,
Anette İnselberg



![1621874_523814164398237_1388271705_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2015/10/1621874_523814164398237_1388271705_n1.jpg?w=300&h=225)






27 Ekim 2015, 23:14
Hepimiz aslında Özün gerçeğinden birseyler den uzaklaşmak yada kurtulmak istiyorsak değişimi kabul edip ozgurlugumuzu istiyorsak dünyanın en lüx hayatı dahi olsa bırakıp gitmeyi becerebiliyiruz ama bunu istemiyirsak malesef işkence dahi görsek gitmemek adına bir çok şey gisterebiliriz .ben hayatı çocuk gibi yasiyan lardan biriyim aslında .yaşadığım okadar büyük zorluklar ile karsilasmama rağmen hayatı yaşamı oyuna çevirip küçük şeylerden mutlu olmayı başardım basariyurumda .şu an göğüs ksnseriyim kemoterapi götürüyor um .Buna rağmen mutluyum .yeni yıldan sonra güzel bir değişim yeni bir ben yeni saçlar yeni bir hayat sağlıklı bir yaşam hastalığımi değil değişimi görüyorum sevgiler