—— Duyguları Tanımlamak ——
- Bastırılmış duygulardan kaynaklanan belirtileri tanımlamak
- Bedene dönmek
nın 50 yaşından gün alması birçokları için oldukça önemli bir mevzudur.
50 yaşına basan kişiler genellikle orta yaş döneminin sonlarına yaklaştıklarını ve yaşlılığa doğru ilerlediklerini hissederler. Bu nedenle, 50 yaşınıza basmadan önce bu hayatta mutlaka yapmanız gereken bazı çılgınlıklar, yaşamanız gereken özel anlar ve para harcamanız gereken onlarca şey vardır. Bir kere yaşıyoruz, öyle değil mi? O halde 50 yaşına gelmeden önce herkesin mutlaka yapması gereken şeylere bir göz atın;












13. Dalga geçer bir tonla çalıştığınız yerden istifa etmek.













26. Las Vegas’ın ünlü gazinolarından birinde dozunu kaçırmadan kumar oynamak.


28. Alp Dağları’nda kayak yapmak.






34. Bir çılgınlık yapıp fiziksel görünüşünüzü en az bir kez baştan aşağı değiştirmiş olmak.






kaynak onedio
Bunların hepsini yapmaya kalksam 100 den önce bitiremem şaka şaka yapalım ki yeni liste gelsin çimlerde koşmak, ağaca tırmanmak gibi Anette
İlişkilerde yapılan en büyük yanlışlardan biri, ”karşındakine bakmak ve tamam ben bunu istediğim gibi değiştiririm” demektir. Karşımızdaki bize olan sevgi ve saygısından bunu deneyebilir, hatta bir süre değişmiş bile görünebilir ama eninde sonunda kendine yani sizin o beğenmediğiniz haline dönecektir. Çünkü o odur.
Hatta size bir şey söyleyeyim mi size olan sevgisinden ve onu olduğu gibi kabul etmeyeceğinizi bildiğinden değiştiği dönemde kendisine saygısını yitirecektir. Aynaya bakacaktır ve bu aynaya baktığımda gördüğüm kadın/adam kim diyecektir. Kendisiyle bağını koparmış biri olacaktır ki ona verdiğiniz bu zarar çok büyüktür.
Ayrıca siz onu değiştirme hakkını gerçekten kendinizde nasıl buluyorsunuz merak ediyorum. Oturmasına, kalkmasına, görünüşüne, hobilerine, arkadaşlarına, dinlediği müziğe, fikirlerine karışma hakkını hatta bunlardan dolayı onu küçümseme hakkını nereden buluyorsunuz. Sizin doğrunuz neden onun doğrusu olsun? Hele ki doğru ya da yanlış diye bir şey yokken, sadece kendini gerçekleştirmek denilen bir şey varken. Siz onu kendi istediğiniz hale getirmeye çalışırken, o da size aynı şeyi yapsa hoşunuza gider mi? Hemen cevap vereyim, gitmez. O size aynı şekilde davransa tasınızı tarağınızı alırsınız ve size müdahale edildiği gün gidersiniz.
Size bir tavsiyem var, birine bakıp ben bunu değiştirim mi diyorsunuz. O insana bulaşmayın, çünkü onun sadece gerilemesine sebep olursunuz. Size uymuyor mu kardeşim hiç o yola girmeyin çekin gidin. Size doğal olarak uyanın gelmesini bekleyin. Ne siz yorulun ne de karşınızdakini yorun…
Ayrıca yumuşak başlı ve sevdikleri için değişmeye deneyen insanlara iki çift lafım varım. Sizler değerlisiniz, herkesin söylediği sözle (bu zaafınız olan kişi bile olsa) hareket etmeyin. Gözünüzü seveyim bunu yapmayın. Biraz güçlü olun, biraz kendinize güvenin, kendinizi sevin, kendinize inanın. Yoga yapın, kişisel gelişim kurslarına gidin, kendinizi tanıyın, kitap okuyun, nefes çalışın. Ama hemen böyle başkasının güdümüne girmeyin. Sonra kendinize yabancılaşırsınız, sonra kendinizi nerede bulacağım diye şaşırırsınız. Bak bir daha yazıyorum size doğal olarak uyanı bekleyin, sizi değiştirmek isteyenden kaçın. Ne siz yorulun ne de karşınızdakini yorun güzel kardeşim…
İyi veya kötü diye bir şey yok, siz neyseniz osunuz. Kendinizi kabul edin, kendinizi kutsayın. Aaa tabi bunu yaparken evrensel kuralları öğrenin ve ona göre yaşamayı ilke edinin. Ona göre kendinizi törpüleyin. Çünkü tek uymanız gereken şey evrensel yasalardır. Diğerleri de vız gelsin tırıs gitsin, sonra çok pişman olursunuz aha da buraya yazıyorum…
Sağlıcakla,
Anette İnselberg
![images[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2015/08/images1.jpg?w=780)
Akşam yemeğine daha çok mu var? Birkaç dilim domates, peynir ve zeytinyağı ile hazırlayacağınız bu nefis atıştırmayla hem damağınızı hem de midenizi doyurabilirsiniz.
2 – Muz
Muz doğal olarak “paketlenmiş” bir meyve, bu sayede çantanızda kolaylıkla taşıyabilirsiniz. Oldukça doyurucu bir atıştırma olan muz, özellikle spor yapanlar için krampları önleyici potasyum zengini bir besin kaynağı.
3 – Yerfıstığı ve yabanmersini kurusu
1 kaşık yerfıstığı ve iki kaşık yabanmersini kurusunu karıştırıp küçük bir plastik torbada taşıyabilirsiniz. Böylece mideniz kazındığında sağlıklı bir atıştırma yanınızda olacaktır.
4 – 40 gram kuru kayısı
Çantanızda küçük kese kağıdının içinde 40 gram kuru kayısı bulundurun ve acıktığınızda tüketin. Böylelikle vücudunuz için gerekli olan birçok besin öğesini alırken, kalori bombardımanına uğramayacaksınız.
5 – 5 adet küçük bitter çikolata
Bol miktarda kakao içeren bitter çikolata zengin bir antioksidan kaynağı. Yüksek tansiyona da iyi geldiği araştırmalarla kanıtlanan çikolata aynı zamanda enerji veriyor, kendinizi çok iyi hissetmenizi sağlıyor.
6 – Karides ve dip sos
8 adet pişirilmiş karidesi 4 kaşık yağsız kokteyl sosuna batırarak yiyebilirsiniz.
7 – Havuç ve humus
Orta büyüklükteki bir havucu 2 tatlı kaşığı humusa batırarak yiyebilirsiniz. Kıtır kıtır yiyeceğiniz havuç sizi biraz oyalayacaktır. Ayrıca hem havuç hem de humus besin kaynağı olarak oldukça zenginler.
8 – 1 kase probiyotik yağsız yoğurt
Kalsiyum ve D vitamini ve faydalı bakteriler içeren probiyotik yoğurtlar sindirim sisteminiz için olduğu kadar kemikleriniz için de faydalı bir atıştırma.
9 – Ahududu, yoğurt bal ve müsli
2 çorba kaşığı yoğurtla 1 tatlı kaşığı balı karıştırın. Ahududuları ve müsliyi yoğurdunuza ekleyin ve afiyetle yiyin. Ahududu hem çok lezzetli bir meyve, hem de güçlü bir antioksidan. Bu doyurucu atıştırma sizi öğlen ya da akşam yemeğine kadar tok tutacaktır.
10 – 10 adet badem içi
Kuru yemişlerin faydaları saymakla bitmiyor. Badem de bunlardan biri. Ama kilo almak istemiyorsanız fazla abartmayın, bu lezzetli kuru yemişten 10 tane yemeniz hem elinizi hem de midenizi oyalayacaktır.
11 – Peynir ve çok tahıllı ekmek
1 adet yağsız üçgen peynirin yanında bir dilim “çok tahıllı” ekmek, bir sonraki öğüne kadar doyurucu bir atıştırma alternatifi olabilir. Çok tahıllı ekmek vücudunuz için çok faydalı olan B1, B2, B6, B12, niasin, folik asit, demir, kalsiyum, çinko içerir.
12 – Hindi füme ve 1 dilim tam buğday ekmeği
Protein yönünden zengin bir başka atıştırma: 60 gr hindi füme ve 1 dilim tam buğday ekmeği…
13 – Çilek ve yağsız yoğurt
1.5 kâse dolusu mis kokulu çilekle birlikte 2 tatlı kaşığı yağsız yoğurdu yiyebilirsiniz. Bu hafif ara öğün mükemmel bir C vitamini kaynağı aynı zamanda.
14 – Yumurta ve tam buğday ekmeği
Yanmaz tavada pişirdiğiniz 2 yumurta akını bir dilim tam buğday ekmeğiyle birlikte yiyerek açlığınızı bastırabilirsiniz.
15 – Fırında kaşarlı mantar
6-7 adet orta büyüklükteki mantarı yıkayın, saplarını çıkarın ve küçük, topraktan bir kaba
dizin. İçlerine az miktarda rendelenmiş kaşar peyniri koyun. Bir tatlı kaşığı zeytinyağını üzerinde gezdirin ve fırına sürün. Doyurucu olduğu kadar lezzetli olan bu pratik atıştırmayı
hazırlamak fazla vaktinizi almayacak.
16 – Bir dilim karpuz ve yağsız beyaz peynir
İşte çekinmeden yiyebileceğiniz bir atıştırma daha; 1 dilim karpuz ve bir parça yağsız beyaz peynir. Yüzde 95’i su olan karpuz idrar söktürücü, böbrekleri temizleyici özelliğiyle biliniyor. İçerdiği B ve C vitaminleri de cabası…
17 – 1 kase dolusu kiraz
Haziran ayı tam da kirazın en bol ve lezzetli olduğu mevsim. Kanı sulandırıp temizleyen bu lezzetli meyve aynı zamanda ağrı kesici özelliğe de sahip.
18 – Patlamış mısır
3 avuç dolusu yağsız patlamış mısır acıktığınızda imdadınıza yetişecek en masum atıştırmalardan…
19 – Ton balığı
Balık besleyici olduğu kadar hafif de bir besin. İşte size ton balığıyla 100 kalorilik 3 öneri:
* 50 gram ton balığına bolca limon sıkıp kaşıklayın.
* 30 gram ton balığını bir dilim tam buğday ekmeğinin üzerine sürüp yiyin.
* 40 gram ton balığı, 1 adet salatalık, birkaç marul tanesi ve 1 küçük domatesten oluşan bir salata hazırlayın. Salatanızı limonla tatlandırın. (Not: Piyasada satılan en küçük boy ton balığı
konservesi 80 gram.)
20 – Kraker
18 adet yağsız, şekersiz krakerle açlığınızı bastırabilirsiniz.
kaynak: milliyet galeri
ayrıca bunlara ilaveten söğüş havuç, salatalık, domates de tüketebilirsiniz…Anette
![10959361_812349162165420_9011564461499768730_n[1]](https://anetteinselberg.com/wp-content/uploads/2015/08/10959361_812349162165420_9011564461499768730_n1.jpg?w=300&h=300)
Önemli bir sağlık sorunu olan sinüzite çare yine doğadan geldi. Dr.Ömer Coşkun, sinüzit hastalarının çörekotu yağı ile 1 ayda bu sorunlarından kurtulabileceğini belirtti.
Çörekotu yağıyla sinüzite elveda
Sinüzitin, sinüslerin iltihaplanması ve şişmesine verilen isim olduğunu hatırlatan Dr. Ömer Coşkun, “Üst solunum yolu enfeksiyonları sinüzite yol açar. Etken bakteri ya da virüslerdir, alerji de sinüzite neden olabilir. Burundaki tıkanıklı…k sonucunda sinüslerin boşalması bozularak içlerinde bakteri kalabilir ve bu bakteriyel sinüzite neden olabilir. Eğer başınız ağrıyorsa, kafada basınç hissi yaşıyorsanız, öne eğilmekle artan yüz ağrınız varsa, burnunuz sürekli tıkanıyorsa ve akıyorsa hemen doktorunuza hekiminize başvurun. Geniz akıntısı gerçekten çok kötü durumdur. Özellikle saçınız ıslakken, yeni banyo yapmışken, rüzgara hava akımı buna kapılırsanız sinüzit azar” dedi.
Çörekotu her derde deva
Dr. Coşkun, sinüzit hastalarına ve bu durumlardan şikayetçi olan vatandaşlara çörek otu yağı tavsiye ettiğini kaydederek, “Çörekotu ölümden gayri her derde devadır Hadis-i Şerifi unutulmamalıdır. Çörekotu yağı hem damlatılabilir hem içten dahilen kullanılabilir. Çörekotu sayesinde 1 ayda sinüzitten kurtulabilirsiniz. Ayrıca bol ılık su için. Çünkü sinüslerde günde yaklaşık 2 litre su döner. O bölgeyi temizlemek için suya ihtiyaç vardır. Her iki buruna birer damla damlatılabilir ayrıca bir çay kaşığı içilebilir. 1 aydan sonra sinüsler rahatlar şikayetler azalmaya başlar ve siz daha rahat nefes almaya, ağrılardan kurtulmaya başladığını görebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Duygular genellikle bastırılır. Bazen duygular kontrol edilir ve ifade edilmez. Örn. Eşinizle tartıştığınız için çok üzgün bir haldesiniz ve iş yerinde bir arkadaşınızla paylaşmak istiyorsunuz ama iş ortamında ağlamanın uygun olmayacağını düşündüğünüz için kasıtlı ve bilinçli olarak duygularınızı içinizde tutuyorsunuz. Başka bir durumda olumsuz duygularınızı ifade etmek istiyorsunuz ama o duygularla uğraşmak istemiyorsunuz. Bilinçli olarak bastırmak yerime zihni bir şeylerle meşgul ederek bu duyguları görmezlikten gelebiliyorsunuz. Bu kaçınma ya da bir bahaneye sığınma bastırmanın farklı bir biçimidir.
İçeride tutulan duygular kendilerini çeşitli fiziksel ya da psikolojik belirtilerle ortaya koymaktadırlar.




Günlük endişe ve sorunlarla zihnin sürekli meşgul olması bunlara “kafayı takmak” duygulara dokunulmasına engel olmaktadır. Duygulara erişimi ele geçirmek için odak noktamız zihinden bedene kaymak zorundadır. Kalp kırıklığı, mide ağrısı vb. gibi günlük dilde kullandığımız ifadelerde bunları yansıtmaktadır. Bedene yönelerek duygulara dokunmak, tanımak mümkündür. Aşağıdaki adımlar yararlı olmaktadır.
Kekik sadece aroma ve lezzet katan bir baharat değil, kanser hücrelerini intihara sürüklüyor, mikroplar ve hücre yaşlanmasına karşı da vücudu koruyor…
Evimizde bir aile geleneği pirzola başta olmak üzere yapılan tüm kuzu yemeklerine kekik konurdu. Sadece kuzunun mu, ızgara balıkların, domatesli zeytin ve peynir salatalarının, salata soslarının olmazsa olmazlarındandı her zaman.
Bebeklerin karnı ağrıdığında da kaynatılıp içirilir, ağrıyan yere yağı sürülürdü. Öksürük başladığında da hemen çayı yapılırdı. Tazesi çıkmaya başladığında da hemen alınır ve kurutulurdu.
Kekik sadece etin ya da kimi sebzelerin üzerine serpilen bir baharatın çok ötesinde şifalı bir bitki. İçerdiği uçucu yağlar ve ‘timol’, ‘rosmarinik asit, ‘karvakrol’, ‘ursalik asit’ gibi maddeler sayesinde kuvvetli mikrop öldürücü ve antioksidan etki yapıyor. Serbest oksijen radikallerinin sebep olduğu zararları engelliyor, hastalıklara karşı direnci arttırıyor. Ve yaşlanmayı geciktiriyor.
Yine 10 yıl kadar önce yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarına göre kekiğin içerdiği maddelerden Karvakrol, tümörlerin gelişimini yavaşlatıyor. Kanser hücrelerini intihara sürüklüyor ve kanserin gelişimini durduruyor.
Kekiğin farklı bölgelerde iklim kuşaklarında yetişen 300’den fazla türü olduğu tahmin ediliyor. Doktor Ümit Aktaş ‘İlaçsız Yaşam’ adlı kitabında Türkiye’de yetişen kekik türlerinde (Thymus vulgaris) ağırlıklı olarak ‘karvakrol’ maddesi bulunduğunu söylüyor.
Kekik vücutta yağlanmayı engelleyen bitkiler üzerine yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre vücutta yağlanmayı da defne yaprağı, zencefil, zeytin yaprağı gibi yüzde 20 oranında azaltıyor.
Kekiğin faydalarını özetleyecek olursak:
• Kansere karşı savaşır.
• Mikrop öldürücüdür, üst solunum enfeksiyonlarında rahatlatıcıdır.
• Antioksidandır hücre hasarının önüne geçer.
sonuç: bol bol kekik tüketin…
Psikiyatrist Dr. İlker Küçükparlak duygusal ilişkiden kaçınma yöntemlerimize ayna tutuyor.
Bilinçli ya da bilinç-dışı olarak geliştirdiğimiz bu yöntemleri ya biz sevdiklerimize uyguluyoruz ya da sevdiklerimiz bize.
Yüzleşmeliyiz…










ARV: Sosyal medya platformlarında “Allah Rahatlık Versin” anlamına gelen kısaltma.





16. İnsan insanla ve insan için yaşar. Duygusal yakınlıktan kaçınarak geçen bir ömür ziyan edilmiştir.
Tüm korkularınızla yüzleşin ve size uyan insanı bulun Anette
Hepimiz hayatımızı paylaşacağımız doğru kişinin peşindeyiz. Dünyamızı daha renkli, daha güzel, daha yaşanabilir kılan insanı arıyoruz. Böyle zamanlarda bazen karşımıza çıkan hiçbir fırsatı kaçırmamak gibi yanılgılara düştüğümüz oluyor.
İşte hayatınıza iki kişiyi alıp, farklı özelliklerini sevdiğiniz iki kişiyi idare etmeye çalışmak da bunlardan biri. Kulağa ne kadar çirkin gelse de çok nadir görülen bir durum değil bu aslında. Belki sen bile geçtin bu evrelerden.
İlk bakışta insana mantıklı gibi gelen bir yönü var bu durumun. Yapılabilir, çok da ahlak dışı değil gibi düşünceler beyninizi ele geçirebiliyor. Ama geçtim hayatınızdaki iki kişiyi, size de zararları çok bu davranışın.
Ve sonuçta iki kişiyle çıktığınız bu yolda el elde baş başta kalma da var…





FOMO, gelişmeleri kaçırma korkusu olarak tanımlayabileceğimiz, sosyal medyada yaşananlardan uzak kalma korkusuna verilen ad.








kaynak: onedio
Karar verin ve kurtulun kardeşim derim
Anette