Archive | 20 Haziran 2017

Beyaz Saçları Yok Eden Anneanne Yöntemi Karışım

beyaz-sackur-376x280

Beyaz saçlar hem erkekler hem de kadınlar için estetik olarak sıkıntı yaratıyor. Özellikle erken yaşta başlayan beyazlamalar pek çok  insanın özgüvenini zedeliyor, beyazlardan kurtulmak için yoğun kimyasal işlemler uyguluyorlar. Peki boya gibi kimyasal işlemler uygulanmadan ne yapılabilir?
Artık 30’lu yaşlarında saçı beyazlamaya başlayan insan görmek neredeyse normal oldu Bunun pek çok sebebi var elbette. Genetik, stres, az ya da düzensiz uyumak, sağlıksız beslenmek vs.
Piyasada farklı markaların farklı renklerde sayısız saç boyası bulunuyor ancak bu boyalar saç ve saç derisi için oldukça zararlı. Üstelik saç boyamak sürdürülebilir olmayan, düzenli tekrarlanması gereken maliyetli bir işlem. Bunun yerine beyazlara karşı uygulanabilecek pek çok doğal reçete var.
Duyunca kulak asmadığımız, ama çok işe yarayan anneanne yöntemleri vardır ya, her dert için ayrı bir devası olan… Bu eski ve popüler yöntem de saçı yavaş yavaş eski koyu rengine döndürüyor. Elbette işlemi düzenli uygulmak ve birkaç hafta ya da bir ay beklemek gerekiyor.
Yapılışı:
5 ila 6 orta/büyük patatesleri soyun.
Kabukları pişireceğiniz bir kaba koyun ve 2 fincan su ekleyin. Su yüksek ateşte ısındıktan sonra kısın ve 15-20 dakika kaynatın.
Karışım soğuyunca büyük bir kaba koyun. Suyu süzüp patates kabuklarını atın. Elde ettiğiniz suyu hava geçirmeyecek bir cam şişede tutun. Daha iyi bir kokmasını istiyorsanız birkaç damla biberiye veya lavanta yağı ekleyebilirsiniz.
Saçınızı normalde yıkadığınız gibi yıkayın, saç kreminizi de sürüp 1-2 dakika bekletin ve yıkayın. Gri saç normalden daha kuru olduğu için iyice nemlenmiş olmalı.
Ardından yaptığınız patates suyuyla saçlarınıza masaj yapın ancak durulamayın!
Bu işlemden sonra saçınızı normal tarayıp kurutabilirsiniz.
Patates suyunu kesinlikle buzdolabında saklamayın!
İşlemi haftada 2-3 kere yapın. Saçınızın yapısına göre birkaç hafta ya da birkaç ay yapmanız gerekebilir. Sabırlı olun, sonuç almak biraz vakit alabilir ancak kesinlikle işe yarıyor!

Eğer aşağıdaki etkiler hayatınızda çokça var ise bir varlık ya da negatif enerji etkisi altında olmanız muhtemeldir.

IMG_5280

Denediğiniz tüm yöntem ve çalışmalara rağmen hayatınızdaki tıkanıklıklar, aksiliklikler, kayıplar devam ediyor ve siz günden güne derin bir yalnızlığın içine çekiliyorsanız eğer; enerji alanınızda ve bedeninizde size tutunup kalmış varlıklar, negatif enerjiler olabilir. Bu negatif enerjiler sizi etkisiz hale getirerek yaşamlarınızı, bedenlerinizi, paranızı ve ilişkilerinizi kontrol eder, size hükmeder ve yönetirler. Eğer aşağıdaki etkiler hayatınızda çokça var ise bir varlık ya da negatif enerji etkisi altında olmanız muhtemeldir. Kendi-nizi ve bedeninizi bu negatif enerjilerden arındırmak, temizlemek için he-men negatif enerji temizliği seans randevunuzu alın.

– Kendinizi isteksiz, yorgun, enerjisiz mi hissediyorsunuz? Sürekli hüzün halinde misiniz?
– Yaşam enerjinizi, sevincinizi kaybetmiş, hiç bir şeyden keyif alamıyor musunuz?
– Ne kadar kararlı olursanız olun bir türlü o istediğiniz adımı atamıyor, biri ya da birşeyin size engel olduğunu mu hissediyorsunuz?
– Sabahları yataktan çok yorgun mu kalkıyorsunuz?
– Uykularınız düzensiz, bir türlü uykuya dalamıyor musunuz?
– Sürekli kabus görüyor, uykuda yüksek yerleren düştüğünüzü görüp kor-kuyla mı uyanıyorsunuz?
– Sanki içimde başka biri var, sürekli konuşuyor ve o beni yönlendiriyor mu diyorsunuz?
– Sürekli bir erteleme, tembellik, dağınıklık durumum var mı diyorsunuz
– Bedenimde bana ait olmayan anlamlandıramadığım bir ağırlık bir sıkıntı mı var diyorsunuz?
– İnsanlar sizden uzaklaşıyor ya da siz siz onlardan uzaklaşıp, yalnız kal-mayı, yalnızlığı mı tercih ediyorsunuz?
– Hayatıma kimse girmiyor, gelenler de gidiyor, kısmetim kapalı bir ilişki ku-ramıyorum, evlenemiyorum mu diyorsunuz?
– Hastalıklar, kazalar, talihsizlikler, şanssızlıklar yakanızı bırakmıyor mu?
– Zaman zaman herşeyi bırakıp, alıp başınızı gitmek mi istiyorsunuz?
– Tıbbi bir rahatsızlığınız olmadığı halde karın bölgenizde ciddi bir şişkinlik mi var?
– Çok çabuk sinirleniyor, öfkeleniyor, öfkeyle saldırıyor, öfke çabucak ge-çiyor ve sonrasında derin bir pişmanlık mı yaşıyorsunuz?
– İşleriniz hep ters gidiyor, olacak işler olmuyor, son anda terslikler aksilik-ler mi çıkıyor?
– Derin yalnızlık, depresyon, çaresizlik hissi yaşıyor, eliniz kolunuz hiç bir işe kalkmıyor mu?
– Paranızın, evinizin bereketi yok mu? Sürekli iflas, para batırma, parasız-lık, işsizlik mi yaşıyorsunuz?
– Evinizde, evliliğinizde, ilişkinizde sürekli sebepsiz yere tartışmalar çıkıyor, geçimsizlik mi yaşıyorsunuz?
– Sürekli korku, kötü birşey olacak hissi içinde mi yaşıyorsunuz? Karanlık-tan korkma, yalnız kalamama hatta birisi sizi takip ediyormuş korkularıyla mı boğuşuyorsunuz?
– Sürekli hayal aleminde yaşıyor, hayal görüyor, kimsenin duymadığı ses-ler duyuyor, görmediği görüntüler mi görüyorsunuz?

Varlık – Negatif Enerji temizliği seansı yaklaşık 2 saat sürmektedir, dünya-nın heryerinden bu seansı online olarak alabileceğiniz gibi İstanbul ofisi-mizde yüz yüze seans da alabilirsiniz.

Negatif Enerji Temizliği Seansı için hemen şimdi randevunuzu alın!

FİLİZ EROĞLU
Bilinçaltı ve Enerji Terapisti
Access Consciousness BF, BPF, TTTEP
☎️05331627172
info@accessdunyasi.com
http://www.accessdunyasi.com

7 Gün Boyunca Aç Karnına Ballı Sarımsak Yediğinizde Vücudunuzda Olacak Değişimler

062-850x468

 

Sarımsak mutfakta en çok kullanılan malzemelerden biridir. Yemeklere lezzet katmasının yanı sıra sağlık açısından da bir çok faydası vardır.
Sarımsağı çiğ yemek inanılmaz ve güçlü bir ilaç olabilir.

 

Sarımsak tansiyonu ve kolestrolü düşürür, koroner kalp hastalıklarını ve kalp krizini önler. Aynı zamanda damar tıkanıklığını da azaltır.
Bahar nezlesi, seyahat nedeniyle ishal, soğuk algınlığı, grip, böcek sokması ve mantar gibi daha günlük şikayetleriniz varsa bir diş sarımsak hepsine iyi gelecektir.
Osteoartrit, diyabet ve büyümüş prostat semptomlarının önüne geçilmesine de yardımcı olur.
Bağışıklık sistemini ve vücudun toksinleri atılabilme kabiliyetini geliştirir. Soğan ve zencefille birleşince kemoterapi sonrası detoks için çok faydalıdır.

 

Mis gibi doğal sarımsağı satın almak için görselin üzerine tıklayabilirsiniz
Sarımsağı nasıl tüketmeli?
Sarımsağı çiğ tüketerek ondan maksimum faydayı sağlarız çünkü sarımsağın “allicin” denen hammaddesi pişirildiği zaman dağılır. Sarımsağı yemeden önce ezin, küçük küçük dilimleyin ve 15 dakika bekletin. Diş sarımsağı ezdiğiniz zaman hammaddesi allicin daha da ortaya çıkar.
Sarımsağı boş mideye tüketmek gerekiyor. Mide doluyken yenen sarımsağın faydası vücut tarafından tam olarak absorbe edilemez.

 

Çiğ Sarımsak ve Bal
2-3 diş sarımsağı küçük küçük kesin ve 1 yemek kaşığı balla karıştırın. Bu karışımı her gün tüketirseniz çok daha sağlıklı ve dinç hissedeceksiniz.

Sarımsaklı Grip İçeceği
Eğer hassas bir cildiniz varsa bu karışımı eldiven kullanarak yapın. Ellerinizi gözlerinize sürmeyin, yanabilir.
Malzemeler:
Yarım kuru soğan doğranmış
5 diş sarımsak doğranmış
2 acı biber doğranmış
1 yemek kaşığı zencefil doğranmış
1 limon suyu
Elma sirkesi
Hazırlanışı:
350 ml-500 ml arası bir kavanoza soğanları koyun, ardından sarımsakları ve acı biberi ekleyin.
Sonra zencefili ekleyin ve limon suyunu karışıma dökün.
Son olarak da elma sirkesini ekleyin ve kapaktan 1 cm boşluk kalacak şekilde doldurun. Kavanozun kapağını kapatın ve kuru ve serin bir yere koyun.
Bu karışımı boğaz ağrısı, soğuk algınlığı ve grip için ilaç niyetine içebilirsiniz

Kaynak: Hayat bilgileri.com

ÖLÜ HÜCRELERİ YENİLEME ÖZELLİĞİ SAYESİNDE YAŞLANMAYI GECİKTİREN ÇAY : HİBİSKÜS ÇAYI ve FAYDALARI

hibiskus

 

ÖLÜ HÜCRELERİ YENİLEYİP, YAŞLANMAYI GECİKTİREN ÇAY : HİBİSKÜS ÇAYI

2008 yılının kasım ayında Amerikan Kalp Derneği’nde yayınlanan bir makalede hibisküs çayının kan basıncını ve tansiyonu dengelemede çok faydalı olduğu belirtilmiştir.

Hibiskus , Amerikan Kalp Derneği’nde yayınlanan bir makalede hibisküs çayının kan basıncını ve tansiyonu dengelemede çok faydalı olduğunu belirtilmiş, antioksidanın zengini, c vitamini deposu bir bitkidir.

Ayrıca hibiskus sindirim sistemini rahatlatarak kabızlığı ve şişkinliği de giderdiği bilinir.

Antioksidanın bol olduğu en iyi bitki çaylarından biridir. Bu da vücutta ne kadar zararlı madde varsa kendisini dışarı da bulacak demektir.

Ama hibiskus alırken özellikle renginin koyu, çok koyu kırmızı olmasına dikkat edin. Turuncu, beyaz ve sarı gibi çeşitli renklerde de satılan hibiskus bitisinin antioksidan açısından en faydalı olanı kırımızı olanıdır.

 

Her aktarda bulunur. Artık çoğu büyük küçük marketlerin bitki çayları bölümlerinde de hep var. Temin etmesi, alması oldukça kolay.

Çayı ekşidir. Aldığınız hibiskus bitkisinin çayını demlediğiniz de tadı ekşimsi değilse maalesef etkisizdir. Tazeliğini, faydasını yitirmiş, kurmuş gitmiştir.

Hibiskus aynı zamanda demirin merkezidir. Sadece antioksidan değil, aynı zamanda da demir ve magnezyum bakımından da çok zengindir. Yetiştiği toprakta bulunan tüm demir ve magnezyum gibi minareleri emer ve depolar.

Halk tarafından da çokça kullanılan bu çay aynı zamanda şişkinlikleri olanlar ve gazı bulunanlar için şifa kaynağıdır. Ancak demirin ve magnezyumun az olduğu toprak üzerinde yetişen bir hibiskusun bu faydaları sağlayamaz.

 

Doğru çay olup olmadığını yine demlediğinizdeki tadından anlayabilirsiniz.

Hibiskus Çayının Bilinen Diğer Faydaları Nelerdir?

Antioksidandır
Kilo vermeye yardımcıdır
Kolesterolü düşürür
Sindirim sistemini çalıştırır.Şişliği alır
Tansiyonu düşürür
Kalp ve karaciğer hastalıklarına karşı kullanılırTip 2 diyabette yüksek kan basıncını düşürmek için kullanılır
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Mide kanserine karşı koruma sağlar

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen…

Kaynak: Hayat Mutfakta

GEÇMİŞİ ÇOK ESKİ YILLARA DAYANAN ISIRGAN OTUNUN ÇOK ŞİFALI FAYDALARI

20151103033026bbq74nX7Zn

GÜNÜMÜZDE PEK ÇOK İLACIN İÇİNDE KENDİNE YER BULAN ISIRGAN OTUNUN FAYDALARI ve KULLANIM YÖNTEMLERİ

Çok çeşitli hastalıkların tedavisinde tercih edilen ısırgan otu, hastalıkların iyileşme sürecini olumlu yönde etkilemektedir. Asırlardır faydaları araştırmakla bitmeyen ısırgan otu sadece ülkemizde değil dünya çapında aranan bir ot türüdür.

İçeriğinde histamin, potasyum tuzları, formik asit ve organik asitler ile C vitamini bulunmaktadır, bunun yanında A ve D vitaminlerini de içerir.

Sayısız faydası olmak ile beraber özellikle aşağıdaki rahatsızlıklara tam bir şifadır.

Prostat tedavisi : Yapılan araştırmalar ısırgan otunun, sebebi bilinmese de, iyi huylu prostat büyümesi tedavisinde yaygın kullanılan ilaçlar kadar etkili olduğunu gösteriyor.

Alerjinin çaresi : Isırgan otu binlerce yıldır alerji tedavisinde kullanılmıştır. Bilim insanları eskilerin tedavi yöntemini kanıtladı. Phytotherapy Research’de yayınlanan araştırmaya göre ısırgan otu alerjiye bağlı iltihabı büyük oranda azaltıyor.

Kemikleri geliştirir : Isırgan otu besinsel bir dinamo gibidir. İyi bir kalsiyum kaynağıdır. Isırgan otunun çayını yapabilirsiniz. Veya çorbalara tat vermesi için taze ısırgan otu yaprakları atabilrisiniz. Isırgan otunu 30 saniye pişirmeniz dikenli etkisini yok etmeye yetecektir.

Diyabet terapisi : Neuroscience Letters’ta yayınlanan araştırmaya göre ısırgan otu diyabete bağlı semptomları azaltmaya yardımcı oluyor. Yüksek kan şekerini düşürüyor, aşırı susamayı azaltıyor, kiloyu dengeliyor, insülin seviyesini düzenliyor, nöropati ağrısını azaltıyor ve hatta hafızaya iyi geliyor.

Ağrı kesici etkiye sahip: Bazı araştırmalar ısırgan otunun romatizmaya bağlı ağrıyı ve anti-inflamatuar ilaçların dozunu azaltmaya yardımcı olduğunu gösteriyor.

Çok çeşitli kullanım yöntemleri bulunmak ile beraber en yaygın olarak aşağıdaki şekillerde kullanılır.

Çay olarak kullanımı: 1 çay kaşığı ısırgan otu bitkisi veya bitkinin kökü, 150 ml suyun içine ilave edilerek 5 dakika kaynatılır. Ardından süzülür ve ılık olarak içilir. Gün içinde 2-3 fincana kadar içebilirsiniz ama her seferinde taze olarak demlemelisiniz.

Banyoda kullanımı: 1 kilo ısırgan otunun kökleri temizlenir ve 2 litre kadar suyun içinde haşlanır. Ardından da 15 dakika demleye bırakılır. Taneleri süzülür ve elde edilen su ile saçlar ya da vücut yıkanabilir.

Diğer kullanım alanları: Gargara yaparak kullanmak nefesin tazelenmesini sağlar ve lapa olarak hazırlan ısırgan otu, özellikle kuyruk sokumunda görülen kıl dönmelerinin tedavisinde etkilidir.

Kaynak: Hayat MUTFAKTA

Doğal Yöntem – Topuk dikenine limon kabuğu!

untitled

 

Limonun kabuğunu soyun, beyaz kısmının üzerine bıçakla bir iki çizik atın, topuğunuza bağlayın ve streçle sarın…
3 gün boyunca çıkarmayın (üzerine basabilirsiniz)…

 

Tabi ki bu işlemi yaparken evde kalmanız gerekecek. Çalışan biriyseniz, buna Cuma gecesinden başlayın, Pazartesi sabaha kadar topuğunuzda kalsın ve sabaha çıkarıp atın. Sağlıcakla kalın..

Kaynak: Şifalı Bitkiler

Vücudunuzdaki İzleri Yok Eden 4 Mucize Yağ

vucudunuzdaki-696x394
Kaç yaşında olursanız olun, yaşadığınız dönem içinde vücudunuzun farklı bölümlerinde, farklı izlerin sahibi olmuşsunuzdur.
Akne, kesikler ve yanıklar, gebelik veya ameliyat kesiklerinden bazıları sizde de olabilir. Bu izlerin yok edilmesi için büyülü bir tedavi yok. Ancak esansiyel yağlar kullarak bu izleri hafifletmek, iz bölgesinden renk bozukluğunu gidermek mümkün olabilir.
Kanserojen olduğu keşfedilen hidrokinon gibi potansiyel olarak zararlı içerikler ihtiva eden pahalı kremleri kullanmadan veya pahalı lazer tedavisi tercih etmeden önce birkaç ay esansiyel yağları deneyebilirsiniz. Ciddi yan etkileri yok ve fiyatları da pahalı değil.
İşte cildiniz üzerinde mucize yaratabilecek 4 esasiyel yağ
1. Limon Esansiyel Yağı

 

Limon esansiyel yağı, yara izlerini giderme kabiliyeti ile ünlü limon suyunun tüm özelliklerini sunar. Yüksek C vitamini içeriği, cildi sıkı ve pürüzsüz kılan kollejen üretimini tetiklemeye yardımcı olur, ayrıca yabancı maddeleri ortadan kaldırır ve yeni cilt hücrelerinin oluşumunu teşvik eder.
Doğal bir büzücü olarak cildi sıkılaştırarak tonunu geliştirir. Sivilce izlerine karşı mücadele ediyorsanız, limon yağı, antibakteriyel özellikleriyle, gelecekteki yara izlerine neden olacak ve akne oluşturacak bakterileri öldürür.
Oldukça güçlü olan bazı limon esans yağı gerekir, kullanmadan önce hindistan cevizi, zeytin yağı veya badem yağı gibi bir taşıyıcı yağ ile seyreltmek önemlidir . Taşıyıcı yağın çeyrek çay kaşığı ile 4 ila 5 damla karıştırabilir ve daha sonra izlerinize uygulamak için bir pamuklu çubuk kullanabilirsiniz. Soğuk su ile durulamadan önce 30 dakika bekletin. Her gün tekrarlayın.
2. Havuç Tohumu Esans Yağı

Havuç tohumu esansiyel yağı, cildin tamamında mükemmel bir iyileştirme yöntemidir ve yara izlerini iyileştirmek için en iyi uçucu yağlar arasında görülür. Havuç tohumu esansiyel yağının faydaları, antiseptik, dezenfektan, detoksifıyan, antioksidan, antikarsinojenik, karminatif, depuratif, diüretik, emenagog, uyarıcı, sitofilaktik, tonik ve vermufuge madde gibi özelliklere atfedilebilir.
Yüksek düzeyde antioksidan olan havuç çekirdeği esans yağı, vücudun dokularına serbest radikaller tarafından yapılan zararı tamamen onarabilir ve daha fazla zarar vermelerini önleyebilir. Ayrıca cildi kırışıklardan, kasların zayıflamasından ve eklemlerin sertleşmesinden korur.
Bu yara izlerinin yok olmasına yardımcı olmanın yanı sıra, ince çizgileri ve kırışıklıkları da azaltırken cilt tonu ve elastikiyetini geliştirmeye yardımcı olur. Güçlü iyileştirici etkileri nedeniyle sedef hastalığı ve egzama gibi durumlar için tariflerde yer aldığını sık sık göreceksiniz. Pamuğu yağdan az bir miktar dökün ve izlerin üzerine sürün. Hergün uygulayın.

3. Sardunya Yağı

 

Mısırlılar tarafından güzel ve parlak cildi teşvik etmek için kullanılmış olan sardunya yağı artık akne tedavisinde, inflamasyonu azaltmada kullanılıyor. Bu muhteşem yağ cildi iyi etkiler, hücreleri canlandırmaya, yağlı ciltte sebum üretimini kontrol etmeye ve donuk deriyi gençleştirmeye yardımcı olur ve harika bir parlaklık verir.
Antiseptik, sıkılaştırıcı ve anti-inflamatuar özellikler içerir, aynı zamanda cilt tonu dengesine yardımcı olur. Ayrıca lenfatik sistemi uyarır ve toksinleri yok eder. Kıkırdak bileşikleri sunduğu için zamanla ciltteki tüm lekeleri yok etmeye yardımcı olabilir. Kesikler, yaralar, akne, cerrahi insizyonlar veya tahrişlerin neden olduğu lekelerin iyileşmesine yardımcı olmak için cildin yüzeyinin hemen altındaki kan dolaşımını artırarak çalışır.
Geranium oil, yağlı ya da tıkanmış cilt, egzama ve dermatit gibi çeşitli dermatolojik problemler için en iyi yağlardan biri olabilir. Pamuğu yağdan az bir miktar dökün ve izlerin üzerine sürün. Hergün uygulayın.
4. Lavanta Esansiyel Yağı

Lavanta esansiyel yağı pek çok fayda sağlamaktadır, cildin de harika olması şaşırtıcı değildir. Yara izleri için mükemmel doğal bir çare olarak çalışır ve antibakteriyel ve antifungal özelliklere sahip olduğundan yara iyileşmesini hızlandırır ve ilk etapta yara izi oluşumunu önler.
Sağlıklı cilt hücrelerinin oluşumunu teşvik eder ve akne, kırışıklıklar, sedef hastalığı ve bir dizi diğer inflamatuvar duruma karşı etkili olur.
Bu yağ çok nazik olduğu için, kesikler ve minör yanıklara direkt olarak uygulanabilir, böylece uzun süreli iz bırakma riskini en aza indirir.

Kaynak: Gazete insan

ATALARIMDAN GENETİK OLARAK GETİRDİĞİM: BÜTÜN KONTRATLARIMI İPTAL EDİYORUM.

imagesB5HZSW6Y

 

Bu bedende iken ettiğim, ve genetik soyumdaki herhangi birine ait olan bütün yeminleri ve bütün  kontratları iptal ediyorum :
Şimdi bu yeminlerin ve kontratların geçmiş, şimdi ve gelecekte tüm zamanlarda, tüm boyutlarda ve tüm mekanlarda  tüm paralel realitelerde, paralel evrenlerde, alternatif realitelerde, alternatif evrenlerde, tüm gezegen sistemlerinde, tüm kaynak sistemlerde, tüm boyutlarda ve Boşlukta geçersiz ve hükümsüz olduğunu ilan ediyorum.
Ruh, lütfen bu yeminler & kontratlar ile ilişkili olan tüm yapıları, araçları, varlıkları, alışkanlıkları veya etkileri salıver. Bunu yaparken ulu ve ilahi varlıklar, melekler, yedinci boyut ve yukarısındaki yükselmiş üstatlar buna eşilk ediyor ve şifalanıyorum.

Bülent Gardiyanoğlu

İltihaplı eklem romatizması ve sinir sıkışması için mucizevi kür…

isirgan-otu-kiraz-sapi-kuru-organik-728x410

İltihaplı eklem romatizması ve sinir sıkışması için Prof. Dr. İbrahim Saraçoğlu hocamızın önermiş olduğu kiraz sapı ve ısırgan otu kürü ile şikayetlerinizden doğal bitkisel tedavi yöntemi ile kurtulabilirsiniz.
İltihaplı eklem romatizması (romatoid artrit) hastalığı kişilerde ellerde ve ayaklarda ağrı belirtileriyle başlayan bir hastalıktır. Bir müddet sonra kişinin yaşam kalitesini düşürmekte, sosyal yaşantısına engel olmaya başlar. Öncelikle bilinmelidir ki iltihaplı eklem romatizması tedavisi olan bir hastalıktır. Eğer kontrol edilirse ve uygun tedavi yöntemleri uygulanırsa kişi bu hastalığı vücudundan atabilir. Eğer doktorunuz size bu hastalığın tanısını koymuşsa evinizde İbrahim Saraçoğlu hocamızın tarifini verdiği bitkisel kür ile tedaviye başlayabilirsiniz. Kiraz sapı ve ısırgan otu ile hazırlayacağınız bu kür aynı zamanda sinir sıkışması içinde kullanılır.
Kiraz Sapı ve Isırgan Otu Kürü ile Sinir Sıkışması – İltihaplı Romatizma Tedavisi
Sinir Sıkışması ve iltihaplı romatizma tedavisinde lazım olan malzemeler:
25-30 adet kurutulmuş kiraz sapı
Bir tutam ısırgan otu
Yarım litre klorsuz su
İltihaplı Romatizma – Sinir Sıkışması Kürü Nasıl Hazırlanır?
İlk olarak yarım litre klorsuz suyu önceden kaynatın. Kaynamaya başladıktan sonra içerisine 25-30 adet kiraz sapını ilave edin. Kiraz saplarını ilave ettikten sonra yaklaşık 3 dakika daha kaynatın. 3 dakika dolduktan sonra yaklaşık kiraz sapı miktarı kadar bir tutam ısırgan otunu karışıma ekleyin. Isırgan otunu da ekledikten sonra kısık ateşte 6-7 dakika daha kaynatın. 6-7 dakika sonra ocağın altını kapatın ve ılımaya bırakın. Ilındıktan sonra süzüp içebilirsiniz.

————————————————
Romatizma, Sinir Sıkışması Kürü Nasıl Uygulanır?
Hazırlamış olduğunuz bu kürün 1 bardağını sabah kahvaltıdan 2 saat sonra, kalan 1 bardağını ise akşam yemeğinden 2 saat önce tüketin. Toplamda bu kürü 21 gün  boyunca uygulamalısınız. Karışımı her gün taze olarak hazırlamalısınız. 21 gün dolduktan sonra hastalığın seyrine göre kürü tekrar uygulayabilirsiniz. Kiraz sapı ısırgan kürünün hiç bir zararı yoktur. Ayrıca kiraz sapı zayıflamada da önemli bir rol oynamaktadır.
Bu küre takviye olarak sinir sıkışması probleminde ki ağrıları gidermek için ardıç yağı ile masaj yapabilirsiniz. Kullanacağınız ardıç yağının hakiki olmasına  özen gösterin. Piyasada çok fazla sahte ardıç yağı bulunmaktadır. Ağrılı bölgelerinize bir miktar ardıç yağını masaj yaparak uygulayabilirsiniz. Haftada 3-4 gün uygulayabilirsiniz.
Romatizmal hastalıklar için kullanılan ilaçların bir çoğu geçici olarak ağrıları gidermeye yöneliktir. Bu uygulayacağınız kür ise hem ağrıları giderir hemde hastalığı tamamen iyileştirmeye yönelik etki gösterir. Kürü ilk uygulamaya başladığınız hafta vücutta depolanır, ikinci hafta ise tedavi etmeye ve ağrıları gidermeye başlar.

Kaynak: organik günler

This entry was posted on 20 Haziran 2017, in Bitki Alemi.

İlişkilerindeki Sorunları Adamakıllı Çözmek İsteyen Çiftler İçin 17 Uzman Tavsiyesi

kadin-ayakta-woman-standing(2)
Harvard, M.I.T. ve Yale profesörlerinin 2010’da yayınladıkları bir araştırmaya göre insanlar sert, tahta bir sandalyede otururken daha katı bir tutum içerisinde oluyorlar, yumuşak ve konforlu bir sandalyede oturduklarında ise daha uzlaşmacılar. Bu da daha hızlı ve kalıcı bir çözüme ulaştırıyor.
2. Konuşmalarınıza ‘sen’ ile değil ‘ben’ ile başlayın.
Konuşmayı ‘sen’ ile başlatmak bir suçlamanın habercisi olarak görülür. New York’tan bir terapist olan Irina Firstein’e göre karşınızdakinin savunma moduna girmesini istemiyorsanız ciddi bir tartışmaya her zaman ” Benim seninle paylaşmak istediğim bir konu var.” gibi bir şey ile başlayın.
3. Ara verin, bir süre belirlemek koşuluyla.
Psikoterapist, yazar ve “Couple’s Therapy” (Çiftler Terapisi) programının sunucusu Dr. Jenn Mann böyle durumlarda ara verebilmenin bir ilişkinin en önemli ögelerinden biri olduğunu söylüyor, ” Birbirinize, kan beyninize sıçradığında ara vereceğinize dair söz verin.” Kapıyı çarpıp çıktığınızı sanmaması için de ne kadar zamana ihtiyacınız olduğunu söyleyin. ” Söyleyeceğiniz şey şöyle bir şey olabilir, ‘Şu an fazla öfkeliyim, bunu biraz daha sakinleştiğimde konuşmak istiyorum, bu yüzden 5 dakikalık bir yürüyüşe çıkıyorum.'”
4. Tartışma sırasında elinizi kalbinizin üzerine koyun.
“Karşınızdaki insana bakarak bu hareketi yapmanız o an ne kadar duygusallaştığınızı gösteriyor bence.” diyor Firstein ve ekliyor, ” Havayı gerçekten yumuşatabiliyor.
5. Öfkenizden kurtulmak için birlikte koşuya çıkın veya spor yapın.
Terapist ve ilişki uzmanı Rachel A. Sussman ” Sonrasında, neler olduğu veya nasıl hissettikleri hakkında konuşmak isteyip istemediklerini sorun.” diyor.
6. Büyük konuşma öncesi el ele tutuşun.
“Fiziksel temas, oksitosin – aşk hormonu diye de bilinir- salgınmasına sebep olur.” diyor çift terapisti Lori Gottlieb. “Elinizi tutan bir kişiye sesinizi yükseltmenin ne kadar zor olduğuna şaşıracaksınız.”
7. Hissettiklerinizi bir isteğe çevirin.
Terapist Jean Fitzpatrick “‘Bütün dikkatin hep telefonunda’ demek yerine ‘Neden bugün akşam saat 10’da telefonlar olmadan birer kadeh şarap içmiyoruz?’ demeyi deneyin.” diyor.
8. Yatağa girmeden hemen önce büyük bir kavga etmeyin.
Sizi bütün gece düşündürecek ve uyanık tutacak ciddi bir konuşma kimseye yardımcı olmadı şimdiye kadar. Fitzpatrick, Partnerinizle konuşmak için zaman ayırmak istediğinizde ‘Seninle konuşmak istediğim bir konu var. Yemekten sonra birkaç dakikanı ayırabilir misin?’ gibi bir şey söylemeyi öneriyor.
9. Onlara cevap vermeden önce bir saniye bekleyin.
“Partnerinizin söylediği veya yaptığı bir şeye çok takıldıysanız bunu kelimelere dökmeden önce kendi içinizde hesaplaşın. Bu sayede birden parlamak yerine daha yapıcı ve sakin şekilde konuşabilirsiniz.” diyor Fitzpatrick.
10. Tartışmaya birkaç sınır koyun.
Tartışmalar hep olacak, ama adil bir şekilde tartışmanızı sağlayacak bir anlaşma yapın. Mann, ” Birbirinize hakaret etmek, dalga geçici sözler söylemek veya tehditkar hareketler olmamalı.” diyor ve partnerinize, onları özellikle sinirlendiren hareketler veya sözler olup olmadığını sormanızı öneriyor.
11. Uzlaşma dönemini sağ salim atlatmaya çalışın.
Mann’e göre, “Uzlaşma dönemi, cicim aylarından sonra gelir ve çift olarak kendinizi nasıl tanımladığınızı ve anlaşmazlık durumlarını nasıl idare ettiğinizi belirler, bu yüzden ilişki için oldukça ciddi bir aşamadır.” Uzlaşma aşamasında bazı çiftler diğerlerine göre daha çok tartışabilir, bu onların ilişkilerinin daha sağlıksız olduğu anlamına gelmez. ” İki taraf da bu dönemde kendi ihtiyaçlarını karşılarken karşıdakinin ihtiyaçlarını da karşılamanın yollarını arıyor.”
12. Birbirinize takma isimlerle hitap edin.
“Partnerinizin asıl adını kullanmak sizi daha ciddi gösterip aranızdaki uzaklığın artmasına sebep olabilir.” diyor Gottlieb. “Sesinizi alçaltıp, tabi isterseniz, ona değer verdiğinizi gösteren bir lakapla hitap edin.”
13. Kavgalarınızın sürekli hale gelmeye başladığını fark ederseniz yardım almaktan çekinmeyin.
Eğer aynı konular üzerinde yavaş yavaş artan ve bir süre sonra tıkanan tartışmalar yaşıyorsanız çift terapisi almayı düşünün. “Terapiye sadece ilişkinin bir tarafının gitmek istediği, diğerininse ‘Daha şu kadar aydır birlikteyiz!’ diye itiraz ettiği durumlarla karşılaşıyoruz.” diyor Mann. “Ancak çoğu çiftin ilişki sürdürmeyi öğrenmesi gerekiyor ve bunu ne kadar çabuk öğrenirlerse ilişkileri o hızda iyileşiyor.”
14. Duygularınızı bir şeyleri değiştirmek için kullanın.
“Duygularınız önemlidir, ancak en büyük öneme, onları bir işaret olarak algıladığınızda sahip olurlar.” diyor Fitzpatrick. “Herkes bazen duygularını dışa vurur. Ama sadece dışa vurmak için izin vermektense bu duyguların, sizi ilişkinizde yapmak istediğiniz değişikliğe götürmesine izin verin.”
15. Tartışmada biraz yol almadan arkadaşlarınıza partnerinizle ilgili içinizi dökmeyin.
“Yaşadığınız tartışma ile ilgili arkadaşlarınızla konuşmak sizi daha sert ve öfkeli bir hale getirebilir.” diyor Gottlieb. ” Arkadaşlarınıza konuyu bir şekilde çözdükten sonra daha da aydınlatmak için içinizi dökün.”
16. Evlilik öncesi terapilerini deneyin.
“İlişkisinde çok mutlu olup eskiden zamanlarda evlenmeden önce din adamlarına gidenler gibi bana gelip konuşan nişanlı çiftler oldu.” diyor Gottlieb. “Genellikle para, çocuklar, iş hayatı ve çatışmaların çözümü konularına odaklanıyoruz ve 4 seans yapıyoruz.”
17. Partnerinizi kendisiyle ilgili daha çok şey öğrenmesi için cesaretlendirin