Günde Bir Bardak İçinde Ne Kalp Kalıyor Ne Şeker…

11667428_880169402050062_6418020143169551752_n[1]

 

ABD Tarım Bakanlığı, kalp hastalıkları, felç ve diyabet riskini düşüren bir içeceği ortaya çıkardı.

Günde iki bardak kızılcık suyunun içilmesi inme veya kalp hastalığı riskini düşürdüğü ortaya çıktı. ABD Tarım Bakanlığı’nın yaptığı son araştırmada 56 katılımcıya kontrollü diyetler uygulandı. 28 kişiye günde iki bardak kızılcık suyu içirildi, 28 kişiye de normal beslenme önerildi.

Daily Mail’deki habere göre, sekiz hafta sonrasında katılımcıların kan basıncı, kan şekeri ve kan lipitleri değerleri ölçüldü. Buna göre kızılcık suyu içenlerin değerleri olumlu çıktı.

Uzmanlar, kızılcığın içinde bulunan polifenollerin çok güçlü antioksidanlar olduğunu söylerken, “Kızılcık bu açıdan çok zengin. Onda elma, yaban mersini, üzüm ya da kirazdan daha fazla polifenol var” açıklamasını yaptı.

KIZILCIK SUYU NASIL YAPILIR?

Malzemeler;

1 kg Kızılcık
2 buçuk lt. su
1.5 su bardağı şeker

Kızılcık suyu tarifi;

Kızılcıkları yıkayıp tencereye alın.
Üzerine sıcak suyu ekleyip kaynamaya bırakın
Kaynamaya başladıktan itibaren 15 dakika daha kaynatıp altını kapatın.
Sık bir süzek veya tülbentten süzün. Şekerini ilave edip karıştırın.
Oda sıcaklığına gelene kadar dışarda bekletip, soğuması için buzdolabına kaldırın.
Afiyet şifa olsun.

NOT: Eğer konsantre şerbet yapmak isterseniz, süzdükten sonra şekerini atıp, cıvık pekmez kıvamına gelene kadar kaynatın. Kavanozlara koyup ters çevirin.

kaynak: facebook sağlık olsun sayfası

Bedenimiz işte harika makinemiz…

11034909_867197580040761_7191440676685117538_n[1]
Biz hayatımızdaki kullandığımız araçlar arızalanınca
insanlarla ilişkilerimiz bozulunca,
yaşamın bize verdiği mesajları hala anlamadıkça…
Yaşam, son çare olarak mükemmel bir makinemiz olan bedenimizle hayatımızdaki sorunları göstermeye çalışıyor…
Ancak hastalanınca duruyoruz… Bana ne oluyor böyle diyoruz…
Neden hasta olunca farkına varıyoruz? Çünkü yaşamla ilişkimiz bir şekilde kesiliyor…
İşimize gidemiyoruz veya ağrılar içinde dolaşıyoruz hayattan#keyifalamıyoruz…
“Evet, yaa, bu işim beni çok strese sokuyordu, sonunda hasta etti beni” diyorsunuz…
Yaşamın size söylediklerini dinlemek için illa hasta olmayı mı bekliyorsunuz…
Kanser olduğunuz zaman mı en nefret ettiğiniz kişiyi affedeceksiniz…
Öleceğinizi bilirseniz mi yapmak istediğiniz şeyler için kendinize zaman ayıracaksınız, kızmayı, söylenmeyi bırakacaksınız…
Hastalıklar sizin düşüncelerinizle yaşamınızda yaratmış olduğunuz sıkıntıların sonuçları ve bu düşünceler sahip olduğunuz yaşam alanlarınızı#güçlü bir şekilde etkiliyor…
Öncelikle şunu da belirtmek isterim, yaşamımızdaki bu nedenleri görmemek için kendimize bahanelerde uydururuz…
Soğuk bir şeyler içtim bu yüzden boğazım ağrıyor…
Acılı yedim bu yüzden midem ağrıyor vs…
Daha önce neden soğuk içtiğinizde veya acı yediğinizde bu ağrılar yoktu…
Kendinize ‪#‎dürüst‬ olun ve yaşamın size verdiği bu ipuçlarını kullanın…
Sonuçta sadece kazançlı çıkarsınız…
Aşağıda hastalıkların zihinsel nedenleri ile ilgili birkaç örnek vermek istiyorum…
Hastalıkları kalıcı bir biçimde ortadan kaldırabilmek için
bu hastalığa neden olan düşünce kalıbınızı iyileştirmeniz gerekir…
Aşağıda hastalıkların nedeni, yerine koymanız gereken olumlu düşünce şekli yer alacak…
Eğer bu hastalıklara sahipseniz lütfen bunu yapın…
Devamlı onaylamaları tekrar edin…
İyileşmenin ne kadar hızlı olduğunu,
olumlu düşünce şeklinizin de hayatınızdaki diğer problemleri nasıl hallettiğini,
ilaç tedavinize de nasıl destek olacağını göreceksiniz.
Başınız ağrıyorsa; Kendinizi hangi konuda ‪#‎yargılıyorsunuz‬ sorusunun cevabını bulun…
Kendini ‪#‎eleştirme‬, değersiz görme ile ilgilidir…
‪#‎Migren‬ türü ağrılar ise mükemmeliyetçi olan ve bu yüzden kendilerine çok baskı yapan kişiler tarafından yaratılır…
Migrende yoğun olarak bastırılmış kızgınlık vardır…
Onaylaması; Kendimi çok seviyor ve onaylıyorum, kendimi affediyorum… Emin ellerdeyim…
‪#‎Sinüs‬ ağrıları; Burunun çok yakınında hissedilir.
Hayatınızda size çok yakın olan birisinden duyduğunuz rahatsızlığı gösterir,
o kişi tarafından ezildiğinizi hissediyor olabilirsiniz…
Onaylaması; Hayatın bütünüyle birim.
Huzur, uyum ve ‪#‎dengenin‬ her zaman içimi kapladığını ve beni kuşattığını ilan ediyorum.
Her şey yolunda. Ben kendi gücüme sahip çıkıyorum.
‪#‎Boyun‬ ağrıları, tutulma; Düşüncelerimizde esnek olma,
sorunun öteki yüzünü görme,
başka bir kişinin bakış açısını anlamayı temsil eder.
İnatçılığı ve hep haklı çıkma isteğini bırakmak gerekir.
Olumlaması; Hayatla barış halindeyim, rahatım.
Bir meselenin her yönünü esneklikle ve kolaylıkla görüyorum.
Başka bakış açılarını da sevgiyle algılıyorum, güvendeyim.
‪#‎Boğaz‬; Kendimizi doğru bir şekilde ifade edemiyoruz, “istediğim şeyi söyleyemiyorum…” düşünce kalıbını içerir.
Kendimizi ifade etme korkumuzu, hakkımızı aramaktan çekinme korkumuzu, “ben buyum” deme cesaretimizin olmayışını gösterir.
Kızgınlık boğaz ağrılarının nedeni.
Eğer soğuk algınlığı da varsa zihinsel karışıklık yaşıyoruzdur…
Larenjit konuşamayacak kadar öfkeli olduğumuzu gösterir.
Yaratıcılığımız engellendiğinde boğazla ilgili sorunlar olur.
Hayatlarını başkaları için yaşayan anne/ baba/çocuk/eş/sevgili/patron vs.
kendi istediklerini hiç yapamayan birçok insan
‪#‎BADEMCİK‬ ve ‪#‎TİROİD‬ sorunları yaşarlar… Engellenmiş yaratıcılığın sonucudur.
Ayrıca boğazdaki enerji merkezimiz bedende değişimin olduğu yerdir…
Değişime karşı koyduğumuzda, değişmeye çalıştığımızda genellikle boğazımızda sorun yaşarız…
Öksürdüğünüzde ya da biri öksürdüğünde dikkat edin… Ne konuşuluyordu?
Neye tepki gösteriyoruz? Direnç ve inatçılık mı yoksa değişim süreci içinde misiniz?
Öksürdüğünüz an elinizle boğazınızı tutun “değişmeye hazırım” “değişiyorum” deyin…
Olumlama; Düşündüklerimi, isteklerimi, hissettiklerimi rahatlıkla ve özgürce ifade ediyorum.
Yaratıcıyım, sevgiyle konuşuyorum.
Değişmeye hazırım. Kendim olmakta özgürüm. Emin ellerdeyim.
‪#‎Sırt‬; Destek sistemimizi temsil eder.
Sırt ile ilgili sorunlar genellikle yeterince destek görmediğimizin ifadesidir.
Yalnızca bizi işimizin, ailemizin, eşimizin desteklediğini düşünürüz.
Bu yanlış bir inanış şeklidir… Gerçeği ise, evren ve hayat bizi destekler.
Onaylama; Hayatın her zaman beni desteklediğini biliyorum ve kabul ediyorum…
Üst sırt ağrıları; Duygusal destekten yoksunluk… “Eşim, ailem vs beni anlamıyor ve desteklemiyor.”
Onaylama; Kendimi seviyor, beğeniyor ve onaylıyorum. Hayat beni seviyor ve destekliyor.
Orta kısım; Suçluluk duygusuyla ilgili… Geçmişimizde arkamızda kalan bir şey.
Sırtınızdan bıçaklandığınızı mı düşünüyorsunuz,
arkanızda ne bıraktığınızı görmekten mi korkuyorsunuz
ya da arkada bıraktığınız bir şeyi mi gizliyorsunuz?
Onaylama; Geçmişi geride bırakıyorum.
Geçmişin geleceğim üzerimde hiçbir etkisi yok.
Yüreğimde sevgiyle ilerlemek için özgürüm…
Alt bölüm ise; Bitip tükendiğini hissetme, ekonomik sorunlarla bir çıkmaz içinde olma, ekonomik endişelerin ifadesidir…
Parasızlık ya da parasal korkular bu bölümle ilgilidir…
Onaylama; Yaşam sürecine güveniyorum. Gereksindiğim her şey daima sağlanacaktır. Emin ellerdeyim.
Sinir Bozukluğu; Sinirler İletişimi temsil eder.
Benmerkezcilik (sadece kendini düşünme). İletişim kanallarını kapatma
Onaylama; Yüreğimi açıyor ve sadece sevgi dolu iletişim biçimleri yaratıyorum.
Güvenlik içindeyim ve iyiyim. Rahatça ve keyifli iletişim kuruyorum.
Akciğerler; Hayatı içine alma kapasitesini temsil eder.
Akciğer rahatsızlıkları, zatürree nedeni;
depresyon, keder, hayatı içine almaktan korkma,
kendinde hayatı dolu dolu yaşama hakkını görmeme…
Hayatı reddediş…
Olumlama; Hayatı kusursuz bir dengeyle içime alıyorum.
Hayatın bütünlüğünü içime alma kapasitesine sahibim.
Hayatı sevgiyle ve dopdolu yaşıyorum.
Kalp; Sevgi ve güvenlik merkezini temsil eder.
Kendimizi sevgi ve sevinçten yoksun bırakma…
Çoktan beri süren duygusal sorunlar.
Kendini yalnız ve panikte hissetme.
“Ben yeterince iyi değilim, yeterli değilim, asla başaramayacağım” inancı ile yaşayanlar kalp hastası olurlar.
Onaylama; Kalbim sevgi ritminde vuruyor.
Neşe ve sevinci kalp merkezime geri getiriyorum.
Herkese sevgi gösteriyorum.
Sevinç içinde yaşıyorum. Sevincin, zihnimden, bedenimden ve deneyimlerinden akmasına sevgiyle izin veriyorum.
Tüm hayatla birim ve ‪#‎evren‬ beni bütünüyle destekliyor. Her şey yolunda.
Yüksek Tansiyon; Çoktan beri süren, çözülmemiş ‪#‎duygusal‬ sorun.
Onaylama; Geçmişi sevgiyle geride bırakıyorum. Huzur içindeyim.
Düşük Tansiyon; Çocukken yeterince sevgi görmemiş olma.
“Ne anlamı var ki?”
“Nasıl olsa işe yaramayacak” yaklaşımı içinde yaşama.
Onaylama; Artık daima sevinçli olan ‪#‎ŞİMDİ‬ de yaşamayı seçiyorum.
Hayatım bir sevinç kaynağıdır.
Mide; Besinleri taşır. Tüm yeni düşünce ve deneyimlerimizi sindirir…
Bu hayatta hazmedemediğiniz, kabul etmediğiniz nedir?
Yeniliklere kolaylıkla adapte olamıyoruzdur.
Mide bulantısı; Bir fikri ya da deneyimi reddetme…
Ekşimesi; Korku, korku… Sıkıştırıcı korku…
Gastrit; Büyük korku, dehşet… Yeniden korkma, yeniyi özümseyememe…
Ülser; Yeterince iyi olmadığına inanma. Kendini sevmeyi reddetme.
Birilerini hoşnut etmeye çalışma.
Olumlama; Hayatı rahatça sindiriyor ve özümsüyorum. Güvendeyim, yaşam sürecinin bana yalnızca iyi şeyler getireceğine inanıyorum. Hayat benimle anlaşma ve uyum içinde. Her gün, her an yeniyi özümsüyorum. Kendimle barış içindeyim. Kendimi seviyor beğeniyor ve onaylıyorum.
Bacaklar; İleriye doğru atılan adımlar. Adım atmaktan korkma,
bir şeyleri yapmak istemediğimiz zaman bacaklarımızda sorunlar çıkar.
Gelecekten korkma.
Olumlama; Hayat benim için var.
Geleceğimde her şeyin iyi olduğunu bilerek güven ve neşeyle ilerliyorum.
Dizler; Boyun gibi esneklikle ilgilidir.
Taviz verme, gurur, ego ve inatçılığı ifade eder.
İleri doğru adım atarken taviz vermekten korkar, katılaşırız.
Bu eklem yerlerini sertleştirir.
İlerlemek isteriz ama değişmek istemeyiz.
Bu yüzden dizin iyileşmesi uzun süre ego devrededir.
Huzurlu olmak için esnek olmalı, takılıp kalmamalıyız…
Olumlama; Ben esnek ve akıcıyım…
Şefkat ve merhamet, bağışlama ve anlayış içindeyim.
Kolaylıkla eğiliyor ve akıyorum.
Kazalar; Kızgınlık ifadesidir.
Birikmiş öfke, otoriteye karşı çıkma arzusu.
O kadar kızgınız ki birisine vurmak isteriz ama birisi bize vurur(çarpar). Şiddete inanma…
Onaylama; Bu durumu yaratan düşünce kalıbımı terk ediyorum.
Barış halindeyim, ben değerliyim.
Kanser; Derin bir biçimde incinme, yaralanma.
Uzun zamandır süren kızgınlık.
İnsanı yavaş yavaş yiyip bitiren derin bir sır ya da üzüntü.
Nefretleri taşıma.
Olumlama; Tüm geçmişi sevgiyle bağışlıyor ve serbest bırakıyorum.
Dünyamı sevinçle doldurmayı seçiyorum.
Kendimi seviyor ve onaylıyorum.
alıntı

Türkiye’de Mutlaka En Az Bir Kere Ziyaret Etmeniz Gereken 55 Mekan

Doğal güzellikleri ve farklı tatil mekanlarını uzakta aramaya gerek yok. Binlerce yıl mazisi olan, birçok devre, imparatorluğa ve uygarlığa ev sahipliği yapmış Anadolu; tarihi kalıntıları ve eşsiz doğal güzellikleriyle gezilmesi ve görülmesi gereken inanılmaz mekanlar sunuyor hepimize.

1. Sultan Ahmet Cami-İstanbul

Sultan Ahmet Cami-İstanbul

 

Osmanlı Padişahı I. Ahmet tarafından yaptırılmıştır. Cami mavi, yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezendiği için ve yarım kubbeleri ile büyük kubbesinin içi de yine mavi ağırlıklı kalem işleri ile süslendiği için yabancılar tarafından Blue Mosque yani Mavi Cami olarak da bilinmektedir.

2. Halfeti-Şanlıurfa

Halfeti-Şanlıurfa

Fırat nehrinin altında kalan taş mimarisiyle Saklı Cennet ve Kayıp Kent olarak da bilinen Halfeti doğal güzelliği ile gözde turizm yerlerinden biri…

3. Amasra-Bartın

Amasra-Bartın

Doğal yapısı ile hem deniz hem de bir orman kenti olan Amasra, yorucu geçen bir yılın ardından kafa dinlemek için tatil yapılası eşsiz bir yer.

4. Asarkale-Samsun

Asarkale-Samsun

Helenistik Çağdaki yerleşim yerlerinden biri olan Asarkale Kaya Mezarlarının eşsiz örneklerinden birini sunmakta…

5. Zeugma-Gaziantep

Zeugma-Gaziantep

Büyük İskender zamanında Antep’ in Nizip ilçesinde kurulmuş olan antik kent Roma döneminden kalan mozaikleri ile dünyaca ünlüdür.

6. Kapadokya

Kapadokya

Bölge 60 milyon yıl önce volkanik dağların püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların, rüzgar ve yağmurların aşındırması sonucu ortaya çıkmış muhteşem bir doğal güzelliktir.

7. Ani Harabeleri-Kars

Ani Harabeleri-Kars

Ermeni, Bizans ve İslam Mimarisinin örneklerini barındıran karma bir ören yeri, mutlaka görülmeli…

8. Çatalhöyük-Konya

Çatalhöyük-Konya

Günümüzden 9 bin yıl önce Neolitik ve Kalkolitik Çağın önemli yerleşim yerlerinden biri olan Çatalhöyük 2012 yılında Unesco Dünya Miras Listesine dahil edilmiştir.

9. Ayasofya-İstanbul

Ayasofya-İstanbul

Ne denilebilir ki? Günümüzde müze, Osmanlı döneminde cami daha öncesinde ise bir Ortodoks Kilisesi olarak kullanılan tarihi yapı dünyanın 8. harikası olmaya aday güzellikte…

10. Aspendos-Antalya

Aspendos-Antalya

Amfi tiyatrosuyla meşhur antik kent…Romalılar tarafından inşa edilen kent zamanında önemli bir ticaret yolu üzerinde olduğu için her çağda ele geçirilmek istenen kentler arasında yer almıştır.

11. Uzungöl-Trabzon

Uzungöl-Trabzon

Sık orman yapısı ve oluşumu itibariyle doğal güzelliğe sahip olan göl ziyaretçilerini huzurun derinliklerine sürüklemekte…

12. Mevlana Müzesi-Konya

Mevlana Müzesi-Konya

Mevleviliğin öncüsü olan o yüce insanın dergahı, Mevlana Türbesi olarak da bilinen yapı, gezdiğinizde maneviyatınızı on kat artıracak güce sahip…

13. Astım Mağarası-Mersin

Astım Mağarası-Mersin

Astım hastalarına iyi geldiğine inanılan oldukça derin, doğal sarkıt ve dikitlerin yer aldığı muhteşem bir mağara…

14. Çanakkale Şehitler Anıtı

Çanakkale Şehitler Anıtı

Gelibolu yarımadasında yer alan, 1. Dünya Savaşı sırasında hayatını kaybeden 253 bin Türk askerinin anısına yaptırılan anıt. Haklarını ödeyemeyiz, ruhları şad olsun…

15. Eğirdir Gölü-Isparta

Eğirdir Gölü-Isparta

Göller yöresinin en büyük doğal zenginliklerinin başında gelmekte olan Eğirdir Gölü, ekonomik açıdan ülkemiz için oldukça faydalı ve eşsiz görünümüyle görülmesi gereken turistik bir mekan…

16. Hattuşaş-Çorum

Hattuşaş-Çorum

Hitit İmparatorluğunun başkenti…

17. Hasankeyf-Batman

Hasankeyf-Batman

Zamanında önce Artukluların daha sonra Eyyubilerin elinde bulunan kent önemli ticaret ve ekonomi merkezlerinden biriymiş…

18. Efes-İzmir

Efes-İzmir

Kuruluşu Cilalı Taş Devrine kadar dayanan Efes, tarihin önemli antik Yunan kentlerinden biri…Efes’ te gezerken kendinizi çok eski dönemlerde yaşayan bir Romalı olarak hissedebilirsiniz…

19. Balıklıgöl-Şanlıurfa

Balıklıgöl-Şanlıurfa

İbrahim Peygamberin ateşe atıldığında düştüğü yer olarak da bilinen göl, kutsal balıkları ve çevresinde yer alan tarihi eserler ile Urfa’ nın en çok dikkat çeken yerlerindendir.

20. Pamukkale-Denizli

Pamukkale-Denizli

Unesco tarafından Dünya Mirası Listesinde yer alan Pamukkale, travertenleri ile görsel bir şölen olmasının yanı sıra; kalp rahatsızlıkları, romatizma, göz ve deri rahatsızlıklarına da iyi gelmesiyle bilinen bir şifa cennetidir.

21. Kız Kalesi-Mersin

Kız Kalesi-Mersin

Kısa süren bir tekne turunun ardından kalenin içinde yapacağınız keşifle kendinizi oranın hakimi sayabilir; tarihte uzun bir yolculuğa çıkabilirsiniz…

22. Dolmabahçe Sarayı-İstanbul

Dolmabahçe Sarayı-İstanbul

Batı ve Doğu mimarisinin özelliklerini bir arada bulunduran, Barok stiline sahip saray Osmanlı Döneminde Sultan I. Abdülmecit tarafından yaptırılmıştır. İstanbul ziyaretlerinde Atatürk’ ün ikametgah olarak kullandığı saray aynı zamanda kendisinin vefat ettiği mekandır.

23. Anıtkabir-Ankara

Anıtkabir-Ankara

Türkiye Cumhuriyeti’ nin kurucusu ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ ün Ankara Anıttepe’ de bulunan anıt mezarıdır. Mutlaka gezilmesi, özellikle gençlerimizin görmesi gereken, maneviyatı yüksek mekanlardan biri…

24. Düden Şelalesi-Antalya

Düden Şelalesi-Antalya

Gezerken keyfinizi yerine getirecek büyülü bir mekan…

25. Kızkumu-Muğla

Kızkumu-Muğla

Denizin üstünde yürümek ister misiniz? Cevabınız evetse Kızkumu Plajı size farklı bir deneyim sunmaya hazır muazzam bir yer…

26. Şirince-İzmir

Şirince-İzmir

Maya takvimine göre 21 Aralık 2012′ de kopacak olan kıyametten etkilenmeyecek güvenli bölge olarak gündeme gelen Şirince kasabası sadeliği seven huzur arayanların adresi…Aynı zamanda Matematik sevenlerin kesinlikle uğraması gereken Matematik Köyüne de ev sahipliği yapmaktadır.

27. Topkapı Sarayı-İstanbul

Topkapı Sarayı-İstanbul

 

Osmanlı İmparatorluğunun yaklaşık 400 yıl boyunca idari merkezi olan ve birçok önemli eserin içinde sergilendiği saray, yerli yabancı tüm turistlerin ilgisini çeken muhteşem bir tarihi yapı…

28. Karagöl-Artvin

Karagöl-Artvin

Fotoğrafta görünen kayığa binip göl üzerinde huzurun derinliklerine inmeye ne dersiniz? Karagöl sizleri bekliyor…

29. Safranbolu Evleri-Karabük

Safranbolu Evleri-Karabük

Osmanlı kent dokusunun günümüze kadar korunduğu, Unesco Dünya Mirası Listesinde yer alan bir başka tarihi güzelliğimiz…

30. Kaunos Kral Mezarları-Muğla

Kaunos Kral Mezarları-Muğla

Dalyan ilçesi içinde yer alan kralların değerli eşyalarıyla birlikte gömüldüğü mezarlar…

31. Boğaziçi Köprüsü-İstanbul

Boğaziçi Köprüsü-İstanbul

 

Birinci Köprü olarak da bilinen, Karadeniz ile Marmara Denizini birbirine bağlayan İstanbul Boğazı üzerinde yer alan iki asma köprüden biridir. Sunduğu eşsiz manzarası İstanbul‘ un dünya kentleri içinde yer almasını sağlayan nedenlerden sadece biri…

32. Anzer Yaylası-Rize

Anzer Yaylası-Rize

Her bir yaylası olay olan Rize’ nin dünyaca ünlü balına da ismini vermiş Anzer Yaylası: cennetten bir kare…

33. İztuzu Plajı-Muğla

İztuzu Plajı-Muğla

Caretta Caretta kaplumbağalarının yaşam alanı olduğundan Kaplumbağa Plajı olarak da bilinen plaj; doğallığı ve temizliği ile dünya çapında birçok ödül almıştır ve turistler tarafından yoğun ilgi görmektedir.

34. Noel Baba Kilisesi-Antalya

Noel Baba Kilisesi-Antalya

Demre’ de bulunan, Noel Baba olduğuna inanılan Aziz Nicholaos’ un ölümü ile yapılan kilisedir.

35. İshak Paşa Sarayı- Ağrı

İshak Paşa Sarayı- Ağrı

Osmanlı mimarisinden günümüze kalan, 116 odalı saraydır.

36. Nemrut Dağı-Adıyaman

Nemrut Dağı-Adıyaman

Unesco Dünya Mirası Listesinde yer alan, önemli tarihi eserlerimizden biri…Kommagene Kralı Theos’ un heykelinin yanı sıra Yunan ve Pers tanrısının heykelleri ile bir kartal başı heykeli de dağın eteklerinde bulunmaktadır…

37. Abant Gölü-Bolu

Abant Gölü-Bolu

Çevresinde yer alan zengin bitki örtüsü ve gür ormanların yanı sıra; kıyısında yer alan beyaz ve sarı nilüferlerle harika bir görüntü çizen göl, mutluluğu doğada arayanların adresi…

38. Sümela Manastırı-Trabzon

Sümela Manastırı-Trabzon

Maçka ilçesinin Altındere Köyü sınırları içerisinde yer alan Manastır sarp bir kayalık üzerine kurulmuş olması sebebiyle dikkat çekici bir görünüme sahiptir. Halk arasında Meryem Ana adı ile anılır.

39. Midyat-Mardin

Midyat-Mardin

Dinlerin ve dillerin buluşma noktası…Birçok uygarlığa ev sahipliği yapan kent görülmeye değer nitelikte…

40. Yerebatan Sarnıcı-İstanbul

Yerebatan Sarnıcı-İstanbul

İstanbul‘daki en büyük kapalı sarnıçtır. Müze olmanın yanı sıra ulusal ve uluslararası birçok etkinliğe ev sahipliği yapmaktadır.

41. Bodrum Kalesi-Muğla

Bodrum Kalesi-Muğla

Bodrum‘ un simgesi haline gelmiş kale bugün Sualtı Arkeoloji müzesi olarak kullanılmaktadır.

42. Karain Mağarası-Antalya

Karain Mağarası-Antalya

Türkiye’ nin en büyük doğal mağaralarından biri olan Karain, Anadolu ve Yakın Doğu tarihi açısından önemli bir paleolitik merkezdir.

43. Galata Kulesi-İstanbul

Galata Kulesi-İstanbul

Dünyanın en eski kulelerinden biri olan Galata Kulesi Bizans İmparatorluğu zamanında 528 yılında inşa edilmiştir. Pek çok efsaneye konu olan kule, İstanbul‘ un eşsiz yapılarından biridir.

44. Tortum Şelalesi-Erzurum

Tortum Şelalesi-Erzurum

Şelalenin bulunduğu bölgede ziyaretçiler için piknik alanı ve hemen şelalenin altında inen merdivenlerin üzerinde demir korkuluklu izleme balkonu bulunmaktadır.

45. Ölüdeniz-Fethiye

Ölüdeniz-Fethiye

Likyalılarda Işık ve Güneş Diyarı, Ortaçağda ise Uzak Diyar olarak bilinen Ölüdeniz, 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir.

46. Cumalıkızık-Bursa

Cumalıkızık-Bursa

Tarihi dokusunu ilk günden bugüne koruyan, Uludağ’ ın etekleri ile vadiler arasında sıkışıp kalmış şirin bir Osmanlı Köyü…

47. Harput-Elazığ

Harput-Elazığ

Birçok devlete ev sahipliği yapmış olan bu antik kent bugün açık hava müzesi gibidir…

48. Köyceğiz-Muğla

Köyceğiz-Muğla

Efsanelere göre bir ova üzerine kurulan kenti zamanında sular basmış ve bu felaketin seyrine gelenler gölün kıyısında birkaç ev ve insan olduğunu görünce: Bütün şehir batmış, kıyıda bir köyceğiz kalmış demişler…

49. Harran-Şanlıurfa

Harran-Şanlıurfa

Dünyanın ilk bilim merkezlerinden biri olan kent aynı zamanda dünyanın ilk üniversitesini de barındırmaktadır.

50. Selimiye Cami-Edirne

Selimiye Cami-Edirne

nesco Dünya Mirası Listesine giren bu muhteşem eser, Osmanlı dönemine aittir. Mimar Sinan’ ın 90 yaşında yaptığı ve ustalık eserim dediği yapıt özellikle iç süslemeleriyle dikkat çekmektedir.

51. Laodikeia-Denizli

Laodikeia-Denizli

M.Ö. 1. yüzyılda inşa edilen, Romalılar için büyük önem arz eden Anadolu’ nun önemli antik kentlerinden biri…

52. Ankara Etnografya Müzesi

Ankara Etnografya Müzesi

Ankara‘ nın Altındağ ilçesinde bulunan bina Cumhuriyet döneminin önemli mimarlarından olan Arif Hikmet Koyunoğlu tarafından yapılmıştır.

53. Kariye Müzesi-İstanbul

Kariye Müzesi-İstanbul

Bizans döneminden günümüze kalan bir başka muazzam yapı…Yapılış tarihi 6. yüzyıla kadar dayanmaktadır.

54. Fethiye Cami-Kars

Fethiye Cami-Kars

İlk kilise olarak, sonraları ise cami olarak kullanılan yapı Kars’ın estetiği yüksek, muhteşem yapılarından biri…

55. Kız kulesi-İstanbul

Kız kulesi-İstanbul

M.Ö. 24 yıllarına kadar uzanan bir tarihi olan kule, Üsküdar’da Bizans döneminden kalan tek yapıdır ve çeşitli efsanelere konu olmuştur.

kaynak: onedio

Aslında Sempatik Gibisin…

11760113_897790126960405_5987960982837608768_n[1]

Yazın Serinletici İçeceği Karpuzlu Limonata

11221363_798433326922163_2252420231878194415_n[1]

– Yazın en sulu ve en serinletici meyvesi karpuzdur. Karpuz sıcak havalarda peynirle beraber hafif bir öğün olurken limon ile birleştiğinde harika bir yaz içeceğine dönüşür. Karpuzlu limonata tarifini mutlaka sevdiklerinize ikram edin.

Yazın geldiğini hissettirecek karpuzlu limonata tarifi:

Malzemeler:

3 adet limon

1/2 adet orta boy karpuz (dilimlenmiş, kabukları çıkartılmış)

3 yemek kaşığı şeker

1,5 su bardağı soğuk
su

Hazırlanışı:

Kabuğunu kesip dilimlere ayırdığınız karpuzun çekirdeklerini temizleyin.

Limonların suyunu sıkın ve limon kabuklarını rendenin iri tarafıyla rendeleyin.

Temizlenmiş karpuzları, limon suyunu, rendelenmiş limon kabuğunu, soğuk su ve şekeri blender da karıştırın.

Pratik karışımı bir süzgeç yardımıyla süzerek posasını ayırın.

Karpuzlu limonatayı soğuk servis edin.

Tarif Ediyorum Önerisi:

Karpuzlu limonatayı kurabiye kalıplarıyla farklı şekiller verdiğiniz karpuzlar eşliğinde ve taze nane yaprakları ile servis edebilirsiniz.

Afiyet olsun

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

İncirin faydaları;

11143198_1642003182703920_1401270835851646782_n[1]

* İncir, içerisinde fazla miktarda bulunan kalsiyum ve fosfor sayesinde kemik ve dişlerin gelişimine katkı sağlar.
* Vücut için gerekli olan kalsiyum, fosfor gibi mineraller ve B1 ve B12 vitaminleri karşılar.* Bakteriler karşı kalkandır.
* Kanserli hücrelerin ilerlemesini engeller va hatta bazı hastalarda kanser hücrelerini yok ettiği gözlenmiştir.
* Kabızlık sorunlarını ortadan kaldırır.
* Düzenli yenildiğinde yaşlanma belirtilerini ortadan kaldırıyor ve vücuda zindelik veriyor.
* Erkeklerde kısırlığı önlüyor.
* Ceviz ile birlikte yenildiğinde vücuttaki zehirin dışarı atılmasını sağlar.
* Basur ve çıban tedavisinde kullanılmaktadır.
*İncir kandaki kolostrol miktarını düşürerek kalp ve damar hastalıklarına karşı korumaktadır.
* İçeriğinde bulunan yüksek miktardaki protein ve vitamin sayesinde hücre yenilenmesini sağlamaktadır.
* İncirin kurusu boğaz ağrısı, bronşit ve astıma karşı iyileştirici özelliği vardır.
* İçeriğindeki omega 3 ve omege 6 sayesinde çocuklarda beyin gelişimine katkıda bulunur, ayrıca unutkanlığı önlemektedir.
* Özellikle düzenli yenilen kuru incir bağırsakta oluşan iltihabın sökülmesine yardımcı olur.
* Balgam söktürücü ve boğazı yumuşatıcı etkisi vardır.
* Sinir sistemini düzene sokarak insan pisikolojisini önemli ölçüde düzene sokar.
* Demir eksikliğini giderir.
* Tembel miğde yi çalıştırır.

UYARI
İçerisinde fazla miktarda fruktoz ve glikoz bulunduğundan şeker hastalarının dikkat etmesi gerekir.

kaynak: karbonat sayfası

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Stres Bedeni Nasıl Etkiler…

stress[1]

stress

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kansere Karşı 8 İçecek…!

11755746_477021502464467_4087711461085706272_n[1]

Kanser herkesin başına gelebilecek bir hastalık. Bildiğimiz kadarıyla genetik sorunlardan yaşam biçimlerine kadar farklı pek çok nedeni var. Zamanla teknoloji ve tıp alanında bu hastalığın tedavi biçimleri gelişiyor, ancak kanser günümüzde hala dünyada en çok ölüme neden olan hastalıklardan biri. Dolayısıyla bir çok bireyin sıkıntı hissettiği bir durum. Bu makalede kansere karşı sizlere yardımcı olabilecek sekiz içeceğin hazırlanışını göstereceğiz.

Dünyada yapılan bir çok tıbbi araştırma; beslenme alışkanlıkları ile bu hastalıktan korunma arasındaki sıkı bağı ortaya koyuyor. Sonuç olarak, A, B, C, D vb. vitaminleri içeren ve antioksidan özelliği olan gıdaların, bedeni kansere karşı doğal olarak ve uzun süreli koruduğu keşfedildi.

Bu makalede sizlere kanser olasılığını azaltmak için sık sık içebileceğiniz 8 doğal içeceğin hazırlanışını göstereceğiz.

Ananas ve Zencefilli Smoothie
Ananas bromelayin adlı bir enzimi içerir. Bu enzim hem kansere karşı koruma sağlar hem de kemoterapi ve radyoterapinin olumsuz etkilerini gidermede yardımcı olur. Bromelayin içeriğindeki bileşenler sağlıklı hücreleri sağlam tutarken kanserli hücreleri azaltır.

zencefil

Zencefil, kansere karşı savaşta ve tümörlerin ortadan kaldırılmasında tıbbi ilaçlara göre daha etkili olmasıyla bilinmektedir.

Ne yapmalısınız?
Ananas, zencefil ve sütü bir mikserde karıştırın, ve kanser karşıtı smoothienizi afiyetle için.

Portakal ve Frambuaz Suyu
Yukarıda belirttiğimiz gibi antioksidanlar ve vitaminler kanserden korunma veya kanser tedavisinde büyük rol oynamaktadır. Portakal veya frambuaz gibi meyveler bu hastalıktan korunmanızı sağlayacak veya tedavinizi hızlandıracak dört dörtlük antioksidanlar.

Ne yapmalısınız?
Portakal suyu ile frambuazları karıştırın ve tercihen boş mide ile için.

Elma ve Havuçlu Smoothie
Havuç vücudu korumak için uyarır ve kanser vb. hastalıklarla savaşmak için birebirdir. İçeriğinde bulunan falkarinol adlı maddenin kansere karşı çok büyük etkisi vardır.

havuç suyu

Öte yandan elmanın kabuğu kansere karşı çok güçlü olan bir çok vitamin ve antioksidan içermektedir. Bu yüzden bu iki yiyeceği karıştırarak harika bir anti-kanser içeceği elde edeceksiniz.

Ne yapmalısınız?
Mikserde biraz su, havuç ve soyulmamış elmaları karıştırın. Smoothieyi hazırladıktan hemen sonra için.

Muz ve Mangolu Smoothie
Bu her iki meyve de bol miktarda vitamin, mineraller ve antioksidanlar içerir. Muzun içeriğindeki mineralleri diğer meyvelerde bulmak oldukça zordur. Bu meyveler hastalıklardan korunmaya yardımcı olur ve vücudun işleyişine katkı sağlarlar.

Ne yapmalısınız?
Her iki meyveyi de miksere koyun biraz su ekleyin, ve bal ile tatlandırın.

Böğürtlenli Smoothie

Wancai Yang tarafından yapılan çalışmalar yabani böğürtlenlerin antioksidan, anti-kanser, anti-inflamasyon, anti-nöro dejeneratif özellikleri olduğunu ortaya koyuyor. Bu maddeler özellikle kolon kanserine ve diğer kanser türlerine karşı koruma ve tedavilere destek sağlıyor.

Ne yapmalısınız?
Böğürtlenleri süt veya su ile mikserde karıştırın ve sık sık için.

Zencefil Çayı
Yapılan çalışmalar zencefilin kanserli hücreleri yok etmekte kanser için üretilmiş ilaçlara göre daha etkili olduğunu göstermektedir.

Zencefil kanser tedavisinde mükemmel bir dost ve vücutta herhangi bir yan etki bırakmadan tümörlerin ortadan kaldırılmasında muhteşem etkili.

Ne yapmalısınız?
Zencefili ince ince doğrayın ve limon suyu ile karıştırın. Bir bardak suyu ısıtın ve kaynamaya başlayınca karışımı suya ekleyin. 10 dakika bekletin ve çayınız içmeye hazır.

Şarap
Amerikan Kanser Derneğine göre kararında içilen bir bardak şarap kanser ölümlerini %20 oranında azaltıyor. Şarap, süper antioksidan görevi gören ve kansere karşı koruma sağlayan fenolikler (resveratrol ve kersetin) içerir.

Tuzlu Su
Su

Tuzlu su içmek vücudunuzda su kaybına veya diğer değişikliklere yol açabilir, ancak tuzlu suyun içerdiği bir çok madde yüksek oranda kanser karşıtıdır ve vücut sağlığınızı yeniler.

Ne yapmalısınız?
Vücudunuzu etkileyeceğini düşünerek asla saf tuzlu içmeyin. Bir tuzlu suya beş saf su oranında karıştırın. Litre başına bir limon ekleyebilirsiniz ya da tercih ederseniz biraz tatlandırabilirsiniz.

kaynak: şifa evreni

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »