Kalkın ve yola çıkın. Yürüyün ama mutlaka doğru dürüst yürüyün.

hqdefault[1]

Kardeşlerim, evinizde oturup talihin kapınızı çalmasını beklemeyin. Bir editörün kitaplarınızı, bir antrenörün yeteneğinizi, bir patronun çalışkanlığınızı, bir üstadın manevi derinliğinizi keşfetmesini beklemeyin. Sindirella olsanız ve merhametli bir peri size yardım etse bile o baloya gitmeniz, orada düzgün tavırlar sergilemeniz ve bir şekilde prensin dikkatini çekip onunla dans etmeniz gerekir. Yoksa evlenme çağına gelen prensin güzel bir kız aradığı doğru olsa da evinize gelip sizi bulması mümkün değildir. Bu arada sakın ha güzelliğinizin prensin sizi seçmesi için gerekli olan tek nitelik olduğunu sanmayın. Ortalıkta bir sürü güzel kız olacak. Bu sebeple “Ne yapayım cicim ben böyleyim ama güzelim,” demeyin. Güzellik geçicidir. İnsanların başındaki ciddi belalardan bir tanesi zaaflarını yetenekleri sanmalarıdır; sakın bu çukura düşmeyin. Bu durum Fikret Kızılok ve Bülent Ortaçgil’in Entellektüel şarkısında söyledikleri gibi fobilerimizi hobilerimize döndürmeye benziyor smile ifade simgesi O nedenle zahmet edip de yola çıkmadan, yola çıkıp da dingildemeyi bırakıp adam akıllı yürümeden talihten ya da dünyadan yakınmayın.

Kalkın ve yola çıkın. Yürüyün ama mutlaka doğru dürüst yürüyün.

Sevgi ve dostlukla

Cem şen

-MANDALA Amaç kişinin bölünmez bir bütün durumuna gelmesidir.

11264855_10154122118519240_2817621617787589729_n[1]

Yapısı, bindu denilen merkezi bir nokta, merkezden yayılma ve dairesel dış sınırlama şeklinde olmak üzere düzenlenmiştir. Yani bütün mandalalar da aynı tipik düzenleme vardır ve resimler genelde simetrik yerleştirilmiştir. Daire ya da kare olan biçimler iç içe geçmiş, hepsinde merkezle olan ilişki belirtilmiştir. Bu durum bütünlüğü[3], Öz’ü simgeler. Öz yalnızca bir merkez değil, tümüyle bir insanı (bilinç ve bilinçdışı birlikteliği ile) temsil eder. Yaradılış içindeki daire, tekerlek ve dörtkenarlı olan her şey Öz’ün simgeleri olarak ortaya çıkar. Ortak merkezli bu figürlere MANDALA denir. Bilinen en eski dinsel figürlerden biridir ve en eski örneği de güneş çemberidir.

Merkezi olan bir daire aslında doğada bulunan bir desendir. Biyoloji, fizik, kimya ve astronomide görülür. Örnek olarak, merkezinde çekirdek olan hücre, buz kristalleri, atomun yapısı, çiçekler, ağaç kesitindeki halkalar sayılabilir. Görüldüğü gibi birleştiren bir merkez etrafında bütünleşmiş bir yapı tamlığı gösteren birer mandala desenleridir. Makro kozmosta dünya ve diğer gezegenler daireler çizerek bir mandala oluşturur. Galaksiler sarmal bulutlarla tüm evren henüz keşfedilmemiş dev bir mandala oluşturmaktadır.

Mandala bireyleşme[4] (bölünmezleşme) simgesidir. Sıradan zihinlerin “aydınlanma”ya doğru değişimi ve zihinsel sağlıklı olmaya yardımcıdır. Yontma taş devrine kadar uzanan her kültürde, her halk topluluğunda rastlanır. Örneğin:

*Pueblo ve Navako yerlilerinde kumdan resimler şeklinde görülür. Kum mandalaların yaratılması çok uzun saatler veya günler sürebilir. Tibetli Budistler geleneksel kum mandalalarını yapma ve bozma sırasındaki seremonilere büyük önem verirler. Renkli kayalar kum haline dönüştürülmüş olarak ince tüplere doldurulur. Tahta zemine çizmiş oldukları şekillerin üzerine merkezden dışa doğru çalışarak büyük bir işbirliği ve konsantrasyon içinde kumları yerleştirirler. Kumun bozulması da özel bir sıra ile yapılır ve bu bozma işlemi maddi hayatın geçici tarafını sembolize eder. İpek bir torba veya cam kavanozlarda toplanan kumlar ırmak veya hareketli bir suya götürülüp doğaya bırakılır. Bu sebeple sembolü muhafaza eden materyal asla ikinci bir kez kullanılmaz.

Mandaladaki büyüsel çember bilinç ve bilinç dışını çevreler. Öz’ün simgesi olarak ortaya çıkar. Yani ruhumuzun aynasıdır denilebilir. Bu nedenle çizim ve boyamalar ara verilmeden çalışılarak bitirilir. Çünkü bir sonraki güne bırakılırsa ruhsal durumumuz değişeceği için başka bir ruh durumuyla çizilecek mandalalar da farklı olacaktır.

*Eskimo şamanlarının maskeleri “merkezi bir boşluktan yayılan ortak merkezli dairelerin” biçimine sahiptir.

*Azteklerin dairesel takvimi hem zaman hem de dini inanışlar için (günlerin ve kaderlerin hesabının yapıldığı) kullanılmış, “güneş taşı” denilen 3.56 m çap, 25 ton ağırlığında kara mermerden yapılmıştır. Üzerinde kabartmalar vardır. Ortada güneşin yüzü, yanlarda pençe şeklinde elleri, haç şeklinde kolları dört unsuru simgeler (toprak, su, hava, ateş ).

*Hıristiyanlıkta mandalalar özellikle orta çağın ilk dönemlerinde sık görülür. Çoğunda İsa merkezde ve dört ana melek veya sembolleri çevresinde gösterilir.

*G. Bruno[5] hafıza sanatı çalışmalarında mandalaları hatırlatan diyagram formundaki figürleri kullanmıştır. “Otuz mühür” adlı eserinde açıklaması güç tanımlardan ve herkesin kendi tecrübelerini yerleştirebileceği bir çarklar sisteminden bahseder.

* Eski Mısır medeniyetinde Horus ve dört oğlu da aynı şekilde temsil edilir. Dört ana yönün bekçileridir ve biri insan başlıdır. Horus ise dünyada yol gösteren (ruhu uyandıran, manatik ateş) Tanrısal kişi olarak bilinir.

*Doğuda TAO sembolü olan ying-yang hem zıtlığı hem de birliği ifade eder. En etkileyici ve sanatsal değeri olan mandalalar ise Tibetli Budistler tarafından yapılanlardır. Dinsel törenlerde bir yantra, bir tefekkür aracı olarak bilinir.

*Birçok halk dansları ve törenlerdeki dansların bir merkez çevresinde çember biçiminde dönüldüğü, dört köşeye doğru çekilerek yine merkeze doğru gelindiği örnekleri vardır. Hindistan’da bu dansa MANDALA NRİTHYA yani mandala dansı denir.

*Ortasında bir çeşme ya da şadırvan ve bunun etrafında insanların dolaştığı kare bir alan olarak mandala kutsal mimariye de yansımıştır. Rönesans dönemindeki çizim ve tasarımlarda da yoğun bir şekilde görülür. İç içe dairesel bir yapı, yıldız şeklinde merkezden çevreye uzanan yollar ve ortada kare bir meydan gibi ideal şehir planlarının çiziminde kullanılmıştır. Kiliselerin camlarını süsleyen (rosy window) şekillerde kullanılmştır.

Mandala “orta yol” un görünümleridir, Doğu da buna TAO derler. Batılı için ise iç ve dış gerçeğin karşıtlarını birleştirme, kişiliğin bütünlüğüne kavuşturulması görevini görür. Bu birleştirici sembol kendini çeşitli biçimlerde gösterir ve ne zaman belirse ego ile bilinç dışı arasındaki denge onarılır. Yani bu figürler yalnızca düzeni dile getirmezler, düzen oluştururlar da. Matematiksel yapısıyla tüm ruhun en eski düzeninin resimleridir ve amacı kaosu kozmos’a dönüştürmektir.

İsviçreli psikiyatrist C. G. Jung (1875-1961) rüya analizleri çalışmaları sırasında mandalaları keşfetmiş onlar üzerinde çalışmış ve yorumlamadan önce 14 yıl onlarla ilgili incelemeler yapmış, kendi kişisel gelişimi için kullanmış ve deneyimlerini kayda geçirmiştir. Daha sonra da psikoterapi de uygulamıştır. “1918-19 döneminde her sabah o zamanki ruh haline tekabül etmiş görünen küçük bir dairesel taslak, bir mandala çizdim. Bu çizgiler yardımı ile günlük psikolojik dönüşümlerimi gözlemleyebiliyordum. Mandala çizmeye başladığımda gördüğüm her şey, izlediğim her yol, attığım her adım tek bir noktaya geri dönüyordu. Orta noktaya gittikçe açık olmaya başladı ki mandala merkezdi. Merkeze, bireyselleşmeye giden yoldu” diye anlatır Jung. “Benliği, kişiliğin bütünlüğünü” keşfettiğini belirtir. Daha sonraları da Doğunun törensel mandala diyagramlarının, psişik bütünlük için bir araç olarak işlev gördüğünü fark eder. “Mandala psişenin mikro kozmik doğasına tekabül eder” der Jung.

Mandala dört yöne açılımı ile yeryüzünün dört ilkesini, psişik niteliği birleştiren kare şekli ile bütünlüğü ve tekliği ifade etmektedir. “Eğer ruhun bir kare olduğuna ilişkin geçmişteki Pisagor görüşünü kanıt olarak kullanırsak, mandala tanrıyı üçün katlarının ritmi olarak, ruhu ise statik dörtlü, yani dört renge bölünmüş halka olarak açıklar. Bunun derinindeki basit anlam, ruhun tanrıyla birlikteliğidir.” der Jung. Daire, dörtlü ve üçlü ritim birbirlerinin içine öyle girerler ki biri aynı zamanda diğerinin de içinde bulunur.

“Mandala resimleri çoğunlukla akıl hastaları tarafından, bunların arasında da tartıştığımız bağlantılar hakkında kesinlikle en ufak bir bilgisi dahi olmayan kimseler tarafından çizilir. Hastalarım arasında, mandala çizmeyen, bunun yerine dans eden kadınlara rastladım. Dans figürleri de resimlerle aynı anlamı ifade eder. Hastalarım simgelerin anlamı hakkında çok az şey söyleyebildiler, ancak bu figürler kendilerini mest ediyordu. Bir biçimde kendi öznel psişik durumlarını ifade ettiklerini ve bunun üzerine bir etkiye sahip olduklarını hissediyorlardı” der Jung.

Mandalaların çözüme kavuşturduğu sorunu anlarsak hastaların niçin böyle bir “mükemmel uyum” duygusuna kapıldığını da anlamış oluruz. Jung’ un tanımladığı psişenin yapısı[6] ve özben[7] in oluşma süreciyle mandalanın etkisi anlaşılabilir. “Bütün insan olmak, kişiliğin göz ardı edilmiş yönleriyle uzlaşmaya varmak demektir. Bilinç ve bilinç dışından herhangi biri öteki tarafından baskı altına alınır ve yaralanırsa ikisinin bir bütün olma olanağı ortadan kalkar. Her ikisi de yaşamın yönleridir ve her ikisine de eşit fırsat verilmelidir. Bu aynı anda yürütülen çelişki ve işbirliği anlamına gelmektedir. Eski örs ve çekiç ilişkisi böyledir. Örs ve çekiç arasında “demir hasta” kırılmaz bir bütün, bir “birey” durumuna gelir. Bireyleşme sürecinden anladığım, kaba çizgileriyle budur”.

Dışsal etkiler nedeniyle dikkatin dağılmasına önlem almak ve yayılmayı engellemek üzere merkezin çevresine çizilen çember aynı zamanda kişiliğin en iç kutsal alanını da belirler. Yuvarlak ya da kare biçimli koruyucu duvarlar bir patlamayı ve kişilik dağılmasını önlemek ve içe dönük bir amacı göstermektedir. Tenemenos denilen çit şeklindeki bu yapı Yunancada tapınağın veya kutsal yerin çevresi anlamını taşır. Orta kısmı boştur. Tarihsel açıdan bakıldığında tanrı daireyle, tanrıça da kareyle sembolize edilir. Ama tanrının oturduğu yerde kimse yoktur, tanrıça yerine ise yeryüzü ya da ruh diyebiliriz.

Mandala uzlaştırıcı bir semboldür, bütünlüğü ve tekliği ifade etmektedir. Tanrının insanla uzlaşması Hıristiyanlık’ ta İsa veya haç sembolü ile ifade edilmekte. Doğu’da tanrının yerini kişinin bütünlüğü almıştır bu nedenle mandalaların merkezine çok çeşitli motifler yerleştirilmiştir. Çiçek, yıldız, güneş, haç vs. Buna “tanrısal kalp”, “sonsuz alan” gibi isimler de verilir.

Daire hareketi, insan yaradılışındaki bütün aydınlık ve karanlık güçleri, dolayısıyla her türden psikolojik karşıtları harekete getirmesi bakımından manevi bir anlam taşır.

“Tekerlek dönmeye başlar ve bu güneşin, harekete geçtiği, yola çıktığı anlamındadır. Yani TAO etkili olmaya başlar ve liderliği ele alarak yol gösterici olur”. Jung’cu psikolojiye göre bu kavram, kabaca kişiliğin bütün yönlerinin bu harekete doğru çekildiği “kendi etrafında dönmek “ olarak tanımlanabilir. “Tao’yu bölünmüş olanı birleştirmeyi amaçlayan bir yöntem ya da bilinçli bir yol olarak yorumlamak gerekir. Batıda bu kavramın karşılığı yoktur” der Jung.

Mandala sembollerinin psişenin derinliklerinden ortaya çıkışı her zaman kendiliğinden bir olaydır, kendi düzenlerine göre gelir ve giderler. Ancak etkileri çok büyük olabilir, çünkü çeşitli psişik karmaşaları çözüme ulaştırabilirler.

Mandala da temsil edilen süreçleri tefekkür etme amacı, Yoginin ilahiliğinin içsel olarak farkına varmasıdır. Mandalalar doğum yerleri daha doğrusu doğum kapları, bir Buda’nın yaşam bulduğu Lotus çiçekleridir. Yogi lotus pozisyonunda oturarak, ölümsüz bir varlığa dönüştüğünü görür.

Sadece bir resmin boyanması bile karamsar bir ruh durumunu iyileştirmede veya gerilimi azaltmada etkili olabilir. Son zamanlarda çocukların okul öncesi eğitiminde de mandala boyamalardan yararlanılmaktadır. Bu şekilde öğretmenler öğrencilerin iç dünyalarını daha iyi tanıdıklarını ve onlara yaklaşımda faydalandıklarını belirtmekteler. Ayrıca mandala çalışmalarının çocukların gruba uyum sağlamasında etkili olduğu ve dinleme becerilerine de olumlu katkılarından bahsedilmektedir. Kendi yaratıcılıklarını keşfetmekte yardımcı olurken dikkat sürelerinin de uzadığı ve stresi azalttığı görülmüştür.

Amaç kişinin bölünmez bir bütün durumuna gelmesidir. Tek, uyumlu ve biricik olmak demek insanın kendi özü olmasıdır. Bu yetenek gizli bir güç olarak herkeste vardır. İçimizdeki karanlıkları göremezsek bütünlüğümüze asla ulaşamayız.

[1]“Psişik içeriklerin, egoyla olan ilişkisini koruyan fonksiyon veya aktivite. Bir tür çevreye dönük algılama ve yönelme organı gibi” C.G.Jung

[2] Unutulmuş, bastırılmış, bilinçsizce algılanan, düşünülen ve hissedilen şeylerden oluşur. Jung bunu kişisel ve kollektif bilinçdışı olmak üzere ikiye ayırır.

[3] İnsanın ruhsal bakımdan bütün, yani apayrı kendi başına bölünmez bir birlik, ya da tamlık durumu.

[4] “Kişiliği biçimlendirmek üzere yol alan bilinç dışındaki merkezileştirme süreçleridir” C.G.Jung.

[5]Düşünceleri ile Rönesans’ın tohumlarını atmış ve günümüze halen ışık tutan şair, filozof. Avrupa orta çağ engizisyonu tarafından 17 Şubat 1600 de yakılarak öldürülmüştür.

[6] Psişe birbirine karşıt, fakat aynı zamanda birbirini tamamlayan bilinç ve bilinçdışı denilen alanlara sahiptir.

[7]Bilinç ve bilinçdışını kucaklayan dairenin bütünüdür. Ben bilinçli zihnin merkezi, Özben de bütünlüğün merkezidir. Jung’un “kendini gerçekleştirme” olarak adlandırdığı, bireyleşme yolunda son duraktır

kaynak: facebook ex mind sayfası

Reyhan Doğan İydir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Göz Altı Torbalarından Kurtulmanın Yolları

Göz Altı Torbalarından Kurtulmanın Yolları

Göz Altı Torbalarından Kurtulmanın Yolları

Vücudunuz, ruhsal ve fiziksel durumunuzu yansıtma konusunda uzmanlaşmıştır. Özellikle de en hassas bölgelerimizden birisi olan yüzümüz, yetersiz ya da aşırı bakımı hemen gösterir. Bu da bizi, bazen şişmiş görünen ya da yeşilimsi kahverengimsi bir renk alabilen göz altı torbalarına getirir. Göz altı torbaları genellikle uykusuzluk, stres ya da kaygı nedeniyle oluşur. Ayrıca, yetersiz sıvı alımı, ödem, kan oturması ya da hormonal değişimler gibi nedenlere de dayanabilir.

Göz Altı Torbalarından Kurtulmak için Ev Yapımı Çareler

Salatalık ve Havuçsalatalık-

Yorgun görünmekten kurtulmak istiyorsanız her akşam 15 dakika boyunca bir dilim salatalığı ve havucu göz kapaklarınızın üzerine koyabilirsiniz. Bunları buzdolabında tutmaya çalışın, soğuk oldukları zaman göz kapaklarınızı daha çok dinlendirirler. Ardından, mümkünse, çok soğuk suyla durulayın.

Lavanta

Lavanta iyi bir iltihap gidericidir. Lavanta yağını doğrudan cildinize uygulamanızı önermiyoruz fakat bir damla yağı suya karıştırıp bu karışımı bir pamuk yardımıyla göz altı torbalarınıza sürebilirsiniz. Yalnızca bir damla kullandığınız için durulamanıza gerek yok. Eğer çok hassas bir cilde sahipseniz, su ve lavantayı kaynatarak buharını soluyabilirsiniz.

Buz

Bildiğiniz gibi buz, vücuttaki iltihabı geçirmekte en iyi müttefiklerinizden birisidir. Birkaç buz küpünü yumuşak bir beze sararak 15 dakika boyunca gözlerinizin üzerinde tutabilirsiniz.

Nanenane-5

Birkaç nane yaprağını biraz zeytinyağıyla ezin ve yatmadan önce bir parça pamuk yardımıyla göz kapaklarınızın alt kısmına uygulayın. Çok az sürdüğünüz takdirde gece sizi rahatsız etmeyecektir.

Süt Kompresi

Mümkün olduğunca soğuttuğunuz sütü, içinde pamuk parçaları bulunan bir bardağa koyun. Süte banmış pamuk parçalarını göz kapaklarınızın üzerine koyun ve 20 dakika bekletin, bol suyla yıkayın.

Patates Kompresi

Bu hızlıca hazırlayabileceğiniz tariflerden birisidir. Bir adet patatesi soyun ve doğrayın, bir sargı bezinin ya da tülbentin içine yerleştirin ve gözlerinizin üzerine koyun. Mümkün olduğunca uzun bekletin. En iyi şekilde faydalanmak için her gün uygulamaya çalışın.

Papatya

Papatya yatıştırıcı ve iltihap giderici özelliklere sahiptir. Papatyayı demleyin ve içine biraz yoğurt ilave edin. Kremsi bir kıvam alacaktır. Bunu göz çevrenize uygulayın ve 10 dakika bekletin. Bol soğuk suyla yıkayın.

Gül Kompresi

Gülün taç yapraklarını koparıp yaklaşık 2 saat kaynatarak yapraklardaki besleyici ögelerin suya karışmasını sağlayın. Ardından, süzün ve biraz soğumasını bekleyin. Bu karışıma batırdığınız bir parça pamuğu gözlerinizin üzerinde koyup bir kaç dakika bekletin ve soğuk suyla durulayın.

Bol Su İçin

Daha önce de belirttiğimiz gibi sıvı eksikliği göz altı torbalarının oluşma nedenlerinden birisidir. Bu nedenle yeterli miktarda yani günde en az 8 bardak su içmek çok önemlidir.

Çay Kompresigoz-altı-torbaları-2

Çay, iltihabı azaltmak ve vücudu dinlendirmek yönünden çok faydalıdır. İki çay poşetini 10 dakika kaynatın ve her birini bir gözünüzün üzerine koyarak bir süre bekletin. Bunu günde birkaç kere uygulayabilirsiniz.

Çilek

Çilek iltihap çözücüdür. Çilekleri püre haline getirin ve göz kapaklarınıza uygulayın. Yarın saat kadar beklettikten sonra bol suyla durulayın.

Limon

Bu tarif, içerdiği C vitamini sayesinde göz altı torbalarının rengini açar. Bir parça pamuğu bir bardak limon suyunda ıslatın ve göz çevrenize uygulayın, gözünüze kaçmamasına dikkat edin. Biraz beklettikten sonra ılık suyla durulayın. Bunu, haftada iki ya da üç kere yapın.

Umarız ki bu tarifler göz altı torbalarından kurtulmanıza yardımcı olur. Eğer bunların hiçbiri işe yaramazsa bir doktora gitmenizde fayda var, çünkü daha ciddi bir rahatsızlığınız olabilir.

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kadınların Efendi Adam Yerine Piç Tercih Etmesinin Aşırı Mantıklı 15 Nedeni

1. Öncelikle kadınların aklına piç denildiğinde şöyle taş ötesi bir tip gelirken,

Öncelikle kadınların aklına piç denildiğinde şöyle taş ötesi bir tip gelirken,

😍😍

Efendi adam denilince böyle bayık bakışlı, ana kuzusu bir tip gelir.

Efendi adam denilince böyle bayık bakışlı, ana kuzusu bir tip gelir.

2. Ceplerinde taşıdıkları şeytan tüylerinden olsa gerek, piç adamlar çok feci eğlencelidir.

Ceplerinde taşıdıkları şeytan tüylerinden olsa gerek, piç adamlar çok feci eğlencelidir.

Ama efendi adamlar öyle mi? O kadar bayıklardır ki, “Bitse de gitsek” der dururuz.

3. Piç adamlar, kırk yılda bir iyi şeyler yapar; bu da ayaklarımızı yerden kesmeye yeter de artar bile.🙆

Piç adamlar, kırk yılda bir iyi şeyler yapar; bu da ayaklarımızı yerden kesmeye yeter de artar bile.🙆

Efendi adamlar ise her şeyi doğru yaptıklarından, hataları daha zor affedilir. Aman canım onlar da efendiliklerini bilip hata yapmasınlar, napalım öyle değil mi?!

4. Bir de X genimizle taşınan mazoşistliğimiz var ki, hiç sormayın. Bu yüzden de acı çektirip, ağzımıza sıçan erkekleri daha çok seviyoruz.

Bir de X genimizle taşınan mazoşistliğimiz var ki, hiç sormayın. Bu yüzden de acı çektirip, ağzımıza sıçan erkekleri daha çok seviyoruz.

&Bunu da bir piçten daha iyi kim yapabilir, öyle değil mi?

-Daha çok acı istiyoruuuz!!111

5. Ruhunda azıcık psikopatlık taşıyanlarımızın da en büyük keyfi: Kaçanı kovalamak!

Ruhunda azıcık psikopatlık taşıyanlarımızın da en büyük keyfi: Kaçanı kovalamak!

Bir piç yine bu durumda yardımımıza koşar!

Efendi adam kaçmaz, kovalamaz; efendi adam öylece mal gibi durur.

6. Şehir efsanesi mi yoksa gerçek mi bilinmez ama, piç adamların yatakta da daha iyi olduğuna dair bir takım söylemler duyduk.

Şehir efsanesi mi yoksa gerçek mi bilinmez ama, piç adamların yatakta da daha iyi olduğuna dair bir takım söylemler duyduk.

Efendi adamla kıyaslamıyorum bile.

7. Efendi görünen erkeklerin de ağzına sıçmasından bıkan kadınlar; efendi efendi piçliğini yapan erkekleri ister.

Efendi görünen erkeklerin de ağzına sıçmasından bıkan kadınlar; efendi efendi piçliğini yapan erkekleri ister.

Dürüst olsun, benim olsun!

8. İlişkide aşk, şehvet, tutku, fırtına isteyen; sıkıcıklıktan köşe bucak kaçan kadın aradıklarının hepsini, bir piçte bulacaktır.

İlişkide aşk, şehvet, tutku, fırtına isteyen; sıkıcıklıktan köşe bucak kaçan kadın aradıklarının hepsini, bir piçte bulacaktır.

Efendi adamın ilişkisinde gel-git yoktur, sıkıcılık, bayıklık vardır. Ay yazarken bile içim kalktı.

9. Bir de kendine sosyal sorumluluk projesi olarak bir piç alıp, onun içindeki iyiyi dışarı çıkarmaktan zevk alanlarımız var.

Bir de kendine sosyal sorumluluk projesi olarak bir piç alıp, onun içindeki iyiyi dışarı çıkarmaktan zevk alanlarımız var.

Bir piç alıp, kısık ateşte 20 dakika pişiriyoruz. Sevgimizi, aşkımızı piçin içine atıp bir güzel karıştırıyoruz. Olmuşsa bizimdir, olmamışsa zaten hiç bizim olmamıştır.

10. Efendi adam herkese iyi davrandığı için, kadınların kendilerini özel hissetmelerini sağlayamazlar.

Efendi adam herkese iyi davrandığı için, kadınların kendilerini özel hissetmelerini sağlayamazlar.

 ncak piç erkek sadece esas kadına iyi davranır. İşte bu da, esas kadın olmayı isteyen her kadının kalbini eritir.😍

11. Bazen de ciddi bir ilişki istemezsin. Efendi bir adamın kalbini kırmak yerine, piçle gönlünü eğlendirir, sonrasında da kimse üzülmeden oradan ayrılırsın.

Bazen de ciddi bir ilişki istemezsin. Efendi bir adamın kalbini kırmak yerine, piçle gönlünü eğlendirir, sonrasında da kimse üzülmeden oradan ayrılırsın.

12. Piç adamın enerjisi etraftaki tüm kadınların ilgisini çeker. Eee haliyle vahşi doğadaki rakiplerimizin elinden avı kapmak da, durumu ayrı bir çekici hale getirir.

Piç adamın enerjisi etraftaki tüm kadınların ilgisini çeker. Eee haliyle vahşi doğadaki rakiplerimizin elinden avı kapmak da, durumu ayrı bir çekici hale getirir.

3. Daha ne yiyeceğimize bile saatlerce karar veremeyen biz kadınlar, ne istediğini bilen piç adamlara taparız.

Daha ne yiyeceğimize bile saatlerce karar veremeyen biz kadınlar, ne istediğini bilen piç adamlara taparız.

Bize ne yemek istediğimizi sormak yerine:

-Harika bir yer keşfettim, bugün orada yiyoruz!

diyen erkek çekiciliği😍

14. Efendi adamın gereksiz kibarlıkları sıkar. Piç adam olduğu gibidir, gereksiz nezaketten uzak durur ve bu garip bir şekilde bize daha çekici gelir.

Efendi adamın gereksiz kibarlıkları sıkar. Piç adam olduğu gibidir, gereksiz nezaketten uzak durur ve bu garip bir şekilde bize daha çekici gelir.

15. En güzeli de piç adam bir kadını nasıl güldüreceğini iyi bilen adamdır!

En güzeli de piç adam bir kadını nasıl güldüreceğini iyi bilen adamdır!

 Efendi adamın espri anlayışı için:

-Ben hastayım dedim dedim inanmadınız bak noldu şimdi? :))))

-????!!!!111

UYARI: Piçlerin bütün bu süpersonik özelliklerine rağmen, son kullanma tarihleri çok da uzun değildir.

UYARI: Piçlerin bütün bu süpersonik özelliklerine rağmen, son kullanma tarihleri çok da uzun değildir.

 Tarihi geçen piçleri kullanmanız durumunda kalbiniz tuzla buz olabilir ve ağlamaktan gözlerinizde yaş bitebilir. İşte böyle durumlarda efendi bir adamdan yardım alın. Ve aklınız varsa bir daha da asla bir piçe bulaşmayın.

Pekiii, siz sevgilinizi nasıl alırdınız?

% 37 (16b oy)

Bana ordan bir porsiyon piç!

% 34 (15b oy)

Efendi olsun, benim olsun…

% 17 (7.1b oy)

Saol kalsın, hiç almayım ben.

% 12 (5b oy)

Nefes alsın yeter 🙂

kaynak: onedio

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ölüm Esnasında İnsanoğlunun Yaşadığı En Büyük Pişmanlıkları Merak Ettiniz mi?

Eğlenmek ya da sıkılmak, sevmek ya da sevilmek, sevinçten yerinde duramamak ya da üzüntüden bir yere sığamamak.. Bunları bir daha yaşayamayacak olmanın verdiği duyguyu ne kadar hissetmeye çalışsak da boş aslında.. Peki ya pişmanlıklar?

Avusturyalı Bronnie Ware ölüme sadece 12 hafta uzakta olan hastalarla ilgilenen bir hemşire.. Ve bu insanların pişmanlıklarını birinci ağızdan dinleyen bir çift kulak..

Başkalarının benden beklediği hayatı yaşamak yerine benim için doğru olan hayatı yaşama cesaretimin olmasını isterdim..

Başkalarının benden beklediği hayatı yaşamak yerine benim için doğru olan hayatı yaşama cesaretimin olmasını isterdim..

Çok fazla pişmanlık cümlesi duydum fakat tüm bunların arasında en çok dile getirilen kesinlikle buydu. İnsanlar hayat denilen olgunun sonuna geldiğini fark ettiklerinde ve dönüp arkaya baktıklarında yapmak isteyip de yapamadıkları çok fazla şeylerle karşılaşıyor. Pek çok insan hayallerinin yarısını dahi gerçekleştirmemiş halde ve bunun yaptıkları veya yapmadıkları seçimler nedeniyle böyle olduğunu bilerek ölüyor. Fakat birçokları maalesef yaşam ellerinden kayıp gidene kadar bunun farkına bile varmıyor..

Keşke o kadar çok çalışmasaydım..

Keşke o kadar çok çalışmasaydım..

Bu cümle, hemşirelik yaptığım süre boyunca neredeyse her erkek hastamdan duyduğum bir şey. Çocuklarının büyüme süreçlerini, biricik eşlerinin hayat arkadaşlığını kaçırdıklarından bahsediyorlardı.. Kadınların da bunu söylediği olsa da eski bir jenerasyondan gelmeleri sebebiyle çoğu kadın evin geçimini sağlayan kişi olmuyor.

Keşke duygularımı ifade etme cesaretim olsaydı..

Keşke duygularımı ifade etme cesaretim olsaydı..

Birçok insan çevresindeki insanlarla olan ilişkisine zarar vermemek ya da onları kırmamak için duygularını  tam manasıyla ifade edemiyor. Bu nedenle sıradan bir varoluş içinde hiçbir zaman gerçekten olabilecekleri kişi olamıyorlar. İşte bunun sonucunda gelen kırgınlık ve küskünlükler, bu insanların üzerinde büyük bir yük haline gelmişti ve yaşadıkları hastalıkların sebeplerindendi.

Keşke arkadaşlarımla olan bağımı kopartmasaydım..

Keşke arkadaşlarımla olan bağımı kopartmasaydım..

Birçok insan ölüm denilen kaçınılmaz illetin kollarına düşene kadar eski arkadaşlıklarının, yaşanmış olan güzel günlerin değerinin farkına varamıyor.Ölüm artık iyice onları kolları arasına aldığında ise bu insanları bulmak pek de kolay olmuyor. İşte bu nedenle arkadaşlıklarına hak ettiği zamanı ve değeri vermemekten kaynaklanan pek çok pişmanlık vardı. Herkes ölürken birilerini özlerdi..

 

Keşke kendi mutluluğuma daha çok izin verseydim..

Keşke kendi mutluluğuma daha çok izin verseydim..

Şaşırtıcı bir şekilde, insanların dile getirdiği pişmanlıklardan birisi de bu. Ölüm gelene kadar çoğu mutluluğun bir seçim olduğunu fark etmiyordu. Eski davranış biçimlerine ve kalıplara sıkışıp kalmış oluyorlardı. Değişim korkusu hem etrafındakilerine hem de kendilerine “mutluymuş gibi” davranmalarına sebep oluyordu. Ama içlerinde gerçekten gülebilmenin ve aptallıklar da yapabilmenin özlemi vardı

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Düz Bir Karın İçin Zencefil, Salatalık ve Naneli Limonata

Düz Bir Karın İçin Zencefil, Salatalık ve Naneli Limonata

Düz bir karına sahip olmak pek çoğumuzun amacıdır. Bazen, bu bölgedeki fazladan yağlanmanın nedeni karındaki şişkinlik olabilir – ödem, sanki “birkaç kilo almışsınız” gibi görünmenize yol açar. Zencefil, limon, nane ve salatalıktan oluşan bu basit ve lezzetli içecekle bu etkiyi kolayca azaltabilirsiniz.

Düz Bir Karın İçin Limon, Nane, Zencefil ve Salatalık

Bazen karnınızın şiştiğini, kaslarınızın esnekliğini yitirdiğini ve gevşediklerini hissedersiniz. Ne kadar zayıf olursanız olun şişkinlik oradadır ve ondan kurtulmak, karnınızın düzleşmesini sağlamak için ne yapacağınızı bilemezsiniz. Unutmayın ki kadınlarda, bu bölgede yağ toplanması normaldir. Bunlar, genellikle egzersize karşı dirençli olan yağ depolarıdır.

Eminiz başınıza gelmiştir, sabahları düz görünen karnınız gün içinde giderek şişer, özellikle yemeklerden sonra iyice büyük hale gelir. Peki bu neden olur? En büyük neden hareketsiz bir yaşam biçimi sürmektir. Bunun dışında yediklerinizin de etkisi büyüktür. Gazlı içecekler, marul ya da bakliyatlar gibi bazı yiyecekler şişkinliğe neden olur.

Bu limonata, sadece karnınızdaki şişkinliği azaltmakla kalmaz, vücudunuzun bu zorlu bölgesinden kilo vermenizi de sağlar. Nasıl olduğunu açıklayacağız:

1. Limonlimon2

Bu asitli meyve, yiyeceklerin daha kolay bölünmesini ve besinlerin rahatça emilmesini sağlayarak sindirime yardımcı olan askorbik asit içerir. Ayrıca, içerdiği pepsin de yağ yakımını hızlandırarak proteinlerden daha fazla yararlanmanıza yardımcı olur. Bir başka deyişle, limonda bulunan asit beslenmenize olumlu etki yapacaktır. Limon, sizi tatmin eder, gazı önler ve yağ yakar. Metabolizmayı uyarmak için birebirdir.

2. Zencefilzencefil-4

Zencefille kilo vermek mi? Evet, bu mümkün. Zencefil, çok iyi bir iltihap sökücüdür ve gingerol denilen harika bir madde içerir. Bu madde, bağırsakları ve karnı etkinleştirir, sindirime yardımcı olur, gazı ve ödemi önler, ayrıca yağ yakımını hızlandırır. Zencefili burada sözünü ettiğimiz diğer malzemelerle birleştirdiğinizde, düz bir karna kavuşmak için ideal çözümü bulmuş olacaksınız.

3. NaneNane

Nane, sindiriminiz için en yararlı bitkilerden birisidir. Gazı önler, mide asidini engeller, besinlerin emilimine yardım eder, iyi bir iltihap sökücüdür, sizi rahatlatır ve mide bulantısını geçirir. Kendi başına ya da yemeklerinizin yanında tüketebileceğiniz nane, tek kelimeyle harikadır.

4. Salatalık

Yumuşak, hafif, sindirimi kolay ve çok iyi bir iltihap sökücü. Ayrıca cildinizi beslemek ve göz altı torbalarını geçirmek için kullanabilirsiniz. Salatalığın, vücudunuza nasıl da faydalı olduğunu görüyorsunuz. Bunların yanı sıra, salatalığın sıvıların vücuttan atılmasını kolaylaştıran iyi bir idrar söktürücü olduğunu ve sistit ve nefrit gibi karnınızda şişkinliğe yol açabilecek rahatsızlıkları tedavi etmeye yardımcı olduğunu da unutmamak gerekir.

Zencefil, Salatalık, Naneli Limonatanın Hazırlanışızencefilli-içecek

Limonatayı yapmak için gerekenler

  • 2 Litre su
  • 1 limon
  • 1 orta boy salatalık
  • 2 yemek kaşığı rendelenmiş zencefil
  • 10 adet nane yaprağı

Hazırlanışı

  • Çok basit. Yapmanız gereken ilk şey naneyi kaynatmak. 10 adet nane yaprağını yarım litre suyun içinde kaynatın ve 5 dakika demleyin. Hazır olunca, bir kenarda bekletin.
  • Şimdi, limon suyuna ihtiyacınız olacak. Limonun kabuğundan üç parça rendeleyin, sonra da limonun suyunu sıkın.
  • Üçüncü aşama salatalığı soymak ve ezmek. Sonra, limon suyu ve demlenmiş naneyle karıştırın.
  • Kalan bir buçuk litre içme suyunu da salatalık, limon suyu ve nane çayı karışımına ekleyin, rendelenmiş zencefili, limon kabuklarını ve dilerseniz birkaç nane yaprağını da karıştırın.

Zencefil, Nane, Salatalık Limonatasını Nasıl İçmelisiniz

Elde ettiğiniz iki litre limonatayı gün boyunca içebilirsiniz. Özellikle, ana yemeklerden; yani kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeğinden sonra içmeniz önemli ama gün boyunca içebilirsiniz.

Bu lezzetli ve ferahlatıcı limonatayı, dengeli ve düşük yağlı bir beslenme ve düzenli egzersizle birleştirdiğinizde hedeflediğiniz düz karına kolayca kavuşabilirsiniz. Bu limonatayı mutlaka deneyin!

kaynak: sağlığa bir adım

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

31 TEMMUZ 2015 KOVA BURCUNDA DOLUNAY…Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!

11822352_1117235514973175_1890978861361846968_n[1]

Herkese merhaba ve sevgiler. Öncelikle geçmiş olsun dilekleriniz için çok teşekkür ederim. İyi dileklerinizle bir an önce kendime tamamen gelmeyi umuyorum. Ateş elementine sahip biri olarak hasta olmayı hiç sevmiyorum. Hele ilaç kullanmaktan hoşlanmıyorum. Bundan 3 sene önce zatürre olduğumda ilaç kullanmayı reddetmiştim. Ateş , öksürük geçmemişti. Yatakta yatarken birden ayağa kalkmış ” ben beni iyileştiririm ” diyerek evde ne kadar mum varsa yakmış ortasına oturarak meditasyon ve nefes egzersizi yapmıştım. Ateş enerjisi ile bir olarak kendi kendime şifa çalışması yapmıştım. Ertesi gün de hiç bir şey olmamış gibi çok yüksek bir enerji ile hastalığımdan kurtularak kalkmıştım. İçden gelen bir şeyle yapmıştım bunu. Şimdi de şu ana kadar tabii ki bunu yapmadım yarın gece Dolunay enerjisi ile bunu tekrarlayacağım ve bu durumuma bir son vereceğim Allah’ın izni ile. Bakalım başarılı olacak mıyız ?

Evet 31 Temmuz da saat 13:41 de 7 derecede Kova-Aslan aksında bir Dolunay meydana geliyor. Özel bir Dolunay enerjisi gerçekleşecek diyebiliriz. Bu yılki Kova Dolunay’ı aynı zamanda yeryüzüne yakınlığı, normalden % 30 daha parlak ve % 14 daha büyük görünecektir. Dünyamızda hareket , kargaşa ve değişim zamanı . Rahat nefes almamızı sağlamak için oluşacak durumlar hayrımıza . Nereye doğru gidiyoruz diyerek daha objektif ve daha güçlü bir bakış açısına sahip olmamızı sağlayacak. 15 Temmuzdan beri başlayan Yeni ay döngüsü bizi sindirmeye , bir girdap içine girmemize neden oldu. Duygularımız da , günlük hayatımız içinde olumsuzluklar yaşamış olabiliriz. Kova burcundaki Dolunay objektiflik , tarafsızlık ve ferahlık gibi süreçleri getirmekte. Bu dolunay Kova burcunun etkisi ile büyük resmi görmeye , geleceği görmeye yetenekli kişilerin en iyisini iyice belirginleştirecektir. Satürn’ün Ağustos başında Retrosu da sona ererek uzun vadeli sonuçları getirecektir.

Şu an için Dolunay ve Satürn bilinçaltı korkularını yüzeye çıkartarak geleceğinizi sabote etmeye çalışmaktadır. Fakat Kova’nın vizyonerliği ile kendi sisteminizin stratejisini yaparak ” Benim gerçek planım nedir? ” üzerinde durmanızı sağlayacaktır. Satürn’ün önemli etkisi ile küllerinizden yeniden doğmaya çalışacaksınızdır. Burada iradenize sahip çıkmanız çok önemlidir.

Bu Dolunay zamanında Satürn’ün enerjisine katkı da olacak Jüpiter Satürn’e daha çok güç verecektir. Dünya’ya yansıyan enerji bizlerin daha disiplinli ve ciddi olmamızı sağlayacaktır. Dünya üzerinde parlayan ışık işçileri daha da netleşecek ,rehber olacaktır. Yaratım gücümüzü , vizyonerliğimizi arttıracak, sistemimize destek vereceklerdir. Kendi realitimize odaklanmamızı sağlayacaklardır. Kendimizi ifade etmemiz konusunda bizi doğrulayacak ve onaylayacaklardır.

Bu Dolunay da coşku ve yaratıcılık güçlü enerjiler içinde olacaktır. Düşünce ve fikirlerinizde yenilikler ve ani gelişmeler yaşayabilirsiniz. Hayatımızda ani patlamalar olsa da , yıkım yaşasanız da bu sizi daha ileriye doğru atılım yapmanız içindir. Bilinçlerde yeni farkındalıklar ve büyümeler yaşamanız olasıdır. Hayatınızdaki parlak fikir ve buluşlar standartlarınızı yükselttiği gibi , ilişkilerinizde yeni adımlar yaşayacaksınızdır. Bu zaman gerçeklerin zamanıdır. sizin için doğru olanı seçmeniz önemlidir. Bu Dolunay bu konuda size büyük bir güç vermektedir.

İlişkiler veya kariyerinizde bitişler olabilir. Bazılarınız önemli krizler yaşayacaktır. ama aslında şunu bilmelisiniz ki bu okuldan mezun olma gibi gerçekleşecektir. Her zaman olumlu durumlar yaşanmayabilir. Ruhunuzu kaybetmiş gibi hissedebilirsiniz. Sadece yalnız olmadığınızı bilin yeter. Bir çoğumuz bu süreçte hayatımızı değiştiren olaylar elbet yaşıyoruz. Bu ilerleyen yolunuzda kendinizi tuhaf ve garip hissedebilirsiniz. Diğer zamanlara göre bu değişim çok daha yorucu oluyor ve olmakta evet. Çünkü geçmişi tamamen bırakmaktasınız. Yenilikleri keşfetmeye doğru yola çıkmaktasınız. Bu Dolunay size eski yaşam yolunuzdan ayırarak yeni bir geçiş sağlamaktadır. Yeni bir doğum sürecindesiniz. doğum zamanları çok sancılıdır. Gerçek bir büyüme içindesiniz. Kendinize özellikle daha fazla sevgi ve değer vermeniz içindir bu süreç. Artık başkalarına değil kendinize verme zamanıdır. Seçimlerinizde dengeli olmak zorundasınız. Dolunay zamanı ” Ne benim dengem destekler ? ” diye sorarsanız 28 gün içinde takip edin cevabını alacaksınız. Dengeli , güçlü ve hayat yolunuzda etkili olmanız gerekmektedir. Öncelikle derin bir nefes alarak rahatlayın ve değişikliklere doğru kendinizi akış da bırakın.

Dolunay Kova sayesinde ihtiyaç duydunuz özgürlük ve bağımsızlık duygularınıza ışık getirmektedir. Dolunay ve Ceres çocukluğumuzdan süre gelen sorunlarımıza aydınlatıcı çözümler sunacaktır. Uranüs ise bu Dolunay da ani gelişmeler yaşamamızı sağlayabilir. Geçmişimizle alakalı olarak da beklenmedik durumlarla karşılaştırabilir. Bu Dolunay da korkularımız duygularımızın güçlü enerjisi ile aydınlanabilir. Kozmos özgürlük ihtiyacımız dışında hayat çatışmalarımıza aydınlık sağlayacaktır.

Dolunay Akrep burcundaki Satürn ile gerilimler yaşamamızı sağlayacaktır. Ama bu olan her şey önemli bir değişimin aktif hale bir an önce gelmesi içindir. Ayrıca Satürn Mars ile duygularımız üstünde baskı sağlayabilir. Altta yatan sorunumuz her ne ise bunu dönüştürmeniz için yeni yollara ilerletecektir sizi. Satürn’ün Akrep enerjisi ile birlikte riske girmeniz bir değişime geçmeniz demektir. Farkında olmadan kendinizi çok iyi bir şekilde dönüştürebilirsiniz.

Bu Dolunay aslında yolumuzu yeniden aydınlatmaktadır. Yeni ve umut verici yeni vizyonlar içinde olabilirsiniz. İhtiyacınız her ne ise yeniden yapılanmaktadır. Ve Satürn ile yeniden yapılanma olumlu adımları sağlayabilir.

Dolunay sıkışmış bazı psişik enerjileri şifalandırırken , kendinizi iyileştirmeniz için size destek verecektir. Geleceğinizde yeni oluşumlar olurken , ” haydi artık kendine gel ” diye bağıracaktır. Kova burcundaki bu Dolunay beklemediğimiz bir rüzgar gibi. Karşı karşıya kaldığımız mücadelelerimizde sürpriz gelişmeler yaşayabiliriz. Kozmik alem bir çalar saat misali bizi şaşırtıcı ve sürpriz şekilde uyandıracaktır.

Tüm duygular , hisler Kova sayesinde en açık şekilde açık bir zihinle alınabilir. Düşüncelerinizde radikal değişimler yapabilir , önemli bir yükseliş yaşayabilirsiniz.Özellikle Satürn bizleri dürtecek , toprakla bir olmamızı isteyerek kendimizi şarj etmemizi sağlayacaktır.

Hayatınız da bir çok şeyi organize ederek , kendi gerçekliğinizi algılayarak kendinizi tamamen yukarı teslim edin ve özgürleşin. Bu süreçte kayıplar olabilir madden , fiziken . Bu konu da üzüntüler yaşayabilirsiniz. Ama şunu bilin ki kat kat olumlu dönüşüne de kendinizi hazırlayın Mavi ay dediğimiz bu Dolunay da.

Bu Dolunay’ın sizin için ne ifade ettiğini öğrenmek istiyorsanız eğer , doğum haritanızdaki 7 derece Kovanın bulunduğu evinize bakın. O evin konularını araştırın ve gelecek vizyonlarınızı netleştirin. Egoları ve korkuları tamamen geride bırakın. Kendinize , enerjinize çok güvenin.

Hayatınızda bir devrim mi istiyorsunuz ? Adil ve adaletli olduğunuz sürece Kova burcundaki Dolunay bunu size sağlayacaktır. Evrensel sevgi ve insanlık yeniden var olacak , amaçlarımızda daha fazla tutku , duygu , keyif olacaktır. Kova Dolunay’ı bize ” Yaşa ve Yaşat ” diyecektir. Çevrenizdeki insanlarla güzel bir uyum içinde , eksantrik şeyler yaşayabilirsiniz. Kova Dolunay’ı geleceğinize ışık tutarak uzun vadeli çözümler sunacaktır. Radikal fikirler oluşacaktır. Uzay ile alakalı önemli gelişmeler , teoriler yaşanacaktır. Uzaylılar konusunda gelişmeler olabilir. Bu Dolunay size mükemmel dünyanızı oluşturmanızda yardımcı olacaktır. Spor ile alakalı önemli gelişmeler yaşanabilir. eğer spora başlamak istiyorsanız da bu süreç mükemmel bir zamanlamadır. Aklınıza ve zekanıza mutlaka güvenin. Gökyüzünde önemli bir iktidara sahip olacak bu Dolunay Yeni Dünya düzenini 1 gece de sağlayacaktır. Bu Dolunay sosyal medya konusunda yeni adımlar için çok uygundur.

2012 de başlayıp o yıldan beri devam eden insanlığı uyandırma çağrımız bazılarımız için son dönemdir. Bazılarımız için 2018 yılının Mavi Ay Dolunayın da sona erecektir.

Bu Dolunay zamanı retro yapan Venüs ise, romantik ilişkiler , aşk ve sevgi yolumuzda kalplerimizin derinliklerine inerek karanlıkta kalmakta olan yerimize bir ışık gibi parlatacaktır. Bize kalbimizde kimin olduğunu kavramamız konusunda fırsat verecek ve biz o kişilerin farkında olarak , onlarla yeni bir adım atabileceğiz. Korkuya dayalı seçimler yapmak yerine kalbinize kulak vererek edeceğiniz hareketler size kazandıracaktır. Son bir kaç yıldır çok yanlış kararlar vermiş olabilirsiniz. Acılar çekmiş olabilirsiniz. Bu ilahi bir planın parçası olduğu için gerekliydi bizim için. Ruhlarımız çok büyük bir değişimin eşiğinde şu an . Önümüzdeki bir kaç hafta boyunca huzursuz enerjiler içinde olacaksınız. Sinirsel enerjiniz tavan yapacaktır. Geceleri uyku sorunları olabilir. Statünüzde , hayatınızda önemli değişimler yaşayabilirsiniz. Hiç ummadığınız durumlarla karşılaşabilirsiniz.

Ama şunu bilin ki artık sonsuz olasılıklar zamanı geldi.Arzu ve istekleriniz hayatınızda tezahür etmeye başlayacaktır. En çok istediğiniz şeyler konusunda önemli gelişmeler olacaktır. Endişeden uzak durun çünkü bu sefer yukarısı hazır olmadığınızı düşünecektir. Size önemli şanslar verilecek sizler de seçimlerinizi yapacaksınızdır.

Bu Dolunay da Akrep burcu yükselen de olduğu için ayrıca bu bir kaç hafta Türkiye de sınırlara yakın patlamalar , yıkımlar , depremler gözükebilir. Özellikle depremler denize yakın yerlerde olabilir. Yurt dışı bazı ülkelerle terse düşünebilir.Bizi savaşa sokmak isteyenlerle özellikle. Bazı ünlü kişilerin vefat haberlerini duyabiliriz. Kalabalık yerlerden şu bir kaç hafta uzak durun. Bazı arkadaşlıklarınız, ilişkileriniz bitebilir veya yeni arkadaşlıklara, ilişkilere başlayabilirsiniz. Bu bir olasılıkdır. Bizler içimizdeki ışığımız ve aydınlığımızla bu yaratımı terse çevirebiliriz. Uzun zamandır çocuk sahibi olmak isteyenler için sevindirici gelişmeler yaşanabilir. Çocuklarınızla alakalı önemli adımlar atabilirsiniz.

Aşk’a , evrensel koşulsuz sevgiye hazırlıklı olun. İçinizdeki yaratım enerjisini açığa çıkartın. Önce kendinizi sevin , değer verin. Şansınıza , içinizdeki ışığa güvenin. Gülümseyin her zaman. Hayvanlardan sevginizi , ilginizi esirgemeyin.

Rabbim önce senin sonra sisteminin ve kurduğun bu düzenin ve hiyerarsik sisteminin önünde saygıyla eğiliyorum hepinize teşekkür ediyorum….

Kılavuzun daima yüreğin olsun, omzun üstündeki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol, silenlerden değil!

Güzel bir Dolunay zamanı ile iyi ve mutlu bir gün geçirmeniz dileği ile karanlıkta kalan ışığınız parlasın… Gittiğiniz yerlere mum olun… Sonsuz olun…

Her birinizin eşsiz varlığını sevgiyle selamlıyorum.
Sevgiyle, Sevgimle

Hülya Balıkavlayan facebook sitesinden alınmıştır

Evrenin Yol İşaretleri

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Sevdiklerinize Melek Kolyeleri, Melek Kitap Ayraçları Hediye Edin Onları Sevindirin…

Teşvikiye’de cici mi cici bir sanat galerisi. İçinde Işıl Hanım ve melekleri… İyi niyetini, sıcacık enerjisini, samimiyetini hemen hissediyorsunuz. Sonra başlıyor melek tasarımlı kolyelerini anlatmaya. Hepsi elinin emeği, gözünün nuru. Hiç birini birbirinden ayıramıyor. Her meleğin verdiği mesaj farklı, açtığı kapı farklı, sizi koruduğu alan farklı. Konuşmamızın ortasında içeri gidiyor, bu size gerekli olan melek deyip geri geliyor.

Bakıyorum benim ihtiyacım olan melek neymiş:temmuz ist  2015 076

Baş Melek Mikail (Güven) Mesajı aynen şöyle: En ufak bir korku parçası bile seni Bir’den ayırıyor. Tüm korkularını serbest bırak… Bana havale et ve özgür olduğunu bil…

Vallahi doğru, billahi doğru. Her zaman güvenle ilgili sıkıntım olmuştur. Şimdi ne yapacağımı biliyorum. Baş Melek Mikail’i yardıma çağıracağım. Kitap ayracımı da her gördüğümde içime rahatlık yayılacak…

Siz de kendi meleğinizi, kolyenizi, mesajınızı alın, hatta en güzeli sevdiklerinize de hediye edin. Daha sevgi dolu, daha güvenli, daha mutlu, daha bereketli bir dünyaya adım atalım. Sizin de bunda payınız olsun… (Siparişleriniz için 0536 508 19 73’ten kendisiyle irtibata geçebilirsiniz.)

FullSizeRender IMG_5457

IMG_5458 m9

Sağlıcakla,

Anette İnselberg

Not: Bir kaç cümleyle Işıl Hanım bu işe nasıl başladığını anlatıyor. Buyrun okuyun…

Hiç meleklerin mucizelerine tanık oldunuz mu? Ben oldum. En çok ihtiyacım olduğunda önden bir mesaj yollayarak her zaman yanımda olduklarını hissettirdiler, kimi zaman bir tüy, çoğu zaman çift rakamlarla tüm tüylerimin dikilmesiyle ve içimi kaplayan sıcaklıkla enerjilerini hissettim. Güvendeydim. Korunuyordum. Seviliyordum. Böylelikle onlarla başlayan bir serüvene çıktım. Meleklerin mesajları ve mucizelerini deneyimliyorum. Haydi! Sizler de bu deneyimi benimle paylaşın.

Sevgiler…

Işıl İpekçi

melek 1

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Meyvelerin tarım ilaçlarından temizlenmesi için ne yapmalı nasıl yıkamalıyız?

11811446_10155840495660557_8960966528473259180_n[1]
Yediğiniz sağlıklı meyve ve sebzeler aslında zararlı tarım ilaçlarıyla yüklü olabilir. Yapılan son bir araştırma, bazı ürünlerde 60’tan fazla tarım ilacı kalıntısına rastlandığını ortaya çıkardı. Hangi yiyeceklerin etkilendiğini ve nasıl korunacağınızı öğrenin

Ne yazık ki, çiftçilerin çoğu ekinlerinin ömrünü uzatmak amacıyla tarım ilaçları kullanıyor. Bu kimyasallar, hem ürünlerin uzun mesafelerce taşınabilmesini sağlıyor hem de hayvanlar ve zararlı böceklere karşı koruyor. Bu kimyasallar aynı zamanda size de zararlı. Aşırı miktarda tarım ilacı içeren yiyecekler tüketmek sinir sisteminizi etkileyebilir ve kalp ve karaciğerlerinize büyük ölçüde zarar verebilir. Aşağıdaki listede hangi yiyeceklerin sağlığınızı tehlikeye attığını görebilirsiniz.
En kirli meyve ve sebzeler…
Çilek: Çilek, çoğunlukla tarım ilacı kontrollerinin az yapıldığı ülkelerden ithal edilir. Bakılan çileklerin üzerindeki kalıntılarda 59 kadar tarım ilacı tespit edildi. Çileğin dışındaki çekirdekler çileğin tamamen temizlenmesini zorlaştırır. Çileği mevsiminde tüketin ve yerel olarak yetişen çilekleri tercih edin. Kir ve kimyasalları azaltmak için suyun altında yıkayarak temizlemeden önce çilekleri iki dakika kadar suda bekletin.
Elma: Elma, mantardan böceklere kadar birçok çeşit bitki zararlısını öldürmek için ilaçlanır. Yapılan araştırmalarda, elmaların üzerindeki kalıntılarda 42 değişik tarım ilacına rastlandı. Elmanın özellikle kirli olmasının bir diğer nedeni ise üreticilerin elmaya parlak görünmesi ve uzun yolculuklar sırasında daha uzun süre dayanması için mumlama işlemi uygulamasıdır. Çok parlak olan veya güzel ve taze kokması gerekirken balmumu gibi kokan elmaları almayın.
Ispanak: Yapılan incelemelerde, ıspanakta da 48 kadar tarım ilacına rastlandı. Ispanağa fazladan ilaç uygulanıyor çünkü yapraklar, yumurtalarını yaprağın arkasına bırakan yaprak galeri sineğinin verdiği zararlara karşı özellikle hassastır. Ayrıca, yerde yetişen sebzelere uygulandığında bu ilaçlar toprağın üst kısmına sızarak bitkilere daha çok zarar verebilir. Daha güvenli ve ekonomik bir seçenek olan donmuş ıspanağı tercih edebilirsiniz. Hem daha ucuz hem de dondurma işleminden önce yıkanması ve temizlenmesi ilaç kalıntılarını yüzde 90’a kadar yok edebilir.
Şeftali: Şeftalinin, ilaçları sünger gibi emen tüylü, ince kabuğunda ise 62 kadar tarım ilacı bulundu. Şeftaliyi suya tutup çabucak yıkamak yeterli değildir. Bunun yerine yiyecekleri dezenfekte eden spreylerden kullanın. Artık nelerden kaçınmak gerektiğini biliyorsunuz. İşte en temiz yiyeceklerden bazıları…
Soğan: Soğanın kabuğu ilaçlara karşı bir duvar gibidir ve soğanı korur.
Ne yazık ki, çiftçilerin çoğu ekinlerinin ömrünü uzatmak amacıyla tarım ilaçları kullanıyor. Bu kimyasallar, hem ürünlerin uzun mesafelerce taşınabilmesini sağlıyor hem de hayvanlar ve zararlı böceklere karşı koruyor. Bu kimyasallar aynı zamanda size de zararlı. Aşırı miktarda tarım ilacı içeren yiyecekler tüketmek sinir sisteminizi etkileyebilir ve kalp ve karaciğerlerinize büyük ölçüde zarar verebilir.

Sağlıklı Temizlik Spreyi

Organik meyve ve sebzeler tüketmek, yediklerinizin zirai ilaç içermediğini garantilemek için en güvenli yoldur. Vücut için yararlı olmasına rağmen, yalnızca organik besinler tüketmek biraz pahalıya mal olabilir. Yiyeceklerinizden tarım ilaçlarını temizlemek için bu uygun maliyetli spreyi deneyin. Karışımın içindeki sirke doğal yollardan anti bakteriyel özellik sağlayacak, limon da doğal bir astringent yani sıkılaştırıcı/büzüştürücü etki sağlar. Bu karışım tarım ilaçlarını temizlemede işe yarar.
Malzemeler
– 1 bardak su
-1 bardak damıtılmış beyaz sirke(bulamazsanız ev yapımı doğal üzüm sirkesi veya elma sirkesi)

-1 yemek kaşığı karbonat
-Yarım limon
Hazırlanışı:
Bütün malzemeleri büyük bir kapta karıştırın. Bir sprey şişesine doldurun. Ürünün üzerine spreyi sıkın ve 5 dakika bekletin. Sonra ovalayın ve durulayın.

HANDAN GÖÇENGİL GÜVEN

Kaynak: Sağlıkla kal facebook sayfası mutlaka ziyaret ediniz

Fatoş Pabuççu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Cisimleri Hareket Ettirmek İçin

11745833_10153496531044028_5940899713773373087_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Gülümseyin :)

11781610_1066422900049725_2748468388391253465_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Hayat böyledir.Onu hazır bir şekilde bekleyemezsin; güzelliği bu, anlamı bu. Seni her zaman şaşırtıyor ve sürprizlerle geliyor

11535885_10205619434938056_6519432373802901567_n[1]

Birbirine rakip iki tapınak vardı. Bu tapınakların ustaları -onlar aslında sözde usta olmalılar, gerçek birer rahip olmalılar- birbirine o kadar karşıydı ki, müritlerinden diğer tapınağa bakmamalarını istiyorlardı.
Bu iki rahibin de birer çocuk hizmetçisi vardı. Onların bütün işlerini bu hizmetçiler yürütüyordu. İlk tapınağın rahibi, hizmetçisine “Diğerinin hizmetçisi ile asla konuşma, o insanlar tehlikeli.” dedi.
Ama çocuklar, çocuktur. Yolda karşılaşmışlar ve ilk tapınağın hizmetçisi diğerine sormuş: “Nereye gidiyorsun?”
Diğeri yanıtlamış: “Rüzgar beni nereye götürürse.” Tapınakta söylenen büyük Zen hikayelerini dinlemiş olmalı. “Rüzgar beni nereye götürürse.” diyor. Harika bir cümle!
Saf Tao.
Ancak ilk çocuk çok utanmış, bozulmuştu ve verecek bir yanıt bulamamıştı. Öfkelenmişti ve suçluluk duygusu içindeydi. “Ustam, bu insanlarla konuşmamamı söylemişti. Bu insanlar gerçekten tehlikeli. Bu ne biçim bir yanıt? Beni aşağıladı.”
Ustasına gitmiş ve olanları anlatmış: “Onunla konuştuğum için çok özür dilerim.
Haklıymışsınız, o insanlar gerçekten çok garip. Bu ne biçim bir yanıt? Ona nereye gidiyorsun diye sordum. Basit, resmi bir soru. Onun tıpkı benim gibi pazara gittiğini biliyordum. Ama o bana, ‘rüzgar beni nereye götürürse’ dedi.”
Usta konuşmuş: “Seni uyarmıştım ama dinlemedin. Şimdi bak; yarın aynı yerde dur. O geldiği zaman, ‘Nereye gidiyorsun?’ diye sor. Sana, ‘Rüzgar beni nereye
götürürse.’ diyecek. O zaman senin de biraz daha felsefi olman gerekir. Yani,
‘Ayakların yok mu?’ dersin. Çünkü ruh bedensizdir ve rüzgar ruhu hiçbir yere
götüremez. Buna ne dersin?” demiş.
Çocuk tamamen hazır olmak istiyordu. Bütün gece mizanseni kafasında tekrarladı. Ertesi sabah erkenden oraya gitti ve o noktada beklemeye başladı. Diğer çocuk tam vaktinde geldi. Çok mutluydu. Şimdi ona gerçek felsefenin ne olduğunu gösterecekti:
“Nereye gidiyorsun?” diye sordu ve bekledi.
Ancak diğer oğlan: “Pazardan taze sebze alacağım” dedi.
Şimdi öğrendiği o felsefeyi ne yapacaktı?

Hayat böyledir. Onun için hazırlık yapamazsın. Onu hazır bir şekilde bekleyemezsin; güzelliği bu, anlamı bu. Seni her zaman şaşırtıyor ve sürprizlerle geliyor. Eğer gözlerin varsa, her anın sürprizle dolu olduğunu ve hiçbir önceden hazırlanmış yanıtın uygulanabilir olmadığını görürsün. ..