Parmaklarla şifa: Mudralar… SAKIN KAÇIRMAYIN…

 1208882_424752800978944_1163847934_n[2]1014240_424752817645609_328415131_n[1]1234465_424752804312277_312363402_n[1]   1240208_424752847645606_1801930930_n[2]1231353_424752850978939_1668245294_n[1] 1001258_424752860978938_562725730_n[1] 1239370_424752880978936_142434199_n[1]1185664_424752897645601_1295305360_n[1]

1157664_424752924312265_1898981207_n[1] 1175442_424752937645597_787385246_n[1]1174922_424752947645596_1587138027_n[1]  1240085_424752970978927_1178622925_n[1]  1157498_424752980978926_592783238_n[1]

Mudra, şifaya ulaşmak amacıyla el parmakları kullanılarak yapılan çeşitli hareketlere verilen isimdir. Asanalar (yani beden duruşları) ve pranayamadan (nefes kontrolu/ egzersizleri) oluşan Hatha Yoga’nın bir parçası kabul edilirler. Bu nedenle mudralarla şifaya, parmak yogası da denir.

Mudraların Faydası Nedir?

Her bir parmak ucunda bulunan sinirlere temas edilerek, sinirsel bir aktivite başlatılır ve her bir mudra, bedenin bir başka bölgesine ya da zihinsel/ ruhsal bir duruma şifa verir. Her elin 5 parmağı ayrı bir enerjiyi temsil eder. Baş parmak, solar pleksus çakrası (göğüs kemiğinin altından göbek deliğine kadar); işaret parmak, kalp çakrası; orta parmak, boğaz; yüzük parmağı, kök çakra (genital organların merkezine); serçe parmak, sakral çakraya (karın çakrası) denk gelir.

Zannımca evlilik yüzüklerinin yüzük parmağına takılması tesadüf değil, “kök çakramın sahibi var” manasına geliyor:))) Yine İslamiyet’e şahadet getirmek için, işaret parmağının kaldırılması, “tüm kalbimle buna inanıyorum” anlamındadır. Müslümanların dua için ellerinin ayalarını yukarı doğru açmaları, Hiristiyanların kutsal üçlemeyi belirten el işaretleri dizisi de aslen mudradır.

Nasıl Uygulanır?

Mudrayı uygularken, o mudra ile ilgili niyeti zihinden geçirmek ya da seslendirmek de mümkün olduğu gibi, sessizlik içinde beklentisiz de uygulanabilir. Kanımca, meditatif olarak bakıldığında, ikincisi daha uygundur. Oturarak, yatarak, yürürken de uygulanabileceği belirtilmişse de, oturmak en uygunu olacaktır. Ben bağdaş kurarak, omurgam dik bir şekilde ve sakince nefes alarak uygulamayı tercih ediyorum. Rastgele uygulamak yerine, bir süre ihtiyaç duyulan mudrayı uygulamak daha işlevsel olacaktır.

Süre: 5 dakika yeterlidir. Ne kadar uzun uygulanırsa, o kadar etkili olmaktadır. Parmaklarda ya da bedenin başka bir bölümünde bir mudrayı uygularken başlangıçta acı ya da ağrı hissedilebilir, bu da aslında mudranın işe yaradığı anlamına gelir. Bir süre sonra esenlik hali yaşanacaktır.

Mudralardan Örnekler: Bir çok mudra bulunmakla beraber, ben en çok kullandığım mudraları açıklamayı tercih edeceğim: (Şekillerin sırası, soldan sağa doğrudur. Yani
1. sıranın en solundaki şekil, 1. mudranın; 2. sıranın ilk solundaki şekil ise 4. mudranın şeklidir)

1. Korkusuzluk mudrası (Abhayaprada): Güçlü ve korkusuz olmayı sembolize eder. Ellerin avuçları oldukça düz ve parmaklar bitişiktir, elin ayası bedenin dışına doğru dönüktür. Birçok savaşçı heykelinde ya da resminde görüldüğü üzere, elin bu duruşunun karşı tarafa “dur” manasına da geldiğini düşünebiliriz. Beden diliyle uğraşan birçok uzman, doğruyu söyleyen insanların el ayalarının genelde düz ve karşısındakine doğru açık olduğunu fark etmiş olduklarından, dürüstlüğü de sembolize ettiği düşünülebilir. Zaten kanımca, dürüstlük, korkusuzluğun bir sonucudur.

2. Kalp mudrası (Akash): Enerjiyi bedenin merkezine getirmeye yarar. Bedenin her bir parçasını, enerjinin yokluğunda besler.

3. Dünya Bağlantısı Mudrası (Apana): Dengeye ve kararlılığa ihtiyaç duyduğumuz zaman, dünya enerjisine bağlanmamıza yardım eden topraklayıcı bir güce sahiptir.

4. Sezgi mudrası (Bhudy): Kendi içimizdeki en derin ve gizli duygulara ulaşmamızı sağlar.

5. Meditasyon Duruşu (Dhyana): Bu duruş evrensel olarak, meditasyon ve rahatlama durumlarında kullanılır. Bedenin, sonradan konsantrasyon gerektiren bir işe hazırlanması öncesinde (misal bir dövüş sanatı ya da sportif bir aktivite öncesi), içsel sessizlik yaratması amacıyla da sıklıkla kullanılır.

6. Engellerin üstesinden gelme/Cesaret mudrası (Ganesha): Bir mücadele durumunda, zorluklarla yüzleşme gücünü sembolize eder, gerginliğin üstesinden gelerek cesaret kazanmayı sağlar. Eller gergin bir şekilde birbirlerini çekiyormuş gibi gergin tutarlar. Eller, kalp hizasında birkaç kez hızla gerilip de bırakılabilir.

7. Mistik Kuş (Garuda): Yükseltilmiş sezgiye ulaşmak ve ruhsal dünya ile iletişim kurmak amacıyla kullanılır.

8. Hatırlama mudrası (Hakini): Düşünme ve konsantrasyona yardım eder. Zihinsel faaliyetleri güçlendirir. Konferans dinleyen bir çok kişinin ellerinin bilinçsizce bu şekilde tutulduğunu gözlemişimdir…

9. Mutluluk mudrası (Kapitthaka): Gülen Buda mudrası olarak da bilinir. Saadet hali verir.

10. Dilek mudrası: (Kubera): Dilek mudrası bir konudaki isteğimize erişmek ve erinç hali için kullanılır. Dileğimizi seslendirirken, avuç içimize parmaklarımızla bastırabiliriz.

11. Koruyucu mudra (Linga): Soğuk havalarda akciğerleri korumanın bir yolu olarak kullanılır, vücudun bağışıklık sitemini güçlendirir.

12. Rahatlama mudrası (Suchi): Sabırsızlık, öfke krizleri, başkalarına bağımlılık gibi, kontrol altına alınamayan davranışların uysallaştırılmasında kullanılır.

13. Kaygıyı Yenme Mudrası (Kalesvara): Kaygıyı yenmek, taşkın ve huzursuz (ajite) ruh halini gidermek için uygulanır.

14. Aydınlanma mudrası (Uttarabodhi): İlahi bir güçle ilişkilendirilir ve mükemmel oluşu sembolize eder. İşaret parmağının, her zaman İlahi olanla birliği sembolize ettiği görülmüştür.

15. Kadınlık mudrası (Yoni): Dişi enerjiyle teması ve rahimi sembolize eder. Bu mudranın sadece kadınlar için olduğunu düşünmemek lazımdır. Tabiat ve toprakla ilgli ve her türlü yaratıcılık ve sezgi gerektiren eylemin, geniş anlamda evrendeki dişi enerjiyle teması gerektirdiği düşünülür.

10312497_716987198348692_3044146809724709897_n[1]

(Alıntı)

Ruhsal Büyüme... kategorisinde yayınlandı. 3 Comments »

Tansiyonunuzu Düşürmenin Doğal Yolları…

1-yesil-limon[1]

 

Yüksek tansiyon, içinde yaşadığımız toplumda oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır ve tedavi edilmediği takdirde sağlığımızı ciddi şekilde tehdit edebilir. Tansiyonumuzu etkileyen faktörler arasında vücudumuzdaki su ve tuz seviyesi, böbreklerimizin sağlığı, damarlarımız ve sinir sistemimizin yanı sıra hormon seviyeleri de bulunmaktadır. Bu nedenle, bu yazıda sizinle tansiyonunuzu düşürmenin doğal yollarını paylaşacağız.

Misket Limonu

Misket limonu, içerdiği yüksek miktarda C vitamini ve flavonoidler sayesinde kan damarlarımızın sağlıklı kalmasına yardım eder. Damarlarımızın esnekliğini korumasını ve sızıntıların önlenmesini destekler. Bu meyve, aynı zamanda varisli damarların oluşmasını engellemeye de yardımcıdır.

Guava

Guava meyvesi, kötü kolesterol düzeyini azaltmaya yardım ederken iyi kolesterolü yükseltir. Yüksek tansiyon hastaları, beslenmelerine guava meyvesini ekledikleri zaman kendilerini daha iyi hissedeceklerdir.

Ökseotu

Bu doğal ürün, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşürüp, damar sertliğini azaltarak kalp sağlığımızı korumamıza yardımcı olur. Ökseotunu tüketmenin en iyi yolu çaylardır.

Fındık

Fındık, özellikle de fındık sütü, yüksek tansiyonu önlemeye yardımcı yüksek düzeyde kalsiyum içerir. Buna ek olarak, fındıkta bulunan magnezyum da kan damarlarının işlevini düzenlemeye yardımcı olur.

Kereviz

2-kereviz

Kereviz, en iyi doğal idrar söktürücülerden birisidir. Vücudun toksinlerden arınmasına ve ödemi önlemeye yardımcı olur. Toksinler ve ödem, yüksek tansiyon hastaları için iki temel risk faktörüdür. Kerevizi tüketmenin en etkili yolu suyunu içmektir.

Limon

Limon, yüksek tansiyona çok iyi gelen bir doğal tedavidir. Aslında limon, pek çok hastalığa, özellikle de solunum yolu hastalıklarına, etki eder. İçerdiği yüksek miktarda C vitamini, kan damarlarını onarmaya yardımcı olarak yüksek tansiyona iyi gelir.

Menekşe

Menekşe, oldukça güçlü bir idrar söktürücüdür ve vücudun toksinlerden idrar yoluyla arınmasına yardımcı olur. Fazla sıvıların atılması, yüksek tansiyonu önlemenin çok iyi bir yoludur. Bu bitkinin bir başka özelliği de tansiyon düşürücü etkisidir, bu sayede tansiyonu uygun düzeyde tutmaya yardımcı olur.

Lavanta

Menekşe gibi lavanta da idrar söktürücü etkiye sahiptir ve vücudun toksinlerden idrar yoluyla arınmasına ve ödemi önlemeye yardım ederek tansiyonu düşürür. Lavanta, aynı zamanda stresi azaltır ve özellikle sinir sistemi sorunlarından kaynaklanan atardamar basıncını düşürmede etkilidir.

Pirinç

Bazı uzmanlar, pirinç ağırlıklı bir beslenme düzenini önerirler çünkü pirinç, tansiyonu düzenlemeye yardım ederek ani tansiyon yükselmelerinin önüne geçer.

Havuç

3-havuclar

Vücudumuz için oldukça faydalı besinlerden birisi de havuçtur, özellikle de yüksek tansiyon söz konusu olduğunda. İçerdiği yüksek C vitamini ve beta karoten, kolesterolü düşürmeye ve damarları korumaya yardımcı olur.

Kaynak: Sağlığa  bİR aDIM

 

Şıllık…

11665697_10153564754063287_3399531417349332133_n[1]

Karikatür kategorisinde yayınlandı. Etiketler: . Leave a Comment »

40 yaş, bir kadın için, en önemli dönemeçlerden biri.

11699008_875321895895342_6617122563574663348_o[1]

40 yaş, bir kadın için, en önemli dönemeçlerden biri.
Artık, kendinizi gencim diye kandıramadığınız, ama olgunlaşmaktan haz ettiğiniz, azıcık da olsa, duyguya mantık kattığınız bir dönem.
40 yaş, kadın için ağır, hem de çok . Birileri sizi çok genç görse de, fiziksel olarak yaşınızın çok gerisinde olsanızda, fark etmiyor. Ruhunuz en az 40.
40 yaş, artık karar vermeliyim dönemi.
Yeterince duygularımla yaşadım, artık mantık lazım dönemi…
40 yaş, hiç bir kafese sığılamayacak bir dönem,
40 yaş, elden ayaktan düşmeden, tüm dünyayı gezecek dönem,
40 yaş, akıl ile akil arasındaki farkı algılayacak dönem,
40 yaş, başkalarını merkeze koymaktan kurtulup, kendine kıymet verilecek dönem,
40 yaş, onun için ne yapabilirim yerine, ne istiyorum denilecek dönem,
40 yaş bencilleşmek için harika bir yaş,
Seyahat etmek,
İstediğin yerde yemek,
İstediğin zaman uyumak, uyanmak, çalışmak ve aynı zamanda gönlünden geldiği gibi, ket vurulmadan yaşamak için karar mercinin sadece kendin olması gereken, kimseye uymayan, size has, başkaları için, çok feci bir dönem,
40 yaş, hayatındaki herkese, hey ben de varım dediğin bir dönem,
40 yaş, kırmak istemediğinden çok, kırılmak istemediğin bir dönem,
40 yaş, Çağlayan’ın tam tepesi,
Oraya kadar gelebilenlerin, o andan sonra, seninle aşağı atlayıp, atlayamayacağına karar vermesi gereken dönem,
40 yaş, sonbahar gelmeden, şortunla bahçede oturabileceğin son dönem.
Ya adam gibi, gönlünce , keyifle yaşarsın…
Ya, kış gelir, o baharı yana, yana ararsın.
40 yaş var ya 40 yaş…
Hata yapamayacağın kadar geç,
Dünyayı baştan yaratacak kadar güçlü,
Boyun eğmeyecek kadar sağlam,
Ama bir kez daha kırılmayacak kadar yorgun olursun,
Bir çok şey için erken, yeniden başlamak için,hata yapmak için geçtir 40…
Ama herşey içinde aslında, yeni bir başlangıç,
40 yaş, yorulmuş bir yüreğin, iyileşme zamanıdır aslında,
Atacağı her adımı doğru atmak için uğraşır,
40 yaşında bir kadın, hata yapmak istemez artık,
Yüreğinin götürdüğü yere gitmekten korkar,
Aklını dinlemeyi öğrenir,
Artık gidilen yol çok , varılacak yer az kalmıştır.
40 yaş, büsbütün, şekil değiştirdiğin bir noktadır aslında,
Karar verme zamanıdır.
Başkaları için değil, kendin için yaşama zamanıdır.
Başkalarının, seni düşünme zamanıdır.
Tek atımlık kurşunun vardır artık…
Zor zamandır, çok zor…”alıntı