BENZEMEK İSTEMEDİĞİNİZ KİŞİYLE CİNSEL İLŞKİYE GİRMEYİN (TİBET TEDAVİSİ)

Benzemek istemediğiniz kişiyle ilişkiye girmeyin

Kendinize ait özel ve mahrem olan cinsel enerjinizi kiminle paylaştığınıza dikkat ediyor musunuz?
Mahrem enerjiniz, cinsel ilişki esnasında nelere yol açar?

Auranız, birleştiğiniz kişinin aurasıyla enerji yüklü iki kablonun birbirine bağlanması gibi bağlanır ve enerji akışı gerçekleşir.
Bu sistemden haberiniz yoksa ya da bu birleşim enerjisinin bu kadar önemli olduğunu kabul etmek istemeseniz bile,
birleştiğiniz kişinin, kendi fiziksel ve ruhsal titizliğinin derecesinden habersizsiniz
yani cinsel ilişki yaşadığınız kişinin içsel enerjisinin mahremiyetini bilmiyorsunuz,
ilişkiye girmeyi skor kaydetmek ve avlanmak gibi ilkel kişiliğine ait tatminsel sembollerle dışarı vuran kişinin, sizde bırakacağı tek şey kocaman bir ruhsal yıkıntı çöplüğü olacaktır.

İlişkiye girme sıklığınız,
partnerinizin aurası ile daha derin ve güçlü bağlantı kurmanız demektir.

Şimdi cinsel hayatı çok eşlilik üzerine kurulu kişinin kendine ait aurasındaki karışıklığı, kirliliği ve DAĞILMIŞLIĞI düşünün!!!

Beraber olduğu herkesin ruhsal özelliklerini de aurasında taşıyor ve
kendi yüksek benliği dışındaki her şeye ve aslında herkese dönüşüyor!

Karması farkında olmadan arap saçına dönmüş.
Kişilerle beraberliğinden sonra aldığı tüm negatif enerjiler (duygu, düşünce, his, inanç) kendi ayağına dolanıp durduğu için sık sık maddi manevi her alanda düşüyor, farkında olmadan aurasını kirletmiş ve gücünü bu negatif enerjiler aurasına yapışık onun yaşam enerjisini sömürür kemirir halde, zihin ve bedeniyle bir bütün olamadan DAĞILMIŞ olarak yuvarlanıp gidiyor..

Benzemek istemediğiniz kişiyle ilişkiye girmeyin!

kaynak: Işık Ulvi

 

4 thoughts on “BENZEMEK İSTEMEDİĞİNİZ KİŞİYLE CİNSEL İLŞKİYE GİRMEYİN (TİBET TEDAVİSİ)

  1. bu durumda iyileştirici etkisi de olabilir. Aurası kötü olan mı daha güçlü, iyi olan mı nasıl bileceğiz. illa çok eşlilik değilki aurayı kirleten.

  2. Bunu yazanın (Ulvi Işık, Sonsuz Şifa, vb. gibi) gerçekten kimliğini ve el aldığı insan/ kaynakları merak ediyorum. Çünkü… Burada bir bilgi kirliliği var: Şöyle ki, birbirleriyle ilgisiz 2 konuyu aynı potada eritme eğilimi var: Auralar/ enerjiler ve tekeşlilik/ çokeşlilik. Eğer konu ilkiyse, çokeşlilik de belirttiği şartlarda gayet güzel yaşanabilir. Ama yazanın niyeti farklı sanki. Tekeşlilik propagandasını, hedef kitledeki insanların şu aralar çok yöneldiği tantra / enerjiler / şamanik bilgiler konusunu suistimal ederek yayma çabası görüyorum burada. Bunu yazanı, acilen Engels’in “Ailenin, Özel Mülkiyetin ve Devletin Kökeni” kitabını okumaya davet ediorum. Tabii eğer derdi, insanın doğasını bulmaksa.

    Burada farklı niyeti net şöyle görüyorum/ yaşıyorum: Şu anda tüm dünyada güldür güldür gelen çokeşlilik akımı, en çok -bu yazının hedef kitlesi- seri tekeşlileri korkutuyor. Seri tekeşliler: “Aşk” bayrağını taşıyanlar, aşk için her şeyden vazgeçilmesi gerektiğini söyleyenler, ama aynı zamanda da miadları dolduklarında ilişkileri bitirmek gerektiğini, uzayan iltihaplı ilişkilerin dünyaya zarar verdiğini savunanlar. Bildikleri tek “aşk” türünün (ki ona ben “şaşk” diyorum: sadece karşısındakine bağımlıyken hissettiği ve kendi kendine yaratamadığı o duygu) süresi çok uzun olmadığından, onu sürekli yaşayabilmek için, partner değiştirmeleri şarttır. Bunu yapacaklarını baştan bilirler, bilinçaltlarına sıkıştırsalar da sıklıkla.

    Şimdi çokeşlilik en çok onların ilişkilerini “tehdit ediyor”. “Katı” tekeşlilerle bu iki tarz ilişki yaşayanların “rekabeti” yok, onlar tamamen aynı devam edebilir alışkanlıklarına. İşte tam da bu bağlamda, seri tekeşlilerin bir atağı başlamak zorunda, kendi ilişki türlerini ayakta tutabilmek için. Baştan söyleyeyim: Fütürist olan kime sorarsanız sorun: Bu beyhude bi çaba!

    Bu arada antrparantez:
    Pratikte seri tekeşlilerin önemli bir bölümü de aslında ruhen “bastırılmış çokeşli”: Kafamıza çivilenmiş binlerce mitten yeterince özgürleşemiş olma sonucu, aslında yaşamak istedikleri çokeşliliğe en yakın ve toplum tarafından bir süredir kabul gören modeli seçmeleri sonucu böyle bu.

    Bugün bu yazıyla ilerici, modern, açıkgörüşlü etiketleri alabilirsiniz. Emin olun 50 yıl sonra, “çoktan iflas etmiş evlilk/ ömür boyu tek partner/ sadece iki ebeveynli aile modeline alternatifler arayan az sayıdaki insanın çabalarını, yeni model arama çeşitliliğini yok etmek amacıyla manipüle eden en etkili akımlardan” sayılabilirsiniz. İçinde bulunduğunuz çağın, bilincin sarhoşluğu bu. Olaya insanlık tarihinin bütününden bakmak gerekiyor kanımca.

    Yüzleşmeyse, buyrun, burada alası var… 😉

    EDIT: Yazıdaki çokeşliliği skorculukla eşitleme çabasına ayrıca dikkat çekerim.

    EDIT 2: Başlıktaki fikre katılıyorum bu arada.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s