19 Aforizma ile Gerçekleri Görmeye Yüreği Olanların Anlayabileceği Nietzsche’den Olağanüstü Tespitler

Döneminin belki de fikir babası olan Nietzsche, kendi felsefesini geleceğin felsefesi olarak nitelendirmişti. Kimi zaman yokluğa adadıklarıya Nihilizmin öncülerinden sayılan bu deha, insanın eksiklerinden arınarak yaşamasının daha iyi bir dünya yaratacağını düşündü. Fikirleri bazı kesimler tarafından çarptırılsa da asla bir insanın, bir başka insana olan üstünlüğünden söz etmedi.

“Ancak hepiniz beni inkâr ettiğiniz zaman size dönmek isterim. Gerçekten kardeşlerim, o zaman kaybettiklerimi başka gözlerle arayacağım. O zaman sizleri başka bir sevgiyle seveceğim.”

Bizler onu anlamak için ne yaptık?

#1

#1

”İnsanları sevdiğinizi söylüyorsunuz! Ama daha derine indiğinizde sevdiğinizin onlar olmadığını göreceksiniz. Siz bu sevginin içinizde yarattığı duyguları seviyorsunuz..”

#2

#2

“Merhamet, düzenli bir biçimde kendi gücü konusunda bir yanılgı içindedir: Kadın, aşkın her şeye kadir olduğuna inanır; bu, kadının gerçek bir batıl inancıdır. Ah, aşkı bilenler, onun nasıl yoksul, nasıl çaresiz, zorla elde edilmiş ve yanıltıcı olduğunu sonunda öğrenmişlerdir: En iyi, en derin aşklar bile böyledir. Aşk, kurtarmaktan çok mahveder.”

#3

#3

“Hepimizin ruhunda bilgiye, ‘istem’e, değerlere, sözlere, kalıplaşmış kurallara karşı yönelmiş bir şeyler vardır. Fizyolojik açıdan incelendiğinde, bizler ikiyüzlüyüz. Modern ruhun bir tanısı.”

#4

#4

Aşk ve nefretin yer almadığı bir oyunda kadın orta dereceli bir oyuncudur.”

#5

#5

“Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine; ama bu taş dibe inecek olursa, söyleyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının. Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de.”

#6

#6
“Unutkanlar şanslıdır; çünkü hatalarının derdini çekmezler.”

#7

#7

“Biz en çok, görünmeyen ellerce bükülür ve eziyet görürüz.”

#8

#8

“Duygusallık sık sık aşkın büyümesini kolaylaştırır; böylece kök zayıf kalır ve kolayca sökülüp çıkarılır.”

#9

#9

”Yükseldikçe uçma bilmeyenlere daha küçük görünmemiz kaçınılmazdır.”

#10

#10

“Zayıflar bizi kendi gücümüzden utanmaya zorladıkları için kazandılar.”

#11

#11

”Hayran olmada bir masumluk var. Kendilerine de bir gün hayran olunabileceği hiç akıllarına gelmemiş olanlarda bulunur.”

#12

#12

“İki temel sorunu var insanlığın. Adaletsizlik ve anlamsızlık. Birine karşı hukuku bulduk, diğerine karşı sanatı. Ama insanlar hukuka ulaşamadı. Ve sanat insanlara.”

#13

#13

“Biz arzulanana değil, arzulamanın kendisine aşığızdır.”

#14

#14

“Toplumsal hastalıkları iyileştirmek için ihtiyaç duyulan şey, mülkiyetin zor kullanılarak yeniden dağıtımı değil, aklın tedrici dönüşümüdür. Adalet duygusu herkeste daha fazla artmalı, şiddet içgüdüsü ise daha da zayıflamalı.”

#15

#15

“Ey ulu yıldız! Kendilerine ışık saçtıkların olmasaydı,

saadetin nerde kalırdı..”

#16

#16

“Hayatını tekrar tekrar aynı hayatı yaşayacakmışsın gibi yaşa, istemediğin bir durumla karşı karşıya kalmışsan ve buna boyun eğiyorsan, diğer hayatlarında da aynı şeye boyun eğeceğini düşünerek, sen en güzeli boyun eğme, bu böyle gitmez; bir şeyi çok mu istiyorsun, ama buna cesaret edemiyor musun, diğer hayatlarında da bu şeyi çok isteyip hiç bir zaman cesaret etmediğin için ulaşamayacaksın, o yüzden sen en güzeli aş kendini, yap yapmak istediğini ki sonunda en mutlu şekilde yaşayabileceğin bir kısır döngü oluşturabilmiş ol.”

#17

#17

“Yorgun düştüğümüzde, çok uzun zaman önce fethettiğimiz düşünceler bize karşı saldırıya geçer..”

#18

#18

 “İnsan düşmanını dostundan daha kolay affediyor.”

#19

#19

“Cahil bir toplum, özgür bırakılıp kendine seçim hakkı verilse dahi hiçbir zaman özgür bir seçim yapamaz. Sadece seçim yaptığını zanneder. Cahil toplumda seçim yapmak, okuma yazma bilmeyen adama hangi kitabı okuyacağını sormak kadar ahmaklıktır! Böyle bir seçimle iktidara gelenler, düzenledikleri tiyatro ile halkın egemenliğini çalan zalim ve madrabaz hainlerdir!”

kaynak: listeliste

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

“Vardır bir bildiği evrenin” diyorum,

11705270_922357507808096_3430888650813375478_n[1]

“Vardır bir bildiği evrenin” diyorum, her defasında kontrolüm dışında bir durumla karşılaştığımda. Bu “neden”lere takılmak yerine durumu kabul etmemi, akışa güvenmemi, akışla beraber uyum içinde doğru adımlar atmamı sağlıyor. Ve sonunda, zamanı geldiğinde daha büyük resim beliriyor.

Sheila Koen

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Ben Sizin Alt Komşunuzum…

11206059_10152927618248165_8782848237641661041_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Şamanlardan size hayat ile ilgili 30 öğüt

saman[1]

1. Yolda yürürken bulduğun bir kuş tüyünü eve getir, bir vazoya koyabilir, asabilir yada rafta bulundurabilirsin. Bu cennetten sana gelmiş güçlü bir tılsımdır. Bu tarz ruhlardan size verilen işaretleri farketmelisiniz.
2. Nehirlerden taş topla. Büyük güç ve enerjileri vardır.
3. Tüm gücünle diğer insanlara yardım etmeye çalış. Eğer mutluluk veremiyorsan en azından zarar verme.
4. Zorluklar birer formalitedir. Ciddi zorluklar, daha ciddi olsalar bile hala formaliteden ibarettir. Gökyüzü oradadır, bazen bulutlarla kapanmış olsa bile bazen biraz çaba göstererek, mesela bir uçağa binerek aynı mavi gökyüzüne ulaşmak mümkündür. Herkese barış!
5. Bir hayale ulaşmak için bazen tüm gereken bir adım atmaktır. Zorluklardan korkmayın, her zaman vardırlar ve olacaktırlar. Hepinize amaçlarınız doğrultusunda temiz yollar!
6. Ahlaki olarak önceliğiniz başka birine zarar vermemek olmalıdır. Bu prensip oldukça güçlü olmalıdır. Sadece şöyle düşünün: “Hiçbir zaman hiç kimseye zarar vermeyeceğim.”
7. Canlılar için bir mutluluk kaynağı olabilirseniz siz kendiniz en mutlu olursunuz. Ve başkalarına acı çektirirseniz siz kendiniz de acı çekersiniz. Düşünün!
8. Günde en az bir saat sessizliğe zaman ayırın. Buna en az iletişime olduğu kadar ihtiyacınız var.
9. Sevebilme yeteneği Dünya üzerindeki en önemli yetenektir. Herkesi sevmeyi öğrenin, düşmanlarınızı bile.
10. Akarsulara çöp atmayın. Asla! Suyun ruhu çok sinirlenebilir. Ruhu yatıştırmak için ekmek, süt yada para atabilirsiniz.
11. Genelde geçmişimizi “altın çağ” yada “altın günler” olarak adlandırırız. Bu bir hatadır. Hayatımızda yaşanan her an tam olarak altın çağdır.
12. Mükemmel bir din ya da inanç yoktur. Kötü bir din de yoktur. Tanrı bir tanedir. İstediğinize dua edebilirsiniz ancak şu emirleri unutmayın: dürüst yaşa, atalarına saygı göster, ve sev.
13. Eğer Dünya’yı değiştirmeyi amaçlıyorsan önce kendini değiştir. Aşkın ve keyfin enerjilerini öğren. Bunlar bir insanın kilit anlarıdır. Gülümsemek, kahkaha ve keyif almanın çok büyük güçleri vardır. Bunu bir defa öğrendikten sonra kendinize sevginin kapısını açacaksınız.
14. Oldukça güzel bir deyiş vardır: Veren eli kısıtlı görme. Eğer mümkünse zayıf ve ihtiyacı olanlara para ver. Miktarı önemli değil ancak vermiş olmak önemlidir.
15. Hayat çok kısadır. Bunu gözyaşları, kavgalar, küfür ve alkol ile çarçur etme. İyi şeyler yapabilir, çocuk yetiştirir, dinlenir ve daha fazla mutluluk verici şeyler yapabilirsiniz.
16. Eğer sevdikleriniz size suçlu olmadığınız bir şey için kızdılarsa onlara sıkıca sarılın, ve onlar yatışıncaya kadar onları bırakmayın.
17. Ruhunuzda bir sıkıntı bir tükenmişlik hissediyorsanız şarkı söyleyin. Kalbiniz hangi şarkıyı söylemek istiyorsa. Bazen o da konuşabilmek ister.
18. Her zaman hatırla: Doğru din, doğru inanç ya da en becerikli şu veya bu inancın din adamı yoktur. Tanrı birdir. Tanrı dağın tepesindedir. Farklı din ve inançlar bu tepeye ulaşmanın farklı yollarını sunarlar. Kime istersen dua et, ancak bil ki senin asıl amacın günahsız olmak değil, tanrı’ya ulaşmaktır.
19. Eğer bir şey yapmaya karar verdiysen kendinden şüphe etme. Korku seni kendinden ve doğru yoldan saptırmaya çalışacak. Çünkü bu kötülüğün ana silahıdır. Eğer ilk defada başaramadıysan ümidini kaybetme. Her küçük zafer seni daha büyüğüne yaklaştırır.
20. Hayatta çok önemli bir şeyi hatırla. Herkes hakettiğini bulur. Problemlerin ruhuna ve düşüncelerine girmesine izin verme böylelikle problemler vücuduna da ulaşamaz.
21. Hayat sana yüzünü ya da başka bir tarafını çevirmiş olabilir. Ancak sadece çok az kimse aslında hayatı çevirenin gerçekte kendisi olduğunu anlıyabilir. Diğerleri hakkındaki tüm kötü düşünceleriniz size geri dönecektir. Kıskançlık da en sonunda size geri gelecektir. Buna neden ihtiyacınız var? Sakin ve ölçülü yaşayın. Kıskanç olmak iyi bir şey değildir ve hiç gerek de yoktur. Bu adamın büyük bir arabası varsa bu onun yüzünü daha güzel yapmayacaktır. Altın aslında kirli bir metaldir. Kıskanç olmaya ihtiyaç yoktur. Daha fazla gülümseyin ve yabancılar da size gülümseyecektir, hem de sevdikleriniz ve tüm hayatınızla beraber!
22. Size saygı gösterilmesini istiyorsanız başkalarına saygı gösterin. İyilik için iyilik, kötülük içinse bu kötülüğü yoksaymak yapılacak en doğru şeydir. Sizi kötü yapmaya çalışan biri onu yoksaydığınız için kendini gerçekte daha kötü hissedecektir.
23. İçmeyin. Hiç içmeyin! Alkol vücudu, beyni ve ruhu öldürür. Ben yıllardır içmiyorum. Eğer şamansanız veya ruhsal bir insansanız içerek bir süre sonra tüm güçlerinizi bitireceksiniz ve ruhlar sizi cezalandıracaktır. Alkol gerçekten de öldürür, aptalca şeyler yapmayın. Rahatlamak için hamama gidin, eğlence için şarkı söyleyin, iletişim ve ortak bir dil bulabilmek için çay için, ve bir kadını daha iyi tanımak için ona şeker verin!
24. Asla pişmanlık duyma! Ne olursa olsun bu ruhların isteğiyle olur ve bu her zaman en iyisidir.
25. Hayvanlara benzeyen taşları özel bir tören olmadan yerden almayın. Aksi takdirde çok ciddi bir nazara maruz kalırsınız. Eğer böyle bir taş bulduysanız ve yanınıza almak istiyorsanız bulunduğunuz yerin ruh efendisine başvurun ve ona bir teklifte bulunun, ardından bu taşı yerde beyaz bir bezle kaplayın ve böyle alın.
26. Güzel bir müziği dinleyerek kendinizi gün içerisinde aldığınız negatif enerjiden arındırırsınız. Müzik meditasyon gibidir. Sizi kendinize ve hayata geri getirebilir.
27. Kalbinizde her hangi bir baskı olmadan rahat nefes alabilmek için, ağlamayı öğrenin.
28. Eğer durum sizin çözemeyeceğiniz bir hal aldıysa ve hiçbir çıkış yoksa elinizi yukarı kaldırın. Ve elinizi sertçe aşağı indirirken “zıkkımın köküne git” deyin. Çok güzel bir deyiş vardır: Sizi yeyip yutmuş olsalar bile en azından 2 çıkış yolunuz vardır.
29. Kadınlar alışveriş yaparken ailelerinin önlerindeki günlerdeki mutluluğunu satın alırlar. Her bir taze, güzel, olgun ve güzel kokan meyve bu ailede mutlu ve sakin bir hayattır. Erkek, kendi tarafından kadına para sağlamalıdır. Böylece kadın en iyi kalitedeki ürünleri seçebilir. Yiyeceğe harcanan paradan kısan bir aile fakirleşir ve mutsuzlaşır. Bu kısıntı aslında sevdiklerinin mutluluğundan kısılır.
30. Kendinizi yanlış ya da birşey hakkında üzülüyorken bulursanız, vücudunuzu düzgün ve akıcı hareketlerle bir dans formunda hareket ettirin. Kötü enerjinizi yoluna sokup zihninizi çektiğiniz acıdan arındıracaksınız.

kaynak: su perileri

GÖZ SAĞLIĞI İÇİN TİBET EGZERSİZLERİ

1012415_542489429150563_1916344274_n[1]

Bilgisayar ekranları, tabletler ve TV önünde tek bir noktaya bakarak çok fazla zaman harcıyoruz, gözlerimiz sağlıklı kalmak için egzersize gereksinim duyuyor. Aşağıdaki Tibetli rahipler tarafından tasarlanmış, göz sağlığı ile ilgili ilginç bir yaklaşım.

Bedeninize ve gözlerinize gereksinim duydukları besinleri verin!

Nesiller boyu, Tibet’in insanları görme zayıflığını düzeltmek ve görüşlerini geliştirmek için doğal yöntemler kullandılar. Bunların arasında uzun zaman periyotlarında faydalı olduğu kanıtlanmış olan bazı egzersizlerin kullanılması da var.

Bu göz kartındaki şekil, optik sistemin kaslarına ve sinirlerine canlandırma ve gerekli düzeltici egzersizleri vermek için Tibetli Lama Keşişler tarafından tasarlanmıştır. Göz kasları kamera objektif kapağına benzer odaklanır. Bu egzersizin amacı görmeyi geliştirmek için göz kaslarını kuvvetlendirmektir. Sabahları ve akşamları bir kaç dakika uygulama hemen etkiler sağlar ve aylar süren uygulamayla en belirgin gelişme sağlanır.

Göz Kartı Nasıl Kullanılır

Bu egzersizler gözlüksüz veya kontak lenssiz yapılır. Oturma pozisyonunda her hareketi 30 saniye yapın, omurganız dik olsun ve başınızı sağa sola hareket ettirmeyin. Sadece gözlerinizi hareket ettirin.

1) Gözlerinizi dıştaki noktaların etrafında saat yönünde döndürün.
2) Bu hareketi saatin tersi yönünde tekrarlayın.
3) Gözlerinizi karttaki saat 2 ve saat 8’in olduğu yerlerde aşağı yukarı hareket ettirin.
4) Bu hareketi saat 4 ve saat 10’un olduğu yerlerde tekrarlayın.
5) Gözlerinizi kısa bir süre kırpın.

Egzersizi istediğiniz kadar tekrarlayın. Bu egzersize başladıktan sonra gözlük ve kontaks lensleri mümkün olduğu kadar az takın. Zamanlar bunlar gereksiz olur. Gözün arkasının eğriliğinin onarılması ve düzeltilmesi işlemi spesifik egzersiz ve gözün tamiri için sadece göz tarafından kullanılan besinlerin artırılmasını gerektirir. Diğer kas egzersizleri gibi daha fazla egzersiz ve daha fazla besin gereklidir.

kaynak: kristal lotus

Ortaya Karışık kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

BAŞ MELEKLER VE GÖREV KONULARI

10487246_894979700519072_8119305374098535294_n[1]

Baş melekleri günler boyunca tek tek tanıttım. Şimdi de sırada hepsini tek yazıda özet olarak toplamak var. Bu yazıyı gözünüzün önünde bir yerde tutarsanız meleklerin görevlerini ve renklerini kısa sürede öğrenebilirsiniz. Keyifli okumalar smile ifade simgesi

Baş Melek Mikail: Diğer baş melekleri yönlendirmek, koruyucu, güç verici, egoyu uzaklaştırıcı, enerjisel temizlik ve kordon bağları, yaşam amacı. Renk: Nazar boncuğu mavisi.

Baş Melek Rafael (İsrafil): Şifa (insanlar, bitkiler, hayvanlar için), üçüncü göz, diyet, spor, sağlıklı yaşam. Renk: Zümrüt yeşili.

Baş Melek Cebrail: İletişim, yazarlık, okul ve eğitim, çocuklar (özellikle ergenlik çağına kadar olanlar), evlat edinme, doğum, çocuk sahibi olma, ebeveynlik. Renk: Bakır rengi.

Baş Melek Azrail: Yaşam koçluğu, danışmanlık, kaybetme acısı (vefat eden sevdiklerimizin ardından hissettiğimiz acı), vefat eden kişinin ruhunu ışığa ulaştırma, kaybolmuş ruhları ışığa ulaştırma. Renk: Yumurta kabuğu rengi (kırık beyaz).

Baş Melek Raziel: Geçmiş yaşamları şifalandırma, ezoterik bilgileri kavrama. Renk: Gökkuşağı

Baş Melek Cofiel: Güzellik (her anlamda – duygu, düşünce, dış görünüş, yaşam alanı vs.), feng shui. Renk: Koyu pembe.

Baş Melek Metatron: Zamanı yönetmek, kutsal geometri, yeni çağ çocukları, ergenlik çağındaki çocuklar. Renk: Mor-Yeşil

Baş Melek Uriel: Hafıza, çözülemeyen sorunları aydınlatma ve çözüme kavuşturma. Renk: Altın sarısı ışık.

Baş Melek Şamuel: Kaybolan herhangi bir şeyi veya birini bulma, hayatımızın işini – eşini – evini vs. bulma. Renk: Açık yeşil.

Baş Melek Ariel: Cesaret, bolluk – bereket, doğa – hayvanlar – bitkiler, odaklanma. Renk: Açık pembe.

Baş Melek Raguel: İlişkiler, adalet, empati. Renk: Açık mavi.

Baş Melek Ceremayel: Affetme, değişim (genel anlamda her türlü değişim), içsel rehberlik. Renk: Patlıcan moru (koyu mor).

Baş Melek Haniel: Zarafet, ayın evreleri, kadınların regl günleri, sükunet, duygular ve bilinçaltı. Renk: Soluk Mavi (aytaşı mavisi gibi).

Baş Melek Zadkiel: Hafıza, şefkat, empati, duru işiti. Renk: Koyu lacivert.

Baş Melek Sandalfon: Müzik, zafer, mucizeler, meditasyonda derinleşme. Renk: Turkuaz.

Baş Melek Nataniel: Geçiş dönemleri, güç, cesaret, dayanıklılık. Renk: Parlak kırmızı.

Baş Melek Galgiel: Işık işçileri, ışık, sevgi. Renk: Güneş ışığı rengi.

Lady Faith: Zarafet, sevginin ve niyetin gücü. Renk: Kırmızıya çalan açık pembe.

Baş Melek Sismo: Güç, azim, dinamizm, şevk, motivasyon, sabır, dirayet. Renk: Cam göbeği mavisi.

Hepimiz için; Keyif ve Kolaylıkla! OLsun heart ifade simgesi

Selestia Hülya Karayel

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Renkler Bize Ne Diyor?

Renk, ışığın gözün retinasına değişik biçimde ulaşması ile ortaya çıkan bir algılamadır.
Peki sadece bu kadar mı? Hayır, her rengin kendine özgü bir dili ve üzerimizde etkisi vardır.

Renkler Bize Ne Diyor?

KIRMIZI

KIRMIZI

Kırmızı, tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır ve iştahı açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logolarında kırmızı rengi tercih eder.

MAVİ

MAVİ

Mavi’nin üzerimizde sakinleştirici etkisi vardır. Batı’da bu yüzden intiharları azaltmak için maviye boyanan köprüler vardır.

YEŞİL

YEŞİL

Yeşil, güven verir. O yüzden bankaların logolarında en çok tercih ettikleri iki renkten birisidir.

SİYAH

SİYAH

Siyah, konsantrasyonu en çok getiren renktir. Einstein konsantre olabilmek için perdeleri siyah, gün ışığı olmayan bir odaya girer ve öyle düşünürmüş.

BEYAZ

BEYAZ

Beyaz, istikrarı ve devamlılığı simgeler. İş görüşmelerinde beyaz giymeniz “yavaş ama kalıcı, devamlı bir personel” izlenimi verecektir.

SARI

SARI

Sarı, geçiciliğin ve dikkati çekiciliğin ifadesidir. O yüzden neredeyse tüm dünyada taksiler sarıdır.

TURUNCU

TURUNCU
Portakal rengi, çabuk dikkat çeker. Çocukların dikkatini çekmek için oyuncaklarda, çizgi film kahramanlarında turuncu renk sıklıkla kullanılır.

KAHVERENGİ

KAHVERENGİ

Kahverengi, bulunduğu ortamda insanın hareketlerini hızlandırır. Bundan dolayı, restoran ile kafelerin iç mekanlarında ahşap ve kahverengi tercih edilir.

PEMBE

PEMBE
Pembe, hayallerin ve aşkın rengidir. Bu özelliği nedeni ile çalışma ortamlarında kullanılması önerilmez.

MOR

MOR

Mor, nevrotik duyguları açığa çıkardığı, insanları bilinç altında korkuttuğu tespit edilen bir renk. Birçok intihar vakasında insanların tüm eşyalarının mor olduğu gözlenmiştir

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

Abi Sen Eşek Olmuşsun…

11695964_1603776419895178_8501772392624450522_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kemik Erimesini Önleyen Beslenme Düzeni

osteoporosis1[1]

Osteoporoz (kemik erimesi) kemiklerin kalınlığını ve yoğunluğunu kaybetmesi sonucu zedelenmelere ve kırıklara karşı hassas hale gelmesidir. Bu durum tüm kemikleri etkileyebilir. Bu yüzden, kemik erimesine karşı alınabilecek tüm önlemleri almak çok önemlidir.

Doktorlar, kemikleri daha ince ve yoğunluğu daha az olduğu için kadınların kemik erimesine daha yatkın olduklarını düşünüyorlar. Ayrıca menopoz döneminde girdikleri hormonal değişim de kadınlarda kemik yoğunluğunun azalmasına neden oluyor.

Kemik erimesini önlemek için beslenme düzeninizde bulunması gerekenler:

Kalsiyum

orange-juice

Kemik erimesini tedavi etmek veya önlemek istiyorsanız, sizin için en önemli besin kalsiyum. Kemiklerin yapı taşının kalsiyum olduğunu biliyoruz ancak bu mineral kas hareketleri, sinir işlevleri ve bağışıklık sistemimizin devreye girmesi gibi durumlar için de çok önemlidir.

Eğer beslenme düzeniniz sağlıklı değilse veya dengesizse, bedeniniz kemiklerinizi bir enerji kaynağı olarak kullanabilir. Bu durum, bir iki günlüğüne olduğunda, kısa süre içinde sağlıklı alışkanlıklarınıza geri döneceğiniz zaman çok ciddi bir sorun değildir. Kemiklerinizden alınmış olanı yerine koymak için birazcık daha fazla kalsiyum tüketmeniz yeterli olacaktır. Ancak, beslenme düzeniniz çok sağlıksızsa, böyle bir denge kuramazsınız ve bedeniniz kemiklerinizden kalsiyum almaya devam eder. Bunun sonucu olarak osteoporoz ve etkileri ile karşı karşıya kalırsınız.

30 yaşına vardığınızda, kemikleriniz en güçlü ve yoğun hallerinde olacaklar. Bu yüzden çocukların ve yetişkinlerin gerekli miktarda kalsiyum tüketmesi önemlidir. Kadınlar menopoz dönemine girdiklerinde, hormonal değişiklikler yüzünden kemik yoğunlukları azalır. Bu kemik erimesine neden olabileceğinden, kalsiyum tüketimi çok önemli bir hale gelir.

Günde 1000 ila 1200 miligram kalsiyum tüketmek en iyisi olacaktır. Size günlük ihtiyaç duyduğunuz kalsiyumu tedarik edebilecek diyet takviyeleri olsa da, doğal besinleri tercih etmeniz sizin için daha faydalı olur. Eğer kalsiyum takviyesi alıyorsanız günlük 2500 miligramın üstüne çıkmadığınızdan emin olun, çünkü aşırı kalsiyum tüketimi minerallerin emilimini zorlaştırıp böbrek taşlarına neden olabilir.

Kalsiyum oranı yüksek olan bazı yiyecekler: konserve sardalya, yumurta, kuru incir, portakal, nohut, midye, havuç, çam fıstığı, soğan, kalsiyum takviyeli tofu, az yağlı süt…

D vitamini

Kalsiyum önemli olsa da D vitamini olmadan kemik erimesiyle savaşmakta hiçbir işe yaramaz. D vitamini kalsiyumun, kemikler de dahil olmak üzere vücutta ihtiyaç duyulan yerlere dağıtılmasını sağlar. Yetişkinlerde D vitamini eksikliği, vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kalsiyumu kemiklerden almasına ve daha sonra kemiklerden alınan kalsiyumu yerine koyamamasına neden olur. Bu da kemik erimesine zemin hazırlayan durumlardan birisidir.

Günlük tüketmeniz gereken D vitamini miktarı 800 IU yani 0.02 miligramdır. Bu vitamini alabileceğiniz besinlerin bazıları: somon, sardalya, güçlendirilmiş süt, soya sütü, güçlendirilmiş yoğurt, yumurta sarısı, mantar…

Magnezyum

magnesium1

Magnezyum bedenimizde pek çok işe yarar. Bunlardan bir tanesi kalsiyum emilimini kolaylaştırmaktır. Yapılan bazı bilimsel çalışmalar, düzenli magnezyum tüketiminin kemik yoğunluğunu arttırdığını, kemik erimesi ve çatlak riskini azalttığını göstermektedir. D vitamini ve kalsiyum içeren diyet takviyelerinin çoğu magnezyum da içerir. Bu tüketimini kolaylaştırsa da mide sorunlarına yol açabilir.

Aslında diyet takviyesi ürünleri kullanmanıza gerek yok. Bu besinlerden bazılarını beslenme düzeninize eklemeniz yeterli olacaktır: balkabağı çekirdeği, ıspanak, horozibiği çiçeği, ayçiçeği çekirdeği, badem, beyaz patates, fasülyeler, yerfıstığı, yerfıstığı ezmesi, tam buğday ekmeği ve susam.

Potasyum

Potasyum kemik oluşumuna yardım eder, kalsiyum dengesini arttırır, kemiklerdeki mineral yoğunluğunu arttırır ve metabolik asitler tarafından oluşan kemik eksilmesini azaltır. Menopoz öncesi ve menopoz sonrası toplam 3000 kadınla yapılan bir çalışma, hala adet gören ve potasyum tüketimini arttıran kadınların, kemik mineral yoğunluğunun da %8 arttığını göstermektedir.

Bilim adamları bu etkinin meyve ve sebzelerin doğal özellikleri ile değiştiğini söylüyorlar, ama potasyumun kemik erimesine karşı yandaşımız olduğu kesin.

Potasyum açısından zengin besinler: beyaz patates, yoğurt, soya, balık, tatlı patates, avokado, muz, marul, ıspanak, kavun, balkabağı, süt, havuç, mercimek, şeftali, papaya, antep fıstığı, soya sütü, karpuz, domates, mantar, kuru üzüm, yerfıstığı, badem, portakal, brokoli, ayçiçeği çekirdeği vb…

K vitamini

Broccoli

K vitamini sadece kemiklerde bulunan bir protein olan osteokalsin oluşumu için çok önemlidir. Yüksek oranda K vitamini alan kişilerin kemik erimesi veya çatlak riskinin çok daha az olduğu kanıtlanmıştır. Yeteri miktarda K vitamini almak çok önemlidir. Herhangi bir destek ürünü kullanmaya başlamadan mutlaka doktorunuza danışın.

K vitamini almanızı sağlayan besinler: ıspanak, kale, lahana, pazı, endivyen, hardal, marul, brokoli, maydanoz, Brüksel lahanası, roka, kuşkonmaz vb…

Protein

Pek çok kişi proteinin kemik erimesi riskini yükselttiğini zannediyor çünkü protein tüketiminiz ne kadar arttıysa, idrarla o kadar çok kalsiyum atılıyor. Bilim adamları, bu durumda proteinin kendisinin değil, aşırı protein tüketiminin sorun olduğunu buldular.

Protein kemik sağlığımız için çok önemli bir maddedir. Güçlü kemiklerimiz olması için yememiz gereken protein içeren besinler: kırmızı et, balık, yumurta, fasülyeler, mercimek, soya, ceviz vb…  Süt, peynir ve yoğurt gibi besinleri, yüksek yağ oranlı oldukları sürece dikkatli tüketmelisiniz.

Kemik erimesini önlemek için uygulayacağınız bir beslenme düzeni, normal alışkanlıklarınızdan aslında çok da farklı veya kısıtlayıcı değil. Gördüğünüz üzere, sağlığınızı korumak için uygulayacağınız dengeli bir beslenme düzeni, kemik sağlığınız için gereken mineral ve besinleri de size sağlayacaktır.

kaynak: sağlığa bir adım

 

Neden buradayız…

11535885_10205619434938056_6519432373802901567_n[1]

Buraya iyi bir eş, iyi bir anne-baba, iyi bir çocuk, abi, abla olmak için gelmedik.. Buraya iyi bir çalışan, iyi bir arkadaş, iyi bir sevgili, iyi bir komşu vs…… olmak için de gelmedik.

Buraya sadece KENDİMİZ olmak, olabilmek için geldik. Bunu başardığımızda zaten HER ŞEY olacağız.. Hepimiz sonsuz BİR’liğin içinde, ama kendi zihnimizin içinde dönüp duran, duygularımızın yörüngesine asılı BİR dünyada yaşıyoruz. Yani hepimiz KENDİ dünyamızda yaşıyoruz. Ve o dünyada BİZ’den başka hiçbir şey yok.

Oyunu oynayabilmek için, dilediğimiz gibi görmeyi seçtiğimiz, dilediğimiz gibi roller verdiğimiz, başkaları dediğimiz, zihnimizde yarattığımız insanlar var. Benim dünyamda anne rolü verdiğim insan, belki senin dünyanda yoldan geçen biri. Benim dünyamda baba rolü verdiğim insan, belki senin dünyanda iyi bir dost. Benim dünyamda sevgili rolü verdiğim insan, belki senin dünyanda nefret ettiğin biri. Benim dünyamda kardeş rolü verdiğim insan, belki senin dünyanda hiç var olmadı, tanımadın bile.

Yani zihinlerimiz de (dünyalarımız da) içi içe geçmiş durumda, ki zaten tek bir ZİHİN var. Yukarıdaki şekilde olduğu gibi, kendi yarattığımız dünyamız, yani zihnimiz, diğer dünyalarla, yani zihinlerle iç içe geçmiş durumda. Kimiyle çok yakın, kimiyle çok uzak.. Bazılarıyla kesişmiyor bile, örn. Amerika’da yaşayan Daniel adlı kişi, benim için hiç varolmadı, çünkü dünyamda yok. Eğer ben zihnimde, yani dünyamda onu yaratırsam, bir şekilde girecek dünyama. Ya da ortak zihine, ortak bilince, BİRLEŞİK ALAN’a ulaşmayı başarırsam varlığını bileceğim.

Ama bu KENDİMi BİLME bilinci şeklinde ortaya çıkacak, çünkü zaten BEN’den başka hiçbir şey olmadığını deneyimleyeceğim. Sonuç olarak şu an yaşadığın, içinde bulunduğun, ama aslında zihninin içinde bulunan dünyada SEN’den başka kimse yok.. Tek bir zihnin, özgür yaratıcısısın sen. Kendi yaratımlarına esir olma, dünyana bir bak, her ne varsa, kim varsa sen yarattın. Seni engelleyenleri de, seni destekleyenleri de, sevdiklerini de, sevmediklerini de.. Ve hepsi, her şey, tüm yaratımların, sadece KENDİN OLABİLMEK içindi. Şimdi bir daha bak zihnine, yani etrafına, dünyana.. Bunu engelleyen her ne varsa şimdi değiştirme vaktidir. Ama oyunu böyle oynamak daha eğlenceli benim için hala diyorsan, sen bilirsin..

Ben de kendi kendime yazıyordum zaten :))

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

TÜKÜRÜK TESTİ

11760055_10155812738815557_8184412655392087127_n[1]
Bir bardak dolusu suyu geceden baş ucunuza koyun.
Sabah kalkana dek gece boyunca hiç su içmeyin, diş fırçalamayın, öpüşmeyin (bi gecelik sabır:), sabah kalkar kalkmaz ilk işiniz tükürüp üretip bu bardağın içine tükürmektir (yavaşça bırakın, su alınır yoksa).

Hemen tükürüğün su içindeki halini gözlemleyin. Her 10-15 dakikada bir gözlemlemeye devam edin.

Sağlıklı bir tükürükün rengi berrak olur, şeffafımsı görüntü alır, hafif köpüklenme olabilir ve batmadan suyun yüzeyinde kalır. Zamanla da suya karışarak suda çözünür.

Eğer vücüdunuzda mantar(candida) varsa resimdeki gibi aşağı uzayan, deniz anasını andıran bacakları olabilir; buluta benzer bir yapıda suyun dibine çökebilir; ortalarda bir yerde asılı kalan kirli toz parçacıkları gibi bir görüntü olabilir. Deniz anasının bacakları ne kadar çok ise, ve ne kadar çok buluta benziyorsa, ve yine bu durum ne kadar hızla oluşuyorsa, vücudunuzda mantar oluşumu da o kadar hızla gelişiyor demektir.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuççu Tuncay

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Yaşlanma nasıl geciktirilir?

11011099_10155816769510557_6531322063781845355_n[2]

Dünyaca ünlü “anti-aging” uzmanı Dr. Nicholas Perricone’un yaşam boyu kırışıksız bir yolculuğu başlatmak, beslenmede doğru seçimleri yapmak için 20 yıllık bilimsel araştırmalarına dayanan “Perricone’un Reçetesi” adlı yeni kitabı çıktı.

“Kırışıklık Kürü” adlı ilk kitabı ABD’de 3 ayda 800 bin satış rekoruna ulaşan ve 14 dile çevrilen Dr. Perricone’un, Prestij Yayınları’ndan çıkan ikinci kitabı “Perricone’un Reçetesi”nde, yüz ve vücut güzelliği için önerdiği 28 günlük program yer alıyor.

İnsanların seçimleriyle 80’lere kadar sağlıklı ve aktif kalmayı, 70’inden sonra yeni bir kariyere başlamayı, zihinsel fonksiyonların 60-70’li yaşlarda en üst sınırda olmasını sağlayabileceklerini anlatan Dr. Perricone, beslenmenin yaşlanmaya karşı en güçlü silah olduğunu vurguluyor.

Dr. Perricone, vücudun istikrarlı şekilde yüksek kaliteli proteine ve doğru yağlara ihtiyaç duyduğunu, ihtiyaç duymadığı tek besin türünün ise şeker, pirinç, makarna ve patates gibi yiyeceklerde yer alan yüksek glisemik karbonhidrat olduğunu belirterek, bunların cildin en büyük düşmanı olduğunu vurguluyor.

Dr. Perricone, kırışık önleyici diyette karbonhidratların yalnızca tahıl, hazır olmayan yulaf, mercimek ve baklagillerlerden alınmasını öneriyor.

Yağdan korkmayın

Yüksek kaliteli protein yememenin, hücrelerin bozulmasına ve vücudun onları onarmada yetersiz kalmasına yol açtığına işaret eden Dr. Perricone, yağla ilgili şu görüşlere yer veriyor:

“Çoğumuz yanlış şekilde yağın bizi şişmanlattığını düşünerek yağ yemekten çekiniriz. Kültürümüzde dal budak sarmış yağ korkusu ve nefreti tehlikelidir. Temel yağ asitleri, hücrelerin fonksiyonlarını sağlıklı bir şekilde yerine getirebilmesi için önemlidir. Vücudumuz iyi yağlanmış bir makinaya ihtiyaç duyar.” Dr. Perricone, doymuş yağlardan uzak durulmasını ve doymamış yağlara yönelinmesini tavsiye ediyor.

Kırışık önleyici yiyecekler

Taze ve dondurulmuş yiyeceklerin tercih edilmesini, konservelerden ve kurutulmuş meyvelerden kaçınılmasını öneren Dr. Perricone, kırışık önleyici yiyeceklerin, kiraz, vişne, greyfurt, armut, erik, şeftali ve portakal olduğunu belirtiyor.

Yeterli protein almayan vücudun “hızlandırılmış yaşlanma moduna” girdiğini belirten Dr. Perricone, kasların, organların, kemiklerin, kıkırdak, cilt ve bizi hastalıklardan koruyan antikorların hepsinin proteinden yapıldığını vurguluyor.

Dr. Perricone, bu nedenle özellikle yüksek kaliteli protein barındıran bütün balıkların tüketilmesini öneriyor.

Kaçınılması gerekenler

Dr. Perricone, sigara ve alkolden uzak durulmasını, günde en az 8-10 bardak su içilmesini ve yeterli uyku alınmasını da tavsiye ediyor.

“Yüz cildini yaşlandıran yaşlanma süresi değil, cilde davranış şeklimizdir” diyen Dr. Perricone, zamana bağlı olan içsel yaşlanmanın yanı sıra, güneşe maruz kalma, sigara içme, çevresel toksinler, aşırı alkol tüketimi, stres, sert sabunlar ve deterjanlar, uykusuzluk, yanlış kozmetikler ve özellikle A, C ve E vitaminleri ile folik asit yönünden yoksul, yağ ve tuz açısından zengin bir diyetin yaşlanma sürecine destek veren dış etkenler olduğunu kaydediyor.

Dr. Perricone, genç görünmek için sofra şekeri, bal, pekmez, çikolata, mısır, makarna, pilav ve ekmek gibi yiyeceklerden uzak durulmasını öneriyor.

kaynak: sağlıkla kal facebook sayfası

Fatoş Pabuççu Tuncay

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

EŞİNİZİ SEÇERKEN SON DERECE DİKKATLİ OLUN.

Gezi 3 189
 Mümkün olduğunca size benzeyen, ortak ilgi alanlarını, ortak öz değerleri paylaştığınız kişiyle evlenin.
Evleneceğiniz kişinin değişme ihtimali üzerine hayaller kurmayın.
Aşkın gözünüzü kör etmesine izin vermeyin, arkadaş olabileceğiniz biriyle evlenin.
İletişim kurmakta zorlandığınız bir partner seçmeyin, sessizlik evlikte ölümcül sonuçlara yol açabilir.
İlişkilerinizde skor tutmaktan kaçının, evlilikte yüzde elli-elli kuralı çalışmaz, verdiğiniz oranda geri almayı beklemeyin. Bazen senelerce yüzde onla yetinmek zorunda kalabilirsiniz.. Kariyerinizi finansal getirisi için değil, sağlayacağı kişisel tatmin ve içsel ödüller doğrultusunda seçin.
Yokluk içinde büyümüş olsanız bile, en öncelikli hedefiniz para kazanmak olmasın. Sadece maddi nedenlere odaklanarak seçeceğiniz meslek sizi asla mutlu etmeyecek. Gelecekteki olası kazancınızı hesaplayarak kariyer seçmek yerine daha derin bir amaca hizmet edecek gerçek tutkunuzu keşfedin, tutku ile severek çalıştığınızda, gün gelir kazancınız sizi şaşırtabilir.
Sizi mutlu edecek işi aramaktan hiçbir zaman vaz geçmeyin. Henüz bulamamış olsanız da pes etmeyin.
Duygusal zeka, diğer her türlü zekadan daha üstündür. En teknik mesleklerde dahi insan ilişkileri sorunlu olanlar başarısızlığa mahkumdur. İletişiminizi, sosyal ilişki becerilerinizi geliştirin.
. Kaybedecek zamanınız yok.
Zamanınız çok kısaymışçasına yaşayın, çünkü zaten öyle. Vaktinizin kısa olduğunu depresyona girmek için değil, harekete geçmek için hatırlayın. Önemsediğiniz ne varsa hemen, şimdi yapın.
Kaygıyla geçen vakit, boşa geçmiş demektir. Endişelenmek yerine önlem alın.
Mutluluk, şartlar mükemmel olduğunda ortaya çıkan bir durum değil, bir seçimdir. İçine düştüğünüz yaşam mücadelesi ne kadar zorlu olursa olsun, er yada geç mutlu olmaya karar vermelisiniz.
Küçük düşünün. Ömrünüzün büyük kısmında küçük lezzetlerin, anlık sevinçlerin imzası var, tadını çıkarın.
. Pişmanlıklarla yaşamayın. Hayatta hemen her şey unutulabilir, silinebilir veya bedeli ödenebilir.
Aynı anda iki farklı yöne gidemeyişi belki de insanın karşı karşıya kaldığı en acımasız ikilem. Bir gün bir yerde seçim yapmak zorundasınız. Kendinizi kandırmayın, vermediğiniz her karar aslında yine bir seçimdir.
Fırsatlara ‘Evet’ deyin. Reddetmek için gerçekten geçerli bir nedeniniz yoksa gelen önerileri kabul edin.
Aynı bedenle yüz yıl geçireceğinizi düşünerek hareket edin, vücudunuzu yıpratmayın. Sağlıklı yaşam tercihininiz, geleceğe yatırımınızdır.
Daha fazla seyahat edin. Eğer gerekiyorsa başka planlarınızdan feragat ederek sık sık yolculuğa çıkın. Geriye dönüp baktığınızda, yaşamınızın en ilginç, en vurucu anılarının seyahat maceraları olduğunu fark edeceksiniz.
(Prf. Karl Pillemer Yaşam için 30 Ders adlı kitabından)

 

Ya birlikte kardeş gibi yaşamayı öğreneceğiz ya da aptallar gibi hep beraber yok olacağız…

11220091_932614663443813_74496349787378157_n[1]