Taze Asma Yaprağı Nasıl Saklanır?

Mutfaklarda kış hazırlığı deyince ilk akla gelenler reçel, salça ve asma yaprağıdır. Yaprak sarma Türk mutfağının en önemli yemeklerinden birisidir. Yaz aylarında sarma yapımında taze asma yaprakları kullanılır. Yazın üzüm bağlarından toplanan taze asma yapraklarını bozulmadan uzun süre saklayıp bulunmadığı kış aylarında da tüketebilmek için çeşitli yöntemler kullanılır. Evde kışlık yaprak hazırlayabilmeniz için bu saklama yöntemleri hakkında detaylar verilmektedir.

Taze Asma Yaprağı Nasıl Saklanır?   -  Fügen Büke #yemekmutfak

Asma Yaprağı Alırken Şunlara Dikkat Edilmelidir

Sarmanın lezzetli ve yumuşak olması için ince, açık renkli, arka yüzü tüysüz ve ince damarlı olan az dilimli yapraklar kullanılmalıdır. Her üzümün yaprağı ile sarma yapılmaz. Manisa yöresinin sultani çekirdeksiz, Tokat’ın narince ve Trakya’nın yapıncak cinsi üzümlerinin yaprakları sarma yapımına uygundur. 

Kullanılacak Kavanozlara ve Tuz Çok Önemli

Yaprakların kavanozda saklandığı salamura dışındaki bütün yöntemlerde kullanılacak kavanoz 1 pişirimlik asma yaprağı miktarına göre seçilmelidir. Çünkü kavanozların kapağı açıldıktan sonra yapraklar fazla dayanmaz, kısa sürede tüketmek gerekir. Kavanoz kapaklarının yeni ve sağlam olması çok önemlidir. Kullanılmış kapaklarda yaprakların hava alıp bozulma riski vardır. Kullanılacak tuz ise turşu yapımında kullanılan kaya tuzu veya salamuralık deniz tuzu olmalıdır. 

Yaprak Saklama Yöntemleri Nelerdir?

1. Salamura

En klasik ve uzun süre dayanan saklama yöntemidir. Bu yöntemde asma yaprakları tuzlanır, bidonlara veya kavanozlara basılır. Salamura yapılacak yaprakların sapları uzun olmalıdır.

Yapraklar kaynar tuzlu suyun içinde kısa bir süre bırakılır. 8-10 tane asma yaprağı alınarak küçük desteler yapılır. Yaprakların parlak yüzeyi üstte kalacak şekilde her destenin sap kısmına 1 çay kaşığı kaya tuzu dökülür ve rulo yapılır. Böylece parlak kısım içeride kalmış olur. Hazırlanan bu rulolar tercihen cam bir kavanozun içine aralarında boşluk kalmayacak şekilde sıkı sıkı basılır. Kavanoz tamamen dolduktan sonra elle üstten tekrar sıkıştırılarak bastırılır. Her 1 litre su için 200 gram kaya tuzu kullanarak hazırlanan tuzlu su soğuduktan sonra havası çıkması için birkaç seferde yavaş yavaş eklenir ve suyun dibe kadar inmesi sağlanır. Kavanozu ağzına kadar suyla doldurduktan sonra yaprakların suyun üzerine çıkmaması için ağırlık olarak temiz bir taş veya esnek plastik bir parça yerleştirilir. Kavanozun kapağı sıkıca kapatılır ve serin yerde muhafaza edilir. Ara sıra suyu kontrol edilir, eksildiyse üzerine tuzlu su eklenir. Bu yöntemde dikkat edilecek en önemli husus yaprağın hava ile temas etmemesidir.

Salamura yöntemiyle hazırlanan yaprakları kullanmadan önce tuzunun gitmesi için 3-4 saat sıcak suda bekletip arada bu suyu değiştirmek gerekir. 

2. Kavanozda Sulu ve Tuzsuz Konserve

Sap kısımları uzun bırakılan yapraklar yıkanmaz, kirli ve tozlu olanlar kağıt havlu ile silinir. 8 – 10 tanesi düzenli bir şekilde şekilde üst üste konularak deste yapılır ve 4’e katlanır. Kavanozun yarısı soğuk musluk suyu ile doldurulduktan sonra alabildiği kadar yaprak destesi konur. Kavanozun kapağı ters çevrildiğinde bile akmayacak şekilde sıkıca kapatılır. Kavanozların sığacağı geniş ve derin bir tencerenin yarısı soğuk su ile doldurulur. Ocağın altı orta ısıda açılır. Su kaynayınca kavanozlar ters çevrilerek tencereye yerleştirilir. Su seviyesi kavanozların yarısına kadar gelmelidir. Kaynayan suda yapraklar aşağıdan yukarıya doğru sararmaya başlayacaktır. 15 dakika sonra kalın fırın eldiveni ile kavanozlar tencereden çıkartılır ve düz bir zeminde yine ters çevrilerek 24 saat soğumaya bırakılır.

Yaprakları iyice yıkadıktan sonra kullanabilirsiniz.

3. Kavanozda Kuru ve Tuzsuz Olarak Saklama

Ağzı çok dar olmayan, elinizin girebileceği genişlikte bir pişirimlik yaprak saklayabileceğiniz büyüklükte kavanozlar kullanılır. 1 litrelik kavanozlar yaklaşık 300 gram taze asma yaprağı almaktadır. Yapraklar yıkanmaz, ancak kir ya da toz varsa kağıt havlu ile silinir ve sap kısımları makasla kesilir. Yaprakların 8 – 10 tanesi düzenli bir şekilde üst üste konarak deste yapılır. Yaprak destesi parlak yüzeyi altta kalacak şekilde elle itilir ve kavanozun dibine yerleştirilir. Kavanoz tamamen dolana kadar her bir deste için aynı işlem uygulanır ve diğer destenin üzerine sıkıştırarak bastırılır. Kavanoz ağzına kadar dolunca kapağı sıkıca kapatılır. Yaprak miktarına göre birkaç kavanoz hazırlanır. Bundan sonraki aşamada uygulayabileceğiniz 2 yöntem vardır.

  • Kavanoz kapakları bir tencerede kaynatılır. Maşayla kaynar sudan alınan ve kalın bir bezle tutulan kapakla kavanoz sıkıca kapatılır ve ters çevrilerek soğuyana kadar bekletilir. Bu şekilde vakumlanan yapraklar uzun süre dayanır.
  • Diğer yöntemde  ise kavanozların sığacağı genişlikte derin bir tencereye kaynadığında taşmayacak kadar soğuk su doldurulur. Ocağın altı orta ısıda açılır, su kaynadıktan 20 dakika sonra tenceredeki kavanozlar ters çevrilir. Su azalırsa kaynar su eklenir ve 20 dakika daha kaynatılır. Kalın bir havlu veya fırın eldiveni ile kavanozlar tencereden çıkartılır, kapağı biraz daha sıkılır ve ters olarak soğumaya bırakılır.

Bu yöntemle hazırlanan yaprakları serin bir ortamda uzun süre saklayabilirsiniz. İyice yıkayıp suyunu süzdükten sonra kullanabilirsiniz. Ayrıca haşlamaya gerek yoktur. 

4. Pet Şişede Kuru ve Tuzsuz Olarak Saklama

Bu yöntemde yapraklar yıkanmaz, kiri ve tozu kağıt havlu ile alınır, 1-2 santim uzunluğunda sap bırakılır. Körpe yapraklar bez üzerinde 8-10 yapraklık desteler halinde serin bir ortamda gece boyunca açık olarak bekletip yumuşatılır. Bu şekilde soldurulan yapraklar şişeye koyarken kolayca katlanır ve açılmaz. Kola, gazoz veya su için kullanılan 0,5 veya 1 litrelik pet şişeler iyice yıkanır ve tamamen kurutulur. Yaprakların 4 tanesi düzgün bir şekilde üst üste konur, rulo yapılır ve pet şişenin içine doldurulur. Şişe birkaç santim dolduğunda oklavayla veya kalın bir tahta kaşık sapı ile yapraklar zedelenmeden dikkatlice itilip sıkıştırılır. Kalan yapraklar aynı şekilde 4’lü desteler halinde rulo yapılıp şişeye atılır, ara sıra oklavayla bastırılıp sıkıştırılır. Şişe tamamen dolduğunda yapraklara parmaklarla zedelemeden iyice bastırılır ve şişenin kapağı kapatılır. Serin ve loş bir ortamda yaprakların rengi sararana kadar bekletilir. Yaprakların rengi sararınca içerde kalan havanın çıkması için şişenin kapağı çok hafif oynatılır. Hava fıslayarak çıkınca şişeye hava girmemesi için kapak hemen sıkıca kapatılır. İstenildiği zaman şişenin altı kesilir ve yapraklar sıcak suda bekletilerek veya biraz haşlanarak kullanılır.

5.Buzdolabı Poşetinde Derin Dondurucuda veya Buzlukta Saklama

İyice yıkanan yapraklar süzülür ve 8-10 tane yaprağı alınarak düzenli küçük desteler yapılır. Kaynar suda ters yüz edilir, rengi dönünce çıkarılır. Süzülüp soğutulan yapraklar bir pişirimlik olarak buzdolabı poşetlerine konur ve derin dondurucuya kaldırılır. Kullanılacağı zaman dondurucudan indirilip buzunun çözülmesi beklenir. Üzerine biraz sıcak su dökülüp süzüldükten sonra kullanılır.

Derin donduruca değil, buzlukta saklanacaksa yaprakların erimemesi için aralarına kaya tuzu serpilir ve parlak yüzü içte kalarak rulo yapılan desteler buzdolabı poşetlerine yerleştirilir. Çözüldükten sonra tuzlu sıcak suda bekletilir ve kullanılır.

kaynak: yemek mutfak

facebook şifa evreni sayfası

Bitki Alemi kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Kim Ne Düşünür Diye Yaşamayı Bıraktım Anne…

11751458_10152938230052014_3733913152056526875_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. 2 Comments »

Taşların Şifası…

252713_139348679558463_1284138963_n[1]

Elmas: Eski çağlardan günümüze taşların en değerlisi sayılan elmasın, kadınla erkek arasındaki aşkı güçlendirdiğine inanıldığından nişan yüzüklerinde tercih edilir. Saflık, sevgi ve neşe getirdiği söylenen elmas, cesareti ve aşkı sembolize eder. Elmas, sizi ruhsal ve ahlaksal inançlara göre yaşamınız için yüreklendirerek, kendinize ve başkalarına karşı dürüst olmaya davet eder.

Safir: Gök yakut diye bilinen safir, Latince mavi anlamına gelen sapphirus kelimesinden gelir. Mavi, pembe, turuncu, sarı, yeşil, mor ve siyah renklerde ya da şeffaf olabilir. Tarih boyunca kralların ve hükümdarların kötülük, ihanet ve büyülerden korunmak için taktıkları kutsal bir taştır. Aynı zamanda çeşitli hastalıklara iyi geldiği söylenmektedir. Şeffaf safir size güveni, sevgiyi ve ışığı yoğun olarak hissettirir. Mavi safir, duygusal travmaların yarattığı duygu yüklerinden kurtararak özgürlük hissi verir.

Yakut: Mutsuzluk, kıymetsizlik, kavga, düşman, saldırı, vakitsiz ölümler ve akıl hastalıklarına karşı koruyucu özelliği olduğuna inanılır. Yakut, Hindistan’da taşların efendisi olarak anılır. Saflaşmaya ve değişime götüren yaşamsal ve sıcak yaratıcı enerji
verir.

Zümrüt: Yeşil renginden dolayı bereket, doğurganlık ve yağmur simgesi olarak bilinir. Düş gücünü geliştirdiğine, belleği güçlendirdiğine inanılır. Kadında ve erkekte üretkenliği artırır.
Göz ağrıları, iltihap ve kırıklığı giderir.

Ametist: Strese, migrene, iştahsızlık, göz ağrısı, akciğer rahatsızlıklarına iyi gelir. Bağışıklık sistemini güçlendirir. Kuvars kristalinin arındırılmasında kullanılır. Pozitif enerji yüklü bir kristaldir. Taşıyan kişiye de bu yükü aktarır. Beyin gücünü yükseltir. Kan temizleyicidir. Negatif enerjilerimizi boşaltarak huzurlu ve zinde olmamızı sağlar. Pembe kuvarsla birlikte kullanıldığında aklı güçlendirir. Alkoliklere iyi gelir ve kalbi korur.

Akik: Uğur ve bereket taşıdır. Kan dolaşımını kolaylaştırır. Erkeklerde, erkeklik bezini, kadınlarda yumurtalıkları korur. Cinsel organları aktivite eder. Sağlık ve uzun ömür simgesidir Turuncu akik kendinizi sıkıntılı ve ümitsiz hissettiğiniz zamanlarda olayların
iyi yönlerini görmenize yardım eder. Sebepsiz sıkıntıyı alır. Sarı akikle yaşamdan zevk alırsınız. Ateş akiği yaşadığınız ana yoğunlaşma isteğinizi güçlendirir. Ciddiyet, dayanıklılık ve sükunet sağlar. Olumsuz duyguları çözüp iç benliği korur. Kendinize güven duymanızı sağlar.

Akuamarin: Beden ve zihin ilişkisini kuvvetlendirir. Duyarlılık sezgisini artırır. Aile saadetini güçlendiren taş denir. Denizcilerin uğur ve nazar taşıdır. Güven, denge ve ahenk
sembolüdür. Solunum problemleriyle savaşır. Hafızayı güçlendirir. Strese karşı koruyucudur.

Agat: Konuşma yeteneğini güçlendirir. Dikkatsizlikten, sosyal olamamaktan korur. Uzun ömür ve mutluluk simgesidir. Günlük stresleri atar. Vücutta tansiyon dengeleyicidir. Üriner sistemin sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Aklı ve vücudu güçlendirir, kişiyi cesaretlendirir.

Aytaşı: Günlük yaşantınızdaki dengeyi oluşturmanızı sağlar ve duygusal dengenizde uyum sağlayıcı etki yaratır. Fiziksel olarak tıkanmış lenf bezlerini temizler. Kadınlarda hormon seviyesini dengeler.

Amber (Kehribar): Guatr, astım, bronşit ve allerjiye karşı iyidir. Tılsım olarak, hem kör talihe karşı korunma hem de talihi kendine çekme için kullanılmıştır. Sindirim sistemi, iç salgı bezlerini dengeler ve karaciğeri temizleyerek güçlendirir. Yaydığı sıcaklık,
enfeksiyonu önlediği ve soğuk algınlığı tedavisinde rol oynadığı için genelde boyun çevresine takılır. Boğaz ve tiroid enfeksiyonlarını diğer tüm taşlardan daha iyi tedavi ettiği
düşünülmektedir.

Aventurin: Zihinsel karmaşayı ve stresi azaltır. Neşe taşı da denir. Sakinlik ve yaşama sevinci sunar.

Amazonit: Beden dışı deneyimlere duyulan korkuyu yatıştırır. Enerjisi ölümcül derecede hasta olanlara iyi gelir.

Firuze (Turkuaz): Panzehir özelliği vardır, talih taşı olarak bilinir. Hissettirdiği iç bağlantılar sayesinde şifa etkisi gösterir. Nazara karşı iyi gelir. Bilinci genişletir ve kaygıyı teskin eder. Tansiyonu düzenler, kalp hastalarına iyi gelir. Kadınlık özelliklerini artırır. Konuşma ve yazma yoluyla yaratıcı ifadeyi artırır.

Hematit (Demir): Kan dolaşımı düzeninin sağlıklı olmasına yardımcıdır. Bu özelliğinden dolayı romatizmaya iyi gelir. Enerji kaynağıdır, solunum yolları üzerinde olumlu etkileri vardır.

İnci: İnci size güç, huzur ve çalışma azmi verir. Duygusal korunma amacıyla da kullanılır.

Jasper: Sindirim sistemine iyi gelir. Endokrin sistemine denge getirir. Karaciğer ve safra kesesini, dalak ve mesaneyi kuvvetlendirir. Fiziksel direnci artırır.

Kaplan Gözü: Sahiplenme arzusunu güçlendirir, insanların kendisini işine vermesini sağlar. İç ve dış görüşü artırır. Zihni keskinleştirir. Sinirsel spazmları ve baş ağrılarını hafifletir. Sindirim bozukluklarına, algılama eksikliğine ve korkuya karşı koruyudur. Negatif enerjiden korur.

Kuvars kristali: Vücuttaki fazla elektriği alır, eksikliği tamamlar. Tansiyonu düzenler, meditasyonda kullanılır. Cep telefonu taşıyan kimselerin yanında mutlaka kristal bulundurması gerekir. Çünkü kristal radyasyonu toplar. Kristaller almış olduğu radyasyonu 15 günde bir yıkamak suretiyle atarlar.

Rutılat kuvarsı: Depresyonu azaltır, enerji kaynağıdır. Sıkıntılı geçen bir günün getirdiği olumsuz duygu ve düşünceleri çözerek uzaklaştırır.

Kalsedon (Mavi Akik): Düşünce yeteneğini kuvvetlendirir, iyi konuşmayı sağlar.

Krizopras: Sinirsel gerilimleri yok eder. Fiziksel, zihinsel, heyecan durumlarında sakinlik verir. Seksüel ve depresif durumları rahatlatıcı özelliği vardır.

Lal: Tehlikeyi haber veren taş olarak geçer. Bilinmeyene gözlerinizi açar ve gayipten bilgi almayı destekler. Fiziksel olarak da cinsel organların iyileşmesine yardımcı olur, kan dolaşımını canlandırır.

Lapis Lazuli (Lacivert Taşı): Ruh ve beden arasındaki dengeyi sağlar. Ayrıca zihinsel berraklığı ve derin düşünmeye yardımcı olur. Hazmı kolaylaştırır.

Malahit (Bakır Taşı): Fiziksel ağrıları azaltıcı ve radyasyondan koruyucudur. Uyumayı kolaylaştırır. Zihni ve vücudu canlandırır. Her kademede dengeleyici rol oynar. Sol elde oynanırsa vücuttaki statik elektriğin fazlasını alır.

Mercan: Solunum açıcı etkisi vardır. Kişide cazibeyi artırır. Zor işlerin akışını kolaylaştırır. Çoğaltıcı etkisi vardır, bereket simgesidir.
Obsidiyen: Negatif enerji emicidir. Stresi azaltır, terapi yönü çoktur. Bilinçaltındaki blokajları temizler.

Opal: Eklem iltihabına iyi gelir. İnsancıl duyguları güçlendirir. Ruh temizliğini korur, umudu güçlendirir. Yüksek başarı taşıdır.

Prit: İrade gücünü artırır. Diğer insanlarla armoni halinde çalışmayı gerçekleştirir. Enerji oluşturur.

Rodonit: Vücudun sağlıklı gelişmesine yardım eder. Kan dolaşımın dengeler. Psikolojik olumsuzluklardan kurtarıcı ve cesaret artırıcıdır.

Topaz: Duygusal yükleri ve kötümser düşünceleri ortadan kaldırır. Endişe ve depresyonun üstesinden gelmede yardımcı olur. Tüm bedeni güçlendirir, destekler, zihinsel ve fiziksel sindirime yardım eder.

Yeşim (Jade): Böbrek rahatsızlarından kaynaklanan ateşi düşürür. Akıl sağlığına, göz bozukluğuna ve doğum sancılarına karşı koruma sağlar.

Kırmızı Yeşim Taşı: Kanı güçlendirir, canlılık, güç ve sabır verir. Bedeni temizler.

Zebercet (Peridot): Aygıtların kaydedemediği kalp çarpıntılarına ve sebebi bilinmeyen korkulara iyi gelir. Renginden dolayı bereket, doğurur içinizde sevinç duygusu uyandırır.

kaynak : hürriyet

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Leave a Comment »

Her Kadının Kendine Vermesi ve Tutması Gereken 22 Değerli Söz

Daha çocukluktan, gençlikten bu yana cinsiyetçi toplumlar yüzünden yapmadığımız hatalar yüzünden yargılanmaya, suçlanmaya alıştık. Erkek ve kız çocuk için hayatın farklı olduğunu, kadın – erkek eşitsizliğinin her fırsatta gözümüze sokulacağını deneyimledik. Bazen görülüp, duyulup, yok sayılacağımıza, iş yerinde bile “presentable” adı altında güzel olmanın zeki olmaktan daha önemli olduğuna şahit olduk.

Ve yolun bir noktasında, öğrendiklerimizin, toplumun bize öğrettiklerinin aslında ne kadar yanlış ve saygısızca olabileceğini fark ettik. 

Hak ettiğimiz şeyler için savaşmanın, bağıra bağıra kahkahalar atmanın, umutlu olmanın, pozitif olmanın hiçbir sakıncası olmadığını, bunların bizi güçlü kılacağını öğrendik.

O zaman hayal edelim, kendimize sözler verelim, ve özürler sıralamadan, bütün hayat heyecanını taşımanın zehirsiz keyfini sürelim…Çünkü herkes gibi en iyisini, en güzelini hak ediyoruz.

1. Bu bedeni sevmeye söz veriyorum.

Bu bedeni sevmeye söz veriyorum.

İyi günde kötü günde, toplumun bize öğrettiğinin aksine, kıvrımlıyken ya da aşırı zayıfken, “şişko” ya da “sıska” diye nitelendirilirken, vücuduma kibar davranacağıma, onu olabildiğince iyi, sağlıklı besleyeceğime söz veriyorum.

2. Gördüğüm yerde, durup, çiçekleri koklayacağıma söz veriyorum.

Gördüğüm yerde, durup, çiçekleri koklayacağıma söz veriyorum.

Mükemmel doğanın kokusunu içime çekerken, sadece o an orada olacağıma,ve o anın daha iyi olamayacağını düşüneceğime söz veriyorum.

3. Olduğumdan başka biri gibi görünmeyeceğime söz veriyorum.

Olduğumdan başka biri gibi görünmeyeceğime söz veriyorum.

Çünkü ben buyum, böyle güçlüyüm, böyle güzelim. Bunu hiçbir şey değiştiremez.

4. İnsanların mükemmel olmayacağını kabul edeceğime söz veriyorum.

İnsanların mükemmel olmayacağını kabul edeceğime söz veriyorum.

Yanlış adamlarla çıkacağım, doğru adamlarla çıkacağım, geçmişte yaşayan adamlarla karşılaşacağım, “bana göre olmayan” ama kendi nezdinde güzel adamlarla çıkacağım, ta ki gönlümün koşulsuz ve hatalarıyla sevdiği kişiyi bulana kadar. Bunda yanlış hiçbir şey yok.

5. Bir çok hata yapacağıma söz veriyorum.

Bir çok hata yapacağıma söz veriyorum.

Yaptığım hatalardan aldığım dersleri unutmayacağıma, sırf “güvenli” hissetmek için kabuğumun içinde kalmayacağıma, dış dünyaya açılıp, hata yapmayı da kabulleneceğime söz veriyorum ve bununla barışığım.

6. Kendime karşı bağışlayıcı olacağıma söz veriyorum.

Kendime karşı bağışlayıcı olacağıma söz veriyorum.
Gençken, kızgınken, mutluyken, sarhoşken, ya da ruh halim bozukken yaptığım hataların yolumu tıkayıp, vicdanımı yeyip bitirmesine izin vermeyeceğim, bütün kalbimle kendimi affedeceğim.

7. Sesimin asla kesilmeyeceğine söz veriyorum.

Sesimin asla kesilmeyeceğine söz veriyorum.

Özellikle sesimin en çok duyulması gereken zamanlarda, öne çıkıp, haklı gerekçelerimi savunacağıma, haklı bulduğum her şey hakkında fikirlerimi sunacağıma, inandığım şeylerin arkasında duracağıma ve bunun için asla özür dilemeyeceğime söz veriyorum.

8. Bugün, yarın ve her gün “önce ben” olacağıma söz veriyorum.

Bugün, yarın ve her gün
İstediğim şeyleri kovalayacağıma, kendi ihtiyaç ve isteklerimi herkesin üstüne koyacağıma çünkü sonuna kadar bunu hakettiğime inanıyorum.

9. Beni “sadece vücudum” veya “sadece aklım” için seven erkeği asla birbiriyle karıştırmayacağıma söz veriyorum.

Beni

Ve her ikisini, yani hem aklımı hem vücudumu seven bir erkekten daha azıyla, asla bir düzen kuramayacağıma eminim.

10. Beynime gereken değeri vereceğime söz veriyorum.

Beynime gereken değeri vereceğime söz veriyorum.

Onu değişik cümleler, kelimelerle, okuyarak zenginleştirip, geliştireceğime, filmlerle,yemek tarifleriyle vb. olabildiğince zihnimi ilerleteceğime söz veriyorum.

11. Herkese bir şans vereceğime söz veriyorum.

Herkese bir şans vereceğime söz veriyorum.

Korkutucu, riskli, aptalca olsa bile, kendi kabuğumu kırıp, güven bölgemden dışarı adım atıp, insanlara içlerindeki cevheri kanıtlamaları için bir şans vereceğime söz veriyorum. Çünkü bir insana şans vermeden, nelere sahip olduğunu asla bilemezsiniz.

12. Kadın olmanın bana yeteceğine söz veriyorum.

Kadın olmanın bana yeteceğine söz veriyorum.
Sırf cinsiyetim yüzünden asla limitlere boyun eğmeyeceğime, vücudumun cinsiyetçi toplumlar yüzünden nesnelleştirilmesine izin vermeyeceğime söz veriyorum.

13. Aileme vakit ayıracağıma söz veriyorum.

Aileme vakit ayıracağıma söz veriyorum.

Çok yoğun günler geçirsem bile, tünele girmek üzere olsam bile, başımı kaşıyacak vaktim olmasa bile, günde bir kaç dakika ayırıp, onları arayıp, nasıl olduklarını, onları özlediğimi ve sevdiğimi hatırlatacağıma ve yanlarında olacağıma söz veriyorum.

14. Aşırıya kaçacağıma söz veriyorum.

Aşırıya kaçacağıma söz veriyorum.

 Canım istiyorsa deliler gibi içeceğime, geç saatlerde uyuyacağıma hatta bazen sabahlayacağıma, canım acıyana kadar dans edeceğime, patlayana kadar yemek yiyeceğime söz veriyorum. Çünkü eğer canım abartmak istiyorsa, buna bile doyacağım.

15. Kat ettiğim yollardan gurur duyacağıma söz veriyorum.

Kat ettiğim yollardan gurur duyacağıma söz veriyorum.

Yol hala devam etse de, arkama dönüp baktığımda, üzülmek, “keşke”lerle iç geçirmek yerine, yaşadıklarımdan aldığım derslere minnet edeceğim. Buraya kadar gelmek bile büyük bir başarı.

16. Başıma gelen kötülükleri affedeceğime ama asla unutmayacağıma söz veriyorum.

Başıma gelen kötülükleri affedeceğime ama asla unutmayacağıma söz veriyorum.

 Zamanın yaralarımı iyileştirmesine izin vereceğime, üzüntüde boğulmak yerine öğrendiklerimin yanıma kar kalıp, benimle taşınmasına izin vereceğime söz veriyorum.

Üzen eski sevgililere, kazık atmış eski dostlara beddua etmek yerine, ışık ve pozitif düşünceler dileyip, hayatıma devam edeceğim.

17. Ağlamaktan korkup, çekinmeyeceğime söz veriyorum.

Ağlamaktan korkup, çekinmeyeceğime söz veriyorum.

Kalbim her kırıldığında, aşka her küstüğümde, duygularım her yanıldığında, gerekirse sabahlara kadar, içimde zehir kalmayana kadar ağlayacağıma söz veriyorum.

18. İstediğim şeyleri giymekten asla çekinmeyeceğime söz veriyorum.

İstediğim şeyleri giymekten asla çekinmeyeceğime söz veriyorum.
İnanılmaz yüksek topuklardan, kıpkırmızı rujlardan, kısa eteklerden asla çekinmeyeceğime ve toplumun bana sırf feminen olduğum için “kaşar” ya da “teşhirci” muamelesi yapmasına izin vermeyeceğime söz veriyorum.

19. İşler istediğim gibi gitmediğinde sabırlı olacağıma söz veriyorum.

İşler istediğim gibi gitmediğinde sabırlı olacağıma söz veriyorum.

Şöyle bir geri adım atıp, biraz “oluruna” bırakacağıma, evren, allah ya da inandığım hangi güç varsa bana en hayırlısını göstereceğine, ve bu yolculuğun asla buhranla geçmesine izin vermeyeceğime söz veriyorum.

20. Kendime kıskançlık fırsatı vereceğime söz veriyorum.

Kendime kıskançlık fırsatı vereceğime söz veriyorum.

 Bunu bir handikap olarak görmeyeceğime, eğer kıskanıyorsam bunu saklamayacağıma, bunun beni büyütmesine izin vereceğime söz veriyorum.

21. Yarın için, bugün için, 3 hafta sonrası için planlar yapacağıma söz veriyorum.

Yarın için, bugün için, 3 hafta sonrası için planlar yapacağıma söz veriyorum.

Ve bunları gerekirse bozmaktan çekinmeyeceğime.

22. Sevmekten vazgeçmeyeceğime söz veriyorum.

Sevmekten vazgeçmeyeceğime söz veriyorum.
Sevgi almak, sevgi vermek. Karşındaki hak etmese bile bunu sürdürebilmek. Sırf kendi ruhun için. Benden büyük olan kalbimi kendime kanıtlamak için. Hatalarımı bile seveceğime, onları kucaklayacağıma ve sevgi enerjisinin üstümden akıp gitmesine izin vereceğime söz veriyorum.

kaynak: onedio

Efsane Kitap ve Film Dövüş Kulübü’nden Hayatı Sorgulamanıza Sebep Olacak 25 Müthiş Alıntı

çlü kalemiyle tüm dünyada ün kazanmış olan yazar Chuck Palahniuk’ten tüketim kültürüne, hırs ve üstünlük duygusuna, güzellik idealine ve iş dünyasına ağır bir eleştiri olan Dövüş Kulübü, birçok kişi tarafından baş rollerini Brad Pitt ve Edward Norton’un oynadığı film ile biliniyor. İster kitabının, ister filminin bir hayranı olun, bu eserde bulunan bazı sözler insanın boğazına düğümleniyor ve yaşadığı anlamsız hayatı sorgulamasına sebep olarak her şeyden kaçıp uzaklara gitme isteği uyandırıyor.

1. Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun. Ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.

Her gün işe gidiyorsun. Akşamları erken uyuyorsun. Ve bunun karşılığında aldığın tek şey koltuk takımı. Gerçekten acınası bir durumdasın.

2. Ancak her şeyini kaybettikten sonra gerçekten özgür olabilirsin.

Ancak her şeyini kaybettikten sonra gerçekten özgür olabilirsin.

Tyler diyor ki, ben henüz dibe vurmaya yaklaşmamışım bile. Ve eğer sonuna kadar düşmezsem, kurtulmam olanaksızmış. İsa çarmıha gerilerek yapmış bunu. Sadece para, mülkiyet ve bilgiden vazgeçmen yeterli değil, diyor Tyler. Bu bir hafta sonu tatili değil. Bu işi böyle yarım yamalak yapamazsın artık.
Seminerde miyiz?
“Daha dibe vurmadan çözülürsen,” diyor Tyler, “asla sonuna kadar götüremezsin.”
Ancak felaketten sonra yeniden doğabilirmişiz.
“Ancak her şeyini kaybettikten sonra,” diyor Tyler, “gerçekten özgür olabilirsin.

3. Dövüş bittiğinde hiçbir şey çözülmemişti, ama zaten hiçbir şeyin önemi yoktu.

Dövüş bittiğinde hiçbir şey çözülmemişti, ama zaten hiçbir şeyin önemi yoktu.

Tyler bana bir garsonluk işi buluyor, sonra ağzıma bir silah sokmuş ve diyor ki, sonsuza kadar yaşamak istiyorsan, ilk adım olarak ölmek zorundasın.

4. “Geri dönüştürme, sürat limitleri, hepsi palavra,” dedi Tyler. “Ölüm döşeğinde sigarayı bırakmaya benziyor bunlar.”

5. İnsan sevdiklerini öldürür diye bir söz vardır ya; aslında insanı öldüren de hep sevdiğidir.

İnsan sevdiklerini öldürür diye bir söz vardır ya; aslında insanı öldüren de hep sevdiğidir.

6. Bir zamanlar sahip olduğun şeyler gün gelir senin sahibin olur.

Bir zamanlar sahip olduğun şeyler gün gelir senin sahibin olur.

Yuva yapma iç güdülerine tutsak düşen tek ben değildim… Hepimizde Johanneshov markalı koltuktan var, yeşil çizgili Strinne deseniyle kaplı… Hepimizde Rislampa/Har markalı aynı kağıt lambadan var… Benimki artık bir konfeti… Çelik üstüne çinko kaplama Vild marka ayaklı saaatim. Tanrım ona sahip olmasam ölürüm…
Mobilya satın alırsınız. Kendinize dersiniz ki, bu hayatım boyunca ihtiyaç duyacağım son kanepe. Kanepeyi alırsınız ve sonraki birkaç yıl boyunca, hangi işiniz ters giderse gitsin, en azından kanepe sorununuzu çözmüş olduğunuzu bilirsiniz. Sonra aradığınız tabak takımı. Sonra hayallerinizdeki yatak. Perdeler. Halılar.
Sonra o güzel yuvanızda kısılıp kalırsınız. Bir zamanlar sahip olduğun şeyler gün gelir senin sahibin olur.

7. “Yirmi dört yaşındayken,” diyor Marla, “ne kadar hızlı düşebileceğin konusunda hiçbir fikrin yoktur, ama ben hızlı öğreniyordum.”

8. İnsanlar ölmekte olduğunuzu sanarlarsa, bütün dikkatlerini size veriyorlardı. Bugün sizi son kez görüyor olmaları gibi bir ihtimal varsa, sizi gerçekten görüyorlardı.

İnsanlar ölmekte olduğunuzu sanarlarsa, bütün dikkatlerini size veriyorlardı. Bugün sizi son kez görüyor olmaları gibi bir ihtimal varsa, sizi gerçekten görüyorlardı.

9. Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum.

Hayatta hiçbir zaman sahip olamayacağım yağmur ormanlarını yakmak istiyordum. Uzaya klorofluorokarbon gazları pompalayıp ozon tabakasında koca koca delikler açmak istiyordum.
Dev tankerlerin boşaltma vanalarını açmak, açık denizlerdeki petrol kuyularının kapaklarını kaldırmak istiyordum. Yemeye paramın yetmediği bütün balıkları öldürmek, asla göremeyeceğim Fransız kumsallarını kirletmek istiyordum.
Bütün dünyanın dibe vurmasını istiyordum.

10. Kendini çok zorlama, güzel şeyler onları hiç beklemediğin anlarda olur.

Kendini çok zorlama, güzel şeyler onları hiç beklemediğin anlarda olur.

11. Hiçbir şey durağan değil. Mona Lisa bile dağılıyor. Her şey parçalanıp dağılıyor.

Hiçbir şey durağan değil. Mona Lisa bile dağılıyor. Her şey parçalanıp dağılıyor.

Belki de kendini geliştirmek aranan cevap değildir.
Tyler babasını hiç tanımamış,
Belki de cevap, kendine zarar vermektir.

12. Tek bir an: Hayatta kusursuzluktan en çok bunu bekleyebilirdiniz.

Tek bir an: Hayatta kusursuzluktan en çok bunu bekleyebilirdiniz.

13. “Eğer ne istediğini bilmezsen.” diyor kapıcı, “bir bakarsın istemediğin bir sürü şeyin olmuş.”

“Bugünkü gençlerin çoğu etrafa hava basma derdinde.” diyor kapıcı. “Çok fazla para harcıyorlar.”

“Bugünkü gençlerin çoğu ne istediklerini bilmiyor.”

“Bu gençler var ya, bütün dünya onların olsun istiyorlar.”

14. Bir gün öleceğinden kormak yerine, işe bu gerçeği kabullenerek başlayabilirsin.

Bir gün öleceğinden kormak yerine, işe bu gerçeği kabullenerek başlayabilirsin.

15. Diğer projektör görevi devralır. Film devam eder… Seyircinin hiç bir şeyden haberi yoktur…

Diğer projektör görevi devralır. Film devam eder... Seyircinin hiç bir şeyden haberi yoktur...

Çift projektörle film gösteren o eski sinemalarda, bir böbinin bitmesi ile öbürünün başlaması arasındaki boşluğu seyirciler fark etmesin diye, makinistin her saniye orada olup iki projektör arasında mekik dokuması gerekir. Tepede perdenin sağ üst köşesinde beliren beyaz noktaları beklersiniz. Meslekte bunlara “sigara yanığı” denir. İlk beyaz nokta, bitişe iki dakika kaldığını gösterir. İkinci projektörü başlatırsın ki, zamanı geldiğinde hızını almış olsun. İkinci beyaz nokta, beş saniye uyarısıdır. Gerilim artmıştır. İki projektörün arasında durmaktasındır ve makinist odası zenon lambasının ışığından hamam gibi ısınmıştır… İki elinle de birer kolu kavramış olarak iki projektörün arasında durur ve perdenin köşesine bakarsın. İkinci nokta görülüp kaybolur. Beşe kadar sayarsın. Projektörlerden birinin merceğini kapatırsın. Aynı anda, diğer projektörün mercek kapağını açarsın. Diğer projektör görevi devralır. Film devam eder… Seyircinin hiç bir şeyden haberi yoktur…

16. Bütün dünyevi mülklerinizden ve arabanızdan vazgeçip şehrin zehirli atık semtindeki kiralık bir eve yerleşin.

Bütün dünyevi mülklerinizden ve arabanızdan vazgeçip şehrin zehirli atık semtindeki kiralık bir eve yerleşin.

17. Uyanırsın ve hiçbir yerdesindir.

Uyanırsın ve hiçbir yerdesindir.
O bir dakika için çok uğraşmanız gerekiyordu ama bir dakikalık kusursuzluk, harcadığınız çabaya değerdi. Tek bir an. Hayatta kusursuzluktan en çok bunu bekleyebilirdiniz.
Uyanırsın ve uyanmış olmanız yeterlidir.

18. Hepimizin televizyondan öğrendiği eski bir Çin geleneğine göre…

Hepimizin televizyondan öğrendiği eski bir Çin geleneğine göre...
Tyler artık sonsuza kadar Marla’dan sorumlu olacak, çünkü Tyler Marla’nın hayatını kurtardı.

19. Bu senin hayatın ve anbean sona eriyor.

Bu senin hayatın ve anbean sona eriyor.

Hepimizin çaresizlik içinde öleceği, insan bedenlerinin uçağın gövdesinde sıkışıp kalacağı o anı düşünmek uykusuzluğuma ilaç gibi geliyordu, üstümü dayanılmaz bir uyku çöküyordu.

Başka bir yerde, başka bir zamanda uyanabilseydim, başka bir insan olarak uyanabilir miydim?

20. Dövüş kulübüne bir kez gittiniz mi, artık televizyonda futbol seyretmek, muhteşem bir seks yapma fırsatınız varken oturup porno seyretmeye benzer.

Dövüş kulübüne bir kez gittiniz mi, artık televizyonda futbol seyretmek, muhteşem bir seks yapma fırsatınız varken oturup porno seyretmeye benzer.

21. Özgürlük, bütün umutlarımızı kaybetmek anlamına geliyordu.

Özgürlük, bütün umutlarımızı kaybetmek anlamına geliyordu.

Sonra unutuluşun içinde kayboldum, o karanlık, sessiz ve kusursuz boşlukta.

22. Sevdiğiniz herkesin size sırt çevireceğini ya da öleceğini fark ettiğiniz zaman ağlamak kolaydır.

Sevdiğiniz herkesin size sırt çevireceğini ya da öleceğini fark ettiğiniz zaman ağlamak kolaydır.
Zaman aralığını yeterince uzun tutarsanız, herkesin hayatta kalma şansı sıfıra düşer.

23. O sarmalayıcı karanlıkta, başka birinin kolları arasına hapsolmuşken, hayatta elde edeceğiniz her şeyin sonunda çöpe gideceğini anladığınız zaman ağlamak çok kolaydır.

O sarmalayıcı karanlıkta, başka birinin kolları arasına hapsolmuşken, hayatta elde edeceğiniz her şeyin sonunda çöpe gideceğini anladığınız zaman ağlamak çok kolaydır.
Hayatta sizi gururlandırmış ne varsa hepsi çöpe gidecek. Ve ben içeride kaybolmuş durumdayım.

24. Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun.

Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun.

Bulutlu bir gün, bu kadar yüksekte bile. Burası dünyanın en yüksek binası ve bu yükseklikte hava her zaman soğuk. Bu yükseklikte etraf o kadar sessiz ki, insan kendini o uzay maymunlarından biri sanıyor. Sana öğrettikleri küçük görevi yerini getiriyorsun.
Bir kolu çek.
Bir düğmeye bas.
Neyi neden yaptığını bilmiyor, sonra da ölüp gidiyorsun.

25. Hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur!

Hiçbir zaman tamamlanmış olmayayım, ne olur!
Hiçbir zaman halimden memnun olmayayım. Hiçbir zaman kusursuz olmayayım. Kurtar beni Tyler, kusursuz ve tamamlanmış olmaktan kurtar beni!

Organların Anlamları

imagescarnulxb[1]

 

Aşağıdaki organların yaşamdaki simge anlamları verilmiştir. Bunlar dünyada yapılan istatiksel bilgilere ve duyudışı algıları güçlü bütünsel / holistik uygulayıcıların deneyimlerine göre şekillenmiştir. Her organın birden fazla derin anlamı da vardır. Organların anatomik yapıları ve teşhis-tedavi için uzman doktorunuza görünmeniz salık verilir.

Ayaklar: Kendimizi, başkalarını, hayatı anlama kapasitemizi temsil eder.

Ayak parmakları: Geleceğin küçük ayrıntılarını temsil eder.

Eklemler: Hayatımızın yön değiştirmesini temsil eder.

Ayakbileği: Hareket ve yol belirlemeyi temsil eder.

Dizler: Egoyu, kendimize ve çevreye yargımızı temsil eder.

Bacaklar: Yaşam yolunda ilerlemeyi temsil eder.

Kalça: Büyük kararları ve gidilecek yönü temsil eder.

Omuz: Bedenin eylem merkezidir. Taşıdığımız sorumlulukları temsil eder.

Kollar: Hayat deneyimlerini, sevgiyi kucaklama kapasitesi, yeteneğini ve eylemi temsil eder.

Dirsekler: Eylemlerimize zindelik ve esnekliği temsil eder.

Eller: Hayatla ve kendimizle alış verişi temsil eder. Sağ; alan el (eril). Sol; veren el (dişil). hayatı ele alış biçimimizi temsil eder.

El bileği: Hareketi ve kolaylığı temsil eder.

El Parmakları: Hayatın detaylarını simgeler.

Boyun: Zihin beden dengesini, mantık duygu dengesini ve başı dik tutmayı temsil eder.

Diş ve Diş eti: Sınırları, kararlılığı temsil eder.

Çene: Rahat olmayı ve güveni temsil eder.

Sırt, Hayata karşı dik durmamızı ve gücü temsil eder.

Karın: Kendimize ve çevreye güveni, değeri temsil eder.

Göğüs: Dışarıdan nasıl göründüğümüzü, imajımızı temsil eder.

Göğüsler: Anneliği ve şefkati temsil eder.

Yüz: Dünyaya gösterdiğimizi temsil eder.

Kaslar: Hareketi, gücü ve kararlılığı temsil eder.

Kaba etler (butlar): Gücü temsil eder. Gevşek olması, kabahatler, gücün kaybolması.

Omurga: Hayatın esnek desteğini temsil eder.

Kemikler: İnsanın temel yapısını, dengesini ve gücünü temsil eder.

Rahim ve Yumurtalıklar : Yaratıcılığı, yaşam kaynağını temsil eder.

Vajina: Açıklık ve teslimiyeti temsil eder.

Testisler: Cinsel arzu ve gizli tutkuları temsil eder.

Prostat: Cinsel ve yaşamsal gücü temsil eder.

Kan: Bedende hazzı temsil eder.

Mide: Kişi ve olayları sindirimi, kaygıyı temsil eder.

Böbrek: Duyguları, ikili ilişkileri ve dengeyi temsil eder.

Mesane: Yaşanılan korku ve sorunların depo edilişini temsil eder.

Bağırsaklar: Özümsemeyi, alış-verişi ve duyguları temsil eder.

Rektum: Boşaltmayı, öfke ve şiddet duygularının dışa vurumunu temsil eder.

Karaciğer: Değişimi, dönüşümü ve öfke – kin – tepki duygularını temsil eder. Varlık amacımızla da ilgilidir.

Safra: Bilgileri değerlendirme ve özümsemeyi temsil eder.

Kalp: Sevgi, güven ve neşeyi temsil eder.

Akciğerler: Yaşam alanımızı, duyguları ve bağımsızlığı temsil ederler.

Nefes: Hayatı içimizde hissetme yeteneğini temsil eder.

Diyafram: Duygu paylaşımını temsil eder.

Epifiz: Gece gündüz dengesini, dünyevi – uhrevi dengeyi temsil eder. Ruhun yeri olarak bilinir.

Hipofiz: Başkalarını ve kendimizi ( otokontrol ) kontrolü temsil eder.

Tiroid: İletişim ve hayattaki akış hızımızı temsil eder.

Timüs: Bağışıklık sistemini temsil eder.

Böbreküstü: hayattaki heyecanı ve kendi ayaklarımız üzerinde duruşu temsil eder.

Pankreas: Hayatın tadını simgeler.

Eşeysel bezler: Üreticiliği, yaratıcılığı, hayattan alınan keyfi temsil eder.

5 Duyu

Antik filozoflar duyuları “ruhun pencereleri” olarak tanımlamışlardır. Aristo bugün en çok bilinen 5 duyudan bahsetmiştir.

Duyu organları, en basit haliyle, “5 duyu” olarak da adlandırılan; görme, koklama, işitme, tat alma ve dokunma işlevlerini yerine getiren göz, burun, kulak, dil ve deridir.

Gözler: Geçmişteki, an’daki ve gelecekteki berrak görüşü ve vizyonu simgeler. Gözler ruhun aynasıdır.

Kulaklar: İşitme kapasitesini, duymak isteyip istemediğimiz kişi ve olayları temsil eder. “Kulak kesilmek.”

Burun, oksijeni ve yaşam enerjisi prana’yı akciğerlere alış yolumuzdur. Yaşamın hem tatlı hem de sert yanlarını algılamamızı temsil eder. “Havayı koklamak.”

Dil, hayatın tadını ve söylenen şeyleri yutmayı, kendimizi ifade etmemizi temsil eder.

Deri, cilt ise kendimizle çevremiz arasındaki sınırdır. Çevremizle, içselliğimizle iletişimi ve sınırlarımızı temsil eder.

kaynak: alternatif ve tamamlayıcı tıp

Sağlıkla kal facebook sayfası (mutlaka ziyaret edin)

Fatoş Pabuccu Tuncay

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

En Gizemi Çözülmez: Akrep, Balık, Yengeç, Başak, Terazi

11805721_861962467216059_1781350625_n[1]

En hareketli enerji dolu, sevimli: Yay, İkizler, Koç, Aslan

En duygusal: Yengeç, Balık, Boğa, Terazi

En Zeki: Kova, İkizler, Terazi, Başak, Oğlak

En havalı: Koç, Aslan, Kova, İkizler

En disiplinli ve başarılı: Oğlak, Başak, Boğa

En Büyüleyici: Balık, Akrep, Terazi, Oğlak, Yengeç

En Güvenilir: Koç, Oğlak, Aslan, Akrep, Boğa, Kova, başak